belgesel seyrettim, ferasetim artti.
Barisin tek kurali:
Oldurdugunu yiyeceksin.
hadi bakalim.
Dunyada barisi saglayacak cozumu buldum!
Filed under ben yazdım
Neden ben?
Bir tarafta olmak istemiyorum. Tarafsiz da degilim. Surada yetmis milyon insaniz, benim fikrimde yetmis kisi daha bulabilir miyim bilmiyorum.
Fazla mi zekiyim, yoksa cok mu aptalim? Traktöre füze yakıtı koymuşlar. o, benim…
Pasaport alsam, gidecek yer yok ki. Kacsam ne fayda? Kalacağım. Direnmiyorum. Sadece, saldım. Biliyorum, çember daralıyor. “yok canim” diyesi kalmadi.
Olup bitenlere anlam veremiyorum, metni bilmedigim bir oyunda sahnede buldum kendimi. Seyirci de japon zaten. Ne desem, ne soylesem, hikaye.. Bombos bakiyorlar. Antraktta cikip sigara icerler belki.
Kapalılardan degilim. Kapalilari sevmem de.Sağcı degilim, solcu degilim. Peşinden gittigim bir insan, idealize ettigim bir felsefe yok. Oyle mukavim bir inancım da.. ne deli sevdim, ne olesiye nefret ettim.Ugrasip durmalari garip. Ikinci bir savasa gitseler, teslim olurum. dalasanlar, karsinizda savasan kimse yok, size aldirmiyoruz, saldirmayin.
Kendimi hic bir gruba ait hissetmiyorum. Fenerbahceliyim, biraz. Antepliyim, biraz. Ne sokakta hanimefendi ne mutfakta asciyim. Evinde yogurt yapan bir ana degilim. bes kurus daha fazla kazanma derdinde bir tuccar da degilim. Kirkima geldim, hicbir seyim, onu anladim.
Rahat birakilmak istiyorum. Bir toplama kampinda, gaz odasi sirasindayim bazen. “bana bunu yapamazlar,benim kimseye bir zararim yok, iyi bir insanim” diyorum. Kime diyorum? Isitenler de siradaki digerleri iste..
Bitmeye yaklasan cok siradan bir hayat yasadim. Elde var sifir.
*-*-*-*-
farmville oynamayı bu yuzden seviyorum. çilek ekiyorsun, çilek çıkıyor. 4 saat sonra gidip topluyorsun, odul aliyorsun, yildiz kazaniyorsun. Gayet makul. Arada gorev cikiyor, su kadar inek sagmak gerekiyor, haydii hazırlıyorsun inekleri, işi kısaltmak için ugrasiyorsun, ve en önemlisi, sonuç alıyorsun. Neyi niye yaptığını biliyorsun. Farmville hayatı çok güzel.
*-*-*-
Hayatımın bir anlamı olduğuna eminim. Atatürk olmayacağım belki ama, o cep saatini hediye eden kişi olacağım muhtemelen. Gereksiz bir yerde ölmesine engel olan meşhur saat. O saat önemli. Ben de bir şeylerin yolunda gitmesini sağlamak için küçük bir aracıyım belki. Küçük ama önemli. Kilit taşı.
olasılıksız’ı okumasa miydim???
Filed under ben yazdım
Dünüm çok acaip geçti…
Sabah Ümraniye’deki bir hastanedeydik. Bir yeğenim doğdu. Nurtopu maşallah. Günüm oda süslemek, hamile görümcemi hastaneye yatırmak, kayinvalidem, kayınteyzem ve kayınteyzekızımla hoş beş etmek, kızı doğuma yollamak, bebeği beklemek, aniden haber alıp odasının başka kata taşınması ile sinir olmak, dört kadın bütün yerleştirdiğimiz eşyalarla hastane içinde haldır haldır yolculuk etmek, koridorlar aşmak, aynı Şaban filmine dönmek, yeni verilen dar odaya yerleşmeye çalışmak, uzun zaman eşşek kadar topuklu stilettolarla ayakta kalmak, bebeği ilk görecem diye koşmak, sevinmek, sonra ameliyathaneden gorumcemin donusunu beklemek, sonra annemden telefon gelmesi, bir acele kendisini de baska bir hastaneye kaldirmakla geçti. Bu arada anneannem de birbaşka hastanede yatmakta. Kucuk yegenim ve oglum yuksek ates muzdaribi..
