Bir saat sonra yani 13:00’te Microsoft mühim bir açıklama yapacak canlı yayında.
Bekliyorum bakalım
https://www.microsoft.com/october2015event
#Windows10devices
Bir saat sonra yani 13:00’te Microsoft mühim bir açıklama yapacak canlı yayında.
Bekliyorum bakalım
https://www.microsoft.com/october2015event
#Windows10devices
Filed under bilgisayar, internet
Kadir bey iyi insan bence..
Bakırköy’de eczane teknikeriymiş.
Fikir tamamen kendisine ait.
Bundan sonra ona da biraz kitap ayırmak lazım. ;)
Cadde kenarına dizilmiş, siyah, beyaz ve gri arabaların arasında Antep fıstığı gibi çapkın çapkın gülümsüyordu. Zaten rengiyle ben buradayım diyordu. Sonra camına yapışık olan Tarık Akan, Gülşen Bubikoğlu fotoğrafını gördüm. -ki bayılırım ikilinin filmlerine… Camın köşesinde de, küçük bir vantilatör vardı, klima yerine. Sonra yanına gitmek istedim. Gittiğimde daha da güzelini gördüm.
Mutlu yarınlar için herkes kitap okusun. Kitap okumak isteyen herkese ödünç kitap verebilirim.
deyip, telefon numarasını yazmıştı. Ne güzel insan di mi?
bu farkındalığa sahip olanların insanlığın bir üst versiyonu olduklarını ve dünya vatandaşı çocuklar yetiştireceğini düşünüyorum.
evet sevdiğim seçtiğim tercih ettiğim renkler ırklar giyimler var… ama ayırdıklarıma, ayrıldıklarıma da adilim, eşitim.
inandıklarım beni ben yapmaz. fenerbahçeli olmak ya da olmamak beni değiştirmez. senden farklı yapmaz. hala insanım.
“Hayvanla hayvan arasında pek büyük fark yoktur, insanla insan arasında olduğu kadar.” PLUTARKHOS
“Kukla gibi iplerimiz çekiliyor,oynatılıyoruz.” HORATİUS
“Artan terör olayları ve özellikle ülkemizde şu sıralar daha da bas gosteren kargaşa,ölüm;beni bu eski yazımı paylaşmaya itmistir.Şu an ki hislerime tercümandır.Senin de benim gibi düsünüyor olmanı diliyorum.”
Günümüz meselelerinin en büyüğü “ayrımcılık!”
Yıllar yılı etrafımızda dayatmalar var.O kürt, o alevi , o sünni … “Ön yargılar” bizi ele geçirmesine izin vermememiz gereken o acınası duygu!
Nedir bu ön yargı? Ne işe yarar?
Ben söyleyeyim ; etrafımıza duvarlar örmekten , bizi birbirimizden uzaklaştırmaktan , aramıza kin,nefret,düşmanlık sokmaktan başka hiç bir işe yaramaz.
Niçin sürekli hırpalıyoruz birbirimizi?
Bitmek bilmeyen bir kavga. Kendimizi etiket yapıştırmaktan alıkoyamıyoruz bir türlü. Ne yazık! En kötü tarafı da bazı güçlerin bizi yönlendirmesine izin vermemiz, kimsenin ruhu duymuyor. Gün be gün beyinler yıkanıyor. Dizilerle, filmlerle , eğlence programlarıyla ve daha yüzlercesi ile etrafımız sarılmış durumda. Gerçekleri görmememiz…
View original post 310 kelime daha
Filed under Diğer
Dünyanın bir kesimi artık ipleri ele alma zamanının geldiği kararına vardı.
“World Leaders have committed to 17 Global Goals to achieve 3 extraordinary things in the next 15 years. End extreme poverty. Fight inequality & injustice. Fix climate change. The Global Goals for sustainable development could get these things done. In all countries. For all people.”
“Dünya Liderleri önümüzdeki 15 yılda 17 Küresel Hedefi tutturarak 3 inanılmaz şeye ulaşmaya karar verdi. Fukaralığı sonlandırmak. Eşitsizlik ve adaletsizlikle savaşmak. İklim değişikliğini düzeltmek. Sürdürülebilir gelişme ve ilerleme için Küresel Hedefler bu saydıklarımı yapabilir. Her ülkede. Herkes için”
Şimdi Ne Yapmalı??
