Category Archives: severim paylasirim

Koşalım güzelleşelim #cocukmaratonu

Pazar günü anneler günüydü. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Çocuk Maratonu düzenlemiş. 23Taa ne zamandan maili geldi, oğlanı yazdırana kadar istikhak dolmuş ben de kızı yazdırdım 11-14 yaş grubuna.

7000 çocuk kayıt olmuş, mahşerî bir kalabalık bekliyordum ama çok çok akıllıca dağıtılmış zamanlar.Herkes aynı anda aynı yerde değildi. İlkin cumartesiden kimlik gösterip numara aldık. Numaraya ek olarak anne-çocuk için bileklik de var, kimse kaybolmasın diye tedbir alınmış. Ziyadesiyle kaybolan vardı. Ben olsam okuma bile bilmeyen çocukları toplanma noktalarına çekebilmek için rengarenk gözalıcı boyarım o noktaları. Ve yere de çizgiler çizerim. “Kaybolursan pembe çizgiyi izle oğlum” diye baştan peylersin böylece. Bizim buluşma noktamız Salcano çadırı olarak kararlaştırıldı (iki çocukluysan, girmeden nasıl çıkacağını hesaplamak lazım) çünkü heryer bembeyazken o çadır kıpkırmızıydı ve hepimiz kolay buluruz dedim. 20150510_112555

Pazar sabah alana girerken sırt çantası içinde bandana, şapka, t-shirt verdiler. Herkes giyindi, numarasını göğsüne iğneledi. Yarış önce bizim gruptan başlıyordu. Bin kişinin arasına kattık kızı, tribüne çıktık oturduk. Kendi yaş aralığını 3 gruba böldüler 1 KM koştu hepsi. Çok heyecanlıydı. 20150510_100741

Koskocaman çadırlar altında cayır güneşten korunduk, çay kahve aldık. Annelere karanfiller, maratonculara güzel bir madalya (çünkü herkes şampiyon, Rahmeli Barış Manço anısı burada girer) bir sertifika, bir de zarf dolusu sponsor bileti verdiler. Kız pek sevindi.

24

Katılmasa da her çocuğa patlamış mısır ve pamuk şeker dağıtan arabalar her köşedeydi. Eğlenceli oyunlar, fotoğraf çekimleri, istediğin kadar su. (bu mühim!)

Askerliğin zorunlu olduğu bu ülkede kimsenin sıraya girmeye tahammül edememesi de ilginç.

Kızı finiş çizgisinde bulabilmek için kendisine pebble taktım. O da beni bulsun diye cart sarı şapkam var zaten.. Ok.  Mesaj atabilmek için eşimin cep telefonunu aldım elime ve anında hem eşimi hem de eşimin elinden tutan oğlumu yitirmiş oldum. (sanırım ben kendim kaybolmuş da olabilirim)

Oğlanın üzerinde #TrackR var Allahtan da adamı nasıl bulurum emin değilim. Akıl eder de elini bırakmaz oğlumun inşallah. Bu sıcakta fıldır fıldır gpsle aranmaktansa, ikinci iyi fikre geçtim.

Kendimi Salcano çadırının serinliğine attım. Oturduk kızla sohbeti koyulttuk. Neden sonra telefonum çaldı, bir hayır sahibinin telefonundan aramış olan değerli eşim hönkürdü neden kaybolduğumu?

Soooonunda buluştuk. Alanı turlama esnasında bir kez daha kaybedildim. Ondan sonra da aldırmadım. Kısmetten öte köy yok, hem anneler günü ben eğlenmeye gelmişim.

Ayrıca kim kime sahip çıkacak arkadaş?

Çıkışta bilekliklerimiz kontrol edilerek salıverildik. Öyle rastgele bir çocuğu alıp çıkamıyorsun yani. Beğendim..

Bir sonraki maraton Nike İstanbul

Nerde hareket orda bereket arkadaş. Ben bu halimle 5 KM koşmaya adayım ya artık ne diyeyim…



2 Yorum

Filed under aile, çocuk, saglik, severim paylasirim

Eğitimde Teknoloji Zirvesi -iii-

Bu bir dizi yazının üçüncü bölümüdür.. Bölüm 1 ve Bölüm 2‘yi okuyabilirsiniz ya da buradan devam edebilirsiniz.   Paranın değil bilginin kazandırdığı bir dünyaya doğru ilerlerken, çocuk sahibi ve eli yüreğinde tüm anne ve bazı babaların derdi sabit: “okul” Okul seçimi, iyi okul nedir nasıl olmalıdır, yahut var mıdır? Öğretmen mi önemlidir gerçekten? Öğretmen kadın mı olmalıdır erkek mi daha iyi olur? Ya evlenirse? Ya boşanırsa? Ya hamileyse? Ya emekliliği yakınsa??? Oğlan everirken bu kadar incelemezler bu ülkede.. İdarenin politik yaklaşımı nedir peki? Yaa, boru mu? Bu da dertlere dert ekler. Okul nereye yakın, servisi var mi servis pahalı mı okulda yemek çıkıyor mu okulda YENİLEBİLİR yemek çıkıyor mu okul aile birliğine kapağı atarsam çocuğum rahat eder mi, ulan ne kastırıyoruz özele mi versek, yok deve araba alırız lan o paraya, ehe ehe özele verdik teyzesi yaa.. Bu konuya yakın zamanda dönmek ümidiyle esas konuma geçiyorum. Eğitim sektöründe olmasam da bir veli olarak ilgileniyorum ve ayrıca teknolojiye özel bir düşkünlüğüm var, bu yüzden Doğa Koleji Eğitimde Teknoloji Zirvesi’nin ilanını görünce kaydımı yaptırdım. Bir tam gün süren seminer sırasında Microsoft Ortadoğu ve Afrika Eğitim Direktörü Mark Chaban knoşma yaptı. Bu konuşmadan aklımda kalanlara göre mesela, dünya çapında işverenlerin talepleri arasında 3. sırada “ofis programları kullanabilme” yer almaktaymış. Ancak hem ara kadame elemanlarda hem de üniversite mezunlarında bu beceri çok alt seviyede olduğundan yetenekli ama becerisiz birçok insanın işle buluşmasına engel teşkil etmekteymiş. Bunu saptadıklarından Office programlarını TÜM öğrenciler için ücretiz hale getirdiklerini açıkladı. (Yoksa Open Office’den korktuklarından filan değil fesat şeyler sizi) Bunu bütün dünyada okulların kullanımına sunduklarını anlattı.. Ve eğer herhangi bir kademede öğrenci iseniz okul idarenize başvurarak bir kod alabilir ve Microsoft Office uygulamalarını ücretsiz olarak kullanabilirsiniz. Okulun size vereceği bir e-posta adresi ve şifre yeterli olacak. Lütfen şu linke geçin: Office 365 Eğitim     Sık sorulan soruların özeti:

