Category Archives: alışveriş işleri

Reddit Gifts 2015 ve Amazon Hediyem

Amazon’un logosunu çok severim. Aslında herkes sever.

amazon.com

A’dan Z’ye herşeyi bulabilirsiniz. Bu da sizi gülümsetir. Mealinin bir kısmı da dünyanın en iyi müşteri hizmetleri bilincine sahip kurumu olması. O gülen yüz işaretinin anlamı derin yani. Yaşadıkça insan imreniyor. Darısı bizimkilere olsun.

Hayır adamların mottosu bile güzel: “and you’de done!”

Serbest çeviriyle “Bitti gitti” Çikın transleyt olarak : “ve bittin!”

Ne ararsan var diyo yani.

Bunu yazma sebebim, yılbaşı çekilişinde yaşadığım sürpriz. Biliyor musunuz bilmem, ben reddit gifts yılbaşı çekilişine katıldım.

 

Bana çıkan Kanada’lı arkadaşa şahane bir Türk kahvesi seti yolladım. Umarım beğenmiştir.

IMG-20141210-WA0021

Beni çeken arkadaş ortadan kayboldu.

Epeyce bekledim. Ses soluk çıkmayınca, reddit’in sırf bu duruma özel birimi mail attı. “sizin hediyeleşeceğiniz kişiden haber yok, isterseniz yedek hediyeci atayalım”

Evet hiç bir karşılığı olmayacağını bilerek bir çok insan ikinci bir kez hediye yollamaya gönüllü oluyor.. Niye? Dünyanın bir ucunda biriler bekleyerek mutsuz olmasın, inancı sarsılmasın diye.

Ve hemen sıradaki gönüllüye bağladılar benim hesabı. Hala anonimiz bu arada. Ben kim olduğunu hediyem gelince öğrendim. A-ha, sürprizi bozduum.

:)

O kişi, belirttiğim özelliklerime uygun olarak kendince bir seçim yapmış ve Amazon’dan doğrudan sipariş vermiş.

E-posta adresime bir takip numarası geldi.. “Paketiniz yolda” diyerek. Gör bendeki heyecanı :))

Bu işe de UPS’le bağlantılı çalışan i-parcel dedikleri bir sistem bakıyor Avrupa bölgesi için.

Girdim takip numarasını, bizimle bağlantı kurun mealinde bir yazı çıktı. Hayırdır İnşallah?

 

Yazdım “Nedir olay?”

HelloI want information on my parcel. Tracking number is AEICWLxxxxx Thanks. IpekAG

Cevap geldi:

“Hello,
Thank you for contacting i-parcel.

As of January 28th, 2010 Turkish customs have made an exemption to allow residents to import online shopping shipments 5 times per year. In order to control this requirement we are required to submit your ID number (Kimlik number) to customs at the time of clearance.  i-parcel policy is to obtain that information prior to export to allow us to clear your parcel quickly upon arrival in Turkey. No additional fees are assessed with fulfilling this requirement and it is used for customs clearance purposes only; please click here to enter your information.https://www.i-parcel.com/inforequestsecure.aspx?iTrackingNum=xxxxxxx

Please be advised your shipment will not be able to export from the US until we have received the information and may be returned as undeliverable to the internet retailer if not received within 15 days of holding your parcel.

Kind Regards,
Tanya”

 Yani Tanya hemşirem diyor ki, “yasalarınıza göre vatandaşlarınız yılda sadece beş kere yurtdışından alışveriş yapabilir. Bunun sağlamasını yapmak için de TC kimlik numaranız lazım. Şu linke tıkla gir, malzemen de hemen gelsin”

 

Yani evet  TC kimlik numaramı istediler. Malum ülkemizde gümrük bir sorun olabiliyor. Bilmemkaç doların üzerinde birşey alırsan vergi ödemek zorundasın. Gümrük harcı bilmemne artık. O kadar rakamlara ulaşıp da (175 dollars diyorlar doğruysa) gümrüğe takılma olayım olmadı hiç çok şükür.

5-10 dolarlık işler benimki.. :))

İşte kimlik numaramla nereyi nasıl sabitledilerse, ya da bu yıl kaç kere alışveriş yaptığımı saptadılarsa, aynen şöyle devam ettik:

20150306_225904-1

 

İşbu belge ile 18 Ocak’ta verilen siparişimin 14 Şubatta elime ulaştığını belirtmekteyim (gecikme tamamen benden kaynaklı, adam gibi zaman ayırıp ilk günden açaydım maili beklemezdi cicilerim Surrey depoda)

20150216_215313

Çok kıymetli insan, Amanda Smith bana iki tane nail art kalemi ve onlu pakette birrrrsürü tırnak süsü seçip yollamış. Allah yerini doldursun Amanda, Meleğim. Kesene bereket.

