Tag Archives: sabun

Okudunuz mu?

Sihirli mavi benden bahsediyor : Buradan

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, sabun

Icerik neden Turkce yazilmaz?

Sen anlama diye..
?!?

Gelen sorular uzerine (market sabunu nedir, aktar sabunu gercekren sabun mudur, saflik belirlemenin yollari) cesitli sabunlar satin aldim. Deney yapip tarif edecegim.

Derken dikkatimi cekti. Sabunun uzerinde bayagi yazilar yazilar. Ama hepsi Turkce degil. Hatta asıl önemli bolum,içerik komple latince. Hadi bize okulda ogrettiler de sade vatandaş ne bilsin suyun latincesini. Bunun altinda bir samimiyetsizlik hissediyorum.

image

Simdi.. bu fotografta uc farkli markanin en cok satan urunleri var ve hicbiri icerigini aciklamiyor.
Mesela ikisinde sodyum tallovat (sodium tallowate) en once yazilan, kurallara gore en agirlikli bulunan madde. Yani. İçyağı. Don yağı. Hayvansal icerik ve kaynagi belirtilmemis. :(
Niye açıkça yazmiyorsunuz?
Belki bilmek isteyen vardir. Vegani var vejeteryeni var. Inancina uymayani var. Bilmem ne..
Cok etik bulmadim.
Siz de lutfen inceleyin. Her marka bunu yapiyor mu bilmiyorum ama okuyun uzerini.
Bildiginiz gibi sabun yapiyorum. Yogurt mayalamaktan, dolma doldurmaktan daha zor degil emin olun.
Ogrenmek isteyene elimden gelen destegi veririm.
“Evimde tertemiz zeytinyagli sabunumu kendim yaparim, mis gibi kullanirim” diyen varsa takipte kalsin.
“Sen yap bana sat” diyenler instagrama. @ipeksabun

3 Yorum

Filed under alışveriş işleri, araştırdım, sabun, saglik, soruyorum

Sabun-Aldım/sa-bunaldım..

Ben doğduğumda ultrason yoktu. Kadınlar hamilelik boyunca heyecan çeker, bütün bebek ürünleri sarı, yeşil, mor, beyaz örülür, gerekirse son dakikada üzerine pembe/mavi süsler eklenerek kız-erkek bebeğe çeyiz yapılırdı.

Göbek yuvarlaksa kız, sivriyse erkek bebek vardı, hamile ekşiye aşeriyorsa kızı tatlıya aşeriyorsa oğlu olacaktı. Erkek bebek bekleyenin iyice güzelleştiği ama kız bebeğin annenin güzelliğini alıp çirkinleştirdiği anlatılır, çaktırmadan altında makas ve bıçak olan mindere oturtulan gebenin altındaki makassa kız bebeği olacağına inanılır; 9 ay boyunca milletin gebelik hikayelerini dinlemekten bayım bayım bayılırdı insanlar.

O yüzden de bütün o süre boyunca hem kız hem erkek ismi düşünürdü aile. Takvim arkaları okunur, gazeteler taranır, rüyalara yatılır, kurandan sayfa açılır olmadık işler yapılırdı.

Erkek doğsaydım benim adım Mert’ti mesela.

Ya arkadaş ben Dede Korkut’un torunu değilim ki.. İsim veremiyorum. Kendi çocuğuma isim koyamadım ben. İlkini son haftasında kadın doğumcum önerdi, ikincisini de babası buldu. Kedileri de eşim adlandırdı. Oh kekâ.

Şimdiii, elimde isimlendirilmesi gereken bir iş var. Far tutulmuş tavşan gibi kaldım. Sabun imal ediyorum, ama adı yok. Kart bastırcam, ambalaja yazcam, sabun üzerine damga bascam. Bir ad lazım.. Bir ad! Bir ada krallığımın yarısı.

