YouTube’da “Shia LaBeouf delivers the most intense motivational speech of all-time” videosunu izleyin

Lan kalkip yapiym bari .
adam sagli sollu giriscek yoksa.
Anam anam.

Yorum bırakın

Filed under internet, severim paylasirim

Misery loves company/Blogcuların Halt Etmeleri

Çok sevdiğim bir deyim. “Dert, yoldaş arar” anlamına geliyor.
Birinin aptalca bulaştığı bir derdi varsa senin de başına sarmaya gayret eder. Nasıl? Yağlar ballar, allar pullar ki sen de kanasın, düşesin aynı çamura.. Kendisini böylece daha az enayi hissetsin. Birçok doğrudan pazarlama ve piramit satış numaraları bu şekilde işler. Bir şekilde iki kişiye satarsın üyelik.. Satana kadar anlattığın hayal oldukça kesindir, matematikseldir. Üç kişiyi üye yaparsan 3 lira kazanacaksındır. E ne duruyorsun 1000 kişiyi üye yap 1000 kazan? Hiç. Hadi yallah durduğun kabahat, sokaklar henüz üye olmamış binlerce kişiyle dolu, para kıracaksın şerefsizim…

Kandın mı yandın. Elinde iler tutar tarafı olmayan gereksiz şeylerle dolu bir çanta ve defterle baş başa kalınca pişmanlık sarmaya başlar. “lan bu laylon maylon şeylere mi ben 100 lira verdim? Of ya var ya Tarcan duysa harcar beni… Annnemden aldım diyeyim bari. Yarın kahve içmeye komşulara geçer anlatırım hepsi de üye olsa 20 kişiden.. beşer liralık ürün de aldılar mı.. e bir günde çıkarırım ben bunu… mu acaba? neyse..” Tanıdık geldi mi?

Erişkin insanlar, ihtiyacı olmayan bir şeye gayet zor kazanılmış paralarını vermezler. İşin ucunda mutlaka bir çıkarın olmalıdır. Çünkü kasa her zaman kazanır. Bir çocuk masumiyetidir “e ama herkes alıyordu ben de aldım”.

Burada ilk değinmek istediğim şey astarı yüzünden kat kat pahalı olan bir şeyi aylardır satabilen çok başarılı bir girişim. Bir zamanlar LilaKutu alırdım ben. Hem içindekiler sürpriz geliyordu hem de 10 lira verdiysem en az 15 liralık mal alıyordum, benim işime geliyordu.Kutularını o kadar kaliteli yapmışlardı ki, hala çekmece ayırıcı olarak kullanıyorum.. İşleri rast gitsin.

Bu dediğim site de benzeri bir şey. Kutu satıyor. İçinden ne çıkacağını bilmemenin sürprizinin zevkini çıkarıyorsun. Kutu kargo dahil 50 lira, içinden 10 lira etmez şeyler çıkıyor her seferinde. Hala da alan var, şaşan bir ben varım.. Bir de şurada bir arkadaş yazmış, kendiniz karar verin: Şimdi Duydum. Alanlar almakla kalmıyor, “anam biz bir herzedir yedik bari kuyruğu dik tutalım” diyerek cayır cayır övüyorlar bu kutuyu. Al sana misery loves company.. Bu sistemin girişimcilik dalında ödül de aldığını bildirmek isterim. “Hap yap para kap” derdi rahmetli annânem.

*-*-*-*-*-*-**-*-***-*-*-*-**

Bir sonraki konum: Viral pazarlama/reklam. Bu işlere bakan iki baba kurum var, üyesi oluyorsunuz, sonra bir anket doldurup temel özelliklerinizi bildiriyorsunuz. Piyasaya yeni ürün sürecek olan firmalar bu dediğim ajanslara gidiyor. 50-5000 adet denek kiralıyor. Deneklerin profili gayet kesin. Terlik pazarlayacaksan ” 30 yaşında, büyük şehirde yaşayan, kendi evi arabası olan, ayak numarası 38-39 arası 100 kadın”, bebek bezi ise “bebeği olan, genç, interneti aktif kullanan, dişlek 200 kadın” efendime söyleyeyim kırışıklık kremi ise konu “45 yaş üzeri, dizilere meraklı, balkonu beyaz sardunyalı 123 kadın” olarak arama yapıp tam da aradığın kadınları elinle koymuş gibi şıp diye bulabiliyorsun. O kadınlar sisteme kayıtlı çünkü. Kendilerine bedava ürünler gönderiliyor, yakınlarına denettirip internette bu konudan bahsetmeleri talep ediliyor ve en sonunda da “kullandın ama nasıl buldun?” konulu anketi cevaplayıp puan alıyorsun.

