Yeni yil temiz yil..

Anneanneden kalan bir aliskanlik. “Yeni yila nasil girersen oyle gider” inanciyla bildigin bayram temizliği yapmak..
Öyle ince temizlik nesilden nesile sönümlendi aslinda. Benim yeni yil temizlik bağım; rutin aylık/3aylik/6aylik/yillik yenileme ve tazelenme operasyonlarimin tombul bir başlangıç noktası olmasıyla özelleşiyor.

image

Deli titiz biri degilim. Olayim bu:  Yillik değişim stoklari ortaya cikti. Eksikler alindi. Eskiler atıldı.

🔰Diş fircalari 15 gunde bir kaynatilmakla beraber, iki ayda bir yenilenir. (Misafir fircasi mutlaka bulundurulur)
🔰Bulasik sungeri arada makineye atılarak aylik,
🔰vileda ucu arada makineye atilarak üç aylik,
🔰mutfak ve banyo fircalari üç ayda bir,
🔰supurge torbasi ve kurutma mk suzgeci doldukca,
🔰cekmece/dolap/buzdolabi ortuleri altı ayda,
🔰Kurutmanin rezistansi aylik,
Degisir/yıkanır/bakima girer/yenilenir.
🔰🔰🔰🔰Yilbasinda dokuz ayin çarşambasi bir araya gelir toptan bi tazelenirim.

Haftasonu da kendime bir bakim cekeyim hele..

2 Yorum

Filed under alışveriş işleri, ev işi, severim paylasirim, tertip

2015 yolcu..

WordPress.com istatistik yardımcı maymunları bu blog için bir 2015 yıllık raporu hazırladılar.

İşte bir alıntı:

Louvre Müzesi, yıllık 8.5 milyon ziyaretçi ye sahip. Bu blog, 2015 içinde yaklaşık 95.000 kez görüntülendi. Eğer bu Louvre Müzesi’nde bir sergi olsaydı, bu kadar insanın bunu görmesi yaklaşık 4 gün sürerdi.

Raporun tamamını görmek için buraya tıklayın.

Yorum bırakın

Filed under Diğer

Parlar mutfak parlar gözlerim

Zamaninda bana gore “entel dantel” gelen ikinci el alma verme, yeşil yaşam, hayvan koruma, doğal beslenme, az ve paylasimli giyinme, elektrikli motor kullanma ve turevi hipi icatlarini cook kinadim. Asaletim ve burnum dusse egilip almayan gururumla gunumu gun ettim.

“Allah vermesin, kinadiğini görmeden ölmezsin” derler ya, azili bir cevreci olma yolundayim.

Hayatimi ilk Shibumi degistirdi. Ilk taşı ondan yedim. Sadelikteki güzellik, ona ulasana kadar sabirla bozup yapmak deli isiydi ama kara cahil ruhumda bir isik pirildadi.

Kimyasallari terk etmek… karbonattir sabundur derken..Adim adim bugune geldim. Bugun… İlk “temiz temizleyici” ürünüm hazir.

Mevsiminde sıkılmış portakal, mandalin, limon kabuğu kavanoza basılır. Uzeri sirkeyle ortulur. Kapatilir kaldirilir. Ara ara altüst etmek iyi olabilir.

 

15 gun sonra portakalli sivi yuzey temizleyiciniz emrinizde.

Hani derler ya :”Nasreddin hocayi polis cevirmis, alete uflemis 7 promil alkollu cikmis. Hoca demis “ben hacıyım alkol almam.” Polis de sasmis. Aramislar taramislar meger hoca portakal yemis kabuguyla. O da midesinde alkole donusmemis mi?”

Harbi reaksiyon bu sekilde mi kimya bilen birine sormak lazim.. Asetik asit yazabilirim ama portakalin formulunu bilmiyorum.
image

Neticede cozelti basarili. Fisfisli siseye koydum. Yari yariya sulandirdim. Sıkıp kagit havluyla sildim.
image

Bilin bakalim hangi taraf??

Ocak parladi.
image

Yapiniz yaptiriniz.

 

 

6 Yorum

Filed under aile, alışveriş işleri, ev işi, güvenli hayat, icatlar, saglik

Makale: Dunyanin ilk web sitesi 25 yil once acilmisti

Bin yildir filan var gibi gelse de, internet hala yeni.. web siteleri daha da yeni icatlar…

The World’s First Website Went Online 25 Years Ago

http://flip.it/R9T0W

Yorum bırakın

Filed under bilgisayar, icatlar, internet

Fıkra gibi memleket

Politically Correct: siyaseten doğru…

Hepsi yabancı dillerden gelen, bizde karşılığı olmadığı için yalap şap tercüme edilen tanımlar. Az açıyorum:

2015 yılı Birleşik Devletlerde herkesin her halta alındığı yıl olarak anılmakta. Bilim adamı diyemiyorsun, kadınlar isyan ediyor. Hop “bilim insanı”icat ediliyor.

