Yıldönümleri -ii-

Evet gelelim evlilik yıldönümünde ne alsam yeridir konusunda. Geçen yazıda hangi yıldönümünde ne alınır kısmını halletmiştik, bu sefer de “bir şey alayım ama özel bir şey olsun, başka hiç kimsede olmasın” diyenlere ipucu veriyorum: Hediye Sepeti .

Bu sepet hem birbirinden değişik ürünlerle dolu, hem de bu ürünlerin her birini kendinize göre özelleştirebiliyorsunuz. Kimselerde olmayan hediyenizle eşinizi şımartmak mümkün yani. Bir ahbabın 5. evlilik yıldönümü için mesela, ahşap bir şeyler alayım diye çok bakındım bir şey bulamamıştım. Keşke daha önce bilseydim. Şu güzelliğe bakar mısınız?

sepet aile

Sadece yıldönümü ile kısıtlamayayım, site her tür hediye için fikirlerle dolu. Doğum günü de olur, babalar günü de olur, kankaya ev almışsın, araba almışsın hayırlı olsun hediyesi de olur, siz neye baktığınızı işaretleyin, hediye sepeti açılıyor, seçenekler yağıyor.

Sitede gezerken bu ahşap ürünlerin böyle kartpostal ebadında, el kadar bişey olduğunu düşünmüştüm…

Bana siteden gelen ürün öyle göz kamaştırıcı, öyle dikkat çekici ki, nereye koyacağımı şaştım. Bakınız:

wpid-20140912_121036.jpg

Kalemi de ölçek olsun diye koydum, eni konu oturaklı bir hediye kesinlikle. Hem anısı olur, hem gelene gidene havası.

Üzerinde durduğu şövale paketle beraber hediye olarak geliyor. Aklınızda bulunsun…

5 Yorum

Filed under aile, alışveriş işleri, severim paylasirim

Yıldönümleri -i-

“İyi bir evlilik iki şeye bağlıdır” derler.. “Doğru insanı bulmak, doğru insan olmak!”

Bunun basmakalıp bir fikir olduğunu düşünebilirsiniz, ama işin sırrı sadece bu. Bunu da buraya yazdıktan sonra, gelelim bugünkü yazının güzeller güzeli konusuna.

Evlenme yıldönümleri.. Ne güzel şeylerdir. Yılda sadece bir defa olurlar ama kutlanmaya da değerdir. Onlu yılların dönümleri apayrı heyecandır.. 25 yıla Gümüş, 50 yıla Altın Evlilik Yıldönümü dendiğini duymuşsunuzdur. (100 yaşına kadar yaşayana da “Dalya dedi” derler ama o farklı bir yazı konusu, 100 yıllık evlilik masallarda olur anca :) )

Ortaçağ Avrupasında bazı evlilik yıldönümlerine özel bir önem verilmiş. 1., 5., 10.,15., 20., 30., 40., 50., 60., 65., 70., 75., ve 80. yıldönümleri daha bir özenle kutlanmış. Evliliğin kutsallığı ve uzun yıllar sürmesi toplum için o kadar özel ki, törensever ingilizler bunu iyice özendiren (ya da en azından beni özendiren) bir fikirle 60. yılını kutlayan çifte kraliçenin özel tebrik mesajını içeren bir kart geliyor.

Benzer bir uygulama ABD’nde de var, Başkan tarafından kutlama kartı geliyor orada da. Ama tabii kraliçe’den kart almanın yanında, eh, neticede bir devlet memuru tarafından kutlanmak sönük kalır …

Buyrun kendiniz değerlendirin:

baskan_opt -

Kartı çok beğendim, sergileyeyim dersen ayrıca kraliyet çerçevecisi resmi çerçeve de satıyor sana, içine takıp gelene gidene havanı basıyorsun. kralice_opt

Bu fikri sindirmek için biraz bekleyin, sonra devam edelim.

Aradan geçen zamanda kuyumcular da “abi niye sadece 10’lu yıllara özeniliyor, aradaki yıllara da bişeyler verme adeti çıkaralım, alışveriş olsun” demişler ve adete kuyruk takmışlardır.

