Ham ham evham, bagajı dolu arabam

Yazıya girmeden önce bilinmesi elzem bazı veriler:

 

80’ler çocuğu iseniz bilirsiniz bir MacGyver’imiz vardı..

On parmağında yüz marifet, çakı çakmak ayna tarak ne varsa birbirine ekleştirir icabında bomba icabında telsiz yapar kendisini ve yanındakileri ne hikmetse her hafta her hafta bulaştıkları türlü beladan bir damla kan akıtmadan kurtarırdı. Mucize gibi adamdı. Eli yüzü düzgün ve becerikli olmasının yanı sıra zeki de bi abiydi, pek hayrandık bir dönem..

Bir de elbette, Cevat Kelle. yerli kameraman. co-pilot. Herşey ve herhangi bir şey bulunduran yancı. Sinan Bengier’in çok iyi canlandırdığı bir Levent Kırca karakteri..

 

 

Bu ikisini bilmeden bundan sonrasına ne kadar hakim olabilirsiniz bilmem.

—–

Bir de anı. Kankam sordu “neden kedi almıyorsun?”

“e tatile filan çıkarsak kim bakacak hayvana, kıyamam”

“e neden tatile çıkmıyorsun?????”

—–

 

Biraz evhamlı mıyım, huysuz muyum, kuruntu mu ediyorum bilmiyorum. Bazı konularda aşırı takıntılı davranışlarım var. Her şeye hazırlıklı olmayı seviyorum. Geçen yıllar boyunca yaşadıklarımdan “ah ulan tam şu anda bi xxxxx olsaydı” dediğim şeyleri not alırım kafama. Sonra da onu bulundururum. Tecrübelerime göre bir kere ihtiyaç olunca kesinkes bir daha oluyor.

Arabanın bagaj çantasını geçenlerde yılsonu nedeniyle eve çıkardım,bir elden geçirip güncelledim. Bagajda taşıdığım çantamın içeriği aynen şöyle:

20141208_093036

Sırasıyla

1- Mühim eşyalar iç çantası

2- Battaniye

3- Büyük boy çöp poşeti

4- Bere (beresiz çıkılmış günler oldu.. dondum)

5- Bir adet hırka

6- Bir adet daha küçük hırka (üzerlerine bir şey almadan çıktıkları ve eve geç döndüğümüz günler için)

7- Buz kazıyıcı

8- Eldiven (iğrenç şeyler tutmak zorunda kaldığım oldu. iyi ki bulundurmuşum)

9- Terlik (acil durumlarda hayat kurtardı. yalınayak kalmaktan iyi..)

10- Diş Macunu

11- Orta boy t-shirt (çocuklar için)

12- Dağcı Karabinası (eve tek elde on poşet çıkartmak için)

13- Buyuk boy t-shirt(üzerimizi değişmemiz gerekirse)

14- Manyetolu El Feneri

15- Arabanın evrakları

16- Dev boy yağmurluk

17- Kedi maması (sokak kedilerini gördüğümüz yerde besleriz)

18- Reflektörlü yelek.. (acil durumda gör ve görül)

19- Tebeşir seti (bir tane bulundurmak şart zaten trafik kuralları gereği)

20- Buz kazıyıcı 2 (bunu unutup koymuşum :) )

 

20 kalem malzeme vardı bu çantada. Bayağı azalttım sadeleştirdim (%25 çıktı) sonra da tekrar bagaja teptim.

Mini çantanın içeriği kabaca şöyle:

20141208_0934532

20 kalem malzeme de bunun içinde var ki, bilmiyorum açıklama gerekir mi…

 

Evet işte benim ta içimdeki evham müdürü böyle diyor.

Gün gelir lazım olur atın bagajda bulunsun kardeş.

 

 

Kendime not.. İlkyardım çantası içeriği ile Tatil çantası içeriğini de paylaşayım

9 Yorum

Filed under araba, güvenli hayat, severim paylasirim, tertip

Karabina Karambita!