db) Öğrenciler için Office 365 Eğitim nedir?
Öğrenciler için Office 365 Eğitim, öğretim görevlileri ve personel için http://www.Office.com/GetOffice365 adresinde bulunan Office’i satın almış akademik kurumlara katılan öğrencilere ücretsiz sunulan bir Office 365 planıdır. Bu plan öğrencilerin Word, Excel, PowerPoint, Outlook, OneNote, Publisher ve Access’i en fazla 5 PC ya da Mac’e ve Android, iPad® ve Windows tabletler dahil olmak üzere diğer mobil cihazlara yükleyebilmesini sağlar. Ayrıca, plan okul tarafından yönetilen 1 TB OneDrive depolama alanını içerir ve öğrenciler Office Online, Yammer ve SharePoint sitelerini kullanarak düzenleme ve iş birliği yapabilir.
db) Öğrenciler için Office 365 Eğitim’in uygunluk gereksinimleri nelerdir?
Okullar, Microsoft’un Toplu Lisanslama programı aracılığıyla öğretim görevlileri ve personel için Office’i kurum çapında lisansladıklarında ve öğrencilerin doğrudan Microsoft ile kaydolmasına izin verecek şekilde kaydolduklarında bu avantajdan yararlanabilirler. Uygun okullardaki etkin tam zamanlı veya yarı zamanlı öğrenciler şu şekilde uygun şartlara sahip olabilir:
  • Okul tarafından sağlanan ve dış e-postaları alabilen okula özgü bir e-posta adresine (örneğin contoso.edu) sahip olurlarsa
  • Bireysel olarak bir çevrimiçi teklife kaydolmak için gerekli yasal sorumluluk yaşına basmışlarsa (13 yaş)
  • İnternet erişimleri varsa
db) Bu planı ne süreyle kullanabilirim?
Uygun şartlara sahipseniz, mezun olana ya da uygun okuldaki kaydınız sona erene kadar planı kullanabilirsiniz. Öğrenci uygunluğu herhangi bir zamanda yeniden doğrulanabilir. Süre sonunda, Office uygulamaları, belgelerin görüntülenebileceği ancak yeni belgelerin düzenlenemeyeceği veya oluşturulamayacağı anlamına gelen sınırlı işlevsellik moduna girer. Ek olarak, Office Online ve OneDrive gibi okul e-posta adresi ile ilişkili olan çevrimiçi hizmetler artık çalışmaz.
db) Bu teklifle sunulan OneDrive hesabını kim yönetir?
Bu hesap okul ile ilişkilidir ve ödev ya da okul çalışmaları gibi okula uygun içerikler için kullanılmalıdır. İzinler ve erişim okulun BT yöneticisi tarafından herhangi bir zamanda değiştirilebilir.
db) Planı başka kişiler ile paylaşabilir miyim?
Öğrenciler için Office 365 Eğitim, yalnızca uygun bir okulda okuyan, uygun şartlara sahip öğrenciler tarafından kullanılmak üzere lisanslanır.
db)Okulum uygun değilse ve uygun şartlara sahip değilsem ne yapabilirim?
Değerlendirebileceğiniz birçok farklı Office seçeneğine sahibiz, seçeneklere bakın. Hâlâ Öğrenciler için Office 365 Eğitim ile ilgileniyor ama uygun şartlara sahip değilseniz, bu öğrenci avantajından faydalanmak üzere BT bölümünüzden, Microsoft’un Toplu Lisanslama programı aracılığıyla öğretim görevlileri ve personel için Office’i lisanslamasını isteyin.
Bunun haricinde benim tüylerimi diken diken eden şu videoyu izletti.
İşte buradan sonrası…Eğitimde gelecek!
-devam edecek-

5 Yorum

Filed under çocuk, bilgisayar, icatlar, ilkogretim, internet, kültür, OKUL, severim paylasirim

Fikrim mühim ve bu da win-win demektir

Ben bir FikriMühim’im. Yani Fikrimühim.com sitesine üyeyim. Zaman zaman deneyip, denetip yorumlar yapmam için ürünler gelir. Arada felaket ürünler de olur (bir evvelki Coffe-Mate Köpüklü kampanyası mesela, feci bir ürün. Ne alırım ne aldırırım) onlarla ilgili pek bir şey yazmam ama beğendiğim ürünleri de yazmaktan geri kalmam.

Yeni ürünler denemeyi severim, herkesten önce elime geçirmekten hoşlanırım, çevreme, okuyanlarıma artısını eksisini yazarak yardımcı olmaya bayılırım.