Klasik evlilik yıldönümü isimleri ve o yıllara ait verilecek hediyeler şu şekilde sıralanır:

Yıldönümü Geleneksel Modern
1 Kağıt Saat
2 Pamuk Porselen
3 Deri Kristal ya da Cam
4 Meyve ya da Çiçek Küçük Ev Aletleri
5 Tahta Çatal Bıçak seti
6 Şeker/Ütü Tahta
7 Yün/Bakır Masaüstü setleri
8 Çömlek/Bronz Keten/Dantel
9 Söğüt/Çömlek Deri
10 Teneke/Aluminyum Elmas Mücevher
11 Çelik Tasarım Mücevher
12 İpek/Keten İnci takılar
13 Dantel Tekstil Kürkler
14 Fildişi (etik değil,değişti) Altın mücevherat
15 Kristal Kol saati
20 Porselen Platin
25 Gümüş Gümüş
30 İnci Elmas
35 Mercan Yeşim
40 Yakut Yakut
45 Safir Safir
50 Altın Altın
60 Pırlanta Pırlanta

İşte bunlar, evlenme yıldönümlerinin adları ve alınacak hediyelerin ipuçları..

Devamı var: Yıldönümleri -ii-

1 Yorum

Filed under aile, araştırdım, insan olmak, kültür, severim paylasirim

Zenon’un sürahisi

Antik yunan felsefesinden Zenon der ki, buradan şu ilerideki ağaca kadar yürüyerek, ama her seferinde kalan yolun yarısına kadar giderek… o ağaca asla varamazsınız.

Xenon farlar bu parlaklığı adamın göz alıcı teorilerinden mi alıyor? Bilmiyorum.

Bizim evdeki sürahileri biliyorum. Kurala göre kim bitirirse suyu, sürahiyi de o doldurur. Sırf doldurma eziyetine girmemek için, susuzluktan çatlasak da sürahide kalan suyun yarısını koyuyoz bardağa..azar azar.. hop sürahi büyük oranda boş olmasına rağmen dolaba/tezgāha. Sonraki talihli, kalanın yarısını içip kaldırıyor..

Amman bitmesin.
O hoo, dünya kadar su var daha, boşver.
:)

image

Ta ki birimiz sinir olup bağıra çağıra, söylene sokrana doldurana dek..

