İşten artmaz, dişten artar.

Ben bu sene akıllandım . Buyrun ispatı:
Bu benim “Altın Yumurtlayan Kaplumbağam”.
image

Akşam eve gelince cebimde kalan 1 liralari buna atiyorum.
50 kuruslar kizin, 25 kuruslar oglanin bombozuk olanlar da Ziraat bankasinin kumbarasina gidiyor. (*)

Kaplumbağam tıka basa dolduğunda, artık bir ay mı olur üç ay mı  belli olmuyor, içinden çıkan paralar = 1 Çeyrek oluyor.  Çeyrek kumbarasina gidiyor.

:) Fena mı?

*-*-*-*-*-*

Almak istediğim çok güzel şeyler var. Ama elimi cebime atmadan önce şunu düşünüyorum: “İstiyorum Evet, peki ihtiyacım var mı?”
Bu soru bana geçen sene epey tasarruf ettirdi. Hala kapılıp aldığım, ota b.ka para verdiğim oluyor ama ;) akıllandim o kesin.
Çocuklara öğüdüm : “Para oyuncakçıda/markette vb vb duracağına bende dursun. Para bana lazım niye adama vereyim? ”

*-*-*-*-

Bu da geçen yıl oğlum anaokulundayken Kızılay’a ziyarete gittiklerinde dağıtılan kumbara. 5-10 kuruşlar buna gidiyor. Azımızı çoğa saysınlar artık. Bu sene Şubat tatilinde götürüp vereceğiz bankaya..
image

 

3 Yorum

Filed under aile, alışveriş işleri, çocuk, severim paylasirim

2013 raporu. Blog işinde iyiyim :)

WordPress.com istatistik yardımcı maymunları bu blog için bir 2013 yıllık raporu hazırladılar.

İşte bir alıntı:

Louvre Müzesi, yıllık 8.5 milyon ziyaretçi ye sahip. Bu blog, 2013 içinde yaklaşık 150.000 kez görüntülendi. Eğer bu Louvre Müzesi’nde bir sergi olsaydı, bu kadar insanın bunu görmesi yaklaşık 6 gün sürerdi.

2013 içinde, 99 yeni yazı yazıldı, bu blogun toplam arşivi 520 yazıya çıkıyor. 238 resim yüklendi, toplamda 117 MB. Bu yaklaşık haftalık 5 resim.

Yılın en yoğun günü 1.742 hit ile Şubat 18th oldu.

106 ülkeden arama yaparak ulaşan bir sürü insana teşekkür ederim.

2014’te kendimi aşacağım, söz!

Raporun tamamını görmek için buraya tıklayın.

6 Yorum

Filed under ben yazdım, blog işleri, severim paylasirim

Son bir aydır hemen her günüm hırgürle geçti..

Konuyla ilgili fıkramızı hemen en önden verelim.. Biz Çetin Altan’dan, Hasan Pulur’dan böyle gördük:

Temel, Cemal’e övünüyormuş:

“Benim dedem Dünya savaşında Ruslarla savaştı, amcam Çanakkale’de İngilizlerle savaştı, Babam Kore savaşı gazisi, ben de Kıbrıs savaşında Yunanlılarla savaştım”

Cemal durmuş, demiş ki: “Amma geçimsiz sülalen varmış be”

*-*-*-*-*

Bazen, hakların için savaşman gerekiyor. Manyak gibi. Özellikle firmalarla. Mağazada çözemediğim sorunları Facebook sayfalarından, Müşteri hizmetleri hatlarından illa ki uğraşır çözüme ulaştırırım.

Bu sabah mesela, Samsung’la 17 dakika ve 2 Müşteri Temsilcisine mal olan bir savaşın galibi oldum.

Son 1 aydır dişe dokunur firmalardan kapışmadığım kalmadı herhalde… Şu Müşteri Hizmetleri hatları var ya, offf…

Görsel

Kısa özet.

Kodak: yazdım zaten daha önce.. Garanti harici olarak tamir edip yolladılar.

