İstenmeyen sms’lere ceza!

Taa fi tarihinde bir magazanın indirim kartını alabilmek için form dolduruyorsunuz, ondan sonra cep telefonu numaranızı elden ele gezdirmeye başlıyorlar. Toplu olarak satılıyor bu numaralar.

Zamanında Serdar Kuzuloğlu’nun yazdığı bir yazıyı buradan okumanızı rica ediyorum. İnsanlar özelliklerine göre paketlenmiş ve bilgileri satışa hazır halde bekletilmekte. Bu da bir sektör.

İnanılmaz miktarda istenmeyen sms alıyorum. Okullar, oteller, hastaneler, kumar siteleri?? Bunlardan kurtulmak için çok şey denedim. Reelde işe yarar tek yöntem şikayet etmek.

İhbar Web

5651 sayılı yasanın 8. maddesinde yer alan İntihara yonlendirme, cocukların cinsel istismarı, uyusturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma, sağlık için zararlı madde temini, müstehcenlik, fuhus, kumar oynanması için yer ve imkan sağlama, ve Atatürk aleyhine işlenen suçlar buraya duyrulabiliyor.

TİSS (Ticari elektronik ileti şikayet sistemi)

Buraya e-devlet şifrenizle girip işlem yapıyorsunuz.

Sadece ticari amaçlarla gönderilen elektronik iletiler hakkında şikayet başvurusu yapılmalıdır. (yani belediyenin bilmemkimin sms’leri sayılmıyor) 

Kanun yürürlük tarihi olan 01.05.2015’den önce doğrudan mal veya hizmet teminine yönelik işlemler sırasında elektronik iletişim adresinizi vermiş olmanız halinde, ticari elektronik ileti gönderimi için onay verdiğiniz kabul edileceğinden bu tür iletiler için öncelikle reddetme hakkı kullanılmalıdır.

Şikayet başvurusunda bulunulması halinde bu şikayetlerin daha sonradan geri alınması mümkün değildir.

 

Uyarılarını geçip ilerliyorsunuz. Bir forma iletiyi gönderen telefon numarası ya da başlık giriyorsunuz. Aşağıdaki şikayetlerden birini ya da birkaçını seçip şikayeti oluşturuyorsunuz. Ekran görüntüsü de gönderebilirsiniz.

Ticari elektronik ileti onayım olmadan gönderilmektedir.

Ticari elektronik iletide gönderenin tanınabilir olmasını sağlayacak bilgiler bulunmamaktadır. (İletişim bilgileri, ticaret unvanı, marka veya işletme adı vs.)

Ticari elektronik iletide ret bildiriminin yapılmasına ilişkin teknik bir imkan sunulmamıştır.

Ret bildirimimden itibaren 3 iş günü geçmesine rağmen ticari elektronik ileti gönderilmeye devam edilmektedir.

İndirim ve promosyonlar hakkında gelen iletinin içeriğinde katılıma ve faydalanma şartlarına dair detaylı bilgiler veya bu bilgilere ulaşabileceğim yönlendirme adresleri bulunmamaktadır.

Bugünkü şikayetim şu sms oldu:

INTERNETE YUKSEK FATURALARA SON. VODAFONE LIMITSIZ TELEFONSUZ INTERNET SADECE 49 TL.24 AY SABIT FIYAT DETAYLAR ICIN LUTFEN ARAYINIZ 0216 xxx xxxx B141

Onayladığımda çıkan yazı:

Başvurunuz başarı ile alınmıştır. Şikâyet sürecinizi, tiss.gtb.gov.tr adresinden T.C. kimlik numaranızla sisteme giriş yaparak takip etmeniz gerekmekte olup, ayrıca tarafınıza bildirim yapılmayacaktır.

21 mayısta yaptığım şikayet ise “Göndericisi Tespit Edildi/İl Müd.Havale Edildi.” mesajıyla ilerlemiş bile.

Hadi bakalım.

 

1 Yorum

Filed under şikayetlerim

I-pek Tatli Sozluk – çift soyadı kullanan kadınlar

Soyadi kullanmayan kimse yok. Mecburi. Biyerlere kaydetmek ve karistirmamak icin icat edilmis. Bu çağda cok demode bir sey. Mancha’li Adam demis gibi. Filan Filanca. 