Yabancıların bir deyimi vardır, “when the going gets tough, tough gets going..”
“işler sarpa sarınca, sarp tipler kolları sıvar” “zor günlerde zorlu kişi yolunu bulur” gibi çevirebilirim. İş başa düşünce netten aldığım bir fikri hayata geçirdim.
Bagaja bir adet karabina attım. Dağcıların kullandığı çengelli iğne kılıklı şey var ya, o..

Market dönüşü elli tane poşeti taşımak için bana yardım ediyor.

Kendi icadım led döşenmiş bagajım :)

 

Poşet taşıyan karabinayı taşıyan ben. (üç parmakla on poşeti taşımam mümkün)

 

1 Yorum

Filed under alışveriş işleri, araba, icatlar, internet, severim paylasirim, tertip

2014’ümün özetisi

WordPress.com istatistik yardımcı maymunları bu blog için bir 2014 yıllık raporu hazırladılar.

İşte bir alıntı:

Louvre Müzesi, yıllık 8.5 milyon ziyaretçi ye sahip. Bu blog, 2014 içinde yaklaşık 120.000 kez görüntülendi. Eğer bu Louvre Müzesi’nde bir sergi olsaydı, bu kadar insanın bunu görmesi yaklaşık 5 gün sürerdi.

Raporun tamamını görmek için buraya tıklayın.

Yorum bırakın

Filed under Diğer

Meraklı Minik Geri Dönüşüm Oyunu- Hayatımızdaki Geri Dönüşüm Olayı

Ben yazana kadar Aralık bitti ama dergi her zaman emrinizde. Çocuğu olan kaçırmamalı…

Pino bir harikadır..

Geçen haftasonu etkinliğimiz Aralık 2015 sayısının ekiyle şenlendi. Bu aralar çöp ve geri dönüşüm işlerine merak sardığım için (bkz evvelki yazım) iyi bir vurgulama şansım oldu. Daha evvelki 4R yazım da burada

wp-1418471678602

Dergimiz bu..

20141213_135129

Faaliyetimiz de bu. Kendi çöp kamyonumuzu geri dönüşüm konteynerlerimizi yaptık :))))

20141213_135143

Ve aslında evde gerçek geri dönüşüm merkezlerimiz var zaten. Bu köşe kağıt-metal-cam köşesi. Camları cam kumbarasına götürüyoruz haftada bir. Diğer atıkları toplamıyor belediye :( Çöpün yanına ayrı koyuyorum, toplayıcılar alıp ayırıyorlar. 20141213_140223

Bunlar ampuller. Özellikle tasarruflu ampullerdeki civa çok tehlikeli bir atıktır çöpe gitmez. Şu ana kadar bir tek İKEA’nın topladığını gördüm. Ben de biriktirip oraya götürüyorum.

20141217_132233

Pilleri de ayrı birikiriyoruz. Bazen okullar kampanya yapıyor, çocuklar götürüyorlar bazen de çeşitli yerlerdeki pil toplama merkezlerine bırakıyorum. Hemen her sokakta var bunlardan.

20141221_12593420141221_125944

Okulun verdiği ev tipi biriktirme kutusu. :)) Bir süredir bunu doldurmaya çalışıyor bizimkiler.

20141203_144203

Migros’un sürekli bir toplama kampanyası var zaten, ödül de veriyor.

bazen de böyle bonus bir kampanyayla indirim kazandırıyor :) I love you Migros! 20141213_150841

Gördüğünüz gibi bir anda birsürü puan kazandık, bez çanta hedefliyoruz!

 

Burası da Kartal Belediyesi Çevre koruma birimi..

20141218_111306

Atıklardan her türlü değerlendirme yapıyorlar. Daha evvel bahsettiğim kumbaralara bırakılan oyuncak ve kitaplardan bazılarını atık getiren vatandaşlara hediye olarak veriyorlar. Elektronik atık birimişti (kablodan, eski mouse’a, şarj aletlerine…) kalkıp götürdüm. 7-8 parça götürmüşüm, 3 tane kitap seçebilirmişim. iki tane seçtim aşağıdaki kitap ağacından..


