Category Archives: insan olmak

İnsanlar 4 grupta incelenebilir

İlk grup sanki 5 yaşındadır. Ona pi sayısını anlatamazsınız, anlatmayın da zaten. Elinde kibrit görürseniz elinden alın ve yüksek bir yere kaldırın. Bilmesi gerekeni söyleyin, güvenliği için kurallar ve yasaklar koyun, ve denetleyin; çünkü bırakırsanız 3 öğün nutellalı ekmek yer, bu da yanlış bir beslenme alışkanlığı. Onunla tartışılmaz, söz dinletilir.

İkinci grup 15 yaş ergeni. Kurallara devam ama kuralları açık seçik izah etmeniz lazım. “ben oyle dedim oyle olacak” denmiyor artık. Sınırları esnetiyoruz, kararlarını kendileri veriyor ama biz de gözden geçiriyoruz. Böyle böyle içgüdülerini değil sağduyuyu dinlemeyi öğreniyorlar. Ona buna sataşıyorlar, bazen ağzının payını alıp oturuyorlar. Arada yaş tahtaya da basıyorlar, ama öğrenme sürecinin bir parçası olduğu için azarlamıyoruz, elimizi uzatıp kaldırıyoruz.

Üçüncü grup 40 yaş insanı. Beklentimiz hayatta bir yerlere varmış, bir şeyleri kapmış, kuralları içselleştirmiş olması. Böyle insanların herhangi bir sınırı olmaz. Sınırı bilirler. Kimse tarafından kontrol edilmelerine gerek yoktur. Sağduyu da, bilinç de, ahlak da izan da gelişmiştir artık. Sosyal hayatta nedenini nasılını kendisi çözüp problemlerin üstesinden gelebilmesi gerekiyor. Hatalı sollama yapmaz, trafikte şerit değiştirmez, hız sınırına uyar, trafik kazası görünce izlemeye dalıp yolu tıkamaz. Hız tümseği koyulmaz böyle insanların çoğunlukta olduğu yollara. Yere izmarit atmaz, ayakkabısını kapıda çıkarmaz. Maske takılacaksa takar, tartışmaz tartışacak bir şey yoktur onun için. Yeryüzünde cennet; bu insanlardan olmak ve bu insanlarla yaşamaktır. Nasip olur inşallah.

Dördüncü grup insan ise kamil insan. Bilge kişi. Güler yüzlü. Hayatı aşmış bitirmiş, rahle-i tedrisinde bulunmak farz. Kültür elçisi. On binde yüz binde bir. Bayılırım sözüne sohbetine. İnsanları ya da olayları değil fikirleri konuşabilir. Örnek: Rahmetli Gülriz Sururi. Metin Akpınar. Üstün Dökmen.

Burada hep verdiğim bir örnek var.

“Sarı Ruj Yasak Mı?” Hayır değil. Ama taksi sarısı ruj üretmek anlamlı bir yatırım olmaz. Rujun adı bile fransızca kırmızı demek, kadınlar dudaklarını etli, dolgun ve kırmızı göstermek için makyaj yaparlar. Kimse sidik sarısı dudak istemez. O yüzden de kimse sarı ruj üretmez. Kimse almayacaksa, para kazanmayacaksan üretmezsin.

İlk grup elinde rujla geziyorsa zaten bir kapıya duvara sürtmeye gidiyordur, rengine bakmadan elinden alınır.

İkinci grup sürme desen de sürebilir, onlara da bu kadar saçma bir konuda o grupla inatlaşılmaz, bir süre sonra unutur der bırakırsın.

Bunu üçüncü grup insan içgüdüsel olarak bilir. Böyle bir işe girişmez. Ona kimsenin yasak demesine gerek yoktur.

İnternette, görebildiğim kadarıyla ilk iki grup hakim. tiktok insanlar. O grubun problemi Dunning-Kruger Etkisi . Tartışmayın. Mantık çalışmıyor, akıl zaten yok. Kendi aptallığını kabul edememe, üstelik kendisini akıllı sanma gerçek bir problem. O iki grupla mesafeli olunuz.

