Category Archives: severim paylasirim

Fikrim mühim ve bu da win-win demektir

Ben bir FikriMühim’im. Yani Fikrimühim.com sitesine üyeyim. Zaman zaman deneyip, denetip yorumlar yapmam için ürünler gelir. Arada felaket ürünler de olur (bir evvelki Coffe-Mate Köpüklü kampanyası mesela, feci bir ürün. Ne alırım ne aldırırım) onlarla ilgili pek bir şey yazmam ama beğendiğim ürünleri de yazmaktan geri kalmam.

Yeni ürünler denemeyi severim, herkesten önce elime geçirmekten hoşlanırım, çevreme, okuyanlarıma artısını eksisini yazarak yardımcı olmaya bayılırım.

Rexona Black+White yeni kampanyaydı. Özeti şu: Deodorantlar beyaz kıyafetlerde sarımsı leke bırakırlar, siyah giysilerde de beyazımsı izi kalır. Bir türlü çıkmadığı gibi göze de hoş gözükmez, kaldır at artık. Ya da temizlik yaparken giyersin. İşi biter o t-shirtin/gömleğin. Açıkçası, deodorant sevmesem de, (bakınız eski ama değerli bir yazım ve yine daha evvelki değerli bir başka yazım)  şöyle kolumu kaldırıp da altına aniden serin serin fıslatmayı gerçekten ferahlatıcı bulmuşumdur. :)) Fekat lekesel dertler baş belası olduğundan karbonat ve rexona roll-on takılıyoruz ailecek. (Diğer markalarla hiç aram olmadı.. Fa Fresh vardı, lisedeyken bir ara bayağı kullandım. Bir de elbette Pinky.. Oooo… Sonra aht maht fiyr (8×4) olsun başka fanfinifon markalar olsun benim aynalı tezgahın üzerinde hiç yer bulamadı. Rexona benim için hep 80’lerin Kadilli Reksona’sı olarak kaldı. Nostaljik bağlılık duyuyorum kendisine. Geçenlerde bir tanecik bulup (ve bir kalıp sabuna deli para verip) alınca nasıl sevindirik olduğumu asla bilemezsiniz…

reksona

 

Gelelim Rexona Black+White serisine. Bu giysilerde leke bırakma sorununu çözmüşler. Çok iyi olmuş. Siyah t-shirtli günlerimde denedim ve iz bırakmadığını gördüm.. Zaten Rexona kullanıyorum sonraki seferlerde pekala B+W serisinden de alırım.

Bir de çevremdekilere denetmem için %50 indirim kuponları çıktı paketten. Çevremde birilerine vermesine veririm de, zahmet edip gider Watsons’tan alışveriş yapar mı, bu marka kullanır mı kullanmaz mı bilemiyorum tabii. Zevk meselesi elbette. Doğum günüm de yakın “dur bir icat çıkarayım ben insanlara hediye vereyim bu sefer” dedim.

İnstagramdan 5 kişi seçtim, dört tanesi blogger ki müstesna kızlar hepsi, olumlusunu da olumsuzunu da yazıyorlar, bir ürünü bulup da fangirllik yaparak göklere çıkaran, dikkat çekip ünlü olmaya çabalayan ve insanı da okumaktan soğutan tiplerden değiller. Ben beğendim kendilerini… izlemeyi düşünürseniz :

https://instagram.com/camgulublog/ (http://camgulu.blogspot.com.tr/)

https://instagram.com/begumshints/ (http://begumshints.blogspot.com.tr/)

https://instagram.com/bornova74_blog/ (http://bornova74.blogspot.com.tr/)

https://instagram.com/suslukurabiyeler/ (http://www.lezizkurabiyeler.blogspot.com/)

 

Bu beş kişi denemeyi kabul ettiler ben de kuponları bozdurdum, birer kutu Reward Black + White alıp gönderdim.

Kullanmışlar, memnun kaldıklarını iz bırakmadığını (bir de şöyle belirteyim #rexonaizbirakmaz ) onlar da onayladı.

@ipekag

6 gün önce
Gelelim @fikrimuhim raporumuza… @camgulublog@begumshints@bornova74_blog @meryem.korkmaz ve@suslukurabiyelerBirer cumle de olsa yorumunuz nedir? Kullandiniz mi? Begendiniz mi? #rexonaizbırakmaz mi gercekten?
bornova74_blog, aydanoktav, meryem.korkmaz and 4others like this.
 
begumshintsKokusunu cok begendim. Ve evet iz birakmiyor ozellikle sporda kullanim icin mukkemel @ipekag#rexonaizbirakmaz
 
ipekagOo.. birde bir.. teşekkür ederim @begumshintstanistigima sevindim
 
meryem.korkmazAynen canım valla kesinlikle katılıyorum#rexonaizbırakmaz 😊😊☺☺👍👍💞💞👌👌👌💟💟
 
ipekagIkide iki.. oooh. Teşekkür ederim @meryem.korkmaz
 
meryem.korkmazSüpersin canım benim seni çok seviyorum @ipekag☺😃😃💞💞💛💛💚💋💋💋❤
 
ipekagBilmukabele canimmm @meryem.korkmaz ♡♡♡♥♥♥
 
begumshintsBen de tanistigima sevindim. Tesekkurler 😌@ipekag
 
suslukurabiyelerSabah aksam is ve ev arasindaki kosturma temposuna ve hergun beyaz gomlek giymeme gayet iyi dayandi, benim icin sinifi gecti..kisacasi cok sevdim :) denememe sebep oldugun icin cok tesekkurler @ipekag #rexonaizbırakmaz
 