Rexona Black+White yeni kampanyaydı. Özeti şu: Deodorantlar beyaz kıyafetlerde sarımsı leke bırakırlar, siyah giysilerde de beyazımsı izi kalır. Bir türlü çıkmadığı gibi göze de hoş gözükmez, kaldır at artık. Ya da temizlik yaparken giyersin. İşi biter o t-shirtin/gömleğin. Açıkçası, deodorant sevmesem de, (bakınız eski ama değerli bir yazım ve yine daha evvelki değerli bir başka yazım)  şöyle kolumu kaldırıp da altına aniden serin serin fıslatmayı gerçekten ferahlatıcı bulmuşumdur. :)) Fekat lekesel dertler baş belası olduğundan karbonat ve rexona roll-on takılıyoruz ailecek. (Diğer markalarla hiç aram olmadı.. Fa Fresh vardı, lisedeyken bir ara bayağı kullandım. Bir de elbette Pinky.. Oooo… Sonra aht maht fiyr (8×4) olsun başka fanfinifon markalar olsun benim aynalı tezgahın üzerinde hiç yer bulamadı. Rexona benim için hep 80’lerin Kadilli Reksona’sı olarak kaldı. Nostaljik bağlılık duyuyorum kendisine. Geçenlerde bir tanecik bulup (ve bir kalıp sabuna deli para verip) alınca nasıl sevindirik olduğumu asla bilemezsiniz…

reksona

 

Gelelim Rexona Black+White serisine. Bu giysilerde leke bırakma sorununu çözmüşler. Çok iyi olmuş. Siyah t-shirtli günlerimde denedim ve iz bırakmadığını gördüm.. Zaten Rexona kullanıyorum sonraki seferlerde pekala B+W serisinden de alırım.

Bir de çevremdekilere denetmem için %50 indirim kuponları çıktı paketten. Çevremde birilerine vermesine veririm de, zahmet edip gider Watsons’tan alışveriş yapar mı, bu marka kullanır mı kullanmaz mı bilemiyorum tabii. Zevk meselesi elbette. Doğum günüm de yakın “dur bir icat çıkarayım ben insanlara hediye vereyim bu sefer” dedim.

İnstagramdan 5 kişi seçtim, dört tanesi blogger ki müstesna kızlar hepsi, olumlusunu da olumsuzunu da yazıyorlar, bir ürünü bulup da fangirllik yaparak göklere çıkaran, dikkat çekip ünlü olmaya çabalayan ve insanı da okumaktan soğutan tiplerden değiller. Ben beğendim kendilerini… izlemeyi düşünürseniz :

https://instagram.com/camgulublog/ (http://camgulu.blogspot.com.tr/)

https://instagram.com/begumshints/ (http://begumshints.blogspot.com.tr/)

https://instagram.com/bornova74_blog/ (http://bornova74.blogspot.com.tr/)

https://instagram.com/suslukurabiyeler/ (http://www.lezizkurabiyeler.blogspot.com/)

 

Bu beş kişi denemeyi kabul ettiler ben de kuponları bozdurdum, birer kutu Reward Black + White alıp gönderdim.

Kullanmışlar, memnun kaldıklarını iz bırakmadığını (bir de şöyle belirteyim #rexonaizbirakmaz ) onlar da onayladı.

@ipekag

6 gün önce
Gelelim @fikrimuhim raporumuza… @camgulublog@begumshints@bornova74_blog @meryem.korkmaz ve@suslukurabiyelerBirer cumle de olsa yorumunuz nedir? Kullandiniz mi? Begendiniz mi? #rexonaizbırakmaz mi gercekten?
bornova74_blog, aydanoktav, meryem.korkmaz and 4others like this.
 
begumshintsKokusunu cok begendim. Ve evet iz birakmiyor ozellikle sporda kullanim icin mukkemel @ipekag#rexonaizbirakmaz
 
ipekagOo.. birde bir.. teşekkür ederim @begumshintstanistigima sevindim
 
meryem.korkmazAynen canım valla kesinlikle katılıyorum#rexonaizbırakmaz 😊😊☺☺👍👍💞💞👌👌👌💟💟
 
ipekagIkide iki.. oooh. Teşekkür ederim @meryem.korkmaz
 
meryem.korkmazSüpersin canım benim seni çok seviyorum @ipekag☺😃😃💞💞💛💛💚💋💋💋❤
 
ipekagBilmukabele canimmm @meryem.korkmaz ♡♡♡♥♥♥
 
begumshintsBen de tanistigima sevindim. Tesekkurler 😌@ipekag
 
suslukurabiyelerSabah aksam is ve ev arasindaki kosturma temposuna ve hergun beyaz gomlek giymeme gayet iyi dayandi, benim icin sinifi gecti..kisacasi cok sevdim :) denememe sebep oldugun icin cok tesekkurler @ipekag #rexonaizbırakmaz
 
ipekagOo sevindim ;) @suslukurabiyeler teşekkür ederim
 
suslukurabiyelerRica ederim ;) @ipekag
 
bornova74_blogBen de cok memnun kaldim, pazar gunu sabahtan beri disaridaydim ve ne bir ter kokusu ne de bir leke oldu urunu deneme firsati verdiginiz icin cok tesekkur ederim bundan sonra bittikce alinacak ✌😆
 
ipekagOoh sefan olsun @bornova74_blog görüşürüz
 
bornova74_blogTesekkurler caniiiim, gorusuruz 😆

Beş yeni arkadaşım oldu ve markama güvenim de bir kere daha karşılıksız kalmadı. bu deneyimi benimle paylaştıkları için kendilerine, fırsat verdiği için #FikriMuhim ve #RexonaTurkiye ‘ye, alışveriş yaparken çok çok yardımcı olan #WatsonsTurkiye personeline teşekkür ederim.

