Category Archives: alışveriş işleri

Kitap Agaci Çekilişi Yapıldı

Bu seneki kitap arkadasimi buldum. Hediyelesecegim kişi Bursa’dan ve sanırım ortak hiçbir yonumuz yok.
İlginç olacak.
187 çift var yani yaklaşık 400 kişilik bir katılım olmuş.

image

11.12.2014 editi:
Çekiliş arkadasimla anlastik, 5 kitaplik birer liste yaptik, iki tanesini secip yollayacagiz birbirimize.
Ortak zevkimiz yok, kitapzen siir seviyor. Ama cok guzel bir yilbasi surprizi oldu kendisi benim icin. ;)
image

16/12/2014 son edit:

Aptal ideefixe sayesinde bir türlü gelemeyen hediye edeceğim kitaplarımı beklerken güzel arkadaşım bana bir kutu hazırladı. İçine istediğim kitapları koymakla kalmamış her geçen gün üzerine eklemiş de eklemiş. Sitenin en şanslı kurası bana çıktı sanıyorum.

Sonunda siparişi iptal ettim, gittim bir zahmet D&R’dan aldım kitaplarımı, akşam kızımla paketler yaptık, koliye doldurduk bugün yolladım.

Süreç içersinde Kalemzen’le bayağı kanka olduk. Zıt kutuplar olsak da, ekvatorumuz kitaplarda buluştuk. Kitap ağacı çok teşekkür ederim bu güzel arkadaşı bana kazandırdığın için.

Bana gelen güzel paketi bozmadım, üstten fotoğrafını çektim. Evde açıp sevim sevim sevineceğim.

Kalemzen, sağol varol kardeşim. Ablan pek mutlu şu an.

20141216_111009 20141216_111036

 

 

2 Yorum

Filed under alışveriş işleri, internet, kültür, kitaplar, severim paylasirim

Yılbaşı Çekilişi (Reddit gifts) ve (Kitapağacı)

Ben internet ortamında tutunabilmek, tanınabilmek için çekilişler yapan blogculardan değilim. Takipçisi de değilim ama buna ciddi mesai harcayan tipler var ve ben bu her tür çekiliş, hediye tagına/ haştagına cayır cayır kaydolan, “katıldım inşallah şans bana güler, yardım edin memdalibeeey” diyenlere de sinir olurum.

Okuldayken zorlama yapılan sınıf içi çekilişlere de sinir olurdum. Genelde hediye alma verme işlemlerine bir tertip düzen getirilmesi gerektiğini, bunun çok başıbozuk olduğunu düşünüyorum. Sınıf çekilişinde güya gizli tutulacaktır kimi çektiğin, kimse kimseye demeyecektir. Çok beklersin, ilk günden sürprizi kalmaz işin. İkincisi alakasız biri çıkar huyunu suyunu bilmezsin belki hiç sevmezsin ama durduk yere adama hediye alma durumu boğar insanı. Hatta ve hatta sınıfın en kürkü yırtık dişi kel kör kirpisi senin adını çeker kabusun olur. En son ya bi kalem kutusu, gümüş bir şey ya da mevsim nedeniyle atkı bere takımı (anası almıştır kesin, “ne var oğlum mis gibi atkı, üşümez kışın giyer işte sıcacık aa, daha da para veremem” diyerek) alır oturursunuz aşağı…

Bu sene çekilişsel anlamda delirdim. Hem “Hediyeleşmek sünnettir”

İki çekilişe adımı yazdırdım. Biri Kitapağacı‘nın geleneksel yılbaşı çekilişi:

kitapagaci

Kitap kurduyum, bu çekilişe katılmamam söz konusu değil. Kurallara göre karşılıklı olarak gönderme yapılıyor, kiminle eşleştiysen sen ona o sana hediye gönderiyor! Heyecan sardı bile.