Ten rengi beyaz olmayan insanlar alınıyor, zenci denmiyor, renkli denmiyor, o denmiyor bu denmiyor. Hop Irkçısın.

Kadın ya da adam denmiyor, vay efendim cinsiyet ayrımcısısın. Antin kuntin şeyler.

Kimsenin dini imanı belli olmadığından kimselere “mutlu noeller” diyemiyorsun; müslümansa, yahudiyse, dinsizse vb vb darılıyor. Bu yüzden yılbaşı tebrikleri kimseyi alındırmayacak, gücendirmeyecek sapsade hale getirildi, “Happy Holidays” deyip işin içinden çıktılar. Mutlu tatiller.

Ben küçükken anneannem “-kör- denmez -âmâ- denir” derdi. Kör diyerek insanların duygularını incitmek doğru değildi ona göre.

Sonra kör kalktı, görme özürlü oldu.

Bundan da “özür” alınganlığı çıktı ve politically correct olarak görme engelli dendi.

Adı ne olursa olsun, hiç kimse hala göremiyor o ayrı.

Bir başka engel türü de, sakatlık, ehem. Bedensel Engelli. Tekerlekli sandalyede gezinmekle ilgili. Zaman zaman çeşitli kırık, fıtık, incinme, yırtılma ve yaşlılık sorunlarımız oldu, koltuk deyneği ve sandalyede gezdik ailecek. Zor şey. Yani ciddiyim bunları yazarken.

Akülüleri çıktı.

Muhteşem icat, kimseye bağlı kalmadan kendi başına gezebiliyor gezemeyenler. Aküsü orada burada biterse yolda kalmasın diye belediyeler ve kurumlar merkezi yerlere hayrat gibi şarj istasyonları kuruyorlar.

Harika fikir.

Şirin ilçelerimizden Kartal’da bir akü şarj istasyonu.

Ulaşabilene ödül olarak şarj imkanı.

Cinssiniz yeminle.

 

 

Yorum bırakın

Filed under insan olmak, saçmasapanlıklar, şikayetlerim

Hediye Zamanı! Reddit Gifts 2015

Geçen sene olduğu gibi bu sene de, Reddit’in hediyeleşme etkinliğine katıldım.

İki çeşidi var, birinde kartlaşıyorsunuz birinde hediyeleşiyorsunuz.

İkisine de yazdırdım adımı.

Hediyem bir adet Türk Peştemali, nazar boncuğu ve kendi yaptığım zeytinyağlı saf sabunlarımdan bir set olarak İngiltere’ye gitti. PTT kargo ile 15 lira tuttu. Atla deve değil yani.

Kartım ise yanında mini sabunlarla ABD’ye gitti.

Bugün bana yollanan kart elime ulaştı. Teee Seattle’den cici Snoopy’li pulları olan çok şirin bir tebrik kartı. Ve yollayan arkadaş geçen sene tatilde İstanbul’daymış :))

20151211_092953

Hediyem ise bildirildiğine göre, yolda. Bekliyorum!

Çok iyi ya… <3 <3 <3

veee son dakika (18/12/2015) hediyem de geldi. “Bir kafein bağımlısından diğerine” notu eşliğinde!

20151218_095502

Mini İstatistik.

Kart Çekilişine 80 ülkeden 4500 kişi katıldı. Hediyeleşmeye ise 154 ülkeden 120600 kişi. :))

 

 

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, internet, kültür, severim paylasirim

Aynı Elbiseyi İki Kere Giymenin Ayıbı (Olur Mu?)

Bu çok güzel bir görüş açısı.

 

Kaynak: Aynı Elbiseyi İki Kere Giymenin Ayıbı (Olur Mu?)

Yorum bırakın

Filed under Diğer

İpekAG pişiriyor: Herşey dahil 7* Poğaça

İşi ehline vereceksin tamam da, tembele verdiğinde daha kolay bir yolunu bulur çıkarır o kesin.

Ne demiş Nasreddin Hoca saz çalışını eleştirenlere? “Onlar benim bu bastığım perdeyi arıyorlar”

Tembeller şahı olarak, kek börek çörek alanında elemeler yaparak EN İYİ tek tarifi bulur çıkarırım sonra da bin yıl aynı tarifle pekala yaşarım. Yap yap aynı tarif evet ama o kadar güzel ki her şekilde elli farklı tariften daha başarılı. Biraz peyniriyle oyna, baharat ekle,oklavayla açıp kalıpla kes… zaten değişik gibi oluyor :))

Efenim tarifimiz şu şekil.

İNTİKAM ROKETİ

Fırın 180 dereceye ısıtılır.