ipekagOo sevindim ;) @suslukurabiyeler teşekkür ederim
 
suslukurabiyelerRica ederim ;) @ipekag
 
bornova74_blogBen de cok memnun kaldim, pazar gunu sabahtan beri disaridaydim ve ne bir ter kokusu ne de bir leke oldu urunu deneme firsati verdiginiz icin cok tesekkur ederim bundan sonra bittikce alinacak ✌😆
 
ipekagOoh sefan olsun @bornova74_blog görüşürüz
 
bornova74_blogTesekkurler caniiiim, gorusuruz 😆

Beş yeni arkadaşım oldu ve markama güvenim de bir kere daha karşılıksız kalmadı. bu deneyimi benimle paylaştıkları için kendilerine, fırsat verdiği için #FikriMuhim ve #RexonaTurkiye ‘ye, alışveriş yaparken çok çok yardımcı olan #WatsonsTurkiye personeline teşekkür ederim.

 

 

2 Yorum

Filed under alışveriş işleri, bakımlı hatun, blog işleri, icatlar, instagram, kozmetik, severim paylasirim

Boş Vaktimde Üniversite Bitiriyorum

*-Dizi yazının 2. bölümü.. Online eğitim konusu ve ben. Okuma ve teknoloji aynı cümlede olursa o cümlenin öznesi kim olabilir benden başka?-*

Ortaokulu ve Lise’yi dışarıdan bitirmen mümkün. Çok da güzel bir fırsat bence.. Üstelikk

Lise ve Üniversite mezunları için çok güzel iki imkan var. “İkinci üniversite” ve “Sertifika Programları”..

Sertifika programlarının detayları burada..

“Anadolu Üniversitesi uzaktan öğretim sistemi bünyesinde, Muhasebe, Pazarlama, Girişimcilik, Finans,Sekreterlik, Eğitim ve Yönetim alanlarında açılan e-Sertifika Programları, sizin ihtiyaçlarınız dikkate alınarak hazırlandı.

En az lise ve dengi okullara ait bir diplomaya sahip olan herkesin başvurabileceği e-Sertifika programlarında eğitim ve öğretim internete dayalı olarak uzaktan öğretim yöntemiyle gerçekleştirilecektir. Böylece çalışmakta olan ya da kendi işini kurmayı düşünen girişimcilerin iş yönetimi alanında rekabet güçlerini arttıracak bilgi ve becerileri uzaktan eğitim yöntemiyle edinmeleri mümkün olacaktır.

Anadolu Üniversitesi e-Sertifika Programları Açıköğretim sistemindeki derslerden yararlanmak isteyen fakat üniversite sınavını kazanamayanlar için iş kurma ve yönetme konularında eğitim görme fırsatı sunmaktadır.

e-Sertifika Programlarına kayıt yaptıran öğrencilerin adreslerine ders kitapları gönderilecek ve e-Sertifika Programları portalında giriş hesapları açılacaktır.

e-Sertifika programlarına kayıt yaptıran öğrenciler kendilerine gönderilen uzaktan öğretim yöntemine göre hazırlanmış ders kitapları ve internet ortamında verilen e-Alıştırma, e-Kitap- e-Televizyon, e-Danışmanlık, e-Sınav ve e-Sesli Kitap hizmetlerinden yararlanarak sertifika sınavlarına hazırlanabileceklerdir. ”

 

***** İngilizce öğrenmek isteyenler için İngilizce Sertifika Programları var ki, evinizin rahatlığında bayağı bir İngilizce öğrenebiliyor, isterseniz sınavına girip sertifikanızı da alabiliyorsunuz. http://www.cambridgelmsanadolu.org/

 

 

****** Ben üniversite mezunları için tanınan fırsattan yararlanarak İkinci Üniversiteye başvurdum.

İki ya da dört yıllık bir çok bölüm var. İncelemek için tıklayın. Zaman öyle ya da böyle geçiyor zaten, neden bir diploma daha almayayım? İlgimi çeken bütün konuların derslerine girmeyi planlıyorum :)) Gayet ucuz demiş miydim?

 

Kayıt yaptırdıktan sonra, internet üniversitenize giriş yapabilmeniz için size gereken şifreniz veriliyor ve eogrenme.anadolu.edu.tr sitesinden TC kimlik numara ve şifrenizle öğrenmeye başlıyorsunuz. E-kitaplar, çıkmış sorular, deneme sınavları.. Başarılı olmamak mümkün değil.

Bir vize bir de final için sınava giriyorsunuz her dönem. Cumartesi ve Pazar günü iki oturumda oluyor sınavlar. Geçmiş yıllarda çıkmış sorular için http://yillik.eogrenme.anadolu.edu.tr/ sitesine login olmak lazım.

