Category Archives: severim paylasirim

Öttürgeç

Yeni uygulamam Beep’n Go. Yani öttür ve geç.
Vakt-i zamanında isabet buyurduğum gibi cüzdandaki kartlari sanal ortamda saklamaya yarayan uygulama.

A) guvenli degil. Incik cincik bilgilerinizin kimin eline gittigi mechul.
B) cok sukur be! Biri yapti nihayet. 6 yildir bekliyordum!
C) Ikea gibi kıl firmalar (yılolmuş2015) hâlâ kasada kart okutturma derdinde. Karti fiziksel olarak görmeden islem yapmiyorlar.
D) Migros DnR vb laf dinledigi icin kart bilgisini telefon numarasina sabitlediler,kasada cep numarani soylemek yetiyor. Dunya alem telefon numarami ogrendi bu gune kadar :(

Ferahlasin cuzdanlar…

image

2 Yorum

Filed under severim paylasirim, uygulamalar

Daha neler göreceğiz acaba?

Demin bir uygulama indirdim. Telefon rehberinizdeki insanlara tek dokunuşla “Yo!” gönderebiliyorsunuz.
Uçukötesi…
Allah akıl fikir de veriyor ama…

3 Yorum

Filed under internet, severim paylasirim

Gimle’li Guzel

Herkese nasip olmaz,bu çağda bir mektup arkadasim oldu benim.

image

Ünlü blogger, yeşil yaşam ustası, güzel kişi Türkan (Eski adiyla Resimli Seyler Atlasi, yeni adiyla Yesil Atlas) masallahi olan bir kadin. Guzel,azimli ve marifetli. Sabirli ve cilgin. Taaa ordan buraya bana bir zarf dolusu heyecan yollamis. Kendisi benim paralel evrendeki kendim filan, o derece zitiz aslinda. O yuzden yazilarini salyalarimi akitarak okuyorum. Hayatta yapamayacagim seyleri “iki tiktik bi fikfik” diye anlativeriyor. El yazisi bile inci gibi. Ü-hüüü..
Sevgili Kucuk Prensim.. (baska bir dunyadansin ya sen…) Zahmet etmissin. Ozene bezene ne aralik nasil…. nutkum tutuldu.
Hediyelerine bittik. Sevindirenin cok olsun.  Ellerin dert gormesin.
Kontr-zarf hazirliyorum. Bilgine!

image

2 Yorum

Filed under çevre, çocuk, blog işleri, gezen güzel olur, internet, severim paylasirim

Legoland İstanbul

Bu yazıyı yazdıktan sonra düşündüm, eğer gidecekseniz, okumamalısınız, sürprizi kaçar kesinlikle. Fena spoiler yersiniz. Bire bir yaşanması lazım. 

Eğer gitmeyecekseniz, okumamalısınız, insanın canı çekiyor ya.. 

Yani her koşulda, okunmaması gereken bir yazı yazdım ben…

*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*

Bu mekan yepyeni. Daha 3 gün oldu açalı. Biletlerimizi Tixbox‘tan taa ne zaman aldım. Oğlum LEGO konusunda çok iyidir. Hem sever hem yapar. Hatırı için Bayrampaşa’ya, Forum İstanbul’a gittim.   Online biletler kısa süre için kapıdan bilet almaktan ucuz.

SORUN 1: Her çocuk yanına bir yetişkin, her yetişkin yanına bir çocuk şartı var. Bunun manasını çözemedim. 3 çocuklu aile olsak sokaktan adam mı çevirelim fazla çocuğu içeri sokabilmek için? Tek çocuklu aileler ya da Legosever bekarlar netçek?

SORUN 2: Lego Dükkanından alışveriş yapmak için bilete gerek yok, AVM’nin içinden girilip çıkılabiliyor. Bir de Legolanddan giriş çıkış var biletlilere. Biletler sanal olunca, lego dükkanından legolanda geri giriş yapmaya çalışan eşim, güvenlikle tartıştı. Biletler benim cep telefonuma kayıtlı, ben de bambaşka bir yerdeyim.. Giriş-Çıkış güvenliğini sağlamak için ziyaretçiye bir yaka kartı vb birşey vermeleri lazım.

SORUN 3: Merlin’in kazanını karıştırırken, kilitli emniyet kemerleri ile bağlandık. İniş sonrasında görevli tek tek gelip insanları cihazdan söküyor. E ya görevliye bir şey olsa? Dönmedolapta mahsur mu kalacağız? Ya da benim acil inmem gerekse? Diğer 10 kişinin çözülmesini beklemek zorundayım. Böyle olmaz. Bir düğmeyle “lap” diye tüm kemer kilitleri açılmalı, isteyen tek hamlede inebilmeli.

heh, bunları aradan çıkardıktan sonra: 14-20150803_000447

ŞAHANE Bİ EĞLENCE HEMŞERİM: KAÇIRMAYIN! 