Kendi sectigim bir soyadi da degil. Dogdugumda adimin ardina takilmis aile adi iste. Ama benim.

Evlenince bir aile adi daha takildi adimin arkasina. Filan Filanca Filanci. Iyi. Dursun.

Evlenince kocasinin ayakkabisini giymek zorunda kalmak gibi bir sey. Hic anlamiyorum neden degistireyim bana ait olan bir seyi. Degistirmedim elbette. 

Oysa nick ya da mail adresi alirken mukemmel bir sekilde daha once kullanilmamis bir nick/isim bulmak zorundasin. Bunu zorunlu kilmak lazim. Hic kimsenin adi bir baskasiyla ayni olmayacak. Herkesin kendi adi/seri numarasi olacak.. 💃

1 Yorum

Filed under Diğer

Ortaokul Mezuniyeti

Allahıma şükür bu güne eriştik. Kızımın ortaokuldan mezun olduğu yıldayız. Dün gece de bir otelde “mezuniyet balosu” vardı.

Ozellikle kızlar için konuşacağım. Boyun benden uzun olabilir ancak, bir erişkin değil 14 yaşında bir ergensin. Hepimiz biliyoruz yani. O yüzden 15 punto topuk ve nişan tuvaletinden hallice kostümler ve yirminci dakikada akmaya başlayan lady gaga makyajı komik duruyor. İleride çok vaktin var, hevesini ileriki yıllarına sakla derim.

İdeal etek boyu bütün gece tepineceğinizi de hesaba katarak dizin 4 parmak altı. Mutlaka çorap giy, yedek de al. Hatta yedek babeti de al yanına. gece uzun ve müzik yahşi..

uzun etek ya da arkadan kuyruk pistte illa ki birilerince basılıp yırtılıyor. Çok mini ve dar elbiseler de halayda acayip zorluk yaşatıyor.

dekolte. kıvamında güzel. straplez (strapless) yani askısız çok kullanışsız. yer çekimiyle iniyor.

erkekler.. takım elbise altına spor ayakkabı giyebilirsiniz. yeter ki mükemmel durumda olsun. cebinizde mendil bulundurun. selfi çekmeye çalışan kızlara yardım teklif edin. ilk dans için annenizi kaldırın, ölmezsiniz. öküzlüğün lüzumu yok.

kenarda oturup somurtma, kalk ve kimse izlemiyormuş gibi dans et. bu senin kurtlarını dökme gecen :) tebrik ederim.

2 Yorum

Filed under OKUL

Yaptığın banaysa, öğrendiğin kendine.

Allah cümleninkini bağışlasın, iki çocuğum var. Biri kiz biri erkek. Sanırım yuruyebildiklerinden beri işe koşuyorum. 

Sofra kurma, kaldirma, kahve yapma, makineleri bosaltma, camasir asma, katlanmis camasiri yerlestirme, havlu katlama, corap çiftleme, evi supurme, yatak yapma, toz alma cocuklarin isi.

Mutfakta da yardim ettiriyorum; kendi bıçakları (bambu ve plastik. El kesmiyor), kaydirmaz tahtalari, cesitli malzemeleri var.

Büyür de Mısır’a sultan olursa yuz tane hizmetcisi olursa rahat eder oh ne âlâ; olmazsa küçükten öğrenmiş (“eli kırılmış” derler) kendi işini yapmayı bilen insan zaten rahat eder.

Kendi eliyle yerlestirdigi icin “anneeee bilmemneyim nerde?” demiyorlar ki bu da bonus :)

Ayrica “iyi yapilmis bir isi takdir etme” duygusu gelisiyor.

Ve herseyden onemlisi, “bil de yapma” nedir onu ogreniyorlar. 

1 Yorum

Filed under aile, çocuk, ev işi

İnşaat gürültüsü ile mücadelem

Evimizin karşısına yapılan dev konut inşaatı yüzünden gece yarısına kadar uykusuz kalıyoruz.

Önce belediyeye şikayet ettim. “Valilikten izinliler” dendi. Vali kendi evinin önündeki inşaata izin versin. Kızdım.