Yüz yüze dersler bile var. :))

 

 

 

*-bu da eski tarihli bir yazı. kaydımı yaptırdım; Adalet bölümünde okuyordum. Vizeler de iyiydi. Finallerde safra kesesi ameliyatı oldum. İkinci dönemin finallerinde de bel fıtığından yatıyordum. Yanisi sınıfta kaldım;nasip olmadı mezuniyet. Pes? Asla.. Bunu bitireceğim ve bir sonrakine geçeceğim! Ama seneye

İşin ilginç tarafı, neredeeeen nereye diyor insan.. Ne zamandır yazıp da taslak olarak beklet, kısmet bu haftaya yayına vermekmiş. Doğa Koleji’nin Eğitimde Teknoloji Zirvesi’ne katıldım da ayıptır söylemesi…lafı oraya getireceğim bu aralar-*

9 Yorum

Filed under icatlar, ilkogretim, internet, kültür, OKUL, severim paylasirim

Kredi dosya masrafi geri alma çalışması 2

wpid-wp-1427284567622.jpeg

Finansbank’tan 2006’da aldığım kredinin masrafını gösterir döküm bu. Kredi dosya ücreti olarak 300 TL gözükmekte. Bu kağıda 5 TL ödedim.

Bu tutara itiraz için dilekçe yazarak İlçe Tüketici Hakem Heyetine gitmem lazım.

Kendisi Kaymakamlıkta yer almakta imiş. Eğer oralara kadar zahmet etmek istemezsem şu adreste online olarak da başvuru kabul ediyorlar. Buradan giriş yapabilmek için e-devlet şifresine(10TL ptt’den alınıyor) ya da Turkcell Mobil İmzaya (aylık 5 TL, TİM’den alınıyor) sahibi olmak gerekiyor. Bolu’dakiler TC Kimlik Kartı ile de girebiliyorlar. Başka kimsede kart yok zaten.

Dilekçemi yazdım gidiyorum….  Bakalım ne yapacağım

 Ertesi günü düzenlemesi:

 

1-20150325_150930

Kaymakamlığa gittim, formu doldurdum, dilekçeyi boşa yazmışım. İki nüsha form eşliğinde banka belgesini aldılar bana da bir kayıt numarası verdiler.

Bir ay içinde iadeli taahütlü olarak adresime bilgi gelecekmiş.

Ho Ho Ho

 

Bugün itibariyle NİSAN 2006’dan itibaren alınmış tüm krediler için işlem bu şekilde.

Sırada kredi kartı aidat geri iadeleri işlemlerim olacak. Beni izlemeye devam ediniz.

 

5 Yorum

Filed under severim paylasirim, soruyorum, şikayetlerim

Çocuğun kendini koruyabiliyor mu?

Bugün çok başka bir konu yazacaktım ama bu acil. Ekspres olacağım! Bir zahmet Leaders Hill ile tanışın:

Okur; bu Leaders Hill

Leaders Hill bunlar da benim okurlarım.

Bunu geçtikten sonra kısa özet: Webinar: web semineri yapıldı. (webiner denemiyor malesef, jargon oturmuş durumda)

Konu: Akran baskısı ve zorbalık karşısında, siz yokken çocuğunuz kendisini koruyabilir mi?

nedir ne değildir, uzun uzun yazışırız. İşte seminer linki . buradan (Katıl) altında (sunumu başlat) tıklayın

Lütfen çok kısa süre online kalacak bu bir saat 15 dakikalık semineri izleyin. Vaktiniz olursa ekleri  de indirin. LÜTFEN çevrenizdeki annelere yayın.

Teşekkürler.

Buradan sonrası uzun kısmı..

Duyar duymaz kaydımı yaptırdım, online eğitimlere, TED konuşmalarına özel bir düşkünlüğüm vardır. İnternet bağlantısının berbatlığı başta olmak üzere bir sürü saçmasapan sebep yüzünden izleyemedim adam gibi..
webinar’in sahibesi Işıl hanım aradı, kısa da olsa katılımım için teşekkür etti ve kaçırdığım kısımlar için kısa bir süre aynı linkten izleyebileceğimi belirtti. Ben de durur muyum “e ben de paylaşayım da herkesler faydalansın” didim.

İşin ilginç tarafı, bizatihi hayatımın en başından beri bu “bullying” denilen zorbalıkla karşı karşıya kaldım. İlkokulda adımla alay eden beni “iplik” diye çağırıp ağlatan Nuri yüzünden katılarak ağladığım oldu. Bir gün babam müdahil oldu, (genelde sorunlarını kendi başına çözen bir aileyiz.) ya da müdahil oldu diyemem, akıl verdi..”kızım Nuri’nin hoşuna giden şey seni ağlatmak. Sen ağlamayıp aldırmadan geçersen durur. Ona bu zevki yaşatmayı bırak” mealinde bir öğüt verdi.

İki kere duymazdan geldim, hakikaten olay bitti. Nuri de büyüyüp Doktor oldu :))

Kızım benzer bir vaka yaşadı ilkokulda.. Her gün “Atatürk heykelinin önüne gel döveceğim seni” diyen bi oğlan çıktı. Hayda.. Kızın ödü patladı.. Çocukla ayrı veliyle ayrı öğretmenle ayrı konuştuk.. Cık. Oğlan bize “tamam” diyor.. yine tehdit..

Kıza aikido dersi aldırdık. Elini kaldıranın elini kıracak kıvama geldi. Olay çözüldü.