 

 

2 Yorum

Filed under alışveriş işleri, bakımlı hatun, blog işleri, icatlar, instagram, kozmetik, severim paylasirim

Boş Vaktimde Üniversite Bitiriyorum

*-Dizi yazının 2. bölümü.. Online eğitim konusu ve ben. Okuma ve teknoloji aynı cümlede olursa o cümlenin öznesi kim olabilir benden başka?-*

Ortaokulu ve Lise’yi dışarıdan bitirmen mümkün. Çok da güzel bir fırsat bence.. Üstelikk

Lise ve Üniversite mezunları için çok güzel iki imkan var. “İkinci üniversite” ve “Sertifika Programları”..

Sertifika programlarının detayları burada..

“Anadolu Üniversitesi uzaktan öğretim sistemi bünyesinde, Muhasebe, Pazarlama, Girişimcilik, Finans,Sekreterlik, Eğitim ve Yönetim alanlarında açılan e-Sertifika Programları, sizin ihtiyaçlarınız dikkate alınarak hazırlandı.

En az lise ve dengi okullara ait bir diplomaya sahip olan herkesin başvurabileceği e-Sertifika programlarında eğitim ve öğretim internete dayalı olarak uzaktan öğretim yöntemiyle gerçekleştirilecektir. Böylece çalışmakta olan ya da kendi işini kurmayı düşünen girişimcilerin iş yönetimi alanında rekabet güçlerini arttıracak bilgi ve becerileri uzaktan eğitim yöntemiyle edinmeleri mümkün olacaktır.

Anadolu Üniversitesi e-Sertifika Programları Açıköğretim sistemindeki derslerden yararlanmak isteyen fakat üniversite sınavını kazanamayanlar için iş kurma ve yönetme konularında eğitim görme fırsatı sunmaktadır.

e-Sertifika Programlarına kayıt yaptıran öğrencilerin adreslerine ders kitapları gönderilecek ve e-Sertifika Programları portalında giriş hesapları açılacaktır.

e-Sertifika programlarına kayıt yaptıran öğrenciler kendilerine gönderilen uzaktan öğretim yöntemine göre hazırlanmış ders kitapları ve internet ortamında verilen e-Alıştırma, e-Kitap- e-Televizyon, e-Danışmanlık, e-Sınav ve e-Sesli Kitap hizmetlerinden yararlanarak sertifika sınavlarına hazırlanabileceklerdir. ”

 

***** İngilizce öğrenmek isteyenler için İngilizce Sertifika Programları var ki, evinizin rahatlığında bayağı bir İngilizce öğrenebiliyor, isterseniz sınavına girip sertifikanızı da alabiliyorsunuz. http://www.cambridgelmsanadolu.org/

 

 

****** Ben üniversite mezunları için tanınan fırsattan yararlanarak İkinci Üniversiteye başvurdum.

İki ya da dört yıllık bir çok bölüm var. İncelemek için tıklayın. Zaman öyle ya da böyle geçiyor zaten, neden bir diploma daha almayayım? İlgimi çeken bütün konuların derslerine girmeyi planlıyorum :)) Gayet ucuz demiş miydim?

 

Kayıt yaptırdıktan sonra, internet üniversitenize giriş yapabilmeniz için size gereken şifreniz veriliyor ve eogrenme.anadolu.edu.tr sitesinden TC kimlik numara ve şifrenizle öğrenmeye başlıyorsunuz. E-kitaplar, çıkmış sorular, deneme sınavları.. Başarılı olmamak mümkün değil.

Bir vize bir de final için sınava giriyorsunuz her dönem. Cumartesi ve Pazar günü iki oturumda oluyor sınavlar. Geçmiş yıllarda çıkmış sorular için http://yillik.eogrenme.anadolu.edu.tr/ sitesine login olmak lazım.

Yüz yüze dersler bile var. :))

 

 

 

*-bu da eski tarihli bir yazı. kaydımı yaptırdım; Adalet bölümünde okuyordum. Vizeler de iyiydi. Finallerde safra kesesi ameliyatı oldum. İkinci dönemin finallerinde de bel fıtığından yatıyordum. Yanisi sınıfta kaldım;nasip olmadı mezuniyet. Pes? Asla.. Bunu bitireceğim ve bir sonrakine geçeceğim! Ama seneye

İşin ilginç tarafı, neredeeeen nereye diyor insan.. Ne zamandır yazıp da taslak olarak beklet, kısmet bu haftaya yayına vermekmiş. Doğa Koleji’nin Eğitimde Teknoloji Zirvesi’ne katıldım da ayıptır söylemesi…lafı oraya getireceğim bu aralar-*

9 Yorum

Filed under icatlar, ilkogretim, internet, kültür, OKUL, severim paylasirim

Kredi dosya masrafi geri alma çalışması 2

wpid-wp-1427284567622.jpeg

Finansbank’tan 2006’da aldığım kredinin masrafını gösterir döküm bu. Kredi dosya ücreti olarak 300 TL gözükmekte. Bu kağıda 5 TL ödedim.

Bu tutara itiraz için dilekçe yazarak İlçe Tüketici Hakem Heyetine gitmem lazım.

Kendisi Kaymakamlıkta yer almakta imiş. Eğer oralara kadar zahmet etmek istemezsem şu adreste online olarak da başvuru kabul ediyorlar. Buradan giriş yapabilmek için e-devlet şifresine(10TL ptt’den alınıyor) ya da Turkcell Mobil İmzaya (aylık 5 TL, TİM’den alınıyor) sahibi olmak gerekiyor. Bolu’dakiler TC Kimlik Kartı ile de girebiliyorlar. Başka kimsede kart yok zaten.