İpekAG bu konuyu şimdilik kapatır. Seneye kesinlikle tekrar yazılacağım bu çekilişe.

All is well, that ends well neticede.

 

3 Yorum

Filed under alışveriş işleri, internet, nail art, severim paylasirim

Amerikadan İngiltereden nasıl alınır? Borderlinx nedir?

Ebay’den bir şey alasım vardı. Ebay’den bi sürü şey alırım zaten.

Yani kolleksiyonuma bir parça eklemek için satın alabileceğim bir ürün çıktı, takip alarmım var, mail geldi. Resmine baktım beğendim, tam benlik.

Alayım dedim satıcı’nın yollayabileceğini beyan ettiği ülkeler listesinde Türkiye yok.

The seller has not specified a shipping method to Turkey. Contact the seller– opens in a new window or tab and request shipping to your location.

yazıyor . Al başına belayı.

Netsem?

amerikadaniste var ama acaip pahalı. Sözlükten (sevgili sezen der gibi.. ekşisözlük’ten) ara tara borderlinx’i buldum.

İki dakikada üye oluyorsun, sana sanal bir Birleşik Devletler ya da Birleşik Krallık adresi tanımlıyor. Sen ne alacaksan o adresi kullanıyorsun, sana gelen kargoları bekletiyorlar, gerekirse ücretsiz olarak toplayıp tek koli yapıyorlar ki ucuza gelsin. Sonra sen “yolla panpa” deyince yolluyorlar.

Olayın gelişmeleri:

Dear Ipek,

We have received a new delivery today to your Borderlinx suite 0722-xxxx.

Here are the details:
Shipper: E-BAY
Shippers ref: xxxcccxxx
Status: IN

Content:
 – 1 x doll 

Notes:
The value has been estimated as there was no invoice. It is important that this information is correct prior to export – please contact us to change the value to the correct amount. Note that you’ll be required to provide us with a copy of the merchant’s invoice. Please do no hesitate andcontact us.

Click on this link, then click on “Goods awaiting shipping” to see the details. Then just click the “Ship now” button to pay and we’ll ship to you straight away.


Sincerely,

The Borderlinx Team
www.borderlinx.com

Evet ne diyor? Elimize geçti, ama fatura yok, kafadan bir değer yazdık bi gelip kontrol et, onaylarsan yollayayım diyor.

Gittim baktım iki katından fazla fiyat koymuşlar. Mail yolladım, aldığım ürünün linkini attım. Fiyatı yarım saatte güncellediler. Dikkat buyrun, bizde müşteri hizmetlerine mesaj yolladın mı bir iki gün sonra baştan savan otomatik mesaj geliyor anca… Adamlar tıkkır tıkır çalışıyor.

Dear Lpek,

Welcome to Borderlinx.

Thank you for your email. Your request for amending the dutiable value of the shipment has been processed. The value has been changed based on the invoice you provided. Please log into your Borderlinx account and confirm the amendment. If you have any other questions, please feel free to contact us.

Best Regards,

 

Bana verilen sayfadan hesaplamayı gördüm. fatura bedeli ve kutunun ebadına göre bir nakliye bedeli hesaplıyorlar. Herhangi bir kargo ile burdan Ankara’ya gönderme fiyatına geldi neredeyse..

Açık söyleyeyim, geçenlerede yılbaşı için Kanada’ya bir kargo yolladımdı; PTT 50 liradan fazla aldı. O da bir ayda gitti yerine…

Onayladım, iki üç günde mi gelsin 3-5 günde mi gelsin şeklinde arada da iki dolarlık fark olan seçenek var, ucuza gittim. Geç olsun güç olmasın dedim.

O andan itibaren adıııım adım takip edilir halde oldu kargo. DHL sağolsun.

Hesaba girip bakıyoruz:

17 Şubatta kargo şubeye gelmiş.

18’i sabahı Amerikadan ayrılmış.

19’u sabah birde Almanya’ya girmiş, ayıklanmış, sevk edilmiş, 11’de İstanbul’a inmiş. 14:00’te gümrük mümrük işlemeden merkeze ulaşmış.

20 Şubatta dağıtıma çıkmış ve de teslim edilmiş.

“İnsanoğlu kuş misâli” derdi rahmetli babam.

Çook küçüldü dünya bebeyim.. Geldi bebeyim :)

 

7 Yorum

Filed under alışveriş işleri, bilgisayar, icatlar, internet, severim paylasirim

“Galeba” Kedili hayatın ilk ayı bitiyor

Bu arada öğrendiğim şeylerin sayısı bini aştı.

