Tag Archives: alisveris

Makarna Lütfen: Nooluyo Hemşerim?

Evvelsi gün ilk siparişimi verdim. Beni tanımaz etmezler yani, huysuzluğumu talepkarlığımı işitmiş olamazlar değil mi?

Sanki Makarna, Lütfen dememişiz de MAKARNA LAN! demişiz gibi, dün ödeme yapar yapmaz Kırklareli’nden (kendisi haritanın en tepesindeki ilimiz. Karadeniz’e Trakyanın değdiği yer..) yola çıkardılar kargoyu, sabahın dokuzunda sms’i geldi, demin de bizzat aradı aras kargo “kargonuz var gelin alın” diye. Eve teslim isteseydim kuşluk vakti kapıya dikileceklerdi demek ki?

 

Ben alışık değilim böyle zart diye sipariş verip zurt diye teslim almaya. Kargo dediğin bekletir, süründürür.. Unutursun hatta. Küçük sürprizler yapar insana.

Gidip alayım bari.

İbretlik firma, hala şoktayım.

1 ay sonra editi: Makarnalar güzel hoş tamam. Köfte harcı bundan sonra mutfaktan eksik olmamalı. Çorbalık harç da başarılı. İyi ki varsın @makarnalütfen

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, internet, severim paylasirim

Amerikadan İngiltereden nasıl alınır? Borderlinx nedir?

Ebay’den bir şey alasım vardı. Ebay’den bi sürü şey alırım zaten.

Yani kolleksiyonuma bir parça eklemek için satın alabileceğim bir ürün çıktı, takip alarmım var, mail geldi. Resmine baktım beğendim, tam benlik.

Alayım dedim satıcı’nın yollayabileceğini beyan ettiği ülkeler listesinde Türkiye yok.

The seller has not specified a shipping method to Turkey. Contact the seller– opens in a new window or tab and request shipping to your location.

yazıyor . Al başına belayı.

Netsem?

amerikadaniste var ama acaip pahalı. Sözlükten (sevgili sezen der gibi.. ekşisözlük’ten) ara tara borderlinx’i buldum.

İki dakikada üye oluyorsun, sana sanal bir Birleşik Devletler ya da Birleşik Krallık adresi tanımlıyor. Sen ne alacaksan o adresi kullanıyorsun, sana gelen kargoları bekletiyorlar, gerekirse ücretsiz olarak toplayıp tek koli yapıyorlar ki ucuza gelsin. Sonra sen “yolla panpa” deyince yolluyorlar.

Olayın gelişmeleri:

Dear Ipek,

We have received a new delivery today to your Borderlinx suite 0722-xxxx.

Here are the details:
Shipper: E-BAY
Shippers ref: xxxcccxxx
Status: IN

Content:
 – 1 x doll 

Notes:
The value has been estimated as there was no invoice. It is important that this information is correct prior to export – please contact us to change the value to the correct amount. Note that you’ll be required to provide us with a copy of the merchant’s invoice. Please do no hesitate andcontact us.

Click on this link, then click on “Goods awaiting shipping” to see the details. Then just click the “Ship now” button to pay and we’ll ship to you straight away.


Sincerely,

The Borderlinx Team
www.borderlinx.com

Evet ne diyor? Elimize geçti, ama fatura yok, kafadan bir değer yazdık bi gelip kontrol et, onaylarsan yollayayım diyor.

Gittim baktım iki katından fazla fiyat koymuşlar. Mail yolladım, aldığım ürünün linkini attım. Fiyatı yarım saatte güncellediler. Dikkat buyrun, bizde müşteri hizmetlerine mesaj yolladın mı bir iki gün sonra baştan savan otomatik mesaj geliyor anca… Adamlar tıkkır tıkır çalışıyor.

Dear Lpek,

Welcome to Borderlinx.

Thank you for your email. Your request for amending the dutiable value of the shipment has been processed. The value has been changed based on the invoice you provided. Please log into your Borderlinx account and confirm the amendment. If you have any other questions, please feel free to contact us.

Best Regards,

 

Bana verilen sayfadan hesaplamayı gördüm. fatura bedeli ve kutunun ebadına göre bir nakliye bedeli hesaplıyorlar. Herhangi bir kargo ile burdan Ankara’ya gönderme fiyatına geldi neredeyse..

Açık söyleyeyim, geçenlerede yılbaşı için Kanada’ya bir kargo yolladımdı; PTT 50 liradan fazla aldı. O da bir ayda gitti yerine…

Onayladım, iki üç günde mi gelsin 3-5 günde mi gelsin şeklinde arada da iki dolarlık fark olan seçenek var, ucuza gittim. Geç olsun güç olmasın dedim.

