Bosch Bulaşık Makinesi parça değişimi hakkında

Duyanlar duymayanlara anlatsın. Bosch’tan aradılar ve 1999-2005 arası üretilmiş tüm bulaşık makinelerinde bir arıza tespit edildiğini, yangın çıkarma riski olduğunu bildirdiler. İki seçenek sunuldu: istediğim bir bosch bulaşık makinesini %20 indirimli satın almak, ya da ücretsiz servis ile kendi makineme bir parça taktırmak. Ben servisi seçtim. 

Verilen servis fişinde “V225 fabrika özel garanti röle takıldı” yazıyor. 

 

a) Bosch’a, teker teker müşterilerine geri dönerek sorumlu davrandığı için teşekkür ediyorum.

b) Bosch bulaşık makinesi sahiplerinden olur ya, ulaşılamayan varsa, bilginiz olsun, makineler sorunlu ama çözüm mümkün…

 

Buyrun link

 

Bosch
Türkiye

Bulaşık makinesi bakım işlemi güvenlik uygulaması

Önemli Güvenlik Duyurusu

Aşağıda belirtilen Bosch marka BULAŞIK MAKİNESİ sahipleri. Lütfen bu güvenlik duyurusuna uyunuz. Bu güvenlik duyurusu sadece 1999 ile 2005 yılları arasında üretilmiş sınırlı sayıdaki bulaşık makineleri için geçerli olup, Bosch ve Siemens markalı diğer herhangi bir cihazı etkilememektedir.

Bulaşık makinesi bakım işlemi güvenlik uygulaması

1999- 2005 yılları arasında üretilen Bosch marka bulaşık makinelerinin sınırlı sayıdaki bazı modellerinde, elektrikli komponentlerin aşırı ısınmaya ve çok ender durumlarda muhtemel yangın riskine sebep olabileceğini teşhis etmiş bulunmaktayız.

Tüm ürünlerimizde en yüksek güvenlik, kalite, işçilik ve güvenilirlik standartlarını sürdürme konusundaki bağlılığımız, size bu konuda bilgilendirme kararımızın odağıdır. Bu nedenle ücretsiz olarak bu güvenlik uygulamasını başlatmış bulunmaktayız.

Size vermiş olabileceğimiz rahatsızlıktan ötürü son derece üzgün olduğumuzu belirtir, işbirliğiniz ve sabrınız için şimdiden teşekkür ederiz.

Sizin makinenizin güvenlik uygulaması kapsamına girip girmediğini kontrol etmek için, lütfen aşağıdaki adımları izleyiniz:

  • Bulaşık makinenizin Bosch veya Siemens markası olduğuna emin olunuz. Bulaşık makinenizin güvenlik uygulamasına dâhil olup olmadığını tespit edebilmeniz için model bilgilerini ( model no,parti no, seri no) aşağıdaki alanlara girmeniz gerekmektedir.

    Type plateBulaşık makinenizin kapağını hafif araladığınızda, üst metal bölümünde soğuk baskı şeklinde ya da kapağın sol tarafında etiket şeklinde model bilgilerine (model noparti noseri no) ulaşabilirsiniz

     

    Bulaşık makinenizin güvenlik uygulamasına dâhil olup olmadığını tespit edebilmeniz için model bilgilerini ( model no,parti no, seri no) aşağıdaki alanlara girmeniz gerekmektedir.

    • Kayıt işlemini tamamladıysanız, referans numarası ile birlikte, sadece şehir içi görüşme ücreti ödeyerek, aşağıda bilgileri yer alan çağrı merkezimize ulaşabilirsiniz.

     

    Model numarası (E-Nr.’den sonra):
    örnek. SGS53A58EU/01(örnekte gösterildiği şekilde numaranın tamamını giriniz)
    Parti numarası (FD’den sonra):
    örnek. 8303
    Seri numarası:
    örnek. 00371

VEYA

  • Sadece şehir içi görüşme ücreti ödeyerek 0850 250 05 10 numaralı çağrı merkezimize haftanın 7 günü 08:00 – 24:00 saatleri aralığında ulaşabilirsiniz

Bu güvenlik duyurusu sadece 1999 ile 2005 yılları arasında üretilmiş sınırlı sayıdaki bulaşık makineleri için geçerli olup, Bosch markalı diğer herhangi bir cihazı etkilememektedir.