“kedi gibi” uysallık ifadesidir de, kedinin karakteri kadar sizin eğitiminiz de önemliymiş. Yoksa görürüm ben “kedi gibi”yi. Çırmık içinde kalırsınız.

Kediye iyi davranmak lazım. Kumunu temiz, yemeğini suyunu taze seviyor. Pati aralarına kum kırıntısı girebiliyor, kontrolü ihmal etmeyin.

wpid-20150204_192411.jpg

Kedi kumunu temizledikçe, (elek-kürek arası bir şey var bunun için) eksilen kumu tamamlamak lazım. Haftada bir de komple atıp kabını yıkayıp yeniden doldurmak gerekiyor. 10 kiloluk kum poşetini indir kaldır, aç kapa yapmamak için buraya boşalttım. Çok pratik oldu. Eski usül çift kapaklı temiz bir bidon bulursam benden mutlusu yok.

Keza 3 kiloluk mamayı da aç kapa yaparken aroması kaçmasın diye de 50’şer gramlık porsiyonlar halinde buzdolabı poşetlerine stokladım. Kıyabilirsem bir Tupperware ayırıp ona dolduracağım…

Kedi cezadan anlamaz. Kediyi hiçbir şey için cezalandırmaya kalkmayın. Aradaki bağlantıyı kuramadığı için size kin beslemeye başlar sadece. Etki-tepkiyi kolayca öğrenir.

Temizlik konusunda… Kedinizi tarayın arkadaş. Kedi taranmayı seviyor. 4 çeşit kedi tarağımız var. Biri kızın bebeklinden kalma.
image
Nuk bebek fircasi kediye kaldi. :))

Biri oyuncak bir fırça, biri yedek fırçam, biri de pet şoptan aldığım Furminatör diye satılanlardan. Markası başka.. İçime bu sindi.. Bıçaksız, kesmiyor tüyleri, tararken topluyor. Taranınca parlıyor tüyleri, bambaşka güzelleşiyor bebişimiz.

wpid-20150203_202255.jpg

wpid-20150203_202333.jpg

Kedi huzur veriyor insana, aileye neşe katıyor ona kefilim. Kucakta gezmekten yoruluyor bazen. Cılkını çıkarıyor çocuklar bazen. Tırmık izlerini sayıyor oğlum “26-27…” diye. Mıncırmasın o  da.

wpid-20150204_192044.jpg

Kediseverlerin apayrı insanlar olduğunu farkettim. Farklı bir grup. En tepede ise Üzüm ile Ryuk‘ın sahibi var. Fenomen Yeşar beyi ben bir haftadır izliyorum. Ryuk adamım oldu çıktı.

Allah aşkına şu aşk değil mi?

wpid-screenshot_2015-02-05-14-34-15.png

Bu ekibin kendi dergileri olması da kaçınılmaz. Bunu da özellikle ve güzellikle tavsiye ediyorum. Kedi ve Diğer Şeyler

Dergi için kedidergi adresi var.

wpid-20150205_124335.jpg

Geç kalmayın, abone olun..

Geçen yazıda unuttuğum bir kitap da, o eski güzel günlerde bizzat yerinden (Taksim Arion) aldığım “En Güzel Kedi Hikayeleri“dir. :))) Onu da ekleyeyim buradan..

 

 

 



 

 

3 Yorum

Filed under aile, alışveriş işleri, araştırdım, instagram, internet, kültür, Kedi, severim paylasirim

Kedilendim!

Rahmetli anneannem çok kediseverdi. Son kedisi Gümüş’ü çağırışı hala kulağımda….Kedilerle ilgili hemen herşeyi ondan öğrendim.
Ve bu yazı ona adanmıştır.

Kedi sahibi olmayı düşünenlere, aniden kedi sahiplenenlere en acil en gerekli temel bilgiler, “keşke baştan bilseydim” dediklerim bu sayfada. Detayları zamanla yazacağım..

 

Kedi

Kedi

Ben de severim kedi ama kızım delice seviyor. Çooook uzun zamandır “kedi” diye başımın etini yiyordu. Bir arkadaşımın da şahane bir dişi kedisi var, daha küçük gerçi, “o büyüsün anne olsun bir yavrusuna talip oluruz” diye öteledim hep kararı.

En son, verdik kararı, bambaşka bir arkadaşımdan umulmadık anda gelen “yavru kedi ister misin?” teklifini kabul ettik.

Bu zor bir karar. Hiç bir hayvan oyuncak değildir, sıkılırsan atamazsın. Sorumluluğu vardır ve ailenin bir bireyidir artık. Bizim bebek Kasım’da doğmuş. Daha iki aylık. Sütten kesilince kendisini sahiplendik.

