Category Archives: alışveriş işleri

Yıldönümleri -ii-

Evet gelelim evlilik yıldönümünde ne alsam yeridir konusunda. Geçen yazıda hangi yıldönümünde ne alınır kısmını halletmiştik, bu sefer de “bir şey alayım ama özel bir şey olsun, başka hiç kimsede olmasın” diyenlere ipucu veriyorum: Hediye Sepeti .

Bu sepet hem birbirinden değişik ürünlerle dolu, hem de bu ürünlerin her birini kendinize göre özelleştirebiliyorsunuz. Kimselerde olmayan hediyenizle eşinizi şımartmak mümkün yani. Bir ahbabın 5. evlilik yıldönümü için mesela, ahşap bir şeyler alayım diye çok bakındım bir şey bulamamıştım. Keşke daha önce bilseydim. Şu güzelliğe bakar mısınız?

sepet aile

Sadece yıldönümü ile kısıtlamayayım, site her tür hediye için fikirlerle dolu. Doğum günü de olur, babalar günü de olur, kankaya ev almışsın, araba almışsın hayırlı olsun hediyesi de olur, siz neye baktığınızı işaretleyin, hediye sepeti açılıyor, seçenekler yağıyor.

Sitede gezerken bu ahşap ürünlerin böyle kartpostal ebadında, el kadar bişey olduğunu düşünmüştüm…

Bana siteden gelen ürün öyle göz kamaştırıcı, öyle dikkat çekici ki, nereye koyacağımı şaştım. Bakınız:

wpid-20140912_121036.jpg

Kalemi de ölçek olsun diye koydum, eni konu oturaklı bir hediye kesinlikle. Hem anısı olur, hem gelene gidene havası.

Üzerinde durduğu şövale paketle beraber hediye olarak geliyor. Aklınızda bulunsun…

5 Yorum

Filed under aile, alışveriş işleri, severim paylasirim

Hayat Su bir icat daha yapmış: Katkat şişe

Ben bu icatları pek seviyorum. Daha önceki icatlarından birini daha yazmıştım, şimdikini de şimdi yazacağım. Aklıma özellikle üst üste istiflenebilmesi yattı. Hemen 4 tane aldım.

hayatsu

Dolaba şahane bir şekilde sığıyor, 3 litre soğuk su anında emrinde. Bu güzel.

İki taneden fazla üst üste istifleyemiyorsun, devriliyor, ona da razıyız diyelim.

Ufak tefek değilimdir, ancak basket topunu kavrayabilecek kadar büyük değil ellerim. Bu şişeyi de tutacaklarından zor kavrıyorum. Kim nasıl tutar kaldırır bunu bilmiyorum. Bu inovatif ancak biçimsiz fikre 60 puan verir kaçarım.

Bir daha da almam.

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, icatlar, iştahlı işler, severim paylasirim

Ben bugünlerde bunları gördüm

image Oje çıkarıcı.  Icindeki sungeri burun karistirir gibi… tövbe tövbe image Organik pil. Taze. Tartiyla… image image Di buuk! image AOÇ DONDURMASI

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, icatlar, kültür, kitaplar, severim paylasirim

Köy Hizmetleri ;)

Nereeden nereye, dünya ne kadar da küçük dedirtecek tesadüflerle arkadaş olduğum Tipi Özdemir bir oryantiring öğretmeni~antrenörü, başarılı bir iş kadını, dogasever, anne,… bir koltukta üzüm salkımı gibi karpuzlar..
Son olarak bir girişimi var. Kayinpederinin Uludağ’ın eteklerindeki köyünden bana ve arkadaşlarına temiz gıda taşıyor. 
Köyümüzden Size adli bu girişim, benim için çok kârlı diyebilirim.  Aldığım tereyağının rengi, kokusu, tadi nasil guzel anlatamam. Marketteki markalar bu güzellik yumaklarinin tırnağı olamaz.

Bu bez torbadaki cevizler mesela, mevsimi olmamasina ragmen (eylulde toplanir ceviz, etli dış kabugu soyulur, bildiğimiz kabuğu kırılır, ic cevizin ince kabugu da soyulir ve yaş ic cevizin nefasetine doyulur. Taze yenmeyecekse kabugu ile serilir kurutulur biraz. Sonra kirilir piyasadaki ic ceviz elde edilir)
Gayet lezzetli.
image

image

Koruyucusuz katkısız köy ürünlerini tercih edin. O köy aracısız para kazansın, malını değerine satıp hevese gelsin, daha bol daha temiz üretmenin derdine düşsün.
Evinize de sizi yüz yaşınıza ulaştıracak temiz gıda girsin.
Yakinda köye misafirlige gidecegim. ;) Cocuklar normal hayat nedir görsün. ..