O andan itibaren adıııım adım takip edilir halde oldu kargo. DHL sağolsun.

Hesaba girip bakıyoruz:

17 Şubatta kargo şubeye gelmiş.

18’i sabahı Amerikadan ayrılmış.

19’u sabah birde Almanya’ya girmiş, ayıklanmış, sevk edilmiş, 11’de İstanbul’a inmiş. 14:00’te gümrük mümrük işlemeden merkeze ulaşmış.

20 Şubatta dağıtıma çıkmış ve de teslim edilmiş.

“İnsanoğlu kuş misâli” derdi rahmetli babam.

Çook küçüldü dünya bebeyim.. Geldi bebeyim :)

 

7 Yorum

Filed under alışveriş işleri, bilgisayar, icatlar, internet, severim paylasirim

Groupon Laz misun?

Groupon sitesine üyeyim, her gün türlü türlü fırsat maili gelir, çok da memnunum. Bazen güzel kuponlar alıp kullandım, bence harika bir fikir.

Yakın zamanda yeni bir işe başladılar.. Mesajlarda bir km bilgisi geliyor. Pek dikkat etmiyordum (geçinmeye gönlüm yok ki,(*))

groupon

Örnek aha bu.. restoran adının altında 21 Kilometre uzakta yazılı. (Ki imkanı yok ben buraya 21 KM değilim)

Geçen gün dikkat ettim, bana 2 kilometre uzaktaki bir otel için de 24 KM yazıyordu. Çok otelde kalasım olduğundan değil, rakamdan şüphelendiğimden peşine düştüm. Mail attım epeyce yazıştık, Gruponcuların sayı bilmedikleri, yahut dayak yemedikleri(**) ortaya çıktı. o mesafe meğerse oteli satan tur firmasının uzaklığı imiş. Tam olarak nereden o tur firmasına uzaklık onu da bilmiyorum. Benim semtimden mi? Otelden mi? Gruponun merkezi neresi ise oradan mı? Kastamonudan mı???

bana ne ayol tur firmasının kimbilir nereye uzaklığından? Otelin (ya da bilumum etkinliğin) benim bulunduğum merkeze uzaklığı lazım bana. Sair bilgi bana gerekmiyor ki? Bana yakınsa işime gelir, alırım bileti. Böyle saçmasapan uzaklıklar görünce kimbilir neleri kaçırdım :(

Akıııl akıl, gel grupona takıl.

 

 

(*): Nasreddin Hoca’yı evermişler. Kadın o kadar çirkin o kadar çirkinmiş ki, Nasreddin Hoca yüzüne bile bakmamış. Bir gün sormuşlar “hocam senin hanımın adı ne?” diye, “bilmiyorum” demiş. “aa insan hanımının adını bilmez mi?” demişler.. “geçinmeye gönlüm yok ki, adını sorayım” demiş.

(**) Padişahın birine has bahçeden erik çalan bir adamı getirmişler. Padişahın da canı sıkkınmış, “vurun yüz değnek” demiş. Adam isyan etmiş: “iki tane erik için yüz değnek mi vurulur padişahım,  ya sayı bilmiyorsun ya dayak yemedin” demiş… Padişah gülmüş, adamı affetmiş.

Kıssaların hisseleri size ödev. Uğraşamayacağım geç oldu, daha sipariş bir bölüm yazmam lazım…

 

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, internet, saçmasapanlıklar, şikayetlerim

Adaş Çiftlikten Alışverişim: İpek Hanım Çiftliği

 

Yaklaşık bir yıldır İpek Hanım Çiftliği (taklitlerinden sakınınız) maillerine üyeyim. Pınar hanım her hafta o haftanın ürünlerini tanıtır ve bilgilendirici ciddi bir de yazı yazar. Herşeye yetişebiliyor olması ile, Gülse Birsel kıratında bir kadın. Rol model. Hepimizin gözünü korkutsa, hayatlarımızı ve alışveriş kararlarımızı sorgulatsa da , Hayranız. 

Detaya girmeyeceğim. a) onu bilen biliyor, bir de benden dinlemeyin. b) merak ederseniz mail listesine giriverin. 

 

Ben size ilk alışverişimi yazacağım.. 