İkincisi biraz delice. Uluslararası bir çekiliş. Bill Gates’le de eşleşebilirsin yani. Evet, geçen sene oldu bu. :)

Reddit denilen ortamın bu sene 6.sını düzenlediği, 187 ülkeden (toplam 203-205 ülke var dünyada) 200.000’den fazla insanın katılarak bir Guiness Dünya Rekoru kırdığı bir hediye çekilişi. Geçen yıl 85.000 kişi katılmıştı ve rekor oydu.

harita

Aha bu da katılım haritası. Uff yani. Yarın benim için büyük gün. Bakalım neler olacak…

Merak edene, Bill Gates geçen yıl kime çıkmıştı ne vermişti bakınız burada

Ha ona kim ne yollamış onu vallahi bilemiyorum

seneye, aklınızda olsun. Katılmak serbest, macera sürecek..

Yarını bekliyoruummm…

22/02/2015 editi: neler oldu neler oldu :))

Buradan okuyabilirsiniz

13 Yorum

Filed under alışveriş işleri, internet, severim paylasirim

Yıldönümleri -ii-

Evet gelelim evlilik yıldönümünde ne alsam yeridir konusunda. Geçen yazıda hangi yıldönümünde ne alınır kısmını halletmiştik, bu sefer de “bir şey alayım ama özel bir şey olsun, başka hiç kimsede olmasın” diyenlere ipucu veriyorum: Hediye Sepeti .

Bu sepet hem birbirinden değişik ürünlerle dolu, hem de bu ürünlerin her birini kendinize göre özelleştirebiliyorsunuz. Kimselerde olmayan hediyenizle eşinizi şımartmak mümkün yani. Bir ahbabın 5. evlilik yıldönümü için mesela, ahşap bir şeyler alayım diye çok bakındım bir şey bulamamıştım. Keşke daha önce bilseydim. Şu güzelliğe bakar mısınız?

sepet aile

Sadece yıldönümü ile kısıtlamayayım, site her tür hediye için fikirlerle dolu. Doğum günü de olur, babalar günü de olur, kankaya ev almışsın, araba almışsın hayırlı olsun hediyesi de olur, siz neye baktığınızı işaretleyin, hediye sepeti açılıyor, seçenekler yağıyor.

Sitede gezerken bu ahşap ürünlerin böyle kartpostal ebadında, el kadar bişey olduğunu düşünmüştüm…

Bana siteden gelen ürün öyle göz kamaştırıcı, öyle dikkat çekici ki, nereye koyacağımı şaştım. Bakınız:

wpid-20140912_121036.jpg

Kalemi de ölçek olsun diye koydum, eni konu oturaklı bir hediye kesinlikle. Hem anısı olur, hem gelene gidene havası.

Üzerinde durduğu şövale paketle beraber hediye olarak geliyor. Aklınızda bulunsun…

5 Yorum

Filed under aile, alışveriş işleri, severim paylasirim

Hayat Su bir icat daha yapmış: Katkat şişe

Ben bu icatları pek seviyorum. Daha önceki icatlarından birini daha yazmıştım, şimdikini de şimdi yazacağım. Aklıma özellikle üst üste istiflenebilmesi yattı. Hemen 4 tane aldım.

hayatsu

Dolaba şahane bir şekilde sığıyor, 3 litre soğuk su anında emrinde. Bu güzel.

İki taneden fazla üst üste istifleyemiyorsun, devriliyor, ona da razıyız diyelim.

Ufak tefek değilimdir, ancak basket topunu kavrayabilecek kadar büyük değil ellerim. Bu şişeyi de tutacaklarından zor kavrıyorum. Kim nasıl tutar kaldırır bunu bilmiyorum. Bu inovatif ancak biçimsiz fikre 60 puan verir kaçarım.

Bir daha da almam.

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, icatlar, iştahlı işler, severim paylasirim

Ben bugünlerde bunları gördüm

image Oje çıkarıcı.  Icindeki sungeri burun karistirir gibi… tövbe tövbe image Organik pil. Taze. Tartiyla… image image Di buuk! image AOÇ DONDURMASI

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, icatlar, kültür, kitaplar, severim paylasirim

Köy Hizmetleri ;)

Nereeden nereye, dünya ne kadar da küçük dedirtecek tesadüflerle arkadaş olduğum Tipi Özdemir bir oryantiring öğretmeni~antrenörü, başarılı bir iş kadını, dogasever, anne,… bir koltukta üzüm salkımı gibi karpuzlar..
Son olarak bir girişimi var. Kayinpederinin Uludağ’ın eteklerindeki köyünden bana ve arkadaşlarına temiz gıda taşıyor. 
Köyümüzden Size adli bu girişim, benim için çok kârlı diyebilirim.  Aldığım tereyağının rengi, kokusu, tadi nasil guzel anlatamam. Marketteki markalar bu güzellik yumaklarinin tırnağı olamaz.

