Category Archives: güvenli hayat

Kask meselesine bir bakış

Elektrikli bir bisiklet kullanıyorum. Saatteki hızı 20 km yani koşma hızında gidiyor. Buna (ve herkese) rağmen güzelce kaskımı takıyorum. “Alt tarafı alt sokağa gidiyorum, şurdan şuraya giderken de kask mı takılır? e5’e çıksam neyse” demiyorum.

Niye? Kafamı kırmak istemiyorum da ondan.

Motosiklet.net sitesinden aldığım bir fotoğrafı paylaşmak istiyorum.

kazakask

Görüldüğü üzere kask kaldırıma ya da asfalta sürterek rendelenmiş. Kask olmasa kafanın yarısını yerde bırakırdı sahibi. Mideniz kaldırırsa bir google araması yapabilir ve kasksız kaza yapmış insanlara üzülebilirsiniz.

Kask önemli ama kimsenin hiiiç takmadığı (pun intended) bir malzeme. Pahalı bir şey de değil hatta. Eli yüzü düzgün, iş görür bir kask 50 liradan başlıyor, 75 liraya cânım kasklar var. Ağzınızı burnunuzu dağıtmamanız için. Değer.

Kask takmamanın yasal cezası 80 lira. Arkaya bindirdiğiniz biri (artçı) varsa ona da kask mecburi.

Ben polis olsam bir kamyon kask alır, köşede beklerim. Gelen her kasksız motorcuya birer kask satarım!

Her seferinde.

Öğrenene kadar.

Gerçi, Darwin ödülleri diye bir şey de var, belki de gidişata karışmamak daha hayırlıdır.

Iy, iğrenç biliyorum tamam..

 

NOT: güzel bir uygulama var özellikle motorcu denilen kurye/servis personeli için

Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu A2 ehliyeti olan herkese bir kurs veriyor ve kurs sonunda her katılımcıya reflektörlü yelek ve kask hediye ediyor. Başvuru için buradan.

Yorum bırakın

Filed under e-scooter, güvenli hayat, severim paylasirim, soruyorum

El kesesinden sultanım, develer olsun kurbanım..

Son bir haftadır hiç almadığım kadar çok sms ve mail almaya başladım. Çeşitli firmalar rica minnet bilgilerimi güncellememi dilemekteydiler. Bazısı açıkça “izin veriyorsanız “ONAY” yazıp xxx’e gönderin” yazarken, bazısı “şuraya tıklayın da size çekilişle at verecez araba verecez” diye lafı dolandırıp gargaraya getirmekteydiler.

Hiç birinden hoşlanmadığım için hiç birini de onaylamadım. Kendiliklerinden kesilecekler ve kurtulacağım yakında. Bir de bakarım ki ne göreyim? Yesyeni bir yasa çıkmış.

—-komprime bilgi—

a) CRM denilen, Customer Relationship Management yani müşteri ilişkileri yönetimi diye bir sistem var ve aklıbaşında bir firmaysan bu senin için altın değerinde bilgi demek. Ticari başarın müşterinin alışveriş alışkanlıklarını ölçümleyip öngörmekte yatmakta. Bu bağlamda her biri birer kart dağıtıyor, her türlü bilginizi alıp depoladıktan gayrı, ne sıklıkla hangi ürünü satın aldığınızı, satın alırken nakit mi kartla mı ödediğinizi ve şu anda tembellikten yazmak istemediğim bir çok şeyinizi kayıt altına alıp, istatistiklendiriyor, bölge/yaş/cinsiyet/yaşam şartları ve daha bilmem nelere göre gayet bilimsel olarak sınıflandırıp bir sonraki alışverişiniz için ne halt edeceğinizi öngörüyor buna göre promosyonlar hazırlayıp sunuyorlar. Sizin çıkarınıza olanı da var ama esasen olay firmanın çıkarını kollayan bir sistem. İnciğinizi cinciğinizi biliyorlar yani. O kartları alırken attığınız imzada da size her türlü bilgiyi ulaştırabilmeleri, indirim mindirim vermeleri (ve minnacık yazılarla da bu bilgilerinizi dilediklerine diledikleri zaman ve paraya satmaları) konusunda izin vermiş oluyorsunuz.. Dikkat edin, kendi elinizle çok değerli bilgiyi toka etmenizin yanı sıra bu bilgiyi cayır cayır satmalarına ve üzerinizden paralar kazanmalarına da vesile oluyorsunuz..

