İki Arvad Masalı – İki Karısı Olan Adam

Bu masal antep masalıdır. Eski ve güzel bir masaldır. Haticeye değil neticeye bakanlar için alınacak çok ders vardır. Tam olarak antep ağzı konuşabilen birinden dinlerseniz, gülmekten bayılırsınız. Ben sadeleştirerek yazacağım. Başlıyorum:

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, deve tellal iken, pire berber iken, ben babamın beşiğini tıngııır mıngır sallar iken….

Bir köyde bir adam varmış. Her sabah, camiye erkenden gidermiş. Ama ne kadar erken giderse gitsin illa ki kendisinden çok daha önce gelmiş olan bir başka adamla karşılaşırmış. Bir türlü en erken gelen kişi olamazmış.

Gel zaman git zaman adam çok merak edip sormuş:

-Hemşerim sen nasıl oluyor da bu kadar erken geliyorsun camiye?

Adam da cevap vermiş:

– Benim iki arvadım var. Her sabah biri uyandırmasa diğeri uyandırır, erkenden gelirim camiye.. erken gelmek istersen al bi arvat daha..

Adamın aklına yatmış bu fikir. Bi kadın daha almış.

Aaa, o da ne? kadınlar bir türlü anlaşamıyorlar. Her konuda her an kavga eksik olmuyor evden… “bana onu aldın, öbürüne çok aldın, bana öyle öbürüne şöyle” derken herifin de tadı tuzu iyicene kaçmış.

Kadınların dırdırı adamı yemiş bitirmiş, evde duramaz olmuş. Öyle ki camiye diğer adamdan da erken gelmeye başlamış!

“ikinciyi al” diyen adam sormuş

– Ee, nasıl oldu da benden de erken gelir oldun birader?

Bizimki açmış ağzını anlatmış hallerini:

BİRİNE ALDIM ASTAR , ÖTEE HAMO BEZİ İSTER

YARABBİ İKİSİNİNDE ÖLÜSÜNÜ Bİ GÜNDE GÖSTER

YANDIM İKİ ARVAD ELİNDEN, İLLE DE BÖYÜGÜN ELİNDEN

BİRİ SAĞ YANIMDA YATAR, BİRİ SOL YANIMDA YATAR

SABAACE SAHALIM TÜHRÜĞE BATAR

YANDIM İKİ ARVAD ELİNDEN, İLLE DE BÖYÜGÜN ELİNDEN

BİRİSİNE ALDIM EDİK, ÖTEENE DE SO’NA ALIYM DEDİK

SABAACE KÖTEK YEDİK

YANDIM İKİ ARVAD ELİNDEN , İLLE DE BÖYÜGÜN ELİNDEN….

diye dert yanmış …

 

 

Benim bildiğim yukardaki gibi ama, şiirin farklı versiyonlarını da buldum netten onları da ekliyorum..

Hey ağalar için için

Ben ağlarım için için

Avrat beni döğeyazdı

Kaburgamı kırayazdı

Onlar iki ben bir tane

Farş malamat olayazdım

Yandım iki avrat elinden

İlle büyüğün dilinden

Ciğer çengelde kurtlanır

Gömlek sırtımda bitlenir

İki çengi nisbetlidir

Yandım iki avrat elinden

İlle büyüğün dilinden

Biri sağımda yatıyor

Biri solumda yatıyor

Sakalım tükürükten batıyor

Yandım iki avrat elinden

İlle büyüğün dilinden

Büyüğün adı Hediye

Küçüğün adı Tutiye

Haftada giderler kadıya

Yandım iki avrat elinden

İlle büyüğün dilinden

Çökelek koydum tirkiye

Ne bahanem var türküye

Dağda tülenmiş tilkiye

Döndüm iki avrat elinden

İlle büyüğün dilinden

Büyüğü kazan karası

Küçüğü ciğer yarası

Allah ikisini de alası

Yandım iki avrat elinden

İlle büyüğün dilinden

Arabanın köpün sökünce

Kapıdan yanımı kesince

Sol tarafıma vurunca

Bağırsağımı yırtayazdı

Onlar iki ben bir tane

Farş malamat olayazdım

Hey ağalar hey ağalar

Avrat beni döğeyazdı

Çekti bıyığımı kopardı

Sakalımı yolayazdı

Eşeğe biner eşerim

Karlı dağlar aşarım

İkinizi birden boşarım

Yandım iki avrat elinden

İlle büyüğün dilinden

Yandım İki Avrat Elinden

——————————————————

İki evliler arsız olur
Özü gözü nursuz olur
Ölende imansız ölür
Yandım iki karı elinden

Büyüğün oğlu uşağı
Küçüğün koka döşşeği
Olmuşam hammal eşşeği
Kime derler ne getirdin