Yorum bırakın

Filed under çocuk, insan olmak, kültür, severim paylasirim

Kaydırıguppak Linkçiler

Uzun zamandır instagramda oraya buraya “bırakılan” linklere basıp kayıyoruz. Bu “bırakıntı”lar insanın ayağına da bulaşıyor gezdiğin yerlerde izi kalıyor, kokusu üstünüzden çıkmıyor bir türlü.

İnfluencer dediğin de Cin-fluensır oluyor hemen.

Teknolojik olarak söyleyecek olursam: Kerameti kendinden menkul kozehol(*)ün biri, derme çatma içeriklerle, keşfetten gelenlere yalvara yalvara 10,000 takipçi edinir edinmez meşhur trendi frendi alışveriş sitelerine yönlendiren linkler koymaya başlıyor. “sizler için tek tek” seçtiği çin malı dangozlukların birine tıklarsanız uygulama linkten geldiğinizi bir cookie/çerez ile damgalayıp sitede gezinmeniz, önerdiği ya da önermediği bir şeyi almanız sayesinde kozehole %10-25 komisyon veriyor.

Siz bunun farkında değilsiniz, tabii ki site de ödemeniz sırasında bunu belirtmiyor. Ödediğiniz bedelin bir kısmını site, bir kısmını aracı ajans firma, bir kısmını da kozehol cukkalıyor. Size çok bir zararı yok, olan zaten pandemide kan kaybeden satıcılara oluyor.

Ama parayı ağaçtan toplamadığım için benim paramı çar ve çur etmeye salya akıtan bir sisteme yem olmak da istemiyorum.

Ben bu alışverişi zaten yapacak mıyım?= evet. O zaman o komisyon benim seçtiğim bir yere gitsin de içime sinsin. Biri kazanacaksa iyilik kazansın..

Nasıl?

Buradan iyilik kazansın sitesine üye oluyorsunuz.

Bir sivil toplum kuruluşu seçiyorsunuz.

Alışverişten önce İyilik Kazansın sitesinde girip oradan ilgili siteye geçiyorsunuz ki cookie peşinize takılsın. Alışverişleri uygulamadan değil, tarayıcıdan yapıyorsunuz. Ödediğiniz rakamın size de gösterilen yüzdesi seçtiğiniz STK’na aktarılıyor. Hiç bir şey olmasa sevaba giriyorsunuz.

Ben yazıyı yazarken geçerli siteler ve STK’ları şunlardı.. Siz yine de güncelliğini takip edin.

