Category Archives: internet

Tırsss

Hanimlar beyler, dün tanıştığım biri telefon numaramı aldı, telefonuna kaydetti, sonra da soyadımı söyledi!!!
Casus uygulamalar varmış meğerse!
Diyelim sucuyu aradiniz, sucu numaranizi adresinizle beraber kaydetti telefonuna. Sonra da nette bir yere yedekledi. Ne olur ne olmaz, telefonu kaybederse bilgileri silinmesin istiyor adamcağız.
Ya da dandik hipermarket veya dundik butik size indirim karti karsiliginda bir form doldurtup bilgilerinize el koyuyor durduk yere kendi elinizle saçma bir müşteri kartı hatrına digiturk ve naylonhospital sms’lerine gömülüyorsunuz. O sistem de CRM adı altında bir güzel keklenme ya, neyse..
Bu uygulamalar netten bilgi devşirip kullanıcısına sunuyor işte.

image

image

Ondan sonra ıncık cıncık her bilgin iki tıkla ulaşılabilir bir halde ortaya dökülüyor.
Paranoya atağı gecirip her türlü numaramı sistemden kaldırdım. Sonra, merak galip geldi eş dost kim varsa tarama yapıp nasıl kaydedilmis olabileceklerini inceledim. Benim “psiko” diye arkadaşım varmış. ..
Yazılımın artısı, gelen aramaları analiz edip kimin aradığını söylemesi. Böylece pazarlamacıları saptayabiliyorum.
Yine de artık anonim ve güvende değiliz. :-/
Sevmediğim işler.

 

 

Numaranızı kaldırmak ve gizliliğinizi korumak için şu iki linkten birini kullanabilirsiniz:

Bu biri.

Bu da diğeri.

2 Yorum

Filed under güvenli hayat, internet, saçmasapanlıklar

Kimdir bu Sebastian??

Kim bu Sebastian? Ortalık yıkılıyor twitter’dan instagram’dan feysten üzerimize akıyor..

Fenomen oldu.

<Bilmeyen çok kişi var, o zaten fenomendi.. Çakma Sebastian’lara ve söylediklerine aldırmayın.

Sebastian, Majesteleri Eray’ın sadık uşağıdır hanımlar beyler… Tanışmanızı ve buluşmanızı çok istiyorum.

Fotoğraf

Bu ve benzeri bir ton karakterin yaratıcısı değerli mizahçımız Atilla Atalay‘ın 22/06/2014 tarihli yazısının bir kısmını alıntılıyorum, açın devamını da okuyun:

 

“Durum benim hatta tüm mizahçıların çoktandır alıştığımız bir şey. Sosyal medyanın gelişimiyle mizah dergilerinin her şeyi kamuya hepten açık zaten. Moda deyimle “Sıhıntı yoh” yani… Beni de hatırlayan olunca Sebastiangille beraber ayrıca seviniyoruz tabii… Hatırlamayanın da canı sağolsun:)) Yıllarca emeğimizi açıktan sömüren TV ve film yapımcılarının, reklamcıların yaptıkları yanında sosyal medya üretkeni kardeşlerimizin bu türden anonimleştirmeleri en doğal hakları hatta onur verici…
Yalnız iş tersine dönünce az biraz içim burkulmuyor değil. Vaktiyle bir TV eleştirmeninin Sabah Gazetesi’ndeki köşe yazısında ortada on yıllık Sıdıka öykülerinin biriktiği yayınlanmış bir kitap dururken beni “Sıdıka’yı Bir Demet Tiyatro” dan araklamakla” itham etmesi gibi; günün birinde ERAY kitabıyla karşılaşan şirin bir kardeşimizin benzeri bir ithamda bulunması, şu ortamda gayet mümkün…
İşi araştırmacılara, eleştirmenlere, mizah tarihçilerine filan bırakmak en doğrusu. Ama bu konuda da maalesef pek fazla insan yok. Olanların bir bölümü de, hobi düzeyinde ve bu alandaki boşluktan yararlanarak kendilerini bu işe atamış kimseler. Hatta iyi birer mizah dergisi okuru oldukları bile söylenemez. Yani geriye yine sosyal medya kalıyor:))
O yüzden İletişim Yayınları’ndan çıkan ERAY kitabı dışında digital bağlamda da iz bırakmak için, Lmanyak Dergisi’nin 200. Özel sayısı için kitlesine uzun yıllardan sonra bir kez daha seslenen Majesteleri Eray’ın ilgili yazısını buraya koyuyorum.
Hemen ardından, sadece ilgilisinin okuması için Prof. Dr. Ünsal Özünlü’nün “Erayoloji” adlı bir dil bilimsel makalesi yer alıyor.”