Listen to Radio Everyone 26 Sep – 2 Oct
Take part in the World’s Largest Lesson
Hear from our mobile partners Vodafone & Turkcel
Look out for our posters
Watch our TV show
Social Good Summit 25 Sep
Konuya devam edeceğim nasipse ancak bu da burada serbest çevirimle yerini alsın istedim. Konuyla ilgili linklerimiz burada:
Filed under çevre, internet, severim paylasirim
GIRIS: Elimizde
a)tembel
b)nazli
c)disleksik
d)hepsi
bir/birkac cocuk var, bu çocuk(lar) ayakkabi baglamayi ogrenemedi.. işine mi gelmiyor bilmem. Cirtcirtli benim de işime gelir de belli bi numaradan yukarsini yapmiyorlar…
Bugun size bir degil tam iki adet fikrim var.
Sekilde gorulen spor ayakkabının taaa en tepesindeki delik neymis biliyor musunuz? (Aglet icin bkz Phineas ve Ferb)
Tirininim…
Ayakkabi bagcigi cozulse de iplerin gevsememesi ve ayakkabinin ayaktan cikmamasi icinmis.
Iste böyle.. ilginc, degil mi.. cok da kullanisli. Kirk yillik ayakkabi giyicisiyim… ogrenmenin yasi yok tabii.
Fikir 2:
Bagciktan kurtulmanin yolu…
Egilip baglayamayacaksaniz, cozum bulunmus… silikon bagcik!
Pakette 14 adet bagcik var. 31-32 numara cocuk ayakkabisi icin 1 small,2 medium,2 large ve 1 xl kullandim. Bagciktan daha kullanisli. Sapasaglam. Giymesi cikarmasi derdi bitti. Sokulup takilabilir mi bilmiyorum,sokulebilir bir seyse omurluk kullanılır derim.
Yarin 37 numarasina takip bakacagim oluyor mu.
Filed under alışveriş işleri, çocuk, icatlar, internet, severim paylasirim
Lastikli çarşafı severim. Pek kullanislidir.
Normal carsaf da elastik ozellikli olmadigindan karton gibi durur, onu da severim.
Normal carsafi,uyaninca agzi yuzu bir yana gitmis bulmamak icin lastikli carsaf gibi sererim.
Nasil?
Iki kosesini dugumlerim.
Basucuna getiririm düğümleri, serdim mi def gibi gergin carsafim olur.
Filed under ev işi, icatlar, severim paylasirim, tertip
Yazinin ve ziyaretin kisasi makbul.
Kurban bayraminizi kutlar, bu bayram elimdeki bir baska kitabi size de paylasmak isterim. Azımızı çoğa sayın. Bugünkü kitabımız bir kitapsever okuruma hediye gidecek.
“Hayatı sadeleştirmek icin Derle,Topla,Rahatla” tam benlik bir kitap. Ocd duzeyi tertipsever, çoraplari bile alfabetik sirada bir kadin olarak zaten konuya aşinayim. Ama japon bir hanimin bu konuyu bir işe cevirmesi enteresan geldi. Bir de ciltli,şirazeli kitaplara pek tavımdır. Aldim.
Biriktirip bekletmeyi o kadar sevmem ki, recycle icin o kadar fanatiğim ki #freecycleistanbul benim canım cigerim oldu yillardir. Atarim veririm,dagitirim,bazen sahibinden.com’da satarim bile… Öyle böyle değil.
Yine de,kadin usta çıktı. 😆😆😆😆
Ilk resim giysi dolabimin alti. Erittim yariya dusurdum. Ikincisi oglumun dolap içi duzenleyicileri.. ne cok şeyi kisalip kuculmus.. iyi oldu.
Ayakkabiligi döktüm.. Bir daha giyilmeyecekleri,kuculenleri, “ay tamirciye gotureyim yaptirtayim” diye beklettigim iflah olmaz harabeleri ayikladim. Bir suru de BOŞ kutu çıktı! Raflarda yer tutan salak kutular…
Iki cop poseti dolusu giysi ve giyilir durumda ayakkabilar bagislanmak icin ayrildi. Iki uc tertemiz parca bir sonraki sahibine ayrildi(*). Iki uc parca satisa kondu. Gerisi copun yanına birakilacak.
Oda oda, dolap dolap bu ev derlenip toplanip rahatlayacak.
Kitapsever okurumun yaziyi sosyal medya hesabinda paylasmasi yeterli…
“Katildim” yazin ben de kontrol edip kitabinizi paketleyeyim.
Olur da birden fazla okur talip olursa,adil bir cekilis yapariz.
(*) bu devir teslim konusunu bir sonraki yazida okuyabilirsiniz.
tanışmanızı istediğim biri daha var. böyle birinin var olduğunu bilmeye ihtiyacımız var.