Dilekçemi yazdım gidiyorum….  Bakalım ne yapacağım

 Ertesi günü düzenlemesi:

 

1-20150325_150930

Kaymakamlığa gittim, formu doldurdum, dilekçeyi boşa yazmışım. İki nüsha form eşliğinde banka belgesini aldılar bana da bir kayıt numarası verdiler.

Bir ay içinde iadeli taahütlü olarak adresime bilgi gelecekmiş.

Ho Ho Ho

 

Bugün itibariyle NİSAN 2006’dan itibaren alınmış tüm krediler için işlem bu şekilde.

Sırada kredi kartı aidat geri iadeleri işlemlerim olacak. Beni izlemeye devam ediniz.

 

5 Yorum

Filed under severim paylasirim, soruyorum, şikayetlerim

Çocuğun kendini koruyabiliyor mu?

Bugün çok başka bir konu yazacaktım ama bu acil. Ekspres olacağım! Bir zahmet Leaders Hill ile tanışın:

Okur; bu Leaders Hill

Leaders Hill bunlar da benim okurlarım.

Bunu geçtikten sonra kısa özet: Webinar: web semineri yapıldı. (webiner denemiyor malesef, jargon oturmuş durumda)

Konu: Akran baskısı ve zorbalık karşısında, siz yokken çocuğunuz kendisini koruyabilir mi?

nedir ne değildir, uzun uzun yazışırız. İşte seminer linki . buradan (Katıl) altında (sunumu başlat) tıklayın

Lütfen çok kısa süre online kalacak bu bir saat 15 dakikalık semineri izleyin. Vaktiniz olursa ekleri  de indirin. LÜTFEN çevrenizdeki annelere yayın.

Teşekkürler.

Buradan sonrası uzun kısmı..

Duyar duymaz kaydımı yaptırdım, online eğitimlere, TED konuşmalarına özel bir düşkünlüğüm vardır. İnternet bağlantısının berbatlığı başta olmak üzere bir sürü saçmasapan sebep yüzünden izleyemedim adam gibi..
webinar’in sahibesi Işıl hanım aradı, kısa da olsa katılımım için teşekkür etti ve kaçırdığım kısımlar için kısa bir süre aynı linkten izleyebileceğimi belirtti. Ben de durur muyum “e ben de paylaşayım da herkesler faydalansın” didim.

İşin ilginç tarafı, bizatihi hayatımın en başından beri bu “bullying” denilen zorbalıkla karşı karşıya kaldım. İlkokulda adımla alay eden beni “iplik” diye çağırıp ağlatan Nuri yüzünden katılarak ağladığım oldu. Bir gün babam müdahil oldu, (genelde sorunlarını kendi başına çözen bir aileyiz.) ya da müdahil oldu diyemem, akıl verdi..”kızım Nuri’nin hoşuna giden şey seni ağlatmak. Sen ağlamayıp aldırmadan geçersen durur. Ona bu zevki yaşatmayı bırak” mealinde bir öğüt verdi.

İki kere duymazdan geldim, hakikaten olay bitti. Nuri de büyüyüp Doktor oldu :))

Kızım benzer bir vaka yaşadı ilkokulda.. Her gün “Atatürk heykelinin önüne gel döveceğim seni” diyen bi oğlan çıktı. Hayda.. Kızın ödü patladı.. Çocukla ayrı veliyle ayrı öğretmenle ayrı konuştuk.. Cık. Oğlan bize “tamam” diyor.. yine tehdit..

Kıza aikido dersi aldırdık. Elini kaldıranın elini kıracak kıvama geldi. Olay çözüldü.

Oğlum yeni bir okula başladı bu yıl. İlk günden itibaren soyadıyla dalga geçiyor iki çocuk. Oğlum da nazenin istanbul beyefendisi olduğundan gık diyemiyor. Genelde ağlayıp öğretmene şikayet ediyor. Babası “ağzının üzerine iki tane vurmasını” öğütlemeyi düşünmekte ama ona da ben engel oluyorum. Şiddet istemem. Niye? “deveden büyük fil var” diye.. Benim oğlum senin oğlunu, senin annen beni döver diye gider bu. Gerek yok. Ayrıca da ben Atakan’ın hanım hatun kibar annesini pekala döverim o ayrı.. :::D

Benim öğüdüm “aldırma, diyelim ki orada bir ördek vakvaklıyor, dinleme, geç” oldu. Bir süredir azaldı diyebilirim olay ama bitmedi. İki günde bir “böhü Atakan beni ağlattı” diye geliyor. (bu hafta başka bir çocuk da Atakana lakap takmış bu sefer de Atakan ağlamış.. kendi ilacının tadına bakmak…)
Anneyle,öğretmenle ya da okulla konuşmadım. Kendisi çözsün istiyorum. Kendi soyadı, ömür boyu taşıyacak.. Er geç her alanda dalga geçecek birileri çıkacak. Kendisi ilk önce dalga geçerse, ciddiye almayı bırakırsa rahat edeceği kanaatindeyim. Bunları yazarken, web seminerini adam gibi dinlemediğimi, kişisel görüşlerim olduğunu hatırlatayım.

Haftasonu oturup salim kafayla izler, tekrar yazarım.

1 Yorum

Filed under aile, çocuk, güvenli hayat, ilkogretim, OKUL, severim paylasirim

İki Arvad Masalı – İki Karısı Olan Adam

Bu masal antep masalıdır. Eski ve güzel bir masaldır. Haticeye değil neticeye bakanlar için alınacak çok ders vardır. Tam olarak antep ağzı konuşabilen birinden dinlerseniz, gülmekten bayılırsınız. Ben sadeleştirerek yazacağım. Başlıyorum:

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, deve tellal iken, pire berber iken, ben babamın beşiğini tıngııır mıngır sallar iken….