Orta kapıyı ben açtım
Onlar döğüştü ben kaçtım
Ettiğim işlere şaştım

Yandım iki karı elinden
İlle büyüğün elinden

Yük yığarlar yük üstüne
Döğüşürler baş üstüne
Beni de küçüğün üstüne

Yandım iki karı elinden
Hele büyüğün dilinden
İlle küçüğün elinden

Aş pişirir gamga ile
Tuz atarlar önge ile
Getirirler kavga ile

Yandım iki avrat elinden
İlle kumanın dilinden

İki avrat mantı pişirir
Mantının suyun taşırır
Ben yimem karnım şişirir

Yandım iki avrat elinden
İlle kumanın dilinden

İki avrat hamur açar
Kuması tozunu saçar
Herif de dışarı kaçar

Yandım iki avrat elinden
İlle kumanın dilinden

Alttaki avrat yaşmak ister
Üstteki avrat boğuşmak ister
Herif oradan kaçmak ister

Yandım iki avrat elinden
İlle kumanın dilinden

Birine aldım alaca
Biri peçe istiyor karaca
İkisine bir salaca

Yandım iki avrat elinden
İlle kumanın dilinden

Bir ciğer aldım kurtlandı
Sırtımda gömlek bitlendi
İkisi de birden inlendi

Yandım iki avrat elinden
İlle kumanın dilinden

——————————————————-

Birine aldık bir edik

Ötekine de alalım dedik

İki avrat aldıkta bir halt mı yedik

Geralim hey hey

Geli geliver kız sekerek

Boğazına dursun hamçökelek(3)

Avradın kötüsü kötüden kötü

Dolapta kokutmuş yüz dirhem(4) eti

Başına düşürmüş sirke(5) ile biti

Yandım kötü avrat elinden hey

Geli geliver kız sekerek

Boğazına dursun hamçökelek

Gerali dedikleri de bir ala dana

Çekmiş bıçağı çıkmış meydana

Birinin adı Hediye, birinin adı Dudu’ya

Yandım iki avrat elinden hey

Geli geliver kız sekerek

Boğazına dursun hamçökelek

Gır(6) atıma biner karlı dağdan aşarım

Canımı sıkmayın avratlar da

İkinizi birden boşarım

Yandım iki avrat elinden hey hey

Geli geliver kız sekerek

Boğazına dursun hamçökelek

1 Yorum

Filed under aile, araştırdım, insan olmak, kültür, severim paylasirim

Reddit Gifts 2015 ve Amazon Hediyem

Amazon’un logosunu çok severim. Aslında herkes sever.

amazon.com

A’dan Z’ye herşeyi bulabilirsiniz. Bu da sizi gülümsetir. Mealinin bir kısmı da dünyanın en iyi müşteri hizmetleri bilincine sahip kurumu olması. O gülen yüz işaretinin anlamı derin yani. Yaşadıkça insan imreniyor. Darısı bizimkilere olsun.

Hayır adamların mottosu bile güzel: “and you’de done!”

Serbest çeviriyle “Bitti gitti” Çikın transleyt olarak : “ve bittin!”

Ne ararsan var diyo yani.

Bunu yazma sebebim, yılbaşı çekilişinde yaşadığım sürpriz. Biliyor musunuz bilmem, ben reddit gifts yılbaşı çekilişine katıldım.

 

Bana çıkan Kanada’lı arkadaşa şahane bir Türk kahvesi seti yolladım. Umarım beğenmiştir.

IMG-20141210-WA0021

Beni çeken arkadaş ortadan kayboldu.

Epeyce bekledim. Ses soluk çıkmayınca, reddit’in sırf bu duruma özel birimi mail attı. “sizin hediyeleşeceğiniz kişiden haber yok, isterseniz yedek hediyeci atayalım”

Evet hiç bir karşılığı olmayacağını bilerek bir çok insan ikinci bir kez hediye yollamaya gönüllü oluyor.. Niye? Dünyanın bir ucunda biriler bekleyerek mutsuz olmasın, inancı sarsılmasın diye.

Ve hemen sıradaki gönüllüye bağladılar benim hesabı. Hala anonimiz bu arada. Ben kim olduğunu hediyem gelince öğrendim. A-ha, sürprizi bozduum.

:)

O kişi, belirttiğim özelliklerime uygun olarak kendince bir seçim yapmış ve Amazon’dan doğrudan sipariş vermiş.

E-posta adresime bir takip numarası geldi.. “Paketiniz yolda” diyerek. Gör bendeki heyecanı :))

Bu işe de UPS’le bağlantılı çalışan i-parcel dedikleri bir sistem bakıyor Avrupa bölgesi için.

Girdim takip numarasını, bizimle bağlantı kurun mealinde bir yazı çıktı. Hayırdır İnşallah?

 

Yazdım “Nedir olay?”

HelloI want information on my parcel. Tracking number is AEICWLxxxxx Thanks. IpekAG

Cevap geldi:

“Hello,
Thank you for contacting i-parcel.

As of January 28th, 2010 Turkish customs have made an exemption to allow residents to import online shopping shipments 5 times per year. In order to control this requirement we are required to submit your ID number (Kimlik number) to customs at the time of clearance.  i-parcel policy is to obtain that information prior to export to allow us to clear your parcel quickly upon arrival in Turkey. No additional fees are assessed with fulfilling this requirement and it is used for customs clearance purposes only; please click here to enter your information.https://www.i-parcel.com/inforequestsecure.aspx?iTrackingNum=xxxxxxx

Please be advised your shipment will not be able to export from the US until we have received the information and may be returned as undeliverable to the internet retailer if not received within 15 days of holding your parcel.

