Tag Archives: kartal

Fıkra gibi memleket

Politically Correct: siyaseten doğru…

Hepsi yabancı dillerden gelen, bizde karşılığı olmadığı için yalap şap tercüme edilen tanımlar. Az açıyorum:

2015 yılı Birleşik Devletlerde herkesin her halta alındığı yıl olarak anılmakta. Bilim adamı diyemiyorsun, kadınlar isyan ediyor. Hop “bilim insanı”icat ediliyor.

Ten rengi beyaz olmayan insanlar alınıyor, zenci denmiyor, renkli denmiyor, o denmiyor bu denmiyor. Hop Irkçısın.

Kadın ya da adam denmiyor, vay efendim cinsiyet ayrımcısısın. Antin kuntin şeyler.

Kimsenin dini imanı belli olmadığından kimselere “mutlu noeller” diyemiyorsun; müslümansa, yahudiyse, dinsizse vb vb darılıyor. Bu yüzden yılbaşı tebrikleri kimseyi alındırmayacak, gücendirmeyecek sapsade hale getirildi, “Happy Holidays” deyip işin içinden çıktılar. Mutlu tatiller.

Ben küçükken anneannem “-kör- denmez -âmâ- denir” derdi. Kör diyerek insanların duygularını incitmek doğru değildi ona göre.

Sonra kör kalktı, görme özürlü oldu.

Bundan da “özür” alınganlığı çıktı ve politically correct olarak görme engelli dendi.

Adı ne olursa olsun, hiç kimse hala göremiyor o ayrı.

Bir başka engel türü de, sakatlık, ehem. Bedensel Engelli. Tekerlekli sandalyede gezinmekle ilgili. Zaman zaman çeşitli kırık, fıtık, incinme, yırtılma ve yaşlılık sorunlarımız oldu, koltuk deyneği ve sandalyede gezdik ailecek. Zor şey. Yani ciddiyim bunları yazarken.

Akülüleri çıktı.

Muhteşem icat, kimseye bağlı kalmadan kendi başına gezebiliyor gezemeyenler. Aküsü orada burada biterse yolda kalmasın diye belediyeler ve kurumlar merkezi yerlere hayrat gibi şarj istasyonları kuruyorlar.

Harika fikir.

Şirin ilçelerimizden Kartal’da bir akü şarj istasyonu.

Ulaşabilene ödül olarak şarj imkanı.

Cinssiniz yeminle.

 

 

Yorum bırakın

Filed under insan olmak, saçmasapanlıklar, şikayetlerim

Meraklı Minik Geri Dönüşüm Oyunu- Hayatımızdaki Geri Dönüşüm Olayı

Ben yazana kadar Aralık bitti ama dergi her zaman emrinizde. Çocuğu olan kaçırmamalı…

Pino bir harikadır..

Geçen haftasonu etkinliğimiz Aralık 2015 sayısının ekiyle şenlendi. Bu aralar çöp ve geri dönüşüm işlerine merak sardığım için (bkz evvelki yazım) iyi bir vurgulama şansım oldu. Daha evvelki 4R yazım da burada

wp-1418471678602

Dergimiz bu..

20141213_135129

Faaliyetimiz de bu. Kendi çöp kamyonumuzu geri dönüşüm konteynerlerimizi yaptık :))))

20141213_135143

Ve aslında evde gerçek geri dönüşüm merkezlerimiz var zaten. Bu köşe kağıt-metal-cam köşesi. Camları cam kumbarasına götürüyoruz haftada bir. Diğer atıkları toplamıyor belediye :( Çöpün yanına ayrı koyuyorum, toplayıcılar alıp ayırıyorlar. 20141213_140223

Bunlar ampuller. Özellikle tasarruflu ampullerdeki civa çok tehlikeli bir atıktır çöpe gitmez. Şu ana kadar bir tek İKEA’nın topladığını gördüm. Ben de biriktirip oraya götürüyorum.

20141217_132233

Pilleri de ayrı birikiriyoruz. Bazen okullar kampanya yapıyor, çocuklar götürüyorlar bazen de çeşitli yerlerdeki pil toplama merkezlerine bırakıyorum. Hemen her sokakta var bunlardan.