2 Yorum

Filed under alışveriş işleri, güvenli hayat, severim paylasirim

Lego’dan ne yapılabilir ki?

Bu hafta Eniştem ve E… isimli harika bir kadın (izinsiz adını ve yazısını eklemek istemedim, umarım izin verir ve yazarım) bilmeden bana ilham kaynağı oldular.

E… hanım, çocukları ile şahane vakit geçirebilen, hem iş kadını hem süper anne bir arkadaş. Anlatmaya kalkarsam ne denli kıskandığım ortaya dökülecek, hiç açmayayım o mevzuu.. :) O kendini biliyor.. Aynı gruptaki biz 400 kadın da yazdıklarını hevesle, imrenerek ve açıkçası yol öğrenerek okuyoruz.

Çok iyi puzzle yaparım. Bilmece-bulmaca çözerim. Harita okurum. Kafa çalışıyor yani. Masal anlatırım, öykü uydururum.. Hayal gücü de var..

Ancak, bugüne kadar Lego’dan bir şey inşa edebilmişliğim yok. Hazır kutululardan alıyoruz mesela oğlumla. Yönergeleri izleyerek kutunun üzerindeki resimde ne varsa onu inşa edebiliyoruz. Ancak oğlumda benden daha ileri bir yetenek var, bir avuç Lego’dan türlü çeşitli şeyler üretiyor. Şunu buna birleştirip “hop” kuş yapıyor, robot yapıyor, hayalgücü ve 3D düşünebilme becerisi sanırım. Ben düz duvar örüyorum Legoyla. O kadar. Pencereli de yapabilirim, o da bir derece.

Evde sandık dolusu Lego var, oğlum bir Legolas! Bense sıfırım bu konuda.. Derken eniştem kızına aldığı bebek evini, çocukluğumuzdaki oyunları ve Legodan üretim yapmayı beraberce cümle içersinde kullanınca aklıma fikir getirdi. İlla hayalgücü şart mı? K.çımızdan uydurmadan, ilhama tabi olmadan Lego oynanmaz mı? Oynanırmış, Lego hayatın ta kendisi olurmuş hatta.

Bizim evi planladım. Kızım ve oğlumla beraber Cumartesi Pazar’ın bütün boş dakikalarında başına çökerek kendi evimizin maketini yaptık. Hemen hemen eksiksiz oldu. Haftaya bambaşka bir mekan yaparız bence..

+ Evcilik oynayamadığımdan (onu da bilmiyorum niye?) bir hafta bu ev maketi ortada duracak, çocuklar oynamaya doyacaklar…

Ev yakınlığına buyrun: 

20131103_135616

Kuşbakışı.. Ne kadar da derli toplu.
20131103_135647

Yemekte balık ve kek var. (bulaşık makinesi ve fırına dikiz yalnız)20131103_135706

Bendeniz Kindle/Tablet ya da başka bir tembellik peşindeykene..

20131103_135719

Kerimem hanımefendinin odası

20131103_135727

Aa, bizim bey gelmiş ayol, bana müsaade!

 

 

5 Yorum

Filed under aile, çocuk, severim paylasirim

Neden her yayinevinin kitabı alınmaz?

Faktör yayınlarının 5.sinif ingilizce yaprak testi..

image

Mint adlemon “nane limon” oluyor canimciklarim.

Dilini essek arisi soksun bunu yumurtlayanin. Daha ne hatalar ne hatalar…

2 Yorum

Filed under ilkogretim, kitaplar, saçmasapanlıklar, şikayetlerim

Taç-mahal sorunlarına çözüm 1-C

1-A ve 1-B‘den sonra bu da değerli arkadaşım Besa’nın çözümü.