Kind Regards,
Tanya”

 Yani Tanya hemşirem diyor ki, “yasalarınıza göre vatandaşlarınız yılda sadece beş kere yurtdışından alışveriş yapabilir. Bunun sağlamasını yapmak için de TC kimlik numaranız lazım. Şu linke tıkla gir, malzemen de hemen gelsin”

 

Yani evet  TC kimlik numaramı istediler. Malum ülkemizde gümrük bir sorun olabiliyor. Bilmemkaç doların üzerinde birşey alırsan vergi ödemek zorundasın. Gümrük harcı bilmemne artık. O kadar rakamlara ulaşıp da (175 dollars diyorlar doğruysa) gümrüğe takılma olayım olmadı hiç çok şükür.

5-10 dolarlık işler benimki.. :))

İşte kimlik numaramla nereyi nasıl sabitledilerse, ya da bu yıl kaç kere alışveriş yaptığımı saptadılarsa, aynen şöyle devam ettik:

20150306_225904-1

 

İşbu belge ile 18 Ocak’ta verilen siparişimin 14 Şubatta elime ulaştığını belirtmekteyim (gecikme tamamen benden kaynaklı, adam gibi zaman ayırıp ilk günden açaydım maili beklemezdi cicilerim Surrey depoda)

20150216_215313

Çok kıymetli insan, Amanda Smith bana iki tane nail art kalemi ve onlu pakette birrrrsürü tırnak süsü seçip yollamış. Allah yerini doldursun Amanda, Meleğim. Kesene bereket.

İpekAG bu konuyu şimdilik kapatır. Seneye kesinlikle tekrar yazılacağım bu çekilişe.

All is well, that ends well neticede.

 

3 Yorum

Filed under alışveriş işleri, internet, nail art, severim paylasirim

Kredi Dosya Masrafı Geri Alma Çalışması Başladı

Bugün, zamanında kredi kullandığım iki banka ile iletişime geçtim ve “on yıl geriye dönük olarak kredi masraflarının iadesi” prosedürünü başlattım. Aynı zamanda sahip olduğum kredi kartlarından birinin de aidatını geri alabilmek için müşteri temsilcisine yazdım.

Bu arada kısa yoldan en yetkin bilgiyi almak için Türkiye Bankalar Birliği broşürüne bakabilirsiniz.

Gelişmeleri satır satır yazacağım, vira Bismillah!

20/03/2015

a) Finansbank kredisi : 0850 222 0900 numarayı arayıp “kredi dosya masrafına dair ödemelerimin dekontunu” istedim. 7 gün içersinde şubeye gönderileceğini ve ücreti mukabil alabileceğimi söylediler. Ücreti bilmiyorlarmış. Anında bir sms geldi ve takip numarası edindim. Aferin Finansbank

b) TEB: Banka şubesi telefona cevap vermedi. 0850’li hatlarını aradım şubeyle görüşmem gerekiyormuş. (9 dakika hatta bekledim bu cevap için). Şube yetkilisine mail attım cevap bile vermedi.

c) Garanti Bonus kartımdan alınan yıllık kart ücretlerinin iadesi. Müşteri temsilcisine mail attım, Kredi kartları birimini arayacakmışım. Peki..

wpid-screenshot_2015-03-02-21-33-47.png

Bu da benim yeni oyunum…

24/03/2015 Finansbank subeye uğrayıp tek sayfalık dökümanımı aldım. 5 TL ücret verdim. Şimdi iki dökümanı dilekçe ekinde THH’ne götürme zamanı .

4 Yorum

Filed under araştırdım, saçmasapanlıklar, şikayetlerim

Amerikadan İngiltereden nasıl alınır? Borderlinx nedir?

Ebay’den bir şey alasım vardı. Ebay’den bi sürü şey alırım zaten.

Yani kolleksiyonuma bir parça eklemek için satın alabileceğim bir ürün çıktı, takip alarmım var, mail geldi. Resmine baktım beğendim, tam benlik.

Alayım dedim satıcı’nın yollayabileceğini beyan ettiği ülkeler listesinde Türkiye yok.

The seller has not specified a shipping method to Turkey. Contact the seller– opens in a new window or tab and request shipping to your location.

yazıyor . Al başına belayı.

Netsem?

amerikadaniste var ama acaip pahalı. Sözlükten (sevgili sezen der gibi.. ekşisözlük’ten) ara tara borderlinx’i buldum.

İki dakikada üye oluyorsun, sana sanal bir Birleşik Devletler ya da Birleşik Krallık adresi tanımlıyor. Sen ne alacaksan o adresi kullanıyorsun, sana gelen kargoları bekletiyorlar, gerekirse ücretsiz olarak toplayıp tek koli yapıyorlar ki ucuza gelsin. Sonra sen “yolla panpa” deyince yolluyorlar.

Olayın gelişmeleri:

Dear Ipek,

We have received a new delivery today to your Borderlinx suite 0722-xxxx.

Here are the details:
Shipper: E-BAY
Shippers ref: xxxcccxxx
Status: IN

Content:
 – 1 x doll 

Notes:
The value has been estimated as there was no invoice. It is important that this information is correct prior to export – please contact us to change the value to the correct amount. Note that you’ll be required to provide us with a copy of the merchant’s invoice. Please do no hesitate andcontact us.

