Kendi adresini bilmekten aciz kargo şirketimiz: Yıtriçi Kargö

Yurtiçi Kargo ile zaman zaman şunu bunu gönderir alırım. Yüzde 88 oranında eve getirmezler. Öyle de pislik bir huyları vardır ki inanmazsanız ekşi sözlük dolusu entry size bir fikir verir. Gelmezler. Bir türlü gelmezler, “geldik bulamadık, zile bastık evde yoktunuz” derler.  Külliyen yalan tabii.

O bakımdan her zaman şubeden verir şubeden alırım. Geçenlerde işim düştü Atalar şubesine gitmem gerekti. İnternetten adres baktım, adrese gittim o caddede yok. Ara tara, sor soruştur adresi buldum.

atalar_opt

İnternet şubesine göre adres
kargo_optHaritada benim bulduğum yer.

fetura_opt

Buyrun faturadaki adres..

Adamlar kendilerini bulamıyorlar daha, benim evi bulup da kargo mu teslim edecekler?

 

AHAHAHA

Bundan daha kötüsü PTT kargo, onlar “teslim ettik” derler bir yerlere atarlar. “Getirin formu, teslim ettiyseniz kime teslim ettiniz, kim imzalamış bakalım?” dersin  dağıtıcıyı yollar “abla ekmeğimle oynama, beni atarlar, ceza keserler, şikayetini geri al bik bik bik” diye ağlanır adamın içini şişirirler.

 

HASSSbinallah!

 

2 Yorum

Filed under saçmasapanlıklar, şikayetlerim

Fıttırtan Fıtık.

CMYLMZ’ın “Kaynımda da var!” muhabbeti var ya, bel fıtığı. Başa geldi, çekilmekte.

Taa on yıl evvel kızım bebekken küvetten çıkartma hamlesi yaptım,belim zorlandı. Bir süre ağrıdı, bir süre yün korse taktım unuttum gitti. Geçen zaman içersinde yün korse, kas gevşetici, eve alınan kiralık masaj yatağı, yakı ve yoga marifetiyle geçirerek aşağı yukarı her yıl bir kere bel ağrısı çektim. Geçirmeyi başardım. Hamlık, kilo ve omurgaya eziyet bitmedi..

Geçen hafta mükemmele ulaştım. Bir şekilde usturupsuz ağırlık kaldırınca, bel iflas etti. Ertesi gün basamaz haldeydim. Sol bacak mort. Tornavida saplanıyor gibi oluyor böyle kotun yan dikişi olarak tarif edeceğim yerim. But ağrısı çekiyorum ama ne ağrı. İnsanların ne diye savaştıklarını sorgulamaya başladım. İç ağrı çekilmiyor, kurşun murşun değse Allah muhafaza.

İki gün kas gevşetici +Korse kombosu işe yaramadı. Sürünüyorum. Yürüyüşüm Vasfiye teyze oldu resmen. Ayol ben keklik gibi sekerdim, motor üstünde gezerdim.. Ühü..”Kim bakar buna?” dedik, ortopedi bakmazmış. Fizik Tedavi Uzmanı ilgilenirmiş fıtıkla. iyi madem.

Teşhis yöntemim öne, arkaya, iki yana eğilmekle oldu. Yukarı da uzanamıyorum. Ben hala basit bir bel ağrısı diye ummaktaydım.

Tekerlekli sandalyeyle doktora, doktordan emara (MR) gittim. MR 4 dakika kadar süren bir eziyet. Çok büyük gürültü çıkarıyor ve feci dar. Ya da benim atletik omuzlarım sığmadı. Neyse.

İki disk fırtlamış fıtık olmuşum. İğneler haplar yazıldı. “Bayramdan sonra gel fiziğe başla” dedi doktorum. Bir tek yemek ve tuvalet için kalkmak üzere, yatağa çakıldım. Dönemiyorum, ağlaya bağıra yüzükoyun yatıp iğne oluyorum. Siyatik siniri çekiyor. Küvetin kapılısı gelsin hemen taktıracağım,bakınız şuradaki güzellikler. Ne büyük eziyetmiş küvete girmek…Bacak kalkmıyor ki aşırayım kenardan. Allah eli kolu bacağı tutmayan hastalara, hasta sahiplerine yardım etsin. Damdan düştüm.