Gece gündüz düşünmekten bir hal oldum. İki üç tane vasat isim buldum onlar da zaten kullanımda olan isimler. Biri benden önce düşünmüş o kadar da orijinal değil. Normal. (bu sabah çatlamak üzereyken içlerinden birine mail atıp adını satın almayı mı teklif etsem diye düşündüm) İpekagtöyle de o kadar zor ki.. tamam benim atölyem de.. olmadı. bariz yani. bu isimle satış mı olur? CNC mi neyim tam olarak?

Yani özetle. Piyasayı duman edeceğim etmesine de, tikine turamayrum!

Hayrınıza bana bir isim bulun arkadaşlar!! Kreatif yönü kuvvetli bir babayiğit çıkar da isim korsa, bi kutu sabun hediyemdir.

Hofff..

 

Türkçe olacak, catchy olacak, mümkünse sabunla köpükle ilgisi olacak. Şeeyle logoya bastın mıydı göz alacak bir isim . yar bana bir isim medeeet!

13 Yorum

Filed under alışveriş işleri, internet, sabun, soruyorum

Sabunu çok seviyorum -@ipekagtolye nasıl çıktı?

Lush benim hayatıma güzel kokan sabunları, Zeynep ise saf sabunu soktu. Partick Rothfuss’un üçlemeyi bitirmesini beklerken okutuğu Sessiz Şeylerin Müziği (The Slow Regard of Silent Things) beni baştan çıkaran vuruşu yaptı sanırım.

Sabun imal etmeye başladım. Erit Dök denilen Gliserin bazından yapılan kolay süs sabunları ile başladım. ED sabunlar gerçekten basit. Eritiyorsun ve kalıba döküyorsun. 15 dakikada donuyor. Sen sağ ben selamet.

Sonra bunun renklendirilmesini, kokulandırılmasını, neden bazen yağlı yağlı durduğunu, üzerinin nemlendiğini ve bundan nasıl kaçınabileceğimi öğrendim. Renk renk şekil şekil yap dur. Eğlencenin doruğu!

Aile efradına, konu komşuya, nazımın geçtiği arkadaşlara dağıttım.. Bu arada sürekli malzeme satın aldım. ED bazlar bir yana, bir sürü kalıplar, modeller, renkler, kokular. Ambalaj materyalleri.

Saklama kaplarım, çırpıcılarım, kaşıklarım yavaaş yavaş bulaştı bu işe. Hepsini sabuna ayırdım. Meyhaneye gerek olan mescide haram diyerek mutfaktan kaçırdım :) En son mikrodalgaya el koydum. Google’da silikon kalıp olarak ne aramalar yaptım.. Taa Amerika’dan kalıp getirttiğim oldu. Hayatımın ilk Aliexpress alışverişini de bu vesile ile yaptım.

Yavaş yavaş boş odaya kendime atölye kurdum. Geç saatlere kadar sabun döküp, sabun söktüm. Ortasında kalp olan modelin fikri gece üçte geldi. Uykumdan kalkıp yaptım..

Ve işe yarar birşeyler yapmaya yeni başladım diyebilirim.

Sonra zeytinyağlı saf sabun imal etmeye başladım. Kimyasallardan uzak bir hayat yaşamaya çalışıyorum, NoPoo ile başladık, ev temizliği ürünlerimi üretmekle devam ettik ve buralara kadar geldik. Market sabunlarında sabun dışında herşey olduğunu gördükçe

100’er gram. Basit. En basit teknikle. Kostik kullanarak. Tartım için hassas tartı var zaten bir de eve aldım. Formüle uyarsan onun tutmaması imkansız zaten. Çok güzel saf sabunlar yapıyorum. Evde kendim kullanıyorum, arkadaşlara veriyorum. Çok güzel çok zevkli. Market sabununa dur demenin zevkini yaşıyorum. Gerçek sabun kullanıyorum!