Bir köyde bir adam varmış. Her sabah, camiye erkenden gidermiş. Ama ne kadar erken giderse gitsin illa ki kendisinden çok daha önce gelmiş olan bir başka adamla karşılaşırmış. Bir türlü en erken gelen kişi olamazmış.

Gel zaman git zaman adam çok merak edip sormuş:

-Hemşerim sen nasıl oluyor da bu kadar erken geliyorsun camiye?

Adam da cevap vermiş:

– Benim iki arvadım var. Her sabah biri uyandırmasa diğeri uyandırır, erkenden gelirim camiye.. erken gelmek istersen al bi arvat daha..

Adamın aklına yatmış bu fikir. Bi kadın daha almış.

Aaa, o da ne? kadınlar bir türlü anlaşamıyorlar. Her konuda her an kavga eksik olmuyor evden… “bana onu aldın, öbürüne çok aldın, bana öyle öbürüne şöyle” derken herifin de tadı tuzu iyicene kaçmış.

Kadınların dırdırı adamı yemiş bitirmiş, evde duramaz olmuş. Öyle ki camiye diğer adamdan da erken gelmeye başlamış!

“ikinciyi al” diyen adam sormuş

– Ee, nasıl oldu da benden de erken gelir oldun birader?

Bizimki açmış ağzını anlatmış hallerini:

BİRİNE ALDIM ASTAR , ÖTEE HAMO BEZİ İSTER

YARABBİ İKİSİNİNDE ÖLÜSÜNÜ Bİ GÜNDE GÖSTER

YANDIM İKİ ARVAD ELİNDEN, İLLE DE BÖYÜGÜN ELİNDEN

BİRİ SAĞ YANIMDA YATAR, BİRİ SOL YANIMDA YATAR

SABAACE SAHALIM TÜHRÜĞE BATAR

YANDIM İKİ ARVAD ELİNDEN, İLLE DE BÖYÜGÜN ELİNDEN

BİRİSİNE ALDIM EDİK, ÖTEENE DE SO’NA ALIYM DEDİK

SABAACE KÖTEK YEDİK

YANDIM İKİ ARVAD ELİNDEN , İLLE DE BÖYÜGÜN ELİNDEN….

diye dert yanmış …

 

 

Benim bildiğim yukardaki gibi ama, şiirin farklı versiyonlarını da buldum netten onları da ekliyorum..

Hey ağalar için için

Ben ağlarım için için

Avrat beni döğeyazdı

Kaburgamı kırayazdı

Onlar iki ben bir tane

Farş malamat olayazdım

Yandım iki avrat elinden

İlle büyüğün dilinden

Ciğer çengelde kurtlanır

Gömlek sırtımda bitlenir

İki çengi nisbetlidir

Yandım iki avrat elinden

İlle büyüğün dilinden

Biri sağımda yatıyor

Biri solumda yatıyor

Sakalım tükürükten batıyor

Yandım iki avrat elinden

İlle büyüğün dilinden

Büyüğün adı Hediye

Küçüğün adı Tutiye

Haftada giderler kadıya

Yandım iki avrat elinden

İlle büyüğün dilinden

Çökelek koydum tirkiye

Ne bahanem var türküye

Dağda tülenmiş tilkiye

Döndüm iki avrat elinden

İlle büyüğün dilinden

Büyüğü kazan karası

Küçüğü ciğer yarası

Allah ikisini de alası

Yandım iki avrat elinden

İlle büyüğün dilinden

Arabanın köpün sökünce

Kapıdan yanımı kesince

Sol tarafıma vurunca

Bağırsağımı yırtayazdı

Onlar iki ben bir tane

Farş malamat olayazdım

Hey ağalar hey ağalar

Avrat beni döğeyazdı

Çekti bıyığımı kopardı

Sakalımı yolayazdı

Eşeğe biner eşerim

Karlı dağlar aşarım

İkinizi birden boşarım

Yandım iki avrat elinden

İlle büyüğün dilinden

Yandım İki Avrat Elinden

——————————————————

İki evliler arsız olur
Özü gözü nursuz olur
Ölende imansız ölür
Yandım iki karı elinden

Büyüğün oğlu uşağı
Küçüğün koka döşşeği
Olmuşam hammal eşşeği
Kime derler ne getirdin

Orta kapıyı ben açtım
Onlar döğüştü ben kaçtım
Ettiğim işlere şaştım

Yandım iki karı elinden
İlle büyüğün elinden

Yük yığarlar yük üstüne
Döğüşürler baş üstüne
Beni de küçüğün üstüne

Yandım iki karı elinden
Hele büyüğün dilinden
İlle küçüğün elinden

Aş pişirir gamga ile
Tuz atarlar önge ile
Getirirler kavga ile

Yandım iki avrat elinden
İlle kumanın dilinden

İki avrat mantı pişirir
Mantının suyun taşırır
Ben yimem karnım şişirir

Yandım iki avrat elinden
İlle kumanın dilinden

İki avrat hamur açar
Kuması tozunu saçar
Herif de dışarı kaçar

Yandım iki avrat elinden
İlle kumanın dilinden

Alttaki avrat yaşmak ister
Üstteki avrat boğuşmak ister
Herif oradan kaçmak ister

Yandım iki avrat elinden
İlle kumanın dilinden

Birine aldım alaca
Biri peçe istiyor karaca
İkisine bir salaca

Yandım iki avrat elinden
İlle kumanın dilinden

Bir ciğer aldım kurtlandı
Sırtımda gömlek bitlendi
İkisi de birden inlendi

Yandım iki avrat elinden
İlle kumanın dilinden

——————————————————-

Birine aldık bir edik

Ötekine de alalım dedik

İki avrat aldıkta bir halt mı yedik

Geralim hey hey

Geli geliver kız sekerek

Boğazına dursun hamçökelek(3)

