Category Archives: severim paylasirim

İrem Hanım’ın Diş Buğdayı Partisi

Hafif.org’a zamanında yazdığım yazıları sitenin kapanması nedeniyle buraya aktaralım bari.

17 Mayıs 2006 17:09

 

FLAŞ FLAŞ FLAŞ
İrem Hanımın Diş Buğdayı töreni geçtiğimiz Cumartesi günü evlerinde verdikleri partide gerçekleştirildi.
Henüz on aylık olan İrem annesini gururlandırarak, uzun zamandır merakla beklenen ilk dişini 20 Eylül’de çıkarmıştı.
İşin ilmini kapan sevimli İrem, üç gün sonra ikinci dişini de çıkardığından, dostları arasında “çiftdiş” olarak anılıyor.
Gelişmeler nedeniyle yayınını keserek haber giren CNN muhabiri, “İrem Hanım’ın bu kadar kısa bir ara ile iki diş birden çıkarması para piyasalarını olumlu yönde etkiledi” diyor. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nda yaşanan rekor yükseliş yatırımcıları da sevindirdi. Biberon, emzik ve mama üreticileri hisselerinde belirgin bir düşüş yaşanırken, süt ve bisküvi hisselerinde tepki alımları ile borsa günü belirgin bir yükselişle tamamladı.
İkinci dişini hayranları ile buluşturan İrem Hanim, “Geç olsun temiz olsun dedim ve çok çalıştım ama içime sinen bir diş çalışması oldu. Bu dişleri çıkarırken kesinlikle ticari kaygı taşımadık. İki dişi bir arada çıkartmak çok güzel, çok yakında bir “best of” diş serisi daha çıkaracağım, bu dişler bu sezona damgasını vuracak” şeklinde gülücükler yaptı.
Magazin programlarının tamamı hafta boyunca “teyzesi tarafından özenle giydirilen İrem Hanım’a on üzerinden on verdik ve haftanın şıkı seçtik” seklinde yayınlar yaptılar.
Annesi İpek Hanım’ın müjdeli haberi üyesi olduğu gruplara yayması ile gelen tebrik ve hayırlı olsun mesajları sayesinde superonline mail hatlarında geçici olarak yoğunluk yaşandı. Bu yoğunluğa hazırlıklı olmayan superonline yetkilileri, acilen bir düzine İnternet mühendisi ile olayı çözümlediler. Tebrik ve hayırlı olsun mesajlarına sırf bu iş için kiralanmış bir yazılım uzmanı tarafından teşekkür mesajları gönderilmeye devam ediliyor.
Diş buğdayı (Hedik) partisi öncesi evini muhabirlerimize açan ve çok sevinçli olduğu gözlerden kaçmayan İpek hanim, hazırlıklar sürerken sorularımızı yanıtladı.
Diş buğdayını, daha önce gruplarda yer alan ve çok tutulan “Leyla’nın diş buğdayı(*)” tarifine göre hazırladığını belirten İpek Hanim, Leyla hanıma da gıyabında teşekkür ederken, “aşağı yukarı 15 kişi için yarim kilo buğday yeterli oluyor, ancak marketlerde hediklik buğday olmadığından, biz hediğimizi aşurelik buğdayla yaptık ve pudra şekerini tarif edilenden daha bol kullandık.” dedi.
(*)Meşhur, “Leyla’nın diş buğdayı” tarifi için yazının sonuna bakınız.
Parti sırasında nazar duaları, maşallahlar ve “elemterefiş, kem gözlere şiş” tekerlemeleri ile yenilen hedikten sonra, merakla beklenen an geldi. İrem hanim mesleğini seçecekti. Tüm gözler halinin üzerine serilmiş çarşafın üstündeki malzemelere çevrildi. (steteskop=doktor; CD/mouse=bilgisayarcı; makas=terzi,desinator; boya=sanatçı; kitap=okumuş kişi; altın bilezik=meslek sahibi; kaşık=asçı,iyi yemek yapan kişi; cep telefonu=iletişimci,is kadını; kalem=yazar; hesap makinesi=muhasebeci; cetvel=mühendis; para=zengin; vb) Bu malzeme dizme esnasında birisi, kredi kartı da koyalım dedi, akabinde yapılan “kart finans” esprisi yüzünden bu fikir çok kötü bulundu.
Çarşafın üzerine İrem görmeden yarim daire seklinde dizilmiş Tüm bu eşyaların ortasına aniden oturtulan İrem’in ilk eline alacağı şeyin gelecekteki mesleğini ortaya çıkaracağına inanılıyor. İrem, uzun bir kararsızlık ve ince ince süzme sonucu ilk olarak alkışlarla cep telefonunu eline aldı. Telefon elinden alınıp kenara kondu ve ikinci tercihi gözlendi. İrem gene uzun uzadıya araştırdıktan sonra Mouse’a el attı. Nihayet birinin aklına yere kitap koymak geldi ve İrem’in uzun uzun arandığı şeyin kitap olduğu, derhal atılıp kitabi kapması ile anlaşıldı.Misafirleri uğurlarken gelen hediyeler için ayrı ayrı teşekkür eden İpek hanim, “bu benim en mutlu günüm, darısı kızımın yürümesine inşallah” dedi.
Leyla’nın diş buğdayı tarifi
Bir gün önceden 1 tencereye buğday ve başka bir tencereye nohut isliyorsunuz. Ertesi gün nohudun sari suyunu döküp nohudu ve ayrı tencerede buğdayı kaynatıyorsunuz.Çok çabuk pisti benimki. Carrefourdan almıştım.
İkram şekli : Kaselere 2 çorba kasığı buğday, üzerine 1 çorba kasığı nohut, üzerine dövülmüş fıstık ve onun üzerinde çok az pudra sekeri. Görüntü ve tat mükemmeldi. Arzu edenler kasenin birine para yanda boncuk koyuyor ve bulan bebeği bastan aşağı giydiriyor. Ben de yapacaktım ama zaten gelenler acayip hediyeler getirince vaz geçtim.