Garanti Bankası sanal kartım çalışmadı. Muhtelif yurtiçi yurtdışı sitelerden alışveriş yapamıyorum… Deli oldum. 2 oturumda ve en az 1 saat harcayarak, 15 farklı müşteri temsilcisi ve 2 süpervizörle görüşerek derdimi hallettiremedim,adamlar AN-LA-MI-YOR! sanal kartı iptal ettirtip yeni sanal kart hazırladım.

LCW. Aldığım pantolonun küçük bedenini bulmak için 3 farklı mağazaya bizzat gittim, 2 tanesine telefon ettim. Sezon ürünü ayol, bir tane pantolon yok.. Müşteri hizmetlerini aradım, müşteri temsilcisi ile boğuştuktan sonra, yetkiliyi bağlattım, çözdü. Pantolonu aldım.

Esse. Kahve makinem su akıttı. Servise götürdüm, garanti harici onarım yapıldı. Bir hafta sonra yine su akıtmaya devam etti. Servis sorun çıkardı, merkezi aradım. Merkez “iade alalım” dedi. Servisten form alıp Esse mağazasına gittim, “olmaaaaz” dediler. Hadi müşteri hizmetleri bir daha… onlar iç yazışma, iç telefonlaşma, hallettiler, gittim aynı fiyata istediğim tava tencere setini aldım. Pek güzel oldu.

Esse. Kendime yılbaşı hediyesi alacağım. Vitrinde 4 tane kek kalıbı var, (bacımın deyimiyle KEKLİK :)

Görsel

(güzelliğe bak!)

çok beğendim tam aradığım gibi. Rafta kalmamış. “E vitrinde 4 tane var birini verin?” Vitrini bozamazlarmış. “Başka mağazadan istetin?” ona da yok.Hop: Müşteri Hizmetleri Facebook. “Adınıza ayrıldı, dilediğiniz zaman mağazadan alabilirsiniz”. Hehe..

Samsung: Eşim mühendis, çizim mizim bi ton işi oluyor, gitti kendine bir Samsung Galaxy Note 2 aldı. O cihazın da özel bir kalemi var, not alıyor, yazıp çizebiliyorsunuz. Cihaza adını veren özellik o kalem. Kalemi yitirdik… Yitirmez olaydık. Kaç gündür mağaza mağaza gez, telefon et. Yok. Yedeği yok. Netten bakıyorum, sitelerde hep çin malı sahte şeyler var.. Bu sabah “kayboldu” deyip kaskosundan (Cepkask=) telefonun yenisini almayı bile düşündüm. Çok uzun iş.. Bunu getirten firma Genpa, yazıştık. Ellerinde yok. Samsung Servislerinde yok. Hiç yok yok yok.

Bu sabah Samsung Müşteri Hizmetlerini aradım. Şu 17 dakikalık olan..Bir müddet ikna etmeye çalıştım, olmadı. Daha yetkili birini istedim. Bir bey çıktı telefona, anlattım derdimi. Bu telefonu feysbuğa girmek için almadığımızı, kalemsiz telefonun hiç bir özelliği olmadığını, bu işin merkezi olan İstanbul’da olduğumuzu, yasal olarak 7 sene boyunca yedek parça bulundurmak zorunda olduklarını… Ve koskoca şehirde bir tane kalem bulunamadığını..

Adam benden hangi mağazalara sorduğumu öğrendi, sonra daaaa………. diğerlerinin telefonlarını vermeyi önerdi.

Tam hatırlamıyorum ama yaklaşık olarak “Burası Müşteri Hizmetleri hattı, ben Müşteriyim, sizden de akıl değil Hizmet istiyorum. Kendi çabalarımla ulaşamadım, siz bir zahmet ulaşın, stoklarına bakın, bir tane bulun; ya bana yakın bir mağazaya göndersinler ya da şurada var deyip adıma ayırsınlar gidip alayım. Bu bilgiyi vermek için arayın” dedim.

Aradı. Bir AVM’de bir tane kalem beni bekliyor. :))

 

daha da var da yazamayacağım içim bayıldı.