7 Yorum

Filed under aile, ev işi, iştahlı işler

Belirli Günler ve Haftalar <3

OCAK
7-13 Ocak Verem Haftası
Ocak ayının 2. haftası Enerji Tasarrufu Haftası
10 Ocak Gazeteciler Günü
25 Ocak Dünya Cüzzam Günü
25 – 31 Ocak Cüzzam Haftası
26 Ocak Dünya Gümrük Günü
ŞUBAT
7 Şubat “National Sweaters Day” (Ulusal Kazak Günü)
19 Şubat Milli Eğitim Vakfı Kuruluş Günü
Şubat Ayının Son Haftası Vergi Haftası
28 Şubat Sivil Savunma Günü
MART
Mart ayının ilk haftası Girişimcilik Haftası
1 – 7 Mart Deprem Haftası
Mart ayının ilk haftası Yeşilay Haftası
15 – 21 Mart Tüketiciyi Koruma Haftası
8 Mart Dünya Kadınlar Günü
8 – 14 Mart Bilim ve Teknoloji Haftası
12 Mart İstiklâl Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif ERSOY’u Anma Günü
14 Mart Tıp Bayramı
15 Mart Tüketici Hakları Günü
16 Mart Öğretmen Okullarının Kuruluş Yıl Dönümü
17 Mart Dünya Pi günü (3,14)
18 Mart Çanakkale Zaferi
18 Mart Şehitler Günü
18 – 24 Mart Yaşlılar Haftası
21 Mart Nevruz gününü içine alan hafta Türk Dünyası ve Toplulukları Haftası
21 Mart Uluslararası Irk Ayırımı İle Mücadele Günü
21 – 26 Mart Orman Haftası
22 Mart Dünya Su Günü
23 Mart Dünya Meteoroloji Günü
27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü
Mart ayının son pazartesi günü Kütüphaneler Haftası
NİSAN
1- 7 Nisan Kanserle Savaş Haftası
4 Nisan NATO Günü
5 Nisan Avukatlar Günü
7 Nisan Dünya Sağlık Günü
7 – 13 Nisan Sağlık ve Sosyal Güvenlik Haftası
8 – 14 Nisan Sağlık Haftası
10 Nisan Polis Teşkikatı’nın Kuruluş Günü
14 Nisan Şehitler Haftası
15 – 22 Nisan Turizm Haftası
20 – 26 Nisan Kutlu Doğum Haftası
21- 28 Nisan Ebeler Haftası
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
23 Nisan gününü içine alan hafta Dünya Kitap Günü ve Kütüphaneler Haftası
25 Nisan Türkiye İstatistik Günü
MAYIS
28 Nisan – 4 Mayıs Kardeşlik Haftası
Mayıs Ayının İlk Haftası Bilişim Haftası
Mayıs Ayının İlk Haftası Trafik ve İlk Yardım Haftası
Mayıs Ayının II. Haftası Vakıflar Haftası
1 – 7 Mayıs Karayolu Güvenliği ve Trafik Haftası
4 – 10 Mayıs İş Güvenliği Haftası
5 Mayıs Avrupa Günü
6 Mayıs Hıdrellez
Mayıs ayının 2. Pazar günü Anneler Günü
10 Mayıs Danıştay ve İdari Yargı Haftası
10 – 16 Mayıs Engelliler Haftası
12 – 18 Mayıs Hemşireler Haftası
14 Mayıs Dünya Eczacılık Günü
15 Mayıs Hava Şehitlerini Anma Günü
15 Mayıs Uluslararası Aile Günü
15 Mayıs Tarihini İçine Alan Hafta Aile Haftası
18 – 24 Mayıs Müzeler Haftası
19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı
19 – 25 Mayıs Gençlik Haftası
25 Mayıs Etik Günü
29 Mayıs İstanbul’un Fethi
HAZİRAN
5 Haziran Dünya Çevre Günü
Haziran Ayının 2. Haftası Çevre Koruma Haftası
3. Pazar Babalar Günü
26 Haziran Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı İle Mücadele Günü
TEMMUZ
1 Temmuz Kabotaj ve Deniz Bayramı
10 Temmuz Dünya Nüfus Günü
24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı
AĞUSTOS
26-30 Ağustos Zafer Haftası
30 Ağustos Zafer Bayramı
EYLÜL
1 Eylül Dünya Barış Günü
19 Eylül Gaziler Günü
Eylül ayının 3. Haftası İlköğretim Haftası
25 Eylül – 1 Ekim Yangından Korunma Haftası (İtfaiyecilik Haftası)
26 Eylül Türk Dil Bayramı
Eylül Ayının Son Haftası Demiryolları Haftası
27 Eylül Dünya Turizm Günü
EKİM
1. Hafta Camiiler Haftası
Ekim ayının ilk Pazartesi Dünya Çocuk Günü
4 Ekim Hayvanları Koruma Günü
4 Ekim Dünya Mimarlık Günü
5 Ekim Uluslararası Öğretmenler Günü
8 Ekim -12 Ekim Ahilik Kültür Haftası
13 Ekim Ankara’nın Başkent Oluşu
13 Ekim Dünya Konut Günü
14 Ekim Dünya Standartlar Günü
(Tüketiciyi Koruma Haftası)
16 Ekim Dünya Gıda Günü
Ekim ayının 3. haftası Standartlar Haftası
24 Ekim Birleşmiş Milletler Günü13
29 Ekim – 4 Kasım Kızılay Haftası
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı
31 Ekim Dünya Tasarruf Günü
KASIM
29 Ekim – 4 Kasım Kızılay Haftası
1 – 7 Kasım Türk Harf Devrimi Haftası
2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası
3 -9 Kasım Organ Bağışı ve Nakli Haftası
6 Kasım Dünya Şehircilik Günü
Kasım ayının 2. Pazartesi başlayan hafta Dünya Çocuk Kitapları Haftası
10 Kasım Atatürk’ün Ölüm Yıldönümü
12 Kasım Afet Eğitimi Hazırlık Günü
10 – 16 Kasım Atatürk Haftası
16 Kasım UNESCO’nun Kuruluş Günü
20 Kasım Dünya Felsefe günü
20 Kasım Çocuk Hakları Günü
22 – 27 Kasım Ağız ve Diş Sağlığı Haftası
24 Kasım Öğretmenler Günü
ARALIK
1 Aralık Dünya AIDS Günü
2 – 9 Aralık Mevlana Haftası
3 Aralık Dünya Engelliler Günü
5 Aralık Kadın Hakları Günü
3 – 9 Aralık Vakıf Haftası
10 Aralık gününü içine alan hafta İnsan Hakları ve Demokrasi Haftası
4 Aralık Dünya Madenciler Günü
10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü
12 – 18 Aralık Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası
21 Aralık Dünya Kooperatifcilik Günü
27 Aralık Atatürk’ün Ankara’ya Gelişi

