Tag Archives: yarışma

İlk yarışmam

Koç burcu olunca hayatın tamamı bir yarışma şeklinde geçiyor. Bu bir gerçek. İnsanın içinde mücadele hırsı var hep. Onu da geçeyim bunu da alayım, öbürünü de okuyayım, herkesten önce bitireyim ve başka bir şeye başlayayım. İlla en önde olcam. Eskiler “Natura” derler. Yapım bu. Nerde bir yarışma varsa katılırım.

Tarihimdeki ilk yarışma fırsatı elime henüz yeni ilkokula başladığımda geçti. Eskiden gazete alınırdı. Babam muayenehaneye giderken Ali Bakkaldan bir ya da iki gazete alırdı. Biri kesinlikle Hürriyet biri de ya Tercüman ya da Milliyet.. Bütün gün cenaze ilanlarına kadar okur, bulmacasını çözer akşama da hiç açılmamışçasına güzel katlanmış gazeteyi eve getirirdi.

Ne kuponlar kestim ne çekilişlere katıldım bacak kadarken. O da ayrı bir yazı konusu olsun. Haberler ya da spor sayfaları çok ilgimi çekmezdi ama mühim mühim muharrirlerin başyazılarını, makalelerini okurdum; daha da önemlisi tv köşelerini ilgiyle izledim akşama tv’de ne var diye. Evet gazetede yazardı günlük TV programı. Film mi var, hangi film, kim oynamış kısa bir bilgi içerirdi. Belgeseldir konserdir, bale tiyatro o kadar doluydu ki TRT.

Ne diyordum? Yarışma..

İstanbul Bankası Anahtarlığı

Muhtemelen 7 yaşındayken gazetede bir ilan. İstanbul Bankası çocuklara özel “Lale kumbara” yarışması yapıyor. Lale şekli içeren bir kumbara tasarlayıp banka şubesine götüreceksin yarışmayı kazanırsan ne var ne verecekler hatırlamıyorum. (“Mühim olan katılmak” lafı hiç bu kadar gerçek olmadı) Belki de kalıbını çıkartıp kumbara yapacaklar.. Neyse.. Ben kafaya koydum bir de tasarım yaptım resim defterine. Bir kardan adam, elinde süpürge ama süpürge lale şeklinde. Süper..

Şimdi iş kaldı inşa etmeye. Bunu bir kutu şeklinde yapmam mümkün değil. Kavanoza yapıştırıp kapağını delsem, e kırılır mırılır.. ayrıca annem bana kavanoz verme taraftarı değil.. verse de evde sadece litrelik kavanozlar var. Eskiden bu kadar ambalaj da yok ortalıkta.. Öf.

Alt kattakilerin bebeği var. Ama annenin sütü yetmiyor bebeğe mama desteği veriliyor. Bebek maması teneke kutuda, kutular boşalınca yıkanıp lavabonun altındaki dolaba kaldırılıyor. mis gibi sıkı kapaklı kutu, her zaman lazım olur.. :)

İndim aşağı, derdimi anlattım rica ettim fazla bir kutu verdiler. Eve geldim, kutuyu annemle deldik, tornavidayla kanırttık iyice.. bozuk para geçebilecek gibi.. Oley. sonra bir daha çizdim laleli kardan adamımı.. boyadım. kestim.. kocaman lale incecik sapta çok da güzel olmadı, sallanıyor ama olduğu kadar artık. Bulmuşlar bunuyorlar Allah Allah.

Lale Kumbaram

Babama ilanla beraber verdim, üzerinde adım soyadım ev telefonu da yazılı, ki kazandığım zaman arayıp haber versinler. Babam aldı şöyle bir evirip çevirdi. “Tamam” dedi aldı gitti ertesi gün.

Bir müddet gazeteyi hevesle bekledim her gün. Yarışma ya açıklanmadı, ya ben kaçırdım. Bence bankadakiler “bununla mı uğraşacağız” deyip yok etmiştir.

2 yıl sonra İstanbul Bankası battı.

42 yıl sonra bir online eskicide İstanbul Bankası anahtarlığı buldum, herşey tekrar canlandı gözümde..

Vay be..

Not. Daha sonra radyo ve tv’lerde bir çok yarışmaya girdim. Ağırlığınca Altın’da ilk soruda elendim, Passaparola’da 5 kere şampiyon oldum. Güzel günlerdi. Seviyorum yarışmayı. Kazanmak da güzel aslında. Ama oyunu zevkine oynayanlardanım.

