Category Archives: severim paylasirim

Araba cd’si aldim. tavsiye ederim

Müik dinlemeyi sevmem. Arabada oldugum surede de, telefonla gorusmeyi tercih ediyorum. en yalniz kalabildigim zamanlar oldugu icin…

yine de zaman zaman arabada din din calip dinleyebilecegim, eslik edebilecegim bir muzik olmasi hosuma gidiyor.
bir donem “50 greatest wedding melodies” uc cd’lik setini almistik. onu dinledim durdum.
tam kafa muzikler.
simdi de ayni ayarda yeni bir set buldum
Unforgettables
65 Great Songs Ever 1950-1980
 

CD 1:

  1. Adoro – Armando Custadia
  2. Min Ton Rotas Ton Ourano (All Alone Am I) – Anastasia & Manos Hadkjidakis
  3. All Hung Up İn Your Green Eyes – Sandy Posey
  4. Parle Plus Bas (Speak Softly Love) – Raymond Berthiaume
  5. Alguien Canto (The Music Played) – Adelina
  6. Pensami – Luigi Romano
  7. Il Tempo Se Ne Va – Gianni Vicenzo
  8. Love In Portofino – Flavio Enzo
  9. Un Grande Amore E Niente Più – Peppino Di Capri
  10. Avant De Nous Dire Adieu – Marie Bedard
  11. Une Guitarre Dans La Nuit – Di Quinto Rocco
  12. Je Pense A Toi (E Penso A Te) – Ivan Cevic
  13. Ciao Cara Come Stai – Iva Zannichi
  14. Sealed With A Kiss – Ricky Valance
  15. Bambino – Dalida
  16. Michelle – Los 5 Latinos

CD 2:

  1. La Chica – Chocolats
  2. Gopher – Yma Sumac
  3. Runaway – Del Shannon
  4. Ob-La-Di, Ob-La-Da – Marmalade
  5. Yuppi Du – Alberto Fedele
  6. L’amour Est Bleu (Love Is Blue) – Paolo Noel
  7. We Shall Dance – Demis Roussos
  8. Love Me Please Love Me – Andre Renard
  9. When A Man Loves A Woman – Percy Sledge
  10. California Dreamin’ – Jose Feliciano
  11. Nel Blu Dipinto Di Blu (Volare) – Domenico Modugno
  12. Fischia Il Vento – Gruppo Folk Italiano
  13. Something Stupid – Patrick Nile & Jennifer Campbell
  14. The Look – Dean Martin
  15. Rum & Coca Cola – Andrews Sisters
  16. I’ve Got You Under My Skin – Frank Sinatra

CD 3:

  1. Emmanuelle – Keith Ferreira
  2. Killing Me Softly With His Songs – Crystal Ellis
  3. You’re My Everything – The Dreamers
  4. Unforgettable – Nat King Cole
  5. Love Me Tender – Elvis Presley
  6. Ma Che Freddo Fa – Nada Trio
  7. L’importante E Finire – Sandra
  8. Per Lucia – Riccardo Fogli
  9. Gigi L’amoroso – Leonora Vitale
  10. The Naughty Lady Shady Lane – Dean Martin
  11. Bueno Sera – Dario Moreno
  12. Guarda Che Luna – Marino Marini
  13. The Immigrant (The Godfather Ii) – The City Of Prague Philharmonic
  14. Love Is A Many Splendoured Thing – Nat King Cole
  15. Les Feuilles Mortes (Autumn Leaves) – Yves Montand
  16. Plus Bleu Que Tes Yeux – Charles Aznavour

CD 4:

  1. Theme From Moonlighting – Robert Twinner
  2. The Love Boat Theme – Silver Screen Symphony & Tinseltown Singers
  3. I Love To Love – Tina Charles
  4. Ouragan – Stephanie
  5. Words – Fr David
  6. I Will Survive – Gloria Gaynor
  7. Dallas – The City Of Prague Philharmonic
  8. Hora – Avi Toledano
  9. Bye Bye Love – Everly Brothers
  10. Save The Last Dance For Me – The Drifters
  11. Istanbul (Not Constantinople) – The Four Lads
  12. Katjuscha – La Bande Mungo Cass
  13. Malaguena  – Caterina Valente
  14. Theme From Zorba – La Bande Mungo Cass
  15. That’s Amore – Dean Martin
  16. Guaglione – Marino Marini
  17. Il Silenzio – Fanfara Dell Associazione Nazionale
daha ne olsun yani??