b) Bu yüzden bugün su siparişi vermek için bir sucuyu arayıp abonesi olduğunuzda; hakkınızda biriktirdiği bilgilerle ertesi gününden başlayarak civardaki elli ayrı mağazadır dersanedir kebapçıdır size smsler yağdırmalarına da sebep oluyorsunuz ve bireeeer birer kendinizi kayıtlardan sildirmeye cebelleşseniz de ertesi günü başka bir kaynaktan sizi tekrar ele geçirmelerine mani olamıyorsunuz. İnsaflı bir firmaysa centilmen gibi siliyor bilgileri bir daha mesaj gelmiyor. Manyak biri ise sizin sıtkınızın sıyrılması, halı yıkamacının yahut estetik firmasının bilgisayar programının sizinle otomatik mesajlaşmaya karar verip gecenin onbirbuçuğunda sarhoş eski sevgili kıvamında mesaj atıp uykunuzdan hoplatması, tansiyonunuzu zıplatması durumlarında yapacak bir şey yok…

Screenshot_2015-04-06-23-24-17w

 

 

Dijitürkçülerden, sigorta satıcılarından, sahte indirimler tanımlayan adını bilmediğim hastanelerden, dini ya da cinsel ürün pazarlayan acubelerden bezdim ki o kadar olur.

 

c)  Yurtdışında bu işler nasıl işler diye soracak olursanız taa 1981’de Avrupa Topluluğu bir sözleşme yapmış. Adı “Kişisel Verilerin Otomatik İşleme Tabi Tutulması Karşısında Bireylerin Korunması” ve numarası da 108. Biz dahil herkes de onaylamış. Bizden başka herkes uygulamakta. :( Kaba bir hesapla vatandaşı mal değil de insan yerine koyana kadar 2015-1981 = 34 yıldır zaten alınmadık, kaydedilmedik bi bilgimiz kalmamıştır ya, hadi neyse…

d) Sağlıkla ilgili her bilginizin SGK tarafından toplanıp kaydedilip değerlendirildiğini hatta belki de… biliyorsunuz değil mi? Kime ne benim gözümde arpacık çıktıysa? Yok olmaz.. Aldığım ilacın kaydı kuydu var, ben kredi kartını cüzdanıma koymadan nereden hangi ilacı almışım, dosyama şıp diye eklenmiş oluyor…

—özetin sonu—

Haçan buna birisi daha sinir olmuş olmalı ki, yasamız hazır ve nazır. Artık izin almadan bilgi toplamak, kullanmak,mesaj atmak ne bileyim gecenin köründe kapıya dayanmak yok. Ben izin vermezsem başkasına bilgilerimi vermek de yok. Deli gibi cezası var. O yüzden haldır haldır herkes izin alma ve alınmış izinleri tazeleme telaşına düştü. Bir kibarlar, bir nazikler, bir cicili bicililer ki o kadar olur…izin veriveresi geliyor insanın.. :P yok be ne izin vereceğim?!?!

pizzaci

 

Bakınız kitapyurdu namusuyla izin istemiş, açık seçik, lafı dolandırmadan, kandırmadan.. İzin? Vermem mi… :))

kitapy

 

 

29/04/2015 editi: çakal olanları “bu maili alışınızdan itibaren 3 gün içinde şuraya tıklayıp üyelikten ayrılmazsanız zımnen kabul etmiş sayılırsınız” yazmış ya? Yuh.

IDO’nun verdiği feragatname metni şu, bu arada:

İDO formunu doldururken veya bilet alımı sırasında paylaştığınız; adınız, soyadınız, adresiniz, telefon numaralarınız, e-posta adresleriniz, kimlik bilgileriniz, bilet ve seyahatleriniz gibi kişisel bilgilerinizi toplayabilir. Toplanan bu bilgiler sizlere daha iyi hizmet, ürün ve seçim olanakları sunabilmek; web sitemizi düzenlemek; İDO hesabınızla ilgili işlemlerinizi düzenlemek; veri tabanı oluşturularak seferler, hizmetler, ürünler, kampanyalar ve promosyonlar için rapor analiz doğrulama ve istatistiki bilgiler oluşturmak, işlemek ve gizlilik koşullarına uymak kaydı ile bunları uzmanlar ile paylaşmak; İDO yahut işbirliği yaptığı şirketler ve ortaklar ile sunulan promosyon, kampanya, tanıtım, pazarlama ve diğer fırsatlardan haberdar olmanızı sağlamak, bu doğrultuda İDO ya da işbirliği yaptığı şirketler tarafından e-posta, sms ve telefon ile sizlerle irtibat kurmak amacı ile kullanılabilir. İDO kişisel bilgilerinizi yukarıda belirtilen amaçlar için belirtilen usuller ile hizmet aldığı diğer şirketler ve/veya yasal zorunluluk halinde adli ve idari makamlar ile paylaşabilir. 

