Digitürk yan odaya kampanyası tacizi

Evde olmaz olasi bir dijitürk var. Fatura benim üzerime değil.

her haftada üç defa birileri ariyor.. “İpekag hanim, evinizde dijitürk var mi?”

“var”

“bizler size cok ozel bir kampanyayı tanıtmak için ….sadece şukadar lira odeyerek yanodayadijitürk kampanyamıza katılmanızı isteriz.”

“istemem”

“ama söyle boyle, hem cocuklar vidi vidi, hem maç hem dizi bidi bidi… (bi suru laf, kesintisiz, önündeki metni bana okuyor)”

“e benim ikinci bir televizyonum yok hamfendi. o bakimdan…” (kullum yalan, Tövbe ya Rabbim)

“peki tesekkurler”

 

hayir evdeki dijitürk benim adima bile degil bu adamlar beni nerden buluyor????? birileri satmis gene numarami.

bir ikisini tersledim…

bitmiyor…..

Digiturk musteri hizmetleri hiiiç oralı değil…

– Bizde kaydınız yok.

-beni kim ariyor da sizin sisteminizi satmaya calisiyor?

-bayilerimiz olabilir..

-hangi bayiniz peki bu, bende numarasi var iste son arayanin.

– o sekilde bulamayiz

-kendi bayinizin telefonunu mu bilmiyorsunuz? şirktinizin adı kullanılarak taciz ediliyorum .. hiç mi ilgilendirmiyor sizi????

– miy miy miy

-bari sikayet kaydimi alın..

– ….

 

bu hafta henuz arayan olmadi. bakalim……

 

Yorum bırakın

Filed under saçmasapanlıklar, şikayetlerim

Steam derdi beni gerdi…

Esime yilbasi hediyesi olarak bir dönemdir istediği Call of Duty : Modern Warfare 3 aldım.

aferin bana

oyunu kurmak da bana kaldı niyeyse…

Steam diye bir sisteme oyunla birlikte gelen, özgünlüğünü kanıtlayan bir kodu girmeden oyun çalışmıyor.

Bu steam hazretlerine bir kac defa uye olunmus, iptal edilmis, veya edilmeden yeni girisler yapilmis. Steam bizim butun mail adreslerine vakif.

Simdi bu CD key’i kimbilir hangi hesapla iliskilendirdigimizi unuttuk :((((((((((((( sorun patladı resmen, steam bize korsan muamelesi yapmakta….

Oyun kurulmamakta direniyor, gayetle kritik bir noktada kodu soruyor. Giriyoruz,

Duplicate Product Code

The product code you’ve entered has already been activated by an existing Steam account, and is therefore invalid.

Your activation of Call of Duty: Modern Warfare 3 Retail (RoW) has not been complated.

yazıyor….

Steam destekle iletişime geçmek için iseee, işte bu linkten yepyeni bir kimlik olusturup, şifre saptayıp tekrar giris yapmak lazım.

Steam hesabi ile destek hesabi birbirlerinden farkli!!

işin yoksa nereye hangi kullanici adi ve hangi mail adresini yazdigini hatirla. bunu bulduysan koydugun sifreyi de yanında hatirla….

oooof of

ondan sonra şifren doğrulanıyor,

Sorun yaşadığınızı duyduğumuza üzüldük!

Sorununuz bir oyunla veya Steam servisiyle mi ilgili? yazan bir sayfa açılıyor

ben Steam servisi>account issues>CD-Key>tekrarlanan CD anahtarı bolumlerini sectim.

en son da en alt sağda contact supporta tıklayıp detaylı bir sikayet yazdim, istenen bilgileri girdim.

sonra bu mesaji iletebilmek icin tekrar mail adresimi dogruladim :((

bakalım ne olacak.

 

*-*-*-*-*-*-*-

Steam Destek’ten mail ulasti nihayet…

28/12/2012 tarih 9:15 saat.. iyi gene…

mail şu şekilde:

Hello,
 
A staff member has replied to your question:
 
Hello ,
 
Thank you for contacting Steam Support.
 