20141221_12593420141221_125944

Okulun verdiği ev tipi biriktirme kutusu. :)) Bir süredir bunu doldurmaya çalışıyor bizimkiler.

20141203_144203

Migros’un sürekli bir toplama kampanyası var zaten, ödül de veriyor.

bazen de böyle bonus bir kampanyayla indirim kazandırıyor :) I love you Migros! 20141213_150841

Gördüğünüz gibi bir anda birsürü puan kazandık, bez çanta hedefliyoruz!

 

Burası da Kartal Belediyesi Çevre koruma birimi..

20141218_111306

Atıklardan her türlü değerlendirme yapıyorlar. Daha evvel bahsettiğim kumbaralara bırakılan oyuncak ve kitaplardan bazılarını atık getiren vatandaşlara hediye olarak veriyorlar. Elektronik atık birimişti (kablodan, eski mouse’a, şarj aletlerine…) kalkıp götürdüm. 7-8 parça götürmüşüm, 3 tane kitap seçebilirmişim. iki tane seçtim aşağıdaki kitap ağacından..


20141218_111301
20141218_111311Bu da pil toplama makinesi. Çok enteresan. Attığın pil tam bitmemişse geri veriyor!!!! 

Pet şişe atınca sokak hayvanlarına mama ve su veren otomatlar var… 

Plastik ambalajların her türünü toplayıp yuvaya eviren firmalar var..

PAGDER ve

Yuvaya Dönüşen Plastikler 

Toplanan Her Atık Plastik Geri Dönüşümle Bir Hayvanın Yuvasının Tuğlası Olacak

1 Kedi Kulübesi Atık Plastik Çevrim Tablosu

(devam edecek….)

8 Yorum

Filed under araştırdım, çevre, çocuk, severim paylasirim

Pis yazı

Çevre temizliğine verilen öneme göre çeşitli çöp konteynerleri var etrafımda.. Şu teneke kılıklı olanlar özellikle pis kokularıyla insanı tiksindiriyorlar. Hani içinden kedi fırtlayanlar vardır ya. Kapakları bir türlü kapatılmaz. Kapak kapalı olsa ben şahsen hayatta da açmam, pis tutamağından tutmam.. Bir de bunların çingenesi çok olur, o çengelle dalarlar içine, deştirir etrafa çöp saçarak bırakır giderler. Her şey bir yana, sağa sola saçılı bebek bezi kadar mide kaldırıcı bir şey olamaz.

Bunu çöp arabasına devirebilmek için de iki adam çalışır arabanın arkasında. Lambır lumbur yükler BAM diye atarlar boşunu.
Cop20141022_163915_opt

 

Bunun bir üst modeli adam gerektirmeyen, kendi kamyonu tarafından vinçle tepesindeki edevattan tutulup kaldırılan Gulliver’in kutusuna benzettiğim çöp konteynerleri. Daha pratik, daha seçkinCop20141022_165507_opt

Bunun derdi de kulpun iğrençliği. Çöp atmamak için uğraşıyoruz resmen. Hop daha üst modelini yapmışlar: Kartal Belediyesinde kim düşündüyse aferin Cop20141022_092455_opt

Ve en beğendiğim de bu. Bunu yapana da ödül vermek lazım. Kapağını açmak isteyen pedala basıyor. En güzeli! 20140423_145100_opt

Son olarak Pendik‘te rastladığım yer altı çöp konteynerleri var. Nasıl bir sistem bilmiyorum ama çok tertipli. Ortalıkta gözüken tek şey bu sevimli kutu. Aşağıda ne var, biriken nasıl toplanıyor bilemiyorum, bir gün belediyeye bizzat sorar öğrenirim. Cop20141022_100547_opt

Maltepe ilçesinde şunlara rastladım geçen yıl:

2013-07-24-2023_opt

Bence çok da iyi olmuş. Devrilen dökülen çöp kutularından iyi. Poşeti de içinde. Her gün değişiyor. Kapaklı oluşu biraz dert. Hiç kimse çöpü ellemek istemez, sanırım bunların kapaklarının çöp sepetinden biraz daha yüksekte durduğu, sadece yağmurdan koruma işlevi gören daha güncel modelleri de var. Beğendim #Maltepe Belediyesi, Aferin.