Click on this link, then click on “Goods awaiting shipping” to see the details. Then just click the “Ship now” button to pay and we’ll ship to you straight away.


Sincerely,

The Borderlinx Team
www.borderlinx.com

Evet ne diyor? Elimize geçti, ama fatura yok, kafadan bir değer yazdık bi gelip kontrol et, onaylarsan yollayayım diyor.

Gittim baktım iki katından fazla fiyat koymuşlar. Mail yolladım, aldığım ürünün linkini attım. Fiyatı yarım saatte güncellediler. Dikkat buyrun, bizde müşteri hizmetlerine mesaj yolladın mı bir iki gün sonra baştan savan otomatik mesaj geliyor anca… Adamlar tıkkır tıkır çalışıyor.

Dear Lpek,

Welcome to Borderlinx.

Thank you for your email. Your request for amending the dutiable value of the shipment has been processed. The value has been changed based on the invoice you provided. Please log into your Borderlinx account and confirm the amendment. If you have any other questions, please feel free to contact us.

Best Regards,

 

Bana verilen sayfadan hesaplamayı gördüm. fatura bedeli ve kutunun ebadına göre bir nakliye bedeli hesaplıyorlar. Herhangi bir kargo ile burdan Ankara’ya gönderme fiyatına geldi neredeyse..

Açık söyleyeyim, geçenlerede yılbaşı için Kanada’ya bir kargo yolladımdı; PTT 50 liradan fazla aldı. O da bir ayda gitti yerine…

Onayladım, iki üç günde mi gelsin 3-5 günde mi gelsin şeklinde arada da iki dolarlık fark olan seçenek var, ucuza gittim. Geç olsun güç olmasın dedim.

O andan itibaren adıııım adım takip edilir halde oldu kargo. DHL sağolsun.

Hesaba girip bakıyoruz:

17 Şubatta kargo şubeye gelmiş.

18’i sabahı Amerikadan ayrılmış.

19’u sabah birde Almanya’ya girmiş, ayıklanmış, sevk edilmiş, 11’de İstanbul’a inmiş. 14:00’te gümrük mümrük işlemeden merkeze ulaşmış.

20 Şubatta dağıtıma çıkmış ve de teslim edilmiş.

“İnsanoğlu kuş misâli” derdi rahmetli babam.

Çook küçüldü dünya bebeyim.. Geldi bebeyim :)

 

7 Yorum

Filed under alışveriş işleri, bilgisayar, icatlar, internet, severim paylasirim

REBLOG: Silika jel hakkında yazısıyla : Işıl

Yeni bir çanta ya da cüzdan aldınız…İçinden çıkan küçük Silika Jelleri atmayın !.

 

Bu arkadaşı ben yeni keşfettim. Orijinal ve hevesli yazılarını da takip etmekteyim. Son yazılarından birinde benim uzuuuuun zaman önce yazmayı istediğim şeyi yazmış.. Silica Gel paketçiklerinin kullanma alanları.

Bravo diyor, kendi kullanım alanımı da ekleyip kaçıyorum.

Değerli kitaplarımın kutularına da bir iki tane atarım ben silikajel. Kitap kadar neme hassas bir şey olamaz.

El yazması kitaplarım var, ilk baskılarım. Benim için çok değerli ama piyasada ancak mangal tutuşturmaya yarayacak babamdan kalma dergilerim var.

İşte onları biraz daha özenli korumak için nem çekici ajan olarak silikajel kullanırım. Çünkü, ne demişler, “duvarı nem, adamı gam yıkar”

wpid-20150215_131011.jpg

Herkese de öneririm.

 

Yorum bırakın

Filed under aile, kültür, kitaplar, severim paylasirim

Bakım. Bakım. Bakım : Ağız ve diş bakımı

Bir genç kız olmak 10 yaşında başlayan ve yıllarca süren bir deneyimdir. Keyfini çıkarmak lazım ancak, kendinize yapabileceğiniz en büyük iyilik, bakımlı olmaktır.

Günde iki defa diş fırçalayın. Her gün olmasa bile haftada iki üç kere diş ipi kullanın. (Çantanızda bir diş ipi az yer kaplar ancak sayısız faydalar verir size. Dışarıda yemek yedikten sonra diş aralarını temizlemek kadar insana iyi gelen az şey vardır)

Tertemiz gülüşler size çok şey katar.

Adamın dişinin arasında kalana bakarken çok daha önemli bir şeyi göremiyorsunuz.. Bir daha bakın!!!

Bu abi de tek kulaklı.. Ama dikkatinizi hiç çekmiyor. Dikkat çeken şey dişlerin temizliği/pisliği çünkü.

Fstoppers-Colgate-1

Ya bu resimdeki gariplik??? Yine gözler dişlerde değil mi?

Dişleriniz çok düzgün olmayabilir. Bembeyaz da olmayabilir. Ama temizliği gerçekten de çok önemli..

BONUS: 

Dudaklarına haftada bir gün, bir kaç damla badem yağı, toz şeker, tuz ve tarçın karışımı ile masaj yap. Şöyle parmak ucuyla.. Nazikçe. Ölü deriyi atar ve dudaklarını nemlendirmiş olursun.