Yorum bırakın

Filed under aile, çocuk, ben yazdım, iştahlı işler, severim paylasirim

O arama nihayet yapıldı: “çıplak kadın”

hatta “meme ve popo”

 

(LÜTFEN ÖNCE BU YAZIMI OKUYUN)

Bir kız kardeşim var. İlk çocuğum da kız. Erkek çocuklar hakkında hiç bir şey bilmeden bir de oğlum oldu.

9 yaşına kadar da ezbere geldik. Şimdi yavaştan bacaklarındaki tüyler sert çıkmaya, koyu renge dönmeye başladı. Anlaşıldı ki, hormonlar çalışıyor. Bugün yarın derken ihmal ettiğim konu başıma geldi.

Oğlum tablette “çıplak kadın meme popo” araması yapmış. Kullandığım google güvenli arama ve çocuk takip uygulaması sayesinde anında yakaladım. Evet biraz görmüş.

O yaşlarda insan merak ediyor. Çok normal. Kendi vücudu kadar karşı cinsi de merak etmesi zaten olması gereken şey.

Anında tableti elinden aldım. : “Gel hemen oturup bunu konuşmamız lazım.”

“Kızdın mı?”

“Hayır kızmadım, merak etmen normal. Ben de küçükken merak ederdim, baban da etmişti. Bunda kötü bir şey yok. Bakarken ne hissettin? Biraz heyecan biraz da utanç değil mi?

İnsanların üç temel içgüdüsü vardır. Beslenme ve korunma mühimdir. İnsanlar karınları doysun ve giyinsinler, barınsınlar, sıcak olsunlar isterler. Bunun yanı sıra büyüdükçe üçüncü içgüdü de gelişir. Aynı bebekken yürüyememen gibi, zamanla büyüdükçe gelişir bu da. Cinsellik.

Cinsellik canlıların üremelerini ve çoğalmalarını sağlayan şeydir. İki farklı cins vardır, biri kadın biri de erkek. Erişkin kadın ve erkekler isterlerse evlenir ve çocuk yaparlar. Çocuğu büyütebilme sorumluluğuna sahip olacak yaşa gelmeden evlenilmez.