İğneler bitince çekme hissi de, daha bir öne ve alt baldıra indi. Arada bayram tatilinde üç gün havuza girip yüzdüm. Kısmeeeen düzeldim. Bu hafta Fizik tedavi başlıyor bakalım. Şaka ettiğime bakmayın, sağımdan soluma dönerken ağladığım günler oldu :/

Beliniz ağrıyorsa, kesin bel fıtığıdır hemşerim. Yol yakınken bel egzersizi yapın günde bir defa.. Bana iyi gelen yoga videosu şu oldu:

 

Yan ya da sırt üstü yatarken bacağımın altına yastık koymak iyi geldi.

Sert yerde değil sert ortopedik yatakta yatmak lazım. “Yerde yatcan” diyenlere aldırmayın.

Sırt destek minderleri iyi fikir. Sırtı beli destekleyerek oturmak lazım.

Güzel bir uzatma kablosu ile sürekli ful şarj yaşadığımdan önüme geleni taciz ettim, telefonla iletişim kurma sabrını gösterenlere teşekkür ederim.

20140724 vasfiye 1_opt

Ayakta durmaya çalıştığımda böyle görünüyorum.20140724 vasfiye 2_opt

Bu da yürürken

konfor_opt

Kızımdan konfor! Yemimi suyumu eksik etmediler sağolsunlar. Allahım kimseleri yatırıp kapılara baktırmasın, elden ayaktan düşmek çok zor… masas_opt

Masam. Binlerce litre suyum, çook uzun uzatma kablosuna sürekli bağlı telefonlar tabletler.. DVD player :)) Kıza Whatsapp’tan mesaj atıyorum, oğlana çıngırak çalıyorum, geliyorlar… Bi dediğim iki edilmedi.. filmis_opt

Uzun zaman evvel alınmış ama fırsat bulunup izlenememiş filmler. Antik portatif dvd playerin bit ekranında izlenip hoşça vakit geçirildi. yastiik_opt İdeal kalınlıkta minder. Diz altından bacağı destekler, rahat ettirir. İkea olabilir emin değilim.

 

sonraki bölüm: fizik tedavi.. oooo..

 

 

 

2 Yorum

Filed under saglik, severim paylasirim

Amazon e-kitapları ucuzlatma devriminde..

Bu aralar e’-kitaptan açıldı kısmet.. Bunu bugun amazon’cuğum yolladı . Özetle “lan manyak mısınız e-kitapları ucuzlatın” diyor, Haşet’e giydiriyor.

Ara sra tercüme etmeye çalışırım, şimdilik böylece aktarıyorum:

Dear …….,

Just ahead of World War II, there was a radical invention that shook the foundations of book publishing. It was the paperback book. This was a time when movie tickets cost 10 or 20 cents, and books cost $2.50. The new paperback cost 25 cents – it was ten times cheaper. Readers loved the paperback and millions of copies were sold in just the first year.

With it being so inexpensive and with so many more people able to afford to buy and read books, you would think the literary establishment of the day would have celebrated the invention of the paperback, yes? Nope. Instead, they dug in and circled the wagons. They believed low cost paperbacks would destroy literary culture and harm the industry (not to mention their own bank accounts). Many bookstores refused to stock them, and the early paperback publishers had to use unconventional methods of distribution – places like newsstands and drugstores. The famous author George Orwell came out publicly and said about the new paperback format, if “publishers had any sense, they would combine against them and suppress them.” Yes, George Orwell was suggesting collusion.

Well… history doesn’t repeat itself, but it does rhyme.

Fast forward to today, and it’s the e-book’s turn to be opposed by the literary establishment. Amazon and Hachette – a big US publisher and part of a $10 billion media conglomerate – are in the middle of a business dispute about e-books. We want lower e-book prices. Hachette does not. Many e-books are being released at $14.99 and even $19.99. That is unjustifiably high for an e-book. With an e-book, there’s no printing, no over-printing, no need to forecast, no returns, no lost sales due to out of stock, no warehousing costs, no transportation costs, and there is no secondary market – e-books cannot be resold as used books. E-books can and should be less expensive.

Perhaps channeling Orwell’s decades old suggestion, Hachette has already been caught illegally colluding with its competitors to raise e-book prices. So far those parties have paid $166 million in penalties and restitution. Colluding with its competitors to raise prices wasn’t only illegal, it was also highly disrespectful to Hachette’s readers.