Bu yazı kedi sahiplerine ve kedi sahiplenmek isteyenlere yol göstermek için yazıldı.

Tavsiye: PET SHOP’tan kedi-köpek almayın. a) ticaretine karşıyım, b) barınaklar safkan ya da değil hayvan dolu. İkinci el hayvan diye bir şey olmaz. Onlarcası arasından güzel bir seçim yapma şansını verin kendinize. Tanışıp oynaşın. Hem aşısı bakımı muhtemelen kısırlaştırılması yapılmış olacak, daha iyi. Yine de beğenmezseniz, size kalmış. 

Tavsiye bir: Kediyi ne kadar küçük alırsanız o kadar iyi. Yavrular en iyi şekilde aileye uyum sağlar. Huyunuzu suyunuzu kaparlar. 

Tavsiye iki: Kedi bakımı öğrenmek için kitaplar var, bir de kedi sahipleri var. Kedi sahiplerini tercih edin. Çok ince detaylı bilgiler aldım ben kedili arkadaşlarımdan. 

Tavsiye üç: Kedi gelmeden mekanı hazırlayın, yemeğini kumunu ayarlayın. 

Veterinerde buluştuk eski sahibesi ile. Resimlerinde göründüğü kadar şirindi. Ve pek ürkekti. Sessiz sessiz duruyordu. Veteriner muayene etti, tırnaklarını kesti, iç parazit aşısını yaptı ve bize güzel bir kum kutusu hediye etti. Kumunu da oradan satın aldık zaten.

Eve kedi taşıma çantamız olmadığından bir piknik sepeti ile geldi. Tecrübeli kedi sahipleri ile olan görüşme ve yazışmalarımdan öğrendiğimi uyguladım. Önce tuvaletini hazırladım. Bir kat çöp poşeti üzerine kalın bir tabaka kum (gerçek kum değil. taşa daha çok benziyor aslında.. ) serdim.

20150121_224900

pisipisi marka kum. Eczacıbaşı üretmiş. Topaklanan cinsten. Kedi ürünlerini buna gömüyor, kum da ürünü paketliyor. Tarif etmeye gerek görmüyorum.
20150121_224923

Kum kutusu ve küreği. Topaklanmış ürünleri kumdan uzaklaştırmak için. Kumunuz temiz kalıyor. 20150121_224934

Su ve mama kapları. Su kabımız çelik. Altı lastikli, kaydırmaz. Veterinerden aldım. Çok isabet etmişim. Diğerini marketten  aldım.. Eeeeh işte iş görüyor.. Yemek yediğini fayanslarda tırrr tırr gezdirmesinden anlıyoruz… Dondurma kabı bile olur aslında.. Çok masraflı değil kediler.. Günde iki kere 20-25 gr mama, her gün taze su o kadar.

Ne diyordum evet, kum kutusunu hazırladım, son bir kez ortalıkta tehlikeli maddeler (kesici-yutulabilir-devrilebilir-kimyasal) olmadığını kontrol ettim ve kediyi banyoya saldım.

Gidip HERYERİ kokladı. Her girdiği mekanı öncelikle dip bucak kokluyor herif.

Kumuyla tanıştırdım. Pek yüz vermedi.

——————————

ara bilgi: kedi çişini kuma yapabiliyordu ama ilk kakasını gidip bir karton kutu içine yaptı. önerilere uyarak hemen kakayı kuma naklettim yerini bellesin diye. Kediyi de başına bıraktım. Kokladı, biraz kum iteledi. Biraz daha kokladı, kumladı.. İçine sinene kadar kapattı üzerini. Bir daha da kaza olmadı. 4 aylık olunca klozete yapmayı öğreteceğim. Kakasının çok kötü koktuğunu söylediler ama kendi burnumla duymasam inanmazdım. :(( “eve gizli bir yere yapar da bulamayız” diye düşünmeyin, anında haberiniz olur!

——————————

Beslenme konusu:

Gidip yem kabına biraz market maması koydum. İsim vermek istemiyorum hır çıkar. Kuru mamaya da iki saat kadar yüz vermedi. Ben de ilk günden alışkanlıklarını bozmasın diye konserve mama açtım. 1/3 oranında koydum tabağa. Yaladı yuttu ve gidip uyudu.

Kedimizi delice sevmeye başladık, şımarttık tepemize çıkardık. Gidip marketten daha da cici mamalar aldım. Yaş mamalara deli oluyor ama kuru mama çok az yiyor.

Kedisever arkadaş, “yaş mama ile karıştır ver, alışır” dedi. Evet yaş mama karışınca kuru mama da arada yarım yamalak yendi.