Her zaman yaptığımız bir konuşma var biliyorsun. Özel bölgeler. İç çamaşırlarının ya da mayonun içinde kalan kısım özel bölgedir. Kimseye gösterilmez kimseninkine bakılmaz. Ellenmez ve elletilmez. Senin popona birisi açıp bakarsa ne olur?  Utanırsın.  İstemezsin. Başkasınınkine de bakman aynı şekilde ayıp olur.

Herkes zaman zaman nasıl acıkınca yemek düşünürse, cinsellik dürtüsüyle de zaman zaman karşı cinsi düşünebilir, heyecanlanır. Aklına çıplak kadın, meme, popo gelebilir. Bunları düşünmek normal. Hiç ayıp da değil. Ama bu düşünceni kafanın içinde tutarsın. Kafatasın beynini ve düşüncelerini saklıyor değil mi?

Aklına gelenleri açıp Google’da arayamazsın. Gözlerini korumak için göz kapakların var. Açık resim görürsen bakmazsın.

Ağzını korumak için de dudakların var, bu ya da başka ayıp olacak sözleri ağzının içinde tutmalısın. Küfür etmeyiz değil mi? Ne kadar komik ve şaka da olsa birileri ile bu konuda sohbet de etmezsin.

Soracağın bir şey olursa, ne olursa olsun, her zaman bana ve babana sorabilirsin. Sana herşeyi anlatırız. Kızmayız. Utanmayız. Bizden utanmana gerek yok. Herşeyi biliyoruz zaten. Ancak kural kesin.

Kimsenin özel bölgesine bakılmaz. Özel bölge kimseye gösterilmez. Annen baban ablan öğrenirse utanacağın bir şey yapılmaz. Sana güveniyorum”

Sıradaki konu… bebekler nasıl oluyor? Hadi bakalım.. En kısa zamanda halledip bu konuyu da yüzümüzün akıyla atlatalım inşallah.

 

 

 

 

2 Yorum

Filed under aile, Diğer, saglik, severim paylasirim

Bulasik makinesi icin pratik bir fikir

Kendime ikinci bir kasik-catal sepeti aldim. 

Bulasiklari makineye hazirlarken sepeti de dolduruyorum evyenin kucuk gozunde. 

Ilk sepet yikamaya girince ikinciyi koyup doldurmaya başlıyorum.  Ilki makineden cikip icindekiler yerlesene kadar doluyor zaten. 

Iki bulasik makinesi lazim aslinda. Burdan cikar, kullan, oburune diz. Arada dolaba kaldırma safhasini elimine etmek….

2 Yorum

Filed under ev işi, icatlar, severim paylasirim, tertip

Harcamadığın her kuruş

Kazandığın 1 kuruştur. (elalem atasözü)

Bugün size online kâr yöntemi öğreteceğim. Buyursunlar:

#ipeksabun için bir hat aldım. eski bir telefona taktım artık whatsapp üzerinden ulaşılabiliyorum . 0533 14 44 988 benim Alo Sabun hattım artık. İşte bir yandan da instagram sayfamla uğraşıyorum: takipçiler mühim elbette.

Bir bakıyorum on kişi artmış bir bakıyorum üç kişi takibi bırakmış..  E ama ben ona mı bakıcam işime mi bakıcam deyip bir app yükledim…

InstaFollow güzel bir takipçi takibi programı. Akşam alıyorum ele, kim takipten çıkmış şakır şakır görüyorum. Ama Fakat engelleyen de olmuş artık derdi neyse.. Uygulamanın malesef engelleyeni gösteren şeysi dahil en kullanışlı yerleri ücretli.

Derken aklıma gelen bir şey oldu: Android kullanıcısı iseniz Google Play için her hatta bir miktar para hediye ediyor TurkcellTurkcell.

Henüz kendinizinkini kullanmadıysanız : Google Play yazıp 2222’ye yollayın. 3 TL bonus hesaba yükleniyor.