Ancak ve lakin, büyük ödülü hak eden belediye, Gaziantep Belediyesi. Aşağıda resmi görülen kutular her evin önünde var.20140715_155535_opt

Apartmanda oturan herkes artan kurumuş ekmeklerini temiz bir şekilde poşete koyarak bu kutulara bırakıyor. 20140715_155540_optHatta artan pilavını makarnasını bırakan da oluyormuş.

Buralardan haftada bir toplanan kuru ekmekler barınaklardaki hayvanlara yem olarak hazırlanıp veriliyormuş.

Daha güzelini yapana kadar en güzeli bu.

 

 

1 Yorum

Filed under araştırdım, çevre, icatlar, severim paylasirim

Adres: Kartal, Pistanbul

Dün akşam saatleri. İşten çıktık, çoluk çocuk iki hava alalım dedik..

Kartal’in gobegi. Park ve piknik alani.
Cop kutusu filan yok, her yeri pislik goturuyor….

image

Cam şişeler öylece ortaya atılmış duruyor… Behey sersemler, belediye de bir yere kadar, bu zıkkımları getirirken poşette değil miydi?

Koyun aynı poşete pisliğinizi geri götürün…

image

İzmarit izmarit izmarit kırık şişe izmarit izmarit izmarit………………….

DERT-İÇİN!

image

Her ağacın dibi öbek öbek çöp. Belediye temizlik işçileri?

Çokoprens almaya gittiler ya..

:P

2 Yorum

Filed under çevre, çocuk, saçmasapanlıklar, şikayetlerim

Da Vinci’nin vinci… Harikalar sergisindeydim…

Gerzek soğuk espriler gibi bir başlık oldu ama cuk oturdu birader. M1 Meydan A Ve Me, Ümraniye’deki açık hava sergisine gittim.

“Zamanın ötesinden icatlar”. Harbi ama.

Gittiyseniz bilirsiniz, geniş kocaman tam bir meydan vardir orada. Ki orasi da benim için sadece “İKEA’nın arkasındaki yer” dir. Yılda bir kere bile gitmem. Sırf bunun için kalkıp gittim, hem de annem ve kızımla.

Heyecanlandım bile. Valla! Hakkında epeyce şey okumuşluğumuz var, en son da “Da Vinci Şifresi” hafızamızda yer etmiş. Kitabın sadesini okumuş, yetinmemiş posterli, adı geçen tüm eserlerin renkli resimlerinin olduğu kuşe kağıda büyük boy basılan özel nüshasından da edinmişim. (her ikisini de sattım sonra. ?) Filmine de bitmişim.. Güzeldi. Her neyse..

Sergiyi önce E-Beş’teki üst geçitlerin üzerlerindeki bannerlerde fark ettim. Kesin karşıda Koç müzesinde filandır, elimize mi geçer dedim ki, yanılmışım. Sergi seyyar!

M1 getirtmiş sergiyi, ücretsiz gezdiriyorlar.. Yani Antep, Adana ve Konya da görecek bunları!!

  • 16 Eylül-26 Eylül M1 Meydan Ümraniye AVM
  • 30 Eylül-10 Ekim M1 Meydan Merter AVM
  • 14 Ekim-24 Ekim M1 Merkez Gaziantep AVM
  • 28 Ekim-09 Kasım M1 Merkez Adana AVM
  • 11 Kasım-21 Kasım M1 Merkez Konya AVM
  • 25 Kasım-05 Aralık M1 Merkez Kartal AVM

Az beklesem ayağıma kadar gelecekti ama ilk gününden ustaya hürmet edelim dedik, kalktık gittik oralara ailecenek.  Malum, kültür- sanat ve sirk dendi mi sanal alemde en hevesli isim olarak akla geldiğimden, vazife belledim ve bu ilk gününde sergiyi dünya gözüyle gördük.

Otoparktan yukarı tırmandık, orta yerde o tank’la karşılaştım. Nasıl etkilendiğimi anlatamam. Bir tavaf, sonra sol yukaridan başladık gezmeye..