“Market maması verme, tuz-şeker içeriyor, böbreklerine zararlı” söylemlerine bir miktar kulak tıkadım itiraf ediyorum. Veterinerde satılan mama da benim bütçemi aştı açıkçası. Kilosu 25 liraya geliyor neredeyse. :((

Eee? Markete.. de olmaz. Rahat edemedim. Nihayet bana sık sık önerildiği halde, inadımdan mıdır basiret bağlanması mıdır bilmem, en son başvurduğum kaynak temizmama oldu. Firma, domuz ürünü içermeyen besinleri ile kedi ve köpeklere hizmet ediyor. Ödül mamaları da var, kedi kumu da. Açın bakın.

“Ya beğenmezse bizim VIF (very important feline)” diyordum, ücretsiz numune de yollamaktalar. Talep ettim, iki tane 100 gram mama geldi. #Bonacibo Tavuklu, hamsili, pirinçli. Küçük kahverengi şeyler işte.

Ve bu mama KOKMUYOR!!! Banyoyu kokutan leş market mamaları anında sokak kedilerine dağıtıldı.

Bu mama bir de KOKUTMUYOR… Kedimiz def-i hacet ettikten sonra farkına bile varmadık!

Bu mama kedimiz tarafından delice bir iştahla yenmekte.. Oh afiyet şeker bal olsun.

Kedi Köpek alışverişlerinizi #temizmama ‘ya kaydırın derim. Kedi köpeğiniz yoksa, seçeceğiniz barınağa hayrınıza mama da bağışlayabilirsiniz. Neden olmasın? Bir aç doyurmanın sevabı var elbette!

Bugünlük son tavsiye: Evdeki yemekten kediye vermeyin. Dilenmeyi öğrenir ve her yemeğin tadına bakmak ve tabii ki hakkını almak için tabağa burnunu daldırmaya gayret edip yemeğinizi berbat eder. Arsız kedi istemiyorsanız ev yemeğine alıştırmayın. Kedi yerini bilsin.

Sondan bir sonraki tavsiye:

Bayıldığım, çok önereceğim kedili kitaplarım için

– The Cat who… serisi (Oğlak polisiyelerinden çıktı birazı, “Tersten okuyan Kedi” ile başlar dizi. 29 kitaptır)

ve

Yeni yılla gelen kedi (Remzi yayınevi, Çilek’li kitaplardan)

Devamı burada: “Galeba

25 Yorum

Filed under alışveriş işleri, araştırdım, Kedi, severim paylasirim

Karabina Karambita!

Yabancıların bir deyimi vardır, “when the going gets tough, tough gets going..”
“işler sarpa sarınca, sarp tipler kolları sıvar” “zor günlerde zorlu kişi yolunu bulur” gibi çevirebilirim. İş başa düşünce netten aldığım bir fikri hayata geçirdim.
Bagaja bir adet karabina attım. Dağcıların kullandığı çengelli iğne kılıklı şey var ya, o..

Market dönüşü elli tane poşeti taşımak için bana yardım ediyor.

Kendi icadım led döşenmiş bagajım :)

 

Poşet taşıyan karabinayı taşıyan ben. (üç parmakla on poşeti taşımam mümkün)

 

1 Yorum

Filed under alışveriş işleri, araba, icatlar, internet, severim paylasirim, tertip

Türk Kahvesi Nedir, Nasıl Pişirilir?

Bugünkü konumuz en sevdiğim konulardan biri. Kahve. Özelde Türk Kahvesi.

Kahve yemenden gelir, küçükken çok kahve içen arap olur.. Falımız fallanmış. Nohut Kahvesi, Tuzlu kahve, Merengiç kahvesi, Kalk Git kahvesi, okkalı, yandan çarklı.

İki orta bi sade…

Ehl-i Keyfin keyfini… “Kahveliyem” muhabbetleri.. Güzeldir. çok çetrefilli konular, zamanla her birine bir yazı linklerim inşallah.

Bugün kahveyi beraber pişireceğiz.

Ders bir : Malzemeler

 

kahve

Fincan.

İyisi Çin Malı ve seramik çamuruna kemik tozu katılarak yapılan ve bu yüzden altında “Bone China” yazan porselendir. İncedir, ışığı geçirir. Küçüktür. “Bülbül Yuvası” olarak nitelendirilir. Bu resimdekiler benim gündelik fincanlarım. Çeyizlik fincanlarımı çekmek aklıma gelmedi.. Her evde de zaten fincan takımı iki çeşit olur. Gündeliğe çıkardığın, sabah kahvesini pişirdiğin takımınla, daha ince daha yaldızlı daha yüz ağartan misafirlik takımın. :))

İkram ederken fincan kulpu tepsi taşıyıcının soluna çevrilir ki, misafir de sağına gelen kulpla tutup bir hürpletsin…

20141211_143358

kahve1

Cezvelerim. Bakır cezveler, çelik cezve, elektrikli cezve.. Kahveyi kaç kişilik pişireceksen o boy cezve kullanılır. Cezvenin en mühim yeri de ağzıdır, o kıvrıntısı usturuplu yapılmadıysa kahve fincana akmaz, dökülür saçılır. Kızımın deyimiyle “saçıra batıra” koyarsın, olmaz. Kaldır at o cezveyi. Cezve alırken bir bardak su ile deneme yapmadan almam asla.

