Category Archives: icatlar

Karabina Karambita!

Yabancıların bir deyimi vardır, “when the going gets tough, tough gets going..”
“işler sarpa sarınca, sarp tipler kolları sıvar” “zor günlerde zorlu kişi yolunu bulur” gibi çevirebilirim. İş başa düşünce netten aldığım bir fikri hayata geçirdim.
Bagaja bir adet karabina attım. Dağcıların kullandığı çengelli iğne kılıklı şey var ya, o..

Market dönüşü elli tane poşeti taşımak için bana yardım ediyor.

Kendi icadım led döşenmiş bagajım :)

 

Poşet taşıyan karabinayı taşıyan ben. (üç parmakla on poşeti taşımam mümkün)

 

1 Yorum

Filed under alışveriş işleri, araba, icatlar, internet, severim paylasirim, tertip

Çekiliş x2 (reddit kartlaşması)

04/12/2014

Reddit’in yeniyil kutlama karti cekilisine ayin 8’ine kadar yazilabilirsiniz.

wpid-screenshot_2014-12-12-20-38-29-1.png
İster Turkiye’den, ister yurtdisindan….

En son ne zaman kart attiniz birine? Ne zaman kart geldi postadan?
Sevinc sevinc!

image

I’m participating in the #redditgifts Holiday Cards 2014 exchange! Join me! http://www.redditgifts.com/exchanges/holiday-cards-2014/ via @redditgifts

11.12.2014 editi: Kartimi satin aldim, yazdim, diger hediyelerimle beraber gonderilmek uzere en uste koydum.
image

image

12\12\2014 editi:
Kart ve hediye yola cikti.
image

Beklemeye basladim. Erkan begenecek mi? Bana kim ne gonderecek…
:)

17/12/2014 Editi:

Erkan almış kartı!! Kartın yanına yalnız gitmesin diye bir de çizgi roman eklemiştim. Onu da beğenmiş, çok sevindim.

Buyrunuz yazının aslı: Best gift I have ever had

“First of all, I have the note that I DEFINITELY was NOT expecting this. I wasn’t even aware there was going to be a holiday card exchange, as I had already participated in the Secret Santa 2014 and sent my gift.

Then, it all became real when last friday I got the update notification that my secret santa sent me a package with a private cargo company. (Which seemed weird, in the end; it was just holiday cards that we were to exchange, right? Right?) I got excited all of a sudden and started to wait anxiously to get my gift on Saturday. But the company made a delay and I had to wait till today, Monday.

It was an ordinary morning, and I was preparing for my class at university in the afternoon. I had waken up early to check about the status of my gift and had called to company, and they told me it is en route, but they said they can’t give an exact time when will they deliver it; even though I told them I will not be home in afternoon, it didn’t matter to them. That was a bit of a frustration.

But then; about half an hour after I hung up the phone, the door rang and it had to be this “card” I was waiting for. Well, to man up, I have to say, I got so emotional, and I almost cried. It was apparent from the size of the package that it was NOT just a card, but after seeing the card, that would be enough. It was so beatifully designed and presented. I really never got any gift that I liked this much, all my life.

But there was another little thing: a HUGE comic book with a material that got me hooked the moment I unwrapped it. I just LOVED the fact that my Secret Santa had really looked through my redditgifts profile and selected an amazing gift.

THANKS FOR DOING THIS, FOR REAL!

ALL THE BEST WISHES!” 

Üsteliiiik bana da Erkan çıkmış. Tesadüf işte..

Bana gelen kargodan da çok güzel iki kart bir de Alannis Morisette (nasıl yazılıyorsa artık) CD seti çıktı :)))))))))))))) Ben de şuraya yazdım duygularımı..

20141216_110013 20141216_110043

“SURPRISE!!! Mr privateblood you not only made my day but my entire week I guess. This was the least expected thing. My giftee happens to be my gifter. What a luck! He has sent me TWO new years card, a beautiful cd of Morrisette (the latest one of course.) I will be listening it first time, that is a shame for me.

I called him to thank and he was a bit shocked to hear from me. Also he got more shocked when I told him that the present he got was from me, it was awesome to break the news ‘couse he didn’t realised this yet!!!

Your generousity is as beautiful as your cards, and I am thankful for this exchange thing. Nice to meet you, nicer to have you as a new friend.

Happy New Year privateblood.. Enjoy your new year..”

Ne güzel değil mi? yeni yılımız kutlu olsun ey okur.. Seneye siz de bize katılın..