Oğlum yeni bir okula başladı bu yıl. İlk günden itibaren soyadıyla dalga geçiyor iki çocuk. Oğlum da nazenin istanbul beyefendisi olduğundan gık diyemiyor. Genelde ağlayıp öğretmene şikayet ediyor. Babası “ağzının üzerine iki tane vurmasını” öğütlemeyi düşünmekte ama ona da ben engel oluyorum. Şiddet istemem. Niye? “deveden büyük fil var” diye.. Benim oğlum senin oğlunu, senin annen beni döver diye gider bu. Gerek yok. Ayrıca da ben Atakan’ın hanım hatun kibar annesini pekala döverim o ayrı.. :::D

Benim öğüdüm “aldırma, diyelim ki orada bir ördek vakvaklıyor, dinleme, geç” oldu. Bir süredir azaldı diyebilirim olay ama bitmedi. İki günde bir “böhü Atakan beni ağlattı” diye geliyor. (bu hafta başka bir çocuk da Atakana lakap takmış bu sefer de Atakan ağlamış.. kendi ilacının tadına bakmak…)
Anneyle,öğretmenle ya da okulla konuşmadım. Kendisi çözsün istiyorum. Kendi soyadı, ömür boyu taşıyacak.. Er geç her alanda dalga geçecek birileri çıkacak. Kendisi ilk önce dalga geçerse, ciddiye almayı bırakırsa rahat edeceği kanaatindeyim. Bunları yazarken, web seminerini adam gibi dinlemediğimi, kişisel görüşlerim olduğunu hatırlatayım.

Haftasonu oturup salim kafayla izler, tekrar yazarım.

1 Yorum

Filed under aile, çocuk, güvenli hayat, ilkogretim, OKUL, severim paylasirim

İki Arvad Masalı – İki Karısı Olan Adam

Bu masal antep masalıdır. Eski ve güzel bir masaldır. Haticeye değil neticeye bakanlar için alınacak çok ders vardır. Tam olarak antep ağzı konuşabilen birinden dinlerseniz, gülmekten bayılırsınız. Ben sadeleştirerek yazacağım. Başlıyorum:

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, deve tellal iken, pire berber iken, ben babamın beşiğini tıngııır mıngır sallar iken….

Bir köyde bir adam varmış. Her sabah, camiye erkenden gidermiş. Ama ne kadar erken giderse gitsin illa ki kendisinden çok daha önce gelmiş olan bir başka adamla karşılaşırmış. Bir türlü en erken gelen kişi olamazmış.

Gel zaman git zaman adam çok merak edip sormuş:

-Hemşerim sen nasıl oluyor da bu kadar erken geliyorsun camiye?

Adam da cevap vermiş:

– Benim iki arvadım var. Her sabah biri uyandırmasa diğeri uyandırır, erkenden gelirim camiye.. erken gelmek istersen al bi arvat daha..

Adamın aklına yatmış bu fikir. Bi kadın daha almış.

Aaa, o da ne? kadınlar bir türlü anlaşamıyorlar. Her konuda her an kavga eksik olmuyor evden… “bana onu aldın, öbürüne çok aldın, bana öyle öbürüne şöyle” derken herifin de tadı tuzu iyicene kaçmış.

Kadınların dırdırı adamı yemiş bitirmiş, evde duramaz olmuş. Öyle ki camiye diğer adamdan da erken gelmeye başlamış!

“ikinciyi al” diyen adam sormuş

– Ee, nasıl oldu da benden de erken gelir oldun birader?

Bizimki açmış ağzını anlatmış hallerini:

BİRİNE ALDIM ASTAR , ÖTEE HAMO BEZİ İSTER

YARABBİ İKİSİNİNDE ÖLÜSÜNÜ Bİ GÜNDE GÖSTER

YANDIM İKİ ARVAD ELİNDEN, İLLE DE BÖYÜGÜN ELİNDEN

BİRİ SAĞ YANIMDA YATAR, BİRİ SOL YANIMDA YATAR

SABAACE SAHALIM TÜHRÜĞE BATAR

YANDIM İKİ ARVAD ELİNDEN, İLLE DE BÖYÜGÜN ELİNDEN

BİRİSİNE ALDIM EDİK, ÖTEENE DE SO’NA ALIYM DEDİK

SABAACE KÖTEK YEDİK

YANDIM İKİ ARVAD ELİNDEN , İLLE DE BÖYÜGÜN ELİNDEN….

diye dert yanmış …

 

 

Benim bildiğim yukardaki gibi ama, şiirin farklı versiyonlarını da buldum netten onları da ekliyorum..

Hey ağalar için için

Ben ağlarım için için

Avrat beni döğeyazdı

Kaburgamı kırayazdı

Onlar iki ben bir tane

Farş malamat olayazdım

Yandım iki avrat elinden

İlle büyüğün dilinden

Ciğer çengelde kurtlanır

Gömlek sırtımda bitlenir

İki çengi nisbetlidir

Yandım iki avrat elinden

İlle büyüğün dilinden

Biri sağımda yatıyor

Biri solumda yatıyor

Sakalım tükürükten batıyor

Yandım iki avrat elinden

İlle büyüğün dilinden

Büyüğün adı Hediye

Küçüğün adı Tutiye

Haftada giderler kadıya

Yandım iki avrat elinden

İlle büyüğün dilinden

Çökelek koydum tirkiye

Ne bahanem var türküye

Dağda tülenmiş tilkiye

Döndüm iki avrat elinden

İlle büyüğün dilinden

Büyüğü kazan karası

Küçüğü ciğer yarası

Allah ikisini de alası

Yandım iki avrat elinden

İlle büyüğün dilinden

Arabanın köpün sökünce

Kapıdan yanımı kesince

Sol tarafıma vurunca

Bağırsağımı yırtayazdı

Onlar iki ben bir tane

Farş malamat olayazdım

Hey ağalar hey ağalar

Avrat beni döğeyazdı

Çekti bıyığımı kopardı

Sakalımı yolayazdı

Eşeğe biner eşerim

Karlı dağlar aşarım

İkinizi birden boşarım

Yandım iki avrat elinden

İlle büyüğün dilinden

Yandım İki Avrat Elinden

——————————————————

İki evliler arsız olur
Özü gözü nursuz olur
Ölende imansız ölür
Yandım iki karı elinden