PVC boru. evet, mükemmel fikir.. kendi sözleri ve resimleri ile:

“geçen gün bijuteride gördüm bunu. gerçi orada bir dolaba monte edilmişti ve üç sıra boru vardı. ben bunu tesisatçıdan aldım:)) satıcı çok güldü ne yapacağımı duyunca:)) kalın, pimaş bir boru aldım. dışını defter kabıyla kapladım. şimdi amacım kocama bu boru üstüne iki delik açtırıp iple bağlayarak bir yere asmak

şimdi aklıma geldi yazmak:) bu mereti kurdelayla bağlayıp cadının kapı koluna astım ben. sağlam oldu. bugüne kadar hiç düşmedi”

 


tac tutucu 2

 

3tac tutucu 1

 

Yorum bırakın

Filed under çocuk, icatlar, severim paylasirim, tertip

Takvim sever misiniz? Ya pastırma?

Eylülün başından beri her hava güneşli olduğunda “ayy paztırma yazı geldiii” diyen, bi de iddialı iddialı konuşan cicişlerden bıktım. Pastırma yazına özel bir yazı bu yazı. 

Takvim sever misiniz?

Ben özellikle Ülkü takvimini beğenirim. Hem güzel resimleri vardır hem de minicik bir sayfacığa önlü arkalı bir çok güzel bilgi sıkıştırılmıştır.

20131022_191730

Özellikle anneannem güne takvim yaprağını okumadan başlamazdı. Her günün doğan çocuğuna isimler, ayın evreleri, özdeyişler, namaz vakitleri, maniler, öğütler,o gün pişirilecek yemek önerileri, türü türlü fırtına isimleri… Bazen fıkralar, hatta arkası yarın şeklinde romanlar. Çok uzun zaman önce, “Güneşi Uyandıralım”ı ben takvim arkasından okumuştum. İlginç bir şeydir takvim.

Takvim takvim olmadan önce de insanlar zamanı ölçmeye ve öngörmeye mecburdular. Adamakıllı çalışma ve istatistik gerektiren ve ömürler alan bütün bu bilgiler aktarılarak bugünkü takvimlere Kırlangıç Fırtınası ya da Kozkavuran Sıcakları olarak işlendi. Eski zamanlarda insanların en basitinden öğrendikleri yılın yaklaşık 360 gün sürdüğü idi. Arabî aylar ayın, bildiğimiz aydedenin görünmesi yani hilalle başlar 29,5 gün sürer ve ayın kaybolması ile sona erer. 29,5 gün diye bir şey olmayacağına göre dönüşümlü olarak bir ay 30, ikincisi 29 olarak sıralıdır. Toplamda 354 gün eder ve bizim bildiğimiz takvimden 10-11 gün daha kısadır.

Elimizde 354 gün var ve bunu da ikiye ayırmışlar. Hızır günleri (Bahar ve yaz) ve Kasım günleri (sonbahar ve kış)

Hızır günleri tahmin edeceğiniz üzere 6 Mayısta yani Hıdırellezde(*) başlar ve 186 gün sürer.
kış dönemi: kasım 7-8’de (kasım günleri) başlar. şubat ayı 29 çekerse 180 gün, yoksa 179 gün sürer. Ekinler ekilir, hayvanlar ahıra alınır.

Şu aralar Kasım günlerine yaklaşmaktayız. Bugün 22 Ekim ve Hızırın 170. günü. 8 Kasım Cuma günü Kasım günleri başlayacak ve aynı hafta Pastırma yazı da başlayacak. 1 hafta 10 gün sürebilir.

*-*-*-*-*-*-*

Bundan sonrası Kadim Antep Takvimi. Babamdan dinleyip aldığım notlara ve biraz da excel’e dayanarak yazıldı. Yüzyılların takvimidir, hiç yanılmaz.