8 Yorum

Filed under aile, alışveriş işleri, güvenli hayat, iştahlı işler, severim paylasirim

Bu kız bize çekmemiş baba ;)

Kızım daha minicikken, mini m&m’leri ısırarak ikiye bölüp yiyordu. Rahmetli babam bunu görünce güldü “bu bizden değil” dedi. Biz genelde avuçla yeriz oncacık şeyleri. (*)

Babam da ben de efsanevi tertip düzen insanlarıyızdır, çoraplarım alfabetik sıradadır çekmecede diyeyim de siz anlayın.

Kitaplarımız, kitaplıklarımız hele.. Cıncık gibidir.

Kızın kitaplığını dört beş ayda bir düzenliyorum, sonra anında karmaşa hüküm sürmeye başlıyor. Yaz başı diye yazlıkları çıkardım, kitapları düzenledim, ayıkladım, yaş seviyesine göre çıkarılacakları verilecekleri seçtim. Yarından itibaren de peyderpey oyuncaklara girişeceğim. Oynanmayacaklar dağıtılacak, verilecek, satılacak..Ne çok saçmasapanlıklar birikiyor evde, ne çok şişmanlıyor evimiz…

 

kitaplar

Bakalım bu seferki düzenleme ne kadar dayanacak?

 

İlk seferde çıkan oyuncakları da Freecycle’la verdim. Oh!

Birikinti oyuncaklar

Birikinti oyuncaklar

oyuncaks

 

 

(*) Rahmetli babamın da dedemin de pek sevdikleri fıkradır, babalar günü vesilesi, harika birer baba olan ikisini de tekrar rahmetle anıyorum.

Bektaşi bir bağda, ceviz ağacının altında, yanını vermiş yatıyor, bir yandan da üzüm yiyormuş. Ama ne yemek. Salkımı ağzına sokuyor, hoooop çekip bir tek sapını çıkarıyormuş..

Bağ bekçisi “erenler” demiş, “tane tane yesene”

“o dediğin elma-armut” demiş bektaşi.

“aman efendim olur mu, onlar dilim dilim yenir”

“o dediğin kavun-karpuz”

 

:))

 

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, çocuk, ev işi, freecycle, kitaplar, severim paylasirim, tertip

İlaçta neden reklam yok? İşte bu yüzden…

Genelde buna verilen cevap, reklama harcanan paranın ilaç fiyatına yansıyarak fiyatını yükselteceği olsa da, derinlerde bir sebep daha var. Reklamcıların ve kapitalizmin sınır tanımaz  paragözlüğü..

 

 

meflor

 

 

Şu önünüzde gördüğünüz, ishal için kullanılan bir ürüne hazırlanmış görsel. Bununla pazarlama yapan depo var.

İshal ilacının akıl ve duygusal sağlığınızı koruma etkisini bilmiyordunuz di mi sizi gidi cahiller?

Yaa, işte.

Huysuz Virjin gördüğü şişkolara (haşa huzurdan) der ki : “ağzını tutamayan hiç bir yerini tutamaz!” Meğer barsaklarını bozan da aklını oynatıp duygusal sorunlara boğuluyormuş..

Bu sadece bir örnek. Adamların birşeyleri satmak için yapmayacakları reklam, atmayacakları slogan yok. Reklam serbest olsa seyreyleyin gümbürtüyü.. Bizim üç kuruşluk beyni ile okuryazarlığı şüpheli insanlarımıza marketleri yağmalatır bunlar. Lafa bak ya.. Hem cırcırını durduracak hem de duygusal sağlığını koruduğu gibi, k.çından akıp gitmekte olan aklını da başına getirecek zahir..

 

 

6 Yorum

Filed under alışveriş işleri, saçmasapanlıklar

Kobo, çok tatlısın

E-kitap aldığım, almasam bile seçerken yorumlarına bakındığım sitelerden biri Kobo .
İyi, memnunum. Düzgün, tertipli epostalar yollar her hafta, tanıtım yapar, indirim yapar..

kobo

Geçen hafta tutup İtalyanca yollamışlar bülteni. Ben de hiç üzerinde durmadım.. Bugün özür maili geldi… ??!!

“Dear Kobo Reader,
You may have noticed that you received an email from Kobo in Italian this week. We know that this is not the regular language that you receive from us in regards to your email communications.
We’re sorry – we messed up. We want to apologize for any confusion this may have caused.
Please accept a 20% off coupon on our behalf as a token of appreciation for your understanding.”

