Category Archives: severim paylasirim

Tupperware sevenlerdenim/reklam olsun diye degil ha!

İnsan katalogu ilk gordugunde “amaaan plastige bu kadar para verilir mi ayol, aha bir milyoncu bunlarla dolu” diyor.
sonra sonra bir kaptiriyorsunuz, imkani yok vazgecemiyorsunuz.
bir defa en saglikli saklama kabi..
ikincisi on yil garantili. NET! daha ne?
ucuncusu son derece kullanisli akillica tasarlanmis seyler hepsi..
dorduncusu : garip garip isimleri var bazilari cok komigime gidiyor, unutamiyorum..
ben ilk ne almistim? :Evde en eski urun bir eko tiptop surahi var mavis. kocaman bir sey ama uc yasindaki oglum bile kaldirip bardagina sudokebiliyor. kapagi lingir lingir oynayan, esek olusu gibi agir cam surahlerden ne bezmistim ama… yazin dolaba koyuyoruz. kapagi kapali, dolap kokusu sinmiyor. cok memnunum.
en sevdigim urun? : soysoy. domatesi havucu saniyede ve profesyonel bir sekilde soyabiliyor. vallahi sahane.
malum, yazmistim, kizima bir matara aldim kitty’li. icime sine sine temizliyorum, okula suyunu gonderiyorum. bir de sandvic cuzdanini aldim kittyli ama cok buyuk. hele seneye kullanirim.
Almaya doyamadigim urun?: şeker kaplar, şekerler serisi. icinde ne oldugu gorunen opak alt, simsiki kapanan kapak. mutfakta en lazim olan sey!
almayani dovsunler: zeytinyaglik, acikgoz, eski model tuzlukları…
beni Tupperle tanistiran olmasa da, alistiran; en sadik musterisi olmaktan mutluluk duydugum; yillardir sehirlerarasi alisveris yaptigim, cok nazimi ceken Sevgili Arkadasim,Belgin‘i de burada hurmetle anmam lazim, tam yeri. Sagol bacim.
ek not: uzun zamandır buzluga %75 oranında içme suyu doldurduğum 400 ml’lik Antartika’ları koyuyorum. Çıktığında “dolap kokusu sinmemiş” tertemiz buzumu yarım dolu Tiptop surahiye atıyorum, kısa zamanda tam içmeyi sevdiğim gibi “serin” suyuma kavuşuyorum. her eve lazım :)

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, ev işi, güvenli hayat, icatlar, iştahlı işler, saglik, severim paylasirim

mc’e aferin: cocuk menusune havuc!

mcdonaldsta yemek yiyoruz zaman zaman… Hele su madagascar penguenlerinin oyuncaklarını verdikleri yakın zamanda epey ziyaret ettik.
En son olarak çocuk menüsü seçeneklerine patates kızartması yerine soyulmuş parmak havuçlar koymuşlar. Ben büyük menüsüne de istiyorum açıkçası. Nefis birşey. Ayrıca sağlıklı. Aferin mc, dostum!


The New Busy is not the old busy. Search, chat and e-mail from your inbox. Get started.

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, çocuk, saglik, severim paylasirim

Az kaldi 40 oluyorum, bu da boyle bir not olarak bulunsun

Bu arada, Nestle’ye Bisküvili Çikolata çıkardıkları ve esime de bana aldigi icin tesekkur ederim.
Hemen yanindan, Krusty Krabs(*) ya da benzeri bir dogunat (kizimin dough-nut okuyusu.. niyeyse do-nat diyemiyor) firmasina eve yakin bir yere bayi actiklari icin tesekkur etmem lazim. Sayelerinde rahat bir bes sene erken olecegim ama mutlu olecegim :)))
Yesil benekli kupalardan bir tane almak istiyorum ama durduk yere adamlarin reklamini yap bir de uste para ver fikri beni caydiriyor… balon veriyorlarsa kupa da vermeliler boylesi adanmis bir dogunat sever aileye..
bir kupa eksik olsun artik..hem ev kupa doldu…
gorumcem hazretlerinin buyurdugu gibi:
evet, çok kupamız var ama hep biz birinci oluyoruz ne yapalim…..
:)
(*) Krispy Kreme.. Hemen yanimdaki cop kutumda bos 6’li pakete bakmak aklima geldi.. Amma isim bulmuslar ya?!?
Dukan diyeti sayesinde tanıştığım Namet Hindi Pastırma. Nefis ki ne nefis…
Uno yeni çıkardı: Çikoluno.. kurabiye canavari gibi iki elimde birer tane “ham” yapıyorum. cok guzell

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, iştahlı işler, severim paylasirim

Aksama ne pisirecegim ?