En iyisi mangalda, kumda pişer, ağır ateşte pişer kahve. Aceleye gelmez, inada binmez. Dırt olur, soğuk olur kesinlikle içilmez.

kahve2

 

Gaziantep El Sanatlarının en güzellerinden; dövme bakırdan yapılmış kahve seti. Tepside duruşuyla göze de damağa da hitap eder, bakır zarflar içinde kulpsuz porselen fincanları vardır. Alem’li lokumluk yanına kârdır.

kahve4

Coffee Arabica tohumlarının kavrulup ince çekilmesi ile Türk Kahvesi olur. Çok çok incedir. Mümkünse orta ve çok kavrulmuş iki çeşit kahveyi belli oranda karıştırarak kendi ideal kahvenizi yaparsınız. Çekilmiş kahve almaya kadıköye indiğimiz çoktur. Her kuruyemişçinin kahvesi alınmaz.

Market kahveleri içinde KKME iyidir.

 

Ders iki: Misafire “kahveyi nasıl alırsınız?” diye sorduktan sonra (muhtemelen gençse orta, yaşlıysa az şekerli ya da sade içecektir. “Şekerli” diyene “cicim kahvemiz de bayat mı ne? boşver çay koyalım” diyerek savuşturun. Kahve içmeyi bilmiyorum demek gibi bir şey.. Gitsin kumda oynasın)

Bir fincan orta şekerli kahve yapmak için bir fincan soğuk su, dolu dolu bir kahve kaşığı kahve, bir kahve kaşığı da toz şeker lazımdır. Ayrıca köpük payı/cezve hakkı olarak bir kaşık kahve her seferinde eklenir.

kahve6

En az 25 kere karıştırılan kahve ocağa sürülür. Ağır ateşte köpüğün kabarması beklenir. Kabaran köpüğün ayarına dikkat edilir yoksa köpüğü kaçar..

Köpüklü kısım fincanların dibine pay edilir.

kahve3

Bir kez daha ocağa sürülen kahve azıcık tıkırdamaya ve köpük de adamakıllı kabarmaya başlayınca fincanlara süzdürerek akıtılır, telve fincana doldurulmaz.

kahve7

İyi yapılmış, tiryakiye layık bir kahvenin (köpüğünün) “üzerinde pire yürü(yebili)r” olması gereklidir.

 

pire yürür

pire yürür

İkram ederken yanında bir bardak su muhakkak verilir. Kahveyi höpürdetmek görgüsüzlük değildir.

Boşalan fincan tabağa konup, sehpaya değdiği an, misafirin önünden kaldırılır. Adettir.

Afiyet olsun.

 

20141204_122000

5 Yorum

Filed under alışveriş işleri, ev işi, iştahlı işler, kültür, severim paylasirim

Fiko’nun Bahçesinden

Köy Hizmetleri yazım çok güzel tepkiler aldı. Bu arada Tipi de daha bir kurumsallaşıp Fiko’nun Bahçesinden olarak saptadı ismini.

Yeni adresi Fiko’nun Bahçesinden sık sık güncelleniyor. İlginç ürünlerle dolu alışveriş listesini her hafta mail adresinize gönderiyor.

Facebook Grubu da var, twitteri de, epostası da.

Bu benim çok hoşuma giden ve faydalandığım bir girişim. Biraz daha fotoğraf paylaşmak istiyorum.

fiko

 

İletişim:
0533 372 00 70
fikonunbahcesinden@gmail.com

1 Yorum

Filed under aile, alışveriş işleri, çocuk, güvenli hayat, iştahlı işler, saglik, severim paylasirim

Kehribar kolye

Eşim yarı değerli taşlar ve minerallere hobi olarak ilgi duyar; nacizane ufak bir tesbih kolleksiyonu da  var. Benim orta karar bir bilgim var bu konuda, kendisinden öğrendiğim kadarını biliyorum. Yani hiç uzman değilim. Değerli taşlar daha çok ilgimi çekiyor.