1 Yorum

Filed under gezen güzel olur, icatlar, internet, kültür, severim paylasirim

Pis yazı

Çevre temizliğine verilen öneme göre çeşitli çöp konteynerleri var etrafımda.. Şu teneke kılıklı olanlar özellikle pis kokularıyla insanı tiksindiriyorlar. Hani içinden kedi fırtlayanlar vardır ya. Kapakları bir türlü kapatılmaz. Kapak kapalı olsa ben şahsen hayatta da açmam, pis tutamağından tutmam.. Bir de bunların çingenesi çok olur, o çengelle dalarlar içine, deştirir etrafa çöp saçarak bırakır giderler. Her şey bir yana, sağa sola saçılı bebek bezi kadar mide kaldırıcı bir şey olamaz.

Bunu çöp arabasına devirebilmek için de iki adam çalışır arabanın arkasında. Lambır lumbur yükler BAM diye atarlar boşunu.
Cop20141022_163915_opt

 

Bunun bir üst modeli adam gerektirmeyen, kendi kamyonu tarafından vinçle tepesindeki edevattan tutulup kaldırılan Gulliver’in kutusuna benzettiğim çöp konteynerleri. Daha pratik, daha seçkinCop20141022_165507_opt

Bunun derdi de kulpun iğrençliği. Çöp atmamak için uğraşıyoruz resmen. Hop daha üst modelini yapmışlar: Kartal Belediyesinde kim düşündüyse aferin Cop20141022_092455_opt

Ve en beğendiğim de bu. Bunu yapana da ödül vermek lazım. Kapağını açmak isteyen pedala basıyor. En güzeli! 20140423_145100_opt

Son olarak Pendik‘te rastladığım yer altı çöp konteynerleri var. Nasıl bir sistem bilmiyorum ama çok tertipli. Ortalıkta gözüken tek şey bu sevimli kutu. Aşağıda ne var, biriken nasıl toplanıyor bilemiyorum, bir gün belediyeye bizzat sorar öğrenirim. Cop20141022_100547_opt

Maltepe ilçesinde şunlara rastladım geçen yıl:

2013-07-24-2023_opt

Bence çok da iyi olmuş. Devrilen dökülen çöp kutularından iyi. Poşeti de içinde. Her gün değişiyor. Kapaklı oluşu biraz dert. Hiç kimse çöpü ellemek istemez, sanırım bunların kapaklarının çöp sepetinden biraz daha yüksekte durduğu, sadece yağmurdan koruma işlevi gören daha güncel modelleri de var. Beğendim #Maltepe Belediyesi, Aferin.

Ancak ve lakin, büyük ödülü hak eden belediye, Gaziantep Belediyesi. Aşağıda resmi görülen kutular her evin önünde var.20140715_155535_opt

Apartmanda oturan herkes artan kurumuş ekmeklerini temiz bir şekilde poşete koyarak bu kutulara bırakıyor. 20140715_155540_optHatta artan pilavını makarnasını bırakan da oluyormuş.

Buralardan haftada bir toplanan kuru ekmekler barınaklardaki hayvanlara yem olarak hazırlanıp veriliyormuş.

Daha güzelini yapana kadar en güzeli bu.

 

 

1 Yorum

Filed under araştırdım, çevre, icatlar, severim paylasirim

Kupkuru bir yazı : Havlu mu? Peştemâl mi?

Benim 1. sınıfa giderken bir bitlenme vakam var ki, sülalenin neşesi, anlatır anlatır güleriz. Efendim günahı söyleyenin boynuna, sınıfa Şam’da tatil yaptıktan sonra gelen bir öğrenci, hepimize bit bulaştırmış. Annem hayatında bit nedir görmediği için gayet habersiz, öğretmenimin kırmızı kalemin dibiyle her sabah saç muayenesi yaptığını bilmiyor, eve getirdiğim notla düşüp bayılacak gibi oldu. “Kızınız bitlenmiştir, lütfen bit şampuanı ile yıkayınız.”

Önce babamı arıyor, babam gülüyor, akşama bit şampuanı getireceğini, isterse babaanneme gidip orada da uzman bir göze göstermesini öneriyor. Ne de olsa savaş yıllarında 4 erkek çocuk yetiştirmiş olan babaannem, bit nedir ne değildir biliyor. Neticede evet, bitlenmekle kalmamış anneme de bulaştırmışım.

Amcam rahmetli gülüyor: “Pire itte bit yiğitte olur gelin hanım!” Allahım herkesler gülüyor.. Ben şaşkın annem mutsuz..