Canımı yediniz müşteri hizmetleri. Lanet Nurcall’lar.. Sizin kendi hatlarınıza işiniz düştüğünde bu numaraları kendinize de çekiyor musunuz yoksa bir şifre filan var mı prosedürü ve bin dereden su getirmeyi atlamak için??

4 Yorum

Filed under alışveriş işleri, saçmasapanlıklar, şikayetlerim

Nail art 2 / Tırnak Süsleme Sanatı

İlk bölüm burada: Nail Art

 

 

image

Kış teması

image

Bu bir nazar boncuğu değil, 8 numaralı top!
image

Bulutlar ve balonlar..
image

image

1 Yorum

Filed under kozmetik, nail art, severim paylasirim

Evde Peru, hayvani lama, baskenti Lima.

Milliyet Cocuk dergisi ile harika bir çocukluk geçiren ben, Kızıma 10 yaş hediyesi olarak #Bilim Çocuk Dergisi aboneligi aldim. 50 liraya bir yıl boyunca kapima geliyor dergiler.

Hem eğleniyor hem öğreniyoruz hepimiz..

Kasim sayısı eki olan Peru maketini bugunku pomodoro molasinda yaptik üçümüz.
Ben Yoda miyim, neden bütün cümleler devrik?

image

image

image

image

Üç boyutlu şahane bir maket..

Pınar Büyükgüral tasarımını inovagtif bir ar-ge calismasiyla iyileştirdim.

Kedi Rezidansindan artan strafor parçasına yarım kürdanlarla çaktım.
Figürleri de kürdanlara bantlayıp mobilize ettim.

Güzel oyun çıktı.

Yorum bırakın

Filed under aile, çocuk, el işi, icatlar, ilkogretim, kültür, severim paylasirim

Gel pisi pisi, var mı ev gibisi?

Herşey Hamza Bey’in paylaştığı bir video ile başladı. Dedi ki:

Kedilere ev yapabilmek için insanlar yarıştı.

biri de benim..

Aşama aşama:

20131207_154340

Straforu kutunun ön ve arka yüzünün ölçüsüne göre falçata ile kestim

20131207_154648

Ön ve arkaya eklenen strafor kalınlıklarını ilave ederek yanların ölçülerini aldım ve strafordan paylı olarak kestim, ki koli bandı ile yapıştırırken köşeler tam kapansın.

20131207_161132

McGyver bantı ile her yerini sağlamlaştırdım. Verandaya dikiz!

Çatıyı da, taban gibi biraz uzun tuttum, gölge yapar, yağmuru keser diye.

İçine de iki avuç kedi maması koydum :))


20131207_163343

En büyük handikapı olan hafifliğine çözüm bulamadım. Rüzgarda uçmasın ya da köpekler sürüklemesin diye garaj kapısı ile duvar arasına sıkıştırdım. Bir yere bağlamak lazımdı aslında. Ertesi günü kayboldu. Biri çaldı herhalde…. 

Bütün bunları yapmak yarım saatimi aldı. Kızımın yardımı ve sohbeti ile vakit su gibi aktı. En güzel eğitim görerek, yaşayarak eğitimdir. En iyi dersler okulda değil, aile sofrasında edilen sohbetlerde alınır.

Kedileri ve kendimizi çok memnun ettik.

Siz de yapın. Sokak hayvanlarından biz sorumluyuz…

12 Yorum

Filed under çocuk, insan olmak, severim paylasirim

Breathe Right nedir? Nefes alma hakkıdır!

Hayatımın uzun bir bölümünde ağzım açık yaşadım. “Geniz eti” ben küçükken icat edilmemişti. Burnum tıkalıydı, nefes alamıyordum ve ben bunu normal saydığımdan, hiç başka türlüsünü bilmediğimden şikayet de etmiyordum.

