Category Archives: facebook

Verin Verilerimi Bağırtmayın Beni

Her türlü kurum cayır cayır bilgilendirme mesajları gonderiyor. Yeni kanunla (KVKK) Kişisel verilerimi kendim kontrol edebileceğim. “adaaam sende” diyenlere izah edemeyeceğim onlar kendi başlarının çaresine baksın bu önemli bir şey. Unutulma hakkı.

Yasal olarak internete koyduğum ya da üye olurken verdiğim her şey/her bilgi benim kendi mülküm sayılır.

Hani instagrama yazıyorsunuz ya “emeğe saygı, fotoğraflarımı çalıp kullanmayın, arkadaşlar spamlayın ltfn” bilmemne, onun bir adım ilerisi.

Benden izinsiz verilerimi şuraya buraya satmaları bitti şükür.

Malum  bilgi çok değerli ve topladıkları onca veriyi geri vermeye de hiç niyetleri yok.   E ben de razı değilim bilgilerimin elden ele dolaşmasına.. Hatta bunu yaptıkları için boş vaktim olsa cayır cayır tazminat da alırım.

“Kişisel verilerinizin KVKK madde 7’de öngörülen şartlar çerçevesinde imha edilmesini (silinmesini, yok edilmesini veya anonim hale getirilmesini) Şirketten talep edebilirsiniz. Aynı zamanda verilerin aktarıldığı veya aktarılabileceği 3. kişilerin söz konusu imha talebiniz ile ilgili bilgilendirilmesini talep edebilirsiniz.”

Şimdi, yasal hakkım var “silin verimi, sildirtmeyin kendinizi” dedim mi silecekler.

Ama şirin bir boşluk yakaladı serseriler. Silin demek için bir yol göstermiyor yasa, Kişisel Verilerin Korunması Kurulu boş bırakmış oraları. Dut eksin.

Efendime söyleyeyim o zaman ya bizzat kurumun merkezine (her neresiyse artık.. kalkıp şehirler arası gidecek değil kimse ehü ehü ne zaka var sende Nuritin abey) müracaatım lazım,

ya noterden ihtarname çektireceğim (bi ton para)

ya da kimliğimi kanıtlayan belgeler eşliğinde dilekçe yazıp (postada kaybolacak tabii/yahut yeniden ellerine bilgi vermiş olacağım, onu sildirmek için ne yapacağım??) gondereceğim.

Ama mesela telefon edersem olmuyor. Sende kayıtlı telefonum işte.. sen beni arıyorsun bana o numaraya gonderdiğin şeylerin bana ulaştığını biliyorsun, tebliğ edildi sayıyorsun?

Mail atamıyorum yine aynı şekilde karşı firmayla 10 yıldır yazıştığım faturalarımı yolladıkları mail adresini kabul etmiyorlar.

ha Kayıtlı e-postam (KEP) varsa o ayrı (ki yok ve niye olsun?) o zaman KEPimden KEP’lerine mail attırıyorlar.

 

Ya böyle saçmalık olur mu?

 

GELİŞME:

Kişisel Verileri Koruma Kurumu bir duyuru yapmış..

Kurul, çıkardığı ikincil düzenlemelerle veri sorumlusuna yapılacak başvuruların yöntemini belirlemiştir.

Veri Sorumlusuna Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ için tıklayınız

 

Başvuru usulü

MADDE 5 – (1) İlgili kişi, Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen hakları kapsamında taleplerini, yazılı olarak veya kayıtlı elektronik posta (KEP) adresi, güvenli elektronik imza, mobil imza ya da ilgili kişi tarafından veri sorumlusuna daha önce bildirilen ve veri sorumlusunun sisteminde kayıtlı bulunan elektronik posta adresini kullanmak suretiyle veya başvuru amacına yönelik geliştirilmiş bir yazılım ya da uygulama vasıtasıyla veri sorumlusuna iletir.