20141218_111301
20141218_111311Bu da pil toplama makinesi. Çok enteresan. Attığın pil tam bitmemişse geri veriyor!!!! 

Pet şişe atınca sokak hayvanlarına mama ve su veren otomatlar var… 

Plastik ambalajların her türünü toplayıp yuvaya eviren firmalar var..

PAGDER ve

Yuvaya Dönüşen Plastikler 

Toplanan Her Atık Plastik Geri Dönüşümle Bir Hayvanın Yuvasının Tuğlası Olacak

1 Kedi Kulübesi Atık Plastik Çevrim Tablosu

(devam edecek….)

8 Yorum

Filed under araştırdım, çevre, çocuk, severim paylasirim

Türk Kahvesi Nedir, Nasıl Pişirilir?

Bugünkü konumuz en sevdiğim konulardan biri. Kahve. Özelde Türk Kahvesi.

Kahve yemenden gelir, küçükken çok kahve içen arap olur.. Falımız fallanmış. Nohut Kahvesi, Tuzlu kahve, Merengiç kahvesi, Kalk Git kahvesi, okkalı, yandan çarklı.

İki orta bi sade…

Ehl-i Keyfin keyfini… “Kahveliyem” muhabbetleri.. Güzeldir. çok çetrefilli konular, zamanla her birine bir yazı linklerim inşallah.

Bugün kahveyi beraber pişireceğiz.

Ders bir : Malzemeler

 

kahve

Fincan.

İyisi Çin Malı ve seramik çamuruna kemik tozu katılarak yapılan ve bu yüzden altında “Bone China” yazan porselendir. İncedir, ışığı geçirir. Küçüktür. “Bülbül Yuvası” olarak nitelendirilir. Bu resimdekiler benim gündelik fincanlarım. Çeyizlik fincanlarımı çekmek aklıma gelmedi.. Her evde de zaten fincan takımı iki çeşit olur. Gündeliğe çıkardığın, sabah kahvesini pişirdiğin takımınla, daha ince daha yaldızlı daha yüz ağartan misafirlik takımın. :))

İkram ederken fincan kulpu tepsi taşıyıcının soluna çevrilir ki, misafir de sağına gelen kulpla tutup bir hürpletsin…

20141211_143358

kahve1

Cezvelerim. Bakır cezveler, çelik cezve, elektrikli cezve.. Kahveyi kaç kişilik pişireceksen o boy cezve kullanılır. Cezvenin en mühim yeri de ağzıdır, o kıvrıntısı usturuplu yapılmadıysa kahve fincana akmaz, dökülür saçılır. Kızımın deyimiyle “saçıra batıra” koyarsın, olmaz. Kaldır at o cezveyi. Cezve alırken bir bardak su ile deneme yapmadan almam asla.

En iyisi mangalda, kumda pişer, ağır ateşte pişer kahve. Aceleye gelmez, inada binmez. Dırt olur, soğuk olur kesinlikle içilmez.

kahve2

 

Gaziantep El Sanatlarının en güzellerinden; dövme bakırdan yapılmış kahve seti. Tepside duruşuyla göze de damağa da hitap eder, bakır zarflar içinde kulpsuz porselen fincanları vardır. Alem’li lokumluk yanına kârdır.

kahve4

Coffee Arabica tohumlarının kavrulup ince çekilmesi ile Türk Kahvesi olur. Çok çok incedir. Mümkünse orta ve çok kavrulmuş iki çeşit kahveyi belli oranda karıştırarak kendi ideal kahvenizi yaparsınız. Çekilmiş kahve almaya kadıköye indiğimiz çoktur. Her kuruyemişçinin kahvesi alınmaz.

Market kahveleri içinde KKME iyidir.