Babaannem rahmetli gülüyor, “olur öyle, temiz saça gelir” diyerek annemin içine su serpiyor, sonra çarşafı boynuma bağlayıp güneşin altına oturtuyor beni, kendisi de kürsüye (hamam taburesi, köy kahvelerinde hasırlısı olur hani…) oturuyor ve önce başımdaki bitleri kırıyor. Sonra beni alıp gürül gürül yanan hamama sokuyor, mermer kurnalı, bakır taslı hamamda saf zeytinyağlı yarım tuğla kılıklı sabunla 4 su yıkıyor kafamı, bittir, sirkedir, yumurtadır kalmıyor geride.. Ve çitişmiş saçlarımı şimşir tarağın ince dişi ile dipten uca tarıyor.

Saçlarım uzun ve o güne kadar bebe şampuanı ve kremle yıkanır, bin bir nazla taranır iken, o gün hamamda uğradığı muamele tam bir şok. Haykırarak ağlıyorum ancak iş bitene kadar kıstırıldığım yerden kaçamıyorum. Mis gibi sabun kokan, sert ve kalın Bursa havlularına sarıp anneme teslim ediyorlar beni. Sesim soluğum çıkmıyor artık.

Akşama bit şampuanıyla bir daha, haftasına bir daha..

Bit bitiyor. Ben de.

Banyo sevmem. Su sevmem. Denize girmem. Ancak boğulmayacak kadar yüzme öğrendim, orada bıraktım.

Havuza girer, suyla oynarım, yatarım, dikine dururum. Yüzmem.

Küvet doldurup girmem.

Yağmurda kalmam.

Bulaşık yıkarken elli kere mola verir ellerimi kurularım.

(Hamama eğlenmek, kese köpük masajı için çok gittim. Onu seviyorum niyeyse…)

Her ne ise, ben sudan mümkün olduğunca uzak kalmayı tercih ediyorum. Duş sonrası da bilinen en kurutucu havluya sarınmayı tercih ediyorum. Bornoz giymem, içi nemli kalıyor bir türlü tam kurumuyor benim de o ıslak ağır şeyden yerbezi kadar tiksindiğimi söylemem lazım.

Mümkün olsa eve Dyson el kurutucu alacağım :(

Yapsalar vücut kurutucu, dakka durmam onu da alırım.

Sonra biri bir gün, peştemal önerdi bana.

İncecik bez, tülbentten hallice, bana ne kâr eder, diye düşünsem de, denemeye değer dedim. Kelime kökü farsça: Peşt=Bez demek. ;=Mal da ön sanırım. İnsanın önünü kapatan bez, önlük anlamında. Bakınız Peşkir.

Bunun da düz olanı, içi havlu olanı ve de teknolojinin mucizesi mikrofiber olanı var.

IMG_20140823_163953 (1)

Tek kat peşkir

20140823_143126_opt

Tek kat,içi havlu iki peşkir ve çift kat ekstra yumuşak banyo havlusu. Hepsi aynı boy!

20140823_143055_opt

Kalınlıkları arasındaki fark!!!

Anlaşıldığı üzere tatile matile giderken, plaj havlularını kaldırıp atıyoruz (ya da Freecycle yapıp veriyoruz) sonra da 5 liradan başlayan (ve kesinlikle markaya göre uçan) fiyatlarla satılan peştemallerden alıp kullanmaya başlıyoruz.

IMG_20140822_235522_opt

IMG_20140806_221042_opt

Seri sonu indirimdir bonustur kullandık merak etmeyin bu kadar para vermedi İpekAG..

Tek kat olan bile gerçekten emici ve kurulayıcı, asar asmaz da kuruyor. Kesinlikle bavulluk.

İçi havlu olan, favorim. Her havluya beş basar. İyi ki almışım. Çocuklara da birer tane alacağım, hatta kafa havlusu yapacağım bir tane.

Gelelim microfiber olana..

20140904_195406_opt

Mikrofiber A ve Mikrofiber B20140904_195359_opt

En son resimde oto bakım reyonundan 3 kuruşa aldığım mikrofiber A ile deli para verdiğim Mikrofiber B’yi peştemallerin üzerinde yatarken görebilirsiniz. Dokuları çok farklı, ancak evet emici.