(2) Başvuruda;

a) Ad, soyad ve başvuru yazılı ise imza,

b) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için T.C. kimlik numarası, yabancılar için uyruğu, pasaport numarası veya varsa kimlik numarası,

c) Tebligata esas yerleşim yeri veya iş yeri adresi,

ç) Varsa bildirime esas elektronik posta adresi, telefon ve faks numarası,

d) Talep konusu,

bulunması zorunludur.

(3) Konuya ilişkin bilgi ve belgeler başvuruya eklenir.

(4) Yazılı başvurularda, veri sorumlusuna veya temsilcisine evrakın tebliğ edildiği tarih, başvuru tarihidir.

(5) Diğer yöntemlerle yapılan başvurularda; başvurunun veri sorumlusuna ulaştığı tarih, başvuru tarihidir.

 

Şimdi oldu. Buyrun Örnek Başvuru şu şekilde:

 

 

Filan Bank/ Falan Telekom/Feşmekan Kargo Genel Müdürlüğüne,

İstanbul

Konu: KVKK Kapsamında Bilgi Talebi

 

Sayın İlgili,

29677 numaralı kanun gereği kişilerin  “kendileriyle ilgili kişisel verilerin işlenip işlenmediğini öğrenmek, işlenmişse bunları talep etmek, verinin muhtevasının eksik veya yanlış olması halinde bunların düzeltilmesini, hukuka aykırı olması halinde ise silinmesini, yok edilmesini ve buna göre yapılacak işlemlerin verilerin açıklandığı üçüncü kişilere bildirilmesini ve verilerin kanuna aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zararlarının giderilmesini talep etme hakları” bulunmaktadır.

Bu hakka dayanarak, aşağıda adı ve adresi bulunan şahsımın, şirketinizle olan geçmiş tüm yazışma, telefon görüşmesi, internet formları ve benzeri şekillerde toplanarak oluşturulmuş veri tabanında bulunan kişisel verilerime erişiminize vermiş olabileceğim rızamı, bugünden itibaren kaldırıyorum. İznim alınarak yahut iznim olmaksızın elde edilmiş, saklanmış, işlenmiş ve üçüncü kişilere açıklanmış tüm verilerimin silinmesini; kullanılmış verilerimle ilgili doğabilecek her türlü zararımın tazmini saklı kalmak üzere, talep ediyorum.

Gereğinin yapılarak, mezkûr kanunun ilgili maddesi uyarınca tarafıma 30 gün içersinde yazılı olarak bilgi verilmesini rica ederim.

Saygılarımla

 

TC Kimlik

Ad, soyad

İmza

Adres:

 

 

 

 

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, bilgisayar, facebook, internet, soruyorum, şikayetlerim

Ne mene fenomen? Aynen menemen..

Sosyal Medya Fenomenlerinin Etkisi Abartılıyor mu?

yazının orijinali bu sitede. paylaş butonunu çalıştıramadım.

İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi Güventürk Görgülü ve Pazarlama 3.0 editörü Turan Farajova, yürüttükleri “Sosyal Medya Fenomenleri Takipçilerinin Satın Alma Tercihlerini Etkiliyor Mu?” başlıklı araştırma sonuçlarını açıkladı. Araştırma sonuçları, Influencer Marketing yönteminin, ancak etkili seçme ve ölçme araçlarıyla, markalara belirli ölçülerde fayda sağlayabileceğini gösteriyor. 
Ankete katılanların yüzde 70’ten fazlası marka tercihlerinde fenomenlerin rolü olmadığını düşünüyor. Her 100 kullanıcıdan 80’i de son bir yıl içinde fenomenler aracılığıyla tanıtılan herhangi bir markayı satın almadığını ifade ediyor. Aynı konuda kadın erkek ayrımına bakıldığında, kadınların marka tercihi ve satın alma konusunda, izledikleri fenomenlerden daha yüksek oranda etkilendikleri görülüyor. Kadınların yüzde 42’si marka tercihinde izlediği fenomenlerden etkilendiğini söylerken, erkeklerde bu oran yüzde 20’nin altına düşüyor. Kadınların yüzde 30’u son bir yıl içinde fenomenler aracılığıyla tanıtılan bir ürün veya hizmeti satın alırken, erkeklerde bu oran yüzde 10’lara kadar geriliyor.

