Hayat Felsefesi

Geçenlerde bir instagram yorumu gördüm. “İhsan Doğramacı kim?” gibisinden. Adam öleli 7 yıl oldu ve adı hiç olmuş bile. Profesör olsan, üniversite kursan bile bir toz zerresisin sonuçta. Bu kadar önem vermeyin kendinize derim.

Çook eski bir fıkra vardır. Bir mevlevi ile bir bektaşi konuşuyorlarmış. Bektaşi sormuş : “erenler sizin cüppelerinizin yenleri neden bu kadar geniş?”

Mevlevi mütevazi bir sesle: “biz gördüğümüz hataları o geniş yenlerle örteriz. ya sizin yelekleriniz neden kolsuz?”

Bektaşi gülmüş: “biz hata görmeyiz”


Değerli yazar Sema Maraşlı der ki: İlişkinde ya haklısındır ya mutlusundur. Seç.



 

mutlu

-BEN MUTLULUK İSTİYORUM!

+Önce Ben’i kaldır. Bu egodur. Sonra da istiyorum’u kaldır. Bu da arzudur. Şimdi bak bakalım hayatında ne kaldı?

-MUTLULUK!


Dünya küçük bir top. Ömür kısa. Kendini geliştir. Senin benim yok. Herşey boş.  Örnek al. Şükret. Oku. Yaz. Sevin. YAŞA.

Yorum bırakın

Filed under aile, insan olmak, severim paylasirim

Meclis-i İnsan / Akıl akıldan üstündür

Orijinali Meclis-i Mebusan yani mebuslar meclisi. Mebus=gonderilen anlamında.

Kanun yapıcı.

Yasama-Yürütme-Yargı esaslarından ilki meclisin görevidir.

Yasa yapabilmek için partilere ve seçimlere ihtiyacımız yok. Bu kadar tantana tamamen boş. Herhangi bir konuda kanun yapmak için wikipedi/forum/sözlük/online dilekçe servisi anlamında (petition) sistemini niye kullanmıyoruz?  Bu konuda enteresan ve yararlı fikirleri olan insanlar bunu ortaya koysa ve çoğunluk tarafından doğru bulunursa yasalaşsa en mantıklısı olmaz mı?

Fikir sunmak için hiç bir limit yok. 3 yaş ve üzeri herkes fikrini beyan edebilmeli. Tam bir özgürlük.

Fikir tartışmak için ufak bir yeterlilik düzeyi olmalı. Lise mezunu mesela. Konunun ilgilisi ve bilgilisi olma sertifikası mesela.. Adam gibi tartışmadan bahsediyorum. Artıları eksileri gerekçeleri ile konuşulacak; “o öyle olmaz mal mısın?” diye değil. Belki de en önemli fikir özürlü birinden gelecek, ilgili yerlere ulaşamayacak durumda yatalak olan biri belki de dünya tarihini değiştirebilecek ehemmiyette bir fikir sunacak..

Fikri kanunlaştırabilmek için biraz daha yüksek düzey bilgi şart koşulmalı. Hukuk ve uluslararası ilişkiler alanlarına hakim olmak, ilgili konuda bir üniversite doktorası sahibi olmak gibi.

Cep telefonları üzerine açılmış binlerce sayfa forum var ve insanlar kendi telefonlarını ilgilendiren konu oldu mu girip oralara bakıyorlar. Güncelleme geldi mi, dil desteği var mı, kaç ge? her konu internette çözülüp bağlanırken çok daha önemli olan hayatımız hakkında niye birkaç yüz tanımadığımız adamın kravat takıp kafalarına göre kanunlar yazıp bozmasına izin veriyoruz??

 

Bunu denemek mümkün. Muhtarlık seviyesinde/Belediye seviyesinde de olsa buna başlamamız şart. Halk kendi kararlarını kendisi vermeli.

Yorum bırakın

Filed under internet, soruyorum

Egemenlik kayıtsız şartsız Milletindir

Açıklaması

Ulus (Türkçe, Arapça: Millet) egemenliğin tek meşru kaynağı ve sahibidir.[3] Egemenlik, bir topluluğun, bir devletin ülke üzerinde sahip olduğu tüm yetkilerdir, hür olmak, yetki sahibi olmak, hâkimiyet anlamlarına gelir. Bir milletin tam anlamıyla özgür ve bağımsız olabilmesi için ulusal egemenliğe sahip olması gerekir.