1 Yorum

Filed under araba, severim paylasirim

Kizim artik 7 yasinda! Dogum gunumuz kutlu olsun!

Kizim 7 yaşına girdi. nice 7’li yaşlara girer, hayirli ugurlu saglikli mutlu başarılı eksiksiz bir ömür sürer inşallah.
Burada bir saplama yaparak, size olayin kahramanlari hakkinda bilgi vermem lazim.
Muhtesem bir anne, nazarimda benzersiz ve ornek bir insan olan, Denizanasi Oya internet dostumdur. az cok iyi gunde kotu gunde birbirimizi arar sorariz.
Onu tanidigim ilk gunden itibaren sevdigi isi yapmayi secti. Her engeli asti, kurslar bitirdi, is hayatina atildi. Is hayatinda da türlü zorluklar yasadi ama cok sukur atlatti simdi ve Balpasta adli kendi ozel butik pasta atolyesini isletiyor. Biz de ailemizin özel günlerinde her zaman Oya’nin muhteşem pastalariyla “hayatimizi tatlandirdik”.
Oglumun sunnetinde bize yaptigi sunnet sapkasi seklindeki pasta inanilmazdi.
Ozel siparisim uzerine Türk Kahveli olarak hazirladi ve yiyenlerin akli durdu.
Dis bugdayi (hedik) partimize dislek bir tavsan pastasi hazirlamisti. Yemeye kiyamadik.
Bu boyle surer gider.
Biliyorum, su an diyorsunuz ki :” her kose basinda pastane var” hatta “evinde firin yok mu kadin senin? otur bir kek yap, krema dok uzerine. iki de mum.. olsun bitsin”, ama ozel gunlerin pastasi da ozel olmalidir. Ve 7 yas da ozel bir yastir. Ve butik pasta da oyle dusundugunuz gibi fahis fiyatli bir sey degildir.
 
7 yasina giren bu kucuk hanim o kadar ozel o kadar sevimli bir kucuk hanim ki her seyin en guzelini vermek istiyoruz kendisine. Dogum gunu hediyesi olarak pasta almaya karar verdim.
Oya’yla pasta hakkinda telefonla konusurken bana “en sevdigi sey nedir ben ona gore bir tasarim yapayim” dedi.
Bu aralar, kitaplardan sonra en sevdigi sey tek boynuzlu atlar, ponyler ve gökkuşağı. Kendi deyimiyle: “Göpkuşaa”. Yatak ortusune bakin inanmazsaniz:

Bu gökkusagi fikri bana çağrışmla ilham verdi. Kafamin uzerinde bir ampul yandi resmen..
7 yaş=7 renk.
“7 yaş için en güzel doğumgünü pastası, gökkuşağı pastadır” dedim kendi kendime.
 Internette birçok gökkuşağı pasta resmi var. Ama sadece pastanin uzerine gokkusagi şeklinde süs yapılmakla yetinilmiş. Bu da bana yetmedi… Benim istedigim pastanın İÇİNİN gökkuşağı gibi yedi renk olmasiydi. Yabancı sitelerde mesela burada ve burada ve hatta burada cok ilginc pastalar gordum. Benim mutfakla iliskim diplomatik düzeyde olsa da kek pasta borek corek firin urunlerini cok guzel yaparim. ama dogumgunu pastasi ozel olmalidir diye dusunuyorum.