In order to investigate this issue, we must verify the purchase receipt and your ownership of the CD Key.
 
Please handwrite your Support Ticket Number aaa-bbb-ccc on the quick reference card or sticker above the CD Key (the number should not be written on a separate piece of paper or inserted with an image editor) and reply with a digital photo or scan of the CD Key and the receipt for your recent purchase. Please ensure that you submit a full-color image in .jpg format, rather than a photocopy.
 
If you have any difficulty locating the CD Key on the packaging, please see the following link:
http://support.steampowered.com/kb_article.php?ref=7480-WUSF-3601
 
Example scans:
http://support.steampowered.com/images/faq/2347-QDFN-4366/cdkey1.jpg
http://support.steampowered.com/images/faq/2347-QDFN-4366/cdkey2.jpg
 
We accept receipts issued within the last 90 days. Receipts from auction sites and used merchandise sellers will not be accepted. 
 
After verifying your proof of ownership we will gladly assist you with this issue.

 

Ozeti, gonderdikleri özel şifreyi kendi el yazınızla esas kodun olduğu sayfaya yazıp, kodun, şifrenin, bir de faturanın fotoğrafını yollamanizi istiyorlar. oyunun gerçekten de bize ait olduğuna kani olup, olayı çözeceklermiş.

Nedir bu çekim çilem Allah’ım…. Az kaldı, oynatacağım. (hem kafayı, hem de eşim beyefendiye oyunu.)

 

5 Yorum

Filed under bilgisayar, saçmasapanlıklar

Acik ve yurekten tesekkur.. Vaillant

Bes sene üst uste Vaillant kombimiz icin yillik bakım anlaşması yaptık. Iki kere sorun cikti, ikisinde de verdikleri satte geldiler, çabucak tamir ettiler. Elemanları efendi cocuklar hep. Yılda bir de bakıma geldiler. Kombi bakımı önemlidir. Arıza kucuk de olsa buyuk de olsa, ucretsiz tamir hizmeti sunan bakım anlaşmasını cok yerinde bir uygulama olarak görüyorum. Verdiğiniz paraya kesinlikle değer.
Derken tasindik. Sozlesme iptali gerekti. haklı sebebimizi makul karsilayarak sözleşmenin feshini sağladılar. Memnun bir müşteri olarsk ayrıldık. Tekrar teşekkür etmek istedim.
%
Yeri gelmisken…
Eski evsahibiyle aramizda gecen gorusme:
– kombi bakim anlasmasini uzatmistik.
+ uzatmasaydiniz. madem cikacaktiniz niye uzattiniz ki?
– e ben sozlesme yapmadan once fal bakmiyorum bir sene daha oturacak miyim diye!?!
+ beni ilgilendirmez…
Onca yil ne bir kira aksattik, ne odenmemis fatura biraktik, ne aidat borcu taktik, eve gul gibi baktik. Bozulanlari, bizim sorunumuz olmamasina ragmen eskisinden iyi tamir ettirdik. Kendi bozduklarimizin yenisini aldik.
Ayip etti bize. Ona tesekkur etmiyorum. Hayatında ilk defa kiracı gördüğü icin, dunyada ne bicim insanlar oldugunu bilmiyor.. Umarim ogrenir… Haksızlığa hiç gelemem, iyi valla..

Yorum bırakın

Filed under ev işi, severim paylasirim

Internetsüel?