Avradın kötüsü kötüden kötü

Dolapta kokutmuş yüz dirhem(4) eti

Başına düşürmüş sirke(5) ile biti

Yandım kötü avrat elinden hey

Geli geliver kız sekerek

Boğazına dursun hamçökelek

Gerali dedikleri de bir ala dana

Çekmiş bıçağı çıkmış meydana

Birinin adı Hediye, birinin adı Dudu’ya

Yandım iki avrat elinden hey

Geli geliver kız sekerek

Boğazına dursun hamçökelek

Gır(6) atıma biner karlı dağdan aşarım

Canımı sıkmayın avratlar da

İkinizi birden boşarım

Yandım iki avrat elinden hey hey

Geli geliver kız sekerek

Boğazına dursun hamçökelek

1 Yorum

Filed under aile, araştırdım, insan olmak, kültür, severim paylasirim

Reddit Gifts 2015 ve Amazon Hediyem

Amazon’un logosunu çok severim. Aslında herkes sever.

amazon.com

A’dan Z’ye herşeyi bulabilirsiniz. Bu da sizi gülümsetir. Mealinin bir kısmı da dünyanın en iyi müşteri hizmetleri bilincine sahip kurumu olması. O gülen yüz işaretinin anlamı derin yani. Yaşadıkça insan imreniyor. Darısı bizimkilere olsun.

Hayır adamların mottosu bile güzel: “and you’de done!”

Serbest çeviriyle “Bitti gitti” Çikın transleyt olarak : “ve bittin!”

Ne ararsan var diyo yani.

Bunu yazma sebebim, yılbaşı çekilişinde yaşadığım sürpriz. Biliyor musunuz bilmem, ben reddit gifts yılbaşı çekilişine katıldım.

 

Bana çıkan Kanada’lı arkadaşa şahane bir Türk kahvesi seti yolladım. Umarım beğenmiştir.

IMG-20141210-WA0021

Beni çeken arkadaş ortadan kayboldu.

Epeyce bekledim. Ses soluk çıkmayınca, reddit’in sırf bu duruma özel birimi mail attı. “sizin hediyeleşeceğiniz kişiden haber yok, isterseniz yedek hediyeci atayalım”

Evet hiç bir karşılığı olmayacağını bilerek bir çok insan ikinci bir kez hediye yollamaya gönüllü oluyor.. Niye? Dünyanın bir ucunda biriler bekleyerek mutsuz olmasın, inancı sarsılmasın diye.

Ve hemen sıradaki gönüllüye bağladılar benim hesabı. Hala anonimiz bu arada. Ben kim olduğunu hediyem gelince öğrendim. A-ha, sürprizi bozduum.

:)

O kişi, belirttiğim özelliklerime uygun olarak kendince bir seçim yapmış ve Amazon’dan doğrudan sipariş vermiş.

E-posta adresime bir takip numarası geldi.. “Paketiniz yolda” diyerek. Gör bendeki heyecanı :))

Bu işe de UPS’le bağlantılı çalışan i-parcel dedikleri bir sistem bakıyor Avrupa bölgesi için.

Girdim takip numarasını, bizimle bağlantı kurun mealinde bir yazı çıktı. Hayırdır İnşallah?

 

Yazdım “Nedir olay?”

HelloI want information on my parcel. Tracking number is AEICWLxxxxx Thanks. IpekAG

Cevap geldi:

“Hello,
Thank you for contacting i-parcel.

As of January 28th, 2010 Turkish customs have made an exemption to allow residents to import online shopping shipments 5 times per year. In order to control this requirement we are required to submit your ID number (Kimlik number) to customs at the time of clearance.  i-parcel policy is to obtain that information prior to export to allow us to clear your parcel quickly upon arrival in Turkey. No additional fees are assessed with fulfilling this requirement and it is used for customs clearance purposes only; please click here to enter your information.https://www.i-parcel.com/inforequestsecure.aspx?iTrackingNum=xxxxxxx

Please be advised your shipment will not be able to export from the US until we have received the information and may be returned as undeliverable to the internet retailer if not received within 15 days of holding your parcel.

Kind Regards,
Tanya”

 Yani Tanya hemşirem diyor ki, “yasalarınıza göre vatandaşlarınız yılda sadece beş kere yurtdışından alışveriş yapabilir. Bunun sağlamasını yapmak için de TC kimlik numaranız lazım. Şu linke tıkla gir, malzemen de hemen gelsin”

 

Yani evet  TC kimlik numaramı istediler. Malum ülkemizde gümrük bir sorun olabiliyor. Bilmemkaç doların üzerinde birşey alırsan vergi ödemek zorundasın. Gümrük harcı bilmemne artık. O kadar rakamlara ulaşıp da (175 dollars diyorlar doğruysa) gümrüğe takılma olayım olmadı hiç çok şükür.

5-10 dolarlık işler benimki.. :))

İşte kimlik numaramla nereyi nasıl sabitledilerse, ya da bu yıl kaç kere alışveriş yaptığımı saptadılarsa, aynen şöyle devam ettik:

20150306_225904-1

 

İşbu belge ile 18 Ocak’ta verilen siparişimin 14 Şubatta elime ulaştığını belirtmekteyim (gecikme tamamen benden kaynaklı, adam gibi zaman ayırıp ilk günden açaydım maili beklemezdi cicilerim Surrey depoda)

20150216_215313

Çok kıymetli insan, Amanda Smith bana iki tane nail art kalemi ve onlu pakette birrrrsürü tırnak süsü seçip yollamış. Allah yerini doldursun Amanda, Meleğim. Kesene bereket.