Toplumda hiçbir kimse, hiçbir zümre, hiçbir sınıf ya da grup, doğrudan üstün emretme gücüne sahip olamaz. Toplumda üstün emretme gücünün tek kaynağı ve tek sahibi milletin kendisidir. [4]

Millet iradesi, fertlerin iradelerinin bir araya gelmesinden ve kaynaşmasından oluşmaktadır. Millî egemenlik, milletin bölünmez iradesini temsil eder.

M. Kemal Atatürk kayıtsız şartsız ifadesiyle ne kastedildiğini, Kayıtsız, şartsız tabiriyle belirtilen egemenliği, milletin üzerinde tutmak demek bu egemenliğin bir zerresini, sıfatı, ismi ne olursa olsun, hiçbir makama vermemek, verdirmemek demektir. şeklinde açıklamıştır.[5]. Atatürk’ün bu konuda; Kuvvet birdir ve o milletindir. [6] ve Bugün bütün cihanın milletleri yalnız bir egemenlik tanırlar: Millî Egemenlik. [7] sözleri de bulunmaktadır.

 

“Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir. Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır. Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz.”

Kapsamı

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, ulusal sınırları içinde bir “ulus devlet”tir. Bu sınırlar, kurtuluş savaşının ardından “Misâk-ı Millî” ile tespit edilen vatan topraklarının bütününü ifade eder.

Birinci Meclis’in temeli; “Müdafaa-i Hukuk”tur. Müdafaa-i Hukuk’un özü ise “Ulusal Egemenlik ve Tam Bağımsızlık”tır. Tam bağımsızlık, Kuvâ-yi Millîye anlayışı ile ruh bulur. “Ulusal Güçler” demek olan Kuvâ-yi Millîye ise, Türk Milleti’nin onurunu temsil eder.

 

 

KAYNAK : Wikipedi

1 Yorum

Filed under insan olmak, kültür, severim paylasirim

Ecel Eczanesi

Bej bir arabadan indi, kapidan iceri girdi

Alçı yüz sakin, solgun dudaklarda bir an

Ölmüş gülümsemelerin hayaleti gezdi

Ve kara kirpikler altındaki aynada korkan

Yine de vaz geçmeyen dertli kalbi belirdi.

Nöbetin ilk müşterisi, kararsız ancak razı

“Şurup alacaktım” diyen ses giderek söndü

Sorulmaz “hangi şurup, reçeten var mı?”

Gözleri O raftan şişeyi alan ele döndü

Elde buruşuk banknot, son sorunun zamanı .

“Kesin mi?” Sorarlar. Değişmedi hiç biri

Yıllardır ne cevabim ne de soranın fikri

Dedemin tarifi. O da dedesinden almiş eli

Şurup ya çözer derdi yahut kurtarır seni

Yeter ki kararını ver ve yut derdini derdi.

Çok ağlayan güldü çok aşıklar üzüldü

Kemiğe dayanan çok bıçak, bu eşiğimde düştü

Gece gelir müşterim; soru sormam yasaktır

Kimi yuva yıkmış.. kimi kalmış tiğteber

Er geç duyar adresi gelip der : “bir tane ver”

Havan döverim gündüz, toz tartar, bal keserim

Raflar tozlu, vitrinde altın harflerim solmuş

En son çare satansan, almazlar versen selam

Gece sat, gündüz kat, hayat dermansız yokuş

Bilme deva verdiğim, erer kulağıma selân

 

Yorum bırakın

Filed under ben yazdım

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu/Güvenlik Endişesi / Paranoya sınırı

Denizbank’la bir işim var. Kredi diyelim. Krediyi vermek için benden bir dolu form imzalamamı istediler, aradan bir tanesini görünce durdum. Üzerinde muvafakatname yazılı. Onay verme anlamına geliyor. Neye onay verdiğimi merak ettim okudum. 

İMZALARSAM:

Banka A’dan Z’ye her türlü bilgimi {KİŞİSEL + FİNANSAL + MALİ  bilgilerimi yani..} alabilirmiş; 

Nereden alabilirmiş? {“kredi kayıt bürosu, Türkiye bankalar birliği risk merkezi, sosyal güvenlik kurumu, finansal kuruluşlar DAHİL kamu özel tüzel kişiler” yazılı. Bizzat bu yazının okuru olarak siz de dahilsiniz yani}

Ne yapabilirmiş?

ulaşmayı, talepte bulunmayı almayı, işlemeyi, öğrenilen her türlü bilgimin banka ana hissedarı (bir rus şirketi ki adını bile duymadım haliyle) ve iştirakleriyle (HANGİ İŞTİRAKLER????) paylaşmasına izin veriyormuşum.

Niye vereyim? Sebep ne?? Asla vermem.