1998’den beri internetteyim. Faal olarak. Bazen fazlasiyla faal.
Oyle, bir mail adresi almis da ayda yilda bir açıp bakan tiplerden degilim. Interneti seviyorum. Hemen her işimi internetle yapiyorum. Basligi da bundan esinlenip koydum. Metroseksuel erkekler var ya, ben de internet icin boyleyim.
Uzun yıllardır garanti bankası müşterisiyim. Uzun yillar once Acik kart almistim, bugun bonus platinim var. . Ilk gunden beri internet şubesini cok beğenirim. Kredi karti aidatından baska da bir şikayetim yok kendilerinden. Bugüne kadar hiç ödememişim, gecen yil icat ettiler. :( belki bu yil gene almazlar… Gene laf lafi açtı…
Aa dur, bi de flexi kart vardı. Kızımla kendimin resmini koydurmustum.. Hey gidi gunler.
Yine ilk gunden itibaren sanal karti kullanmaya başladım. Internet alışverişlerim icin en güvenilir odeme biçimi.
Cunku yillardir internetten “eldivenden merdivene” her birseyi alip sattim.. Biyoruz da konusuyoruz…
Son olarak Bonus Pay diye bir şey cikti. Bonus paylasmak gibi degil.. odeme anlaminda.. Cep telefonunu kaydettirip, bir sifre saptiyorsun. Alisveris bitiminde, odeme secenegi olarak Bonus Pay seçiyorsun. Cep telefonuna bir sms geliyor, şifreni yazip geri yolluyorsun. Tercihine göre, ister kredi kartından, ister hesabından para odemis oluyorsun. Alışverişin oturduğun yerden tamamlanıyor…
Bu imkanı sağlayan Hepsiburada’ ya da teşekkür ederim..
I <3 internet!

1 Yorum

Filed under alışveriş işleri, bilgisayar, severim paylasirim

Akillica tasinma – i

Eskiler der ki: “üç taşınma bir yangına bedeldir”.

O zamanlar nakliye at arabalarıyla, yollar desen asfaltın a’ si yok, çakır çukur.. hele ki züccaciye az bulunur ve pahalı… Üçüncü tasinmada ev eşyası yandı bitti kul oldu say..

üstelik tasinma stres değeri herzaman yüksek. masrafi ayri,   hazırlanması ayri, yerleşmesi ayri, çocukların tam da kudurmak için uygun ortamı bulması ayri dert.

Girişten de anlaşıldığı üzere, tasindim ve bu konuda tecrübemi de yazmak istiyorum. Peşinen: Allah cümlemize gule gule, ağız tadıyla oturmayı nasip etsin.

*-*-*-*
Taşınmadan once; ehliyet kursu motor dersi hocamızın önerdiği gibi: once niyet etmek gerekir..
Ev arama bulma, satin alma/kiralama, yeni evin tadilatı, tezyinatı, boyası, perdesi  vb kısımlarını baska bir yazıya rezerve edip, bugun sadece toparlanma işine ayırıyorum bu yazıyı.

image

Madde biiir: temiz,  saglam, yeterli sayıda ve uygun boyutta koli tedariki..
 Cevrenizde market ya da toptancı bir yer varsa, öncelikle onlar ilk soracağiniz kaynaklar. Ben kolilerimin cok büyük miktarını kolici.com‘dan edindim. (sitelerindeki pratik bilgileri de oneririm, bir goz atin) Zümrütevler’deki şubeden aldıklarım doğal olarak internetten aldigim ve ucretsiz olarak kapina kadar teslim edilenlerden daha ucuza geldi. Daha büyük bir arabam olsaydi super olacakti.. Neyse.
Miktar verecek olursak, yaklaşık ikiyuz adet koli kullandım. Bunların yarısı sagdan soldan ucretsiz temin ettiklerim. Bu miktarın yüzde kırkı da kitap kolisi olarak alındı. Cok kitabımız var.  Siz durumunuza bakıp sayıyı hesaplayın. Fazlasi zarar etmez.

****** En bastan;  buzdolabınızın içeriğini koyacağınız kolileri kenara ayırın. Buzdolabı en sona kalan malzeme ve en iyi koliler seçilip  kullanılınca, yiyecekleriniz için geriye yırtık pırtık iğrenç koliler kalıyor.