İpekAG bu konuyu şimdilik kapatır. Seneye kesinlikle tekrar yazılacağım bu çekilişe.

All is well, that ends well neticede.

 

3 Yorum

Filed under alışveriş işleri, internet, nail art, severim paylasirim

Amerikadan İngiltereden nasıl alınır? Borderlinx nedir?

Ebay’den bir şey alasım vardı. Ebay’den bi sürü şey alırım zaten.

Yani kolleksiyonuma bir parça eklemek için satın alabileceğim bir ürün çıktı, takip alarmım var, mail geldi. Resmine baktım beğendim, tam benlik.

Alayım dedim satıcı’nın yollayabileceğini beyan ettiği ülkeler listesinde Türkiye yok.

The seller has not specified a shipping method to Turkey. Contact the seller– opens in a new window or tab and request shipping to your location.

yazıyor . Al başına belayı.

Netsem?

amerikadaniste var ama acaip pahalı. Sözlükten (sevgili sezen der gibi.. ekşisözlük’ten) ara tara borderlinx’i buldum.

İki dakikada üye oluyorsun, sana sanal bir Birleşik Devletler ya da Birleşik Krallık adresi tanımlıyor. Sen ne alacaksan o adresi kullanıyorsun, sana gelen kargoları bekletiyorlar, gerekirse ücretsiz olarak toplayıp tek koli yapıyorlar ki ucuza gelsin. Sonra sen “yolla panpa” deyince yolluyorlar.

Olayın gelişmeleri:

Dear Ipek,

We have received a new delivery today to your Borderlinx suite 0722-xxxx.

Here are the details:
Shipper: E-BAY
Shippers ref: xxxcccxxx
Status: IN

Content:
 – 1 x doll 

Notes:
The value has been estimated as there was no invoice. It is important that this information is correct prior to export – please contact us to change the value to the correct amount. Note that you’ll be required to provide us with a copy of the merchant’s invoice. Please do no hesitate andcontact us.

Click on this link, then click on “Goods awaiting shipping” to see the details. Then just click the “Ship now” button to pay and we’ll ship to you straight away.


Sincerely,

The Borderlinx Team
www.borderlinx.com

Evet ne diyor? Elimize geçti, ama fatura yok, kafadan bir değer yazdık bi gelip kontrol et, onaylarsan yollayayım diyor.

Gittim baktım iki katından fazla fiyat koymuşlar. Mail yolladım, aldığım ürünün linkini attım. Fiyatı yarım saatte güncellediler. Dikkat buyrun, bizde müşteri hizmetlerine mesaj yolladın mı bir iki gün sonra baştan savan otomatik mesaj geliyor anca… Adamlar tıkkır tıkır çalışıyor.

Dear Lpek,

Welcome to Borderlinx.

Thank you for your email. Your request for amending the dutiable value of the shipment has been processed. The value has been changed based on the invoice you provided. Please log into your Borderlinx account and confirm the amendment. If you have any other questions, please feel free to contact us.

Best Regards,

 

Bana verilen sayfadan hesaplamayı gördüm. fatura bedeli ve kutunun ebadına göre bir nakliye bedeli hesaplıyorlar. Herhangi bir kargo ile burdan Ankara’ya gönderme fiyatına geldi neredeyse..

Açık söyleyeyim, geçenlerede yılbaşı için Kanada’ya bir kargo yolladımdı; PTT 50 liradan fazla aldı. O da bir ayda gitti yerine…

Onayladım, iki üç günde mi gelsin 3-5 günde mi gelsin şeklinde arada da iki dolarlık fark olan seçenek var, ucuza gittim. Geç olsun güç olmasın dedim.

O andan itibaren adıııım adım takip edilir halde oldu kargo. DHL sağolsun.

Hesaba girip bakıyoruz:

17 Şubatta kargo şubeye gelmiş.

18’i sabahı Amerikadan ayrılmış.

19’u sabah birde Almanya’ya girmiş, ayıklanmış, sevk edilmiş, 11’de İstanbul’a inmiş. 14:00’te gümrük mümrük işlemeden merkeze ulaşmış.

20 Şubatta dağıtıma çıkmış ve de teslim edilmiş.

“İnsanoğlu kuş misâli” derdi rahmetli babam.

Çook küçüldü dünya bebeyim.. Geldi bebeyim :)

 

7 Yorum

Filed under alışveriş işleri, bilgisayar, icatlar, internet, severim paylasirim

REBLOG: Silika jel hakkında yazısıyla : Işıl

Yeni bir çanta ya da cüzdan aldınız…İçinden çıkan küçük Silika Jelleri atmayın !.

 

Bu arkadaşı ben yeni keşfettim. Orijinal ve hevesli yazılarını da takip etmekteyim. Son yazılarından birinde benim uzuuuuun zaman önce yazmayı istediğim şeyi yazmış.. Silica Gel paketçiklerinin kullanma alanları.

Bravo diyor, kendi kullanım alanımı da ekleyip kaçıyorum.

Değerli kitaplarımın kutularına da bir iki tane atarım ben silikajel. Kitap kadar neme hassas bir şey olamaz.

El yazması kitaplarım var, ilk baskılarım. Benim için çok değerli ama piyasada ancak mangal tutuşturmaya yarayacak babamdan kalma dergilerim var.

İşte onları biraz daha özenli korumak için nem çekici ajan olarak silikajel kullanırım. Çünkü, ne demişler, “duvarı nem, adamı gam yıkar”

wpid-20150215_131011.jpg

Herkese de öneririm.

 

Yorum bırakın

Filed under aile, kültür, kitaplar, severim paylasirim