Mağazalar

A101
Addax
adL
Aker
Allianz Kasko
Altınbaş
Arçelik
Argento
Ariş Pırlanta
Armine
Asics
Avon
Avva
Ayakkabı Dünyası
B
Badenatural
Banggood
Beko
Bella Maison
Benetton
Bernardo
Beymen
Biletall
Black Spade
Bloom and Fresh
Boyner
C
Cacharel
Casper
Chakra
Colin’s
Columbia
Ç
Çetinkaya
ÇiçekSepeti
Çocuklu Dünya
D
D’S Damat
D&R
Dagi
Dalkuyumculuk.com
Damat Tween
DeFacto
Dekopasaj
Desa
Dilvin
Divarese
Dodomama
E
ebebek
Emel Pırlanta
Emsan
Etstur
Evinemama
Evyap Shop
Exxe Selection
F
Fitmoda
Fırsat.me
Flavus
G
G Lingerie
GAP
gostreet.com.tr
Gratis
Gülaylar
Gurmekahveci
H
Halı.net
Happy.com.tr
Hatice Teyze
HavHav
Hobium
Hotiç
Huawei
Hummel
Hürriyet
İ
İdefix
İlvi
İstegelsin.com
J
Joker
Jua
Jumbo
K
Karaca Home
Kelebek Mobilya
Kitap365
Koçtaş
Korayspor
Koton
Karaca
Kuaybe Gider
L
Lastikçim
LCW
Lidyana
Linens
Little Caesars
Lizay Pırlanta
LTB Jeans
M
Mamaplus
MarkaStok
Marks & Spencer
Mavi
Mealbox
MediaMarkt
Migros Sanalmarket
Milli Piyango Online
miyav.com.tr
Modanisa
Monofiyat
MoonSports
Morhipo
Mudo
N
Natro Hosting
Neredennereye.com
Network
Nevzat Onay
Nike
O
Osevio.com
P
Penti
Pera Bulvarı
Perspective
Pierre Cardin
Pırlanta Merkezi
Pomidik
PttAVM.com
Puma
R
Rafinera
Rakle
Reebok
RotaRadar
Ruum Store
S
S Sport Plus
Saat&Saat
Samsonite
Setre
Setur
Silk and Cashmere
Skechers
Slazenger
Sneakscloud
Solaris
Sonsuz Oda
Sporthink
Sportive
Stradivarius
Supplementler
Süvari
Suwen
T
Taç
Tatil.com
TatilBudur
Teknosa
Teksaat
Temel Kitap Kırtasiye
The Mia
Tommy Life
Touche Prive
Touristica
Toyzz Shop
Trendyol
Tudors
U
U.S. Polo Assn.
Under Armour
Unuttumsanma
V
Vitaminler
Vivense
Y
Yakala.co
Yalıspor
Yargıcı

Sivil Toplum Kuruluşları

Ahtapot Gönüllüleri Sosyal Dayanışma ve Sportif Faaliyetler Derneği
AKUT Arama Kurtarma Derneği
Anne Çocuk Eğitim Vakfı
Bir Dilek Tut Türkiye
Buldan Vakfı
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği
Denizli Otizm Derneği
Down Sendromu Derneği
Genç Hayat Vakfı
Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı
Kanserli Çocuklara Umut Vakfı
Kansersiz Yaşam Derneği
Koruma Altında Yetişen Gençler ve Koruyucu Aile Derneği (KALBEN)
Koruncuk Vakfı
Lokman Hekim Sağlık Vakfı
Maya Vakfı
Rehber Köpekler Derneği
Sen De Gel
TEMA, Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı
Temel İhtiyaç Derneği
Tohum Türkiye Otizm Erken Tanı ve Eğitim Vakfı
Toplum Gönüllüleri Vakfı
Türk Eğitim Derneği
Türk Eğitim Vakfı
Türk Kanser Derneği
Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı
Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği
Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı
Tüvana Okuma İstekli Çocuk Eğitim Vakfı


(*) kozehol: küfür olarak uydurduğum bir kelime.

Link bırakmak….Hayvanlar gezinirken sindirim sistemlerini boşaltırlar. Bayağı durdukları yere “bırakırlar”. Kaba bir insan olsam sıçarlar derdim ama kibar bir insanım, demiyorum.

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, araştırdım, insan olmak, instagram, internet, sosyal medya, uygulamalar

Küs

İnsan prensipleri için yaşamalı.

Zamanında büyükbabam Çanakkale’de ikinci defa askerlik yaparken, (1943-44 sanırım) ve babaannem yatalak kayınpederine ve üç küçük çocuğa evde dikiş dikerek bakarken, büyük hala babasının elinden imza alarak evin tapusunu üzerine geçirtmiş.

Büyükbabam askerden dönünce biricik kız kardeşinin attığı kazığa sinir olmuş. Görüşmeyi kesmişler. Adını bile bilmiyorum şimdi. Ne de kuzenlerimi tanırım.

Küseriz. Sülalemiz böyle. Allaha havale eder, ilişkiyi keseriz.