SONUÇ: 

Burada iki adet “trick” var. Birincisi, her bir firma o bilgileri canı pahasına saklamak zorunda, ve siz istediğiniz an silmek durumunda…

Tavsiye: hiç bir okumadan imzalamayın, onay filan vermeyin. Her bilginizi ortalığa saçmayın. Hazır bir tazeleme fırsatı var, kullanın. Henüz verilmiş izinlerin iptalini sağlamanın yordamını anlayamadım, onu da bulursam yazarım beraberce sessizliğin keyfini süreriz.

 

 

 

sıkılmadım biraz daha olsa da okusam diyenler için :
ara:
Kişisel Verilerin Korunması Kanun Taslağı

ve

Elektronik Haberleşme Sektörü Kişisel Verilerin İşlenmesi Ve Gizliliğin Korunması hakkında yönetmelik

-ödev okuma isterim diyen çok aziz okuyucularım için: Kosinski BOŞLUK kitabı.. 

Yorum bırakın

Filed under araştırdım, bilgisayar, güvenli hayat, internet, saçmasapanlıklar, şikayetlerim

Çocuğun kendini koruyabiliyor mu?

Bugün çok başka bir konu yazacaktım ama bu acil. Ekspres olacağım! Bir zahmet Leaders Hill ile tanışın:

Okur; bu Leaders Hill

Leaders Hill bunlar da benim okurlarım.

Bunu geçtikten sonra kısa özet: Webinar: web semineri yapıldı. (webiner denemiyor malesef, jargon oturmuş durumda)

Konu: Akran baskısı ve zorbalık karşısında, siz yokken çocuğunuz kendisini koruyabilir mi?

nedir ne değildir, uzun uzun yazışırız. İşte seminer linki . buradan (Katıl) altında (sunumu başlat) tıklayın

Lütfen çok kısa süre online kalacak bu bir saat 15 dakikalık semineri izleyin. Vaktiniz olursa ekleri  de indirin. LÜTFEN çevrenizdeki annelere yayın.

Teşekkürler.

Buradan sonrası uzun kısmı..

Duyar duymaz kaydımı yaptırdım, online eğitimlere, TED konuşmalarına özel bir düşkünlüğüm vardır. İnternet bağlantısının berbatlığı başta olmak üzere bir sürü saçmasapan sebep yüzünden izleyemedim adam gibi..
webinar’in sahibesi Işıl hanım aradı, kısa da olsa katılımım için teşekkür etti ve kaçırdığım kısımlar için kısa bir süre aynı linkten izleyebileceğimi belirtti. Ben de durur muyum “e ben de paylaşayım da herkesler faydalansın” didim.

İşin ilginç tarafı, bizatihi hayatımın en başından beri bu “bullying” denilen zorbalıkla karşı karşıya kaldım. İlkokulda adımla alay eden beni “iplik” diye çağırıp ağlatan Nuri yüzünden katılarak ağladığım oldu. Bir gün babam müdahil oldu, (genelde sorunlarını kendi başına çözen bir aileyiz.) ya da müdahil oldu diyemem, akıl verdi..”kızım Nuri’nin hoşuna giden şey seni ağlatmak. Sen ağlamayıp aldırmadan geçersen durur. Ona bu zevki yaşatmayı bırak” mealinde bir öğüt verdi.

İki kere duymazdan geldim, hakikaten olay bitti. Nuri de büyüyüp Doktor oldu :))

Kızım benzer bir vaka yaşadı ilkokulda.. Her gün “Atatürk heykelinin önüne gel döveceğim seni” diyen bi oğlan çıktı. Hayda.. Kızın ödü patladı.. Çocukla ayrı veliyle ayrı öğretmenle ayrı konuştuk.. Cık. Oğlan bize “tamam” diyor.. yine tehdit..