 Gelelim boyut meselesine. Eşyalarınız arasında bizimki gibi esas kalemi bol miktarda kitap oluşturuyorsa, 40*30*30 koliler en uygun boyut.  Kitaplar cok ağır çekiyor. Koliyi taşımak bir dert oluyor. Istifi de zor.. Kolinin temizliği ve sağlamlığı da cok önemli.  Koli içinize sinmiyorsa, eve getirmeyin.. İstiflemek için kolilerin üst ve alt kapaklarını açın, yassıltın ve mesela onar onar bantlayın. Koridora yığabilirsiniz, üzerine basar geçersiniz artık. Koli kurarken, önce altını, soldan sağa ve yukarıdan aşagı her iki yönde ücer kere bantlayın. İçi dolduktan sonra üstü ikişer kere de bantlasanız olur. Kolileri aşırı doldurmayın, üstü bombe olmasın, istiflerken tepenize yıkılır.

Madde ikiii: Ek malzemeler.
Koli ile iş bitmiyor.

Bize oniki adet koli bandı (ucuz marka tercih etmeyin, rezil oluyorsunuz),

bir adet “dikkat kirilacak esya” yazili  koli bandı (kirilacak esya kolilerini kapadiktan sonra bir boy da bundan yapistirdim),

bant makinesi (elzem gercekten),

bir top ince ambalaj şiltesi (pis gazete kağıtları her şeyinizi boyuyor ve cok da darbelere dayanıkli, mukavim bir malzeme olmadığından, hüzünlü sonuçlar çıkıyor ortaya, bu iyi bir yatırım, bir kayık tabak fiyatina mükemmel koruma),

kirmizi renkte bir koli kalemi(board marker/markör),

bir top da büyük boy streç film kullandım.

image

(ambalaj şiltesi)

Madde uuuc: koli sınıflandırmak

Kirilacak esya, cam, tabak canak icin abartili koliler yapmayin. Cam esya da ağır çekiyor, eğer koliniz cok ağır olursa taşımayıp alttan aciliyor ve şangirt…40*30*30 bu konuda da ideal.
Bardakları, fincanları tek tek sarin.

image

image

tabaklar icin şerit kesin, Bir ucuna ilk tabağı koyun, şeridin ucunu üzerine örtün, bir tabak daha.. Kat kat.

image

image

Madde dooort: önce en az ihtiyacınız olan eşyaları kolileyin
Bardaklardan degil mesela bufedekilerden baslayin.

image

Ve madde beesss:kolilerin üzerini yazin

image

Kapatır kapatmaz ve detayli olarak. “nasil olsa anlarım” diyerek kısaltma yapmayın, kalemi cimri kullanmayın. Yeni evde hangi odaya gidecek, icinde ne var, kaçıncı koli. Yerleşirken bana dua edersiniz. Borcamların ikinci kolisini hala bulamadim.. [guleni doverim]

Ek maddeler:

  • bana verilen ogutlerin aksine ben toplanirken degil yerlestirirken attim gereksizleri.
  • Strec film bir harika.

image

(ortasından oklava geçen streç film, kullanımı ekstra pratikleşiyor. tutturabileceğiniz biri yoksa, birbirine sırt çevirmiş iki sandalye arasına yerleştirin…)

Tava tencereleri sar, tangirdamadan ve tertemiz ulassin.

image

Sampuandan ketcaba, sarmala, bir damla dökülüp saçilmadan yerine erişsin.

image

Mutfak gereçlerini sar, tost makinesi, mikser her birsey sahane naklolsun.

Cekmecedeki kaşık kutusunu hop sar, götür yeni çekmeceye her bir cay kasigi yerli yerinde olarak koy.

Hattaaaa, yatakları sar! Hijyenik bir şekilde gelsin yerini bulsun. En şahane fikrim buydu taşınma sırasında.