Sergi biraz eski biraz da yorgun. Çizimlerin, resimlerin tıpkıbasımları solmuş ve yıpranmış. Ahşaptan üretilen cihazlar ise eni konu eskimiş. Dişliler birbirini tutmuyor, zincir sıcaktan mıdır gevşemiş, sarkmakta.. İşlevselliğini yitirmişler. Bir marangoz çağırıp azıcık derletip toplatmaları lazım. Bazı kolların yağlanması faydalı olur. Bir de açıklama sehpaları dikmişler her birinin önüne. Her bir icat ya da çizimin üç dilde açıklaması var. Türkçe- İngilizce ve İtalyanca..

Beni sinirlendireni de şu: Catapult dediğiniz şeyin Türkçesi var Metrocular. Mancınık. Derhal düzeltile…

Ha bunlar elleyebildiklerimiz. Bir çoğunun başına adam dikmişler, “yassah hemşerim” yapıyor. Bir kısmı zaten camekan içinde ya da kordonla çevrelenmiş. Yahut da tavandan asılmış, nasıl bir kanat sistemi tasarlamış adam abi, görmek lazım.

Şimdiki teknolojiye ulaşamadığından gözü açık gitmiştir kesin, ki toprağı bol olsun..

En çok o sekizgen aynalı odayı sevdim. Her eve lazım..  Bir çok şeyin önünde “aaa, ooooo” yaptıktan sonra, bitti.. Güzeldi. Hele o Vinç!! Bildiğin kule vinç işte. Bakarak yapamam, mübarek adam kafadan çizmiş koymuş…

Gidin, görün.. Pişman olmazsınız.

Gidemem göremem diyenlere şurayı önerir, feysten beğeneyim derseniz buradan buyrun der, selam ederim.

4 Yorum

Filed under gezen güzel olur, icatlar, kültür, severim paylasirim

Kanka Takvimi… Şahane Fikir..

Kızımın I. Donem karnesi ile birlikte bir de takvim geldi eve.

Üzerinde Kartal İlçe Emniyer Müdürlüğü yazısı ve Polis logosu var. Polis telefonu (155) ve Alo Kanka(1550) hattının numaraları da eklenmiş. Resim altında Emniyet müdürlüğü ve çeşitli bürolarının telefonları da yer alıyor.

Bunlar zaten bildiğimiz şeyler diyorsanız bekleyin:

Tam ortada 4 kutucukta çocuk güvenliği ile ilgili 4 temel bilgi verilmiş. Her insanın/çocuğun bilmesi şart olan kişisel güvenlik enformasyonunun mini bir versiyonu…

* Tanımadığım hiç kimseden şeker, hediye, para almam!

* Kendi adımı, soyadımı, ailemin adını, adresimi ve telefon numaramı ezbere bilirim!

* Sebebi ne olursa olsun, ailem izin vermeden hiçbir araca yaklaşmam ve binmem!

* Sesim en güçlü silahımdır. Tehlikedeysem bağırırım, yardım çağırırım!

Bunlara ekleyecek bir tek maddem olabilir:

Suçluların çocukları nasıl korkuttuklarını biliyoruz: “Sakın kimseye söyleme, seni/kardeşini/anneni/babanı öldürürüm..” ya da “bunu birisi duyarsa seni döverler, aramızda sır olarak kalsın”

Son madde şöyle olabilir:

* Ailemden sır saklamam, beni korkutan her şeyi söylerim… Ailem beni korur!

Emniyet Müdürlüğünü tebrik ederim, tüm velilerin bu konuda biraz daha bilinçli olmasını çok isterim. Çocuklara karşı işlenen suçları azaltmanın tek yolu ailelerin sorumluluk alması.