Hele B. Katladığımda cebime sığacak kadar küçülebilen ama 175’lik eniyle hem sarıp sarmalayan hem de hızla “kibrit gibi” kurutabilen bu ürün, mucize. Sağda solda uygun fiyattan bulursanız DÜŞÜNMEYİN, hemen alın!

*Burada Otostopçunun Galaksi Rehberi okurlarına selam eder, asla havlusuz kalmamalarını temenni ederim.

Yazıyı sizlere iki farklı şekilde düğümlenmiş (tek düğüm/örümcek) peştemal saçağı paylaşarak bitirmek istedim..

havhav_optİmza: Yiğit İpekAG

6 Yorum

Filed under aile, çocuk, bakımlı hatun, icatlar, severim paylasirim

Hazinem Annem

Allah herkesinkine uzun ömürler versin, annelerin hakkı ödenmez. Şu yazıyı yazdığım sırada benimkisi uçmakta mesela :)) Anlaşamadığımız bir çok konu olsa da, birbirimizin en iyi desteğiyiz. En güzel gülmeleri beraber yaşadık. En zor günleri beraber atlattık. Hayat ne zaman bir huni gibi giderek daralsa, ışığı hep annem gösterdi.

Blogun değilse bile wordpress’e geçişimin 4. yılı dolmuş. WP beni kutladı; ben de siz okurlarımı tebrik eder, bu özel güne ait yazıyı da anneme teşekküre adarım.

4. zafer yili

Benim bu kadar delişmen, özgür ve sözünün eri olmamı sağlayan (karakterim, Koç’luğum bir yana) annemdir. Anlatmışımdır belki; ben 5 yaşındayken, bana bir etek alınması lazım, babamdan bir etek parası alınmış, çarşıya çıkmışız.

O arada ben çok güzel, kırmızı bir üç tekerlekli bisiklet görmüşüm. Anneme etek yerine onu almayı önermişim. Para yeterli.. Etek kalmış, annem bisikletimi almış. O sene bir etek eksik gezdim belki ama hala bisiklet tepesinde geziyorum. O gün “hayır, etek alacağım!” deseydin ben bugün bunu yazmayacaktım anne, teşekkürler.

Ölüm kalım meselesi ya da disiplin dışı değilse çocuğun isteğini yerine getirmeye çalışırım. Bizde ırsi. :))) Dünyadaki görevimiz sadece ve sadece çocuğumuzu iyi ve doğru yetiştirmek, mutlu ve huzurlu bir erişkine evirmek. Gerisi boş.

*-*-*-*-*

Benim annem herkesin annesinden farklıdır bir kere.

Çok inatçıdır. Kafasına koydu mu yapar. “Olmaz”ı yoktur. Kırk yaşından sonra Avon temsilcisi olarak başladığı hobiyi, Avon Bölge Satış Sorumluluğundan emekli olarak tamamladı. İdolümdür.

Çok eğlencelidir. Mesela bir hazine avı vardır. Küçük küçük kağıtlara notlar yazar. evin değişik yerlerine gizler. Okuldan eve gelince bir ip tutuşturur elime, ipin ucunda ilk kağıt: “Buzdolabına bak!”

Av başlar, buzdolabından oturma odası halısının altına, oradan banyoda sabunun kenarına, oradan kimbilir nereye gezer notları ve en son notun yanındaki sürprizi ararım. (Oryantiring-Orienteering merakımızın ilk adımı)

Geçen cuma güzel yeğenim bizim misafirimizken, aklıma geldi, üç çocuğa hazine avı yaptırmaya karar verdim. Devir eski devir değil tabii, elimizde akıllı telefon var.

picisto-20140930063750-614669

24 pare detay fotoğraf çektim evin her yerinden. Whatsapp’la ellerindeki akıllı telefonlara gönderdim. İlgili şeyin resmin çekip geri yollayan bir sonraki resmi heyecanla bekledi.

En az bir saat eğlendik. Ummadık taş yine baş yardı, minik yeğenim iki çocuğumun kendi evlerinde bulamadıkları detayı şak diye buldu!

Birincisi, çocuklarla eğienmek için güzel bir faaliyet, öneririm.

İkincisi, ana gibi yar olmaaaz!!

Üçüncüsü : en güzeli anne olmak o da ayrı.

Burada sözlerime Allah isteyene versin, kem gözlerden saklasın, cümlemizin evlatlarını bizlere bağışlasın, aramızda olmayan annelere de rahmet eylesin diyerek son veriyorum..  Gidip şu uçağı karşılayayım bakalım.