image
  • bunu da ek yapayım: gömlekleri ve önemli kıyafetleri elbise torbasına geçirdim. noolur noolmaz.
image
Son bir not: efendim, herşeyi hallediyormuş nakliyeciler, herşeyi topluyorlarmış, yeni eve yerleştiriyorlarmış, hiç bir şeye elini vurmuyormuşsun, niye zahmet çekmişim?? Bennn-assslaaa-nakliyeciye-toplatmam.
a) İki kamyon esya cikti evimden. Şaka değil.. Gerçekten iki adet kamyon taşıdı. Ben günlerce edebiyle topladim, kutuladım… nakliyeci dediğin hokkabaz mı bu kadar eşyayı bir saatte toplasın?? imkansız. Beş gün sürer o zaman taşınmak…
b) O kadar eşyayı bi de adamların topladığını, her bir şeyciklerimi elden/gözden geçirdiklerini (kötüye çekmeyi sevenlere not: değil kitaplarımı, çay bardaklarımı bile elletmem kimseye) üstelik de o pis silindirlere, bidonlara konduğunu düşünemiyorum.

İşte nasıl toplandığımın kısa hikayesi….

To be continued…

15 Yorum

Filed under ben yazdım, ev işi, icatlar, severim paylasirim, taşınmak

Gerçekten çevreyi düşünüyorsanız… Dergi almayın

Yanilip yakilip all decor diye bir dergi aldim. Silme reklammis arkadas. Bir tane yazı bulamadım..Verdigim beş liraya hiç bu kadar yanmamıştım. Nasil ki tvlerde reklamin bir siniri/suresi var, dergiler de oyle olmali. Yazik gunah o kagida. Gazete dergi reklamlari yasaklansin. Bu ziyankarlığa dur demek lazım, israf haramdır..

Ki bütün o reklamlar, ilanlar, advertorialler kesinlikle hedef kitlenin umrunda değil, reklamverenin parasına da yazık..

Agaci koru, cevreyi sev, reklamli dergi alma!

3 Yorum

Filed under alışveriş işleri, çevre, saçmasapanlıklar, şikayetlerim

Sevmediğim sürücü tipleri..

image

Ana yoldan tali yola donme durumu. Isiklar bize kirmizi yanmakta. Sorumlu bir sürücü ve herzaman bir yaya olan bendeniz, ışıkların dibinde değil yaya geçidinin berisinde durdum..

* Sevmedigim sürücü  no 1: kirmizi yanınca, ışıktan baska her yere, dört bir yone bakan “bakalak şoför”. Yeşil yandı mi firla kardeşim….illa butun kuyruk korna dütleyecek, abi yine de son bi kez isigi çek edecek, (ki etmese daha fena, çünkü sevgili şoför arkadaşın ne sebeple korna dütleyecegi de belli olmaz.. Bir yakınını görmüş, hatta cep telefonunda konuşurken yanlislikla basmis olabilir. [Insanlar neden kulaklığa alışamadı bilmem. Bence cok havalı ve rahat…]) sonra hadi bakalim… Arkandakini isik nobetcisi sanmak… Neyse..

Bu durumda genellikle sola dönmeyi son dakikada akıl eden gerizekalı bir baska şoför kuyruğun en arkasında sıraya girmek yerine, biraktigim boşluğa (yani direkt sira basina) dalıveriyor.. Sıraya girememek bir Türk karakteri midir bilmem, hayir esas anlamadiğim bu şoförlerin hemen tamamı askerlik yapmakta, askerde günlerce gecelerce sıraya girme talimi yaptırılmakta. Bunlara zorla bile öğretilemiyor sıra kavramı. Neden Allahım bu kadar mankafa bunlar???

Bunun bir üst modeli de var, bakiniz:
** Sevmedigim sürücü no 2: “kozalak şoför”, kendisi sıraya aldırmaz, bekleyenleri de hice sayar, gelir sıra basina sıkışır, yer bulamazsa sağınıza yerleşir, çift sira yapar.  Bunun devası bundan da uyanık davranıp mumkun olduğunca geniş dönmektir. Bu maymunu refüje çıkartmak size on puan kazandırmaz, hatta kufur de edecektir muhtemelen, ama içiniz soğur belki. Birader dönüşü kaçırdıysan bir sonraki dönüşe gideceksin. Tepilip araya girmeyeceksin.