Girişte önce aile fotoğrafımız çekildi ve bize kısa bir film gösterildi. Sonra iç mekana girdik, Lego Fabrikası hakkında kısacık bir belgesel izledik ve kendimize Lego Adamlar tasarladık. O oyun bitince bir kapıdan geçtik, tasarladığımız legoları verecekler zannettim ama hatıra olarak baskılı özel birer DUPLO parçası verdiler. Bilet karşılığında alıp alacağınız tek şey de o. Heyecanlanmayın yani.

Neyse, ilerledik, Lazer tabancaları olan vagonlara bindik, kısa ama heyecanlı bir labirentte orklara, taşlara, iskeletlere ateş edip prensesi kurtardık ve ejderha yumurtalarının güvenliğini sağladık. :))) Bir resim de orada çekiyorlar, hazır olun! Fotoğrafları satın almak zorunda değilsiniz ama alırsanız tuzlu bir miktar ödemesi var.

Hop indik, bir başka labirentte dünyanın meşhur binalarının ve tabii İstanbul’un simgelerinin Legodan modellerini izledik. İnteraktif panolar hepsi, soruları cevaplayınca ışığı yanıyor, hareket ediyor vb ilginç tabii. Epeyce emek sarfedilmiş. Üstelik Yerebatan sarnıcı ve Medusa’ları bile yapmışlar! Çok ilgimizi çekti, gez gez bitiremedik…

Veee Legoland Alanına giriş! Kocaman! Her yerde lego havuzları var, çök başına saatlerce oyna. 4D sinema var, iki de film, 15 dakika sürüyor her biri, ipucu vermeyeyim ama birisi daha güzel. İkisini de izleyin. Hareket, toz, duman, ses, ışık, rüzgar, yağmur, çamur, kar ve sümük (!) içinde kalıyorsunuz… Telefonu filan çıkarmayın ortaya, ıslanır. Bu sıcakta yapılabilecek en güzel şey bu filmleri izlemek :)))

Az ileride Lego Atolyesi var. Uzman Lego Yapımcısı Deniz 12 çocukluk gruplara Lego yaptırıyor. Bizim eğitimimiz Balina idi. Lego’nun tarihçesiniden balina hakkında eğlenceli bilgilere birçok şeyi de beraberinde öğrendik. Adam süper! balinaları yaptık (evet ben de yaptım bir tane, ne var?) sonra çocuklara Master Builder Etiketi yapıştırdı. Oğlum ne gururlandı ne gururlandı. Gördüğü çocuklara “Bir Lego Yapıcısı” olduğunu izah etmeye başladı hemen.

Lego araçlar imal edip yarıştırabileceğiniz bir bölüm var; bir çeşit dönme dolap olan Merlin’in kazanı var; üst katta parti odası, çocuk aktivite alanı, kafe, tuvaletler, Duplo oyun alanı, karaoke ve Olivyanın evi var.

a) yanınıza çorap alın, aktivite alanında ayakkabılar çıkartılıyor ve çoraplı girmeniz isteniyor.

b) Bu Olivia Legonun aklına anca 2011’de gelen bir fikir. O zamana kadar hep Lego MiniFigürler ağırlıklı olarak erkek. İlk defa kızlara da lego satabileceklerini anlayınca mevcut renklere 11 yeni pastel renk ekleyip yeni setler üretmişler. Olivia da bu Lego Dolls’lardan biri.

c) harbi, bilin bakalım kaç renk lego var? Şaşırdım!

Saat kulesine bayıldım, sinemaya bayıldım, “hiç bir şey almayacağız!” diye baştan konuşmuş olmamıza rağmen lego marketindeki ıncık cıncıklara para bayıldım. Lego Gizli Görev oyununa bayıldım, Legoland boyunca oryantiring yapıyorsunuz ve sonunda bir de ödül alıyorsunuz!

İyi ki gitmişiz..

Legoland

BALİNA-BALİNANIN KALBİ-OĞLUMUN KALBE YAPTIĞI KALP :)









01-20150802_135355 02-20150802_150237 03-20150802_150301 04-20150802_151519 05-20150802_151953 06-20150802_225236 10-20150802_225809 11-20150802_225852 12-20150802_230330

Legoland Discovery Centre  hakkında daha fazlası için..