Yorum bırakın

Filed under çocuk, ilkogretim, OKUL

2014-2015 İstanbul’a özel resmi tatil günleri

Gelelim bu seneye ;)

 

takfim

 

Yorum bırakın

Filed under çocuk, ilkogretim, OKUL

Oyuncak Ve Kitap Kumbarası Ziyaretim

Evde birikip kalan bir sürü oyuncak var. Küçük yeğenlerime verdiklerimizin, Freecycle ile dağıttıklarımızın ve bazen internetten sattıklarımızın ötesinde yine de artıp kalan oyuncaklar. Bir de cam şişeler/kavanozlar. Bagaja atıp müsait bir yer bulana kadar gezdiririm bunları şangır şungur. Atmaya kıyamam. Camlar %100 geri dönüştürülebildikleri için. Oyuncaklar ise, servet resmen. Yazık.

Genellikle en elde kalan şeyleri mahalle camisinin alt katındaki bağış merkezine ya da belediyenin Sevgi Mağazasına bırakırım. Olmadı kağıt toplayıcılara veririm.

Eski bir çocuk şarkısı vardır: “Bir gün okula giderken, herşeye dikkat ederken…” diye. Ben de sürekli alert gezdiğimden çok ilginç şeylere rastlarım.

Bu sefer Belediye Çocuk Gelişim Merkezi’nin bahçesinde bulunan Kitap ve Oyuncak Kumbarasına attım.

kumbara1_opt kumbara2_opt

Güzel bir uygulama ancak, kıştan beri bu kadarcık oyuncak gelmiş. Merkezin kapısını çalıp öğrendiğim başka bir şey de, onların bu kumbaranın kim tarafından ne sıklıkla boşaltılıp, içeriğinin nasıl değerlendirileceğini bilmedikleri. (Öğrenemediğim bir şey mi deseydim bilemedim şimdi)

:/

 

2 Yorum

Filed under çevre, çocuk, freecycle, severim paylasirim

Kendi adresini bilmekten aciz kargo şirketimiz: Yıtriçi Kargö

Yurtiçi Kargo ile zaman zaman şunu bunu gönderir alırım. Yüzde 88 oranında eve getirmezler. Öyle de pislik bir huyları vardır ki inanmazsanız ekşi sözlük dolusu entry size bir fikir verir. Gelmezler. Bir türlü gelmezler, “geldik bulamadık, zile bastık evde yoktunuz” derler.  Külliyen yalan tabii.

O bakımdan her zaman şubeden verir şubeden alırım. Geçenlerde işim düştü Atalar şubesine gitmem gerekti. İnternetten adres baktım, adrese gittim o caddede yok. Ara tara, sor soruştur adresi buldum.

atalar_opt

İnternet şubesine göre adres
kargo_optHaritada benim bulduğum yer.

fetura_opt

Buyrun faturadaki adres..

Adamlar kendilerini bulamıyorlar daha, benim evi bulup da kargo mu teslim edecekler?