Sabunlaşma aşaması 6 hafta sürdüğünden, ortalama her hafta bir lot kastil sabunu yani saf sabun yapıyorum. Rafine zeytinyağı, bazen palm/badem/hindistancevizi yağı kullanarak varyasyonlara gidiyorum. Çok keyif alıyorum. Dünyanın en güzel sabununu yapıyorum. Evde kullanıyorum, hediye ediyorum, zaman zaman paketleyip yolluyorum bile.

İnternetten bir şeyler öğrenebilmek çok güzel. Bir el sanatı/ev sanatı öğrenmek dünyanın her yerinden en uzman en yetenekli insanlara ulaşmak mümkün. Saatlerce video izledim. Kurs eve geliyor ve bu harika bir şey.

İnsanın kendi kendini yetiştirebilmesi çok güzel olduğu gibi, egosunu aşıp “kimselere göstermeyeyim bi tek ben bileyim” demeden, bilgisini paylaşması da harika bir şey. adamlar saatlerce video çekip, düzenleyip internete yüklüyorlar. Populer olmak için değil. Bilgiyi paylaşmak için.

Kimse bilmesin, püf noktasını vermeyeyim ki bir tek ben yapayım demiyor. Öğrenci de bilgisizce kendisini tehlikeye atmıyor. Yarım iş yok. Adam gibi yapmak istiyorsan eğitimini alabiliyorsun. Bunu çok kıskanıyorum çünkü üç kuruşluk poğaçasının tarifini vermeyen, (yapamasınlar diye, ne yaptıysak onunki kadar güzel olmuyor dedirtmek için) eksik malzeme ile tarif veren manyak kadınlar biliyorum.

Beri yandan, sormaya ar eden daha da aptal insanlar var. Bizim geleneksel “kervan yolda düzelir” atasözüne uyarak “YaAllah” deyip dalan, “ben ettim oldu” diyenler var. Açıp iki satır okumayan, biraz sorup sorgulamayan kendini geliştiremeyenlere iyice tilt oluyorum. Ne kadar yazık!

İnstagramda satış yapan insanlar sorular yöneltiyor ve cevap verdiğimde şaşırıyorlar. Normalde birbirlerini rakip görüyor, hemen engeli basıyorlarmış. Bunu anlamak mümkün değil.

Kısa sürede uzman oldum diyemem ama ben de bildiklerimi paylaşmaya başlıyorum. Belki birine bir hayrım dokunur. ;)

Pek yakında İpekagtolye Sabun Atolyesi yazıları ve videoları ile karşınızdayım.

İnstagramda bugünden sonra yeni sayfama beklerim.

 

5 Yorum

Filed under aile, araştırdım, çevre, çocuk, ev işi, instagram, internet, sabun, saglik, severim paylasirim

Doa kozmetik siparişim geldi, “du bakali n’olcak?”(*)

image

Ben DOA’yı yeni duydum biliyor musunuz?? Ayıp bana..

Siz bir zahmet şuradan duyun: DOA KOZMETİK

Ben bir Lushie‘yim, malum… Ayrıca hayatımı basitleştirmeye çalışıyor, geri dönüşüme inanıyor, doğal içerikli, organik, vegan, hayvanlar üzerinde test edilmeyen kozmetik ürünlerini tercih ediyorum. Çok da seviyorum…

Ve Doa, ama doğa değil…. Nasıl buldum? Nerden nereye, hakkaten “Arif’in Mençıstıra attığı golü” ararken esprisi gibi, gecenin bir yarısı sörfte ulaştım..

İnanamadım, o kadar normal, o kadar güzel ki, bünyem bu saflığa alışık değil, bir tür dolandırıcılık zannettim….

Telefonla Özcan Beyle yarim saat kadar konustuk. İkna oldum. Fair Trade, Ok…Alacağım. Seç seç al, üç lira beş lira ?!?!