 

ERAY 200. Lmanyak Özel Temmuz 2012

            Lütfen dikkat: Şu anda LManyak Dergisi 200.Özel Sayısı için Majesteleri Eray tarafından hazırlatılmış bölümde bulunuyorsunuz.

            Yazıya retina taramasıyla alınacaksınız. Yazı boyunca sayfa içerisinde dolaşan köpeklere yiyecek vermeyiniz. Onüç yaşından küçük çocukların yazıyı veliisiyle beraber okuduğundan emin olunuz.

            İçeriye 500cl su şişesinden başkaca bi cisim ve/veya kasık biti, sea monkey, mayasıl, larva vb gibi canlı organizmalar sokulması, yüksek sesle konuşma, gülüşme, “doğal olmayan cinsel birleşme” vb kesinlikle yasaktır.

            Yazıyı büyütüp küçültmek için üzerinde tuhaf parmak hareketleri yapmayınız. Sayfa kağıt ve matbaa mürekkebinden yapılmış olup tıklama, sürükleme, avuçlama, çimdikleme, dırnak sürtme, toynak darbesi, Smart TV ye fırlatma, “layk etme” gibi hareketlerinize yanıt vermeyecektir, yırtarsınız o olur.

            Hızla okunması, dimağ karıncalanması, dağarcıkta darlanma, şuur bulanıklığı, havsala çökmesi, fikir fıtığı ve istenmeyen gebeliklere sebep olabilir.

            Az sonra dört iklim yedi cihan, iki işletim sistemi; galaksiler ve paralel evrenler majestesi, ulu insan, kusursuzlukla mükemmelliğin uç beyi, devlet adamı, örnek kişi, numune şahıs, yeri geldiğinde şefkatli bir reis, yeri geldiğinde semt fitbolunun alt yapısından yetişmiş kalender kişi, bazen yırtıcı bir hatip, kimileyin sosyolog, icabında psikolog, doğuştan pedagog, çekirdekten yetişme anatomi uzmanı, kendini geliştirmiş jinekolog, yetenekli bir asabiye mütehassısı ve asabi, büyük mimar, herşeyden evvel muazzam bir ticaret dehası, karizmatik, sürükleyici, şoketatar (şok edip atan kişi), disiplinperver, mega, giga hatta tera, ultra, sonsuz üzeri sonsuz kere zeki, çığır açıcı, dizayn edici, çözüm üretkeni kişi, doğal lider Eray kitlesine seslenicektir.

            Sebastian, harflerimi getir ordan, parantezleri kutularından çıkar, virgülleri yağla, kitlemi şaklabe işleminden geçir (şaklabanlık sevimlilik reveransları yap) şiringeçlerini filan aç, hoşgeldin, beş gittin yap.

            Eee nasısınız bakalım kitlem. Uzun zaman geçti, bana aitlerim. Ben buralarda yokken umarım başkasının camiası olmayı aklınızdan bile geçirmemişsinizdir. Kitle dediğin kaypak olur. İki dakka ortalıkta görünmeyince hemen gidip başkasına fan, hayran, fanatik felan yazar kendini. Sebastian bile ben iki saat kaybolunca gidip Demet Akalın Fun Club’a felan üye oluyo, Kuntik Girls Dizisi’nin setine seyahat şansı için gazoz kafası (kapak), hışırtılı cips naylonu felan biriktiriyo, çeşitli face gruplarının “like butonu” nu lik lik ediyo, açıkhava konserlerine gidip sahnedekilerin attığı takma kirpikleri felan kapıcam diye uğraşıyo, kendini paçoz badigartlarına dövdürüyo… Falan…

            Biyere ait olmak istiyosanız bana ait olun kitlem. Allahıma şükür, sizi geçindiricek, mayışım, tükanım arabam felan var, hepinize bakarım. (Sebastian buraya kahkaha efekti koy, smaylilileri yak, asşdahfşahasada, harflarini arka arkaya diz)

            Lemanyak Dergisi’nin 200. sayısı nedeniylen özel bir yazıyla kitleme hitap etmem istendiğinde, naapıcağımı bilemediğimden bi süre uşağım Sebastian’ı dövdüm. (Böyle aklım bişeyle meşgulken onu dövmek bana iyi geliyor, zihnim dinleniyor, kafam boşalıyor) Bunca yıl sonra ne yapacaktım, neler yazmalıydım, Sebastian niyçün giderek morarıyordu? Sonunda kitleme genel olarak bir “hitabe” yazarak, hitap etmeye karar verdim…

            Hitabet sanatımı getir Sebastian!