Kıza aikido dersi aldırdık. Elini kaldıranın elini kıracak kıvama geldi. Olay çözüldü.

Oğlum yeni bir okula başladı bu yıl. İlk günden itibaren soyadıyla dalga geçiyor iki çocuk. Oğlum da nazenin istanbul beyefendisi olduğundan gık diyemiyor. Genelde ağlayıp öğretmene şikayet ediyor. Babası “ağzının üzerine iki tane vurmasını” öğütlemeyi düşünmekte ama ona da ben engel oluyorum. Şiddet istemem. Niye? “deveden büyük fil var” diye.. Benim oğlum senin oğlunu, senin annen beni döver diye gider bu. Gerek yok. Ayrıca da ben Atakan’ın hanım hatun kibar annesini pekala döverim o ayrı.. :::D

Benim öğüdüm “aldırma, diyelim ki orada bir ördek vakvaklıyor, dinleme, geç” oldu. Bir süredir azaldı diyebilirim olay ama bitmedi. İki günde bir “böhü Atakan beni ağlattı” diye geliyor. (bu hafta başka bir çocuk da Atakana lakap takmış bu sefer de Atakan ağlamış.. kendi ilacının tadına bakmak…)
Anneyle,öğretmenle ya da okulla konuşmadım. Kendisi çözsün istiyorum. Kendi soyadı, ömür boyu taşıyacak.. Er geç her alanda dalga geçecek birileri çıkacak. Kendisi ilk önce dalga geçerse, ciddiye almayı bırakırsa rahat edeceği kanaatindeyim. Bunları yazarken, web seminerini adam gibi dinlemediğimi, kişisel görüşlerim olduğunu hatırlatayım.

Haftasonu oturup salim kafayla izler, tekrar yazarım.

1 Yorum

Filed under aile, çocuk, güvenli hayat, ilkogretim, OKUL, severim paylasirim

Ham ham evham, bagajı dolu arabam

Yazıya girmeden önce bilinmesi elzem bazı veriler:

 

80’ler çocuğu iseniz bilirsiniz bir MacGyver’imiz vardı..

On parmağında yüz marifet, çakı çakmak ayna tarak ne varsa birbirine ekleştirir icabında bomba icabında telsiz yapar kendisini ve yanındakileri ne hikmetse her hafta her hafta bulaştıkları türlü beladan bir damla kan akıtmadan kurtarırdı. Mucize gibi adamdı. Eli yüzü düzgün ve becerikli olmasının yanı sıra zeki de bi abiydi, pek hayrandık bir dönem..

Bir de elbette, Cevat Kelle. yerli kameraman. co-pilot. Herşey ve herhangi bir şey bulunduran yancı. Sinan Bengier’in çok iyi canlandırdığı bir Levent Kırca karakteri..

 

 

Bu ikisini bilmeden bundan sonrasına ne kadar hakim olabilirsiniz bilmem.

—–

Bir de anı. Kankam sordu “neden kedi almıyorsun?”

“e tatile filan çıkarsak kim bakacak hayvana, kıyamam”

“e neden tatile çıkmıyorsun?????”

—–

 

Biraz evhamlı mıyım, huysuz muyum, kuruntu mu ediyorum bilmiyorum. Bazı konularda aşırı takıntılı davranışlarım var. Her şeye hazırlıklı olmayı seviyorum. Geçen yıllar boyunca yaşadıklarımdan “ah ulan tam şu anda bi xxxxx olsaydı” dediğim şeyleri not alırım kafama. Sonra da onu bulundururum. Tecrübelerime göre bir kere ihtiyaç olunca kesinkes bir daha oluyor.

Arabanın bagaj çantasını geçenlerde yılsonu nedeniyle eve çıkardım,bir elden geçirip güncelledim. Bagajda taşıdığım çantamın içeriği aynen şöyle:

20141208_093036

Sırasıyla

1- Mühim eşyalar iç çantası

2- Battaniye

3- Büyük boy çöp poşeti

4- Bere (beresiz çıkılmış günler oldu.. dondum)

5- Bir adet hırka

6- Bir adet daha küçük hırka (üzerlerine bir şey almadan çıktıkları ve eve geç döndüğümüz günler için)

7- Buz kazıyıcı

8- Eldiven (iğrenç şeyler tutmak zorunda kaldığım oldu. iyi ki bulundurmuşum)

9- Terlik (acil durumlarda hayat kurtardı. yalınayak kalmaktan iyi..)