Geçen ay Bimer’e şikayet ettim.

Bimer de bana

“İstanbul Valiliği, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden alınan xxxxx adresinde bulunan yapının inşaat faaliyetine, şehir içi gündüz trafiğini olumsuz etkilediğinden dolayı ilgili yönetmelikte belirtilen sınırlamalara uymak kaydıyla beton dökümü ve hafriyat nakli işlerinde 04.04.2018 tarihine kadar saat 19:00-24:00 arası çalışma izni verilmiştir. Bilgilerinize sunulur.”

yazdı.. Bir yıl boyunca adamlar gece yarısına kadar hafriyat yapıp beton dökebilirlermiş??!!

Yeni bir şikayette bulundum :

Sayın İlgili,
xxx  numaralı şikayetime cevaben yazdığınız mesaj elime geçti. İlginize teşekkür ederim.

Şimdiki durumda yeni sorularım ve şikayetlerim var. Yapının inşaat faaliyeti gündüz de sürmekte. Bu durumda gündüz trafiğini olumsuz etkilememesi açısından gündüz faaliyetleri neden durdurulmadı?
İlgili yönetmelik hangisidir ve sınırlamaları nelerdir?
Saat 24:00’e kadar inşaat çalışması çevresel huzuru bozmakta ve sokak sakinleri olarak hepimizi rahatsız etmektedir. Bu saat kesinlikle kabul edilebilir bir saat değildir. On metre ilerinizde kesintisiz olarak bu kadar gürültü yapılması zaten bütün gün çalışmış ve evinde dinlenmeye çalışan insanlara eziyettir. Gerekli olursa bir imza kampanyası yapmaya ve toplu şikayet dilekçesi vermeye hazırım. Bu saatin hiç olmazsa 21:00’e çekilmesi ile ilgili olarak valiliğe ve tarafınıza başvurumun değerlendirilmesini ve çalışma izni saatinin tekrar düzenlenmesini arz ederim.

Hadi bakalım. Ben bu gürültüyü çekemem!

2 Yorum

Filed under Diğer, şikayetlerim

Saç ekimi 3

15 gunu gectim. 

Ilk sac ekiminin uzak doguda icat edildiginin, ve kafadan alinip genital bolgeye ekildiginin bilgisini vereyim. Genital bolgedeki kıl meger onlarda prestijmiş :))

Ince esarplar, tulbent, zaten uc yildir taktigim hazir boneler (Vera Bone muhtesem bir is çıkartıyor) gunu kurtariyor. Evde uc numara trasli kafayla geziyorum hane halki alisik.

Dun artik kendi #ipeksabun #dogalsampuan’imi kullanmaya basladim. Ozlemisim. Sebamed bile yerini tutmuyor ♡♡♡♡.

Temel’in penisi cok kisaymis. Doktora gitmis.. fikra bu ya doktor da “nakil yapalim, sen birer santim bağışlayacak akrabalar bul biz ekleriz” demiş.

Temel cok sevinmis, hemen ailesindeki butun erkeklerden rica minnet birer santim bagis rica etmis. Abisi amcasi kim varsa halden anlayan, olur demişler. Boyle boyle 10 kişi toplamiş hastaneye gidilmiş, kes yapıştır. İslem tamam. Temel’i taburcu edeceklerken doktor “eee memnun musun bakalim” demiş. 

“Memnunum memnun olmasina da hacan dedeminçinu tam ortaya koymayaydun eyiydu daa” 

n

bizde de bu hesap. Arkalar cok az beyazlamis one nazaran. Kafamin tepesi kumral iki yani beyaz :)) 

Pek sevdigim Mister No gibi takilacaz bundan sonra.. 

1 Yorum

Filed under saç ekimi

I-Pek Tatlı Sözlük: kendim yaptım!

Ekşi’de ​bugun bir başlık gordum : 

Cehenneme giden kocalarin esleri kime verilecek?

Size suracikta bir fetva da ben vereyim. Netlessin. Sorusu olan cocuklariniza da anlatmaniz kolay olur.

Ölünce nikah düşer. Öbür tarafa bir çorap dahi goturemezsin, senin malın bile olmayan kariyi hic goturemiyorsun yani. 