Oya da hayalimi gerceklestirdi. Sizi resimlerle bas basa birakiyor, Oya’ya “ellerine saglik” diyorum.
Huzurlarinizda gokkusagi pastamiz ve unutulmaz bir 7 yas dogumgunu.. Herkes dumduz bir pasta beklerken yasanan saskinligi size anlatamam.
Katlari birbirine yapistirmak icin beyaz cikolatali krema kullanildigini da eklemem lazim:
-Muhammara surulu kanepeler ve Aylin’in peynirli kek tarifine getirdigim yorumla aycekirdekli peynirli muffinler de sofranin bas koselerinde yer aldilar-
 

Yorum bırakın

Filed under çocuk, icatlar, iştahlı işler, severim paylasirim

HAMARDIM

“abartili bir hamaratlik krizindeyim.” anlamına gelir… benim dilimde… :D

Yorum bırakın

Filed under ben yazdım, severim paylasirim

Biri bana gelsin o da sensin…

İki aydir filan kafama takildi. Neden saatlerde yelkovana ihtiyac olsun ki? Akrep yeterli. yeterince detaylandirilmis bir kadran ve yeterince uzun bir akrep dakikasi dakikasina saati bildirebilir…

Hatta hatta neden 1-12 arasi rakamlar var kadranda? 24 saati gosterse ya saat???
Adamlar dusunmus yapmis.
bunlardan biri bana gelsin diyorum baska sey demiyorum. Bir de isikli ise tam bana goredir…baska da saat takmam bundan sonra…
Bu konudaki en kapsamli site Andre’ninki.. : http://www.24hourwatch.info/ fiyat araligina gore cesitleri incelemek mumkun.
bugun sunu da buldum nette:
cok guzel. karanlikta parliyor.
benim gibi cins bir adamin, Dave’in sayfasi… bir cok ortak noktamiz var 24 saatlik saatler uzerine. : http://www.daveltd.com/lindes/watch.html
bu da iyi bir site. http://24hourtime.info/
Lafi gecmisken, Zamanya diye bir kitap var, bir de Momo.. bunlari da burada anmakta ve ovmekte yarar goruyorum..

1 Yorum

Filed under alışveriş işleri, severim paylasirim

En kral reklam

Bosch  reklamidir bence bu aralar
baba ogul, evin kadinina pisirip tasirirlarkene, aradaki o tatli rekabet, babanin av alanini ogula ogretmesi. yandan yandan gozlemesi…
hele muslugu kapamasi.
hi ho ha!!
bir suredir bosch reklamlari accaip ucuza kaciyordu. ayni reklami radyoda da kullanabilmek icin midir nedir, urun fotografi uzerine iki kisinin sesi duyuluyordu, ki TV reklamciligi icin ayip sayilir.
-ziirr
-alo?
-anne bosch buzdolabi indirimdeymis
-iyi kizim kos ucer tane alalim
seklinde reklamlardi.
bu cooook super olmus.
im im imrendik…

4 Yorum

Filed under alışveriş işleri, severim paylasirim

Beslenme cantası hazırlasam, içine ne koysam konulu notlarim

* bugun kizima canta-beslenme (ne beslenecekse? ?) ve suluk (matara derdik biz yaa) alisverisi yapmaya gittim
büttün cantalar plastik
gecen sene halasinin hediye ettigi ve hic kullanmadigi winx cantasi var kumas, onu kullanacak bu sene.
beslenme cantalari da keza, leşşş gibi plastik kokuyor yaa, inanilmaz bir koku. biraz da kolay temizlenen, bakteri yuvasi olmayan bir sey istiyorum ben. ftalat olmasa baska sey vardir. paraya kiyip gene kumas kapli da ici ayrica izolasyonlu (dondurulmus urun cantalari gibi bir kat var icinde, gormussunuzdur mutlaka) olanini aldim.

* mataralar da les gibi plastik kokuyor,o konuda da da kolay temizlenen, bakteri yuvasi olmayan bir sey istiyorum. ftalat mtalat laflari da cikti iyice huylandim.