Sipariş listesine bağlı kalmadım, kendi listemi yaptım. Listemde eve zaten alınan temel parçalar yer almaktaydı, kilo fiyatları ile beraber yazayım : (kilo ile almadım ben, fiyatlar çılgınca değil yani) 

Domates – 8

Taze Fasülye – 8

Yeni Elma – 5

Yeşil Erik – 10

Kırmızı Mercimek – 10 

Kahverengi sele zeytin – 17,50

10’lu köy yumurtası – 15

1,5 lt süt – 6

İp peynir – 25

El mantısı vakumlu 1 paket  – 15

Beyaz ekmek – 5

Kuru Kayısı (paket) – 6

En sona da “şaşırtın beni, 15 lira limitini içerisinde, en yüz ağartan, en favori ürününüzden bir sürpriz gönderin” dedim. bana 

Tuzlu Yoğurt – 15 ve 

Sütlü Bademli Çikolata 1 adet – 7,50 

geldi.. 

Koskoca bir koliydi. İçinde strafor bir kutu vardı bozulabilecek ürünler için ve bir tane de 500 ml pet suyu dondurup kutuya buz aküsü olarak eklemişler. Keşke strafor kutuyu geri gönderebilmenin bir yolu olsa. kaldırıp attık, ziyan oldu. (freecycle forever)

Koli 15 lira filandı. 8,5 üzerindeki rakamı toplam hesaptan düşerek ödüyoruz. Güzel bir macara oldu benim için. Bir dahaki siparişimde bakalım neler olacak?  

2013-05-17 23.08.44

Tuzlu Yoğurt. İnanılmaz lezzetli bir şey. Labne gibi..

2013-05-17-1592

İp peynir. Vakumlu ambalajda. Tuzlu. 2013-05-17 23.08.55 2013-05-17-1585

 

Domates. Raf de Casi model.

2013-05-17-1596

2013-05-17-1599

 

 

Beyaz olan L boy keskinoğlu Kahverengi olan çiftlik. 

2013-05-17-1601

 

Çok soğutulmuş ve yağı üzerinde donmuş mis gibi inek sütü. 

Beri yandan o kadar inek sütü ki bizim steril hayatımıza “çok kokulu” geldi. Zor bitirdim. Neden çocukken Pınar süt sevdiğimi hatırladım :((
2013-05-17-1587

Kayısı feci tipsiz dursa da on numara. Mercimek de lezzetli. Çorbada nefis oldu. 
2013-05-17-1588

Çocukken ağacına çıkıp dalından yediğim eriğin aynısı!! Çekirdeklerini gözüm gibi saklayacağım.

2013-05-17-1589

Yamuk yumuk tatlı elmalarım! 2013-05-17-1590 2013-05-17-1591

Pasta ekmeğim..Çok nefisti…
2013-05-17-1594

Bademli Butik Çikolata. Eşsiz. Godiva ayarında.2013-05-17-1595

 

Evime çok yakın organik pazar var, daha sık uğramaya kararlıyım. Gerçi her organik etiketini basana da güvenmiyoruz ama, sütüne havale ettik artık..

Ve bir de en büyük aşkım o mini mini mantılar oldu. Paketli halinin fotosunu bulamadım, tencerede böyle bir şey: 

2013-05-23 21.24.54Şiir şiir! Hep alcaz hep yiycez! Ellerine sağlık bükenlerin.. 

 

10 Yorum

Filed under alışveriş işleri, çocuk, iştahlı işler, kültür, severim paylasirim

IKEA’da bir gün, o da bugün..

IKEA, evet evimizin herşeyi…

Tatil günü şurdan şuraya gitmemek lazım, biliyorum ama kızlara söz verdik bi kere.

Zaten alınacak şeyler de var, ver elini Ümraniye. Kısa notlar:

* BUYAKA tıkkklım tıklım kalabalık. Meydan ne yapacak acaba??? yazik ya, bu kadar dipdibe avm mi olur?

* bagaj kurcalayıcısı  bir tane, kuyruk TEM’de başlıyor… Adam bıkmış bezmiş aç bagaj, açılmazsa açtırt bagaj, bak içeri kapa bagaj… aslında bagaja birini saklayıp “BÖH!” yapmak lazım… :D

* bagaj kontrolunden nefret ediyorum

* otopark o biçim dolu.. akıllı avrat olarak oto yikamaya verdim arabayı. gez gel, işin bitince ara,  araban önüne gelsin vallahi verdiğin paraya değer bence. gerci piyasadan yüzde elli fark aliyorlar ama, iyi iş cikarmislar.

tertemiz araba, geri getirildi, göz kamaştırmakta.. lakin getirici adamin ter kokusu nasıl sinmiş iki dakkada şurdan şuraya inanamadım. neyse, bir mayis işçi bayramı,  bişey demedik. (evet Betül,pis burjuvayım hala)

* hala lazanya yok… neden NEDENNNNN :( (((((((((((((((((((((

* üçlü bir sehpa gelmiş, metal-ahşap-metal bişey, tam reddot, fekat eve alınacak şey değil. beğenerek bakıp geçtik.