10- Diş Macunu

11- Orta boy t-shirt (çocuklar için)

12- Dağcı Karabinası (eve tek elde on poşet çıkartmak için)

13- Buyuk boy t-shirt(üzerimizi değişmemiz gerekirse)

14- Manyetolu El Feneri

15- Arabanın evrakları

16- Dev boy yağmurluk

17- Kedi maması (sokak kedilerini gördüğümüz yerde besleriz)

18- Reflektörlü yelek.. (acil durumda gör ve görül)

19- Tebeşir seti (bir tane bulundurmak şart zaten trafik kuralları gereği)

20- Buz kazıyıcı 2 (bunu unutup koymuşum :) )

 

20 kalem malzeme vardı bu çantada. Bayağı azalttım sadeleştirdim (%25 çıktı) sonra da tekrar bagaja teptim.

Mini çantanın içeriği kabaca şöyle:

20141208_0934532

20 kalem malzeme de bunun içinde var ki, bilmiyorum açıklama gerekir mi…

 

Evet işte benim ta içimdeki evham müdürü böyle diyor.

Gün gelir lazım olur atın bagajda bulunsun kardeş.

 

 

Kendime not.. İlkyardım çantası içeriği ile Tatil çantası içeriğini de paylaşayım

9 Yorum

Filed under araba, güvenli hayat, severim paylasirim, tertip

Fiko’nun Bahçesinden

Köy Hizmetleri yazım çok güzel tepkiler aldı. Bu arada Tipi de daha bir kurumsallaşıp Fiko’nun Bahçesinden olarak saptadı ismini.

Yeni adresi Fiko’nun Bahçesinden sık sık güncelleniyor. İlginç ürünlerle dolu alışveriş listesini her hafta mail adresinize gönderiyor.

Facebook Grubu da var, twitteri de, epostası da.

Bu benim çok hoşuma giden ve faydalandığım bir girişim. Biraz daha fotoğraf paylaşmak istiyorum.

fiko

 

İletişim:
0533 372 00 70
fikonunbahcesinden@gmail.com

1 Yorum

Filed under aile, alışveriş işleri, çocuk, güvenli hayat, iştahlı işler, saglik, severim paylasirim

Dolandırıcılık Maillerine Bir Yenisi Eklendi: Tırt Telekom

Tanımadığın yerden gelen maili açmamak yetmiyor, tanıdığın yerden geliyor(muş gibi yapıyor) artık korsan mailler.

Al buyur:

20141107_125431

Bu maili spam yapan 3 şeye dikkat edin.

1: o ne biçim telefon numarası.. (Fatura miktarına bakmaktan numaraya bakamıyor ki insan)

2: mail adresi efatura@turktelekom.com.tr yerine  gayet yakın uydurulmuş bir başka site adı. Tam bir dolandırıcılık

3: Türkçe karakter kullanmayan bir yazılım. Şüphe çekici.

Dipteki linklerden herhangi birine haldırs diye tıklayıp, oha miktarda gelen faturanızı görme aşkına düşerseniz hop güzelim bir virüsü/truva atını indiriveriyorsunuz.

Önlem: AVAST kullanın.

Yorum bırakın

Filed under bilgisayar, güvenli hayat, internet

Tırsss

Hanimlar beyler, dün tanıştığım biri telefon numaramı aldı, telefonuna kaydetti, sonra da soyadımı söyledi!!!
Casus uygulamalar varmış meğerse!
Diyelim sucuyu aradiniz, sucu numaranizi adresinizle beraber kaydetti telefonuna. Sonra da nette bir yere yedekledi. Ne olur ne olmaz, telefonu kaybederse bilgileri silinmesin istiyor adamcağız.
Ya da dandik hipermarket veya dundik butik size indirim karti karsiliginda bir form doldurtup bilgilerinize el koyuyor durduk yere kendi elinizle saçma bir müşteri kartı hatrına digiturk ve naylonhospital sms’lerine gömülüyorsunuz. O sistem de CRM adı altında bir güzel keklenme ya, neyse..
Bu uygulamalar netten bilgi devşirip kullanıcısına sunuyor işte.

image

image

Ondan sonra ıncık cıncık her bilgin iki tıkla ulaşılabilir bir halde ortaya dökülüyor.
Paranoya atağı gecirip her türlü numaramı sistemden kaldırdım. Sonra, merak galip geldi eş dost kim varsa tarama yapıp nasıl kaydedilmis olabileceklerini inceledim. Benim “psiko” diye arkadaşım varmış. ..
Yazılımın artısı, gelen aramaları analiz edip kimin aradığını söylemesi. Böylece pazarlamacıları saptayabiliyorum.
Yine de artık anonim ve güvende değiliz. :-/
Sevmediğim işler.