Vallahi ne diyeyim bilmiyorum. Kusurumuzu affetmeniz için %20 indirimimizi kabul edin, diyor…

:D

Bravo, Kobo!

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, internet, kültür, kitaplar

Groupon Laz misun?

Groupon sitesine üyeyim, her gün türlü türlü fırsat maili gelir, çok da memnunum. Bazen güzel kuponlar alıp kullandım, bence harika bir fikir.

Yakın zamanda yeni bir işe başladılar.. Mesajlarda bir km bilgisi geliyor. Pek dikkat etmiyordum (geçinmeye gönlüm yok ki,(*))

groupon

Örnek aha bu.. restoran adının altında 21 Kilometre uzakta yazılı. (Ki imkanı yok ben buraya 21 KM değilim)

Geçen gün dikkat ettim, bana 2 kilometre uzaktaki bir otel için de 24 KM yazıyordu. Çok otelde kalasım olduğundan değil, rakamdan şüphelendiğimden peşine düştüm. Mail attım epeyce yazıştık, Gruponcuların sayı bilmedikleri, yahut dayak yemedikleri(**) ortaya çıktı. o mesafe meğerse oteli satan tur firmasının uzaklığı imiş. Tam olarak nereden o tur firmasına uzaklık onu da bilmiyorum. Benim semtimden mi? Otelden mi? Gruponun merkezi neresi ise oradan mı? Kastamonudan mı???

bana ne ayol tur firmasının kimbilir nereye uzaklığından? Otelin (ya da bilumum etkinliğin) benim bulunduğum merkeze uzaklığı lazım bana. Sair bilgi bana gerekmiyor ki? Bana yakınsa işime gelir, alırım bileti. Böyle saçmasapan uzaklıklar görünce kimbilir neleri kaçırdım :(

Akıııl akıl, gel grupona takıl.

 

 

(*): Nasreddin Hoca’yı evermişler. Kadın o kadar çirkin o kadar çirkinmiş ki, Nasreddin Hoca yüzüne bile bakmamış. Bir gün sormuşlar “hocam senin hanımın adı ne?” diye, “bilmiyorum” demiş. “aa insan hanımının adını bilmez mi?” demişler.. “geçinmeye gönlüm yok ki, adını sorayım” demiş.

(**) Padişahın birine has bahçeden erik çalan bir adamı getirmişler. Padişahın da canı sıkkınmış, “vurun yüz değnek” demiş. Adam isyan etmiş: “iki tane erik için yüz değnek mi vurulur padişahım,  ya sayı bilmiyorsun ya dayak yemedin” demiş… Padişah gülmüş, adamı affetmiş.

Kıssaların hisseleri size ödev. Uğraşamayacağım geç oldu, daha sipariş bir bölüm yazmam lazım…

 

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, internet, saçmasapanlıklar, şikayetlerim

NoPoo Şampuansız Hayat On Puanlık Hayat

Şampuanda silikon var, paraben var, koruyucu var, tuz var, SLS var, b.k var püsür var, var oğlu var. Var da nereye kadar?

 

Derdinizin dermanı Karbonat. Daha öncesi de var bende buyrun.. Bunu da buyrun hatta.. Şimdi tam oldum.

 

20140226_221812

Uzun bir süredir şampuan almıyorum, Doa Kozmetik ürünlerine şampuan demeye dilim varmıyor onlar saf ve temiz ürünler, onları hariç tutarak konuşuyorum.. Bir süredir, ki en az 6 ay, hatta 1 yıl; kızımın ve benim saçlarımızın temizliğinde bir çorba kaşığı karbonatın bir bardak ılık suda çözülmüş halini kullanmaktayım. Söylememe gerek var mı bilmem, banyoya cam bardak sokmayın elbette..

Bir kaşık karbonat, üzerine su. O kadar. Usulca dökün, saç diplerine yedirin, durulayın. Bir hafta hiç yıkamasanız bile saçlarda yağlanma, kokma, matlık hiç bir sorun kalmıyor. Işıl ışıl olması için de Argan yağı, elbette DOA‘dan!

Deneyin, bir kaybınız olmaz, en kötü ihtimal, bir sonraki banyoda sabuna şampuana geri dönersiniz ne olacak?

Sonuca şaşıracaksınız..

 

 

11 Yorum

Filed under alışveriş işleri, araştırdım, bakımlı hatun, güvenli hayat, icatlar, kozmetik, saglik, severim paylasirim

Tavsiye Evi’nde Süpürge Sohbeti

Ben bir Tavsiye Meleği’yim, yazmış mıydım? yazmıştım evet. Üye oldum olalı, davetlerin arkası kesilmedi. Tavsiye evi sürekli olarak mail atar, bilgi verir, davet eder.. Fırsat da olmadı, kısmet de olmadı.