Bir tek ağzımdan nefes alabiliyordum. Beni iştahsız sanıyorlardı. Bilmiyorlardı ki aynı anda hem nefes alıp hem yemek yememe imkan olmadığından debeleniyordum sofrada…

Burnumdan nefes alamadığım için yıllarca sürekli olarak boğaz enfeksiyonları yaşadım. Deli gibi antibiyotik kullandım mecburen. Tetrasiklinler yüzünden dişlerimde renklenmeler oluştu. Ön dişlerimde sapsarı lekeler. Bir çocuğun gülümsemesi kadar güzel ne var? Ben gülümseyemedim hiç. Ki, şehirdeki en seçme, en zeki çocuklarla aynı okuldaydım. Espiriler havalarda uçuşurdu, benim sadece gözlerim gülerdi. Çok utanırdım dişlerimden. Hem 4göz, hem dişleri sigara içiyormuşçasına sapsarı..

Serviste 5 yıl aynı okula gidip geldiğim ve idolum olan abla, hatıra defterime “bildiğim kadarı ile sessiz, sakin bir kızsın” yazmıştı. Bana? BANA!!

Kendim olabilmem için, içimdeki İpek’i dışarı çıkarabilmek için 18 yaşımda ilk iş dişlerimi kaplattım, lens takmaya başladım ve 20’lerin ortalarında tel de taktım. (işleri rast gitsin Denta-Kid, Dr. Mehmet Özgen) Bir de o geniz eti ile beraber burnumu düzelttirdim (elleri dert görmesin ONEP Prof.Dr.Onur Erol)

Neler neler çektim yani. Nefes almak ve alamamak aradaki farkı iyi bilirim. Bu konuda uzman sayılırım. Bu yazımı da bu uzmanlığıma dayanarak yazıyorum…

*-*-*-*-*-

Fikri Mühim’den bu ay gelen kitten Breathe Right çıktı. Breathe Right zaten bildiğim bir ürün. Bugüne kadar Göğüs büyütücü hap, Dudak dolgunlaştırıcı ruj, minare gölgesi, davul tozu muamelesi yaptığım, fasa fiso gördüğüm bir kutucuktu kendisi. “Hayatta para vermem” dediğim şeylerdendi.

Bir kez daha büyük konuştuğumuzu anladık sevgili okurlar.

Bende görünce oğlum tutturdu, “ben takcam ben takcam”. Kemik şekline ve yıldızlarına vuruldu. Zaten soğuk almış, “iyi tak” dedim.

Taktık :

br1

Sümüklü burnu bir anda açılınca hissettiği mutluluğa bakar mısınız?

Breathe Right sayesinde soğuk algınlığını boğaz enfeksiyonuna dönüşmeden atlattık. Niye? Nefes alabildiği için.. Bugün bir doktor muayenesi 40 lira, reçeteye girmeyeyim hatta. Hop kutu kendini amorti etti işte. Al bulunsun!

Bu da ben,

br 2

Takar takmaz 3. bir burun deliğim varmış gibi, zonk diye hava almaya başladım! Şaşkın görüntü ondan. Gece horlayanınız filan varsa, tavsiye ederim. Her ikinize de rahat uyku temin ediyor.  Ohh nasıl bebekler gibi uyutuyor anlatamam.

Normalde büyükler için olanı ten renginde ama ben yıldızlı varken ten renginin yüzüne bakmam yani.. :))

Bence, her eve lazım. Çok beğendim ve mutlaka evde bulundurulacak bir ürün oldu bundan sonra.

 

 

 

12 Yorum

Filed under aile, araştırdım, çocuk, icatlar, saglik, severim paylasirim

Son bir haftanın arama seçmeleri

Bir hafta boyunca hangi aramaların sonucu A Blog Daire:6’ya ulaşmış insanlar?

Sorular nedir? Cevap verebilir miyiz? Gülsek ayıp olur mu?