Hele ki takipçisi bol, ratingi yüksek bir blogun, bir instekramın(!) varsa yağıyor ürünler.. Keşfetmekle anlatmakla bitecek gibi değil.

Bu bedava ürün yaldızı o kadar göz kamaştırıyor ki, bulaşığı bitiren düz kadın gece 11’de bloga yazı giriyor. Alayı ya uzman anne, ya gurme şef olmadı kozmetik kompetanı.

Takipçi kastırıyor ki adı duyulsun onun da kapısında firmalar kuyruk olsun. En ufak bir şansı ele geçirince de allayıp pullamayı, yıkayıp yağlamayı, mümkünse öve öve göklere çıkarmayı da vazife addediyor. Burhan pazarlama olsa bu kadar olmaz…

Sevgili acemi bloggerimiz ayıla bayıla sabah gelen kargodan çıkan tezek paketine nasıl sevindiğini, ay tam da uzun zamandır denemek istediğini, zaten sevgili tezeksan ürünlerine evvel ezel hayran olduğunu, yedi nesildir anadan kıza kullanıp çoook memnun kaldıklarını, bu yepyeni ürünü de heyecanla denediğini, of aman Allahım yirmi yaş gençleşip bütün çürük dişlerinin sağlamlaşmasıyla beraber, anında kör gözünün açıldığını, koca bularak mesut olduğunu ballandırıyor.

iksiri

E bacı biliyoruz biz, tezek o. Bildiiin tezek. Biz de oturduk o tahta, sallandık bir kaç hafta.. Bana da yolladılar aynısını, hiç öyle değil o. Beğendiysem neyini beğendim, beğenmediysem nezaket icabı sessizlik.

Sonra da “biz bloggerlere güvenin”.

Bok güvenirim. İki kahvaltıya çağrılmak için kıvrım kıvrım kıvrandığınızı biliyorum. Kimbilir PM’ler ne gülüyordur..Bu rüzgar da diner, az kaldı diyorum. Boş bloglara ölüm!

*-*-*-*-*-**-*-**-**-**-*-*-*-*-**-*-**-

Son olarak, her mahallede böyle mi bilmem bugün dikkat ettim, bizim mahallede dört dükkandan biri perdeci?!? Bunlar ne satıp ne kazanıyor ya? Kara para mı aklıyorlar nedir?

düşüp dizimi şişirdim. mosmor oldu. acı beni biraz daha bitter yapıyor bu da bir gerçek. bugünkü itiş kakışın sonuna geldim.

yarına hayrola.

2 Yorum

Filed under blog işleri, internet, reklamlar, saçmasapanlıklar, soruyorum, şikayetlerim

Yeni Adres ve Hediye Çekilişi

Yeni Adres ve Hediye Çekilişi.

 

Benim yeni ama pek kiymetli dostum Turkan, ki kendisi benim paralel evrendeki kendim olabilir belki.. yeniden yeni isimle blog alemini canlandirmaya karar vermis. Yeni imaj ve yeni çekiliş var.

Katilin kazanin.. hediyeyi olmasa bile muazzam bir is yapan on kadindan birinin hayata bakis açısını kazanirsiniz..

1 Yorum

Filed under Diğer

Tatlı tatil. Mutlu tatil

Önümüz bayram. Hem daha yazın ortasindayiz, çoğumuz tatile gitmedi. Küçücük bir ipucu verecegim. Otelde size en lazim ama en bulunmaz 5 sey.. aklinizda bulunsun…
1- priz çoğaltıcı.. Üçlü priz

image

Herkesin o kadar cok elektrikli cihazi var ki odadaki tek priz yetmez oluyor.. Elzemm.
1-a) sinekkovar makineyi almayi unutmayin.
b) kahve makinesi de iyi oluyor ;)

2- USB Çoklayıcı.

image

Bunu Tchibo’dan aldim. Sırf usb şarjı kullanan aletler icin “bir vurusta 7 tane” etkisi.. bunun bi de araç cakmak girisinden kullanilan cinsi var. Siz neye ihtiyaciniz oldugunu çözün.