 

Ders iki: Misafire “kahveyi nasıl alırsınız?” diye sorduktan sonra (muhtemelen gençse orta, yaşlıysa az şekerli ya da sade içecektir. “Şekerli” diyene “cicim kahvemiz de bayat mı ne? boşver çay koyalım” diyerek savuşturun. Kahve içmeyi bilmiyorum demek gibi bir şey.. Gitsin kumda oynasın)

Bir fincan orta şekerli kahve yapmak için bir fincan soğuk su, dolu dolu bir kahve kaşığı kahve, bir kahve kaşığı da toz şeker lazımdır. Ayrıca köpük payı/cezve hakkı olarak bir kaşık kahve her seferinde eklenir.

kahve6

En az 25 kere karıştırılan kahve ocağa sürülür. Ağır ateşte köpüğün kabarması beklenir. Kabaran köpüğün ayarına dikkat edilir yoksa köpüğü kaçar..

Köpüklü kısım fincanların dibine pay edilir.

kahve3

Bir kez daha ocağa sürülen kahve azıcık tıkırdamaya ve köpük de adamakıllı kabarmaya başlayınca fincanlara süzdürerek akıtılır, telve fincana doldurulmaz.

kahve7

İyi yapılmış, tiryakiye layık bir kahvenin (köpüğünün) “üzerinde pire yürü(yebili)r” olması gereklidir.

 

pire yürür

pire yürür

İkram ederken yanında bir bardak su muhakkak verilir. Kahveyi höpürdetmek görgüsüzlük değildir.

Boşalan fincan tabağa konup, sehpaya değdiği an, misafirin önünden kaldırılır. Adettir.

Afiyet olsun.

 

20141204_122000

5 Yorum

Filed under alışveriş işleri, ev işi, iştahlı işler, kültür, severim paylasirim

Fiko’nun Bahçesinden

Köy Hizmetleri yazım çok güzel tepkiler aldı. Bu arada Tipi de daha bir kurumsallaşıp Fiko’nun Bahçesinden olarak saptadı ismini.

Yeni adresi Fiko’nun Bahçesinden sık sık güncelleniyor. İlginç ürünlerle dolu alışveriş listesini her hafta mail adresinize gönderiyor.

Facebook Grubu da var, twitteri de, epostası da.

Bu benim çok hoşuma giden ve faydalandığım bir girişim. Biraz daha fotoğraf paylaşmak istiyorum.

fiko

 

İletişim:
0533 372 00 70
fikonunbahcesinden@gmail.com

1 Yorum

Filed under aile, alışveriş işleri, çocuk, güvenli hayat, iştahlı işler, saglik, severim paylasirim

Kehribar kolye

Eşim yarı değerli taşlar ve minerallere hobi olarak ilgi duyar; nacizane ufak bir tesbih kolleksiyonu da  var. Benim orta karar bir bilgim var bu konuda, kendisinden öğrendiğim kadarını biliyorum. Yani hiç uzman değilim. Değerli taşlar daha çok ilgimi çekiyor.

Kuyumcu vitrinlerini severim. Konuya aşina olduğum söylenebilir, ilgim bilgim çerçevesinde anlatabileceğim bir şeyler var. Mesela inci ve sedef. Sedef alkolde erir. Sedef takınızla parfüm-kolonya gibi alkollü şeyleri yanyana bile koymayın. İnci ise sirkede çözülür. Ve tene deydikçe cilalanır. İnci takıları yılda bir en az iki üç gün cildinize deyecek şekilde takmaya gayret edin.

Ve bir süredir sağda solda gördüğüm bir şey: kehribar kolye.

Kehribar, çam ağacıgillerin sızdırdıkları reçinenin milyon yıl yeraltında kalıp fosilleşmesi ile oluşan bir madde. Milyon derken ciddiyim.

Burada gördüğünüz 100 (-YÜZ-) milyon yaşında bir termit içeren kehribar:

bocekli amber

Kehribar ilkokul fen derslerinde anlatılan bir deneyin konusu aslında. Kehribar bir tarağı, çubuğu, herhangi bir parçayı yünlü kumaşa sürtünce elektrik yüklenir, küçük kağıt parçalarını çeker. (Sürtünme ile elektriklenme, elektrik yüklenme, statik elektrik) İşte dilimize farsçadan geçen adını da buradan alır. Küçük saman parçalarını kendisine çeken bu taşa “saman-avcısı/saman-kapan” anlamında Kehrubâ adı verilmiş. Farklı dillerde adı amber’dir ve sürtünme sırasında açığa çıkan reçine uçucu yağlarının kokusunu saldığı için “amber gibi kokmak” tabiri de buradan gelir.