YASAK:

Hiç kimsenin rujunu kullanma. Hepatit ve uçuk kapmak istemiyorsan tabii.

AJANDA: 

Üç ayda bir fırçanı değiş, altı ayda bir dişçiye muayeneye git!

Tatlı gülüşler!

1 Yorum

Filed under çocuk, Bakim, bakımlı hatun, genç kız olmak, insan olmak, saglik, severim paylasirim

Mutfak karolarım bile ütülüdür cicim

Bir sürü olay bir araya geldi ve ben yine bir Tarantino senaryosu tadında anlatacağım olanı biteni. Evvela Secce Bacım‘ın pasak yarışmasına hiç katılmadım bu güne kadar, niye? A-acaip tertipli olduğumdan.. Evimde ütülenmedik karo da kalmadığı için bu seferkine katılmakta bir mahzur görmüyorum. En yaratıcı, en faaliyetperver, en jüri özel ödülünü kapmam an meselesi. Gözler tertip görsün!

Olaylar şeyle gelişti… Yerlisi yabancısı bi ton blog sahibi anne yavruları ile yaratıcı faaliyetlere akmaktalardı. Pinterest senin, insstegrem benim her mecrada poz poz resim görmekten gına gelince, “ben kralını yaparım” diyerek kolları sıvadım. Sıvamadım. Uzun kollu giymem zaten. Neyse. Ne zamandır içimden geçen Pastel boyaları karmançormanlama etkinliğine hazırlandım.

(Ben lanetolası diyeyim siz anlayın tabiri) pasteller halıda iz bırakan, tırnak diplerine giren, sayfalarca boyasan da renksel açıdan insanı tatmin etmeyen garip ve yağlı bir sanat malzemesidir. Kutuyu açar açmaz kağıtları soyulmakta, kendileri en az nohut büyüklüğünde 4-5 parçaya bölünüp, yarım saat önce gıpgıcır çıktıkları kutuya asla tertibiyle tekrar girmemekte çok üstün başarılar gösterirler. Evet sevmiyorum pastel.

Fekat birikiyor pastel. Kutularca pasteller, parça pinçik kırık renk pütürleri olarak kalem kutularının, kalemliklerin diplerinde birikiyorlar. Sinsi sinsi bekliyorlar. Pisler.

Evvel zaman içinde bir de baktım ki yabancı kadınların DoItYourself sitelerinde bu püsür pastelleri eritip adam gibi tekrar kalıplanması tarif edilmekte. Aaa ne güzel. Sabun yapar gibi. Sabun yapmadım ama işte öyle birşey ne var ki?

Gittim pasta malzemecisinden silikon kalıp aldım. (Güya tasarruf edeceğim eski pastelleri tazeleyip kullanıma alacağım ya aklım sıra… Fekat ya tutarsa? Bütün apartmanın çocuklarını eve toplamışım, bütün anaların nemli gözleri eşliğinde her birinin pastel kırıklarını şahane şekillendirip ellerine tutuşturuyorum hayalimde…Ta ra na namm)

Araştırma taraştırma yaptım. işi çözdüm. Pekala da yaparım…

Pasteller minik minik kırılacak; TAMAM!

IMG-20150128-WA0024

Birbirine yakın renkler beraberce kalıba alınacak; TAMAM!

Fırında yahut mikrodalgada eritilecek; TAMAM!

Ilınınca kalıptan çıkarılacak; TAMAM!

Şunların güzelliğine bakar mısınız? Harika oldular.. Keşke pasteller hep böyle ebrulî, böyle şekilli satılsa…

20150128_231957

20150128_232005

20150128_232014

20150128_232021

20150128_232033

ve zurnanın zırt dediği yer…

ben kalıbı camın önüne, denizliğe koyayım da gecenin bu vakti hızlı soğusun, sonucu anında göreyim istedim.

Saat geç oldu neticede, sabaha kadar beklemeyeyim dedim.

Amerikan ev kadını filmde epıl payını camın önüne kor ya, ben de camı açtım, kaynar halde sıvı pastel dolu kalıbı altındaki tepsicikle berabeeer lambırlonk diye bir devril üstüme..

Ne t-shirt kaldı ne terlik, her yer battı. Hem de ne batma….

20150128_222655

20150128_222619 20150128_222628 20150128_222638 20150128_222648

Kalıpla tepsiyi gelin ettim(*). 
20150128_222711

Namussuz pastel zaten leş gibi kokuyor, pastel dumanına epeyce maruz kaldım. Sirke denedim çıkmadı, alkol denedim çıkmadı. Önce spatulayla kazıdım hepsini. Sonra fön makinesi tutup ısıttım, biraz ısınınca gevşedi, kağıt havluyla sildim.. Sıvaştı. Oooooh. Süper. 

Gittim ne zamandır kullanılmayan Tchibo buharlı temizleyiciyi getirdim, kurdum, buhar tuttum. Buhar nemli olunca, o nem fayansın soğuğuna deyince, yoğuştu.. Anca ıslatmış oldum pisliği, hiç bir faydası olmadı.

Söylene sokrana kalktım ütüyü getirdim.