3- El feneri/Gece lambasi

image

Bu akilli cihazimiz sensorlu. Isik varsa sönüyor, isik yoksa los bir led isik veriyor. Gece tuvalete ya da çocuğa bakmaya kalkıp onu bunu devirmeden,kimseyi uyandırmadan yolunuzu buluyorsunuz. Çocuklar için de iyi oluyor. Bazen gece yarısı karanlıkta uyanınca uyku sersemligiyle nerede olduklarını cozemiyorlar.
El feneri de iyidir. Koskoca otelin bir anda karanlığa gömüldüğünü düşünsenize.. oluru olur. Yol hali, bulunsun.

4- Alarm

image

Nooluuur noolmaz. Gece uyurken kapı arkasına tangirdayacak birşeyler koymayı severim. Bu da pillisi, yine tchibo. Kapi acilirsa ötüyor. Uyurgezerlere karşı tedbir.

5- Son ama en mühim dava:

image

Çamaşır ipi ve mandal. Kossskoca oteller bir camasir askisi birakmiyorlar balkona. Ipislak mayolar, havlular, bir iki parca camasir sandalye ustune, balkon demirine vb atıp kurutmaya çalıştığım bir gün sinir olurken aklıma geldi:
“Antep’te var uzun çarşı, sana lazımsa yanında taşı”
Bu rezilligi bir daha cekmem. Ipim mandalim valizin dibinde hazır hep.

Hadi bakalim tatilciler, iyi eglenin iyi dinlenin. Pişmaniye getirin.

Tatil ecza cantasi:  
Lokal anestezik krem.
Bocek sokmasina karsi kasinti giderici krem.
Yanik kremi.
Yara bandi.
Adet azaltmak/durdurmak için naproksen sodyum tablet.

1 Yorum

Filed under aile, araştırdım, gezen güzel olur, severim paylasirim

Kafeinman

Hayatımın uzun bir döneminde kahvaltıda çay içtim bir daha da içmedim. Çok şeker attığım ve ılık içtiğim için çayın çaylıktan çıktığını da belirtmem lazım. Akşam yemeklerinden sonra babama küçk ocakta sade kahve pişirirdim. Pek severdi rahmetli.

Üniversitede neskafe gold hep elimin altında oldu. Ders mers çalışırken kafayı dinç tutmak için. Üniversite bitti kahve bitti.

Türk kahvesi evlendikten sonra hayatıma girdi. Ama ne giriş.. Kayınvalidem sağolsun tam adabıyla kahve içen bir hanımdır ve beni de ailenin çaylak kahve içicisi olarak aralarına aldılar. Zamanla yemeklerden sonra bir orta kahve arar hale geldim. Zamanla sade kahveye geçtim. En iyi kahve nerede satılır, hangi cezve, nasıl fincan, çifte kavrulmuş lokum mu yoksa bitter çikolata mı derken girdiğim her işte olduğu gibi dört dörtlük abarttım. Oradan espresso’ya geçişim daha da hızlı oldu. Artık bu hayat kahvesiz çekilmemekte.

Geçenlerde heves ettim, ben küçükken kahveyi nasıl da kavururduk, nasıl oluyor da oluyordu diye nostalji yapmaya ve çocuklara da neşe çıkarmaya karar verdim. Sokak arası bir kuru kahveciden 100 gram yeşil kahve aldım ve yanmaz tavada kavurdum. Macera şu :

20150520_195227

Çiğ kahve

20150520_195252

Kavrulmaya hazır

20150520_195956

Yarı kavrulmuş “sarışın” kahve

20150520_200803

Orta kavrulmuş kahve

20150520_201309

Kavrulmuş kahve

20150520_200751

Orijinal Espresso Tanesi

20150324_201526

Babadan kalma klasik kahve değirmeni

20150324_201533

Yılbaşı hediyem modern kahve değirmenim

IMG-20130728-WA0001

Kahve içtiğim bi mekanda sunum

Kahve çekildiğinde değil kavrulduğunda tazedir, giderek bayatlar, yağını lezzetini kaybeder. Buna dikkatinizi bir kez daha çekeyim.

Bu yazıyı sevdiyseniz başka #kahve içerikli yazılarım da var, buyurun okuyun..

1 Yorum

Filed under aile, alışveriş işleri, iştahlı işler, kahve, kültür, severim paylasirim

Erkek Kedi Kısırlaştırmak

Bir süredir kedi sahibiyiz biliyorsunuz. Belki de kedi bizi sahiplendi çok da büyük fark yok arada. “Gak” dediği et, “guk” dediği su olduğundan, hayat ona güzel. En şahane mama ile en iyi kumla yaşıyor. Sevmek için sıraya giriyoruz. Canımız oldu bu artık. Onsuz bir hayat ne durağanmış. İyi ki iki güzel arkadaşımı dinlemişim.