            * Kininize sahip çıkın sevgili camiam. Sizin beslediğiniz kini başkasının beslemesine izin vermeyin. Bi ara sadık uşağım Sebastian “Kininizi bugün ben besledim majesteleri” diyerek beni uzunca süre kandırdı. Neden sonra “du bakiim gidip bu gün şu kinimi kendim besliyim” diye gittiğimde bir de baktım ki. Kinimin yerinde yeller esiyo. Artık orada bir şevkat beslenmeye başlamış,semirmiş kocaman olmuş. Neyle beslediyse kini, bozmuş atmış Sebastik uşak parçası. Benim elceğizimle ışık göstermeden, kuyruğunu felan keserek, dikenli tasma ve elektrikle  büyüttüğüm o vahşi kin gitmiş yerine yavşakça bir şevkat hissi (duygu) gelmiş. Yavrulayıp ürer felan diyerekten oracıkta boğdurtdum eski kinimi… Kinden başka his beslemeyin çiftleşip birbirlerine karışırlar, sizin de kafanız karışır…

            * Sebastian hariç hepiniz üreyin. Eray Camiasına yeni neferler, doğurgan dişiler lazım. Küçük bir bilgi notu: Doğurgan dişinin leğen kemikleri geniş olur. Ööle “sıfır beden” filan diye kasanlar bi çocuğu dört taksitte doğurabiliyo. Baktın mı çatısı geniş olacak, bir batında sekiz yavru kapasitesini garanti ediceksin… Majestelerinin, yeni dükleri düşesleri, lordları baronesleri, başbayii ve distürübütörlükleri (distürü eden: dağıtan), françayzingleri gezegenin hiir yerine dağılsın, cümle AVM’ler Erayinmanlarla dolsun….

            * Sözün burasında kendime hitabediyorum. Ben de evleneyim yahu artık. Karekatör kahramanı, miyzah tipi felan… Neticede dizi film karekterleri bile evlendirilmek suretiyle cemiyete camiaya daha hizmetkâr hale geliyorlar. Misal, Behzat Ç Amirim bile (Hayırlı vazifeler abi, semtin çocuğuz) evlendi, akabinde sezon finalini dul olarak yaptı amma olsun. Ha keza Bir Kadın Bir Erkek dizisinde yeni bir yuva kuruldu… Eh Eray da, majeste felan amma kursun yuvasını rızkına baksın. Ama tabi bizim dünyamızda mecburen karekatör bir tiple evlenmemiz gerekiyor.

            Bayan Yanı’ndan Sıdıka’yla ya da Leman’dan Bunalgül’le felan evlensem olmaz şimdi, akraba evliliğine girer. Allah muhafaza çocuklarımız kusursuz, düzgün felan olur. (Karekatör tipler, padılcan burunlu, yamrı yumru kimseler oldukları için akraba evliliği sonucunda düpedüzgün dünyaya gelip miyzah  piyasasında aç kalabilirler)

            Bahadır Boysal’ın çızdığı hatunlardan birinin kapısını çalsam, evlenmek ne kelime, karı elimi kana bulattırır, suçu Sebastian’a yükleyip uşaksız kalırım.

            Behiç Pek’in çızdığı Toros’la Hamile’deki Hamile, zaten gebe bir tip, neye elin çocuğunu nüfusuma alayım.

            Can Barslan’ın çizdiği Dedektif Sanlı’nın maceralarda gözükmeyen Semiramis diye bir kız kardeşi varmış, Ati Bey’den Can Bey’e haber yollattım. “Çikolata yaptırıp gelelim” deye, Semiramis Hanım “Egosu yüksek” diye beni beğenmemiş. Majesteyiz kızım, boru mu, tabi egomuz yüksek olucak.