Starbucks’ın kalın kağıt torbasına soktum, bir yandan ütüledim karoları bir yandan kağıt havluyla eriyenleri sildim. Bir saat kırkbeş dakika ütü yaptım. 1 m2 alan ütüledim. Biraz yüzüne bakılır hale geldi mutfak zemini.

Al sana faaliyet. Al sana pastel. Eline yüzüne bulaştırmak deyimini bizzat yaşadım. Neyse, canım sağolsun! Bir daha deneyeceğim ve bu sefer harika olacak.

(*) Gelin etmek: eşkiliufaksözlük başlığından taşıdım: 

büyük bir davet verilir,akraba eş dost yemekler yenir. sofra toplanır, çay suyu koyulur. evde genc kiz yeni gelin kim varsa hemencecik bulaşığı yıkar kurular yerli yerine dizerler.
üst baş batıracak, suyu yerlere dökülebilecek büyük tepsiler ve kazanlar ise şöyle bir sıyrıldıktan sonra balkona yığılır. ertesi günü ya da hemen o gece misafirin ardından evin hanımı kızı bunları yıkar çıkarır.

15 Yorum

Filed under çocuk, severim paylasirim, tertip

“Galeba” Kedili hayatın ilk ayı bitiyor

Bu arada öğrendiğim şeylerin sayısı bini aştı.

“kedi gibi” uysallık ifadesidir de, kedinin karakteri kadar sizin eğitiminiz de önemliymiş. Yoksa görürüm ben “kedi gibi”yi. Çırmık içinde kalırsınız.

Kediye iyi davranmak lazım. Kumunu temiz, yemeğini suyunu taze seviyor. Pati aralarına kum kırıntısı girebiliyor, kontrolü ihmal etmeyin.

wpid-20150204_192411.jpg

Kedi kumunu temizledikçe, (elek-kürek arası bir şey var bunun için) eksilen kumu tamamlamak lazım. Haftada bir de komple atıp kabını yıkayıp yeniden doldurmak gerekiyor. 10 kiloluk kum poşetini indir kaldır, aç kapa yapmamak için buraya boşalttım. Çok pratik oldu. Eski usül çift kapaklı temiz bir bidon bulursam benden mutlusu yok.

Keza 3 kiloluk mamayı da aç kapa yaparken aroması kaçmasın diye de 50’şer gramlık porsiyonlar halinde buzdolabı poşetlerine stokladım. Kıyabilirsem bir Tupperware ayırıp ona dolduracağım…

Kedi cezadan anlamaz. Kediyi hiçbir şey için cezalandırmaya kalkmayın. Aradaki bağlantıyı kuramadığı için size kin beslemeye başlar sadece. Etki-tepkiyi kolayca öğrenir.

Temizlik konusunda… Kedinizi tarayın arkadaş. Kedi taranmayı seviyor. 4 çeşit kedi tarağımız var. Biri kızın bebeklinden kalma.
image
Nuk bebek fircasi kediye kaldi. :))

Biri oyuncak bir fırça, biri yedek fırçam, biri de pet şoptan aldığım Furminatör diye satılanlardan. Markası başka.. İçime bu sindi.. Bıçaksız, kesmiyor tüyleri, tararken topluyor. Taranınca parlıyor tüyleri, bambaşka güzelleşiyor bebişimiz.

wpid-20150203_202255.jpg

wpid-20150203_202333.jpg

Kedi huzur veriyor insana, aileye neşe katıyor ona kefilim. Kucakta gezmekten yoruluyor bazen. Cılkını çıkarıyor çocuklar bazen. Tırmık izlerini sayıyor oğlum “26-27…” diye. Mıncırmasın o  da.

wpid-20150204_192044.jpg

Kediseverlerin apayrı insanlar olduğunu farkettim. Farklı bir grup. En tepede ise Üzüm ile Ryuk‘ın sahibi var. Fenomen Yeşar beyi ben bir haftadır izliyorum. Ryuk adamım oldu çıktı.

Allah aşkına şu aşk değil mi?

wpid-screenshot_2015-02-05-14-34-15.png

Bu ekibin kendi dergileri olması da kaçınılmaz. Bunu da özellikle ve güzellikle tavsiye ediyorum. Kedi ve Diğer Şeyler

Dergi için kedidergi adresi var.

wpid-20150205_124335.jpg

Geç kalmayın, abone olun..

Geçen yazıda unuttuğum bir kitap da, o eski güzel günlerde bizzat yerinden (Taksim Arion) aldığım “En Güzel Kedi Hikayeleri“dir. :))) Onu da ekleyeyim buradan..

 

 

 



 

 

3 Yorum

Filed under aile, alışveriş işleri, araştırdım, instagram, internet, kültür, Kedi, severim paylasirim

Kedilendim!

Rahmetli anneannem çok kediseverdi. Son kedisi Gümüş’ü çağırışı hala kulağımda….Kedilerle ilgili hemen herşeyi ondan öğrendim.
Ve bu yazı ona adanmıştır.

Kedi sahibi olmayı düşünenlere, aniden kedi sahiplenenlere en acil en gerekli temel bilgiler, “keşke baştan bilseydim” dediklerim bu sayfada. Detayları zamanla yazacağım..

