Category Archives: araba

Bir fiorino’ya emniyet kemeri eklemek

Ilk çıktığı günden beri fiorino’lari pek beğenirim.

Bilmedigim bir derdi varmış. Arka koltukta iki emniyet kemeri var. Ortada yok. E 5 kisilik aileysen?

Ortadakinin canı patlıcan mı?

Neyse ki İpeyk bu işe de bir çözüm buldu. Seyyar emniyet kemeri aldım.

Ambulans tipi emniyet kemeri deniyormuş. Sipariş verdim geldi. İşte de kullanışı

Yorum bırakın

Filed under araba, severim paylasirim

Tek tip kimlik olsa ya…

Hafif.org’a zamanında yazdığım yazıları sitenin kapanması nedeniyle buraya aktaralım bari.

 

| 04 Mayıs 2007 13:39

Dün eniştem gelirken, polis çevirmesi varmış. Ehliyet sormuşlar, evde demiş. Ruhsatını almışlar…

Esasen, ehliyeti niye taşıyoruz? Ben sınavı geçmiş, ehliyetimi almışım. Ehil biriyim. Neden belge gezdireyim ki? Bir yerlerde kaydım vardır mutlaka… Merak eden araştırır bulur.

Ehliyetsiz araç kullanmak mümkün. Ehliyetim kontak anahtarı değil ki…

Ben ilkokulu da bitirdim. Ama her gittiğim yere diplomamı taşımıyorum. Mezunum dedim mi mezunum…

Niye bilmem, bu evrak merakı bitmedi gitti.
Olması gereken şey, nüfus cüzdanında bir kutucuk. Nasıl “kan grubu”, “medeni hali” yazıyorsa, “ehliyeti” kutucuğu olacak, o kutucukta, mesela benim için bir adet B harfi yer alacak o kadar…
O ehliyetin üzerinde polisin görmesi gereken ne var ki? Fotoğrafım mı? Nüfus cüzdanımda var… Keza biri bana ruhsatı izah etsin…

Nüfus cüzdanı da ehliyet boyutuna gelmeli. Cüzdana sığmalı. Kalınca olmalı ki uzun süre dayansın.. PVC’lenmiş karton bir ayda haşat oluyor…Üzerinde barkod olmalı. Nasıl vergi kimlik numarası ile vatandaşlık numarası birleştiyse aynı onun gibi, sağlık numarası da aynısı olmalı (ssk/bağ-kur vb numaralarımız var ya..)Ehliyet sınavına giren ve geçenin kimliğinde “ehliyeti” bölümündeki X işareti kaldırılır ve B yazılır. Olur biter.Bu durumda, polis ve ilgili herkes, bir barkod okuyucu ve bir de genel program ile, karşısındaki kişinin ehliyeti var mı yok mu anlar. Nedir ki?

 

 

 

Yorum bırakın

Filed under araba, Diğer, saçmasapanlıklar, soruyorum

Dibizot(*)

Paypal Türkiye’de Paypal Nakit diye bir deneme yaptı. Tutmadı. Şimdi, Kartı ilk alırken ödenen 5’er lira depozitoları “1 Haziran’dan itibaren TEB’den geri alabilirsiniz” diye mesajlar göndererek müşterilerine olan hürmetini gösterdi.

Garanti bankazındaki hesaplarımı kapatmamın yan etkisi OGS’nin de iptal olması ancak benim ertesi günü OGS’den geçiş yapıp cezalı duruma düşmem oldu. OGS içindeki 30 lira bir ay sonra hesaba yatacakmış.  OGS var. İçinde para var. Para yatırınca bir saniyede OGS bakiyesinde gözüküyor ama iptal edince, para yok oluyor.. Bir ay sonra ortaya çıkıyor. Neden? Belirsiz… “Sormaver”

OGS’ye verdiğim 40-60 TL arasındaki depozito da buhar olmuş bak sen şu işe. Cihaz benim olmuş. E sattınız o zaman? Yok. E geri verin depozitomu?!? No. Gitti. Yor maney, caney caney caney.. Bildiğin garantibankazı.