Mesela yıllar evvel eşimin babası vefat etmiş, ne amca ne hala üzerlerine düşeni yapmamışlar. Kayınvalidem görüşmez, biz de tanımayız o tarafı. Bir dönem aile ağacı çıkartırken arayıp buldum, şimdi kuzenlerden biriyle haberleşiyoruz. İyi çocuk aslında. Pekala aynı şehirde olsak görüşülür. Ne bileyim…

Neyse biz evlenirken eşimin baba tarafından kimse yok ortada, anne tarafından tek aile büyüğü de dayı bey. Hürmette kusur etmedik saydık sevdik, görevlerimizi yaptık, bayram seyran ziyaret ettik. Ne çocuğumuzu görmeye evimize geldi, ne “bir ihtiyacınız var mı oğlum” dedi.. Eh tamam olabilir.. ama sonra babam vefat etti. Bir taziye ziyaretinde bile bulunmayan dayı beyle de ben küstüm. Ne çocuklarımı bilir ne çocuklarını, torunlarını bilirim. Bu kar o dağa da yağar dedim, Allaha havale ettim.

Toksik insanlar.. kimi doğrudan zarar verir, kimi hiç bir yaraya merhem olmaz.. Aynı kapıya çıkıyor.

İlişkiyi kesin.

2 Yorum

Filed under aile, insan olmak

İnsanlar ikiye ayrılır

sonra birleşemeyip ölürler.

diye bir amerikan esprisi vardı. Soğuk mu soğuk.

İkiye ayırasım geliyor bazı insanları. pandemi oncesinde de sinirliydim o yüzden tahammülümle ilgili değil. sadece kayda geçirmek istiyorum.

A grubu var. Kafası çalışan, makul mantıklı konuşan, düşünen, araştıran. Severiz.

B grubu var. Kendi başına bir iş beceremeyen, gördüğünün dışından bir dünya bilmeyen, dedikodu dışında hiç bir sohbeti olmayan (orta beyinler olayları konuşur), sadece bağırınca anlayan. Fikirlerini değiştirmek için çok ciddi efor sarfetmek ya da bir büyüklerini bulup ona söylettirmek lazım. Bunlar idare edilebiliyor. Maske takmayı mesela, öğrendiler. Sürekli kontrol etmezsen işini yarına bırakan tipler bunlar. Ama iydir hoştur, dediğim gibi, idare ederler.

C grubu. Zır cahil. Fikirleri kemikleşmiş, inandıramıyorsun. Yara kabuğu suratlı ve çirkin terlikli bu adamlar toplumun zifti. Bunlar kitap okumaz, sinyal vermeden döner, hiç sıkılmadan ters yöne girer, dişini fırçalamaz, çocuğunu döver. Ayakkabılarını kapı önünde çıkartırlar ve orada bırakırlar. Bunlar k(üçük)insanlar. kinsan. Beni bezdiriyorlar.

2 Yorum

Filed under insan olmak, kinsan

Sev ama Eziyet Etme

İlişkilerde şiddet türleri, eziyetler.. bilerek ya da bilmeden yapılan işkence..

Sadece kadın erkek değil, ebeveyn çocuk dahil her tür sosyal ilişkide cismi var ismi yok eziyetlere tanımlar… Ghosting, gaslighting, stashing….

Bütün bunlar birer kırmızı bayraktır. Birinden biri varsa o ilişkiden ilk fırsatta kurtulun. “Ama sevdiğinden yapıyor, ama herkes öyle…” diye bir bahane olamaz.

Mehmet Coşkundeniz’in çok açıklayıcı yazısı için lütfen tıklayın: iliskide psikolojik siddetin turleri

İlişkide psikolojik şiddetin türleri
GHOSTING (HAYALET DAVRANIŞI)
ZOMBIEING (HORTLAMA)
STASHING (SAKLAMA)
BENCHING (KENARDA TUTMA)
BREADCRUMBING (YEMLEME)
CUSHIONING (TAMPONLAMA)
LOVE BOMBING (AŞK BOMBARDIMANI)
HAUNTING (MUSALLAT OLMA)
MANSPLAINING (ERKEK SÖYLEMİ/AÇÜKLAMA)
GASLIGHTING (AKIL KARIŞTIRMA)
JEALOUSING (KISKANÇLIK)
LYING (YALANCILIK)