 

AHAHAHA

Bundan daha kötüsü PTT kargo, onlar “teslim ettik” derler bir yerlere atarlar. “Getirin formu, teslim ettiyseniz kime teslim ettiniz, kim imzalamış bakalım?” dersin  dağıtıcıyı yollar “abla ekmeğimle oynama, beni atarlar, ceza keserler, şikayetini geri al bik bik bik” diye ağlanır adamın içini şişirirler.

 

HASSSbinallah!

 

2 Yorum

Filed under saçmasapanlıklar, şikayetlerim

Fıttırtan Fıtık.

CMYLMZ’ın “Kaynımda da var!” muhabbeti var ya, bel fıtığı. Başa geldi, çekilmekte.

Taa on yıl evvel kızım bebekken küvetten çıkartma hamlesi yaptım,belim zorlandı. Bir süre ağrıdı, bir süre yün korse taktım unuttum gitti. Geçen zaman içersinde yün korse, kas gevşetici, eve alınan kiralık masaj yatağı, yakı ve yoga marifetiyle geçirerek aşağı yukarı her yıl bir kere bel ağrısı çektim. Geçirmeyi başardım. Hamlık, kilo ve omurgaya eziyet bitmedi..

Geçen hafta mükemmele ulaştım. Bir şekilde usturupsuz ağırlık kaldırınca, bel iflas etti. Ertesi gün basamaz haldeydim. Sol bacak mort. Tornavida saplanıyor gibi oluyor böyle kotun yan dikişi olarak tarif edeceğim yerim. But ağrısı çekiyorum ama ne ağrı. İnsanların ne diye savaştıklarını sorgulamaya başladım. İç ağrı çekilmiyor, kurşun murşun değse Allah muhafaza.

İki gün kas gevşetici +Korse kombosu işe yaramadı. Sürünüyorum. Yürüyüşüm Vasfiye teyze oldu resmen. Ayol ben keklik gibi sekerdim, motor üstünde gezerdim.. Ühü..”Kim bakar buna?” dedik, ortopedi bakmazmış. Fizik Tedavi Uzmanı ilgilenirmiş fıtıkla. iyi madem.

Teşhis yöntemim öne, arkaya, iki yana eğilmekle oldu. Yukarı da uzanamıyorum. Ben hala basit bir bel ağrısı diye ummaktaydım.

Tekerlekli sandalyeyle doktora, doktordan emara (MR) gittim. MR 4 dakika kadar süren bir eziyet. Çok büyük gürültü çıkarıyor ve feci dar. Ya da benim atletik omuzlarım sığmadı. Neyse.

İki disk fırtlamış fıtık olmuşum. İğneler haplar yazıldı. “Bayramdan sonra gel fiziğe başla” dedi doktorum. Bir tek yemek ve tuvalet için kalkmak üzere, yatağa çakıldım. Dönemiyorum, ağlaya bağıra yüzükoyun yatıp iğne oluyorum. Siyatik siniri çekiyor. Küvetin kapılısı gelsin hemen taktıracağım,bakınız şuradaki güzellikler. Ne büyük eziyetmiş küvete girmek…Bacak kalkmıyor ki aşırayım kenardan. Allah eli kolu bacağı tutmayan hastalara, hasta sahiplerine yardım etsin. Damdan düştüm.

İğneler bitince çekme hissi de, daha bir öne ve alt baldıra indi. Arada bayram tatilinde üç gün havuza girip yüzdüm. Kısmeeeen düzeldim. Bu hafta Fizik tedavi başlıyor bakalım. Şaka ettiğime bakmayın, sağımdan soluma dönerken ağladığım günler oldu :/

Beliniz ağrıyorsa, kesin bel fıtığıdır hemşerim. Yol yakınken bel egzersizi yapın günde bir defa.. Bana iyi gelen yoga videosu şu oldu:

 

Yan ya da sırt üstü yatarken bacağımın altına yastık koymak iyi geldi.

Sert yerde değil sert ortopedik yatakta yatmak lazım. “Yerde yatcan” diyenlere aldırmayın.

Sırt destek minderleri iyi fikir. Sırtı beli destekleyerek oturmak lazım.