Küfür demişken…

*** Sevmediğim  sürücü no 3: “dangalak şoför” . Bu herif de trafiğin tüm hıncını küfrederek çıkarır. Öndeki arabaya kızar, trafiğe kızar, yola kızar, her bir b.ka sövmeye başlar. Nerede oldugunu unutur, araçta kadınlar- genç kızlar olabilir hiç umursamaz. Dangalakligi yüzünden sovgulerinin ilgili araca, şofore, trafige filan ulastigini zanneder. Ama bir tek, arac icindeki yolcuların kulağına gitmistir. Adam olmaz bu çeşitler..

**** Sevmedigim sürucu cesitleri, surecek….

2 Yorum

Filed under araba, insan olmak, kültür, saçmasapanlıklar

Istanbul’da Sonbahar

image

Yorum bırakın

Filed under gezen güzel olur, severim paylasirim

Kadınlık emek ister. Bir güzelden, güzellik üzerine…

Ben küçükken bir rivayet dolaşırdı: “Ajda Pekkan dizine ayrı, dirseğine ayrı krem sürüyormuş” diye. Kabullerde çok favoriydi bu mevzuu. “bacım, avrat ev işi yapmaz, çocuk bezi yumaz, vakti çok, sürer tabii” derlerdi. Gerçi ben küçükken Ajda’nın estetik ameliyatlarına atfen: “kadın yüzünü o kadar gerdirmiş ki, en son çenesinde bir gamze oluşmuş. meğerse göbek deliğiymiş” gibi bir takım geyikler döndüğünden bu ilk cümleyi de herkes abartı zanneder, sonra da “kimbilir ne kremidir, anam o kadar kremi pabucuma sürsem Ajda’dan güzel olur” der çıkardı kadınlar. Züğürt tesellisi işte..

Meğer hakkı varmış bu lafın. Gençliğin tazeliği azalıp yitmeye başladığında, özel çaba harcamak şartmış.

Her hafta kese, arada peeling, her duşta vakit ayırıp özel ayak fırçası ve törpüsü, hatta ponza taşı olan aleti kullanma da göreyim o gövden, yüzün, ayakların, topukların ne hale geliyor…

dortlu topuk torpusuben bu aleti seviyorum. ponza var, fırça var, rende var, taş var. pek maharetli..

(Ayak icin ozel ev bakımı : bir kaşık tuz bir kaşık kahve ve bir kaşık yogurt. güzeeelce ovalayınız, durulayiniz. arada elleriniz de bakım görmüş olur. bir taşla…)

*********************

Yatmadan kremlemeyi ihmal ettin mi ne ayak bakımı kalıyor ne de bacak. Bütün bacak derisi pul pul bir hale geliyor.

avon deniz tuzlu ayak kremi

Dizler dirsekler taşa dönüşüyor, hele görüntü.. ıyyh. hemen nemlendirici. sonra gene… ihmale gelmez.

ped egg ve zımparaları

(ped egg zımparaları diz ve dirsek sertlikleri için sahane..)

**********

Enn çirkin şey eskimiş ojedir. uçlardan yenmiş, çatlamış.. berbattır. Bakımlı el ayak, ojesiz çok daha iyidir. Tırnak fırçası alın ve musluğun yanına bir yere konuşlandırın. sık sık kullanın. Tırnak altları mikrop yuvasıdır, aynı zamanda görüntü olarak mide kaldırıcıdır tırnak altlarındaki birikintiler. En iyisi kısa kesin.. Siz sağ ben selamet..

Tırnak demişken, batma yapmadan tırnak kesebilmek 15 yılımı aldı. Ama şimdi bir bebeğin bile tırnaklarını kusursuz kesebilirim. O kadar da iddialiyim artık. Bir manikür setim var, eksiksiz diyebilirim. Bir tanecik çıtçıt makasla nasıl yetinebiliyorlar hayret.. Bir tırnak pensi bir de et pensi alınız, şeytan tırnağını unutunuz.