 

 

Numaranızı kaldırmak ve gizliliğinizi korumak için şu iki linkten birini kullanabilirsiniz:

Bu biri.

Bu da diğeri.

2 Yorum

Filed under güvenli hayat, internet, saçmasapanlıklar

Köy Hizmetleri ;)

Nereeden nereye, dünya ne kadar da küçük dedirtecek tesadüflerle arkadaş olduğum Tipi Özdemir bir oryantiring öğretmeni~antrenörü, başarılı bir iş kadını, dogasever, anne,… bir koltukta üzüm salkımı gibi karpuzlar..
Son olarak bir girişimi var. Kayinpederinin Uludağ’ın eteklerindeki köyünden bana ve arkadaşlarına temiz gıda taşıyor. 
Köyümüzden Size adli bu girişim, benim için çok kârlı diyebilirim.  Aldığım tereyağının rengi, kokusu, tadi nasil guzel anlatamam. Marketteki markalar bu güzellik yumaklarinin tırnağı olamaz.

Bu bez torbadaki cevizler mesela, mevsimi olmamasina ragmen (eylulde toplanir ceviz, etli dış kabugu soyulur, bildiğimiz kabuğu kırılır, ic cevizin ince kabugu da soyulir ve yaş ic cevizin nefasetine doyulur. Taze yenmeyecekse kabugu ile serilir kurutulur biraz. Sonra kirilir piyasadaki ic ceviz elde edilir)
Gayet lezzetli.
image

image

Koruyucusuz katkısız köy ürünlerini tercih edin. O köy aracısız para kazansın, malını değerine satıp hevese gelsin, daha bol daha temiz üretmenin derdine düşsün.
Evinize de sizi yüz yaşınıza ulaştıracak temiz gıda girsin.
Yakinda köye misafirlige gidecegim. ;) Cocuklar normal hayat nedir görsün. ..

8 Yorum

Filed under aile, alışveriş işleri, güvenli hayat, iştahlı işler, severim paylasirim

NoPoo Şampuansız Hayat On Puanlık Hayat

Şampuanda silikon var, paraben var, koruyucu var, tuz var, SLS var, b.k var püsür var, var oğlu var. Var da nereye kadar?

 

Derdinizin dermanı Karbonat. Daha öncesi de var bende buyrun.. Bunu da buyrun hatta.. Şimdi tam oldum.

 

20140226_221812

Uzun bir süredir şampuan almıyorum, Doa Kozmetik ürünlerine şampuan demeye dilim varmıyor onlar saf ve temiz ürünler, onları hariç tutarak konuşuyorum.. Bir süredir, ki en az 6 ay, hatta 1 yıl; kızımın ve benim saçlarımızın temizliğinde bir çorba kaşığı karbonatın bir bardak ılık suda çözülmüş halini kullanmaktayım. Söylememe gerek var mı bilmem, banyoya cam bardak sokmayın elbette..

Bir kaşık karbonat, üzerine su. O kadar. Usulca dökün, saç diplerine yedirin, durulayın. Bir hafta hiç yıkamasanız bile saçlarda yağlanma, kokma, matlık hiç bir sorun kalmıyor. Işıl ışıl olması için de Argan yağı, elbette DOA‘dan!

Deneyin, bir kaybınız olmaz, en kötü ihtimal, bir sonraki banyoda sabuna şampuana geri dönersiniz ne olacak?

Sonuca şaşıracaksınız..