Güzel bir uzatma kablosu ile sürekli ful şarj yaşadığımdan önüme geleni taciz ettim, telefonla iletişim kurma sabrını gösterenlere teşekkür ederim.

20140724 vasfiye 1_opt

Ayakta durmaya çalıştığımda böyle görünüyorum.20140724 vasfiye 2_opt

Bu da yürürken

konfor_opt

Kızımdan konfor! Yemimi suyumu eksik etmediler sağolsunlar. Allahım kimseleri yatırıp kapılara baktırmasın, elden ayaktan düşmek çok zor… masas_opt

Masam. Binlerce litre suyum, çook uzun uzatma kablosuna sürekli bağlı telefonlar tabletler.. DVD player :)) Kıza Whatsapp’tan mesaj atıyorum, oğlana çıngırak çalıyorum, geliyorlar… Bi dediğim iki edilmedi.. filmis_opt

Uzun zaman evvel alınmış ama fırsat bulunup izlenememiş filmler. Antik portatif dvd playerin bit ekranında izlenip hoşça vakit geçirildi. yastiik_opt İdeal kalınlıkta minder. Diz altından bacağı destekler, rahat ettirir. İkea olabilir emin değilim.

 

sonraki bölüm: fizik tedavi.. oooo..

 

 

 

2 Yorum

Filed under saglik, severim paylasirim

Amazon e-kitapları ucuzlatma devriminde..

Bu aralar e’-kitaptan açıldı kısmet.. Bunu bugun amazon’cuğum yolladı . Özetle “lan manyak mısınız e-kitapları ucuzlatın” diyor, Haşet’e giydiriyor.

Ara sra tercüme etmeye çalışırım, şimdilik böylece aktarıyorum:

Dear …….,

Just ahead of World War II, there was a radical invention that shook the foundations of book publishing. It was the paperback book. This was a time when movie tickets cost 10 or 20 cents, and books cost $2.50. The new paperback cost 25 cents – it was ten times cheaper. Readers loved the paperback and millions of copies were sold in just the first year.

With it being so inexpensive and with so many more people able to afford to buy and read books, you would think the literary establishment of the day would have celebrated the invention of the paperback, yes? Nope. Instead, they dug in and circled the wagons. They believed low cost paperbacks would destroy literary culture and harm the industry (not to mention their own bank accounts). Many bookstores refused to stock them, and the early paperback publishers had to use unconventional methods of distribution – places like newsstands and drugstores. The famous author George Orwell came out publicly and said about the new paperback format, if “publishers had any sense, they would combine against them and suppress them.” Yes, George Orwell was suggesting collusion.

Well… history doesn’t repeat itself, but it does rhyme.

Fast forward to today, and it’s the e-book’s turn to be opposed by the literary establishment. Amazon and Hachette – a big US publisher and part of a $10 billion media conglomerate – are in the middle of a business dispute about e-books. We want lower e-book prices. Hachette does not. Many e-books are being released at $14.99 and even $19.99. That is unjustifiably high for an e-book. With an e-book, there’s no printing, no over-printing, no need to forecast, no returns, no lost sales due to out of stock, no warehousing costs, no transportation costs, and there is no secondary market – e-books cannot be resold as used books. E-books can and should be less expensive.

Perhaps channeling Orwell’s decades old suggestion, Hachette has already been caught illegally colluding with its competitors to raise e-book prices. So far those parties have paid $166 million in penalties and restitution. Colluding with its competitors to raise prices wasn’t only illegal, it was also highly disrespectful to Hachette’s readers.

The fact is many established incumbents in the industry have taken the position that lower e-book prices will “devalue books” and hurt “Arts and Letters.” They’re wrong. Just as paperbacks did not destroy book culture despite being ten times cheaper, neither will e-books. On the contrary, paperbacks ended up rejuvenating the book industry and making it stronger. The same will happen with e-books.

Many inside the echo-chamber of the industry often draw the box too small. They think books only compete against books. But in reality, books compete against mobile games, television, movies, Facebook, blogs, free news sites and more. If we want a healthy reading culture, we have to work hard to be sure books actually are competitive against these other media types, and a big part of that is working hard to make books less expensive.