Daha üç beş zaman oldu aptal saptal insanlar darbelenmeye kalktılar, kaç  kişi bunlar yüzünden işsiz okulsuz kaldı, hapse girip çıktı, sırf bankasında hesabı var diye adı FETÖ’cüye çıktı.Allah muhafaza. 

Dakika başı yok apple verileri hackleniyor yok saglık sistemi verileri internete düşüyor zaten hiç bir şeyin güvenliği yok bir de kendi elimle onay mı vereceğim?

Ben bu riski almak istemiyorum. Avukat lazım.  Bilişim Suçları kanunlarımız / unutulma haklarımız ne durumda ki? 

 

Kişisel Verilerin Korunması Kanununu incelemek için: Adalet bakanlığı

 

Koç Holding’in yayınladığı KOÇ HOLDİNG ANONİM ŞİRKETİ KİŞİSEL VERİLERİN İŞLENMESİ AYDINLATMA METNİ çok mantıklı geldi bu da burada dursun:

Kişisel Veri Sahibinin KVK Kanunu’nun 11. maddesinde Sayılan Hakları
Kişisel veri sahipleri olarak, haklarınıza ilişkin taleplerinizi, işbu Aydınlatma Metni’nde aşağıda düzenlenen yöntemlerle Şirketimize iletmeniz durumunda Şirketimiz talebin niteliğine göre talebi en geç otuz gün içinde ücretsiz olarak sonuçlandıracaktır. Ancak, Kişisel Verileri Koruma Kurulunca bir ücret öngörülmesi halinde, Şirketimiz tarafından belirlenen tarifedeki ücret alınacaktır. Bu kapsamda kişisel veri sahipleri;

• Kişisel veri işlenip işlenmediğini öğrenme,
• Kişisel verileri işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,
• Kişisel verilerin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,
• Yurt içinde veya yurt dışında kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,
• Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması hâlinde bunların düzeltilmesini isteme ve bu kapsamda yapılan işlemin kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
• KVK Kanunu’nun ve ilgili diğer kanun hükümlerine uygun olarak işlenmiş olmasına rağmen, işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması hâlinde kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesini isteme ve bu kapsamda yapılan işlemin kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
• İşlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme,
• Kişisel verilerin kanuna aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğraması hâlinde zararın giderilmesini talep etme haklarına sahiptir.

12/04/2017 editi:

Bir zamanlar feysbuk’u kasıp kavuran Mark Zuckenberg’in uykularını kaçıran:

“RESMILEŞTI DİKKAT!!!T.C. Başbakanlık Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün 16.02.2016 tarih ve 69471265-010-06/1955 sayılı Milli Güvenliği tehdit eden örgüt ve yapılarla irtibatlı kamu çalışanları hakkındaki Genelge (2016/4) Resmi Gazetede yayınlanmıştır. Ayrıca MİT Müsteşarlığı Sosyal Ağ Bildirgesi doğrultusunda Facebook’un güvenlik açığından ötürü hesabım üzerinde bulunan tüm verilerimin (IP, fotoğraflarım, paylaşımlarım vs.) çarpıtma yolu ve yasa dışı bir şekilde sahte kişilerce kullanılmasından ve doğabilecek tüm zararlardan ilgili Türk Ceza Kanunu maddeleri gereğince Facebook sorumludur. Bu hesabımdan başka bir hesabım olmadığını bildirir ve gereğinin buna göre yapılmasını tarafınıza arz ederim.NOT: PAYLASMAYIN DUVARINIZA YAPISTIRIN.”

salaklığı

ya da google play’de “Adıma yapılacak herhangi bir işlemden google play sorumludur.” angutluğu kadar şuna dikkat çekemedim ya ona da şaşırıyorum desem yalan. çünkü durumunuz yoktu okumadınız biliyorum…

9 Yorum

Filed under güvenli hayat, saçmasapanlıklar, soruyorum, şikayetlerim

Mehmet İhsan Dolgun

Bugün gelen bir maille çok ilginç birini tanımış oldum. Sim Memet Gittigidiyor‘da ürün satan en yaşlı kişi. 90 yaşında!

Emin olun  böyle birini hiç tanımadınız..

 

 

Kitabını aldım hemen, heyecanla anılarını okumayı bekliyorum. Mehmet usta, model insan bence ve atölyesi müzeleştirilmeli..

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, icatlar, insan olmak, internet, kültür, severim paylasirim

Baston Kilit Prensibi

Ben gençken babamın arabasında direksiyon kilidi vardı. Baston kilit de derler, şöyle bir şeydir :

bastons

takılınca da şöyle bir şeydir..

baston

Park eder sonra da şemsiye sapı gibi olan kancayı frene takarsın. Direksiyona da U gibi olan kısmı takar ikisini kilitler, anahtarı çekersin.