Not: Keşke o minyatür binalardan biri de legoland olsaydı ve ben de kendi kendime bakarken bulsaydım kendimi.. master builder göreve!

Yorum bırakın

Filed under aile, çocuk, gezen güzel olur, severim paylasirim

YouTube’da “Shia LaBeouf delivers the most intense motivational speech of all-time” videosunu izleyin

Lan kalkip yapiym bari .
adam sagli sollu giriscek yoksa.
Anam anam.

Yorum bırakın

Filed under internet, severim paylasirim

Tatlı tatil. Mutlu tatil

Önümüz bayram. Hem daha yazın ortasindayiz, çoğumuz tatile gitmedi. Küçücük bir ipucu verecegim. Otelde size en lazim ama en bulunmaz 5 sey.. aklinizda bulunsun…
1- priz çoğaltıcı.. Üçlü priz

image

Herkesin o kadar cok elektrikli cihazi var ki odadaki tek priz yetmez oluyor.. Elzemm.
1-a) sinekkovar makineyi almayi unutmayin.
b) kahve makinesi de iyi oluyor ;)

2- USB Çoklayıcı.

image

Bunu Tchibo’dan aldim. Sırf usb şarjı kullanan aletler icin “bir vurusta 7 tane” etkisi.. bunun bi de araç cakmak girisinden kullanilan cinsi var. Siz neye ihtiyaciniz oldugunu çözün.

3- El feneri/Gece lambasi

image

Bu akilli cihazimiz sensorlu. Isik varsa sönüyor, isik yoksa los bir led isik veriyor. Gece tuvalete ya da çocuğa bakmaya kalkıp onu bunu devirmeden,kimseyi uyandırmadan yolunuzu buluyorsunuz. Çocuklar için de iyi oluyor. Bazen gece yarısı karanlıkta uyanınca uyku sersemligiyle nerede olduklarını cozemiyorlar.
El feneri de iyidir. Koskoca otelin bir anda karanlığa gömüldüğünü düşünsenize.. oluru olur. Yol hali, bulunsun.

4- Alarm

image

Nooluuur noolmaz. Gece uyurken kapı arkasına tangirdayacak birşeyler koymayı severim. Bu da pillisi, yine tchibo. Kapi acilirsa ötüyor. Uyurgezerlere karşı tedbir.

5- Son ama en mühim dava:

image

Çamaşır ipi ve mandal. Kossskoca oteller bir camasir askisi birakmiyorlar balkona. Ipislak mayolar, havlular, bir iki parca camasir sandalye ustune, balkon demirine vb atıp kurutmaya çalıştığım bir gün sinir olurken aklıma geldi:
“Antep’te var uzun çarşı, sana lazımsa yanında taşı”
Bu rezilligi bir daha cekmem. Ipim mandalim valizin dibinde hazır hep.

Hadi bakalim tatilciler, iyi eglenin iyi dinlenin. Pişmaniye getirin.

Tatil ecza cantasi:  
Lokal anestezik krem.
Bocek sokmasina karsi kasinti giderici krem.
Yanik kremi.
Yara bandi.
Adet azaltmak/durdurmak için naproksen sodyum tablet.

1 Yorum

Filed under aile, araştırdım, gezen güzel olur, severim paylasirim

Kafeinman

Hayatımın uzun bir döneminde kahvaltıda çay içtim bir daha da içmedim. Çok şeker attığım ve ılık içtiğim için çayın çaylıktan çıktığını da belirtmem lazım. Akşam yemeklerinden sonra babama küçk ocakta sade kahve pişirirdim. Pek severdi rahmetli.

Üniversitede neskafe gold hep elimin altında oldu. Ders mers çalışırken kafayı dinç tutmak için. Üniversite bitti kahve bitti.

Türk kahvesi evlendikten sonra hayatıma girdi. Ama ne giriş.. Kayınvalidem sağolsun tam adabıyla kahve içen bir hanımdır ve beni de ailenin çaylak kahve içicisi olarak aralarına aldılar. Zamanla yemeklerden sonra bir orta kahve arar hale geldim. Zamanla sade kahveye geçtim. En iyi kahve nerede satılır, hangi cezve, nasıl fincan, çifte kavrulmuş lokum mu yoksa bitter çikolata mı derken girdiğim her işte olduğu gibi dört dörtlük abarttım. Oradan espresso’ya geçişim daha da hızlı oldu. Artık bu hayat kahvesiz çekilmemekte.