* hindi şiş çıkmış. gayet dukanperver bir yiyecek. yanına nefis bir bulgur pilavı koymuşlar, aslanım İKEA, Türk yemeklerine geçmiş. lakin hindi çok kuru, köfte sosu koydurmasaydim çekilmiyordu. bi de şişlerin uclari pilavin altinda kalmış, tabağa çekebilmek için elimi kirlettim. Sivri uçlar tabağın ortasına, küt uçlaar kenara, OK?

* sallama çay kalkmış, sanayi tipi gayet rezil bir demleme çay makinesi kazanı konmuş. bana ne ben cay icmem ama.. oyle yani.

* yazlık balkon mobilya türevleri şahane, teras avlu ne varsa, almak lazım..

* iki çocukla gidince almam gerekenin yarisini alamadim, almamam gereken bi ton şey aldı(rıldı)m.

Yedinci yaşını kutlar, nice yedili yaşlar dilerim İKEA’mız.

1 Yorum

Filed under alışveriş işleri, araba, gezen güzel olur, icatlar, iştahlı işler, severim paylasirim

Bes yasa gore ekonomi bilgisi

Market kuralini bilirsiniz, uslu uslu market alisverisimizi yapacagiz ve sana istedigin -bir- seyi alacagiz.
Her zaman kural belliydi, hic markette tutturan cocuk sendromu yasamadik. Kiza bir, oglana bir adet urun secme hakki veriyoruz, iyi gidiyor.
Oglum bes yasinda ve abladan uyanik cikti. Kizim cips ister, bilemedin sakuz ister genelde…
Oglan fena, En dev boyutlu kamyonu, en kalabalik yapbozu, uzaktan kumandali yaris arabasini filan da bir diye yutturmaya kalkisiyor. E bana da yazik, milletin dogumgununde, sunnetinde umdugu cihazlari her hafta alacak durumum mu var, ki olsa bile almam. Nedir bu masraf?
Kurala ek yapildi. Fiyati 3 sayiliysa, aliyorum. Yani, limit 9,99 TL.
Alacagini seciyor, etikete bakiyor, rakamlari sayiyor, ilerliyor..
Gorenler hasta oldu herifin etiket inceleyerek alisveris yapmasina..

Zalim ana Istanbul’dan bildirdi..

2 Yorum

Filed under alışveriş işleri, çocuk, severim paylasirim

Migros Jet Kasa icat etmis :)

Hayatim boyunca ne zaman markete gitsem kasaya gecmek ve aldiklarimi kendim bip yapmak istemisimdir. (mesleki deformasyon?) Gercekten.. Ben bebekken Kızılay GİMA’da gezdirirlermis beni.. hala deterjan reyonlarini pek bir severim. artik daha saglam yapiyorlar ambalajlari, o kadar kokmuyor disa. ama cok severim.

ne diyodum? Evet, maltepe migros’tan alisveris yaptim. Jet Kasa’dan kendim bip yaptim kendim odedim oy cok eglendim….

dikkat edilecek iki sey var… aldiklarinizi kafanizda gruplayip posetleri oyle ayarlamalisiniz. cunku aldiklarinizin tartimi da yapiliyor ve eger arka arkaya iki urun okutayim da sonra ikisini de posete atarim diyemiyorsunuz. bip-torba sonra ikinci bip…

ariza veren bir baska durum da poseti “doldu” deyip geri sepete almak… metal zemin uzerinde birakmaniz gerekiyor. dedigim gibi, tartiliyor hepsi.

unutmadan, tartim bolgesine elinizi, kolunuzu, ceketinizin etegini koymayin. o da sorun cikariyor. ama iki kere yapinca insan cok alisiyor. ben sevdim gene yapcam!

Yeni kirazli cevreci alisveris torbalari da cok seker olmus. bu sefer almasam diyorum… bakalim geri donusum puaniyla alinabiliyor muymus bir arastirmak lazim..

masallah her marketin her firmanin cevreci bez/telis cantalarindan aliyorum. bagaja koyduklarim var, eve cikarip unuttuklarim var.. bi turlu kullanmak kismet olmadi desem inanir misiniz? en azindan alisveriste hic kullanmadim..

alisveris posetleri sonradan copposeti olarak isime yaradigindan, ne kadar cevreci olursam olayim alisveris posetinden vaz gecemiyorum.

aslinda ben migros olsam deneme yaparim..