Bu bir hırsızın senin arabanı çalmasına KESİNLİKLE engel değildir. Biraz daha uğraşır sadece. Ama elbette açar ve çalar arabayı. İş ne kadar uzarsa da yakalanma riski artar. Bunu takmanın ve kıpkırmızı tepesinin anlamı; hırsıza “uğraştırıcı=bir sonrakine geçeyim” fikrini vermektir. Top sizden atlar, nerde patlarsa patlar.

Bütün profesyonel suçlular gözlemcidir. Avını inceler, kolay lokma ararlar.

Buradan sonrasını yazmayacağım, arif olan anlar.

Selamlar.

 

 

1 Yorum

Filed under aile, çocuk, güvenli hayat, instagram, internet

Mutlu Evliliğin Sırrı

nı bilmiyorum. Benimki 15 yıllık oldu artık. Onun sırrını da temel olarak karşılıklı sabır olarak özetleyebilirim. Ne kadar seversen sev bazen sabır kurtarıcı oluyor.

Ben fenci bir ailede büyüdüm, doktor kızı eczacıyım. Hayatımızda her daim çözülecek sorunlar vardı. Ben çözüme yönelik düşünüyorum her daim. Kolları sıvayıp tamirine, tedavisine girişiyorum. Eşim ise mühendis oğlu mühendis. Taban tabana zıt. Bir sorun gördü mü geri çekilip nedenini bulmaya çalışıyor. Soru üstüne soru soruyor. İnsanın içini kasıyor. Hayatımız sürekli olarak bir didişme içinde geçiyor bazen.

İki kedimiz var. Müdür ve Mısır. Mutfağa girmeleri yasak. İnsan yemeği yemeleri de yasak. Büyük kedimiz Müdür mutfaktan ekmek aşırmayı seviyor ama mutfak kapısını açmayı bilmiyor. Küçük olansa (Mısır) asla kuru mama dışında bir şey yemez. Mutfağa da adımını atmaz.

buyugu Ve fakat herif cüsseli bir şey, geçerken mutfak kapısına bir omuz atıyor, kapı açılıyor. Müdür tin tin içeri girip avlanmaya başlıyor.

Eşim geldi ve konuya teşhis koydu.

+ Kapı kilidinin dili yalama olmuş.

– OK.

+ …

– Eee?

+ Nee?

– Kilit mi değişecek?

+ Yok, kasadaki karşılığı da bozuk, kapı komple değişmeli.

– Nerden kapı bulayım, gül gibi kapı işte. Kapanmasını sağlamak zorundayız.

+ Bilmem.

Sonra iple damacanaya bağlamakla başlayan bir dizi çözümümün son aşamasında kapıya zincir taktırdım. Duvara da bir tane askı. Zinciri askıya takıp kapıyı bastırıyoruz şakır şukur.


Gidip bir de karşıdan dinlediğiniz zaman benim gereksiz panik ve lüzumsuz yere iş çıkartan, pekala da yürüyen bir sisteme müdahale meraklısı biri olduğumu söyleyebilir. dur soralım.. (bu da biraz Şebo/#arkınnaber? gibi oldu) açınız whatsapp web :

[14:01, 8.3.2017] Ben: sence ben nasıl bir kadınım?
[14:02, 8.3.2017] O: Carfur
[14:02, 8.3.2017] O: Unuttun mu
[14:04, 8.3.2017] Ben: oyle değil ya
[14:04, 8.3.2017] +Ben: evde nasılım
[14:04, 8.3.2017] O: 😀😀😀
[14:05, 8.3.2017] O: Evdede sevdigim kadinsin
[14:05, 8.3.2017] +Ben: abicim, bir sorun çıktığında nasıl bilirsin beni
[14:06, 8.3.2017] O: Ipek cozer diye bakarim
[14:06, 8.3.2017] +Ben: o senin bakışın
[14:06, 8.3.2017] +Ben: ben nasıl bir insanım

[14:06, 8.3.2017] O: Iyi kadinsin
[14:07, 8.3.2017] O: Kim sana.ne dedi benek
[14:07, 8.3.2017] O: Bebek

[14:07, 8.3.2017] +Ben: adam cevap ver
[14:07, 8.3.2017] O: Valla iyi insansin hanim
[14:08, 8.3.2017] +Ben: artık sinirli bir insanım
[14:08, 8.3.2017] O: Yok canimmmm
[14:08, 8.3.2017] +Ben: Gidip bir de karşıdan dinlediğiniz zaman benim gereksiz panik ve lüzumsuz yere iş çıkartan, pekala da yürüyen bir sisteme müdahale meraklısı biri olduğumu söyleyebilir 