Maggi yeni bir toz karisim cikarmis: otlu ve acili olarak iki cesit.

firin torbasi da pakete dahil.
butlari ya da iri kesilmis gogus parcalarini kasede tozla biraz ovalayip posete dolduruyorum, agzina dugum, buhari ciksin diye de ustte kalan kosesini kesip, ya da kürdanla üzerinden 4 delik açıp 200 derecede 1 saate yakın pisiriyorum.
misss.
kendi suyunu saliyor, yanina bir de misirli pilav..
:)
hangi markanin hatirlamiyorum, otlu-yogurtlu olanı da şahane…

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, iştahlı işler, severim paylasirim

Dudak koruyucu tavsiyem

Dudaklarim cok catlar. Yaz kis.. bir de yolar kanatirim.
Bir cok markanin ruju cok asiri kurutur dudaklarimi. Ne zamandir şöyle düzgün bir ruj almışlığım yok. Al- At..
O kadar. Özellikle kalıcı ya da parlak gösteren rujlar mahfediyor…
En kotusunden bir sorun bu. en iyi cozumu de Blistex’te buldum.
Catlamasin diye çantamda gezdirdiğim bilyali olani. Lip Splash.
Motor yagi midir artik bilmem acaip nemlendiriyor.%100 memnunum.
—————-
Catlamissa, ki berbat bir şey.. Tedavi icin tupte olan Lip Relief kullaniyorum.
O da makyaj masamin üzerinde. Geceden sür, sabaha yepyeni oluyor dudaklar.. naneli de bişey. seviyorum kendisini..
Bilgisayarin onunde de Classic Lip Protector var. El altında bulundurmam şart bu malzemeyi :(
tavsiye ederim.
İkinci en iyim, LUSH Lip Balmları..
Ölü deriyi temizleyen ve kan dolasimini arttirarak dudakları tazeleyen Bubble Gum Lip Scrub ve ennn çatlak halinde bile dudaklarımı adam ediveren tatlı mı tatlı Honey Trap
Honey Trap
Son olarak da, The Body Shop’tan Kenevirli Dudak Koruyucu aldim, çantamda şu anda.. Mükemmel bir şey..

1 Yorum

Filed under alışveriş işleri, LUSH, saglik, severim paylasirim

Bebek çeyizi hakkında fikirler

Yeni anneler, yeni anneanneler, sözüm size:
Bebekleri kat kat giydirmeyin…Bebekler annelerinden BİR kat fazla giymelidir. Hırtlamba gibi giydirilen bebekleri sicak tutmuyorsunuz, aslinda terletiyor ve rahatsiz ediyorsunuz..
Bebeklerin iç giyimi olarak eskiden zibin kullanilirdi, o günler geçti, boşuna zıbına para vermeyin. Bebeğin düşmemiş göbeğini incitebiliyor göbekten bağlanması nedeniyle. Sonra kucaga alırken sıyrılıp kolaltlarına toplanıyor bir de belini gobegini bir daha kapamaya calisiyorsunuz. huzursuzluk sadece..
bir bebegin en güzel en saglikli ve en koruyucu ic giyimi “yarim kol çıtçıtlı body”lerdir. askılı atlet tarzi olanlar gögsünü tam örtmez, uzun kollu olanlar hem giydirmesi zordur hem de bir ayda kisalir insani sinir eder. ayrica cocugun ellerini kollarini sikca yikayip sildigimizden, ya da elini kolunu bir yere sokarsa ne bileyim kusarsa diyelim uzun kollu body’nin kollari da batar, ustu basi komple degistirmek gerekir… en güzeli yaz kis yarim kollu body…
gelelim üst giyime: Hırkalar da gene kollu olmalari hesabiyla, cok kullanisli degiller. yelekten iyisi varsa o da suveterdir…

Bebek yeleklerinin en önemli sorunu materyali.. Orlon tarzi çok naylonumsu iplerle orulen yelekler daha tok duruyor ve elbette islenen modeli de daha guzel gosteriyor, lakin bebegi acaip yakiyor. Bu tür yelekleri hemen atın…