Geçen haftaya kadar…

Geçen hafta bir toplantılarına katıldım. Tavsiye evine ilk gidişim ancak eli boş gittim bu seferlik. Terlik giymeden girilen bir ev, kapıda mutlu insanlar karşılıyor.. Her köşesi orijinal ürünlerle dolu, süslü püslü bir ev. Vitra’nın Akıllı Klozet Kapağı ve Dokunmatik ışıklı makyaj aynasına hayran kaldık.

Önce mükellef bir kahvaltı sofrasına buyur ettiler. Sevgililer günü yakın ya, tema da kalplerle süslü.. :))

20140213_103453On tane misafirin 7 tanesi blogger. Pek güzel. Tanıştırayım:

Nursen ve çok şey içeren büyüüük çantası, Ödüllü yemek bloggeri Birgül, Nail art seven, ortak zevklerimiz olan ojeci blogger Aylin bana masada en yakın olanlardı. Ekleyeceğim iki kişi daha: Kitapsepeti ve Şeker oğlu ile gelen (o kadar saat o kadar kalabalıkta gık demedi maşallah) ödüllü bir başka yemek blogcusu Ebru’nun Hayat Devam Ederken ‘i.

-*-*-*-*-*-*

Gelelim muhabbete.. Bir elektrikli süpürge sizin için nedir? Benim için öylesine bir cihaz, ancak buna acaip bağlı olan, model model bilen insanlar var. Arnica marka’nın kimse tarafından tutulmadığını, Dyson’un da, feci arzulanan ama paraya kıyıp alınamayan bir fenomen olduğunu tekrarladı herkes.

Gürültü herkesin “e içinde motor var, başka türlü çalıştığını nasıl bileceğiz canım” diyerek katlanılabilir bulduğu bir özellik, ancak hiç kimse emdiği tozu filtrelemeden odaya geri veren bir makineye razı değil. Kordonu uzun, hortumun ucuna takılan edevatı bol olması tercih sebebi. Torbalı seven de var, torbasız tercih eden de..

O gün, tanıtımda, ROWENTA vardı. (Keşke Rowenta’cıların da adlarını hatırlayabilsem :(( )

20140213_12012720140213_121929 20140213_121936Bu resimlerde gördüğünüz makine, ideal bir süpürge. 5 siklonik hava çekicisi var, havayı tozundan ayırıp sonra da filtre üstüne filtreleyip (HEPA da var…) odaya temiz bir şekilde veriyor. Allerjik çocuğu olanlara ideal.

Hafif ama hortum deli yer kaplıyor, buna da İKEA hortum askısı lazım.. Ben çok iyi bir icat olduğunu düşünüyorum. Hortumu duvara asınca makine nereye olsa sığıyor zaten. Bi ara onun fotoğrafını da koyayım.hort ask

Özel başlıkları var, halı temizliğine deli gibi zaman harcayıp onbeş yılda yedi kere başlığı iyileştirmişler. En iyi hali de bu modelde. Hayvan tüylerini gayet güzel toparlıyor. Ve beni çok saran bir becerisi hortumun boru eklenen tarafına mini bi başlık eklemişler. Al eline gir kütüphaneye, vitrine.. Tam aradığım şey.

Veee acaip sessiz. yani bir ses çıkarıyor tamam ama, bilgisayar fanı gibi, katlanılabilir bir ses. Her yerine ciddi yalıtım yapmışlar. Motor gücü yani Watt’la ölçülen şeyin çok önemi olmadığını anlattılar. Neticede bir parça toz, motosiklet motoru gerekmiyor çekmek için.. 900 watt yeterli. Fazlası bi tek fazladan elektrik yakmaya yarıyor. Bir süpürgenin başarısı, performansı denen şey. 100 gram tozun ne kadarını çekebildiği.. İşte o alanda Rowenta iddialı. Toz bırakmayan bir performans sunuyorlar.

Açık söyleyeyim, BOSCH kullanıcısıyım. (bayi de servis de tanıdık, tüm beyaz eşyalar boş marka. Hiç sorun da yaşatmadı bana, sevdiğim markadır) Ama yeni bir tane alacak olursam, muhakkak Rowenta olur. Eksiksiz süpürge yapmışlar.

Tavsiye Meleği olun, Tavsiye Evi’nde buluşalım…

Gizem hanım’a da tekrar tekrar teşekkürler.

 

5 Yorum

Filed under alışveriş işleri, icatlar, severim paylasirim