Tupperware kitty matara aldim ben. iri biraz ama tavsiye ederim. hem 10 yil garantili hem adamakilli temiz guvenilir bir sey. Cocugun sağlığı başka şeye benzemez… 

* mutlaka hem selpak hem de islak mendil koymali

* islak mendiller kanserojen oldugu soylenen maddeyi (paraben) icermemeli. Sabunlu bez mi koysam?
* kraker nevi seyleri bile saklama kabiyla koymali. Paket yarim kalinca canta kırıntı icinde kaliyor.

* danino ve kasik koyabilirim mesela.

* genellikle klasik beslenme menumuz su sekilde: %100 bir meyvesuyu ya da süt+iki dilim dogranmis elma ve yaninda kokteyl catali (sirf onu kullanmak icin elmasini yiyor benim kizim)+ kraker (krispi ya da gran pavesi artik hangisi varsa..)

* kek pogaca filan yapip koysam en guzeli olur esasen..

*yalniz, beslenme cantasi deyince Fuat amcayi hurmetle anmayi ihmal etmemem lazim. her sabah cocuklara yumurta haslar, ama beslenme cantasina degil de montunun cebine koyarmis. okul genelde kis mevsiminde acik malumunuz. bizim arkadaslar sicak yumurta ellerini isita isita okula giderlermis. fikir diye buna derim.



edit:

* aradan bir ay gecti. bu bir ayda, bu istahsiz ogrencimin cantasina beslenme namina her koyulanin, ogle yemeginden calinmis bir lokma oldugunu kesfettim. evde saglam kahvalti edip cikiyor zaten. sut-yumurta-bir dilim buyumek-biraz kasar peyniri her gun mutlaka.. bu durumda iki saat sonra ancak atistirmalik bir seyler olmasi yeterli. uzun teneffuste (beslenme saatinde) beslendiginde, ogle yemegini yarim yamalak yiyip birakiyor…

* kek yaptim, kakaolu kek yaptim,bir de muffin gibi Aylin’in tarifi peynirli kekimden yaptim. ucu de okula gitti gitti geldi. yemedigi seyi yanina vermekte mana yok. kendimi kime ispatlayacaksam? “hem calisan anneyim hem de kek borek yapip yavrularimi sevindiriyorum” mu??…

* elma dilimlerini kaldirdim. yemiyor eve geri geliyor. eve geldiginde ikindi kahvaltisi olarak meyve dilimleri ya da meyve puresi ve yogurt yiyor. vitamini oradan almakta yani. bosuna yuk etmesin..

durum bundan ibaret.

edit 09/03/2010

** bugunlerde beslenme cantasina: yikanmis ama soyulmadan dilimlenmis (vitamini kabugunda..lif iyidir) bir elma, kokteyl catali, 4-5 yarim ceviz ici ve su koyuyorum. beslenme saatinde agzi oyalansin yeter. yemek yemiyor yoksa..

** bugunden itibaren etudden onceki teneffuste yemesi icin bir dilim de hazir keklerden (kan sekeri dusuyormus, basi agriyormus) koydum. umarim sabahtan yiyip bitirmez ya da bir arkadasina vermez.

edit 28/04/2010

++ super bir icat buldum. 2 TL atinca oyuncak veren cihazlardan bir iki tanesine para kaptirmisligim var. onun yumurta seklinde ve kilitli kapakli saklama kaplarini saklamistim. icine cok guzel findik-ceviz-badem konuluyor. :)


edit: Nisan 2012…

Şu günlerde ücüncü sınıfı bitirmekte olan kızımın beslenme çantasına genellikle:

Yüzde yüz meyve suyu ya da sek mini günlük süt

+tupperware matarada taze su

+kraker ya da grissini (zaman zaman biscolata moods)

+ bir lira para (dondurma aliyor yemekten sonra)

+ yara bandı (düşe kalka büyüyor bunlar)

+ yarım tüp bepanthene krem (sınıf ilkyardım dolabina yolladigim buharlaşıyor sanırım, artık kızım yaralanmalarda kendi başının çaresine bakmakta)

+ hem okul çantasına hem de beslenme çantasına : eski, tarihi geçmiş kredi kartları… çantayı kaybederse bir şekilde bize geri gelir diye umuyorum… aslında pvc kaplı kimlikçikler hazırlamak lazım, isim telefon içeren….

