50+ yaştan bildiriyorum, can sıkıcı şeyler gün geçtikçe artıyor. İnsanın beli, trapezoid kasları, dizleri mütemadiyen ağrıyor.
Raporlarına raporlar ekleniyor: M.Depresyon, Astım, Tansiyon serisini Diyabet’le kare yaptım. Obeziteye ve kalça sıkışmasına raporum yok.
Yakını görememeye başlıyorsun. İğneye iplik geçirebiliyorum ve tırnaklarımı kesebiliyorum. Hatta kitap okuyorum. Ama küçük yazılar gitti. Yakın gözlüğüm ve telefon kılıfının arasında da plastik büyütecim var.
Efsane hoşgörü ve sabır sahibi oldum, hiç beklemiyordum bu güncellemeyi. Rahata erdim kafaca. Adaam sendiyorum. Elle gelen düğün bayramıyorum. Koyuyorum cebine rahvan gidiyor. Çogacaip.
En dev derdim ise bir kıl. Küçük, beyaz bir kıl. Çenemde peyda oluyor zaman zaman. Belli açıdan, belli ışıkta bakmazsan asla gözükmüyor. Ve ışıl ışıl, bambaşka bir beyazlıkta, bir tek boynuzlu at görse kıskanır, o derece beyaz. Ama asla sana gözükmüyor, başka herkese gözüküyor eşek!
Bir bakıyorsun konuşup dururken muhatabının gözü çenene dikilip kalıyor. Hay bin kunduz. Her sabah ve her akşam x10 büyüteçli ayna ve led lamba karşısında iyice, çeşit çeşit açılardan çenemi süzüp izini arıyorum. Sırf bu gerizekalıya özel pahalı ve verev uçlu cımbız aldım. Oralarda bir yerde olduğunu biliyorum!
Bazen bir hafta yok oluyor. Bazen sabah yok, akşamına alakasız bir yerde pörtlemiş oluyor. Ergenlikte yüzüme bu kadar bakmadım ben. Stres yaratma ak kıl. Hayır lazer de görmüyor bunu, yok edemiyorum! #!$@*&!!!
