I Play The Game For The Game’s Own Sake -Sherlock Holmes

Yorum bırakın

Filed under Diğer

Sabun-Aldım/sa-bunaldım..

Ben doğduğumda ultrason yoktu. Kadınlar hamilelik boyunca heyecan çeker, bütün bebek ürünleri sarı, yeşil, mor, beyaz örülür, gerekirse son dakikada üzerine pembe/mavi süsler eklenerek kız-erkek bebeğe çeyiz yapılırdı.

Göbek yuvarlaksa kız, sivriyse erkek bebek vardı, hamile ekşiye aşeriyorsa kızı tatlıya aşeriyorsa oğlu olacaktı. Erkek bebek bekleyenin iyice güzelleştiği ama kız bebeğin annenin güzelliğini alıp çirkinleştirdiği anlatılır, çaktırmadan altında makas ve bıçak olan mindere oturtulan gebenin altındaki makassa kız bebeği olacağına inanılır; 9 ay boyunca milletin gebelik hikayelerini dinlemekten bayım bayım bayılırdı insanlar.

O yüzden de bütün o süre boyunca hem kız hem erkek ismi düşünürdü aile. Takvim arkaları okunur, gazeteler taranır, rüyalara yatılır, kurandan sayfa açılır olmadık işler yapılırdı.

Erkek doğsaydım benim adım Mert’ti mesela.

Ya arkadaş ben Dede Korkut’un torunu değilim ki.. İsim veremiyorum. Kendi çocuğuma isim koyamadım ben. İlkini son haftasında kadın doğumcum önerdi, ikincisini de babası buldu. Kedileri de eşim adlandırdı. Oh kekâ.

Şimdiii, elimde isimlendirilmesi gereken bir iş var. Far tutulmuş tavşan gibi kaldım. Sabun imal ediyorum, ama adı yok. Kart bastırcam, ambalaja yazcam, sabun üzerine damga bascam. Bir ad lazım.. Bir ad! Bir ada krallığımın yarısı.

Gece gündüz düşünmekten bir hal oldum. İki üç tane vasat isim buldum onlar da zaten kullanımda olan isimler. Biri benden önce düşünmüş o kadar da orijinal değil. Normal. (bu sabah çatlamak üzereyken içlerinden birine mail atıp adını satın almayı mı teklif etsem diye düşündüm) İpekagtöyle de o kadar zor ki.. tamam benim atölyem de.. olmadı. bariz yani. bu isimle satış mı olur? CNC mi neyim tam olarak?

Yani özetle. Piyasayı duman edeceğim etmesine de, tikine turamayrum!

Hayrınıza bana bir isim bulun arkadaşlar!! Kreatif yönü kuvvetli bir babayiğit çıkar da isim korsa, bi kutu sabun hediyemdir.

Hofff..

 

Türkçe olacak, catchy olacak, mümkünse sabunla köpükle ilgisi olacak. Şeeyle logoya bastın mıydı göz alacak bir isim . yar bana bir isim medeeet!

13 Yorum

Filed under alışveriş işleri, internet, sabun, soruyorum

Philips Epilatörü kazandım. Nasıl?

gecen hafta Beyaz show’a cikan Alessandra Ambrosio vardi ya, hani hamileydi? hatirladiniz mi? Philips’in reklami icin gelmisti.
Hah, o reklamin yarismasini az once kazandim.

İşte ödüllü şiirim:

Bu dert binyıllardır, kadınların derdidir.
Pürüzsüzlük, tüysüzlük, hepsinin emelidir.
Epilatör iyi ki var, cümleten kullanırız.
Bakımlı olanların, Satin Soft, gözdesidir.
*-*-*-*
İpek AG der ki, ne ağda ne de bez
Philips varsa elinde, en kolay ve tertemiz,
Epilasyon sonrası, bir de losyon sürmeli..
Top model de kim imiş? Var mı benden güzeli?
Hatta Alessandra’ya ben imzalarım resmimi :)))

*-*-*-

Şu kitabımı yazmayı oturup bitirsem diyorum artık. :)

 

Aha da ödül:

1 Yorum

Filed under alışveriş işleri, bakımlı hatun, ben yazdım, reklamlar, severim paylasirim