Büyüğün oğlu uşağı
Küçüğün koka döşşeği
Olmuşam hammal eşşeği
Kime derler ne getirdin

Orta kapıyı ben açtım
Onlar döğüştü ben kaçtım
Ettiğim işlere şaştım

Yandım iki karı elinden
İlle büyüğün elinden

Yük yığarlar yük üstüne
Döğüşürler baş üstüne
Beni de küçüğün üstüne

Yandım iki karı elinden
Hele büyüğün dilinden
İlle küçüğün elinden

Aş pişirir gamga ile
Tuz atarlar önge ile
Getirirler kavga ile

Yandım iki avrat elinden
İlle kumanın dilinden

İki avrat mantı pişirir
Mantının suyun taşırır
Ben yimem karnım şişirir

Yandım iki avrat elinden
İlle kumanın dilinden

İki avrat hamur açar
Kuması tozunu saçar
Herif de dışarı kaçar

Yandım iki avrat elinden
İlle kumanın dilinden

Alttaki avrat yaşmak ister
Üstteki avrat boğuşmak ister
Herif oradan kaçmak ister

Yandım iki avrat elinden
İlle kumanın dilinden

Birine aldım alaca
Biri peçe istiyor karaca
İkisine bir salaca

Yandım iki avrat elinden
İlle kumanın dilinden

Bir ciğer aldım kurtlandı
Sırtımda gömlek bitlendi
İkisi de birden inlendi

Yandım iki avrat elinden
İlle kumanın dilinden

——————————————————-

Birine aldık bir edik

Ötekine de alalım dedik

İki avrat aldıkta bir halt mı yedik

Geralim hey hey

Geli geliver kız sekerek

Boğazına dursun hamçökelek(3)

Avradın kötüsü kötüden kötü

Dolapta kokutmuş yüz dirhem(4) eti

Başına düşürmüş sirke(5) ile biti

Yandım kötü avrat elinden hey

Geli geliver kız sekerek

Boğazına dursun hamçökelek

Gerali dedikleri de bir ala dana

Çekmiş bıçağı çıkmış meydana

Birinin adı Hediye, birinin adı Dudu’ya

Yandım iki avrat elinden hey

Geli geliver kız sekerek

Boğazına dursun hamçökelek

Gır(6) atıma biner karlı dağdan aşarım

Canımı sıkmayın avratlar da

İkinizi birden boşarım

Yandım iki avrat elinden hey hey

Geli geliver kız sekerek

Boğazına dursun hamçökelek

1 Yorum

Filed under aile, araştırdım, insan olmak, kültür, severim paylasirim

Reddit Gifts 2015 ve Amazon Hediyem

Amazon’un logosunu çok severim. Aslında herkes sever.

amazon.com

A’dan Z’ye herşeyi bulabilirsiniz. Bu da sizi gülümsetir. Mealinin bir kısmı da dünyanın en iyi müşteri hizmetleri bilincine sahip kurumu olması. O gülen yüz işaretinin anlamı derin yani. Yaşadıkça insan imreniyor. Darısı bizimkilere olsun.

Hayır adamların mottosu bile güzel: “and you’de done!”

Serbest çeviriyle “Bitti gitti” Çikın transleyt olarak : “ve bittin!”

Ne ararsan var diyo yani.

Bunu yazma sebebim, yılbaşı çekilişinde yaşadığım sürpriz. Biliyor musunuz bilmem, ben reddit gifts yılbaşı çekilişine katıldım.

 

Bana çıkan Kanada’lı arkadaşa şahane bir Türk kahvesi seti yolladım. Umarım beğenmiştir.

IMG-20141210-WA0021

Beni çeken arkadaş ortadan kayboldu.

Epeyce bekledim. Ses soluk çıkmayınca, reddit’in sırf bu duruma özel birimi mail attı. “sizin hediyeleşeceğiniz kişiden haber yok, isterseniz yedek hediyeci atayalım”

Evet hiç bir karşılığı olmayacağını bilerek bir çok insan ikinci bir kez hediye yollamaya gönüllü oluyor.. Niye? Dünyanın bir ucunda biriler bekleyerek mutsuz olmasın, inancı sarsılmasın diye.

Ve hemen sıradaki gönüllüye bağladılar benim hesabı. Hala anonimiz bu arada. Ben kim olduğunu hediyem gelince öğrendim. A-ha, sürprizi bozduum.

:)

O kişi, belirttiğim özelliklerime uygun olarak kendince bir seçim yapmış ve Amazon’dan doğrudan sipariş vermiş.

E-posta adresime bir takip numarası geldi.. “Paketiniz yolda” diyerek. Gör bendeki heyecanı :))

Bu işe de UPS’le bağlantılı çalışan i-parcel dedikleri bir sistem bakıyor Avrupa bölgesi için.