–.–.–.–.–.–.–.–.–.–.–

Ayrıca yeri gelmişken 3 sevgi türü’nü de tekrar edelim: Eğer türü sevgi, çünkü türü sevgi ve rağmen türü sevgi…

Alıntı ekşisözlükten:

“bir deyişle de sevgi üç türlüdür:

birincinin adı “eğer” türü sevgi. eğer iyi olursan baban, annen seni sever. eğer başarılı ve önemli kişi olursan, seni severim. eğer eş olarak benim beklentilerimi karşılarsan seni severim. bir şarta bağlı sevgi. karşılık bekleyen sevgi. sevenini, istediği bir şeyin sağlanması karşılığı olarak vaat edilen bir sevgi türüdür

ikinci türe geçiyoruz. “çünkü” türü sevgi. bu tür sevgide kişi bir şey olduğu, bir şeye sahip olduğu ya da bir şey yaptığı için sevilir. başka birinin onu sevmesi, sahip olduğu bir niteliğe ya da koşula bağlıdır. örnek mi? seni seviyorum. çünkü çok güzelsin (yakışıklısın). seni seviyorum. çünkü o kadar popüler, o kadar zengin, o kadar ünlüsün ki. seni seviyorum.

ve işte sevgilerin en gerçeği. üçüncü tür sevgi “rağmen” diye adlandırılan türdür. bir koşula bağlı olmadığı için ve karşılığında bir şey beklenmediği için? “eğer” türü sevgiden farklı bu. sevilen kişinin çekici bir niteliğine dayanıp böyle bir şeyin varlığını esas olarak almadığı için “çünkü” türü sevgi de değil. bu üçüncü tür sevgide, insan bir şey olduğu için değil, bir şey olmasına rağmen sevilir. güzelliğe bakar mısınız? rağmen sevgi. esmeralda, quasimodo’yu dünyanın en çirkin, en korkunç kamburu olmasına rağmen sever. asil, yakışıklı, zengin delikanlı da esmeralda’ya çingene olmasına rağmen tapar. kişi dünyanın en çirkin, en zavallı, en sefil insanı olabilir. bunlara rağmen sevilebilir. tabii bu sevgiyle karşılanması şartı ile. burada insanın, iyi, çekici ya da zengin konum edinerek sevgiyi kazanması gerekmiyor. kusurlarına, cahilliğine, kötü huylarına ya da kötü geçmişine rağmen olduğu gibi, o haliyle sevilebiliyor. bütünüyle çok değersiz biri gibi görünebiliyor ama en değerli gibi sevilebiliyor, yüreklerin en çok susadığı sevgi budur diyor. farkında olsanız da, olmasanız da, bu tür sevgi sizin için yiyecek, içecek, giysi, ev, aile, zenginlik, başarı ya da ünden daha önemlidir.06.10.2005 12:17 kakay

Yorum bırakın

Filed under aile, çocuk, insan olmak

Sana bir şey diyeyim mi?

Sana.. yani kendime.. çünkü ikimiz de aynı atomlardan aynı dna parçacıklarından yapıldık. aynı enerji yönetiyor vücutlarımızı. ikimiz de aynıyız.

Fırsatın oldukça gül güldür gülümse. Senin değerini, önemini senden iyi kimse bilemez. Var olduğun, tam şu anda şu dünyada olduğun için şükret ve gülümse. Bir tek zaman geri gelmeyecek. Zamanının sahibi ol, zamanın için şükret.

Hepimiz defoluyuz. Yarım’ız. Defoları düzeltmek, eksiklerimizi tamamlamak; gavurların meşhur yedi ölümcül günahını, (Kibir, açgözlülük,şehvet,kıskançlık,oburluk,gazap ve tembellik) bizim inancımızda toplu adıyla nefsimizi yenmek zorundayız.