            Gökhan Dabak’ın tipi Deli Cevat “Boing Burhan, sen ben üçümüz bir yuva kuralım” diye geldi, ona da cemiyet hazır değil, dergiyi taşlarlar…

            Yine eski Lmanyak tiplerinden, Cengiz Üstün’ün çızdığı Mokar Hastası Nihan’a Sebastian’la haber yolladım, Nihan’ın Sebastian’a yaptıklarını burada yazamayacağım. Cemiyet hazır değil gene, işlerim bozulur, sittin sene ihale, mekân ruhsatı felan vermezler, bitirirler beni. Yalnız şu kadarını söyliyim Nihan’ın ettikleri yüzünden Sebastian’a ilk kez ben bile acıdım…

            Neyse olmadı yani, du bakalım kısmet ama belki şöyle yeni çıtır bi tip çıkar, onlan girerim dünya evime.

            Sebastian, hitabet kitimi kutusuna koy. Vedalaşma menüsünü aç…

            Sevgili kitlem; cinler camiası, hinekologlar (hinik fırlamalık uzmanları), şirindirik oluşumlar, zekâ Tokileri, sevimlilik aplikasyonları, yıllar sonra sizinle görüşmek hakikaten güzeldi, hislendim, duyargalarım tutkuyla açılıp kapandı. (Yeşil ledlerim yandı) sevinç gözyaşlarımla mazmaza ve garagara ettim. Uygun olursam L’manyağın 500. sayısında felan gene hitap ederim ben size. Az sonra geleneksel Majesteleri Eray Ünvan Töreni var, titr saçıcam, taytıl yağdırıcam. Sebastian kitlemi mavi salona al…. Çekilebilirsiniz, öpsün sizi majeste. Al kırmızı halıyı, ört spotu, boşları topla.

GELENEKSEL MAJESTELERİ ERAY ÜNVAN DAĞITIMI…

 

            Lmanyak Dergi Editörü Bay Aslan Özdemir’e, Majesteleri Eray Dolapdere Granddüklüğü, Kaligraf Bay Fatih Kaan’a Eray Üstün Hizmet Nişanı, bir TOKİ dairesi, bir de bebek… Müessse Müdürü Baş Haznedar Ali Bey’e Majesteleri Eray İmam Adnan Sokak Lordluğu, Teknik Sekreter Bay Aydın Şahin’e Trabzon Ve Havalisi Özel Yetkili Baronluğu, Lmanyak Halkla İlişkiler Sekreteri Ören Dayan Asiye Uludağ’a Bakingam Baronesliği, Bay Murat Yüceşan’a Makintoş Markiliği, Bay Fikret Özdemir’e Majesteleri Eray Cesaret ve Liyakat Nişanıyla beraber kendi adına para basma ve pul çıkartma yetkisi verilmiştir. 

Yorum bırakın

Filed under internet, kültür, konuk yazar, severim paylasirim

İnstagram Eserlerim -i-

20140102_134430_opt

Kahve rengi olur fincanının içi,

Köpüklü ortaların tepside üçü,

Instagram dediğin iğneli fıçı

Atıp düşmanları sallamam lazım.

xoxo

Espresso içer koyarlar resmi

Bardağın üstünde yazılır ismi

Sen bayılırsın, beğenmez kimi

Ağzinin payını bol vermem lazım

xoxo

Fincanında var kırk yıllık hatır

Gönül kırar lafla, aratmaz katır

Ipeka bunaldı, alıp da satır

Alnının çatına vursam ne lazım?

 

4 Yorum

Filed under ben yazdım, instagram, internet

Son 7 günde yapılan aramalar

 

Blogtaki yazılara ulaşmak için yapılan aramalardan bi kuple, sizin için saatlerce uğraşıp okurlarımı tek tek kategorize ettim. Güldükçe beni hatırlayın:

20140213_104334_opt

ACEMİ olanlar:
orkid ne işe yarar/molped ne işe yarar/ped ne işe yarar/
orkit pet ne işe yarıyo orkid ne işe yarıyor/kadin pedleri ne ise yarar/kizlar orkidi nasil ne yapar
/molpet ne işe yarıyor (daha da onlarcası)