Islam bir tek erkeklerin dini degil, kadin da insan, kadina da ayni farzlar haramlar var. Herhangi bir indirim de yok. Hesap kişiye özel kesilecek. Sen cennete gidip 72 kara gözlü hatun ve bir kosk kazanmis olabilirsin. Ben de 72 yesil gozlu herifle bir kosk kazanmis olabilirim. 

Aliyoruz odulumuzu ilerliyoruz. 

Ha sen “illa kocami da isterim” dersen seni mi kırıyoruz? Hayır. Bir de kendi kocandan alabilirsin. “70 tanesi benim kocamdan ikisi de baska olsun” dersen onu da alabilirsin. Kocan cehennemlik? O orada. Sen ve senin istedigin koca burada. Eflatun At istesen yaratip verecek rabbim sana klon mu yapmaz zannediyorsun? Azicik tok sesli olsun? “Şık”. Oldu.

Biraz uzun saçlı? “Şık”. Bu boy iyi mi uclardan alalim mi?

Alen Delon olsun. “Şık”. Buyur.

Paralel evren kuramini dusunun, cok kolay. Cok calisip cenneti hak etmissin, senin her isteğin elbette gerçekleşecek. Şarap akan irmak? Bosver nutella selalesi olsun. Hop, olacak.

10 Yorum

Filed under çocuk, ben yazdım, i-pek tatlı sözlük, islam

Saç ekimi devam

Kliniğe gittik 3. Gün yikamasi yapildi.

Bepantol losyon püskürüyorsun. 30 dakika bekletip tazyiksiz ılık suyla akitiyorsun. Sonra sebamed everyday şampuanı süngerle kopurtup köpüğü uyguluyorsun. Sürtmek ovalamak yok. Köpüğü değdir birak.

O da durulaniyor bitti gitti.

Sonra her gün iki kere yıkamaca. 

Bebek başı yıkar gibi. Bıngildağına özenerek. Dokunmadan. Pıtı pıtı yaparak.

10. Gün ila 15. Gün bütün kabuklar gitmiş oluyor.

Kabuk yolmak çok keyifli olsa da yasak. O kadar para verip diktirttigin kökü yolarsan geri donusu yok. Bir de kafa yarasi deli gibi kanıyor. :o

Uykuda kasılıyorum herhalde, dişlerim çenem sıkılı uyaniyorum, başım boynum tutuk gibi ağrıyor.

Keldim.com  tavsiyesine uyup b12 basladim geçti ağrılar. Yumusadim. Bel fıtığıma da iyi geldi :)

Biotin gunde 1 basladim. Bugun 11 gunluk saçlıyım. Butun şiş indi. Uyusukluk devam etmekte. Penye boneyle ciktim disari. Guzel. 

1 Yorum

Filed under saç ekimi

Sa Çek Tir Dim

Saç ektirdim evet!

Olayin basini bilmeyenlere ve bir kez daha hatırlamak isteyenlere buralarda bir yerde bir link olacak. Tık yapınız ve okuyunuz. Devami da var o yazinin. Neler geldi neler geçti felekten, un elerken deve gecti elekten.

Efenim saç ekimi, kellik, greft, fue, püsür gibi terimler daha google’a “sa” yazarken firtliyor. Hastaneler, hospitaller, med sentırlar, estetik kostetik merkezleri ve bil umum saç ekim merkezleri bolca reklam, video ve fotoğrafla ekrana dolmakta. Pilav tarifi gibi bisey; pirinc ve su tamamsa herkesin yöntemi farklı anlaşılan.

Ben kendi tuttuğum yerden tarif edeceğim fili. 

Yastık kaldırım taşı. Önce başım, sonra boynum ağrıdı . Doktorun cektiginin yanında esamesi okunmaz gerçi.  

Kulaklıkla kitap dinledim çizgi film dinledim. 

Iki saatte toplama yapıldı. Üç saatte de ekim bitti. 2400 greftten bahsedildi. Kafa daha buyuk bir sey oosa topla 5 kisi dal, nnn

Lokal anestezi kisa sure yakiyor. 10-13 igne yedim. Sonra hic bir duygu yok. Celik tencere gibi kafa.