The fact is many established incumbents in the industry have taken the position that lower e-book prices will “devalue books” and hurt “Arts and Letters.” They’re wrong. Just as paperbacks did not destroy book culture despite being ten times cheaper, neither will e-books. On the contrary, paperbacks ended up rejuvenating the book industry and making it stronger. The same will happen with e-books.

Many inside the echo-chamber of the industry often draw the box too small. They think books only compete against books. But in reality, books compete against mobile games, television, movies, Facebook, blogs, free news sites and more. If we want a healthy reading culture, we have to work hard to be sure books actually are competitive against these other media types, and a big part of that is working hard to make books less expensive.

Moreover, e-books are highly price elastic. This means that when the price goes down, customers buy much more. We’ve quantified the price elasticity of e-books from repeated measurements across many titles. For every copy an e-book would sell at $14.99, it would sell 1.74 copies if priced at $9.99. So, for example, if customers would buy 100,000 copies of a particular e-book at $14.99, then customers would buy 174,000 copies of that same e-book at $9.99. Total revenue at $14.99 would be $1,499,000. Total revenue at $9.99 is $1,738,000. The important thing to note here is that the lower price is good for all parties involved: the customer is paying 33% less and the author is getting a royalty check 16% larger and being read by an audience that’s 74% larger. The pie is simply bigger.

But when a thing has been done a certain way for a long time, resisting change can be a reflexive instinct, and the powerful interests of the status quo are hard to move. It was never in George Orwell’s interest to suppress paperback books – he was wrong about that.

And despite what some would have you believe, authors are not united on this issue. When the Authors Guild recently wrote on this, they titled their post: “Amazon-Hachette Debate Yields Diverse Opinions Among Authors” (the comments to this post are worth a read).  A petition started by another group of authors and aimed at Hachette, titled “Stop Fighting Low Prices and Fair Wages,” garnered over 7,600 signatures.  And there are myriad articles and posts, by authors and readers alike, supporting us in our effort to keep prices low and build a healthy reading culture. Author David Gaughran’s recent interview is another piece worth reading.

We recognize that writers reasonably want to be left out of a dispute between large companies. Some have suggested that we “just talk.” We tried that. Hachette spent three months stonewalling and only grudgingly began to even acknowledge our concerns when we took action to reduce sales of their titles in our store. Since then Amazon has made three separate offers to Hachette to take authors out of the middle. We first suggested that we (Amazon and Hachette) jointly make author royalties whole during the term of the dispute. Then we suggested that authors receive 100% of all sales of their titles until this dispute is resolved. Then we suggested that we would return to normal business operations if Amazon and Hachette’s normal share of revenue went to a literacy charity. But Hachette, and their parent company Lagardere, have quickly and repeatedly dismissed these offers even though e-books represent 1% of their revenues and they could easily agree to do so. They believe they get leverage from keeping their authors in the middle.

We will never give up our fight for reasonable e-book prices. We know making books more affordable is good for book culture. We’d like your help. Please email Hachette and copy us.

Hachette CEO, Michael Pietsch: Michael.Pietsch@hbgusa.com

Copy us at: readers-united@amazon.com

Please consider including these points:

– We have noted your illegal collusion. Please stop working so hard to overcharge for ebooks. They can and should be less expensive.
– Lowering e-book prices will help – not hurt – the reading culture, just like paperbacks did.
– Stop using your authors as leverage and accept one of Amazon’s offers to take them out of the middle.
– Especially if you’re an author yourself: Remind them that authors are not united on this issue.

Thanks for your support.
 
The Amazon Books Team

P.S. You can also find this letter at http://www.readersunited.com

Yorum bırakın

Filed under Diğer

Kitapkurtları buraya.. Pamuk eller cebe

İdeefixe’nin okurum olduğunu düşünmeye başladım.

MEB klasiklerinin e-kitap projesi yazımın ardından şu anda İş Bankası Kültür Yayınları arasında “Hasan Âli Yücel Klasikleri Serisi” olarak yayınlanan kitaplarda %50 indirim var.

En baba, en kallavi, en güzel kitaplar bunlar, ve iki lira-beş lira.