Girdim takip numarasını, bizimle bağlantı kurun mealinde bir yazı çıktı. Hayırdır İnşallah?

 

Yazdım “Nedir olay?”

HelloI want information on my parcel. Tracking number is AEICWLxxxxx Thanks. IpekAG

Cevap geldi:

“Hello,
Thank you for contacting i-parcel.

As of January 28th, 2010 Turkish customs have made an exemption to allow residents to import online shopping shipments 5 times per year. In order to control this requirement we are required to submit your ID number (Kimlik number) to customs at the time of clearance.  i-parcel policy is to obtain that information prior to export to allow us to clear your parcel quickly upon arrival in Turkey. No additional fees are assessed with fulfilling this requirement and it is used for customs clearance purposes only; please click here to enter your information.https://www.i-parcel.com/inforequestsecure.aspx?iTrackingNum=xxxxxxx

Please be advised your shipment will not be able to export from the US until we have received the information and may be returned as undeliverable to the internet retailer if not received within 15 days of holding your parcel.

Kind Regards,
Tanya”

 Yani Tanya hemşirem diyor ki, “yasalarınıza göre vatandaşlarınız yılda sadece beş kere yurtdışından alışveriş yapabilir. Bunun sağlamasını yapmak için de TC kimlik numaranız lazım. Şu linke tıkla gir, malzemen de hemen gelsin”

 

Yani evet  TC kimlik numaramı istediler. Malum ülkemizde gümrük bir sorun olabiliyor. Bilmemkaç doların üzerinde birşey alırsan vergi ödemek zorundasın. Gümrük harcı bilmemne artık. O kadar rakamlara ulaşıp da (175 dollars diyorlar doğruysa) gümrüğe takılma olayım olmadı hiç çok şükür.

5-10 dolarlık işler benimki.. :))

İşte kimlik numaramla nereyi nasıl sabitledilerse, ya da bu yıl kaç kere alışveriş yaptığımı saptadılarsa, aynen şöyle devam ettik:

20150306_225904-1

 

İşbu belge ile 18 Ocak’ta verilen siparişimin 14 Şubatta elime ulaştığını belirtmekteyim (gecikme tamamen benden kaynaklı, adam gibi zaman ayırıp ilk günden açaydım maili beklemezdi cicilerim Surrey depoda)

20150216_215313

Çok kıymetli insan, Amanda Smith bana iki tane nail art kalemi ve onlu pakette birrrrsürü tırnak süsü seçip yollamış. Allah yerini doldursun Amanda, Meleğim. Kesene bereket.

İpekAG bu konuyu şimdilik kapatır. Seneye kesinlikle tekrar yazılacağım bu çekilişe.

All is well, that ends well neticede.

 

3 Yorum

Filed under alışveriş işleri, internet, nail art, severim paylasirim

Amerikadan İngiltereden nasıl alınır? Borderlinx nedir?

Ebay’den bir şey alasım vardı. Ebay’den bi sürü şey alırım zaten.

Yani kolleksiyonuma bir parça eklemek için satın alabileceğim bir ürün çıktı, takip alarmım var, mail geldi. Resmine baktım beğendim, tam benlik.

Alayım dedim satıcı’nın yollayabileceğini beyan ettiği ülkeler listesinde Türkiye yok.

The seller has not specified a shipping method to Turkey. Contact the seller– opens in a new window or tab and request shipping to your location.

yazıyor . Al başına belayı.

Netsem?

amerikadaniste var ama acaip pahalı. Sözlükten (sevgili sezen der gibi.. ekşisözlük’ten) ara tara borderlinx’i buldum.

İki dakikada üye oluyorsun, sana sanal bir Birleşik Devletler ya da Birleşik Krallık adresi tanımlıyor. Sen ne alacaksan o adresi kullanıyorsun, sana gelen kargoları bekletiyorlar, gerekirse ücretsiz olarak toplayıp tek koli yapıyorlar ki ucuza gelsin. Sonra sen “yolla panpa” deyince yolluyorlar.

Olayın gelişmeleri:

Dear Ipek,

We have received a new delivery today to your Borderlinx suite 0722-xxxx.

Here are the details:
Shipper: E-BAY
Shippers ref: xxxcccxxx
Status: IN

Content:
 – 1 x doll 

Notes:
The value has been estimated as there was no invoice. It is important that this information is correct prior to export – please contact us to change the value to the correct amount. Note that you’ll be required to provide us with a copy of the merchant’s invoice. Please do no hesitate andcontact us.

Click on this link, then click on “Goods awaiting shipping” to see the details. Then just click the “Ship now” button to pay and we’ll ship to you straight away.


Sincerely,

The Borderlinx Team
www.borderlinx.com

Evet ne diyor? Elimize geçti, ama fatura yok, kafadan bir değer yazdık bi gelip kontrol et, onaylarsan yollayayım diyor.

Gittim baktım iki katından fazla fiyat koymuşlar. Mail yolladım, aldığım ürünün linkini attım. Fiyatı yarım saatte güncellediler. Dikkat buyrun, bizde müşteri hizmetlerine mesaj yolladın mı bir iki gün sonra baştan savan otomatik mesaj geliyor anca… Adamlar tıkkır tıkır çalışıyor.