Geçenlerde heves ettim, ben küçükken kahveyi nasıl da kavururduk, nasıl oluyor da oluyordu diye nostalji yapmaya ve çocuklara da neşe çıkarmaya karar verdim. Sokak arası bir kuru kahveciden 100 gram yeşil kahve aldım ve yanmaz tavada kavurdum. Macera şu :

20150520_195227

Çiğ kahve

20150520_195252

Kavrulmaya hazır

20150520_195956

Yarı kavrulmuş “sarışın” kahve

20150520_200803

Orta kavrulmuş kahve

20150520_201309

Kavrulmuş kahve

20150520_200751

Orijinal Espresso Tanesi

20150324_201526

Babadan kalma klasik kahve değirmeni

20150324_201533

Yılbaşı hediyem modern kahve değirmenim

IMG-20130728-WA0001

Kahve içtiğim bi mekanda sunum

Kahve çekildiğinde değil kavrulduğunda tazedir, giderek bayatlar, yağını lezzetini kaybeder. Buna dikkatinizi bir kez daha çekeyim.

Bu yazıyı sevdiyseniz başka #kahve içerikli yazılarım da var, buyurun okuyun..

1 Yorum

Filed under aile, alışveriş işleri, iştahlı işler, kahve, kültür, severim paylasirim

Para ara tara Bu da Akıllı Kumbara

Şimdii, daha evvel para biriktirdiğimizi çocukları tasarrufa alıştırdığımızı anlatmıştım. Buyrun ilgili yazı: İşten Artmaz Dişten Artar!

 

Bir adım ileriye gittim. Uzun zamandır Garanti Minibank diye bir şey var, garanti bankası çocuklara özel yatırım hesabı açana veriyordu bir tek. Yakın zamanda ayaktan gelen müşteriye de satmaya karar vermiş.

Özellikler

  • Gerçek bir Paramatik gibi kart ve şifre sistemi ile çalışır.
  • Akıllı Kumbara paketindeki kart ile kullanılır.
  • Türk Lirası ve Kuruş için tasarlanmıştır; madeni paralar 1.00 TL, 0,50 TL, 0,25 TL, 0,10 TL ve 0,05 TL’nı tanımaktadır.
  • Yatırılan ve çekilen paraları tanır ve kaydeder.
  • Biriktirilecek hedef rakamını kaydeder ve hedefe ulaşmak için teşvik edici mesajlar verir.
  • Harcama konusunda ikaz eder.
  • Kullanıcı adını ve doğum gününü kaydeder. Doğum gününde kutlama mesajı verir.
  • 1 Ocak’ta yeni yıl ve 23 Nisan’da Çocuk Bayramı kutlama mesajı verir.
  • Her ayın ilk gününde mesaj verir.”

 

Kendi bankamatik kartı ve şifresi var, bozuk para yatırıyorsun sesli olarak hesap bakiyeni falanını söylüyor, yanlış duymuyorsam Oya Küçümen’in sesi.

veletler çıldırdı, kıyıda köşede sakladıkları hazineler ortaya döküldü, makineye yutturuldu. Gidip gelip harçlık istiyorlar, girişte cebimizdeki bozuklukları çekmeceye atarız normalde su almak için, o paralar buhar oldu. Beş beş para biriktiriyorlar..

Ben de o paralarla deve yapacağım. Büyük güzel bir deve!

 

Bakınız:

 

İlk ev yapımı videom, evin kusuruna bakmayın artık. Evet o şalvarlı bağdaş kurmuş kişi benim :)))

 

Yorum bırakın

Filed under aile, çocuk, icatlar, severim paylasirim

Makarna Lütfen: Nooluyo Hemşerim?

Evvelsi gün ilk siparişimi verdim. Beni tanımaz etmezler yani, huysuzluğumu talepkarlığımı işitmiş olamazlar değil mi?

Sanki Makarna, Lütfen dememişiz de MAKARNA LAN! demişiz gibi, dün ödeme yapar yapmaz Kırklareli’nden (kendisi haritanın en tepesindeki ilimiz. Karadeniz’e Trakyanın değdiği yer..) yola çıkardılar kargoyu, sabahın dokuzunda sms’i geldi, demin de bizzat aradı aras kargo “kargonuz var gelin alın” diye. Eve teslim isteseydim kuşluk vakti kapıya dikileceklerdi demek ki?

 

Ben alışık değilim böyle zart diye sipariş verip zurt diye teslim almaya. Kargo dediğin bekletir, süründürür.. Unutursun hatta. Küçük sürprizler yapar insana.

Gidip alayım bari.

İbretlik firma, hala şoktayım.