8 Yorum

Filed under aile, çocuk, icatlar, severim paylasirim

Bir klasör resim, ortaya karışık

20140310_104517_opt

Bu benim icatlarımdan biri, emniyet kemeri boynumu feci kestiği için, ikea’nın poşet kapatıcı şeylerinden bir taneyi kemerin son yerine takıyorum. İşlevine engel olmadan kendimi koruyorum. Özellikle kemerin göğüs arasına girip rahatsız etmesinin de önüne geçer, hamilelere öneririm.20140327_115836_opt

Karpuz desenli oje
20140319_164323_opt

Organik pazar’da gözleme satan teyze
20140328_104307_opt

Tupperware’den işlevli mala. Gerçek adını bilmiyorum. Kenarı ile kesip çok rahat servis yapabiliyorum. 20140328_104337_opt

Bu da Tchibo’dan işlevli bir kaşık. Ortası delikli olduğundan kevgir de oluyor, kenarı kesici, arkası silikonlu.. Miss.

20140330_164534_opt

Çok güzel peynir

20140331_111150_opt

Bu da şahane
20140402_224449_opt

Tchibo’dan alıp da memnun kalamadığım bir elma kesici. Güya apple pie yapcaktım böyle ince ince dilinmiş elmalarla.. Dilmiyor aptal şey. Dibine kadar kesmiyor, elimi kestim. 20140402_224541_opt

20140403_171749_opt

Migros’tan ettiğim kârın bir kısmı :))20140403_222017_opt

Bu çok güzel bir ekmek. Hem tam buğday hem bir porsiyonluk hem de az tuzlu. 20140405_170456_opt

Eski evimizin sokağının başında Naime Teyzegilin evi vardı. Tek katlı, bahçeli, kare planlı çok sevimli bir evdi. Biraz da tekinsizdi, aksice bir hanımdı Naime teyze. Onun bahçe duvarına,demir parmaklıklara sarılıydı bu sarı çiçekler. Baharda yağmurlarda açarlardı, okula giderken önünden geçtiğim bu bahçedeki bu çiçekler bilinç altımda bana baharın gelişini haber verirler. Allah rahmet eylesin. 20140406_203312_opt

Kızım dönem ortasında “çekçekli çanta” diye tutturdu. Okulda dolapları var, çekçekli çantaya da çok karşı bir insanımdır. Yine de çanta o kadar ağır ki kızı iki büklüm ediyor, üzüldüm. Beri yandan dönem ortasında çanta değiştirmek de hiiiiç işime gelmedi, dünya para çantalar… İki çocuğun çantasını da her yıl Hakan çanta modellerinden alırım, hemen mail attım. gel mail git mail, güzelce anlaştık, bana uygun fiyattan bir çekçek aparatı sattılar, ben de çantamıza monte ettim. İş bitti!    20140406_203337_opt 20140406_204742_opt

Bu kadar basit…

20140409_165805_opt

Bu gördüğünüz okul servisi, ki plakası da 34 UV 0010, sağ şeritten sola dönerek şahane bir trafik ihlali yaptı. Bu da burada kayıt olsun

2 Yorum

Filed under icatlar, severim paylasirim

Hayat Su bir icat daha yapmış: Katkat şişe

Ben bu icatları pek seviyorum. Daha önceki icatlarından birini daha yazmıştım, şimdikini de şimdi yazacağım. Aklıma özellikle üst üste istiflenebilmesi yattı. Hemen 4 tane aldım.

hayatsu

Dolaba şahane bir şekilde sığıyor, 3 litre soğuk su anında emrinde. Bu güzel.

İki taneden fazla üst üste istifleyemiyorsun, devriliyor, ona da razıyız diyelim.

Ufak tefek değilimdir, ancak basket topunu kavrayabilecek kadar büyük değil ellerim. Bu şişeyi de tutacaklarından zor kavrıyorum. Kim nasıl tutar kaldırır bunu bilmiyorum. Bu inovatif ancak biçimsiz fikre 60 puan verir kaçarım.

Bir daha da almam.

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, icatlar, iştahlı işler, severim paylasirim

Ben bugünlerde bunları gördüm

image Oje çıkarıcı.  Icindeki sungeri burun karistirir gibi… tövbe tövbe image Organik pil. Taze. Tartiyla… image image Di buuk! image AOÇ DONDURMASI

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, icatlar, kültür, kitaplar, severim paylasirim

NoPoo Şampuansız Hayat On Puanlık Hayat

Şampuanda silikon var, paraben var, koruyucu var, tuz var, SLS var, b.k var püsür var, var oğlu var. Var da nereye kadar?