Dear Lpek,

Welcome to Borderlinx.

Thank you for your email. Your request for amending the dutiable value of the shipment has been processed. The value has been changed based on the invoice you provided. Please log into your Borderlinx account and confirm the amendment. If you have any other questions, please feel free to contact us.

Best Regards,

 

Bana verilen sayfadan hesaplamayı gördüm. fatura bedeli ve kutunun ebadına göre bir nakliye bedeli hesaplıyorlar. Herhangi bir kargo ile burdan Ankara’ya gönderme fiyatına geldi neredeyse..

Açık söyleyeyim, geçenlerede yılbaşı için Kanada’ya bir kargo yolladımdı; PTT 50 liradan fazla aldı. O da bir ayda gitti yerine…

Onayladım, iki üç günde mi gelsin 3-5 günde mi gelsin şeklinde arada da iki dolarlık fark olan seçenek var, ucuza gittim. Geç olsun güç olmasın dedim.

O andan itibaren adıııım adım takip edilir halde oldu kargo. DHL sağolsun.

Hesaba girip bakıyoruz:

17 Şubatta kargo şubeye gelmiş.

18’i sabahı Amerikadan ayrılmış.

19’u sabah birde Almanya’ya girmiş, ayıklanmış, sevk edilmiş, 11’de İstanbul’a inmiş. 14:00’te gümrük mümrük işlemeden merkeze ulaşmış.

20 Şubatta dağıtıma çıkmış ve de teslim edilmiş.

“İnsanoğlu kuş misâli” derdi rahmetli babam.

Çook küçüldü dünya bebeyim.. Geldi bebeyim :)

 

7 Yorum

Filed under alışveriş işleri, bilgisayar, icatlar, internet, severim paylasirim

REBLOG: Silika jel hakkında yazısıyla : Işıl

Yeni bir çanta ya da cüzdan aldınız…İçinden çıkan küçük Silika Jelleri atmayın !.

 

Bu arkadaşı ben yeni keşfettim. Orijinal ve hevesli yazılarını da takip etmekteyim. Son yazılarından birinde benim uzuuuuun zaman önce yazmayı istediğim şeyi yazmış.. Silica Gel paketçiklerinin kullanma alanları.

Bravo diyor, kendi kullanım alanımı da ekleyip kaçıyorum.

Değerli kitaplarımın kutularına da bir iki tane atarım ben silikajel. Kitap kadar neme hassas bir şey olamaz.

El yazması kitaplarım var, ilk baskılarım. Benim için çok değerli ama piyasada ancak mangal tutuşturmaya yarayacak babamdan kalma dergilerim var.

İşte onları biraz daha özenli korumak için nem çekici ajan olarak silikajel kullanırım. Çünkü, ne demişler, “duvarı nem, adamı gam yıkar”

wpid-20150215_131011.jpg

Herkese de öneririm.

 

Yorum bırakın

Filed under aile, kültür, kitaplar, severim paylasirim

Bakım. Bakım. Bakım : Ağız ve diş bakımı

Bir genç kız olmak 10 yaşında başlayan ve yıllarca süren bir deneyimdir. Keyfini çıkarmak lazım ancak, kendinize yapabileceğiniz en büyük iyilik, bakımlı olmaktır.

Günde iki defa diş fırçalayın. Her gün olmasa bile haftada iki üç kere diş ipi kullanın. (Çantanızda bir diş ipi az yer kaplar ancak sayısız faydalar verir size. Dışarıda yemek yedikten sonra diş aralarını temizlemek kadar insana iyi gelen az şey vardır)

Tertemiz gülüşler size çok şey katar.

Adamın dişinin arasında kalana bakarken çok daha önemli bir şeyi göremiyorsunuz.. Bir daha bakın!!!

Bu abi de tek kulaklı.. Ama dikkatinizi hiç çekmiyor. Dikkat çeken şey dişlerin temizliği/pisliği çünkü.

Fstoppers-Colgate-1

Ya bu resimdeki gariplik??? Yine gözler dişlerde değil mi?

Dişleriniz çok düzgün olmayabilir. Bembeyaz da olmayabilir. Ama temizliği gerçekten de çok önemli..

BONUS: 

Dudaklarına haftada bir gün, bir kaç damla badem yağı, toz şeker, tuz ve tarçın karışımı ile masaj yap. Şöyle parmak ucuyla.. Nazikçe. Ölü deriyi atar ve dudaklarını nemlendirmiş olursun.

YASAK:

Hiç kimsenin rujunu kullanma. Hepatit ve uçuk kapmak istemiyorsan tabii.

AJANDA: 

Üç ayda bir fırçanı değiş, altı ayda bir dişçiye muayeneye git!

Tatlı gülüşler!

1 Yorum

Filed under çocuk, Bakim, bakımlı hatun, genç kız olmak, insan olmak, saglik, severim paylasirim

Mutfak karolarım bile ütülüdür cicim

Bir sürü olay bir araya geldi ve ben yine bir Tarantino senaryosu tadında anlatacağım olanı biteni. Evvela Secce Bacım‘ın pasak yarışmasına hiç katılmadım bu güne kadar, niye? A-acaip tertipli olduğumdan.. Evimde ütülenmedik karo da kalmadığı için bu seferkine katılmakta bir mahzur görmüyorum. En yaratıcı, en faaliyetperver, en jüri özel ödülünü kapmam an meselesi. Gözler tertip görsün!