Fenomen takipçilerinin önemli bir bölümü bu hesapları kişisel paylaşımlar için izliyor ve sponsorlu paylaşımları dikkate almıyor“Fenomen” olarak tanımlanan kişilerin, takipçilerinin ancak küçük bir bölümü için “influencer” olabildiğini gösteriyor.

 

Özetle.. fenomen menomen değilsiniz, influencer hiç değilsiniz, Yalova kaymakamı bile değilsiniz.. zamanınızı ve çoluk çocuğunuzu medyaya feda etmeyin artık..

Yorum bırakın

Filed under facebook, instagram, internet, sosyal medya

Babalar günümüz kutlu olsun

Anneler günü güzel birşey, babalar günü de. sabah beri bir sürü kişi babasının veya rahmetli babasının resimlerini paylaştı,anılarını yayınladı, kendi çocuklarıyla resimlerini yayınlayan baba olmuş arkadaşlarım gerine gerine yayınladı resimlerini. ne güzel. baba olmak, babasını sevmek güzel bir şey.
“Soma”da babasız kalanlara Allah acısın, çok zor tabii, kaderleri kötüymüş. ancak senin babana olan sevgini göstermek, gösterdiğin sevgiyi arzu edersen yayınlamak “oooh yaa baaak benim babam var, senin yok oh canıma değsin” demek değil.
Sevgiyi ertelememek lazım, bugün varız yarın yokuz, elimizdekinin kıymetini bilmek, eni konu sevmek lazım. sevdiğini göstermek lazım. “ey somalıların babası yok üzülürler, vay bilmemnerdekilerin anası yok ağlarlar, falancaların kaç yıldır çocuğu olmuyor çocuğunu öperken resim koyma küserler, yok bilmemkimlerin oğlu sakat, şimdi sen sağlıklı oğlunla resim koyarsan alınır, ay feşmekanların arası bozukmuş, karı koca başbaşa resim koyma darılır” diye senin sahip olduğun mutlulukları sevgileri vermekten geri çekilmenin manasını görmüyorum.
Bakın, yediğin yemeği, bindiğin arabayı,gezdiğin lüks bir yeri, taktığın pırlantayı sergilemek, “alan var alamayan var, günahtır” kısmına girer, paylaşmamak lazım ayıptır.
Ama hiçkimse duygularını ortaya koymaktan men edilmemelidir.

 

Yorum bırakın

Filed under aile, facebook, internet

İnternet ve Facebook efsaneleri

Hanımlar beyler,

İnternet çok büyük bir bilgi denizi, lakin bazıları da işiyor o denize.. Bunun farkında olmak lazım. İlkin 1996’da internete girdim. Az buz ciğerini bilirim diyelim. Yıllardır ortalıkta dönen çok klasikleşmiş bazı epostalar vardır. “MSN ücretli olacak, Facebook her like başına filan çocuğa 5 sent yardım edecek, Afrika’daki bankanın müdürü hesabınıza on milyar dolar gönderecek…. ” Bunlara hoax deniyor. Kendini çok zeki sanan insanların diğerlerini aptal yerine koydukları bir avcılık. “Bakalım kaç kişi yutacak, kaç günde bana geri ulaşacak” şeklinde bir tatmin.. Şehir Efsanesi de apayrı bir kavram, urban legends.. oku oku bitmiyor neler icat etmiş adamlar..