Helal-i hoş olsun verdiğim paralar, beni çok mutlu etti Lush. Ama sanırım, yolları ayırdık.. Bazı gerçekten vazgeçemeyeceğim ürünleri hariç, zor…

DOA’dan aldıklarım, zamanında ulaştı. Bu bir artı puan…

Bütün ürün gruplarından aldım, (hayır buldumcuk olmadım, bir kısmını merak ediyordum, (bkz argan yağının önemi), bir kısmına da ihtiyacım vardı, (şampuanım bitti bitecek…) denedikçe yazacağım..

  • 400 ml Şampuan ve 400 ml Saç Kremi: Denendi. Şampuan güzel kokuyor, çok güzel temizliyor ve 3-4 kullanımdan sonra saç derisi kendine geliyor. Anlatmakla olmaz. Alın görün. Krem de iyi… 10 puan. 
  • Ayak Bakım Seti  :tahta kutu içerisinde:
    20 ml ayak bakım yağı (shea butter+tea tree oil+menthol)
    zencefil sabunu
    Fesleğen kremi + kabak lifi+ ayak bakımı ve masaj broşürü
    (bakım yağı ve broşür çıkmadı benim kutudan, ama olsun artık, eminim yoğunluktandır)
  • Anneler günü cilt bakım seti:

1 Adet DOA krem
(Melisa veya Fesleğen)
1 Adet Body lotion
1 Adet 100 ml SHEA BUTTER
1 ADET 20 ml Pirinç Kepeği Yağı
4 ADET Sabun

Melissa Kremi denedim, şahane. Sürün sürüştürün… Yumuşacık.. Evdeki bütüüün diğer kremleri hooop freecycle.. Bundan başka krem tanımam. Yaşasın Shea yağı!!!!!

Fesleğen kremi, denettirdiğim şahsa kaptırdım. :(  hemen yenisi sipariş edilecek, onun kokusu da daha mı iyiydi ne??? 

SABUNLAR: Güzel kokuyor, gayet kuru, elleri yıpratmıyor ve temizlikte başarılı.

Argan yağı: Nemlendirici olarak bir damla kullanıyorum, elime bulaşanları da saç uçlarıma yediriyorum. Bende “bir güzellik” bulanlar arttı ama bu mu kaynağı bilmem.Pek anlamadım ben.

Duş jeli : güzel kokuyor, güzel temizliyor. Zaten şu ya da bu SLS içeren duş jelini kullanıyoruz, Neden DOA’nınki olmasın? 

Hediye olarak şahane bir “her şey satılık değil” broşürü eşliğinde bir adet saç bakım maskesi geldi.. Kullananlar çok beğenmiş, en kısa sürede denenecek.. -şu dört haftalık bakım seanslarım bitsin, sonra bunu deneyeceğim, araya girmesin şimdi)
(Not: Bugün denedim. kısa saçlıyım, kutunun 1/3’ü yetti. Bir duş bonesi takıp beklettim. Sonuç? Saçlarım çok güzel kokuyor ve yumuşacık. Yarın şekillendirince tekrar göreceğiz durumu)
Bir tane çok cici, sanırım bambu tarak çıktı kolimden… :))
Bir kaç adet broşüre zımbalanmış Erguvan Tohumu geldi. En güzeli de bunlar. Beleş ürünler,hediyeler herkesi cezbeder ama gelecek için güzel bir ağaç tohumunun ikramı, beni benden aldı….Umarım ekebilir ve yaşatabilirim…
Şimdi, alt alta yazıp toplasak, dur bi daha sayayım, evet 14 tane ürün aldım, anneler günü kampanyası filan da var, kargo da ücretsiz, tanesi 3-4 liraya geldi, az çok kozmetik sektöründe sayılırım, çalan vermez ayol bu rakama!
(*) Aziz Nesin’den çok muhteşem bir öykü. Tam yeri ve zamanında cuk oturur bu deyim :)
——————————–
2. siparişim:
doa 2

33 Yorum

Filed under alışveriş işleri, araştırdım, çevre, bakımlı hatun, icatlar, kozmetik, saglik, severim paylasirim