Alinan bolgeye tampon yapistirdilar. Dikilen yeri kirmizi bir antiseptikle temizleyip saldilar. Sunnet sapkasi gibi bir sey olmali. Herkes kafama bakti. 》:-(

Kafaya degmeden giyilip cikarilabilir birsey giydim. Esofman ve crocksla intikal ettim cunku ayakkabi giy çıkar ugrasilmaz. Cantama bir corap attim sadece. Usurum diye. Usudum. Giyemedim  :/

Gece rahat uyudum. Sırtüstü dediler ama donmusum. 

Sabah sargiyi soktum. Merak… guzel. Her 3 telden biri tasinmis.

Butun gun oturdum. Kafadaki butun sivi alnima indi. Klingon oldum. Şiştim malesef.

Hicbir aci, sizi, raharsizlik yok. Antibiyotik ve kortizonlu tablet verildi. 

Yarin meshur “ilk yikama” gunu. 

5 Yorum

Filed under araştırdım, saç ekimi, saglik

Eve dede aldım. Adı da TET

Ben dört kişilik çekirdek bir ailede büyüdüm. Büyükbabam ben küçükken rahmetli oldu, babaannem bizimle kalmazdı ve Alzheimer Parkinson ne ararsan vardı bir de..

Anneannemle Dedem 1500 km uzakta yaşıyorlardı ve yılda bir defa tatilde en fazla bir aylığına görüşebiliyorduk.

Dolayısıyla aile büyükleriyle yenen yemekler çok nadirdi, ancak evdeki sofralar açığı fazlasıyla kapatmaktaydı. Babamın Şehrazat’la bir akrabalığı mı vardı yoksa Bal Mahmut’la bir hısımlığı mı vardı bilemiyorum ancak, muhteşem bir hikaye anlatıcısıydı, ağzına baktırırdı. Çok büyük zorluklarla geçen çocukluğundan bile gülecek bir çok anısını aktarmıştır. Aile anıları, mesleki anekdotlar, öğrencilik yıllları.. Pilav pişirmeyi tarif edişi bile enteresandı. (Teknolojik olarak çok yaklaştığımız bir şey var, beyne çip mip takıp bütün anıları bir tür #Düşünseli ile alıp kaydedebilmek, ekrana yansıtabilmek. Elon Musk bunu da yapacak hayırlısıyla. Bunca anıyı löp diye çöpe atmak istemiyorum )

Dördümüz her gece yemekte uzuuun uzun masa sohbetleri yapardık. Kimin aklına ne gelirse anlatırdı. Eğitimimin bir bölümünü ben sofrada aldım.

Babam ilk torunu bebekken vefat etti. Kayınpederim eşim üniversiteyi bitirdiğinde vefat etmiş. Dolayısıyla sohbetlerinden faydalanamıyoruz. Özellikle çocuklara üzülüyorum. Neler kaçırdılar neler.. Anneanne Babaanne aynı şehirdeyiz çok şükür ancak haftada bir iki saat anca görüşülebiliyor. Doğal olarak bizim evdeki sofra da 4 kişilik ve kendi bildiğimiz kadarını çocuklara anlatabilmek için harika bir eğitim ortamı olarak görüyoruz. Anlat anlat bir yerden sonra tıkanabiliyor mevzu tabii. Yahut bizim BİLE bilmediğimiz bir sürü şey var. İşte tam orada TED(*) devreye girdi. Zaman zaman yemekler bitince o gün dinlediğim ilginç bir konu varsa onu beraber izliyoruz. 5 ila 20 dakika süren bu sohbetler hayatımıza çok şey katmakta. Bazıları Türkçe bazıları alt yazılı. Hatta hatta Türkiye’de yapılan Türkçe TED toplantıları da var ki buradan izleyebilirsiniz..Şimdiye kadar izlediğim en ilginç video da şurada: Kafa nasıl karıştırılır? 

 

Baktım dede yok elde, ben de bunu buldum :)))))

 

 

(*) TED =  Technology, Entertainment, Design baş harfleri.. Türkçesi Teknoloji, Eğlence, Tasarım TET :)

2 Yorum

Filed under aile, çocuk, internet, kültür, severim paylasirim