(batma durumunda bol bepantenle bir gece bekletin, ertesi sabah batikon sürüp, ince ahşap çubukla tırnağın ucuyladeriden ayırmayı deneyin. iyi bir aydınlatma, belki bir büyüteç kullansanız iyi olur)

yüzüne maske, yüzüne peeling, yüzüne temizleme jeli… temiz bir cilt gibisi yok. Sivilceler kader değil ve siyah noktalardan da kurtulabilirsiniz. Yağlı bir burun karşınızdaki herkesin net, ayan beyan görebildiği, siz umursamasanız bile sizi çirkinleştiren bir şeydir. Bununla yaşamayı öğrenmeyin, temizleyin/temizletin ve temiz tutun.

yüz bakımı

(Avon soyulan maske, (bazen kil maskesi de iyi gelir karma cilde), Avon ısınan maske,  Lush Dirty tabs diş macunu tableti (ışıltı lazım olduğunda), Loreal sivilce roll-onu, yüz temizleme fırçası, Lush Mask of Magnaminty, Lush Mint Julips dudak peelingi (bu çikolatalısı, ki pembesi daha da harikadır ciklet tadıyla) ve Lush Fresh farmacy sivilce sabunu)

dusta bakım

(duş ürünleri serisi: avon temizleyici, volkanik ponza taşı, ayak törpüsü, zeytinyağlı scrub, Lush Buffy peeling, Lush Ocean Salt yüz peelingi, Lush R&B saç maskesi, Lush Angels on Bare Skin yüz temizleyici, Loreal yüz temizleme jeli ve silikon pedi, Lush Duş Jeli ve Lush Daddy-o şampuan.. bütün bunlari aynı anda kullanmıyorum. Duruma gore.. cildim yaglandiysa birini, yorgunsa birini.. vaktim varsa scrub, yoksa peeling.. 

resimde görülen duş rafı Koçtaş’tan ucuz diye alınmış ve leş gibi paslandığından pişman olunmuştur. )

O boyaları diplerden iki parmak çıkmış, kahkülleri eğri büğrü olmuş, uçları çatallanmış saçlarla gezen, kuaföre birinin nikahı filan yoksa ayağını atmayan paspal teyzeler, bizden uzak durun. Her ay kuaföre gidilir kardeşim. Boya varsa daha da sık. Hadi kendin boyadın diyelim. Gene de 40 günde bir filan uçlardan azıcık kestirmek, yıl boyu güzel bir saç modeli sağlar.

 

LUSH sugar babe scrub (Lush Sugar babe scrub. yani kese gibi bir şey. cildi temizliyor, tazeliyor. normalde top şeklinde bir ürün, ben ufaladım başka bir kaba koydum nemlenmesin diye)

Kafası takılanlara:  “bütün bunlar dünyanın parası” değil. Paramız yokken de buluştururduk bir şeyler. Avon mesela, zaman zaman şahane indirimler yapar, takip edin. Suna Dumankaya misali evdeki malzemelerden bakım reçetelerini inceleyin, neden olmasın? Bir tüp arko krem alın her gece elinize ayağınıza sürün. Bilinen markaların makul fiyatlı ürünleri her zaman var. Arada bir kendinize bir krem, bir peeling almışsınız çok mu? Ve en önemlisi, aldıklarınızı kullanın. Açıldıktan sonra bozulmaya başlarlar. Sihirli de değiller bilesiniz, aynanın önünde durmakla size hiç bir yararları olmaz.  

SON SÖZ: ben görüp görebileceğiniz en süssüz en sade kadınlardan biriyimdir. Amma ve lakin, büyüklerimizden böyle gördük: güzellik oyayla boyayla değil sürekli ve özenli bakımla olur.

4 Yorum

Filed under alışveriş işleri, insan olmak, kozmetik, severim paylasirim

Kizimin ilk yazilisi

image

Masallah.
Insallah tum sinavlarindan hep boyle kolayca ve ustun basariyla gecersin biricik kizimiz.
Seninle gurur duyuyoruz.
Aferin sana.

6 Yorum

Filed under çocuk, ilkogretim, severim paylasirim