Lütfen şu siteyi bir ziyaret edin. Çocuklarınızın internet favorilerine ekleyin…

http://www.kanka.com.tr/

Yorum bırakın

Filed under çocuk, güvenli hayat, ilkogretim, severim paylasirim

Gözümü çizdirdim…

Argo tabir bu, pesinen ozur dilerim. 2,5 derece miyop olan gozlerimi lasik ameliyati ile sifirlattim. (astigmatimi sormayin bilmiyorum o da gitmis olabilir)

kanallardan birinde bir yarisma programi var, bir kadini ele alip bir haftada yeniliyorlar. Orada gordum, benim neyim eksik dedim. fiyatlar da cok uygun. bes sene once 1500 dolar olan ameliyat bugun 1100 TL olarak yapilmakta.

Sabah kalkar kalkmaz gozluge sarilmak, gozluksuz hic bir sey goremeyip uyuklamak, araba kullanamamak, 3D filmleri izleyememek, denize hamama gidememek kisaca hayatin tadini alamamak demek miyop olmak.

Oh iyi etmisim, yazik cok beklemisim….

Once gittim muayene oldum. Gerekli tetkikler yapildi. uygun bulundum. Pazartesi saat 14:00’e randevumu aldim hastanemden… Doktorum da sahane bir insandir; kendisine buradan ellerine saglik der, duaci olurum….

Pazardan gittim sacimi bambaska kestirdim. Daha once de yazmistim benim sacim bambaskadir, zengin avrat saci. Neyse, kuaforum de 25 yillik deneyimini konusturdu, cok sık bir kesim oldu veee…. Degisim basladi!

Unutmadan, dereceli gunes gozluklerim de bosa cikacagi icin, pazar pazar gidip kendime yeppyeni gunes gozluğü de sectim.

Pazartesi sabahi aradim, 12:50’de gelin dediler. gittim. tekrar olcum yapildi, odememi yaptim, recetemi verdiler gidip 4 adet goz damlami da alip teslim ettim.

Saat 13:20 civarinda ameliyathaneye indik. ameliyathanenin kapisinda ayakkabilar cikti, tek kullanimlik terlikler giyildi..

ozel onluk ve bonem takildi. iki damla damlatildi  gorusum giderek bulandi. (gozbebegi buyuten damla oldugundan karagoz bir sey oldum :)  )

13:30’da saniyorum, ameliyathaneye gectik. uzandim, doktorum geldi. yuzume strec film gibi bir sey kondu, sag goz acikta.. acaip heyecanlandim. ve ameliyat basladi. toplam 5 dakika surdu iki goz.

Hemen tek kullanimlik ozel bir maske taktilar. kapkara, rontgen filmi hissi veren bir gozluk. gozun cevresi de sunger kapli, ski gozlugu gibi nasil anlatayim…sifir isik geciriyor. etrafi azicik dumanli goruyorsunuz.

gece onunla uyudum, ertesi sabah cikartmama izin vardi.

Allah ne guzel yaratmis, hamdolsun, goz sahane bir sey. Allah’im goremeyenlere acisin. cok zor cok… halimize bin sukur. o gece yapacak bir sey bulamadim evde ya. ne okuyabiliyorum ne camdan bakabiliyorum ne tv ne internet…

ve yukari ciktim. gorus artik ameliyattan mi damladan mi hala bulanik ama ameliyat oncesinden daha net!!

gorebiliyorum…

Ameliyattan bir saat sonradan baslayarak 3 damlayi da saat basi damlatmak gerekiyor ilk gun.

ikinci gunden itibaren bir hafta boyunca gunde dort defa…

ikinci hafta damlanin biri kalkiyor. iki damlayla devam… ozetle, uc ay boyunca suni gozyasi damlasini kullanmak gerekiyor..

Herhangi bir sorun yasamadim. Birinci hafta bitti, bir gozde hala hafif kan var ama cok belli olmuyor.

esas belli olan, kirisikliklarim. gozluk maskeliyormus ayol! derrhal botoxlanila!!!!

Gercekten gozluksuz cam gibi, HD kalitesinde goruse sahibim su an. ilk gunlerde  hafif miyop gibi oluyordum ama giderek o da azaldi.

gece araba kullanmak biraz zor. niyeyse gece plakalari secemiyorum henuz. belki duzelir bakalim…

zaten formda da yaziliydi ilk bir ay gece araba kullanmayin diye. eh, ben de kullanmam olur biter :))

5 Yorum

Filed under saglik