musteriye secenek sunulmali… aldiklarinizi posete mi cantaya mi koyalim diye. ucretsiz olsa cantalar gene de herkes poset ister ben diyeyim size…

cantada hersey karmakaris oluyor.. (bu yazi gibi, nerden nereye vardim, dur bakalim)

fekat, en guzeli IKEA cantalari..

boy boy. ben bir tanesini banyoya astim o meshur vitrifiye (mi derler?) bornoz askilari vardir ya her banyoda iki boynuz gibi.. iste onlara astim. beyazlari o cantada biriktiriyorum…

camasir isine bir dahaki yazida deginelim simdilik burada birakayim, gece gece uzatmamak lazim

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, çevre, gezen güzel olur, icatlar, severim paylasirim

Bebek çeyizi hakkında fikirler

Yeni anneler, yeni anneanneler, sözüm size:
Bebekleri kat kat giydirmeyin…Bebekler annelerinden BİR kat fazla giymelidir. Hırtlamba gibi giydirilen bebekleri sicak tutmuyorsunuz, aslinda terletiyor ve rahatsiz ediyorsunuz..
Bebeklerin iç giyimi olarak eskiden zibin kullanilirdi, o günler geçti, boşuna zıbına para vermeyin. Bebeğin düşmemiş göbeğini incitebiliyor göbekten bağlanması nedeniyle. Sonra kucaga alırken sıyrılıp kolaltlarına toplanıyor bir de belini gobegini bir daha kapamaya calisiyorsunuz. huzursuzluk sadece..
bir bebegin en güzel en saglikli ve en koruyucu ic giyimi “yarim kol çıtçıtlı body”lerdir. askılı atlet tarzi olanlar gögsünü tam örtmez, uzun kollu olanlar hem giydirmesi zordur hem de bir ayda kisalir insani sinir eder. ayrica cocugun ellerini kollarini sikca yikayip sildigimizden, ya da elini kolunu bir yere sokarsa ne bileyim kusarsa diyelim uzun kollu body’nin kollari da batar, ustu basi komple degistirmek gerekir… en güzeli yaz kis yarim kollu body…
gelelim üst giyime: Hırkalar da gene kollu olmalari hesabiyla, cok kullanisli degiller. yelekten iyisi varsa o da suveterdir…

Bebek yeleklerinin en önemli sorunu materyali.. Orlon tarzi çok naylonumsu iplerle orulen yelekler daha tok duruyor ve elbette islenen modeli de daha guzel gosteriyor, lakin bebegi acaip yakiyor. Bu tür yelekleri hemen atın…

Ayrica, düğme konusu da onemli.. Bebeklerle buyuk insanlarin arasinda fark gozetmeyen yelek tasarimci teyzeler, bogazina kadar ilik oruyorlar yelegin. Bebekler boyunlarini dik tutamazlar. O yuzden boynuna denk gelen yerdeki dugme gıdıyı rahatsız eder. Pişik yapar… En iyi bebek yelegi yakası hafifce V yaka olanidir o yuzden. önluk takarken de rahat edersiniz.
yelek düğmeleri gercekten de zaman zaman sorundan başka bir şey değil. açılıyorlar, kopuyorlar..
aslında ben bebek yeleklerimizin tamamını üşenmeyip elden geçirdim. düğmelerini ilikledikten sonra hepsinin önünü dikip süverter yaptım.
geçir kafadan oooh bitti gitti.
hele yakasından burulmus yunden yapilma bir uckur gecirilen yelekleri gözüm gormesin…. boynundan baglamali yelek mi olur? bogulmasa bile agzina alip emiyor bebekler her seyi.. en kotu yelek fikri de o zaten…
Bebek corabi olarak satilan sacmaliklar da insani pisman ediyor. bir siracik lastik dikiyorlar, bebek tepinirken siyiriveriyor ayagindan… sonra tulumun ayak uclarina top olmuş iki çorap iki tane de buz ayakla kalıyorsunuz…
ya da aksi gibi acaip siki lastikli uretiyorlar tombul bacaklar boguluyor…
en guzel bebek corabi, konclu, bebegin tombul bileklerini sikmayacak kadar hafif siki ve bir sira degil bir parmak kalinliginda lastigi olanlardir.
bulabilirseniz, Mothercare’de çiftli satılanını bulduğum ve tavsiye ettiğim, Çorap Tutucu alınız. Harika bir icat!
Çorabın suslu puslu olanlardan ziyade pamuklu olanlari tercih edin. yikarken icini disina cevirin, corap icindeki pamukcuklar ayak parmaklarinin arasina kacip rahatsiz ediyor…
sonra devam ederim…

1 Yorum

Filed under alışveriş işleri, çocuk, icatlar, severim paylasirim