aynen sağolasıca, ömrü uzun olasıca Yiğit Özgür’ün şu karikatürü gibi oldum
Bir de şikayetim var :
Sema hastanesi, çok doluymuş. Dr. Yusuf Akcan, “müşahadede serum takilsin, ilac verilsin, 6 saat bekleyelim, bu arada kan alinsin, şu şu değerlere bakılsın” dedikten 55 dakika sonra boş bir yatak bulabildik. Kan alindi, serum takildi ve annem hemen kolunda şişme ve yanmadan şikayet etti. Antibiyotige allerji gelistirmis. Serumu durdurduk, antihistaminik igne yapildi, kadin biraz rahatladi.
Hemsireler nöbet değiştirdi, yeni gelen hemşiranım habire “canım” deyip duruyor. Hiç “canım” bir insan değilimdir. Sinirleniyorum. Hastalara da “canım”lıyor. Deli midir nedir, ne diye onun canı oluyorum ben? bu ne laubalilik…
Serum bitene kadar doktor hastaneden ayrılmış. Zahmet edip vizite gelmiyor, kendisine telefonla ulasiliyor, canımlı hemşireye reçete dikte ettiriyor doktorbey.
yazdirdiği antibiyotik, iki saat evvel annemin allerji geliştirdiği hammaddeyi içeriyor!!!
bu doktor, keşke amerikada olsaydi diyorum, hastaneyi deee, doktoru da bir güzel dava ederdik diyorum, adamin ruhsatını elinden alırdık diyorum.
Zavallı Türk hastalar, nöbetci eczaneden ilac alacak, eve gidecek, ilacini yutacak, anaflaktik şokla ölüp gidecekler. Kimin umrunda?????
Hani, biraz daha iyi bakarlar, özenirler diyorsun, özel hastaneye gidip para veriyorsun.
Doçent doktor eliyle öldürülmemek için, yanında herkes eczacısını, allerji yapan ve derhal çıkartılan serumun ve bilahare allerjik reaksiyonu gidermek için yapilan ignenin parasını senden tahsil edemesinler diye muhasebecisini de götürmeli belki de…
Filed under saçmasapanlıklar, saglik, şikayetlerim
Sanal alem, pek alem..
Yahoo gruplarla ilk tanışmam kızıma hamileligimden once oldu. 2001 filan. Cesitli anne-bebek sitelerini, gruplarini inceledim, coguna uye oldum. Donen muhabbetleri izledim. Begenmediklerimden ayrildim. uc grupla yillarca yazistim. Yuzunu bile gormedigim dostlar (ve sivri dilliligimle dusmanlar) edindim. Cocuklari nete bakip buyuttuk resmen.
Sonra o gruplar tavsadi, benim de isime geldi, cunku sanal dostlukları gerçeğe ceviremiyorum. Benim icin böylesi daha rahat. Yuz yüze tanışmasam da yurekten bağlandığım insanlar var hayatimda.
Sonra feysbuk cikti. Tam benlik is, sanal isler, sanal arkadaslar. Hem de dunyanin dort bucagindan.
Kardesim her ne kadar gercek hayatta elle tutulan insanlarla gorusmem gerektigini söylese de, sanal alemi tercih ediyorum. OCD tamam da, Sosyofobik miyim bilmem.
Feyse “annem hasta” yazdigimda, “yegenim dogdu” sevincimi paylastigimda; benimle sanal çiftlik komşulugundan baska bir yakinligi olmayan insanlardan bile gecmis olsun/tebrikler vb mesaji almak cok guzel.
Kendimden biliyorum ki bu insanlar gercekten boyle hissettikleri icin bunu yaziyorlar. Benim iletimi okumus olup olmadiklarini bilemem. O bakimdan kimseden bir beklentim olmadan yaziyorum guncellemelerimi.