1 yumurtanın sarısı ayrılır.

Yumurta beyazı,

2.5 bardak un,

kabartma tozu,

yarım paket eritilmiş margarin,

yarım çay bardağı sıvıyağ (fındıkyağı koyarım ben)

yarım çay bardağı su.

1 yemek kaşığı toz şeker.

1 çay kaşığı tuz.

1 bardak kadar peynir rendesi.

Hepsi yoğrulur.

İster streçe sarılıp 5 dakika buzluğa atılır ve oklavayla açarak kalıpla kesilir. İster ceviz kadar koparılıp yuvarlanır tepsiye fırlatılır. (intikam kısmı bu işte.. süper zevkli. şlap diye yapıştırıyorsun tepsinin boş bir yerine. )

İster yağlı kağıda sararak silindir şeklinde yuvarlanır, dilim dilim kesilerek tepsiye dizilir.

Kafana göre.

İlk baş ayırdığımız yumurta sarısı azıcık şeker katıp yüzüne sürülür. Çörek otu, susam, mahlep, zahter… kafana göre..

Fırın 175’e düşürülür, tepsi sürülür yaklaşık 20 dakikada altın rengi olunca çıkarılır. Kıyır kıyır vallahi.

Bir tepsi dolusu 24-25 tane çıkarıyorum bu tariften.

20151203_220410Kim uğraşacak tek tek aç, peynir tık, kapa, diz.. çatlasın patlasın sinir ol… Her şeyi içinde en güzel..

{Güzin’e sevgilerimle}

9 Yorum

Filed under iştahlı işler, severim paylasirim

Keşke bura Amerika olsa

Amerika deyince de bozuluyorlar, “imirika  kitanin adi, biz ilkiyiz” diyorlar.

Birleşik devletlerden bahsediyorum.

Adamların bi adet kanunu var. Postaya bulaşılmaz. Postaya bulaşmak federal suçtur. Adamın adı yazılıysa üzerinde o zarf şahsi evi arsası gibidir, işi olmayan giremez.

bum

Ne diyor amcam?

Girmek yasak, gireni vururuz, sağ kalanı

bir daha vururuz.

Apartman girişinde bi mantar pano var. Sucu, elektrikçi, gazcı aletle geliyor bizim sayacı okuyor, cıııırt diye çıktı alıp zart diye iğneliyor panoya. Apartmanda okuması olan her yaştan insan kime kaç lira fatura gelmiş kıyaslamaya girişiyor. Erken gelen kendi faturasını ve de namusunu kurtarıp kaçabiliyor, işten geç çıkan cümle aleme maskara oluyor orda sallanan fatura rakamıyla..

Abi sorun değil, “şakır şakır harcadım, cayır cayır kullandım, çatır çatır yaktım patır patır öderim arslanlar gibi, şan olsun” derim demesine de.. Unutmuşuz pis faturanın tekini, ayı gibi bi sayfa çıktı da ona almış kondüktör.. tahsilatör.. eli cihazlı arkadaş kimse artık… iğnelemiş panoya. Ayı kadar bold bold “UYARI ÖDENMEMİŞ FATURANIZ VAR !!! ABONELİĞİNİZİ KESECEĞİZ!!!11bir bir1  FİTİL FİTİL GETİRECEĞİZ” mahiyetinde bi yazı dalgalanmakta. Rezil rüsva olduk iyi mi..

Bu faturaların alenen gelmesi bizde suç değil mi? Zarfa konması, elden teslim edilmesi filan gerekmez mi? Mail atsınlar ısırdığımın faturasını. Yeter ki asmasınlar…

Niye millete ilan ediyorsun bizi ey #iski #igdas #ayedas sikayetçiyim. Bura amerika olsa rastgele bi avukatı takar peşime dava açar paraya mani derim.

De burda nereye nasıl başvurulur, bürokrasiyle nasıl cebelleşilir bilmiyorum ki?

Kendime not: panodaki iğneleri kaldırayım ben!

 

1 Yorum

Filed under saçmasapanlıklar, soruyorum, şikayetlerim

IpekAG oneriyor: mutfak hijyeni

image

Mutfakta lavabonun yaninda bu bıdık duruyor.
Kendisi agiz/bogaz antiseptik spreyi. Bu donemde her receteye giriyor, evde surekli bir iki sise bulunuyor.
E dibine kadar da kullanmıyoruz. Iyilesen kenara atıyor.
Iste bu az kullanilmis spreyler mutfakta guzel hijyen sagliyor!
Kesme tahtalari, saklama kaplari, cocuklarin okul mataralari, copun dibi…
Her an her zaman lazim oluyor.
Hic birsey yoksa, bulasiktan sonra lavaboya iki fıs sıkıyorum.

Yorum bırakın

Filed under ev işi, icatlar, saglik, severim paylasirim