HAMARAT olanlar:
fırındayoğurtnasılyapılır/fırında yoğurt yapımı/fırında yoğurt mayalama
/gunluk sut ile firinda yogurt yapimi
/kerpic gibi yogurt nasil yapilir
yogurt makinasinda fazla tutarsak ne olur KATILAŞIR SANIRIM

mantarın neresi yenir/mantar ayıklama/kultur ntaronin sapi kesilir mi/
mantar nasıl temizlenir
/kültür mantarı nasıl pişirilir

VELİ anneler:
okul beslenmesine ne koyabilirim/beslenmeye ne koyabilirim/beslenme çantasına ne koysam
cocuklarin beslenme cantasina ne koysam/
beslenme çantasına konulacak ev yemeği
/yemeği soğutmayan beslenme çantası
mataraya süt konulur mu KONULUR ANCAK ÇOK HIZLA BAKTERİ ÜRER VE EKŞİR
beslenmeye neler konulabilir
cocuklarin beslenme cantasina neler koyabiliriz

TATLI telaşta olanlar:

düğün davetiyesi nasıl yazılır
kız tarafı davetiyesi
davetiyelerde kadının ismi nerde olmalıdır
düğün davetiyesinde kimin ismi yazilirmi EVET
davetiyede sayın nasıl yazılır/
sayın kısaltması nasıl yazılır/sayının kısaltması SN. ya da Sn.
düğün telgraf örnekleri
duğune telgraf çekme
düğün telgrafı örnekleri
davetiye zarfina isim yazilmasi
vefat davetiyesi yazıları VEFAT DAVETİ NEDİR Kİ? 
davetiye zarflarina davetlilerin ismi nasil yazilir
babası merhum davetiyeye nasıl yazılır  (M) OLARAK
davetiye sahis isimleri
davetiye zarfi uzerine yazilan yazi
sünnet tebriği telgraf/telgraf nasil Çekİlİr
lcv davetiyeye cevap vermemek kabalik EVET KESİNLİKLE

6 YAŞ anneleri:
çocuğumun dişi sallanıyor
cocuklarin sut disleri nasil cikar
eve sallanan diş nasıl çekilir
süt dişi sallanması
sallanan diş nasıl çekilir
sallanan dişimi nasıl çıkarabilirim
cocuk disi kac yasinda cekilir
süt dişleri ne zaman çekilir

VE

ikea treni nasil yapiliyor

ARAŞTIRMACI, güzel olduğu kadar da akıllı kızlar:

kaşlarini ilk aldiracak birisi
ilk kaş aldırma
ilk kez kaş almak
hos bi genc kiz olmak
kaşlarini ilk aldiracak olan birisi
saç boyama tarağı kullananlar HİÇ DENEMEDİM/SAÇ BOYAMIYORUM

ÖĞRENCİ minikler:

çadır nasıl bir geometrik cisimdir KLASİK ÇADIR ÜÇGEN PRİZMA, KIZILDERİLİ ÇADIRI KONİ
evdeki geometrik cisimler
evimizdeki geometrik eşyalar
ucgen prizma evde ornekleri
evimizdeki geometrik cisimler

DAHA okul açılalı 3 hafta oldu, başladılar:

okullar tatil mi 24’ünde 2014 eylül
istanbul’un kurtuluşu okullar tatil mi HAYIR
istanbulun kurtuluşu tatil mi
orta okuların ilk dönem tatil başlangıcı
okul tatilleri

YİNE Annelerden:
kolay kitap kaplama yöntemleri

toka ve tac duzenleme

mutfak raf ortusu dikimii

çiğ süt ne kadar bekler

Ve diğerleri:

safra kesesi blog/safra kesesi ameliyatı olanların yorumları TAM YERİNE GELDİNİZ, HARİKA BİR YAZIM VAR O KONUDA

facebook oyun isteği almak istemiyorum
facebookta oyun isteği yollamayın
facebook ta oynadığın oyunu silme
kipa kurtkoy

ehli keyfin keyfini
cromede yandex nasıl kaldırılır
bildirim@kartalhukuk.com icra SİZE DE Mİ GELDİ? KALLEŞ DOLANDIRICILAR.
kolay kitap kaplama yollari
onaltılık kırmızı sütyenli kız hikayesi SAPIK 1
chrome’dan yandex kaldırma
takyanoz ne demek oluyor
bebeklere giydiren zubunlar
naturalive kullananlar
işpark ruhsat fotokopisi İSPARK olacak
sütyen giymeyen genç kızlar resimleri  SAPIK 2
10000 kapak kampanyasi
10000 kapaga tekerlekli sandalye başvuru
gunluk sut nasil yapilir İNEKLER YAPAR. 
ugur bocegi yonca nal 4 resim bir kelime CEVAP:ŞANS
google chormeden yandex nasıl kalkar
sormabulmadunyasi
ogs mi evde unuttum
arıları ne kaçırır
kazlar su olmadan yumurtladiginda civciv çıkar mı BİLMİYORUM?!?
ömer asım aksoy atasözleri