 

Derdinizin dermanı Karbonat. Daha öncesi de var bende buyrun.. Bunu da buyrun hatta.. Şimdi tam oldum.

 

20140226_221812

Uzun bir süredir şampuan almıyorum, Doa Kozmetik ürünlerine şampuan demeye dilim varmıyor onlar saf ve temiz ürünler, onları hariç tutarak konuşuyorum.. Bir süredir, ki en az 6 ay, hatta 1 yıl; kızımın ve benim saçlarımızın temizliğinde bir çorba kaşığı karbonatın bir bardak ılık suda çözülmüş halini kullanmaktayım. Söylememe gerek var mı bilmem, banyoya cam bardak sokmayın elbette..

Bir kaşık karbonat, üzerine su. O kadar. Usulca dökün, saç diplerine yedirin, durulayın. Bir hafta hiç yıkamasanız bile saçlarda yağlanma, kokma, matlık hiç bir sorun kalmıyor. Işıl ışıl olması için de Argan yağı, elbette DOA‘dan!

Deneyin, bir kaybınız olmaz, en kötü ihtimal, bir sonraki banyoda sabuna şampuana geri dönersiniz ne olacak?

Sonuca şaşıracaksınız..

 

 

11 Yorum

Filed under alışveriş işleri, araştırdım, bakımlı hatun, güvenli hayat, icatlar, kozmetik, saglik, severim paylasirim

Çocuklara yaratıcı faaliyetler lazım

Hafta sonu Kırtasiye fuarını ziyaret ettik. Kırtasiyesever bir aileyiz, kalem koleksiyonları, defter ajanda merakı. . . Satış olmaması çok iyi oldu, fuarı bagaja doldururduk muhtemelen.
“Çok gezen mı bilir çok okuyan mı” münazarasında bu defa gezen kişiyi tutuyorum.  Suda yüzen, yerde zıplayan, havayla sertleşerek ya da fırında pişirilerek porselene dönüşen oyun hamurları gördüm.  (Kurumayan kum başbelası birşeydir o konuya girmeyelim)
Benim zamanımda, anaokuluna giderken, oyun hamuru olarak parmak uzunluğunda, selofana sarılı paketlerde dört temel renkte oyun “çamuru” vardi. Saka yapmıyorum.  Pis pis petrol kokan, yağlı bir şeydi.  Şekil de almaz, bi tek on parmağının on tırnağının en kuytu köşelerine kadar çıkmayan rezil bir lacivert ya da yeşile boyayan, Allah muhafaza halıya bir kırıntısı düşse halının tüylerini sertleştirip yapıştıranbu oyun hamuru kabustu.
Becerikli anneler kız meslek lisesinde yapma çiçek yaparken hazırladıkları tuz hamurundan yapar, toz kumaş boyası ile renklendirirdi ama o da tatminkar ya da havalı değildi. Sertleşir,kurur oynarken kum gibi dökülür, solgun renkleri homojen olmadığı gibi diğer lastiksi hamur yanında çok da sefil dururdu.
Her iki hamur da keyiften ziyade sorun verdiğinden çocuklar olarak sevmezdik.  En hızlı şekilde solucan-yılan yapar, bilemedin top yuvarlar bıkardık.
Yaratıcılık yetenek kadar çalışmaya, çabaya bağlı olduğundan bizimki kör kaldı.
Yirmi yil sonra çocuklarım yumuşacık play d’ohlarla oynuyorlar. Mis gibi kokuyor, kırışıklık burusuk olmadan sekilleniyor, en beceriksizler icin setler kalıplar mevcut, keyifle hayvanlar, pizza, dondurma, saç modelleri yapiyor insan.
Yere bir örtü, üzerine yer sofrası gelsin hayal gücü, geçsin saatler.
Ne diyordum?
Hah, kızımın meraki da oyun hamurunu ilerletti, fimo denen polimer kile ulaştı. Bayağı güzel modeller yapıyor.

fimo ile yapılmış bir şaheser

fimo ile yapılmış bir şaheser

 

Fimo Böcekleri

 

Hak geçmesin, oğlum da yaratıcılıkta geri kalmıyor, benim düz duvar yapabildiğim LEGO‘dan DeLorean üretti geçenlerde :))

Lego mühendisi oğlum :)

Lego mühendisi oğlum :)

 

 

 

6 Yorum

Filed under çocuk, icatlar, severim paylasirim