Buradaki her anımızın, varlığımızın bir sebebi var. Hepimiz başrol oynamayacağız belki ama o başrolü oynayacak kişi kimse onun hayatında bizim bir etkimiz oluyor/olacak. Her birimiz bir kilit taşıyız. Dev bir halının bir düğümüyüz..biz olmadığımızda desen eksik kalır. Ve deseni halı bitmeden bilemeyeceğiz.

Bu dünya için yaratıldık ama sınırları zorlayabilmemiz için akılla donatıldık. Su altında nefes alamazsın! diyen birine karşı bir başkası dalma ekipmanlarını buldu ve geliştirmekte. Atmosfer dışında yaşayamazsın! diyen birine karşı bir başkası aya marsa gitmek için alet edevat geliştirdi.

İlaçları da biz bulduk narkotikleri de. Hastane de yaptık hapishane de .. Piramitler diktik ve sınırlar çizdik. şimdi durup bakınca yuh diyeceğin bir çok fikir zamanında binlerce yandaş bulup iyi fikir olarak tanındı ve uygulandı. Mesele şu ki, zamanının efendisi olabilir, zamanına ileriden bakabilirsin.

Mimari bir çizime bakıp binayı görebileceğin gibi.. Binanın karşısında durup ilk çizimini hayal edebileceğin gibi. Geçmişte bir günü düşünüp gözünün önünde canlandırdığın gibi.. Gelecekte bir güne gidip oradan buraya bakabilirsin.

Değerini bilmeni isterim. Gücünün farkında olmanı. Kahraman olmak için kendinden zayıflara yardım etmen gerektiğini, herşeyde en iyi olmana gerek olmadığını.. dertlerini kapı eşiğinde bırakma lüzumunu. Kedileri ve çocukları sevmen gerektiğini. Hatalarının sadece pişmansan affedileceğini.. doğru şekilde nefes almayı.. hemen her insanın paranı almak için yalanlarla dolu olduğunu ve arkalarını da görebilmen gerektiğini. inancın kıymetini. sorgulamadan inanmamayı. oyunu kazanmak için değil zevkine oynamayı.

Yaratıcının seni sevdiğini, her an gözlediğini ve gözettiğini, sana her sabah ve her akşam ve her zaman “aferin” dediğini, sen nasıl ki bir kediyi ya da bir bebeği sevip okşuyorsan, bağrına basıyorsan aynı o şekilde sevip bağrına bastığını.

Hatırla olur mu?

Yorum bırakın

Filed under ben yazdım, insan olmak

Eba-ebay

Iki ogrenci sahibi veliyim.

Uzaktan çesitli eğitimler alışmışlığım var.

Hic bu kadar sacma is gormedim.

Tv’de sabit ders saati. Tekrar yine sabit saatte. İnternette eba.gov.tr’de hic bir derse ulasamadim henüz. Konuları göremiyorum. İzlemek pekiştirmek istediğim bir konu varsa ona ulaşma hakkım yok.

EbaTube yapamadınız ya inanılır gibi değil.

10 saat sonra: evde Turkcell/Superonline kullandığımızı keşfettik.

Tiviplus= TV+ kurduk tablete. O arada yer yok diye sildiğim bir oyun yüzünden eleştirildim. Haklı olduğuna kanaat getirip steam’den bir oyun satın alıp sukûneti sağladım.

Yayınların tekrarı var, çok rahatladım. Şindi Tonguç düşünsün Biryerlerde index de vardır belki, ondalık kesirler canıma okudu ve ters orantıyı hâlâ çözemiyorum.

Ve.. virus sayesinde benim dunyama bir adım yaklaşan insanlar şaşkın. Devam edeceğiz.

4 Yorum

Filed under insan olmak, internet, OKUL, TV

Ben bir introvert’im.

İntrovert enerjisini içinden alan kişi demek. Kafasının içinde ful hd ekranlarla dolu odalar var ve gez dolaş bitmiyor demek. Dış dünya o kadar vasat o kadar renksiz geliyor, insanlar o kadar biteviye ve yeknasak ki enerji tüketiyorlar. O yüzden introvertler, kendi başlarına gayet mutlu insanlar. En sevdiğimiz şey ertelenen planlar, telefon görüşmesi yapmamak, evde cici cici oturmak.