HGS aldım ne yapayım.. Elde kalan OGS cihazı nedir ne işe yarar peki? Söktüm attım bir kenara. O kenar da acaip doldu taştı ama yani. Bir zamanların Cine5 rezaleti gibi, yarın bir gün “üzerinize kayıtlı cihazı teslim etmediğinizden 1000 lira ceza ödeyin” çıkarmasalar diye binbir çeşit edevat saklıyorum. . Bak mesela Digitürk bağlamaya gelen adam internetin ara kablosunu (ucu kalın olan usb gibi bişey) kullanmış, kendi kablosunu geri götürmüş. Ben eve gidince aydım.. Şimdi onu iptal ettirince “vay bizim badem gözlü kablomuzzz” diye davası çıkacak biliyorum. Of.

(*) : Antep ağzı Depozito.

Yorum bırakın

Filed under araba, saçmasapanlıklar, soruyorum, şikayetlerim

Çipli Ehliyet Almak Sürücü Belgesinini Yenilemek

Hazirlop yazilari seviyorum.

Çocukla Gezeriz Biz

01/01/2016 tarihi itibari ile 5 yıl içinde ehliyetlerinizi değiştirip yeni tip sürücü belgesi almanız gerekmektedir.

12514028_453467898196232_6486196805734810990_o

Yurtdışında zaten normal ehliyetiniz ile araba kiralayıp sürebiliyorsunuz. Biz şu ana kadara Avrupa’da yaklaşık 13.000 km yol yaptık . Bunun 2500 Km’sini kendi arabamız ile Yunanistan Makedonya’da kalan 10.500 km sini değişik zamanlarda gittiğimiz yerlerde hava alanından kiraladığımız arabalar ile son  3 senede sürdük. Bu 3 senede 10.500 km’yi sırası ile İtalya, İsviçre, Almanya, İspanya, Fransa’nın bir kısmı , Avusturya, Slovenya, Belçika, Hollanda, Prag ve Slovakya ‘da yaptık. Şimdiye kadar yollarda ehliyet ile ilgili hiçbir sıkıntı yaşamadık, hiçbir trafik cezası almadık.

Kendi aracımız ile Yunanistan’dan geçerken bu yıla kadar uluslararası ehliyet ücreti ödüyorduk ki bu ciddi bir maliyet oluşturuyordu. Özellikle zahmetli bir evrak hazırlama ile schengen vizesi alınca bizim gibi gezmeyi sevenler bu vize sürecinde mümkün olan en fazla yeri görmek istiyorlar vize için iyi para bayılıyoruz çünki .. Yeni çipli ehliyetler ile artık…

View original post 221 kelime daha

Yorum bırakın

Filed under araba, gezen güzel olur, konuk yazar

Mesai saati düşsün o memur kafanızın ta tepesine

Girişi fıkra ile yapalım… Her haftasonu beraber golf oynamayı adet edinmiş üç arkadaş varmış. Biri ünlü bir cerrah, biri saygın bir rahip biri de tanınmış bir mühendis.. Bunlar yine gitmişler Cumartesi sabahtan golfe, bir de bakmışlar kalabalık bir gruba kapatmışlar sahayı.. bizimkileri sırada bekletmişler. Bizimkiler de müdürü çağırtmış “ne oluyor?” diye. Müdür apar topar gelmiş, müdavim ve zengin müşterileri kızdırmaya gelmez. izah etmiş: “geçen yıl klüpte çıkan yangını söndürmek için gelen itfaiyecilerin 10 tanesi dumandan kör oldu, biz de onlara jest olarak sahayı istedikleri gibi kullanma izni hediye ettik. Bugün oyun günleri yani. Sizi bekleteceğiz.”

Doktor acımış… “Yazık, kahraman gençler için hastanemde yapılabilecek bir şey olup olmadığını bir araştırayım.. belki tedavi ettirebiliriz”

Rahip ellerini kavuşturmuş: “yarınki ayinde bu âmâ evlatlar için bütün cemaate dualar ettireceğim”

Mühendis sinirlenmiş “gece gelip oynasınlar”

 

*-*-*-*-*-*-*-*-

Neredeyse 20 yıllık şöförlüğüm var. İyi de kullanırım ayıptır söylemesi. Övmek isteyen bir çok insan “abla erkek gibi kullanıyorsun” derler. O derece..

Kaza yaptım Mayısta. Basit bir geri gelme sırasında garip bir yükseltiye çıktım. Arabanın tamponu söküldü.

Servise götürdüm, kasko ödüyor bir de ikame araç veriyor. Oh ne ala.

Saat ikide aradım kaskoyu.. Saatler sonra geri aradılar. Yarın eksper görecekmiş, gün içersinde rentekarları beni arayacakmış, şöför müsaitliğine göre araç teslimi yapılacakmış.

Yok deve.