Kuyumcu vitrinlerini severim. Konuya aşina olduğum söylenebilir, ilgim bilgim çerçevesinde anlatabileceğim bir şeyler var. Mesela inci ve sedef. Sedef alkolde erir. Sedef takınızla parfüm-kolonya gibi alkollü şeyleri yanyana bile koymayın. İnci ise sirkede çözülür. Ve tene deydikçe cilalanır. İnci takıları yılda bir en az iki üç gün cildinize deyecek şekilde takmaya gayret edin.

Ve bir süredir sağda solda gördüğüm bir şey: kehribar kolye.

Kehribar, çam ağacıgillerin sızdırdıkları reçinenin milyon yıl yeraltında kalıp fosilleşmesi ile oluşan bir madde. Milyon derken ciddiyim.

Burada gördüğünüz 100 (-YÜZ-) milyon yaşında bir termit içeren kehribar:

bocekli amber

Kehribar ilkokul fen derslerinde anlatılan bir deneyin konusu aslında. Kehribar bir tarağı, çubuğu, herhangi bir parçayı yünlü kumaşa sürtünce elektrik yüklenir, küçük kağıt parçalarını çeker. (Sürtünme ile elektriklenme, elektrik yüklenme, statik elektrik) İşte dilimize farsçadan geçen adını da buradan alır. Küçük saman parçalarını kendisine çeken bu taşa “saman-avcısı/saman-kapan” anlamında Kehrubâ adı verilmiş. Farklı dillerde adı amber’dir ve sürtünme sırasında açığa çıkan reçine uçucu yağlarının kokusunu saldığı için “amber gibi kokmak” tabiri de buradan gelir.

Amberden yapılmış (kehribar) tesbihler hem nadir olduklarından hem de vasıfları nedeniyle çok değerlidir, çektikçe ele ve ortama çok güzel bir koku salar. Kehribar taşlı yüzükler de saraylarda, rengi ve sonsuzluğu sembolize ettiklerinden sevgiliye verilebilecek en değerli armağan sayılmaktaydı.

Ham ya da işlenmiş kehribar kolyelerin guatra(tiroid hastalığına) iyi geldiği iddia edilmekte. Muhtemelen hayır. Kesin bilgi değil, ancak zararı da olmaz bir kolyenin. İsteyen, kendi tedavisini de aksatmadan alternatif tıp ürünlerine yönelebilir.

 

Beri yandan başka bir şehir efsanesi kehribar kolye takmanın bebeklerde diş çıkarmayı kolay ve acısız hale getirmesini anlatılıyor. İşte bu tamamen fos. Birincisi, birşeyler takmak ve ondan şifa ummak şirk’e kadar gider. (Batıl inancım yoktur nazar boncuğu filan da takmam.)

İkincisi, altı aylık ve diş çıkarmakta olan bebek eline ne geçerse ağzına sokar. Kolye takarsan kolyeyi de sokar. Bebeğe HİÇBİR takı takılmaz. Ön tarafına düğme bile koyulmaz, bebek giysileri çıtçıtlı olur.

Bebeklerin boğulabileceğini hesaba katarak bu işe hiç girişmeyin anneler. Herkes diş çıkardı, hepimizin dişi var, er geç çıkaracak o dişleri. Lokal uygulanabilecek sağlığa zararsız şeylerle, ağrı kesicilerle biraz kolaylaştırabilirsiniz.

Daha fenası bunu ticari bir fırsat olarak gören çakallar.

Annelerin hassas noktasından vuran bu sivri akıllılar bebekleri rahat etsin diye her rakamı ödemeye hazır masumlara tuzak kuruyorlar.

Çok değerli bu maddeyi elbette bol miktarda ya da ucuza bulmak imkansız olduğundan bir amerikan icadı olan muadili bakalit “sıkma kehribar” olarak satılmakta. Bildiğiniz plastik gibi bir şey yani. Tencere tava kulpu. Sıkma kehribar diye bir şey olmaz. Çakma plastik parçasına kehribar fiyatı ödeyen insanlar görmek istemiyorum.

Size gelince.. Dolandırılmak istemiyorsanız ve “illa ki kehribar bir takım olsun da ne olursa olsun” diyorsanız paranızı cebinize koyun, kapalıçarşıda bedestene gidip elinizin erdiği, gözünüzün gördüğü tanıdık bildik bir yerden alın. Garantisine sertifikasına bakın. Kehribarın özelliklerini öğrenin ve satın almadan önce deneye tabi tutun.

yararlanılabilecek güzel bir kaynak olarak: kehribar-amber sitesini öneririm.