Edit Aralık 2012… Dördüncü sınıfın akıllı kızına, çok akıllı büyükdedesinin tavsiyesi ile fındık-üzüm konuyor artık. Geçen gün aklıma geldi, rahmetli dedem Kuleli’yi dereceyle bitirmiş bir kişi olarak, sürekli cebinde fındık-üzüm ya da leblebi-üzüm olduğunu, atıştırmak için iyi olduğunu hem zihin açıcı hem de insanı sıcak tutan bir şey olduğunu anlatmıştı. Beslenme menüsüne eklendi..

Konuyla ilgili diğer yazılar….

Okul Hazırlıkları-ii-, çanta seçimi

Okul Hazırlıkları -iii-

4 Yorum

Filed under alışveriş işleri, çocuk, ilkogretim, severim paylasirim

Kem Aletle Kemalet Olmaz

-bunu yazın basinda yazmak lazımdı aslında-
makyaj malzemelerinin oldugu cekmeceyi elden gecirdim
Önce kendime ne zamandir imrendigim, büyük gosteren ayakli aynalardan aldim
makyaj icin isik cok onemli o yuzden keske isikli olsaydi dedim
sonra hem ayakli hem de isiklisinin mudo conceptte satildigini gorup bozuldum biraz
daha da sonra icimdeki derya baykal fiskirdi, gittim dokunmatik ledlerden aldim
aynaya yapistirdim
goz makyaji icin ustte duruyor
aynayi cevirince alta geliyor, ruj surerken filan iyi oluyor
* kremler yağlı mamuller olduğundan ve bakteri üretmeye çok amade olduklarından, bir seneyi geçmis bütün yüz kremlerini el kremi-ayak kremi olarak kenara attım.
bir senede bitmiyorsa zaten ise yaramaz bir şeydir, faydasını görmemişsinizdir ki sürmemişsinizdir, atınız; kıyamıyorsanız el kremi / ayak kremi olarak değerlendiriniz bitsin gitsin.
** ne kadar göz kalemim varsa eleme yaptım. Gerekli gereksiz kalem almışım, silik, uyduruk olanlarınıini direkt attım. İşe yarayanları bıraktım kutuda. Her birini de açtım tabii. Bir tane siyah renk “sürme” kalemi aldım, o çok güzel iste. Bir de ben kalem göz farı sürerim, toz farı sevmiyorum, onları da eledim. Kalemlerden kötü renkleri, kısa kalmışları atım, zaten kullanmıyorum, kalabalık yapmasınlar.
*** rimelin ömrü altı aydır, altı ayda bitmediyse kurur zaten. Eski rimellerin tamamı çöpe. Bir tane olsun iyisi olsun.
**** Oje dediğin bir yıllıktır. Gecen yıl aldığınız eski ojeleri atın. Yepyeni renkler var piyasada, çok meraklısıysanız aynı rengin sıfırını alın. Bayat oje kullanmayın. Kaç lira ki bir tanesi? Eskileri kullandığınıza değmez. Hem Feng Shui de öyle buyurmuyor mu???
– Rujlar? Evet, rujlar da yağlıdır, oksitlenirler, renk değiştirirler, bir yıl içinde deli gibi bakteri üretirler. On tane ruj alırız ama alıştığımız bir tanesine yapışıp kalırız, dibine kadar kullanırız illa ki…
Eski ruju tutmayın. alın bakın Avon var mis gibi, ya da başka eli yüzü düzgün markalar var. İki tane rujunuz olsun, tertemiz kullanın, altı ayda bir birini atın yenisini alın. Değişiklik iyidir, ferahlarsınız.
–Tokalar taçlar? Taşı düşmüşleri, kenarı sökülmüşleri, evet bildiniz, Yallah!  Bir  bijuteride yarım saat geçirin, iki tane düzgün toka alin kendinize. Nedir ki? Cimri olmayın. Kendinizi sevmezseniz kimseler sevmez
— Kullanıyorsanız makyaj fırçalarınızı ılık sampuanlı suda yarım saat bekletin, durulayıp, kurutup saklayın. Mis gibi olurlar. Saç fırçanızı söylemeye gerek görmüyorum zaten.
—- İste makyaj malzemeleri çekmecesi temizlendi, örtüsü serildi; bir güzel yerleştirildi. Şimdi bak nasıl güzel olacak her şey. Kem aletle kemâlet olmaz. Kullandığın  alet edevat kötüyse, bakımsızsa onunla iyi bir iş çıkaramazsın anlamına gelir..
Fıstık  gibiyiz zaten, bizim makyaja ihtiyacımız yok di mi kızlar??