“Bu gece bana araç teslimi yapın, ben yarın çocukları okula götüreceğim, kendim işe gideceğim, keyfinizi mi bekleyeceğim” dedim ama dinlemediler haliyle. Rentekar kapalıymış. Abi rent-a-car niye kapanır? Fırın mı lan bu? Hamur mu karacaklar? Adama bi telefon edersin getirir arabayı kapıya. İşi ne? Bundan para kazanıyor adam. Gece olunca insanın arabaya ihtiyacı olmayacak mı? Eksper yarın gitsin baksın benim araca, rapor versin ne ederse etsin.. Benim kazadan en geç 1 saat sonra araca kavuşmamı sağlayamayan kasko rentekarına teessüüf ediyorum.

Ne bu saçmalık?

Evet sana bakıyorum @LibertySigorta

Mesai saati olamaz sizin sektörde. Ben hasar bildirdim mi, ikmal aracın tekeri dönecek, aaacilen kapıma gelecek aracım. Eksper raporu olumlu vermezse indirimli fiyattan ödeyeceğim kirayı, o benim problemim.

 

Yorum bırakın

Filed under araba, saçmasapanlıklar, şikayetlerim

İspark’a borç yazdırdım ;)

Adliyeye işim düştü.

Aniden düştü. Otoparka daldım, cebimde kuruş para yok..

Çıkamadım.

Görevliye ehliyet bırakıp para çekip geldim. :(

Veresiye park etmiş bir insanım. Migros’tan da veresiye alışveriş etmişliğim var. Büyük kurum ve kuruluş ama çalıştırdığı insanlar beyefendi, halden anlar kişiler olunca işimiz halloluyor.

Lakin #ispark, değerli kurumum..

Üzerimde para yok, yaz plakaya ?

olmuyormuş Adliye otoparkında. (Başka yerlerde oluyor…Park görevlisi yoksa mesela, münasebetsiz saatlerde bırakıp alınca arabayı sonradan internetten ödediğim oldu)

Kredi kartı kabul et?? etmiyormuş

 

 

eeeooooof ya

 

Yorum bırakın

Filed under araba, saçmasapanlıklar, soruyorum, şikayetlerim

Ham ham evham, bagajı dolu arabam

Yazıya girmeden önce bilinmesi elzem bazı veriler:

 

80’ler çocuğu iseniz bilirsiniz bir MacGyver’imiz vardı..

On parmağında yüz marifet, çakı çakmak ayna tarak ne varsa birbirine ekleştirir icabında bomba icabında telsiz yapar kendisini ve yanındakileri ne hikmetse her hafta her hafta bulaştıkları türlü beladan bir damla kan akıtmadan kurtarırdı. Mucize gibi adamdı. Eli yüzü düzgün ve becerikli olmasının yanı sıra zeki de bi abiydi, pek hayrandık bir dönem..

Bir de elbette, Cevat Kelle. yerli kameraman. co-pilot. Herşey ve herhangi bir şey bulunduran yancı. Sinan Bengier’in çok iyi canlandırdığı bir Levent Kırca karakteri..

 

 

Bu ikisini bilmeden bundan sonrasına ne kadar hakim olabilirsiniz bilmem.

—–

Bir de anı. Kankam sordu “neden kedi almıyorsun?”

“e tatile filan çıkarsak kim bakacak hayvana, kıyamam”

“e neden tatile çıkmıyorsun?????”

—–

 

Biraz evhamlı mıyım, huysuz muyum, kuruntu mu ediyorum bilmiyorum. Bazı konularda aşırı takıntılı davranışlarım var. Her şeye hazırlıklı olmayı seviyorum. Geçen yıllar boyunca yaşadıklarımdan “ah ulan tam şu anda bi xxxxx olsaydı” dediğim şeyleri not alırım kafama. Sonra da onu bulundururum. Tecrübelerime göre bir kere ihtiyaç olunca kesinkes bir daha oluyor.

Arabanın bagaj çantasını geçenlerde yılsonu nedeniyle eve çıkardım,bir elden geçirip güncelledim. Bagajda taşıdığım çantamın içeriği aynen şöyle:

20141208_093036

Sırasıyla

1- Mühim eşyalar iç çantası

2- Battaniye

3- Büyük boy çöp poşeti

4- Bere (beresiz çıkılmış günler oldu.. dondum)

5- Bir adet hırka

6- Bir adet daha küçük hırka (üzerlerine bir şey almadan çıktıkları ve eve geç döndüğümüz günler için)

7- Buz kazıyıcı

8- Eldiven (iğrenç şeyler tutmak zorunda kaldığım oldu. iyi ki bulundurmuşum)

9- Terlik (acil durumlarda hayat kurtardı. yalınayak kalmaktan iyi..)