1 ay sonra editi: Makarnalar güzel hoş tamam. Köfte harcı bundan sonra mutfaktan eksik olmamalı. Çorbalık harç da başarılı. İyi ki varsın @makarnalütfen

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, internet, severim paylasirim

İntrovert biriyim

Amerikan kaşığıyla ingiliz boku yemek derdi babam rahmetli. Bunu ifade etmenin bir yolunu bilseydim Türkçe seslendirirdim emin olun. İnsanlar sağlak ve solak gibi yapısal olarak da #introvert ve #extrovert olarak ikiye ayrılmaktalar. (görsel 9gag.com’dan alıntıdır)

introvert

İçedönük ve dışadönük diyeceksiniz ama değil. İçe dönük adam depresiftir. İçlidir. Hayattan keyif almaz. Pısırıktır. İntrovertlik bambaşka bir şey. Buyrun inceleyelim.

1. İntrovert kişi çene çalmaz. O yüzden de çevresinde “sessiz sakin” bilinir. Söyleyecek bir şeyi yoksa ağzını açmaz. Telefon etmez. İlgilendiği konu üzerinde ise susturamazsınız.

2. İntrovert kişi çekingen değildir. İletişime geçmekten utandığından değil bir nedeni olmadan iletişim kurmaya inanmadığından iletişime geçmez. İntrovertle konuşmak istiyorsanız konuyu açıp konuşmaya başlayın.

3. İntrovert kişi “ee daha daha nasılsın, anan nasıl halangiller, emmingiller, eltinler, yengenler iyidir inşallah” muhabbetlerine gelemez. “Yengemi merak ediyorsan aç sor nasılmış bana niye soruyorsun” diye düşünürler. Normalde bir nezaket kuralı olan, sohbetin başında yapılan hal hatır sorma kısmı introverte lüzumsuzca sahte gelir. Gerektiğinde mecburen bunu yaparlar ancak bu mecburiyet introverti bitirir.

4. İntrovert insansevmez ya da kaba demek değildir. Aksine sevip saydıkları üç beş kişileri vardır ve onları candan severler. İntrovert sizi bir kere bağrına bastıysa sadakati asla eksilmez.

5. İntrovertler toplum içine karışmaya karşı değillerdir. Sadece kalabalığa sizin kadar uzun süre katlanamazlar. Veri ve deneyimi sizden çok daha hızlı kaptıklarından işini bitirince daha oralarda oyalanmak için bir sebebi kalmaz gider evde o yeni bilgiler işler ve reşarj olur. Reşarj introvertin canıdır.

6. İntrovert yalnızlığı sever diye bir şey yok. kendi düşüncelerinden oldukça memnundur. Çok düşünürler, hayaller kurarlar, üzerinde çalıştığı planları, çözüm düşündüğü problemleri vardır kafasında. Ama bu planları çözümleri ve icatları üzerine konuşabileceği birini de özlemle ararlar. O bir tek kişi olsun ona yeter.

7. İntrovertler bireycidir. Toplumun peşinden gitmez. Kendi kurallarına göre yaşar ve saygı beklerler. Kendi adlarına karar verdiklerinden bazen sıradan kurallar, örfler adetler onları bağlamaz. Sırf herkes yapıyor diye kendisini köprüden atmaz.

8. İntrovertler inek midir? Hayır. Kendi duygu ve düşüncelerine çok önem verseler de dış dünyaya da ilgi gösterirler.

9. İntrovertler sıkıcı değildir. Herkesin eğlendiği mekanlar onlar için değildir. Evde ya da doğada sessizlik içinde pekala huzurlu ve mutludurlar. Adrenalin manyağı ya da heyecan avcısı değildirler. Eğer çok fazla konuşma ve gürültü varsa kendisini kapatır. Beyinleri dopamine aşırı duyarlıdır.

10. İntrovert kendini az zorlasa sosyalleşip extorvert olmaz. “Ne var biz bize şuraya gidelim, buraya gidelim, açılırsın çok keyif alırsın” diye bir şey onlara uygun değildir. Haline bırakın. IQ yükseldikçe introvert olma ihtimaliniz artar.

Siz introvert iseniz, işiniz iş. İntrovert iyidir. İntrovert birine muhatapsanız, kabullenmedikçe hayat azap size. Karşınızdakini 8 bacaklı bir at olarak kabul edin. Değişik biraz. Hızlı ama tuhaf. Sizden bir talebi de size bir zararı da yok. Sizin gibi olmaya zorlamayın. Elleşmeyin. Kafasına göre takılsın.

6 Yorum

Filed under çocuk, insan olmak, saglik, severim paylasirim