 

4 Yorum

Filed under alışveriş işleri, araştırdım, çocuk, kültür, saçmasapanlıklar, saglik

Kitap Agaci Çekilişi Yapıldı

Bu seneki kitap arkadasimi buldum. Hediyelesecegim kişi Bursa’dan ve sanırım ortak hiçbir yonumuz yok.
İlginç olacak.
187 çift var yani yaklaşık 400 kişilik bir katılım olmuş.

image

11.12.2014 editi:
Çekiliş arkadasimla anlastik, 5 kitaplik birer liste yaptik, iki tanesini secip yollayacagiz birbirimize.
Ortak zevkimiz yok, kitapzen siir seviyor. Ama cok guzel bir yilbasi surprizi oldu kendisi benim icin. ;)
image

16/12/2014 son edit:

Aptal ideefixe sayesinde bir türlü gelemeyen hediye edeceğim kitaplarımı beklerken güzel arkadaşım bana bir kutu hazırladı. İçine istediğim kitapları koymakla kalmamış her geçen gün üzerine eklemiş de eklemiş. Sitenin en şanslı kurası bana çıktı sanıyorum.

Sonunda siparişi iptal ettim, gittim bir zahmet D&R’dan aldım kitaplarımı, akşam kızımla paketler yaptık, koliye doldurduk bugün yolladım.

Süreç içersinde Kalemzen’le bayağı kanka olduk. Zıt kutuplar olsak da, ekvatorumuz kitaplarda buluştuk. Kitap ağacı çok teşekkür ederim bu güzel arkadaşı bana kazandırdığın için.

Bana gelen güzel paketi bozmadım, üstten fotoğrafını çektim. Evde açıp sevim sevim sevineceğim.

Kalemzen, sağol varol kardeşim. Ablan pek mutlu şu an.

20141216_111009 20141216_111036

 

 

2 Yorum

Filed under alışveriş işleri, internet, kültür, kitaplar, severim paylasirim

Yılbaşı Çekilişi (Reddit gifts) ve (Kitapağacı)

Ben internet ortamında tutunabilmek, tanınabilmek için çekilişler yapan blogculardan değilim. Takipçisi de değilim ama buna ciddi mesai harcayan tipler var ve ben bu her tür çekiliş, hediye tagına/ haştagına cayır cayır kaydolan, “katıldım inşallah şans bana güler, yardım edin memdalibeeey” diyenlere de sinir olurum.

Okuldayken zorlama yapılan sınıf içi çekilişlere de sinir olurdum. Genelde hediye alma verme işlemlerine bir tertip düzen getirilmesi gerektiğini, bunun çok başıbozuk olduğunu düşünüyorum. Sınıf çekilişinde güya gizli tutulacaktır kimi çektiğin, kimse kimseye demeyecektir. Çok beklersin, ilk günden sürprizi kalmaz işin. İkincisi alakasız biri çıkar huyunu suyunu bilmezsin belki hiç sevmezsin ama durduk yere adama hediye alma durumu boğar insanı. Hatta ve hatta sınıfın en kürkü yırtık dişi kel kör kirpisi senin adını çeker kabusun olur. En son ya bi kalem kutusu, gümüş bir şey ya da mevsim nedeniyle atkı bere takımı (anası almıştır kesin, “ne var oğlum mis gibi atkı, üşümez kışın giyer işte sıcacık aa, daha da para veremem” diyerek) alır oturursunuz aşağı…

Bu sene çekilişsel anlamda delirdim. Hem “Hediyeleşmek sünnettir”

İki çekilişe adımı yazdırdım. Biri Kitapağacı‘nın geleneksel yılbaşı çekilişi:

kitapagaci

Kitap kurduyum, bu çekilişe katılmamam söz konusu değil. Kurallara göre karşılıklı olarak gönderme yapılıyor, kiminle eşleştiysen sen ona o sana hediye gönderiyor! Heyecan sardı bile.

İkincisi biraz delice. Uluslararası bir çekiliş. Bill Gates’le de eşleşebilirsin yani. Evet, geçen sene oldu bu. :)

Reddit denilen ortamın bu sene 6.sını düzenlediği, 187 ülkeden (toplam 203-205 ülke var dünyada) 200.000’den fazla insanın katılarak bir Guiness Dünya Rekoru kırdığı bir hediye çekilişi. Geçen yıl 85.000 kişi katılmıştı ve rekor oydu.

harita

Aha bu da katılım haritası. Uff yani. Yarın benim için büyük gün. Bakalım neler olacak…

Merak edene, Bill Gates geçen yıl kime çıkmıştı ne vermişti bakınız burada

Ha ona kim ne yollamış onu vallahi bilemiyorum

seneye, aklınızda olsun. Katılmak serbest, macera sürecek..

Yarını bekliyoruummm…

22/02/2015 editi: neler oldu neler oldu :))

Buradan okuyabilirsiniz

13 Yorum

Filed under alışveriş işleri, internet, severim paylasirim