Çıkar için yayılan mailler de ayrı bir konudur. “kola kutularında fare idrarı, apranaks içmiş ölmüş” bilmem ne.. Bir markayı, firmayı karalama amaçlı, genelde rakip şirketin fişteklediği “at yalanı, -ehem- severim inananı” sallamasyonları. Bir de sıkı bayrakçıları olur bunların.. Ne tartışmalar kopar bu konularda… Gerekli gereksiz… Biri uydurup bir yerlere yazınca on kişi de “ben okudum öyleymiş” diye öne fırlıyor: kerameti kendinden menkul uydurukçu birden referans/kaynak/sahih oluyor, bir de bakmışsın kırk akıllı dışında herkes yemiş!

En son numaraları da 1 Nisan’ın aslında Endülüs Müslümanlarını kesen Hıristiyanların kutlamalarından geldiği yönünde. wpid-20140507_025353.jpgÇok tarih bilmem, ama iki dakika bakınca, Granada’nın 1492’nin OCAK ayında yenildiğini ve kimsenin asılıp kesilmediğini sadece dinini gizlemeye yoksa da göç etmeye zorlandığını görüyorum.. 1 Nisan’ın şaka günü olması takvimin değişerek yeni yılın 1 Nisan yerine 1 Ocak’tan başladığı Gregoryen takvimine geçişini duymamış şapşalları kandırmakla başladığını öğreniyorum. O da 1580’lerde olmuş bi olay. İki tane şaka yapıp gülmeyi yasaklayan insanlara da şaşıyorum. Neticede mizah zeka gerektirir, aptallık kimin işine yarar bir düşünmek lazım.

Bu arada benim şahsi favorilerimden biri “sütyenlerinizi yıkamadan giymeyin, kadının biri pazardan almış giymiş, meğer çin malıymış bak ne hale gelmiş” konulu olan..

sütyen efsanesi 1

Tabii ki her şeyi yıkamak lazım, hijyen mijyen o ayrı. Ancak burada şahane bir fotoşop örneği ile karşı karşıyayız. Yok böyle bir şey, feyk!! Bu bir meme resmi ile bir su lotusu bitkisinin tohum kısmının birleştirilmiş hali..

su lotusu

 

İnsan şaşıp kalıyor gerçekten de.. Allah neler yaratıyor… Su lotusu da ilginç tabii, bir yandan da böylesi delikli yapılara bakamama fobisi olan insanlar yaratmış ki tıptaki adı da Trypophobia. Ne desem bilmiyorum evlerden uzak… Aranızda Tripofobik olan vardır belki diye resimleri küçük boy koydum… (Hassassanız linki açmanızı tavsiye etmem)

-*-*-*-*-*-*-*

Bunu Facebook’a da uyarladılar artık. Facebook’ta tanınır bilinir olmak için, takipçi arttırmak,reklam almak için insanların pis numaraları var. 5000 ve üzeri takipçisi olan sayfalar reklam alabiliyor, sahibi de oturduğu yerden para kazanabiliyor.. E yazı ile beş bin adet takipçi nasıl bulunacak?? Aslı astarı olmayan ama büyük bir çoğunluğu ilgilendiren bir yazı/resim/haber yayınlıyorlar. Beğenen paylaşan hop o sayfanın reklamına kurban gidiveriyor.

Bu safsatalar arasında, en başta hasta/ameliyatlı bebek resimleri altına “facebook sponsor olmuş, her beğen 1 lira, her paylaş 5 lira veriyorlar” efsanesi geliyor. Facebook kimseye sponsor değildir.

laayk

Sonrasında kayıp kişiler, dini kişiler, milli figürler, dini figürler, dualar, metinler geliyor. “Allah rızası için beğen ve paylaş” da dendi mi, insanlar temiz kalpleriyle paylaşıyorlar.. Aslı astarı olmayan bilgiler son sırada, “özel hastanelere para vermeyin” efsanesi de bu grupta. “Özel hastanelerde yapılan işlemler için fatura isteyin cazgırlık edip paranızı geri alın” şeklinde bir mesaj. Tabii ki yalan.