Daha önceki ilginç aramalar için burayı ve burayı tıklayınız

Seçmeleri sunuyorum:

 

2013-11-07 tarihine kadar 7 günlük Arama Terimleri (Özet)
dügunde yazilan telgraf

kitap resimleri

nişan davetiyelerinde neler yazılabilir 

mehmet le ayse dugun davetiyesi

sayın kısaltması nasıl yazılır (A Blog Daire: 6 cevaplıyor= Sn. şeklinde)

evleneceğim kizin zarflari nasil olmali (A Blog Daire: 6 cevaplıyor= bilemem, siz nasıl zarf severseniz artık)

nikah nasıl yazılır (A Blog Daire: 6 cevaplıyor= yazmışsınız işte gayet güzel)

yur disina kargolu ceyiz (A Blog Daire: 6 cevaplıyor= İşiniz zor..)

crome kurdum ama yandex geliyo (A Blog Daire: 6 cevaplıyor= gelir. Bilmediğiniz programı kurma izni vermeyin, kurulum aşamalarında kutulara işaret koymayın, dikkatle okuyun.. Chrome’u da yanlış yazmışsınız.)

seylerin sekler (A Blog Daire: 6 cevaplıyor= anlamadım)

cromdan yandexi kaldıramıyorum 

zımba detayı nasil yapilir (A Blog Daire: 6 cevaplıyor= bilmem. Zımba detayı nedir ki?)

kid mother ile nasıl örülür (A Blog Daire: 6 cevaplıyor= “mother” anne demek, sizin aradığınız yün. “moher” o, bir daha deneyin)

firinda sut mayalama (A Blog Daire: 6 cevaplıyor= fırında YOĞURT mayalıyoruz.)

süzme yogurt nasil yapilir (A Blog Daire: 6 cevaplıyor= tülbentten süzerek)

yandes kaldırma (A Blog Daire: 6 cevaplıyor= yandex yazınız ve ilgili yazıya gidiniz)

ilköretim cumhuriyet bayramı ile resim nasıl yapılır (A Blog Daire: 6 cevaplıyor= bir yerden bakmadan bizzat kendiniz yapacaksınız. Böyle arama mı olur? )

hutbe nasıl yazılır (A Blog Daire: 6 cevaplıyor= bilmiyorum. hayatımda hiç hutbe görmedim.)

müstehcen fıkralar (A Blog Daire: 6 cevaplıyor= tövbeee. ilginçsin arkadaş..)

market yoğurdu ile evde yoğurt yapılır mı (A Blog Daire: 6 cevaplıyor= yapılır. maya olarak kullanmak için bir kaşık yoğurt lazım size. )

hediye verirken karta ne yazilir (A Blog Daire: 6 cevaplıyor= Hediyenin anlam ve ehemmiyetine, verilen kişinin sizinle bağlantısına göre değişir)

kahve telvesi tuy dokermi (A Blog Daire: 6 cevaplıyor= sanmam. ama iyi bir peelingdir)

balla yoğurt mayalanırmı (A Blog Daire: 6 cevaplıyor= yoğurt mayalarken bal katılabilir evet)

davetiye nasıl yazılır kısa (A Blog Daire: 6 cevaplıyor= davetiye zaten kısa olur…)

ozel anaokullarinin yaz tatili ne kadardir (A Blog Daire: 6 cevaplıyor= Özel okul yaz tatili yapmaz sanıyorum. Ay be ay para alan güzel bir sektördür. Tabii yine de okula sormak Google’a sormaktan daha iyi bilgi sağlar)

10 Yorum

Filed under blog işleri, severim paylasirim

Kodak’a nasıl ulaşılır?

2 yıl kadar önce bir Kodak dijital makine almıştım. Güzel güzel kullanıp dururken bozuldu. Hiç açılmamaya başladı.

Fotoğrafçıya gösterdim, “pili bitmiştir” dedi, pil taktık. Çalışmadı..

Ben de hiç anlamam elektronik işlerinden.. Kodak yetkili servisi arandım. Yok!

Kodak international sitesi ile iletişime geçmeye çalıştım. Tabii ki Türkçe dil desteği vermeyen  Kodak.com ile epey yazıştık. Bakınız:

——————————————-

Response Via Email (Guillermo M.) 11/05/2013 06:22 AM
Greetings, Ipek;Your Reference number is: xxxxxxx

Thank you for contacting Kodak tech support.
We are quite concerned over your experience, and are sorry for any inconvenience or frustration this has caused you.
Here we provided the phone numbers where you can call:
Turkey phone number 216 581 5858

International Toll Line 44-0-131-458-6714

We are glad to be of service and are here for you if you need us in the future. If you respond by e-mail, simply reply to this correspondence so we may better assist you. You can also chat with us at http://www.kodak.com/go/chat (24 hours a day, 7 days a week), or call us at 800.421.6699 ( 9:00 A.M. to midnight Eastern Time, 7 days a week).