Moreover, e-books are highly price elastic. This means that when the price goes down, customers buy much more. We’ve quantified the price elasticity of e-books from repeated measurements across many titles. For every copy an e-book would sell at $14.99, it would sell 1.74 copies if priced at $9.99. So, for example, if customers would buy 100,000 copies of a particular e-book at $14.99, then customers would buy 174,000 copies of that same e-book at $9.99. Total revenue at $14.99 would be $1,499,000. Total revenue at $9.99 is $1,738,000. The important thing to note here is that the lower price is good for all parties involved: the customer is paying 33% less and the author is getting a royalty check 16% larger and being read by an audience that’s 74% larger. The pie is simply bigger.

But when a thing has been done a certain way for a long time, resisting change can be a reflexive instinct, and the powerful interests of the status quo are hard to move. It was never in George Orwell’s interest to suppress paperback books – he was wrong about that.

And despite what some would have you believe, authors are not united on this issue. When the Authors Guild recently wrote on this, they titled their post: “Amazon-Hachette Debate Yields Diverse Opinions Among Authors” (the comments to this post are worth a read).  A petition started by another group of authors and aimed at Hachette, titled “Stop Fighting Low Prices and Fair Wages,” garnered over 7,600 signatures.  And there are myriad articles and posts, by authors and readers alike, supporting us in our effort to keep prices low and build a healthy reading culture. Author David Gaughran’s recent interview is another piece worth reading.

We recognize that writers reasonably want to be left out of a dispute between large companies. Some have suggested that we “just talk.” We tried that. Hachette spent three months stonewalling and only grudgingly began to even acknowledge our concerns when we took action to reduce sales of their titles in our store. Since then Amazon has made three separate offers to Hachette to take authors out of the middle. We first suggested that we (Amazon and Hachette) jointly make author royalties whole during the term of the dispute. Then we suggested that authors receive 100% of all sales of their titles until this dispute is resolved. Then we suggested that we would return to normal business operations if Amazon and Hachette’s normal share of revenue went to a literacy charity. But Hachette, and their parent company Lagardere, have quickly and repeatedly dismissed these offers even though e-books represent 1% of their revenues and they could easily agree to do so. They believe they get leverage from keeping their authors in the middle.

We will never give up our fight for reasonable e-book prices. We know making books more affordable is good for book culture. We’d like your help. Please email Hachette and copy us.

Hachette CEO, Michael Pietsch: Michael.Pietsch@hbgusa.com

Copy us at: readers-united@amazon.com

Please consider including these points:

– We have noted your illegal collusion. Please stop working so hard to overcharge for ebooks. They can and should be less expensive.
– Lowering e-book prices will help – not hurt – the reading culture, just like paperbacks did.
– Stop using your authors as leverage and accept one of Amazon’s offers to take them out of the middle.
– Especially if you’re an author yourself: Remind them that authors are not united on this issue.

Thanks for your support.
 
The Amazon Books Team

P.S. You can also find this letter at http://www.readersunited.com

Yorum bırakın

Filed under Diğer

Kitapkurtları buraya.. Pamuk eller cebe

İdeefixe’nin okurum olduğunu düşünmeye başladım.

MEB klasiklerinin e-kitap projesi yazımın ardından şu anda İş Bankası Kültür Yayınları arasında “Hasan Âli Yücel Klasikleri Serisi” olarak yayınlanan kitaplarda %50 indirim var.

En baba, en kallavi, en güzel kitaplar bunlar, ve iki lira-beş lira.

Çoluk çocuğunuza tabletlerine indirin Andersen’den Masallar okusunlar. Cimri‘ye gülsünler.

Kendinize konu serbest. En pahalısı Mevlana’nın 8 ciltlik Divan-ı Kebir‘i. 49 Lira ya.. Almayanı dövmek lazım.

179 kitap var, indirimde olan tüm kültür yayınları ise 254 adet.  Bir kaç tane indirin, bulunsun. Pişman olmazsınız.

Tablette okuma sorununu çözüşümün yazısı da buraya ek olsun.

Link içinde kaldı yazı.

2 Yorum

Filed under çocuk, internet, kültür, severim paylasirim