Çoluk çocuğunuza tabletlerine indirin Andersen’den Masallar okusunlar. Cimri‘ye gülsünler.

Kendinize konu serbest. En pahalısı Mevlana’nın 8 ciltlik Divan-ı Kebir‘i. 49 Lira ya.. Almayanı dövmek lazım.

179 kitap var, indirimde olan tüm kültür yayınları ise 254 adet.  Bir kaç tane indirin, bulunsun. Pişman olmazsınız.

Tablette okuma sorununu çözüşümün yazısı da buraya ek olsun.

Link içinde kaldı yazı.

2 Yorum

Filed under çocuk, internet, kültür, severim paylasirim

Hastane Çantasına Neler Konmalı?

Olur ya, bir gün bir sebeple hastaneye yolunuz düşer. Sezaryenden kalp kapağı değişimine kaç kere hasta, kaç kere refakatçi kaldım hastanelerde şimdi sayamam, ancak, aşağıdaki listedekileri sayarım, belki işinize yarar. Cümleten geçmiş olsun.

HASTANE İHTİYAÇ LİSTESİ

  • 1 ya da 1,5 litrelik su. bol bol.
  • kettle
  • tercihe göre sallama çay, hazır kahve, hazır çorba, şeker. Her biri kapalı kavanozlarda lütfen.
  • bunları içebilmek için fincan, kaşık, yıkayınca kapamak için tepsi
  • eşarp
  • meyve bıçağı.
  • kolsuz polar hırka. önden fermuarlı bir tane var bende, altın verseler vermem çok lazım oluyor. serum filan takıldığından kollu bir şey almayın.
  • penye sırt havlusu. insan terliyor.
  • kolonya. gelen giden mikrobunu bulaştırmasın
  • terlik. geniş tabanlı, topuksuz, giymesi kolay,kaymaz. Klasik tokyo kılıklı ceyolar çok güzel. parmak arası ASLA!
  • el kremi. elinize kolunuza, hatta dudaklarınıza sürecek bir şey lazım.
  • ıslak havlu, kağıt havlu,çok titizseniz kağıt klozet örtüsü
  • bulabildiğiniz en bol pijama, t-shirt.
  • çorap. gerekli gereksiz üşüme geliyor.
  • Sevdiğiniz dergiler, kitaplar.
  • orta boy çöp poşeti.
  • FEZA’dan ek: <meta http-equiv=”X-Frame-Options” content=”DENY” />//
    • telefonun bilgisayarın şarj aletleri, refakatçiysen gece atıştırmalık ufak tefek şeyler

2013-10-01-2318_opt

2 Yorum

Filed under saglik, severim paylasirim

İdefix’in kitaplığı devrilsin

Amirimiz #mserdark şahane kitap önermiş son yazısında. Beri yandan gizlice şahane bir de site önermiş ki, kitap kurdu olarak pek sevdim. Laf karışmasın. Obezin önde gideni, morbidesi (abide dişi morbid) olarak konu ilgimi çekti.
İlk hamilelikle 25 kilo aldım bir daha da vermedim. Koşu bandı aldım, öylece duruyor. Dukan diyeti yaptım, 10 kilo verdim çok iyi ettim, zamanla geri aldım. “Duygusal açlık” derdim. :((
Yakın zamanda Rafinera ile bir macera yaşadım. Faydalı lakin masraflı bi iş. Onu da yazarım.

Blog yazısını müteakip hemmen ideefixe’e (eski ve güzel adını kullanmayı seviyorum) vardım, verdim parayı, indirdim.

Tablette kullanılacak özel e-kitap okuma programı da yapmışlar, 8 adet de ucretsiz kitapla beraber geliyor, google play’den onu da indirdim.
Lan!?! Açmıyor kitabı! İndiriyoooor, açılırken küt arıza veriyor.

image

image

Ne yapsam? Google play’den Aldiko diye bir program indirdim. O da Adobe Digital editions’a üyelik gerektirdi, üye olur olmaz da lappadanak açtı kitabı. Mis gibi okuyorum şimdi..
Sonrasını sonra yazarım..