Bu bez torbadaki cevizler mesela, mevsimi olmamasina ragmen (eylulde toplanir ceviz, etli dış kabugu soyulur, bildiğimiz kabuğu kırılır, ic cevizin ince kabugu da soyulir ve yaş ic cevizin nefasetine doyulur. Taze yenmeyecekse kabugu ile serilir kurutulur biraz. Sonra kirilir piyasadaki ic ceviz elde edilir)
Gayet lezzetli.
image

image

Koruyucusuz katkısız köy ürünlerini tercih edin. O köy aracısız para kazansın, malını değerine satıp hevese gelsin, daha bol daha temiz üretmenin derdine düşsün.
Evinize de sizi yüz yaşınıza ulaştıracak temiz gıda girsin.
Yakinda köye misafirlige gidecegim. ;) Cocuklar normal hayat nedir görsün. ..

8 Yorum

Filed under aile, alışveriş işleri, güvenli hayat, iştahlı işler, severim paylasirim

Bu kız bize çekmemiş baba ;)

Kızım daha minicikken, mini m&m’leri ısırarak ikiye bölüp yiyordu. Rahmetli babam bunu görünce güldü “bu bizden değil” dedi. Biz genelde avuçla yeriz oncacık şeyleri. (*)

Babam da ben de efsanevi tertip düzen insanlarıyızdır, çoraplarım alfabetik sıradadır çekmecede diyeyim de siz anlayın.

Kitaplarımız, kitaplıklarımız hele.. Cıncık gibidir.

Kızın kitaplığını dört beş ayda bir düzenliyorum, sonra anında karmaşa hüküm sürmeye başlıyor. Yaz başı diye yazlıkları çıkardım, kitapları düzenledim, ayıkladım, yaş seviyesine göre çıkarılacakları verilecekleri seçtim. Yarından itibaren de peyderpey oyuncaklara girişeceğim. Oynanmayacaklar dağıtılacak, verilecek, satılacak..Ne çok saçmasapanlıklar birikiyor evde, ne çok şişmanlıyor evimiz…

 

kitaplar

Bakalım bu seferki düzenleme ne kadar dayanacak?

 

İlk seferde çıkan oyuncakları da Freecycle’la verdim. Oh!

Birikinti oyuncaklar

Birikinti oyuncaklar

oyuncaks

 

 

(*) Rahmetli babamın da dedemin de pek sevdikleri fıkradır, babalar günü vesilesi, harika birer baba olan ikisini de tekrar rahmetle anıyorum.

Bektaşi bir bağda, ceviz ağacının altında, yanını vermiş yatıyor, bir yandan da üzüm yiyormuş. Ama ne yemek. Salkımı ağzına sokuyor, hoooop çekip bir tek sapını çıkarıyormuş..

Bağ bekçisi “erenler” demiş, “tane tane yesene”

“o dediğin elma-armut” demiş bektaşi.

“aman efendim olur mu, onlar dilim dilim yenir”

“o dediğin kavun-karpuz”

 

:))

 

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, çocuk, ev işi, freecycle, kitaplar, severim paylasirim, tertip

İlaçta neden reklam yok? İşte bu yüzden…

Genelde buna verilen cevap, reklama harcanan paranın ilaç fiyatına yansıyarak fiyatını yükselteceği olsa da, derinlerde bir sebep daha var. Reklamcıların ve kapitalizmin sınır tanımaz  paragözlüğü..

 

 

meflor

 

 

Şu önünüzde gördüğünüz, ishal için kullanılan bir ürüne hazırlanmış görsel. Bununla pazarlama yapan depo var.

İshal ilacının akıl ve duygusal sağlığınızı koruma etkisini bilmiyordunuz di mi sizi gidi cahiller?

Yaa, işte.

Huysuz Virjin gördüğü şişkolara (haşa huzurdan) der ki : “ağzını tutamayan hiç bir yerini tutamaz!” Meğer barsaklarını bozan da aklını oynatıp duygusal sorunlara boğuluyormuş..