Ve nasil olsa “amaan, nerden bilecek okuyup okumadigimi, bosver” diyebieceklerine ragmen, gercek hayattaki insanlardan farkli olarak, hic mecbur olmadiklar nezaket sozcuklerini kullanmalari,
bana gercekten deger verdiklerini gosteriyor benim gözümde.
Zaman zaman, gercekten de “kardesin duymaz, eloglu duyar” bu sanal alemde…
Filed under ben yazdım, blog işleri, facebook, severim paylasirim
Lazer iki…Fraksiyonel lazer….
Neredeyse bir yıl oldu… Artık yayına vereyim şunu..
GÜN 0: Kar yağıyor. Ve ben cesaretimi topladım bugün, Fraksiyonel lazer de yaptıracağım…. Fraksiyonel lazer kırışıklıkları silen bir uygulama. İnceleri siliyor, derinleri azaltıyor. Mucize gibi.
Canım doktorumun eline koluna sağlık. Kendim de iyice düsünüp karar verdim yaptirmaya, lakin, şu an cayır cayır yanarken, bir daha yaptirir miyim bilemiyorum. Estetik yaptirmaktan daha ucuz ve daha az acili olacagi kesin. Ama şu geceyi atlatana kadar işte…
Niyetinde misiniz? Çok çok çok iyi bir doktorunuz olsun oncelikle.. Olaydan once bir ya da iki adet parasetamol iceren hap yutup gitmenizde fayda var.
İşlem de çok acıtıyor, sonrası da gerçekten biber gibi yakıyor, güneş yanığından beter….. aradan 8 saat gecti, duzenli olarak yarimsar M. aliyorum. Sadece elmacik kemiklerimde var yanma su anda. Ona da A. suruyorum, dayanmaya calisiyorum. Er gec yarin olacak….
bugun aslinda hava gercekten soguk.. kar yağıyor, daha ne diyeyim? Ama “iyi ki arabada klima varmış” dedim eve gelene kadar. yuzumu dondurdum resmen… Anestezi kremi ve parasetamol tablet yardimi ile rahat uyudum diyebilirim. ertesi sabah acı pek kalmamıştı. M kreme gectim. zaten kremler emilmiyor, yalnızca biraz rahatlatiyor.
GÜN 1: Butun suratim waffle makinesi basilmis gibi kahverengi kareler halindeydi. sislikleri anlatamam…
GÜN 2: bir sonraki gun sisler azaldi, renk tam günes yanigi oldu. insan icine cikilir bir renk degil. kremlenmeye devam. yasasin LUSH… Dream Cream surdum gun boyu..
GÜN 3: sonraki gun. sisler hatiri sayilir miktarda azaldi. hala gunes yanigi, gozluk ve atki ile sokaga ciktim. the hollow man!
GÜN 4:bugun ct: yuzumde hafif ancak daginik bir pembelik var. kremsiz kalinca soyuluyorum.. yarin soyle bir Angels on bare skin peelingi yapmali..
tam olarak bir hafta sonra insan içine çıkabildim, on onbeş gün genel bir kızarıklık hakimdi. Sonra soldum. Ve evet, bugün neredeyse bir yıldan sonra, kesin olarak söylemeliyim ki, işe yarıyor.. Çok memnun kaldım. Özellikle yüzün iki yanında, bazı insanların gamzelerinin yer aldığı bölgede gülmekten oluşan (ne yapayım, pek güleryüzlüyüm ben) derin çizgilerim silindi. Bulursam önceki-sırasında-sonraki resimlerimi de ekleyeyim…
Tekrar yaptıracak mıyım? Belki.. Malesef lazer işlemi sırasında özel gözlük takıldığından, şu meşhur kaz ayaklarına ulaşamıyor fransiyonel. Esas dert o zaten bende. Dur bakalım… :)
Bu arada, ilk botox deneyimimi yazmış mıydım ben size? :D
Filed under araştırdım, bakımlı hatun, ben yazdım, insan olmak, saglik, severim paylasirim
sert sessizlerin yumuşaması
P-Ç-T-K harfleri.
kısaca PeÇeTeKağıdı…
bu harflerle biten kelimeler sesli harfle başlayan ek alınca yumuşarlar.