[14:09, 8.3.2017] O: Panik degilsin
[14:09, 8.3.2017] O: Ben panik biriyim.diyosan
[14:09, 8.3.2017] O: Panik ne.demek.bilmiyorsun
[14:09, 8.3.2017] O: Luzumsuz is cikaran degilsin
[14:10, 8.3.2017] +Ben: bi tek iyiyim
[14:10, 8.3.2017] O: Bana gore is cikarmadaki zamanlaman iyi degil yani senin is saatlerin bana uymuyor.

[14:11, 8.3.2017] +Ben: Senin uygun bir iş saatin oluyor mu ki?
[14:11, 8.3.2017] O: O is saatlerinde zaten isteyim

[14:12, 8.3.2017] O: Yemek harici evde is yapmayi sevmiyorum hele.aksamlari 

[14:12, 8.3.2017] O: Bu sohbeti neden yapiyoruZ
[14:12, 8.3.2017] +Ben: bloga yazıcam

[14:12, 8.3.2017] O: 😀😀
[14:13, 8.3.2017] O: Olur bana uyar
[14:13, 8.3.2017] O: Heyecanla bekliyorum

Neyse sora sora Bağdat’ı bulduk.Aralara çaktırmadan soru da sıkıştırdı farkındaysanız :))

1 Yorum

Filed under aile, Diğer, severim paylasirim

Ayrımcılık ile ilgili görüşüm

Kişisel gelişim de desen, ameliye-i kemâlat da desen aynı kapıya çıkıyor. İç huzuru istiyorsan, mutluluğa kavuşma arzusundaysan önce geçmişinle/geçmişindekilerle hesabı bir kapatacaksın. Ben bunu new age felsefe ustaları ve de yaşam koçları gibi yazamıyorum siz süslü söyledim varsayın.

Hesabı keseceksin, altını çizeceksin sonra da fırlatıp atacaksın. Zırt vırt eski defterleri açmayacak, kurumuş boklara su serpmeyeceksin. Affedeceksin, unutacaksın ve ileriye bakacaksın. Geçmişin yükünü sırtından attın mıydı kuş olup uçuyor insan. O bana şunu dediydi, bu bana şunu ettiydi, vay eltim şöyle ezikledi, vay patron böyle kötüydü, anam dövdü babam sövdü kocam itti kaktı, para/aşk/sağlık 1001 çeşit eksikliğini unutacaksın.

Tamam? Tamam. Kesinlikle huzur buluyor, tekamül ediyorsun. Hayatında eskiyenleri atıp azalttıkça, ferahlık bereket yağıyor. Sade hayata erdikçe, evrene de ulaşıyorsun. İşte bir takım sufistike, kuantumize şeyler.

Pekiiii, bu ülke icadı nedir? hepimiz dünyalı olamamaktayız bu da işi zora koşuyor. Herkes bir olsa, bütün dünya kardeş olsa.. Ha bire tarih (ki kazananların yazdığı üzerinde anlaşılmış olayların hikayesidir der Napolyon) okutmasak. Onca yüzyıl önce adamlar bize saldırmış vay biz onlara saldırdık. EE? sonuç? Hepsi öldü gitti, biz de ölüp gideceğiz nedir bu geçmişe tutundurma, nefret ettirme dersleri? Aman unutma unutturma.

Unut kardeş. Olmuş bitmiş. Ferahlayalım rahatlayalım ve bütünün hayrına beraber çalışalım.

İnsanlar nerede kim olarak doğacaklarını seçmediklerinden, kimse kimseden üstün değildir. Kimse kimsenin kölesi değildir. İnsanlara gönül gözüyle bakmak lazım. Bir kedinin bir diğerine baktığı gibi. Kadın x erkek/beyaz x zenci/uzun x kısa/müslüman x gayr-ı müslim yok. Herkes bir. Herkes insan.

İnsanlar ikiye ayrılır. İyi insanlar ve kötü insanlar. Hepsi o kadar.

 

2 Yorum

Filed under ben yazdım, insan olmak, severim paylasirim

Yük

Başa kaktığın zaman fedakarlığın yok oluyor. Verdiğini unutman lazım. Emeği de yemeği de. Ödül mü bekliyorsun kazanç mı umuyorsun? Boşuna o zaman o feda ediş. Allahla arana ticaret sokuyorsun.

Yorum bırakın

Filed under Diğer