1 Yorum

Filed under araştırdım, bilgisayar, iştahlı işler, kitaplar, severim paylasirim

Bir klasör resim, ortaya karışık

20140310_104517_opt

Bu benim icatlarımdan biri, emniyet kemeri boynumu feci kestiği için, ikea’nın poşet kapatıcı şeylerinden bir taneyi kemerin son yerine takıyorum. İşlevine engel olmadan kendimi koruyorum. Özellikle kemerin göğüs arasına girip rahatsız etmesinin de önüne geçer, hamilelere öneririm.20140327_115836_opt

Karpuz desenli oje
20140319_164323_opt

Organik pazar’da gözleme satan teyze
20140328_104307_opt

Tupperware’den işlevli mala. Gerçek adını bilmiyorum. Kenarı ile kesip çok rahat servis yapabiliyorum. 20140328_104337_opt

Bu da Tchibo’dan işlevli bir kaşık. Ortası delikli olduğundan kevgir de oluyor, kenarı kesici, arkası silikonlu.. Miss.

20140330_164534_opt

Çok güzel peynir

20140331_111150_opt

Bu da şahane
20140402_224449_opt

Tchibo’dan alıp da memnun kalamadığım bir elma kesici. Güya apple pie yapcaktım böyle ince ince dilinmiş elmalarla.. Dilmiyor aptal şey. Dibine kadar kesmiyor, elimi kestim. 20140402_224541_opt

20140403_171749_opt

Migros’tan ettiğim kârın bir kısmı :))20140403_222017_opt

Bu çok güzel bir ekmek. Hem tam buğday hem bir porsiyonluk hem de az tuzlu. 20140405_170456_opt

Eski evimizin sokağının başında Naime Teyzegilin evi vardı. Tek katlı, bahçeli, kare planlı çok sevimli bir evdi. Biraz da tekinsizdi, aksice bir hanımdı Naime teyze. Onun bahçe duvarına,demir parmaklıklara sarılıydı bu sarı çiçekler. Baharda yağmurlarda açarlardı, okula giderken önünden geçtiğim bu bahçedeki bu çiçekler bilinç altımda bana baharın gelişini haber verirler. Allah rahmet eylesin. 20140406_203312_opt

Kızım dönem ortasında “çekçekli çanta” diye tutturdu. Okulda dolapları var, çekçekli çantaya da çok karşı bir insanımdır. Yine de çanta o kadar ağır ki kızı iki büklüm ediyor, üzüldüm. Beri yandan dönem ortasında çanta değiştirmek de hiiiiç işime gelmedi, dünya para çantalar… İki çocuğun çantasını da her yıl Hakan çanta modellerinden alırım, hemen mail attım. gel mail git mail, güzelce anlaştık, bana uygun fiyattan bir çekçek aparatı sattılar, ben de çantamıza monte ettim. İş bitti!    20140406_203337_opt 20140406_204742_opt

Bu kadar basit…

20140409_165805_opt

Bu gördüğünüz okul servisi, ki plakası da 34 UV 0010, sağ şeritten sola dönerek şahane bir trafik ihlali yaptı. Bu da burada kayıt olsun

2 Yorum

Filed under icatlar, severim paylasirim

Instagram iyi hoş da..

Bilgisayardan fotoğraf almıyor. Bilgisayara indirilmiş milyor adet fotoğrafı bir şekilde nete taşımak isteyenler için tek tek atan ücretsiz bir program indirdim.

Gramblr

Tek tek istemesi bir yana, fotoları da belli bir boyutta ve hatta KARE ŞEKLİNDE istiyor hamfendü. İş güç yok tabii, yat sırt üstü fotoğrafları klasörle işindeyim (bel fıtığından yatıyorum ona da gelcem) sırf fotoğraf boyutunu incelmek için gramblr’in önerdiği siteyi kullanmaya başladım. Web Resizer kullanıcı adı, giriş, imza istemeyen cici bir program.

Örnek şu:

20140310_161831

bu resim (resim denmesine de kızar fotoğrafseverler ama çok uzun fotoğraf yazmak) orijinal halinde 1,37 MB (1.436.909 bayt)

20140310_161831_opt

bu bebiş ise 35,3 KB (36.169 bayt) ve gayet de iş görüyor.

Hadi ben tek tek basarak, bade süzerek şu elimdeki aktarılmayı bekleyen kolleksiyonu sınıflandırıp klasörlere bölüştüreyim, gerekirse nete yükleyip herkeşle paylaşayım. işim ne?