 

Kedi

Kedi

Ben de severim kedi ama kızım delice seviyor. Çooook uzun zamandır “kedi” diye başımın etini yiyordu. Bir arkadaşımın da şahane bir dişi kedisi var, daha küçük gerçi, “o büyüsün anne olsun bir yavrusuna talip oluruz” diye öteledim hep kararı.

En son, verdik kararı, bambaşka bir arkadaşımdan umulmadık anda gelen “yavru kedi ister misin?” teklifini kabul ettik.

Bu zor bir karar. Hiç bir hayvan oyuncak değildir, sıkılırsan atamazsın. Sorumluluğu vardır ve ailenin bir bireyidir artık. Bizim bebek Kasım’da doğmuş. Daha iki aylık. Sütten kesilince kendisini sahiplendik.

Bu yazı kedi sahiplerine ve kedi sahiplenmek isteyenlere yol göstermek için yazıldı.

Tavsiye: PET SHOP’tan kedi-köpek almayın. a) ticaretine karşıyım, b) barınaklar safkan ya da değil hayvan dolu. İkinci el hayvan diye bir şey olmaz. Onlarcası arasından güzel bir seçim yapma şansını verin kendinize. Tanışıp oynaşın. Hem aşısı bakımı muhtemelen kısırlaştırılması yapılmış olacak, daha iyi. Yine de beğenmezseniz, size kalmış. 

Tavsiye bir: Kediyi ne kadar küçük alırsanız o kadar iyi. Yavrular en iyi şekilde aileye uyum sağlar. Huyunuzu suyunuzu kaparlar. 

Tavsiye iki: Kedi bakımı öğrenmek için kitaplar var, bir de kedi sahipleri var. Kedi sahiplerini tercih edin. Çok ince detaylı bilgiler aldım ben kedili arkadaşlarımdan. 

Tavsiye üç: Kedi gelmeden mekanı hazırlayın, yemeğini kumunu ayarlayın. 

Veterinerde buluştuk eski sahibesi ile. Resimlerinde göründüğü kadar şirindi. Ve pek ürkekti. Sessiz sessiz duruyordu. Veteriner muayene etti, tırnaklarını kesti, iç parazit aşısını yaptı ve bize güzel bir kum kutusu hediye etti. Kumunu da oradan satın aldık zaten.

Eve kedi taşıma çantamız olmadığından bir piknik sepeti ile geldi. Tecrübeli kedi sahipleri ile olan görüşme ve yazışmalarımdan öğrendiğimi uyguladım. Önce tuvaletini hazırladım. Bir kat çöp poşeti üzerine kalın bir tabaka kum (gerçek kum değil. taşa daha çok benziyor aslında.. ) serdim.

20150121_224900

pisipisi marka kum. Eczacıbaşı üretmiş. Topaklanan cinsten. Kedi ürünlerini buna gömüyor, kum da ürünü paketliyor. Tarif etmeye gerek görmüyorum.
20150121_224923

Kum kutusu ve küreği. Topaklanmış ürünleri kumdan uzaklaştırmak için. Kumunuz temiz kalıyor. 20150121_224934

Su ve mama kapları. Su kabımız çelik. Altı lastikli, kaydırmaz. Veterinerden aldım. Çok isabet etmişim. Diğerini marketten  aldım.. Eeeeh işte iş görüyor.. Yemek yediğini fayanslarda tırrr tırr gezdirmesinden anlıyoruz… Dondurma kabı bile olur aslında.. Çok masraflı değil kediler.. Günde iki kere 20-25 gr mama, her gün taze su o kadar.

Ne diyordum evet, kum kutusunu hazırladım, son bir kez ortalıkta tehlikeli maddeler (kesici-yutulabilir-devrilebilir-kimyasal) olmadığını kontrol ettim ve kediyi banyoya saldım.

Gidip HERYERİ kokladı. Her girdiği mekanı öncelikle dip bucak kokluyor herif.

Kumuyla tanıştırdım. Pek yüz vermedi.

——————————

ara bilgi: kedi çişini kuma yapabiliyordu ama ilk kakasını gidip bir karton kutu içine yaptı. önerilere uyarak hemen kakayı kuma naklettim yerini bellesin diye. Kediyi de başına bıraktım. Kokladı, biraz kum iteledi. Biraz daha kokladı, kumladı.. İçine sinene kadar kapattı üzerini. Bir daha da kaza olmadı. 4 aylık olunca klozete yapmayı öğreteceğim. Kakasının çok kötü koktuğunu söylediler ama kendi burnumla duymasam inanmazdım. :(( “eve gizli bir yere yapar da bulamayız” diye düşünmeyin, anında haberiniz olur!

——————————

Beslenme konusu:

Gidip yem kabına biraz market maması koydum. İsim vermek istemiyorum hır çıkar. Kuru mamaya da iki saat kadar yüz vermedi. Ben de ilk günden alışkanlıklarını bozmasın diye konserve mama açtım. 1/3 oranında koydum tabağa. Yaladı yuttu ve gidip uyudu.

Kedimizi delice sevmeye başladık, şımarttık tepemize çıkardık. Gidip marketten daha da cici mamalar aldım. Yaş mamalara deli oluyor ama kuru mama çok az yiyor.