Sonra da Google yazıp 5521’e gönderin, böylece hattınızı mobil ödemeye tanımlıyorsunuz. {Yani google play’den bir şey satın almak isterseniz Turkcell hattınızın faturasına yazılıyor ay sonunda faturadan ödüyorsunuz. Evet satın almalık gayet güzel uygulamalar var.. }

Bu işlem sonucunda da 10 TL tanımlanıyor. Kısa günün karı, bedava aldığınız 13 liranızı google üzerinden güzel güzel harcıyorsunuz.

Ben öncelikle İnstaFollow’un ücretli versiyonunu aldım. Siz oyun mu alırsınız ne yaparsınız bilmem, önerilere açığım. Yorum olarak ekleyin bence burada bulunsun indirilmesi şart uygulamalarınız.

 

image

image

Engelleyiciler.. teessüf ettik

 

image

 

 

image

Turkcell ödeme sözleşmesi. 150lirayı aşarsa sorumluyum :(((

 

 

Bir adım ilerisi? İlgilenen herkese enpara.com uygulamasını öneririm. Havale EFT ücretsiz, dertsiz tasasız bankacılık. Ben çok memnunum. Ayın enparalısı uygulamasıyla da kitaplar online müzik ve online eğlence %50 indirimli satın alınabiliyor.

mail adresi bırakırsanız (burada yayınlamadan) sizi sisteme tavsiye edebilirim ve her tavsiye için adıma bir de AÇEV’e bağışta bulunuyorlar. İnsanın sevesi geliyor bankayı..

 

 

1 Yorum

Filed under alışveriş işleri, araştırdım, internet, sabun, severim paylasirim, uygulamalar

DOĞAL SABUNU ÖĞRENELİM broşürüm..

DOĞAL SABUN Nedir?

  • DOĞAL SABUN, adı üzerinde, sentetik bir deterjan değildir. Zeytinyağı başta olmak üzere, yemeklik kalitede bir çok bitkisel yağdan sabun yapılabilir.

DOĞAL SABUN Nasıl Yapılır?

  • Sabun yapmanın evde yoğurt yapmaktan farkı yoktur. Süte azıcık maya ekleyerek bir kazan sütü mayalarsınız. Sabun yaparken de belirli bir miktar yağa belirli miktar kostik katılır. Bu reaksiyon sonucu sabun meydana gelir. Yağın sabunlaşma sabiti hesaplanarak konulan kostiğin tamamı yağ tarafından kullanılır.

Sabunun en iyisi %100 zeytinyağından yapılan sabundur. Yoksa değil midir??

  • Değildir. Tamamen zeytinyağı ile yapılan sabunun yumuşak olması, çabucak erimesi, köpürmemesi ve iyi temizlememesi oldukça can sıkıcıdır. Çok allerjik bünyeli kişiler için %100 saf zeytinyağlı Kastil Sabunu da yapıyorum ancak, Kastil sabunundan çok daha iyisi olan DOĞAL SABUN Hint yağı, Hindistancevizi Yağı ve Palm yağı başta olmak üzere kaliteli yağların zeytinyağına belirli oranlarda ilavesi ile yapılır.

Niye bu renk? Köy sabunu aldık biz tatilde. o yeşildi, pütürlüydü, kokuyordu..

  • İyi kalite zeytinyağı geleneksel usülde sıkılarak asitliği düşük 1. kalite sızma zeytinyağı üretilir. Geri kalan zeytin püresi yani pirina, tekrar makinelerle ezilerek 2. kalite Rafine zeytinyağı elde edilir. Hatta ülkemizde rafine yağa, o güzelim kokusu bulaşsın diye biraz sızma katılarak riviera diye melez bir yağ üretilip satılır. Bunlar satıldıklarında sabun yapılmalarından daha çok kar getirirler. Sorduğunuzda “sabunluk yağ”ın “sızma yağ”ın beşte bir fiyata olduğunu öğrenirsiniz. En dipte kalan en kötü kısım yağ (sabunluk yağ) da ziyan olmasın diye sabuna dönüştürülür. Bu yüzden köy sabununun rengi, dokusu ve kokusu gariptir. İyi kalite sabun krem rengi olur.