Bir de allerjiden endişelenmiştim… Geçen gün bir misafirimiz vardı, allerjik çocuk çok zor, gözler kızardı, burun aktı… Perişan oldu çocuk. Allah yardımcı olsun cümlesine.  Lütfen evcil hayvanla otele motele gitmeyin arkadaşlar, sizden sonra gelene cehennem azabı yaşatabilir kedi köpek tüyü, salgısı… İnsaf edin.

Yine laf lafı açıyor, kedi ergenliğe 8 aylıkken girer diyorlar. Bizim kedinin 7,5 aylıkken ameliyatı gerçekleştirildi. Başlamadan, ortalığı kokutmadan, kendisini yerden yere vurup miyavlarıyla mahalleyi ayağa kaldırmadan yakışıklı kedimizi kısırlaştırdık. Dişi kediler için uzun ve yorucu bir süreç ama erkek kedilerin sadece yumurtaları alındığından (husye?) küçük  bir kesi, hızlı iyileşme ve pansuman ihtiyacı olmadan atlatılan nekahat süreci söz konusu. Saat 15:00’te veteriner beyin odasına bıraktık, iki iğne oldu ve uyuştu bayağı..

15 dakika sonra kucakta geldi yanımıza. Sepete dolduruldu. (tamamen mefluç halde yazık..kılını kımıldatamıyor) öneriler dinlendi (kısır kedi maması alınacak evdeki bitince) kalkıp eve geldik.

“damdan düşen halden anlar” ÖNERİM:

daha evvelden mutlaka “yatak koruyucu örtü” denilen malzemeden bulundurun. Kuru yere sermeyin, sevdiği bir odada halıya koyun. Kuyruğunu bile kımıldatamadığından anestezinin etkisi geçene kadar (azami 4 saat) üzerinde yatıyor ve mesela hemen çişini yapıp bir sonraki örtüye de kusuyor. Çok az da olsa sızıntı şeklinde kanaması olabiliyor. Hızla değiştirip temizini sererek rahat ettirmek görevimiz. Aksi halde yatak örtüsüne elveda diyoruz..

Kusup çişip anesteziyi atlattıktan sonra su serbest ama yemek gece 23:00’e kadar yasak.

Ertesi gün yarası tamamen kapanmıştı. Ama kafa sersem gibi gezdi bir vakit.

Aradan bir ay geçti diyebilirim. Kedi tamamen sağlıklı ve mutlu.

 

masada kedi var

masada kedi var

aygın baygın

aygın baygın

evde "geçmiş olsun" hediyesiyle

evde “geçmiş olsun” hediyesiyle

20150609_160536

hafiiif yan gidiyo ama farkında değil

hafiiif yan gidiyo ama farkında değil

ilk banyo!

ilk banyo! bunu da yazarım bi ara

Yorum bırakın

Filed under aile, Kedi, saglik

Hadi bakalım, bedavadan 1 saniyemiz oldu!

Ha! bunu bilmiyordum işte.. fazladan 1 saniyem var!!!

Deniz adlı kullanıcının avatarı

IMG_4867boşsaayfa

Dünyanın güneş etrafında dönüşünün yavaşladığını tespit ettiklerinden, 30 Haziran’da “dünya saatine” 1 saniye ilave edilecekmiş. 30 Haziran’ı 1 Temmuz’a bağlayan gece, saatler tam 23.59’da  iki kez tıklayacakmış. Bu iki kez tıklamanın bir takım teknolojik sorunlara yol açabileceği söyleniyormuş.

Neyse, diyelim 1 saniye değil de, 1 saat eklenmiş olsaydı… Hadi benden size fazladan 1 saat denseydi, yapacağınız 3 şey ne olurdu?

İşte hayal gücünü çalıştıran bir beyin jimnastiği ; )

 

View original post

Yorum bırakın

Filed under Diğer

Para ara tara Bu da Akıllı Kumbara

Şimdii, daha evvel para biriktirdiğimizi çocukları tasarrufa alıştırdığımızı anlatmıştım. Buyrun ilgili yazı: İşten Artmaz Dişten Artar!

 

Bir adım ileriye gittim. Uzun zamandır Garanti Minibank diye bir şey var, garanti bankası çocuklara özel yatırım hesabı açana veriyordu bir tek. Yakın zamanda ayaktan gelen müşteriye de satmaya karar vermiş.