Bu yazıda para kazanmaya olan direncimi, tezgâhımdan çıkan ve çıkabilecek ürünlerin fiyat çalışmasını, Bolobolo ve topluluk desteği KUMBARASI’nın duyurusunu okuyacaksınız. İsteyenler buyursun :)
Ürettiğim bir şeyin –yazarken bile içimdeki kibirlimütevazı ses “haşâ” diyor —fiyatı sorulduğunda donup kalıyor, yanıt verirken eğilip bükülüyorum. Sanki birinci seviyesini aldığım yabancı dilde ilk kez anlamlı bir cümle kurmanın arifesindeymişim gibi beynim bütün klasörleri tarıyor, konuşmak için saniyelerin geçmesi gerekiyor. Karşımdaki de kıvranarak bekliyor ve mutlaka ama mutlaka şaşırıyor suratımdaki utanç dolu kırık gülümsemeli ifadeyi gördüğünde. Utanç dolu kırık gülümsememin sebebi aşikâr; çünkü para, “bahşedilen”, “layık” görülen bir şeydir. Bu kadar! Para, istenen değil ancak verilen bir şeydir ve bana “ne” istediğim sorulduğunda içimdeki kibirlimütevazıutangaçhaylaz “ay nasıl olur siz ne verirseniz” şeklinde omuz büküp omuz üstünden meraklı gözlerle bakıyor. Anladınız işte, bir nevi “istemem koy şu cebime” durumu… Ne sıkıntılı! Toplumun parayla ilgili tüm etiketlerinin, tüm duygularının esiriyim. Yoruldum ulen. Bırakıcam bu ezberleri, altına imza atmadığım…
View original post 566 kelime daha
Filed under Diğer
Bir teoriye göre, hayatımıza aniden giren kötü bir haberin verdiği keder ve kayıp duygusunu beş aşamadan geçerek yaşıyoruz.
Ben buna beş kapı diyeceğim. Kapılar farklı sıralarda olabilir ya da tekrar tekrar geçilebilir..
Kötü bir haber fotoselli olan ilk kapıyı açar.. İNKÂR
İnanamazsın.
Gerçek mi bu? Olamaz. Yalan. İmkansız. Daha dün…Hayır. Olmaz. Yanılmışlardır. Yanlış görmüşlerdir. Bu bir rüya. Başkasına sorayım. Bu olmadı. İnanmıyorum..
Ardından ikinci kapının tokmağı belirir: ÖFKE!!!!!.
Yok Deve! Neden ben? Ne yaptım ki? Şununki niye olmadı? Allah kahretsin biliyordum. Belliydi. Kahrolsun. Lanet olsun. Hay çççççççççççççççççççççççççççççççççççççççççççççç
küfür kıyamet. duvarlara yumruklar. morarana kadar bağırmalar. ağlama krizleri.
Üçüncü kapı sürpriz olarak hemen ayaklarının altında açılır: DEPRESYON…
Artık böyle yaşayamam. Hayatım bitti. Hiç bir şeyin anlamı yok. Niye uğraşayım ki.. Bir daha hiç bir şey aynı olmayacak. Bu acıyla geçecek hayat, buna da hayat denirse..
Dibine düşersin.
Dördüncü kapı bir döner kapıdır. ara ara açılır. ara ara kapanır. PAZARLIK..
Allahım bak, bu böyle olmasın her gün dua edeceğim. Çok iyi bir insan olacağım. Şunu vereceğim. Bunu edeceğim. Söz. Bir tek, yeter ki.. Senin herşeye gücün yeter. Keşke şunu şunu yapmasaydım. Bunu bunu demeseydim…Ne olur..Yalvarırım.. Söz. Yemin ederim. Şimdiye kadar etmediğim dualara kılmadığım namazlara, ibadetlere çok pişmanım. Vallahi bundan sonra aksatmayacağım. hatta iki kat ibadet edeceğim. Hiç günah işlemeyeceğim..Yeter ki.. Ha? Olmaz mı? Bir işaret gönder.. Duamı kabul et. Bütün kalbimle diliyorum. Benim başıma gelmemeli, çünkü şu şu şu, değil mi ama? Bir mucize olsun ne var? Olmamış olsun sadece. başkasına ver. Ben çok iyi bir insanım. Bir sürü kötü insan var. Müslüman bile değiller onların başına gelsin.
Son kapı büyük bir kapı. Açılınca, cereyan yapar ve diğer kapılar çarparak kapanır. KABULLENİŞ.
İşte olgun bir insanla olmamış insan burada ayrılır..
“Peki. Demek ki kader buymuş. Nasip buysa, verene şükredelim, sayılı nefesimiz, devam edelim”
/
“ühü ühü ühü”
Filed under kültür, severim paylasirim