Herkes “doğal” diyor ben nasıl anlayacağım sabun doğal mı değil mi??

  • Haklısınız. Herkesin ağzı torba değil ki büzelim. İki lira fazla kazanmak için herkes doğal/organik yazıyor etiketine. En büyük firmalardan aktarlara her sabuncu “doğal” ama gerçekten DOĞAL mı? Kimyager mi olalım anlamak için??
  • Anlaması kolay… toplu iğne başı kadar bile olsa bir parçasını içme suyuna ya da kolonyaya atın. DOĞAL SABUN ise erir. Sentetik ise erimez.

DOĞAL SABUN iyi hoş da, o renk renk güzel kokulu sabunlardan farkı ne?

  • Yağın sabunlaşması sırasında cilde iyi gelen gliserin de ortaya çıkar. DOĞAL SABUN kendiliğinden gliserinli yani yumuşatıcılıdır. Gliserin kimyasal olarak ayrıştırıldığında Erit-Dök olarak bilinen, muma benzer, dekoratif sabun yapımında kullanılan hazır bir hammadde olur. Sabunun yan maddesidir, köpürür ancak ne iyi temizler ne de kalıcıdır. Ayrıca hazırlanması 15 dakikada biter. Hemen paketlenebilir. DOĞAL SABUN üretildikten sonra ancak 6-8 hafta kurutuduğunda kullanılabilir. En iyi DOĞAL SABUN en kuru sabundur.

DOĞAL SABUN kullanmayı tercih ettiğiniz ve bir kadın girişimciyi desteklediğiniz için teşekkür ederim. Bu ürün eşi olmayan, butik bir üründür. Her seferinde azar azar, taze taze üretilir. İçerdiği maddeler saf ve gıdaya uygundur. Kendi evim ve ailem için ürettiğim bu sabunları gönül rahatlığı ile kullanabilirsiniz.

Lütfen sabununuzu delikli sabunlukta kullanın. Her kullanım arasında kurumaya bırakılan DOĞAL SABUN’un ömrü uzar.

İyi günlerde kullanın ve lütfen sipariş vermek için sabununuzun bitmesini beklemeyin. Yapılıp kurutulup yollanması için zaman lazım.

3 Yorum

Filed under araştırdım, sabun, severim paylasirim

Ülkenin en eski blogunu okumaktasınız.

Blog’un weBLOG/internet günlüğü olduğunu bilmeyen bir çok insan var. Kişisel günlüktür bunlar. Kozmetik ya da yemek blogu olmaz. VE evet, bloğum diye yumuşak ge ile de yazılmaz.

Buralar benden sorulur derken ciddiyim. Çünkü 10 yılı geçti blog yazarlığım. Daha nice on yıllar yazacağım.

Bloglar ve Bloggerler üzerine bir araştırma yapan; geçen yıl İstanbul üniversitesinde Blog yazarları çalıştayı düzenleyen ve kendisi de ülkenin en eski bloggerlerinden biri olan Evren, uzun zamandır yaptığı araştırmaları yayınladı.

bana gelen maili şu şekilde:

Merhaba İpek,
Epey bir süredir Türkiye’nin en eski ve hâlâ güncel blogları listesini hazırlamakla meşguldüm ve nihayet yazıyı yayımlayabildim.
Sen de ilk Türkçe bloglar arasında yer alıyorsun. Blog yazarlığındaki istikrardan ve Blog kültürüne sağladığın katkılardan dolaya seni tebrik ediyorum.
Listede yer alması gerekirken gözden kaçan blogların da haberdar olması adına listeyi paylaşman faydalı olabilir.
İyi çalışmalar diliyorum.
Doğrusu heyecan verici.

Kendimle gurur duyuyorum. İnternetin adını ilk duyduğum mecra olan Yurtsan Atakan’ın Hürriyet gazetesindeki yazıları (90’lar), ilk mailimi almama vesile olan Atilla Atalay ve “blog açsana” diyen babamın desteği ile internetteki varlığımı 96’dan beri sürdürmekteyim.