 

Ha, resim? O bir “kuş tarlası”. Martılar yağmur öncesi bulabildikleri herhangi bir yere konup yağmurun dinmesini beklerler. Öylece oturur ıslanırlar. Baktın bi sürü martı çömmüş, anla ki yağmur gelecek..

Yorum bırakın

Filed under bilgisayar, internet, severim paylasirim

Kitap en iyi dosttur.

‘entel’ bir alay bir hakaret idi bi aralar.. Bilmiyorum kim, bir ‘entellektüel’ tanımı yapmış: 3 üniversite diploması şart demiş.  Ancak, birini deden, birini baban, birini sen alacaksin.
Ayiptir söylemesi diyemeyecegim, gerine gerine söylüyorum: Rahmetli dedem (biri robert kolej olmak uzere)iki üniversite diplomasına sahipti, babam Istanbul Üniversitesi mezunu çift uzmanlık sahibi bir doktordu, ben de İstanbul Üniversitesi mezunu olmakla kalmadim, geçtiğimiz yıl Açık Üniversite’ye başvurdum, sinavsiz iki yillik bölümlerden birine başladım. Benim çocuklar artık nasıl bir entellektüel sen düşün..
Tabii, eğitim cehaleti alır, eşeklik baki kalır, demişler; diplomalı eşek olanlardan da değiliz.  Kıyısı köşesi kitap dolu, her gün gazete alınan bir evde büyüdüm. Okumayı 4 yaşımda ‘Fatoş’ ve ‘Güngörmüşler’ okuyarak çözdüm.  Haberdi, röportajdı, makaleydi yutarak okudum. Çok bunaltici bir yaz, Hayat Ansiklopedisini okumuştum. Babamın gencliginden sakladığı ‘Bütün Dünya’ dergilerine ölüp biterdim. Altın Çocuk Klasikleri, Milliyet Çocuk Klasikleri setlerim vardı.  Rafları bel veren kitaplıklarla yaşadım. Hala deli gibi okurum, kindle çıktığında yüreğim hopladı, kankamdır kendisi. Ben kitap kurduyum kardeşim.  Bu da kayıtlara geçsin.
Bugün bir sms geldi:
” Ucretsiz eKitaplar bayram boyunca TTNET Kitap ile yaninizda. Uygulamayi indirmek icin tiklayin….”
Atladim tabii. Kitap kurduyuz, sülaleden gelmekte.. Ben atlamayayım da kimler atlasın?
Indirdim uygulamayi cebe, açtım.
Bedavaları bir yana bırak paralı kitaplar bile (3-5 istisna hariç) dandik dundik. Satın alınan kitbı indirmene izin vermiyor?!? Mülkiyeti benim o kitabın, ne oluyor? Ayağa kalktığım gün Tüketici Hakem Heyetindeyim!

image

Ttnet’in cabasini takdir ediyorum lakin, bu mu yani? Ondan sonra ‘Kahrol İsrail’.. yürü be. Okuyacaksam kaliteli şeyler okurum, çer çöp değil.
Ttnet, İş Bankası artık kim olursa şu projeyi üstlenmeye davet ediyorum.

e-MEB Klasikleri

Bu yazıyı okuyan herkesin, yılda bir tane bile olsa taa ’50lerde çevirisi muazzam bir şekilde yapılan, elle dizilip basılan ve üç kuruşa satilarak bir neslin kültürünü zenginleştiren MEB klasiklerini almasını öneriyorum.

Ülkenin eğitim seviyesi ve geleceği ile ilgili endişemizi burada paylaşmak istemiyorum. Bütün kültürü tv’den edinen, ne lazımsa Google’den bakan,ödevi internete yaptiran, ilköğretime mecbur tutulan 100 temel eserin tek kitaplık özetini satın alıp onu bile okumadan kopyalayarak ödevlerden ‘yırtan’, imlası bozuk chat/like/vine kuşağını ne yaparız bilmiyorum. Bundan böyle gemisini kurtaran kaptan. .

13 Yorum

Filed under kültür, kitaplar, OKUL, saçmasapanlıklar

Diyar-ı Masal ‘Aurora’

Dünyada görmeyi en istediğim şey. Ben bu kadar güzel anlatamazdım ama çok iyi anladım..Beni de götürür müsün Sessiz Hikaye?

Yorum bırakın

Filed under Diğer