1 Yorum

Filed under bakımlı hatun, ben yazdım, kozmetik, severim paylasirim

Çocuk mantığı -II-

Kızım 6 yaşında, arabanın arka koltuğundan soruyor:
– Anne keşke dinozorlar olsaydı, ben severdim, bir tane alirdik…dinozorlar nerde?
+ dinozorlar öldü kızım, sonra taşların altında kalarak petrole dönüştüler, biz de simdi o petrolden benzin yapip arabalarimiza koyuyoruz. hani opetten benzin aliyoruz ya, iste o benzinler bir zamanlar dinozordu.
– dedem de petrol mu oldu?
+ (lönk…) hayir kizim insanlar petrol olmazlar
– ne olurlar?
+ iskelet olurlar
ne bicim akıl yürütüyorlar bunlar?!?.. O yüzden her nesilde “Şimdiki Çocuklar Harika” lafı geçerli…

1 Yorum

Filed under çocuk, severim paylasirim

Çocuk mantığı nasıl çalışıyor?

Otel duvarinda bir afiş var: “DATÇA Aktur” yaziyor.
kizim bunu okudu ve salise sektirmeyen soru cevapli mantik zincirimiz calismaya basladi…
– anne aktur ne demek
+ ak beyaz demek, aktur da beyaz tur demek
– siyah ne demek?
+ kara
– kirmizi ne demek?
+ al
– o zaman Allah da kirmizi bir sey mi?
Lütfen cocuklarin sorularina zamaninda ve dogru cevap verin. bir sonra gelecek soruyu hesaplayarak konusun

2 Yorum

Filed under çocuk, severim paylasirim

TELGRAF NASIL CEKILIR? NE YAZILIR?

Haberleşmenin en eski ve en hızlu metodudur  bence telgraf.  Çok da ciddiyeti vardir, saygi icerir.
Bir aile dostumuz iki oğlunu sunnet ettirecek; davetiye gelmis, lakin biz tatilde olacagiz. Bu durumda telgraf çekmemiz icap eder.
Davetiye gelmesi işi resmi hale getirir, telgrafla cevap vermek en uygunudur. Ağızdan davet etmek kibar ve görgülü bir davranış olmaz.
Eskiden fonotel vardi, 141’i arardin,gorevliye yazdirirdin telgrafi.
metni adresi onceden yazip hazirlasan da ter dokerdin…
141 hala var. cok da iyi bir servis.
ve simdi e-telgraf cikmis ki, gercekten super bir icat. hem de resimli :)
ciddiyim…
iste sunnet cocuklarinin ailesine cektigim tebrik telgrafinin metni:
OGULLARINIZ AF VE M’nin SUNNET TORENLERINDE ARANIZDA OLAMAYACAGIMIZ ICIN UZGUNUZ. DELIKANLILARIN BU ILK MURUVVETLERINI TEBRIK, BUTUN AILENIZE ALLAH’TAN HAYAT BOYU SAGLIK SIHHAT MUTLULUK TEMENNI EDERIZ.
guzel oldu….
not:
(saglik VE sihhat olmamış gerçi. Valla insan telaş ediyor telgraf yazarken. Otuz yıldır yazı yazıyorum, en az yirmi yıldır imlam, diksiyonum, sözlük bildim mükemmeldir. VE hata yaptım…amma gerilmişim. Çok acaip)

2 Yorum

Filed under çocuk, insan olmak, kültür, severim paylasirim