10- Diş Macunu

11- Orta boy t-shirt (çocuklar için)

12- Dağcı Karabinası (eve tek elde on poşet çıkartmak için)

13- Buyuk boy t-shirt(üzerimizi değişmemiz gerekirse)

14- Manyetolu El Feneri

15- Arabanın evrakları

16- Dev boy yağmurluk

17- Kedi maması (sokak kedilerini gördüğümüz yerde besleriz)

18- Reflektörlü yelek.. (acil durumda gör ve görül)

19- Tebeşir seti (bir tane bulundurmak şart zaten trafik kuralları gereği)

20- Buz kazıyıcı 2 (bunu unutup koymuşum :) )

 

20 kalem malzeme vardı bu çantada. Bayağı azalttım sadeleştirdim (%25 çıktı) sonra da tekrar bagaja teptim.

Mini çantanın içeriği kabaca şöyle:

20141208_0934532

20 kalem malzeme de bunun içinde var ki, bilmiyorum açıklama gerekir mi…

 

Evet işte benim ta içimdeki evham müdürü böyle diyor.

Gün gelir lazım olur atın bagajda bulunsun kardeş.

 

 

Kendime not.. İlkyardım çantası içeriği ile Tatil çantası içeriğini de paylaşayım

9 Yorum

Filed under araba, güvenli hayat, severim paylasirim, tertip

Karabina Karambita!

Yabancıların bir deyimi vardır, “when the going gets tough, tough gets going..”
“işler sarpa sarınca, sarp tipler kolları sıvar” “zor günlerde zorlu kişi yolunu bulur” gibi çevirebilirim. İş başa düşünce netten aldığım bir fikri hayata geçirdim.
Bagaja bir adet karabina attım. Dağcıların kullandığı çengelli iğne kılıklı şey var ya, o..

Market dönüşü elli tane poşeti taşımak için bana yardım ediyor.

Kendi icadım led döşenmiş bagajım :)

 

Poşet taşıyan karabinayı taşıyan ben. (üç parmakla on poşeti taşımam mümkün)

 

1 Yorum

Filed under alışveriş işleri, araba, icatlar, internet, severim paylasirim, tertip

Vrrn. Biip biiiip.

Dünyanın en pahalı benzinine para vermekten bıktım. Sade benzine değil; park etmeye, yıkatmaya, yılda iki defa vergi ödemeye incigina cincigina para vermek de tak etti canıma.
Elektrikli bisiklet/scooter aldım.  Çok pratik. Çok rahat.  Yakın yerlere arabasız gidiyorum.
100 km yaptim bile. Üniversite yillarima kadar çok iyi bisiklete binerdim. Sonra kilo aldik filan… yani tecrübe var. Ilk aldigim yerin sahibi 15 dakikalik kurs verdi. 3 saat kadar da trafige kapali alanda kendim calistim. Sonra sağdan sağdan saatte 10 km hızla, yürüme hızında yani, gitmeye başladım. Ne kadar motorcu sitesi varsa favorilere aldım her gün okuyorum, öğreniyorum. Gerek yok ama motor ehliyeti almak için de başvurdum.
Her 50 km’de şarjı doldurmak gerekli.  Aşağı yukarı 10 saatte şarj doluyor. Bana söylendiğine gore 1,5 liralik elektrik yetiyor.  ;)
100 km’de 3 lira yakmış durumdayim. :D
Görenler biraz hayret etse de ben seviyorum ve binmeyi kolay kullanmayi keyifli buluyorum. Çevreye saygisi olan herkes kullanmali bence.
Henüz trafikte sıkıştırma filan yaşamadım. Genelde yol veriyor sürücüler.  Diğer motorcular kesinlikle çok yardımcı oluyorlar. ;))
Bir tane alırsanız, ilkin kask sonra eldiven ve sonra da montunu almaniz lazim.
Güvenlik çok önemlidir.

image

Elektrikli Bisiklet

4 Yorum

Filed under araba, e-scooter, severim paylasirim

Fakir hırsızlığa çıkarsa, ay akşamdan doğarmış..

En sevdiğim ata, Nasreddin Hoca olup, atasözü de “ağaçtan ileri yol gider”(*) dir.