Amberden yapılmış (kehribar) tesbihler hem nadir olduklarından hem de vasıfları nedeniyle çok değerlidir, çektikçe ele ve ortama çok güzel bir koku salar. Kehribar taşlı yüzükler de saraylarda, rengi ve sonsuzluğu sembolize ettiklerinden sevgiliye verilebilecek en değerli armağan sayılmaktaydı.

Ham ya da işlenmiş kehribar kolyelerin guatra(tiroid hastalığına) iyi geldiği iddia edilmekte. Muhtemelen hayır. Kesin bilgi değil, ancak zararı da olmaz bir kolyenin. İsteyen, kendi tedavisini de aksatmadan alternatif tıp ürünlerine yönelebilir.

 

Beri yandan başka bir şehir efsanesi kehribar kolye takmanın bebeklerde diş çıkarmayı kolay ve acısız hale getirmesini anlatılıyor. İşte bu tamamen fos. Birincisi, birşeyler takmak ve ondan şifa ummak şirk’e kadar gider. (Batıl inancım yoktur nazar boncuğu filan da takmam.)

İkincisi, altı aylık ve diş çıkarmakta olan bebek eline ne geçerse ağzına sokar. Kolye takarsan kolyeyi de sokar. Bebeğe HİÇBİR takı takılmaz. Ön tarafına düğme bile koyulmaz, bebek giysileri çıtçıtlı olur.

Bebeklerin boğulabileceğini hesaba katarak bu işe hiç girişmeyin anneler. Herkes diş çıkardı, hepimizin dişi var, er geç çıkaracak o dişleri. Lokal uygulanabilecek sağlığa zararsız şeylerle, ağrı kesicilerle biraz kolaylaştırabilirsiniz.

Daha fenası bunu ticari bir fırsat olarak gören çakallar.

Annelerin hassas noktasından vuran bu sivri akıllılar bebekleri rahat etsin diye her rakamı ödemeye hazır masumlara tuzak kuruyorlar.

Çok değerli bu maddeyi elbette bol miktarda ya da ucuza bulmak imkansız olduğundan bir amerikan icadı olan muadili bakalit “sıkma kehribar” olarak satılmakta. Bildiğiniz plastik gibi bir şey yani. Tencere tava kulpu. Sıkma kehribar diye bir şey olmaz. Çakma plastik parçasına kehribar fiyatı ödeyen insanlar görmek istemiyorum.

Size gelince.. Dolandırılmak istemiyorsanız ve “illa ki kehribar bir takım olsun da ne olursa olsun” diyorsanız paranızı cebinize koyun, kapalıçarşıda bedestene gidip elinizin erdiği, gözünüzün gördüğü tanıdık bildik bir yerden alın. Garantisine sertifikasına bakın. Kehribarın özelliklerini öğrenin ve satın almadan önce deneye tabi tutun.

yararlanılabilecek güzel bir kaynak olarak: kehribar-amber sitesini öneririm.

 

4 Yorum

Filed under alışveriş işleri, araştırdım, çocuk, kültür, saçmasapanlıklar, saglik

Kitap Agaci Çekilişi Yapıldı

Bu seneki kitap arkadasimi buldum. Hediyelesecegim kişi Bursa’dan ve sanırım ortak hiçbir yonumuz yok.
İlginç olacak.
187 çift var yani yaklaşık 400 kişilik bir katılım olmuş.

image

11.12.2014 editi:
Çekiliş arkadasimla anlastik, 5 kitaplik birer liste yaptik, iki tanesini secip yollayacagiz birbirimize.
Ortak zevkimiz yok, kitapzen siir seviyor. Ama cok guzel bir yilbasi surprizi oldu kendisi benim icin. ;)
image

16/12/2014 son edit:

Aptal ideefixe sayesinde bir türlü gelemeyen hediye edeceğim kitaplarımı beklerken güzel arkadaşım bana bir kutu hazırladı. İçine istediğim kitapları koymakla kalmamış her geçen gün üzerine eklemiş de eklemiş. Sitenin en şanslı kurası bana çıktı sanıyorum.