Özellikler

  • Gerçek bir Paramatik gibi kart ve şifre sistemi ile çalışır.
  • Akıllı Kumbara paketindeki kart ile kullanılır.
  • Türk Lirası ve Kuruş için tasarlanmıştır; madeni paralar 1.00 TL, 0,50 TL, 0,25 TL, 0,10 TL ve 0,05 TL’nı tanımaktadır.
  • Yatırılan ve çekilen paraları tanır ve kaydeder.
  • Biriktirilecek hedef rakamını kaydeder ve hedefe ulaşmak için teşvik edici mesajlar verir.
  • Harcama konusunda ikaz eder.
  • Kullanıcı adını ve doğum gününü kaydeder. Doğum gününde kutlama mesajı verir.
  • 1 Ocak’ta yeni yıl ve 23 Nisan’da Çocuk Bayramı kutlama mesajı verir.
  • Her ayın ilk gününde mesaj verir.”

 

Kendi bankamatik kartı ve şifresi var, bozuk para yatırıyorsun sesli olarak hesap bakiyeni falanını söylüyor, yanlış duymuyorsam Oya Küçümen’in sesi.

veletler çıldırdı, kıyıda köşede sakladıkları hazineler ortaya döküldü, makineye yutturuldu. Gidip gelip harçlık istiyorlar, girişte cebimizdeki bozuklukları çekmeceye atarız normalde su almak için, o paralar buhar oldu. Beş beş para biriktiriyorlar..

Ben de o paralarla deve yapacağım. Büyük güzel bir deve!

 

Bakınız:

 

İlk ev yapımı videom, evin kusuruna bakmayın artık. Evet o şalvarlı bağdaş kurmuş kişi benim :)))

 

Yorum bırakın

Filed under aile, çocuk, icatlar, severim paylasirim

Makarna Lütfen: Nooluyo Hemşerim?

Evvelsi gün ilk siparişimi verdim. Beni tanımaz etmezler yani, huysuzluğumu talepkarlığımı işitmiş olamazlar değil mi?

Sanki Makarna, Lütfen dememişiz de MAKARNA LAN! demişiz gibi, dün ödeme yapar yapmaz Kırklareli’nden (kendisi haritanın en tepesindeki ilimiz. Karadeniz’e Trakyanın değdiği yer..) yola çıkardılar kargoyu, sabahın dokuzunda sms’i geldi, demin de bizzat aradı aras kargo “kargonuz var gelin alın” diye. Eve teslim isteseydim kuşluk vakti kapıya dikileceklerdi demek ki?

 

Ben alışık değilim böyle zart diye sipariş verip zurt diye teslim almaya. Kargo dediğin bekletir, süründürür.. Unutursun hatta. Küçük sürprizler yapar insana.

Gidip alayım bari.

İbretlik firma, hala şoktayım.

1 ay sonra editi: Makarnalar güzel hoş tamam. Köfte harcı bundan sonra mutfaktan eksik olmamalı. Çorbalık harç da başarılı. İyi ki varsın @makarnalütfen

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, internet, severim paylasirim

Anda kalmak?

Bunu ben de yazabilirdim. Oylesine benziyor ki hazir yazilmisini bulunca kacirmadim. ♡kelimeperisi

kelimeperisi adlı kullanıcının avatarıKelimeperisi

Az önce annemin oğlum için aldığı muhabbet kuşunun kafesini temizleyeyim derken kuşu kaçırdım… Sabah kuş hava alsın biraz diye balkona çıkarmıştım,az önce de altını temizledikten sonra kafesi yavaşça masanın üstünden alt tablasına doğru kaydırırken bir anda o azıcık boşluktan çıktı,önce balkonun mermerine kondu, oradan da karşımda duran ağaçlar ve uçsuz bucaksız yeşilliğe kanat çırptı.

O uçarken ben ferahladım sonuçta özgürdü artık ama yine de içimde bir yer acıdı. Küçücüktü dayanır mıydı ki bi başına?

Son zamanlarda balkondaki klimanın arkasındaki boşluğa bir tane minik bir kuş gelip ara ara saklanıyor,o aradan da balkonun köşesine pisletiyordu. Bende sürekli çıkmayan kuş pisliklerine sinir olup duruyordum. Sonra acaba yuva mı yaptı diye endişelendim. Baktım yuva gibi oluşum göremedim. sonra dedim ki yapsa ne olur? Koskoca balkonda minicik sığınan bir kuş için yer mi yok? O gün bu gündür ellemiyorum. Sanırım her gece gelip konaklıyor, sabahları bıraktığı izlerden anlıyorum gelip gittiğini…

Herşey yerinde güzel …

View original post 851 kelime daha

1 Yorum

Filed under Diğer