Bu sadece bir örnek. Adamların birşeyleri satmak için yapmayacakları reklam, atmayacakları slogan yok. Reklam serbest olsa seyreyleyin gümbürtüyü.. Bizim üç kuruşluk beyni ile okuryazarlığı şüpheli insanlarımıza marketleri yağmalatır bunlar. Lafa bak ya.. Hem cırcırını durduracak hem de duygusal sağlığını koruduğu gibi, k.çından akıp gitmekte olan aklını da başına getirecek zahir..

 

 

6 Yorum

Filed under alışveriş işleri, saçmasapanlıklar

Kobo, çok tatlısın

E-kitap aldığım, almasam bile seçerken yorumlarına bakındığım sitelerden biri Kobo .
İyi, memnunum. Düzgün, tertipli epostalar yollar her hafta, tanıtım yapar, indirim yapar..

kobo

Geçen hafta tutup İtalyanca yollamışlar bülteni. Ben de hiç üzerinde durmadım.. Bugün özür maili geldi… ??!!

“Dear Kobo Reader,
You may have noticed that you received an email from Kobo in Italian this week. We know that this is not the regular language that you receive from us in regards to your email communications.
We’re sorry – we messed up. We want to apologize for any confusion this may have caused.
Please accept a 20% off coupon on our behalf as a token of appreciation for your understanding.”

Vallahi ne diyeyim bilmiyorum. Kusurumuzu affetmeniz için %20 indirimimizi kabul edin, diyor…

:D

Bravo, Kobo!

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, internet, kültür, kitaplar

Groupon Laz misun?

Groupon sitesine üyeyim, her gün türlü türlü fırsat maili gelir, çok da memnunum. Bazen güzel kuponlar alıp kullandım, bence harika bir fikir.

Yakın zamanda yeni bir işe başladılar.. Mesajlarda bir km bilgisi geliyor. Pek dikkat etmiyordum (geçinmeye gönlüm yok ki,(*))

groupon

Örnek aha bu.. restoran adının altında 21 Kilometre uzakta yazılı. (Ki imkanı yok ben buraya 21 KM değilim)

Geçen gün dikkat ettim, bana 2 kilometre uzaktaki bir otel için de 24 KM yazıyordu. Çok otelde kalasım olduğundan değil, rakamdan şüphelendiğimden peşine düştüm. Mail attım epeyce yazıştık, Gruponcuların sayı bilmedikleri, yahut dayak yemedikleri(**) ortaya çıktı. o mesafe meğerse oteli satan tur firmasının uzaklığı imiş. Tam olarak nereden o tur firmasına uzaklık onu da bilmiyorum. Benim semtimden mi? Otelden mi? Gruponun merkezi neresi ise oradan mı? Kastamonudan mı???

bana ne ayol tur firmasının kimbilir nereye uzaklığından? Otelin (ya da bilumum etkinliğin) benim bulunduğum merkeze uzaklığı lazım bana. Sair bilgi bana gerekmiyor ki? Bana yakınsa işime gelir, alırım bileti. Böyle saçmasapan uzaklıklar görünce kimbilir neleri kaçırdım :(

Akıııl akıl, gel grupona takıl.

 

 

(*): Nasreddin Hoca’yı evermişler. Kadın o kadar çirkin o kadar çirkinmiş ki, Nasreddin Hoca yüzüne bile bakmamış. Bir gün sormuşlar “hocam senin hanımın adı ne?” diye, “bilmiyorum” demiş. “aa insan hanımının adını bilmez mi?” demişler.. “geçinmeye gönlüm yok ki, adını sorayım” demiş.

(**) Padişahın birine has bahçeden erik çalan bir adamı getirmişler. Padişahın da canı sıkkınmış, “vurun yüz değnek” demiş. Adam isyan etmiş: “iki tane erik için yüz değnek mi vurulur padişahım,  ya sayı bilmiyorsun ya dayak yemedin” demiş… Padişah gülmüş, adamı affetmiş.

Kıssaların hisseleri size ödev. Uğraşamayacağım geç oldu, daha sipariş bir bölüm yazmam lazım…

 

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, internet, saçmasapanlıklar, şikayetlerim