Eşimle icq’da tanıştık.

Kızım doğmadan önce anne-bebek yahoo gruplarına üye olarak bebeklerle ilgili herşeyi öğrendim. Çocuklarımı da internetle büyüttüm açıkçası.

Sonra da çocuklarıma mirasımı dile getirebilmek için, özgürce konuşabilmek için, kendi blogumu yazmaya başladım.

Şu an, internet benim hayatımın çok önemli bir alanını kapsamakta. Geleceğin internette olduğuna inanıyorum.

Müteşekkirim.

Bir şekilde arama yaparak bloga gelen ve yazılarımı okuyan, paylaşan, yorum bırakan herkese.

 

5 Yorum

Filed under ben yazdım, bilgisayar, blog işleri, internet, konuk yazar, severim paylasirim

Weasley Saati

Hep bayildigim bir seydi. Potterhead olmayanlar bilmez. Kim nerede, ne yapiyor bi bakista cozmek icin sufer.
KidControl. 🙏
Indir cebe yukle.
Ayni mail adresi ve sifreyle herkesi kaydet.
“Anne nerdesin?”
“Oglum ise vardi mi?”
“Hanim karfurdasin??”
“Babaniz geliyor, sofrayi kurun”
Ohhh. Şükür.

Paranoyak olanlarimiz icin isim/resim kullanmamak onerilir.
Konum bildirimi kapatilirsa en yakin baz istasyonu üzerinden yaklasik gösteriyor. Benim icin yeterli.

image

Yorum bırakın

Filed under aile, çocuk, internet, severim paylasirim, uygulamalar

IBB Çocuk Maratonu 2

Gecen sene anneler gununde, Maltepe sahili doldurarak yaptiklari alanin bir kenarinda yapilan senlik; bu yil 10.000 cocuk katilimiyla kosu pistinde gerceklesti.
Tiklim tiklim kalabalik ve gunese rağmen, başarılıydı.
Yeterli tuvalet, her kosede hamidiye su, bol miktarda oyun alani, yer minderleri,surekli cop toplanmasi..  ambulanslar.. Buyuk bir organizasyondu.. cocuklarin gogus numarasina gore cikislari dagitmislar ancak cocuklar kisa oldugundan halka olup bekleyenler birbirini ezdi. Iki basamakli bir podyumdan salarlarsa cocugumuzu gorebiliriz.

image

Butun cocuklar madalyalariyla beraber birer de zarf aldilar. 4 kutu didi, bir tane toto, yarim fifi (asdfsdsd), kucuk yas grubuna birer plastik oyuncak, sealife indirimi ve en onemlisi, elma-muz-patlamis misir kuponu. Seker cikolata yerine, meyve olsun her yerde!!

Halk ekmek ucretsiz urunler dagitti, yesilay cadiri senlikliydi ve canimin ici noodle Nudo, makarnaya doyurdu.

image

Guzel bir gundu.. Seneye gorusuruz.

image

image

Dilimlenmis elma paketleri. Kizlara ayri erkeklere ayri :)))