Bu böyle sürüp gidiyor, tek tek yazmak da istemiyorum.
Nette okuduğunuz her şeye, gördüğünüz her resime inanmayın. Google amcaya sorun bi arasın, inceleyin, sonra icap ederse layk da ediin, paylaş da yapın. sazan.avi’na düşmeyin.

 

Ekiniz: Bazen  “bu saftoron avcıları gibi bir numara da ben çekeyim, onyüzbinmilyon takipçim olur ne güzel işte” diye düşünmüyor da değilim. Şeytan dürtüyo..

İkinci ekkim: Bunu yazdık ama şunu da yazalım : Netiket

13 Yorum

Filed under araştırdım, bilgisayar, facebook, internet

Facebook’ta oyun davetlerinden kurtulmak..

Facebook kullanıyorsunuz, ama facebook üzeriden oynanan oyunlardan hoşlanmıyorsunuz/oynamak istemiyorsunuz demek..

Ama niyeyse arkadaş listenizde ısrarla oyun daveti yollayan birileri var sürekli…

Farmville’den Chiefville’den, her türlü oyundan gelen isteklerden sıtkınız sıyrıldı değil mi?

ha bire durum güncellemenize “ben oynamıyorum, bana istek yollamayın” yazıyorsunuz, “bu kişi oyun oynamıyor” fotoğrafları paylaşıyorsunuz ama kimse aldırmıyor mu??

Sinir olmayın, Oyunculara kızmayın. İşlem basit…

1- Kurtulmak için, buraya tıklayın…

2- İlgilenmediğiniz oyunun daveti üzerine gelin, sağ üstte x vardır, basın…

3- Mini bir menü gelecek:

“68 FilancaVille isteğini gizledin
FilancaVille uygulamasını engelle?
Feşmekan’dan tüm istekleri yok say?” şeklinde…

İstediğinizi seçin…

4- Mesela “Engelle”‘yi seçerseniz, şu mesaj çıkar:

Uygulamayı Engelle?

FilancaVille’yi engellemek başkalarının sana bu uygulamadan davet ve istek göndermesini ve bu uygulamanın senin hakkındaki herhangi bir bilgiyi almasını önleyecektir. Bu aynı zamanda senin başkaları bu uygulamayı yüklemiş olsalar bile FilancaVille’yi görmeni de önleyecektir.

Tamam’ı tıklayın.

Bir daha kimse size o oyunun uygulamasını GÖNDEREMEZ.

Siz sağ, ben selamet.

Bir şey değil.

:)))

7 Yorum

Filed under bilgisayar, facebook, severim paylasirim

Sanal alem, pek alem..

Yahoo gruplarla ilk tanışmam kızıma hamileligimden once oldu. 2001 filan. Cesitli anne-bebek sitelerini, gruplarini inceledim, coguna uye oldum. Donen muhabbetleri izledim. Begenmediklerimden ayrildim. uc grupla yillarca yazistim. Yuzunu bile gormedigim dostlar (ve sivri dilliligimle dusmanlar) edindim. Cocuklari nete bakip buyuttuk resmen.
Sonra o gruplar tavsadi, benim de isime geldi, cunku sanal dostlukları gerçeğe ceviremiyorum. Benim icin böylesi daha rahat. Yuz yüze tanışmasam da yurekten bağlandığım insanlar var hayatimda.
Sonra feysbuk cikti. Tam benlik is, sanal isler, sanal arkadaslar. Hem de dunyanin dort bucagindan.
Kardesim her ne kadar gercek hayatta elle tutulan insanlarla gorusmem gerektigini söylese de, sanal alemi tercih ediyorum. OCD tamam da, Sosyofobik miyim bilmem.
Feyse “annem hasta” yazdigimda, “yegenim dogdu” sevincimi paylastigimda; benimle sanal çiftlik komşulugundan baska bir yakinligi olmayan insanlardan bile gecmis olsun/tebrikler vb mesaji almak cok guzel.
Kendimden biliyorum ki bu insanlar gercekten boyle hissettikleri icin bunu yaziyorlar. Benim iletimi okumus olup olmadiklarini bilemem. O bakimdan kimseden bir beklentim olmadan yaziyorum guncellemelerimi.
Ve nasil olsa “amaan, nerden bilecek okuyup okumadigimi, bosver” diyebieceklerine ragmen, gercek hayattaki insanlardan farkli olarak, hic mecbur olmadiklar nezaket sozcuklerini kullanmalari,
bana gercekten deger verdiklerini gosteriyor benim gözümde.
Zaman zaman, gercekten de “kardesin duymaz, eloglu duyar” bu sanal alemde…