 

 

11 Yorum

Filed under alışveriş işleri, araştırdım, bakımlı hatun, güvenli hayat, icatlar, kozmetik, saglik, severim paylasirim

Bosch Bulaşık Makinesi parça değişimi hakkında

Duyanlar duymayanlara anlatsın. Bosch’tan aradılar ve 1999-2005 arası üretilmiş tüm bulaşık makinelerinde bir arıza tespit edildiğini, yangın çıkarma riski olduğunu bildirdiler. İki seçenek sunuldu: istediğim bir bosch bulaşık makinesini %20 indirimli satın almak, ya da ücretsiz servis ile kendi makineme bir parça taktırmak. Ben servisi seçtim. 

Verilen servis fişinde “V225 fabrika özel garanti röle takıldı” yazıyor. 

 

a) Bosch’a, teker teker müşterilerine geri dönerek sorumlu davrandığı için teşekkür ediyorum.

b) Bosch bulaşık makinesi sahiplerinden olur ya, ulaşılamayan varsa, bilginiz olsun, makineler sorunlu ama çözüm mümkün…

 

Buyrun link

 

Bosch
Türkiye

Bulaşık makinesi bakım işlemi güvenlik uygulaması

Önemli Güvenlik Duyurusu

Aşağıda belirtilen Bosch marka BULAŞIK MAKİNESİ sahipleri. Lütfen bu güvenlik duyurusuna uyunuz. Bu güvenlik duyurusu sadece 1999 ile 2005 yılları arasında üretilmiş sınırlı sayıdaki bulaşık makineleri için geçerli olup, Bosch ve Siemens markalı diğer herhangi bir cihazı etkilememektedir.

Bulaşık makinesi bakım işlemi güvenlik uygulaması

1999- 2005 yılları arasında üretilen Bosch marka bulaşık makinelerinin sınırlı sayıdaki bazı modellerinde, elektrikli komponentlerin aşırı ısınmaya ve çok ender durumlarda muhtemel yangın riskine sebep olabileceğini teşhis etmiş bulunmaktayız.

Tüm ürünlerimizde en yüksek güvenlik, kalite, işçilik ve güvenilirlik standartlarını sürdürme konusundaki bağlılığımız, size bu konuda bilgilendirme kararımızın odağıdır. Bu nedenle ücretsiz olarak bu güvenlik uygulamasını başlatmış bulunmaktayız.

Size vermiş olabileceğimiz rahatsızlıktan ötürü son derece üzgün olduğumuzu belirtir, işbirliğiniz ve sabrınız için şimdiden teşekkür ederiz.

Sizin makinenizin güvenlik uygulaması kapsamına girip girmediğini kontrol etmek için, lütfen aşağıdaki adımları izleyiniz:

  • Bulaşık makinenizin Bosch veya Siemens markası olduğuna emin olunuz. Bulaşık makinenizin güvenlik uygulamasına dâhil olup olmadığını tespit edebilmeniz için model bilgilerini ( model no,parti no, seri no) aşağıdaki alanlara girmeniz gerekmektedir.

    Type plateBulaşık makinenizin kapağını hafif araladığınızda, üst metal bölümünde soğuk baskı şeklinde ya da kapağın sol tarafında etiket şeklinde model bilgilerine (model noparti noseri no) ulaşabilirsiniz

     

    Bulaşık makinenizin güvenlik uygulamasına dâhil olup olmadığını tespit edebilmeniz için model bilgilerini ( model no,parti no, seri no) aşağıdaki alanlara girmeniz gerekmektedir.

    • Kayıt işlemini tamamladıysanız, referans numarası ile birlikte, sadece şehir içi görüşme ücreti ödeyerek, aşağıda bilgileri yer alan çağrı merkezimize ulaşabilirsiniz.

     

    Model numarası (E-Nr.’den sonra):
    örnek. SGS53A58EU/01(örnekte gösterildiği şekilde numaranın tamamını giriniz)
    Parti numarası (FD’den sonra):
    örnek. 8303
    Seri numarası:
    örnek. 00371

VEYA

  • Sadece şehir içi görüşme ücreti ödeyerek 0850 250 05 10 numaralı çağrı merkezimize haftanın 7 günü 08:00 – 24:00 saatleri aralığında ulaşabilirsiniz

Bu güvenlik duyurusu sadece 1999 ile 2005 yılları arasında üretilmiş sınırlı sayıdaki bulaşık makineleri için geçerli olup, Bosch markalı diğer herhangi bir cihazı etkilememektedir.

2 Yorum

Filed under alışveriş işleri, güvenli hayat, severim paylasirim