-devam edecek-

 

 

Yorum bırakın

Filed under araştırdım, kültür, severim paylasirim

Acemi veli olmak…

(12/07/2011’den nakil gelen bir yazı)

Yıllar önce kızımı anaokuluna yazdırdım. Kayıtlar Mayıs ayinda.. Eylüle kadar tamamlanması gereken uzuuuun bir ihtiyaç listesi verdiler.. O da duruyor bir yerlerde aslında, eklerim bir gun..

neyse, listede bir de “dondurma çubuğu” var.

Üç ay boyunca bir ton magnum vb yiyerek deli gibi dondurma çubuğu biriktirdik.. toplama günü geldii, ben malzemeleri okula teslim ettim..

meğer dondurma çubuğu kırtasiyelerde satılan bir şeymiş. 100’lü paketlerde, tahta çubuklar..

ne güldüler yaaa .. gerçi ben de güldüm ama… Ne Bileyim Ben??

6 Yorum

Filed under ilkogretim, OKUL, saçmasapanlıklar

Okul pantolonunda 2013 Osmanbey kreasyonu

Oğlum geçen sene anaokulundaydı ve eşofman tarzı, belden lastikli penye pantolonlar giydi. Bu sene okul üniforması pantolon-lakost şeklinde.

E bu zamana kadar ben oturup çocuğa düğme iliklemeyi, açmayı öğretmedim ki?!? Bu vesile öğrenir dedim, adam düğmeyle uğraşırken az kaldı altına kaçırıyordu.
Ne yapsam ne yapsam??? Beline lastik taktırayım dedim. Terzi Osman amcamıza gittik.
Osman amca görür görmez “cırt takalım” dedi.
30 senelik tecrübe tabii.
Düğme derdi bitti. Kaza riski kalktı… :))
Sen sağ, Osman amca selamet!

Okul pantolonunda 2013 Osmanbey kreasyonu

2 Yorum

03 Ekim 2013 · 14:41

Kız kıza bi gece kaçamak yapalım diyorum..

 

Trio sinemasından mail geldi.

Tiro sineması nedir? Adı bir zamanlar Cinebonus idi, sonra Cineaxess mi ne oldu, artık o yıl hangi banka sponsorsa.. Şimdilerde bir maksimum pembesine bulandı..

Ben hep trio diyorum, o kendini biliyor.

Çok güzel bir sinema kompleksi, ben pek seviyorum, koltuklar geniş rahat, hatta iki kişilik olanı var. Açıkhava sineması var ki tarihte ilk blog yazımı üzerine yazmıştım. Klüp kartı var, on bilete bir bilet bedava. Var yani. Eve uzak da olsa, severim.

mail geldi diyordum, hah, işte sürpriz..

 

Kız kıza bir gece sinemaya gidip eğleneceğiz, pop corn yiyeceğiz. Gırgır şamata. Ay kıkır..

Bakalım Dove sürprizi ne olacak :))))

4 Yorum

Filed under filmler, gezen güzel olur, severim paylasirim

:)) 3 yıl 500 yazı

Yıldönümünüz kutlu olsun!

You registered on WordPress.com 3 years ago!

Bizimle uçtuğunuz için teşekkür ederiz. İyi bloglamaya devam edin!

Yorum bırakın

Filed under blog işleri, severim paylasirim

Taç-mahal sorunlarına çözüm 1-B

(21 Mayıs 2010 Cuma’dan gelen nakil yazı)

Daha evvel de yazdigim gibi, taçlar muhafazası zor şeyler.. özel ve işlevsel bir mahalleri olmalı. kızımın taçları için bulduğum çözüm gene şahane oldu…
Bu, bildiginiz plastik yogurt kovası…

Bu kaplanmadan onceki hali.. ölçümü yapilirken…

Bu, yapiskanli kagida aktarilmis olculer.. taban alani daha dar oldugundan egimli bir kesim oldu
Bu, kaplamasi bitmis kova:
Bu da güzel kızımın taçları için yeni taç-mahal. :))
Bu da mucit macit kılıklı, icatperver bendenizin son fikri.. Cok beğenileceğine eminim… Telifini mi alsam?
:))

8 Yorum

Filed under çocuk, icatlar, severim paylasirim, tertip