Regards,
Guillermo M.

——————————————-

En son bana verilen 216-578-2600 / 0216-581 56 00/5815858 ve türevi numaralar arızalı düdük sesi veriyor, ya da açılmadan kapanıyor.

Teknosa’yı aradım: 0212-227 9506 diye bir numara aldım, orası da Kodak servisliğini bırakmış :((

Ara-tara kaç aydır bulamadığım Kodak Türkiye’ye Hasan’ın sayesinde tek telefonla ulaştım. “Danışan dağları aşmış” diye boşuna dememişler…

Lazım olursa bulunsun:

Kodak Çağrı Merkezi: 0850 333 55 35 ,

Servis Merkezi 0216-999 77 00

Kodak

Kargoya verip göndermemi istediler. Bakalım makinenin derdini çözebilecekler mi…..

1 Yorum

Filed under alışveriş işleri, soruyorum, şikayetlerim

Kan kırmızı, süt beyaz

Deve yavrusundan küçük.
Kale kapısından sığmaz.
Fındık kabuğuna sığar.

Bir bilmece(*) ile başlamak istedim.
Bu aralar, “if you fail to plan, then you plan to fail” özdeyişini evde uygulamaya döktüm.
Bu güne kadar “Baktin ki olmuyor, bakmayacaksin” şeklinde kör topal giden bir sistem vardı. O sistem, çöktü. .

Evdeki süremiz sınırlı, yapılacak iş ve ders belli.  Paylastirmak için güzel ve etkili bir yöntem buldum. Pomodroido.
Bu yöntemi bulan adam domates şeklindeki Mutfak saati ile zamanı bölmeyi icat etmiş. Bir saati üçe bölmüş. On beş dakika çalışma beş dakika mola.
Her dördüncü mola 15 dakika. .
Sadık kalırsanız, çok faydalı bir sistem.. Pomodoro domates demek ve bu işi bir uygulama olarak andriod telefona indirilebilir hale sokmuş ve adına Pomodroido demiş.

Evde herkes dersine işine onbeş dakika ayırıyor, kronometrem alarm verince beş dakika molada beraber oyuna dalıyoruz.

Uzun zamandır Meraklı Minik ve bir süredir de Bilim Çocuk alıyorum.  Bilim çocuk Ekim sayısında Şehirler ve Mimari konu edilmiş. Gaudi’ye uzun bir bölüm ayrılmış. Ayrıca konuyla ilgili Hafıza Kartları, bir Tasarım Dergisi ve bir de oyun eklenmiş.
4 liralık dergide Elli dört liralık Eğitim Bilim Kültür ve eğlence var!
Bizim evde yoğunluk fazla olduğundan her dergiyi hemen işleyemiyorum.  Bu oyunun sirasi bugün gelebildi. Çok güzel vakit geçirdik Mimari Yapılar tombalasi ile..

image

image

image

Bunlara ek olarak “arka bahçede Bilim”izlemeyi seven çocuklarım için yine Tübitak yayınlarının 100 deney kitabını aldım. 10 lira! Çalan vermez ayol. ..

image

Öneriyorum.

 

 

 

 

(*)

Kan kırmızı, süt beyaz.

Deve yavrusundan büyük.

Kale kapısından sığmaz.
Fındık kabuğuna sığar.

CEVAP: doğru. bunların hepsi de doğru. Kan kırmızıdır, süt beyazdır. Deve de yavrusundan daha büyüktür. Kale kendi kapısından sığmaz, fındık ise kabuğuna güzelce sığar.

3 Yorum

Filed under aile, çocuk, icatlar, kültür, kitaplar, severim paylasirim