Olaylar şeyle gelişti… Yerlisi yabancısı bi ton blog sahibi anne yavruları ile yaratıcı faaliyetlere akmaktalardı. Pinterest senin, insstegrem benim her mecrada poz poz resim görmekten gına gelince, “ben kralını yaparım” diyerek kolları sıvadım. Sıvamadım. Uzun kollu giymem zaten. Neyse. Ne zamandır içimden geçen Pastel boyaları karmançormanlama etkinliğine hazırlandım.

(Ben lanetolası diyeyim siz anlayın tabiri) pasteller halıda iz bırakan, tırnak diplerine giren, sayfalarca boyasan da renksel açıdan insanı tatmin etmeyen garip ve yağlı bir sanat malzemesidir. Kutuyu açar açmaz kağıtları soyulmakta, kendileri en az nohut büyüklüğünde 4-5 parçaya bölünüp, yarım saat önce gıpgıcır çıktıkları kutuya asla tertibiyle tekrar girmemekte çok üstün başarılar gösterirler. Evet sevmiyorum pastel.

Fekat birikiyor pastel. Kutularca pasteller, parça pinçik kırık renk pütürleri olarak kalem kutularının, kalemliklerin diplerinde birikiyorlar. Sinsi sinsi bekliyorlar. Pisler.

Evvel zaman içinde bir de baktım ki yabancı kadınların DoItYourself sitelerinde bu püsür pastelleri eritip adam gibi tekrar kalıplanması tarif edilmekte. Aaa ne güzel. Sabun yapar gibi. Sabun yapmadım ama işte öyle birşey ne var ki?

Gittim pasta malzemecisinden silikon kalıp aldım. (Güya tasarruf edeceğim eski pastelleri tazeleyip kullanıma alacağım ya aklım sıra… Fekat ya tutarsa? Bütün apartmanın çocuklarını eve toplamışım, bütün anaların nemli gözleri eşliğinde her birinin pastel kırıklarını şahane şekillendirip ellerine tutuşturuyorum hayalimde…Ta ra na namm)

Araştırma taraştırma yaptım. işi çözdüm. Pekala da yaparım…

Pasteller minik minik kırılacak; TAMAM!

IMG-20150128-WA0024

Birbirine yakın renkler beraberce kalıba alınacak; TAMAM!

Fırında yahut mikrodalgada eritilecek; TAMAM!

Ilınınca kalıptan çıkarılacak; TAMAM!

Şunların güzelliğine bakar mısınız? Harika oldular.. Keşke pasteller hep böyle ebrulî, böyle şekilli satılsa…

20150128_231957

20150128_232005

20150128_232014

20150128_232021

20150128_232033

ve zurnanın zırt dediği yer…

ben kalıbı camın önüne, denizliğe koyayım da gecenin bu vakti hızlı soğusun, sonucu anında göreyim istedim.

Saat geç oldu neticede, sabaha kadar beklemeyeyim dedim.

Amerikan ev kadını filmde epıl payını camın önüne kor ya, ben de camı açtım, kaynar halde sıvı pastel dolu kalıbı altındaki tepsicikle berabeeer lambırlonk diye bir devril üstüme..

Ne t-shirt kaldı ne terlik, her yer battı. Hem de ne batma….

20150128_222655

20150128_222619 20150128_222628 20150128_222638 20150128_222648

Kalıpla tepsiyi gelin ettim(*). 
20150128_222711

Namussuz pastel zaten leş gibi kokuyor, pastel dumanına epeyce maruz kaldım. Sirke denedim çıkmadı, alkol denedim çıkmadı. Önce spatulayla kazıdım hepsini. Sonra fön makinesi tutup ısıttım, biraz ısınınca gevşedi, kağıt havluyla sildim.. Sıvaştı. Oooooh. Süper. 

Gittim ne zamandır kullanılmayan Tchibo buharlı temizleyiciyi getirdim, kurdum, buhar tuttum. Buhar nemli olunca, o nem fayansın soğuğuna deyince, yoğuştu.. Anca ıslatmış oldum pisliği, hiç bir faydası olmadı.

Söylene sokrana kalktım ütüyü getirdim.

Starbucks’ın kalın kağıt torbasına soktum, bir yandan ütüledim karoları bir yandan kağıt havluyla eriyenleri sildim. Bir saat kırkbeş dakika ütü yaptım. 1 m2 alan ütüledim. Biraz yüzüne bakılır hale geldi mutfak zemini.

Al sana faaliyet. Al sana pastel. Eline yüzüne bulaştırmak deyimini bizzat yaşadım. Neyse, canım sağolsun! Bir daha deneyeceğim ve bu sefer harika olacak.

(*) Gelin etmek: eşkiliufaksözlük başlığından taşıdım: 

büyük bir davet verilir,akraba eş dost yemekler yenir. sofra toplanır, çay suyu koyulur. evde genc kiz yeni gelin kim varsa hemencecik bulaşığı yıkar kurular yerli yerine dizerler.
üst baş batıracak, suyu yerlere dökülebilecek büyük tepsiler ve kazanlar ise şöyle bir sıyrıldıktan sonra balkona yığılır. ertesi günü ya da hemen o gece misafirin ardından evin hanımı kızı bunları yıkar çıkarır.

15 Yorum

Filed under çocuk, severim paylasirim, tertip