4 Yorum

Filed under blog işleri, internet, severim paylasirim

Dolandırıcılık maillerine bir yenisi eklendi: Kartal Hukuk Bürosu

Kartal Hukuk Bürosu : (bildirim @ kartalhukuk. com) adresinden bir eposta geldi.

Ekinde de borcdetayları.rar diye bir dosya var.

Yanılıp açarsanız bilgi_fdp.scr diye bir ekran koruyucusu virüsü bilgisayarınızı çökertmek için bekliyor.

Bu öküzlerin yazdığı mail de şu:

2005 yılından beri ödenmemiş faturanız yasal faizleri ile birlikte 1874,04 TL olmuştur. Eylül Ayı içerisinde ödeme yapmanız durumunda 990 TL ödeme ile tüm borcunuzu kapatabilirsiniz.

Kredi kartı ile ödemelerde 9 taksit yapılmaktadır.

Peşin olarak 3 taksitle de ödeme yapabilirsiniz.

Dosya takip no : 15365 Detaylı bilgiler ektedir.

Kartal Hukuk Bürosu

<!– #*#*# FLIPMODE! #*#*# –>

İnanan yanar.

Belanızı en kısa zamanda bulun inşallah iğrenç dolandırıcılar.

Kime şikayet etsem ki bunları? 
https://sibersuclar.iem.gov.tr/ihbar_sikayet.html bakalım ne olacak...

Yorum bırakın

Filed under internet, saçmasapanlıklar

Kitapkurtları buraya.. Pamuk eller cebe

İdeefixe’nin okurum olduğunu düşünmeye başladım.

MEB klasiklerinin e-kitap projesi yazımın ardından şu anda İş Bankası Kültür Yayınları arasında “Hasan Âli Yücel Klasikleri Serisi” olarak yayınlanan kitaplarda %50 indirim var.

En baba, en kallavi, en güzel kitaplar bunlar, ve iki lira-beş lira.

Çoluk çocuğunuza tabletlerine indirin Andersen’den Masallar okusunlar. Cimri‘ye gülsünler.

Kendinize konu serbest. En pahalısı Mevlana’nın 8 ciltlik Divan-ı Kebir‘i. 49 Lira ya.. Almayanı dövmek lazım.

179 kitap var, indirimde olan tüm kültür yayınları ise 254 adet.  Bir kaç tane indirin, bulunsun. Pişman olmazsınız.

Tablette okuma sorununu çözüşümün yazısı da buraya ek olsun.

Link içinde kaldı yazı.

2 Yorum

Filed under çocuk, internet, kültür, severim paylasirim

Instagram iyi hoş da..

Bilgisayardan fotoğraf almıyor. Bilgisayara indirilmiş milyor adet fotoğrafı bir şekilde nete taşımak isteyenler için tek tek atan ücretsiz bir program indirdim.

Gramblr

Tek tek istemesi bir yana, fotoları da belli bir boyutta ve hatta KARE ŞEKLİNDE istiyor hamfendü. İş güç yok tabii, yat sırt üstü fotoğrafları klasörle işindeyim (bel fıtığından yatıyorum ona da gelcem) sırf fotoğraf boyutunu incelmek için gramblr’in önerdiği siteyi kullanmaya başladım. Web Resizer kullanıcı adı, giriş, imza istemeyen cici bir program.

Örnek şu:

20140310_161831

bu resim (resim denmesine de kızar fotoğrafseverler ama çok uzun fotoğraf yazmak) orijinal halinde 1,37 MB (1.436.909 bayt)

20140310_161831_opt

bu bebiş ise 35,3 KB (36.169 bayt) ve gayet de iş görüyor.