3 Yorum

Filed under ben yazdım, blog işleri, facebook, severim paylasirim

Facebook’ta sahte gönderilerden kurtulmak….

Facebook hesabiniz varsa bilirsiniz, illa ki başınıza gelmiştir. Bir bağlantiya tıklarsiniz ya da bir sayfayı beğenirsiniz ve bir de bakarsınız ki işler kontrolünüzden çıkmış; siz gönderiyormuşsunuz gibi bir takım yazılar, resimler sayfanızda yayınlanmaya, arkadaşlarınıza gönderilmeye başlamış!!!

Bazılari açık saçık iletiler: “kartopu oynayan bikinili kizlar” var mesela. “Arkadaşlar Ygs İptal Edilmiş Duydunuzmu Lütfen İzleyin ve Paylaşın” diyeni var… Saçma sapan “yağ yakıcı, zayıflatıcı, boy uzatıcı,sigara bıraktırıcı” olduğunu iddia eden para tuzaklarının reklamını yapanlar var…

Bunlardan kurtulmanın en iyi yolu öncelikle buradan girerek, son zamanlarda eklediğiniz, ya da artık kullanmak istemediğiniz uygulamaları sağ taraflarındaki x’e basarak kaldırmak.

Sonra, Sol üst menüde Anasayfa’nın yanında Profil yazan yere tıklayarak siz göndermişsiniz gibi gözüken sahte gönderilere bakın. Bulduklarınızın üzerine mouse ile yaklaştığınızda gönderinin sap üst köşesinde x işaretini göreceksiniz. O çarpıya tıkladığınızda eğer sizden gelen normal gönderim ise

Gönderiyi kaldır…

Spam olarak işaretle 

Gönderiyi şikayet et…

şeklinde bir menü açılır. Eğer sizin adınız kullanılarak gönderilmiş, sizinle ilgisi alakası olmayan virüs-sahte gönderi ise menü şöyledir:

Gönderiyi kaldır…

Fanfinfon’u engelle…

Spam olarak işaretle 

Kötüye kullanımı şikayet et…

yazar. (fanfinfon kısmını ben uydurdum, sizde farkli bir sey yazacaktir…)

İşte buradan once gönderiyi şikayet et’i tıklayın, spam veya sahtekarlık’ı seçerek GÖNDER deyin.

Sonra da bilmemneyi engelle kısmına tıklayarak açılan pencerede ENGELLE’ye tıklayın..

Bilmediğiniz uygulamaları yüklemeyin, sayfa bilgilerinizi ve özel bilgilerinizi paylaşmanızı isteyen uygulamalardan uzak durun. Tanımadiginiz insanlari eklemeyin, saçma sapan yerlere yorum yazmayın. Garip garip sayfalara tıklamayın, kesinlikle “beğen”meyin böyle siteleri.

Ayrıca, kendilerine rahatsızlık verdiğiniz arkadaşlarınıza bir özür yazısı yayınlamak da iyi fikirdir. Eğer bu sahte gönderilere sizden geldi diye güvenerek tıkladılarsa, onlar da kapmışlardır virüsü.. Hemen bu sayfamın linkini vererek kurtulmalarını sağlayabilirsiniz:

https://ipekag.wordpress.com/2011/04/21/facebookta-sahte-gonderilerden-kurtulmak/

Şimdilik geçmiş olsun..

3 Yorum

Filed under facebook