Sonunda siparişi iptal ettim, gittim bir zahmet D&R’dan aldım kitaplarımı, akşam kızımla paketler yaptık, koliye doldurduk bugün yolladım.

Süreç içersinde Kalemzen’le bayağı kanka olduk. Zıt kutuplar olsak da, ekvatorumuz kitaplarda buluştuk. Kitap ağacı çok teşekkür ederim bu güzel arkadaşı bana kazandırdığın için.

Bana gelen güzel paketi bozmadım, üstten fotoğrafını çektim. Evde açıp sevim sevim sevineceğim.

Kalemzen, sağol varol kardeşim. Ablan pek mutlu şu an.

20141216_111009 20141216_111036

 

 

2 Yorum

Filed under alışveriş işleri, internet, kültür, kitaplar, severim paylasirim

Çekiliş x2 (reddit kartlaşması)

04/12/2014

Reddit’in yeniyil kutlama karti cekilisine ayin 8’ine kadar yazilabilirsiniz.

wpid-screenshot_2014-12-12-20-38-29-1.png
İster Turkiye’den, ister yurtdisindan….

En son ne zaman kart attiniz birine? Ne zaman kart geldi postadan?
Sevinc sevinc!

image

I’m participating in the #redditgifts Holiday Cards 2014 exchange! Join me! http://www.redditgifts.com/exchanges/holiday-cards-2014/ via @redditgifts

11.12.2014 editi: Kartimi satin aldim, yazdim, diger hediyelerimle beraber gonderilmek uzere en uste koydum.
image

image

12\12\2014 editi:
Kart ve hediye yola cikti.
image

Beklemeye basladim. Erkan begenecek mi? Bana kim ne gonderecek…
:)

17/12/2014 Editi:

Erkan almış kartı!! Kartın yanına yalnız gitmesin diye bir de çizgi roman eklemiştim. Onu da beğenmiş, çok sevindim.

Buyrunuz yazının aslı: Best gift I have ever had

“First of all, I have the note that I DEFINITELY was NOT expecting this. I wasn’t even aware there was going to be a holiday card exchange, as I had already participated in the Secret Santa 2014 and sent my gift.

Then, it all became real when last friday I got the update notification that my secret santa sent me a package with a private cargo company. (Which seemed weird, in the end; it was just holiday cards that we were to exchange, right? Right?) I got excited all of a sudden and started to wait anxiously to get my gift on Saturday. But the company made a delay and I had to wait till today, Monday.

It was an ordinary morning, and I was preparing for my class at university in the afternoon. I had waken up early to check about the status of my gift and had called to company, and they told me it is en route, but they said they can’t give an exact time when will they deliver it; even though I told them I will not be home in afternoon, it didn’t matter to them. That was a bit of a frustration.

But then; about half an hour after I hung up the phone, the door rang and it had to be this “card” I was waiting for. Well, to man up, I have to say, I got so emotional, and I almost cried. It was apparent from the size of the package that it was NOT just a card, but after seeing the card, that would be enough. It was so beatifully designed and presented. I really never got any gift that I liked this much, all my life.

But there was another little thing: a HUGE comic book with a material that got me hooked the moment I unwrapped it. I just LOVED the fact that my Secret Santa had really looked through my redditgifts profile and selected an amazing gift.

THANKS FOR DOING THIS, FOR REAL!

ALL THE BEST WISHES!” 

Üsteliiiik bana da Erkan çıkmış. Tesadüf işte..

Bana gelen kargodan da çok güzel iki kart bir de Alannis Morisette (nasıl yazılıyorsa artık) CD seti çıktı :)))))))))))))) Ben de şuraya yazdım duygularımı..