Bu aynı solak olmak gibi, miyop olmak gibi bir şey ama tersi. Diğer insanlar miyop ve gri de; biz daha canlı daha renkli bir uzay-zaman boşluğunda takılıyoruz gibi.. Umarım izah edebilmişimdir.

Olay son derece normal, kendinizi kötü ya da bozuk hissetmeyin. Düzeltilecek bir şey yok. Bir introvertseniz, az arkadaşınız vardır.

Çekingen değiliz, içine kapalı değiliz.. aslında doğru ışığın altında, sevdiğimiz konularda bizi susturmak mümkün değildir…

İntrovertler! Birleşin..

Ayrı ayrı…

Kendi evlerinizde…

Bir introvert değilseniz partilerin adamı çat orada çat kapı arkasında, yedi kralla barışık bir tipseniz… size extrovert deniyor…

yani dünyadaki herkes ya introvert ya da daha büyük ihtimalle ekstrovert.

ha bunların da çeşitleri var.. mesela acaba fikirlerle mi daha çok ilgilisiniz yoksa elle tutulur gerçeklerle mi? bir ile on arasında bir çizelge olsa…

(I)Fikirler-1.2.3.4.5.6.7.8.9.10-(S)Gerçekler

siz kendinizi hangi tarafa yakın hissedersiniz..

ya da bunun daha kolayı….hadi kendinizi test edin bakalım nesiniz? ya eşiniz? çocuklarınız?? sonra da yorum yapın isterseniz..

16 Kişilik Testi

3 Yorum

Filed under çocuk, insan olmak, internet, severim paylasirim

Paralar paralar bozulmasın aralar

Her insanın en temel ihtiyaçları beslenme, barınma ve giyinme olarak sıralanır.

Onun arkasından gelen üç kalem ise eğitim, sağlık ve adalettir.

Bu serinin arkasından gelen herşey göreceli olarak lükstür. Mümkünse her vatandaşa bu haklar ücretsiz olarak sağlanmalıdır.

Benim bugünkü fikrime göre, elektrik, su, doğalgaz ve internet bağlantısı da ücretsiz olmalıdır. Bu üç kalem giderin sıfırlanması gerektiğini düşünüyorum. Evde ya da işte kullandığım duvara, pencereye nasıl para vermiyorsam aydınlatması ve ısınması için de para ödememeliyim. Zaten niye ödediğimi de anlamıyorum. Birinin aklına gelmiş “dur bundan para alalım” demiş sonra da öyle devam etmiş gibi sanki… Elektrik ve su ve internet niye paralı olsun?

Ha illa lazımsa her birey kelle vergisi öder, aynı otelde yaşar gibi, tüm hizmetlerden faydalanır.

Yorum bırakın

Filed under ben yazdım, icatlar, insan olmak, internet, saçmasapanlıklar

Başkasının şükür vesilesi olmak istemiyorum

Şu koca dünyada bin bir çeşit sorun var. Kaderler kara ve insanlar malesef “default” olarak zalim. Üç beş tane iyi insanız ama yetmiyor.

Bir derdin varsa açmayacaksın kimselere.

Ya “o da bir şey mi” deyip kendi derdini anlatıyor.

Ya, “vah vah” deyip içinden “oh olsun” çekiyor.

En kötüsü de, eve gidip “Allahım ne dertler var çok şükür halimize” diyenler.

Antep’te bir deyim vardır.. Eldeki yara duvar deliği..

Daha bilineni: el elin eşeğini türkü çığırarak arar. Çünkü dost diye nicesine sarılsan da senin sadık yarin kara topraktır.

Nasıl mıyım? Nasılım öyle mi?

Çook şükür gayet iyiyim canım. Sen nasılsın?

3 Yorum

Filed under aile, çevre, insan olmak