Ayrica, düğme konusu da onemli.. Bebeklerle buyuk insanlarin arasinda fark gozetmeyen yelek tasarimci teyzeler, bogazina kadar ilik oruyorlar yelegin. Bebekler boyunlarini dik tutamazlar. O yuzden boynuna denk gelen yerdeki dugme gıdıyı rahatsız eder. Pişik yapar… En iyi bebek yelegi yakası hafifce V yaka olanidir o yuzden. önluk takarken de rahat edersiniz.
yelek düğmeleri gercekten de zaman zaman sorundan başka bir şey değil. açılıyorlar, kopuyorlar..
aslında ben bebek yeleklerimizin tamamını üşenmeyip elden geçirdim. düğmelerini ilikledikten sonra hepsinin önünü dikip süverter yaptım.
geçir kafadan oooh bitti gitti.
hele yakasından burulmus yunden yapilma bir uckur gecirilen yelekleri gözüm gormesin…. boynundan baglamali yelek mi olur? bogulmasa bile agzina alip emiyor bebekler her seyi.. en kotu yelek fikri de o zaten…
Bebek corabi olarak satilan sacmaliklar da insani pisman ediyor. bir siracik lastik dikiyorlar, bebek tepinirken siyiriveriyor ayagindan… sonra tulumun ayak uclarina top olmuş iki çorap iki tane de buz ayakla kalıyorsunuz…
ya da aksi gibi acaip siki lastikli uretiyorlar tombul bacaklar boguluyor…
en guzel bebek corabi, konclu, bebegin tombul bileklerini sikmayacak kadar hafif siki ve bir sira degil bir parmak kalinliginda lastigi olanlardir.
bulabilirseniz, Mothercare’de çiftli satılanını bulduğum ve tavsiye ettiğim, Çorap Tutucu alınız. Harika bir icat!
Çorabın suslu puslu olanlardan ziyade pamuklu olanlari tercih edin. yikarken icini disina cevirin, corap icindeki pamukcuklar ayak parmaklarinin arasina kacip rahatsiz ediyor…
sonra devam ederim…

1 Yorum

Filed under alışveriş işleri, çocuk, icatlar, severim paylasirim

e-kitap kurdu olmak icin e-reader ne eder?

e-kitaplar var artik.

bildigimiz kitabin tadini, kokusunu hatta agirligini veremeyecek, e-okuyucu denen entipuften araclara yuklenen elektronik kitaplar.
cok burun kivirdigim bir sey. adamakilli bir kutuphanenin guzelligini yasayan bilir.
neyse, cesitli e-kitap okuyuculari uretiliyor, yarin bir gun birilerinin elinde gorurseniz sasmayin. sony-amazon-benq bu ise girismisler, baska firmalar da var.
Allah biliyor ya, Arcelik Beko filan da yapar birer tane, san seref icin koyar bir koseye…
e-reader’lerde fiyatlar 500-1000 TL arasi ki fahis otesi fahis bir rakam.
dahasi henuz Turkce karakterleri desteklemedigini ogrendim. Desteklese ne olacak? kac tane kitap okuru var ki..
google’in yalancisiyim: 2009’da en cok satan yerli kitap listesinde birinci sirada ASK adli kitap var ve yaklasik 400,000 satmis.
20. sirada Hamdi Koc var, inanin adini ilk duyuyorum.. belki kitaplarinin adini duymusumdur.
16,000 satmis.
40. olsa listede herhalde 25 adet filan satmis diyecegiz…
baska da bir sey yok. e-kitap okuru kac adet olacak ? cok merak ediyorum. ama e-reader ureticileri merak etmiyorlar belli ki ellerinde daha saglam istatistik var.
Turkce destegine gerek gosterecek bir rakam degil herhalde…;)
*-*-*-
bir yıl sonra edit: Kindle aldım : )

1 Yorum

Filed under alışveriş işleri, ben yazdım, kitaplar, saçmasapanlıklar, severim paylasirim

Mersedes’in hazin sonu

Mercedes bildigim kadariyla ispanyolca ve guzel-hos anlamina geliyor.

Bu resimdeki mersedesin halini ise ben cok acikli buldum.

vakt-i zamaninda kimbilir ne maceralar yasadi, kimler bindi kimler indi…

kiskanc nazarlara nasil da ugramis ..

kimbilir kac defa gelin arabasi oldu suslendi puslendi…

:(

Neden uzerime aldim bilmiyorum dert oldu niyeyse…

Paraya (daha dogrusu sms’e) kiydim tramerden plakayi sorgulattım..2003 sonrasi kayitlara gecmis bir hasari yok. 7 yildir orada yatmakta midir?