Kedisever arkadaş, “yaş mama ile karıştır ver, alışır” dedi. Evet yaş mama karışınca kuru mama da arada yarım yamalak yendi.

“Market maması verme, tuz-şeker içeriyor, böbreklerine zararlı” söylemlerine bir miktar kulak tıkadım itiraf ediyorum. Veterinerde satılan mama da benim bütçemi aştı açıkçası. Kilosu 25 liraya geliyor neredeyse. :((

Eee? Markete.. de olmaz. Rahat edemedim. Nihayet bana sık sık önerildiği halde, inadımdan mıdır basiret bağlanması mıdır bilmem, en son başvurduğum kaynak temizmama oldu. Firma, domuz ürünü içermeyen besinleri ile kedi ve köpeklere hizmet ediyor. Ödül mamaları da var, kedi kumu da. Açın bakın.

“Ya beğenmezse bizim VIF (very important feline)” diyordum, ücretsiz numune de yollamaktalar. Talep ettim, iki tane 100 gram mama geldi. #Bonacibo Tavuklu, hamsili, pirinçli. Küçük kahverengi şeyler işte.

Ve bu mama KOKMUYOR!!! Banyoyu kokutan leş market mamaları anında sokak kedilerine dağıtıldı.

Bu mama bir de KOKUTMUYOR… Kedimiz def-i hacet ettikten sonra farkına bile varmadık!

Bu mama kedimiz tarafından delice bir iştahla yenmekte.. Oh afiyet şeker bal olsun.

Kedi Köpek alışverişlerinizi #temizmama ‘ya kaydırın derim. Kedi köpeğiniz yoksa, seçeceğiniz barınağa hayrınıza mama da bağışlayabilirsiniz. Neden olmasın? Bir aç doyurmanın sevabı var elbette!

Bugünlük son tavsiye: Evdeki yemekten kediye vermeyin. Dilenmeyi öğrenir ve her yemeğin tadına bakmak ve tabii ki hakkını almak için tabağa burnunu daldırmaya gayret edip yemeğinizi berbat eder. Arsız kedi istemiyorsanız ev yemeğine alıştırmayın. Kedi yerini bilsin.

Sondan bir sonraki tavsiye:

Bayıldığım, çok önereceğim kedili kitaplarım için

– The Cat who… serisi (Oğlak polisiyelerinden çıktı birazı, “Tersten okuyan Kedi” ile başlar dizi. 29 kitaptır)

ve

Yeni yılla gelen kedi (Remzi yayınevi, Çilek’li kitaplardan)

Devamı burada: “Galeba

25 Yorum

Filed under alışveriş işleri, araştırdım, Kedi, severim paylasirim

Cimrilik değil tutumluluk kardeşim…

Bir şeyi para verip almak ya da yolda bulmak sorun değil. Malıma sahip çıkarım, son damlasına kadar da kullanmadan atmam. Böyle yetiştirildim. Rahmetli babam ’40 doğumlu. İkinci Cihan Harbinin her zorluğunun yaşandığı ülkede zorluk içinde büyümüşler. Küçüleni kardeşinin giydiği, gaz lambasında ders çalışıldığı,iç çamaşırını annenin diktiği bir hayat. Herşeyin değerini de kıymetini de bilen bir nesil onlar.

70’lerde doğup 80’lerde büyümüş biri olarak Oscar Wilde’ın “Sinik” (cynic) tanımını anlayabiliyorum. Herşeyin fiyatını bilen ama hiç bir şeyin değerini bilmeyen. Çevrem 90’larda hoppalacık zengin olan, kullan-at kuşağının orta yaş sayıldığı bir çevre. Ve bunalıyorum.. Onların çocukları iyice deli. Ne mal kıymeti biliyorlar ne de dünyadan haberleri var.  Neyse.

Freecycle sayesinde zaten hiç atmıyorum artık. Veriyorum.

20140819_223837

Bu tüp sıkacağı mesela, pek beğendiğim bir şeydir. Diş macunlarımızı son damlasına kadar kullandırır..

FB_IMG_13873083523422668

İki numarada bu turuncu edevat var. Yine tüp içeriğini sıkarak güzel kullanılmasını sağlıyor.

20140819_223855

İlaçlar, her tür kremler için elzem..


Aluminyum tüpleri kvırıra kıvıra kullanırım…
20141024_154056 20141024_154147

 

Tchibo’dan aldığım bu ikili set şampuan ve duş jeli gibi ürünlerde çok ideal oldu. Banyoda her an kullanıma hazır..20140819_223911

 

Tüp olmayan ambalajları ters çevirir iyice akmalarını sağlarım. Varsayalım eeeeen dibi kaldı. Keserim ortadan, sıyırırım. 20140819_223811

 

Yeter mi? Yetmez.. Kaçan çorapları, yırtılanları da bir zahmet yamar kullanımda tutarım.

20140523_104144Bu benim çorap yumurtam.


20140523_104123

Bu da çorap yamayan milyarder örneği…

Aza tamah etmeyen çoğu bulamaz kanka.

14 Yorum

Filed under aile, çevre, ev işi, freecycle, severim paylasirim