Yorum bırakın

Filed under aile, çocuk, saglik, severim paylasirim

çok kısa özetler

  • Her ne kadar kredi kartlarını ödeyip ödeyip yok etsem de.. (kartsız hayat deneyimleyeceğim) Club Finans Exclusive isimli kartın 3 ayda bir, bir adet kitabı ücretiz olarak yollamasını çok takdir ettim. DR ortak sitesinden seçip sipariş veriyorsunuz kapınıza geliyor. Aferin FinansbankIMG_20160428_32380Hangi kitabı seçtim? Bilin bakalım….
  • Finansbank demişken Enpara.com üyesi oldum. Avantajlı. Öneririm. Eft havale ücreti yok, ayda bir defa rastgele atm’den para çekmek de ücretsiz. Normalde kendi atm’si değilse bankalar komisyon alır para çekerken.
  • Bu aralar halılar kalkmaya başladı. Yollukları yıkamaya verdim kaldı bir tek salondaki halilar. onlar da gidince yazlıklar serilecek. Yazın kullandığım ürün altı kaydırmazlı Prizma marka kilimsi şeyler. Goblen desenlerini seviyorum.IMG_20160428_31584 Banyoda ve antrede sürekli kullanırım zaten,bu sene yatak odamda da kullandım kışın. Halı sermedim.  Şimdiye kadar Selimpaşa gece pazarı’ndan birer tane satın alırdım her yaz, pek de takım olmuyor haliyle. bu sene internet sitelerinden alayım dedim. Nisan sonuna kadar 20 lira indirim mindirim de var, e havale indirimi de geçerli… kekâ. Öyle güzel ambalajlanmış geldi ki, şaştım. İlk defa hafif tüylü olanından da aldım, o da pek şık. Koridorlara ondan alacağım seneye. IMG_20160428_33182
  • Dünyada hem Oskar hem Emmy hem grammy hem de Tony ödüllerini alabilmiş 10 kişiden biri olan Whoopi Goldberg bizim gibi disleksi. 3 Mayıs’ta canlı yayında kendisine kattıklarını anlatacak. Disleksiklere sözcü olmasına bayıldım. İzlemek isterseniz rezervasyon: Buradan
  • İlk profesyonel sabuın kalıbım geldi.IMG_20160428_34571 Çok heyecanlıyım. Amazon’da ne kadar sabun kitabı varsa indirdim, katı şampuan tariflerini okuyorum. Bu hafta atolyede konu şampuan. bakalım…
  • Hadi bay

 

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, disleksi, ev işi, severim paylasirim

Enminnerji.. En minik enerji… Pil! Dünya Gününüz Kutlu Olsun..

Depremle yaşamayı öğrenmenin bir anlamı da her an hazırlıklı olmak. “Dünyanın 40.000 türlü hali var” deriz ya, işte her birini kurgulayıp planlayan biri olarak, herkesin kendi kaskı ve el feneri olmasını sağladım. Ara ara deprem simülasyonu yapıyoruz. tatbikat da olmuyor tam. Bunun Türkçesi neydi?

Yılda bir defa da, evdeki yangın söndürücü ve el fenerlerinin durumlarını kontrol ediyorum.

Bu gece The Earth Day/Dünya günü olması nedeniyle pil gecesiydi. Evdeki bil-umum pilli cihazların pilleri tazelendi, mevcut pillerin bulunduğu kutudaki bütün piller tarandı, yeterli miktar pili (akımı?? nesi o? voltu mu? fiziğim berbat) kalmamış piller geri dönüşüme ayrıldı. Elde kalanlar tekrar tertiplenip artı kutuplar yukarı gelecek şekilde istiflendi, AAA pil eksiği not alındı ve bu iş de hitama erdi :)

Bu işlerle ilgili 8 poz fotoğraf çektim. Cep telefonunun kamerasıyla. Bilgisayara attım. 25.4 MP büyüklüğünde.. Sonra sevgili programım PIXresizer ile tümünün boyutunu küçülttüm.

506 KB’a indi..

:)

Bir adet öncesi sonrası fotosu:

20160422_212813 20160422_212813

Gördüğünüz gibi bir tanesi akmış. lazer kılıcı olarak oğluma gitti el feneri. sıtar vars var bu aralar.

20160422_212012

(Bitik pil)

pil ölçen şey ta eskiden TCHİBO’dan alınma. kendisi de pilli :)) bunun göstergeli olanları var ki esas o başarılı. ondan da var ama bulamadım resim çekmek lazım. 20160422_212024

yarı dolu pil. her an yolda bırakır bu. 20160422_212422 20160422_212438

Şarjlı piller. olmadı gitti beceremedim şu şarj işini :(((
20160422_212638

Yepyeni pili takınca şavkıyan el fenerimin ışığında pil kutumuz

 

4 Yorum

Filed under aile, alışveriş işleri, çevre, ev işi, güvenli hayat, severim paylasirim