20141216_110013 20141216_110043

“SURPRISE!!! Mr privateblood you not only made my day but my entire week I guess. This was the least expected thing. My giftee happens to be my gifter. What a luck! He has sent me TWO new years card, a beautiful cd of Morrisette (the latest one of course.) I will be listening it first time, that is a shame for me.

I called him to thank and he was a bit shocked to hear from me. Also he got more shocked when I told him that the present he got was from me, it was awesome to break the news ‘couse he didn’t realised this yet!!!

Your generousity is as beautiful as your cards, and I am thankful for this exchange thing. Nice to meet you, nicer to have you as a new friend.

Happy New Year privateblood.. Enjoy your new year..”

Ne güzel değil mi? yeni yılımız kutlu olsun ey okur.. Seneye siz de bize katılın..

1 Yorum

Filed under gezen güzel olur, icatlar, internet, kültür, severim paylasirim

Yılbaşı Çekilişi (Reddit gifts) ve (Kitapağacı)

Ben internet ortamında tutunabilmek, tanınabilmek için çekilişler yapan blogculardan değilim. Takipçisi de değilim ama buna ciddi mesai harcayan tipler var ve ben bu her tür çekiliş, hediye tagına/ haştagına cayır cayır kaydolan, “katıldım inşallah şans bana güler, yardım edin memdalibeeey” diyenlere de sinir olurum.

Okuldayken zorlama yapılan sınıf içi çekilişlere de sinir olurdum. Genelde hediye alma verme işlemlerine bir tertip düzen getirilmesi gerektiğini, bunun çok başıbozuk olduğunu düşünüyorum. Sınıf çekilişinde güya gizli tutulacaktır kimi çektiğin, kimse kimseye demeyecektir. Çok beklersin, ilk günden sürprizi kalmaz işin. İkincisi alakasız biri çıkar huyunu suyunu bilmezsin belki hiç sevmezsin ama durduk yere adama hediye alma durumu boğar insanı. Hatta ve hatta sınıfın en kürkü yırtık dişi kel kör kirpisi senin adını çeker kabusun olur. En son ya bi kalem kutusu, gümüş bir şey ya da mevsim nedeniyle atkı bere takımı (anası almıştır kesin, “ne var oğlum mis gibi atkı, üşümez kışın giyer işte sıcacık aa, daha da para veremem” diyerek) alır oturursunuz aşağı…

Bu sene çekilişsel anlamda delirdim. Hem “Hediyeleşmek sünnettir”

İki çekilişe adımı yazdırdım. Biri Kitapağacı‘nın geleneksel yılbaşı çekilişi:

kitapagaci

Kitap kurduyum, bu çekilişe katılmamam söz konusu değil. Kurallara göre karşılıklı olarak gönderme yapılıyor, kiminle eşleştiysen sen ona o sana hediye gönderiyor! Heyecan sardı bile.

İkincisi biraz delice. Uluslararası bir çekiliş. Bill Gates’le de eşleşebilirsin yani. Evet, geçen sene oldu bu. :)

Reddit denilen ortamın bu sene 6.sını düzenlediği, 187 ülkeden (toplam 203-205 ülke var dünyada) 200.000’den fazla insanın katılarak bir Guiness Dünya Rekoru kırdığı bir hediye çekilişi. Geçen yıl 85.000 kişi katılmıştı ve rekor oydu.

harita

Aha bu da katılım haritası. Uff yani. Yarın benim için büyük gün. Bakalım neler olacak…

Merak edene, Bill Gates geçen yıl kime çıkmıştı ne vermişti bakınız burada

Ha ona kim ne yollamış onu vallahi bilemiyorum

seneye, aklınızda olsun. Katılmak serbest, macera sürecek..

Yarını bekliyoruummm…

22/02/2015 editi: neler oldu neler oldu :))

Buradan okuyabilirsiniz

13 Yorum

Filed under alışveriş işleri, internet, severim paylasirim