İşten çıkmadan evvel aklımda smoothie yapcak bi gereç satın almak vardı. Tıngır mıngır giderken, yolda arabamın direksiyonu bir arıza çıkardı. Dörtlüleri yaktım, sağdan sağdan kenara yanaştım. Al sana smoothie…

15:50 Back-up görüşmesi, derdimi anlatma,çekici isteme
15:53 Servisi arayıp geleceğimi söyleme, işlerime bakan Serdar beye ulaşamayış
16:04 Eşimi arayıp özet geçmek, sorularını es geçmek
Bu arada BiTaksi uygulamasından bi taksi bulamamak. Köşede el kaldırıp taksiye atlamak, taksinin başka işe giderken beni araya sıkıştırmaktan mutlu olması, beş kuruş paramın olmadığını atm’de durup para çekeceğimi öğrenince surat asması
16:07 Kızın okuldan alınıp bir başka taksi bulunması ihtiyacı
16:07 Back-up geri arayıp teyid etmesi. Lafı bir türlü anlayamayan bön kadına sinirlenmek, bir de başka bşr adama izah etmek zorunda kalmak, kol çantasından nefret etmek, sırt çantasına dönmeyi ummak, bir yandan taksi kollamak
16:07 Servisi arayıp ulaşamamak, scooter edinme arzusunun giderek cazipleşmesi
16:23 eve geliş lakin giremeyiş, hane halkının kapıyı duymaması
16:26 çekicinin ‘yoldayım’ araması, çantayı kapıp fırlamak
16:30 BiTaksi gene işlevsiz
16:37 Mahallenin durağını aramak, çalıp çalıp açılmaması, taksisiz kalmak
16:43 köşeden binilen taksiciyi direksiyon motorunun varlığına ikna ederken eşimin araması, kısa bir özet geçiş
16:53 taksicinin hepi top 1,5 lira fazla almak için yolu göz göre göre uzatması, özür dilemesi lakin rakamın helal edilmemesi, annemin araması, ‘sabah aradıydım?:(‘  sorusuna brief
16:55 çekicinin bi daha tarif istemesi. ‘Dümdüz gel bilader’ cümlesinin dilimi yakması ancak kurulamaması, insanların akıllı telefonu ne b.kuma aldıklarının merak edilmesi
17:05 annemle konuşma, konuyu hatırlamıyorum,ha hu

image

17:16 çekicinin üzerinden servisi aramak, ilgisiz bir ablaya Serdar beyi sormak, ‘numaranızı bırakın sizi arasın’ cevabına tilt olmak, ‘isterse arasın, geliyorum zaten’ itişmesi
Süreçte çekicinin aracındaki diğer abinin vanının ilk frende tepemize inmeyeceğini ummak.
Çekicinin arabayı servise atıp kaçması, servisin kapanmak üzereyken gelmemin yine de sevinç yaratması, kendimi evde hissetmek, hoş karşılanmak, teslimiyet.
Güvenliğin taksi çağırma gayretinin boşa çıkması. Yine köşede araba durdurmak, onun da gezdirme niyetlisi çıkması, hiç bir yeri bilmemesi ve buna zerre üzüntü duymaması. Bariz bir yolu adım adım tarif etmek, netten elektrikli scooter bakma arzusu ve eve dönmek.

İnsanlık olsun diye çekicinin şöförünü arayıp “zahmet verdik teşekkür ederim” demek.
Hadsiz çekicinin “bir kahve içer ödeşiriz” sululuğuna muhatap olup günü minimal asap bozukluğu ile kapatmak için aldırmamak……

Ee, sizde ne var ne yok bakalım?

(*) mahallenin veletleri Nasreddin Hocayla dalga geçmek için plan kurmuşlar. Göya uçurtmamız ağaçta kaldı deyip yardım isteyecekler, hoca da yazık, ağaca tırmanmak için çarıklarını çıkaracak, tam ağaçtayken alıp kaçacaklar çarıkları, hoca da kalakalacak ağaçta. Hesaba katmadıklar şey, hoca’nın içindeki çocuğu koruyor olduğu. Anlamış niyetlerini, sokmuş çıkardığı çarıkları kuşağına.
Çocuklar bozulmuş.. “eeeaa hocaa, niye ağaca çıkarken çarığını kuşağına sokuyorsun ki?”
;) “belli mi olur, ağaçtan ileri yol gider belki”

7 Yorum

Filed under araba, saçmasapanlıklar, şikayetlerim