Tag Archives: yemek

IKEA’da bir gün, o da bugün..

IKEA, evet evimizin herşeyi…

Tatil günü şurdan şuraya gitmemek lazım, biliyorum ama kızlara söz verdik bi kere.

Zaten alınacak şeyler de var, ver elini Ümraniye. Kısa notlar:

* BUYAKA tıkkklım tıklım kalabalık. Meydan ne yapacak acaba??? yazik ya, bu kadar dipdibe avm mi olur?

* bagaj kurcalayıcısı  bir tane, kuyruk TEM’de başlıyor… Adam bıkmış bezmiş aç bagaj, açılmazsa açtırt bagaj, bak içeri kapa bagaj… aslında bagaja birini saklayıp “BÖH!” yapmak lazım… :D

* bagaj kontrolunden nefret ediyorum

* otopark o biçim dolu.. akıllı avrat olarak oto yikamaya verdim arabayı. gez gel, işin bitince ara,  araban önüne gelsin vallahi verdiğin paraya değer bence. gerci piyasadan yüzde elli fark aliyorlar ama, iyi iş cikarmislar.

tertemiz araba, geri getirildi, göz kamaştırmakta.. lakin getirici adamin ter kokusu nasıl sinmiş iki dakkada şurdan şuraya inanamadım. neyse, bir mayis işçi bayramı,  bişey demedik. (evet Betül,pis burjuvayım hala)

* hala lazanya yok… neden NEDENNNNN :( (((((((((((((((((((((

* üçlü bir sehpa gelmiş, metal-ahşap-metal bişey, tam reddot, fekat eve alınacak şey değil. beğenerek bakıp geçtik.

* hindi şiş çıkmış. gayet dukanperver bir yiyecek. yanına nefis bir bulgur pilavı koymuşlar, aslanım İKEA, Türk yemeklerine geçmiş. lakin hindi çok kuru, köfte sosu koydurmasaydim çekilmiyordu. bi de şişlerin uclari pilavin altinda kalmış, tabağa çekebilmek için elimi kirlettim. Sivri uçlar tabağın ortasına, küt uçlaar kenara, OK?

* sallama çay kalkmış, sanayi tipi gayet rezil bir demleme çay makinesi kazanı konmuş. bana ne ben cay icmem ama.. oyle yani.

* yazlık balkon mobilya türevleri şahane, teras avlu ne varsa, almak lazım..

* iki çocukla gidince almam gerekenin yarisini alamadim, almamam gereken bi ton şey aldı(rıldı)m.

Yedinci yaşını kutlar, nice yedili yaşlar dilerim İKEA’mız.

1 Yorum

Filed under alışveriş işleri, araba, gezen güzel olur, icatlar, iştahlı işler, severim paylasirim

Abra Kadabra.. Yemek masasııı… Kaybola!

Öyle pek mutfak perisi bir kadın değilim. Sık sık da yemeğe misafirimiz gelmez.  Kaç yıldır salonun bir bölümünü işgal eden bir yemek odası takımımız var. Giderek gözüme büyümekte. İKEA’ya her gidişte 25 metrekarelik yere kurdukları eve bakıyorum aklım kalıyor. Biz kocca bir alanı işlevsiz bir masa ve sekiz sandalyesine ayırmış durumdayız.

Masa masif. Kare şeklinde. ortadan ikiye ayrılıp ek parçayla sekiz kişilik olabiliyor.. Tam ortasindan tek ayaklı. Kapalı halinde çevresine 8 sandalye koymaya imkan yok. Sandalyeler de ayrı problemli modeller. Oturma yeri öne doğru genişliyor. Yanyana iki sandalyeyi sıfırlayamıyorsun.  Arka bacaklarını hizalarsan ön bacakları rahat 30 derece açı yapıyor…

Nedense iskemlelerin oturunca diz altına gelen kısmı kalçanın altına gelen kısmından daha geniş. (oysa bizim anatomimiz tam tersini gerektiriyor. iki diz, iki kalcadan daha az enlidir…)

Adı geçen iskemleler masanın altında da olay yaratıyorlar. Birbirlerini itiyorlar, masanın etrafında 2+1+2+1 şeklinde dizilmek zorundalar..geçen hafta iyice sinir oldum, dört tanesini balkona çıkardım. Şimdi her kenarda bir sandalye ve heyüla masa..

Üstelik bir de büfe sorunum var.

Salonun yarısını iptal edip kalan yarısına sıkış tepiş oturmak çok can sıkıcı. Mesela iki masa olsa, yemekli misafir olmadığı zamanlar çalışma masası olarak kullansak…

Mesela sandalyeler üstüste istiflenebilseler ve yerden kazansak…

Mesela sandalyeler masanın altına girip kaybolsalar ….

Mesela masanın altı dolap gibi olsa büfeden kurtulsam…

Mesela büfe daha kısa olsa, masayı üzerine itelesem, gerektiğinde ortaya cekebilsem…. Zigon sehpalar gibi düşünün.. Sadece en üstteki ayrılabiliyor, altı da büfe işte…

Mesela köşe koltuk takımı gibi olsa sandalyelerin bir bölümü , gene büfeden kurtulsam..

(bu olmaz, kimse kıç kıça oturmak istemez yemek masasında)

bu da süperdir..  :)

Şu da hoşmuş: Kolay masa (kaptirdim kendimi biraz) .

biraz masa mı lazım; iki dakkada yap koy ortaya…

Bir çözüm lazımmm. işlevsiz, hantal yemek odası takımından gına geldi..

Yorum bırakın

Filed under ev işi, soruyorum

Aksama ne pisirecegim ?

Maggi yeni bir toz karisim cikarmis: otlu ve acili olarak iki cesit.

firin torbasi da pakete dahil.
butlari ya da iri kesilmis gogus parcalarini kasede tozla biraz ovalayip posete dolduruyorum, agzina dugum, buhari ciksin diye de ustte kalan kosesini kesip, ya da kürdanla üzerinden 4 delik açıp 200 derecede 1 saate yakın pisiriyorum.
misss.
kendi suyunu saliyor, yanina bir de misirli pilav..
:)
hangi markanin hatirlamiyorum, otlu-yogurtlu olanı da şahane…

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, iştahlı işler, severim paylasirim

Bunu da dusundum ya…

Yemek dedigin nedir ki…İki porselen arasinda gidip gelmek…

Tabaktan klozete..

Yorum bırakın

Filed under ben yazdım