Bu bana biraz da Stephen King’in Christie romanini hatirlatti. Okudugum ilk King romaniydi, cok etkileyiciydi. Sahaneydi…Sonra filmini izledim hic tatminkar bulmadim. Ne varsa romanlarda var kardes…Her neyse, bu merso’ya uzuluyorum bu gunlerde. “Derdin mi yok”  diyeceksiniz, dert olmaz mi, dolu.. Ama iste oyle bir sey.. (siff sifff, depresifff)

Bu arada, “Tramer” Trafik sigortalari bilgi merkezi’nin kisaltmasi. Ve yeni bir uygulamalari var, ilgilendiginiz, örnegin almak istediginiz aracin plaka numarasini Turkcell 5664’e gonderiyorsunuz size aracin sasi numarasinin 4 hanesini ve hasar geçmisi, magdur bilgileri, trafik policesi olup olmadigi, kazaya karistiysa kaza tespit tutanaklarinin durumu bilgilerini gonderiyorlar. Guzel bir uygulama. 7 sms degerinde.

detaylar icin http://www.traport.org.tr/yd_ayinkonusu.php?yID=63

Yorum bırakın

Filed under araba, araştırdım, severim paylasirim

holmes vs avatar

bugun sherlock holmes’i nihayet izledim. Muthisti. Artik hicbir film bilgisayarda ozel efekt eklenmeden olmayacak sanirim.; harry potter izler gibiydik.
Robert downey jr harikaydi.
Film harikaydi. Hep boyle filmler olsa da seyretsem.
Avatari neden sevmedigimi dusunıuyordum buldum. Bilgisayar yapimi yuzlerde ozellikle de gozlerde hayat yok. Gozler kalbin aynasi ve bugunku filmde adamin yuzunde bir tek kas oynamadan sirf bakislariyla hislerini anlatti.
Cok guzel yuzleri olan oyuncak bebekler olur hani, ama o naylon gozlerde isik eksiktir. Bir turlu oynanmaz o bebeklerle…
Sanal karakterlerdeki kulaklarin duymadigini, gozlerin gormedigini bir sekilde hissediyor insan. O filme “olmamis begenmedim” demek ukalalik sayilsa da diyorum iste.

RDJ, awesome!


Hotmail: Trusted email with powerful SPAM protection. Sign up now.

Yorum bırakın

Filed under filmler, severim paylasirim

çiklet/jiklet/ciklet yani sakiz meselem

ben kucukken, (cânim 80’ler) bakkallarin en temel satis urunuydu ciklet. renk renk cesit cesit ciklet bulunurdu.
sakiz cigneyene pek iyi gozle bakilmaz, kotu kadinlara has bir eylem olarak nitelendirilirdi. hele erkek cocuklara “sakalin cikmaz” diye engel olunurdu..ama gene de sakizi severdik.
bir donem kakaolusu bile cikmisti.
sakizlar gum mayasi icerirdi. sekerliydi, aromalari harikaydi. gerci cok acaip yapisirdi, yapismayan sakiz cikinca cok sasmistik. ama guzeldi ya.
simdi toybox haricinde cocuk cikleti kalmadi. delirmemek mumkun degil…
ciklet piyasasi eriskinlere yonelik urunlere agirlik verdi nedense. tamamina yakini tatlandirici iceriyor ki cocuklara verilmemesi icin en onemli sebep.
dandyler vardi. besli draje gibi olanlari, ikili top gibi olanlari jelatine sariliydi..onlari cok ozledim.
tipitip vardi, karikaturlu..karsi tipitos vardi. :)
turbo vardi, araba resimleri cikardi icinden. erkek cocuklar sadece onu alirlardi.
minti vardi, acaip naneliydi. olsa da cignesem..
“ask budur…” cikmisti.
nasil oldu da kalktilar piyasadan bilemiyorum.
uzun ince dikdortgen olanlari vardi. ayri ayri aliminyum ambalajlara sariliydilar. besi bir arada bir pakette olurlardi. nasil bir muzlusu vardi anlatamam..off.
bir de nanelisi vardi, spearmint. yol tutmasina karsi satilirlardi otogarlarda.
arap kizli mambo vardi, ege sakizi..yesil civril…
neden?
baska neler gidecek???
edit 12/03/2010: arap kizli olan mabel imis. ondan buldum gecenlerde aha da resmi
fakaaat acaip naneli cok kotu bir tadi var… :-8
bir daha almam herhalde…

1 Yorum

Filed under alışveriş işleri, çocuk, ben yazdım, kültür, severim paylasirim, soruyorum