Hadi ben tek tek basarak, bade süzerek şu elimdeki aktarılmayı bekleyen kolleksiyonu sınıflandırıp klasörlere bölüştüreyim, gerekirse nete yükleyip herkeşle paylaşayım. işim ne?

 

Ha, resim? O bir “kuş tarlası”. Martılar yağmur öncesi bulabildikleri herhangi bir yere konup yağmurun dinmesini beklerler. Öylece oturur ıslanırlar. Baktın bi sürü martı çömmüş, anla ki yağmur gelecek..

Yorum bırakın

Filed under bilgisayar, internet, severim paylasirim

Babalar günümüz kutlu olsun

Anneler günü güzel birşey, babalar günü de. sabah beri bir sürü kişi babasının veya rahmetli babasının resimlerini paylaştı,anılarını yayınladı, kendi çocuklarıyla resimlerini yayınlayan baba olmuş arkadaşlarım gerine gerine yayınladı resimlerini. ne güzel. baba olmak, babasını sevmek güzel bir şey.
“Soma”da babasız kalanlara Allah acısın, çok zor tabii, kaderleri kötüymüş. ancak senin babana olan sevgini göstermek, gösterdiğin sevgiyi arzu edersen yayınlamak “oooh yaa baaak benim babam var, senin yok oh canıma değsin” demek değil.
Sevgiyi ertelememek lazım, bugün varız yarın yokuz, elimizdekinin kıymetini bilmek, eni konu sevmek lazım. sevdiğini göstermek lazım. “ey somalıların babası yok üzülürler, vay bilmemnerdekilerin anası yok ağlarlar, falancaların kaç yıldır çocuğu olmuyor çocuğunu öperken resim koyma küserler, yok bilmemkimlerin oğlu sakat, şimdi sen sağlıklı oğlunla resim koyarsan alınır, ay feşmekanların arası bozukmuş, karı koca başbaşa resim koyma darılır” diye senin sahip olduğun mutlulukları sevgileri vermekten geri çekilmenin manasını görmüyorum.
Bakın, yediğin yemeği, bindiğin arabayı,gezdiğin lüks bir yeri, taktığın pırlantayı sergilemek, “alan var alamayan var, günahtır” kısmına girer, paylaşmamak lazım ayıptır.
Ama hiçkimse duygularını ortaya koymaktan men edilmemelidir.

 

Yorum bırakın

Filed under aile, facebook, internet

Androidden Bilgisayara aktarmak

Kies niyese şu an bu yazıyı yazdığım bilgisayarda çalışmıyor. Ne telefon bilgisayarı görüyor ne bilgisayarın jawa’sı işe yarıyor.. (certification has been revoked) dedi utanmadan. Normalde başka bi dolu bilgisayarda en ilkel haliyle usb kabloyu dıktım mıydı hop “ben bu harici disk midir nedir bu taktığın işte onu ne edeyim, dosyaları mı görüntülemek istersin” yazan bir kutu çıkar, bir tarayıcı açar ve istediğim şeyi istediğim yere transfer ederdim. Kies de iyi çalıştığı zaman onar onar indirirdi resimlerimi.

bir sürü itiş kakış ve sinir bozukluğundan sonra…

Google Play‘den Smarter Droid diye bir şey yükledim.

Wifi üzerinden şakır şakır ne varsa küllüm indirdim bilgisayara..

buyrun örnek:

 

anketception

anketception

 

2 Yorum

Filed under internet, severim paylasirim

Kobo, çok tatlısın

E-kitap aldığım, almasam bile seçerken yorumlarına bakındığım sitelerden biri Kobo .
İyi, memnunum. Düzgün, tertipli epostalar yollar her hafta, tanıtım yapar, indirim yapar..

kobo

Geçen hafta tutup İtalyanca yollamışlar bülteni. Ben de hiç üzerinde durmadım.. Bugün özür maili geldi… ??!!

“Dear Kobo Reader,
You may have noticed that you received an email from Kobo in Italian this week. We know that this is not the regular language that you receive from us in regards to your email communications.
We’re sorry – we messed up. We want to apologize for any confusion this may have caused.
Please accept a 20% off coupon on our behalf as a token of appreciation for your understanding.”

Vallahi ne diyeyim bilmiyorum. Kusurumuzu affetmeniz için %20 indirimimizi kabul edin, diyor…

:D

Bravo, Kobo!

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, internet, kültür, kitaplar