P>B
Ç>C
T>D
K>Ğ olur
Örnekler.:
Kitap>Kitabı
Ağaç>Ağaca
Kanat>Kanadında
Kayık>Kayığın gibi…
Kelime tek heceliyse, bu kural geçersiz….
Tek-pat-aç-et-süt-ip-kap gibi…
bu istisnaların istisnası da: UÇ
tek heceli ama yumuşuyor. uç bi örnek, neticede.
karışık biraz… :)) ilkokul 3 ne kolaymış..
Filed under ilkogretim, kültür, severim paylasirim
Digitürk yan odaya kampanyası tacizi
Evde olmaz olasi bir dijitürk var. Fatura benim üzerime değil.
her haftada üç defa birileri ariyor.. “İpekag hanim, evinizde dijitürk var mi?”
“var”
“bizler size cok ozel bir kampanyayı tanıtmak için ….sadece şukadar lira odeyerek yanodayadijitürk kampanyamıza katılmanızı isteriz.”
“istemem”
“ama söyle boyle, hem cocuklar vidi vidi, hem maç hem dizi bidi bidi… (bi suru laf, kesintisiz, önündeki metni bana okuyor)”
“e benim ikinci bir televizyonum yok hamfendi. o bakimdan…” (kullum yalan, Tövbe ya Rabbim)
“peki tesekkurler”
hayir evdeki dijitürk benim adima bile degil bu adamlar beni nerden buluyor????? birileri satmis gene numarami.
bir ikisini tersledim…
bitmiyor…..
Digiturk musteri hizmetleri hiiiç oralı değil…
– Bizde kaydınız yok.
-beni kim ariyor da sizin sisteminizi satmaya calisiyor?
-bayilerimiz olabilir..
-hangi bayiniz peki bu, bende numarasi var iste son arayanin.
– o sekilde bulamayiz
-kendi bayinizin telefonunu mu bilmiyorsunuz? şirktinizin adı kullanılarak taciz ediliyorum .. hiç mi ilgilendirmiyor sizi????
– miy miy miy
-bari sikayet kaydimi alın..
– ….
bu hafta henuz arayan olmadi. bakalim……
Filed under saçmasapanlıklar, şikayetlerim
Steam derdi beni gerdi…
Esime yilbasi hediyesi olarak bir dönemdir istediği Call of Duty : Modern Warfare 3 aldım.
aferin bana
oyunu kurmak da bana kaldı niyeyse…
Steam diye bir sisteme oyunla birlikte gelen, özgünlüğünü kanıtlayan bir kodu girmeden oyun çalışmıyor.
Bu steam hazretlerine bir kac defa uye olunmus, iptal edilmis, veya edilmeden yeni girisler yapilmis. Steam bizim butun mail adreslerine vakif.
Simdi bu CD key’i kimbilir hangi hesapla iliskilendirdigimizi unuttuk :((((((((((((( sorun patladı resmen, steam bize korsan muamelesi yapmakta….
Oyun kurulmamakta direniyor, gayetle kritik bir noktada kodu soruyor. Giriyoruz,
Duplicate Product Code
The product code you’ve entered has already been activated by an existing Steam account, and is therefore invalid.
Your activation of Call of Duty: Modern Warfare 3 Retail (RoW) has not been complated.
yazıyor….
Steam destekle iletişime geçmek için iseee, işte bu linkten yepyeni bir kimlik olusturup, şifre saptayıp tekrar giris yapmak lazım.
Steam hesabi ile destek hesabi birbirlerinden farkli!!
işin yoksa nereye hangi kullanici adi ve hangi mail adresini yazdigini hatirla. bunu bulduysan koydugun sifreyi de yanında hatirla….
oooof of
ondan sonra şifren doğrulanıyor,
Sorun yaşadığınızı duyduğumuza üzüldük!
Sorununuz bir oyunla veya Steam servisiyle mi ilgili? yazan bir sayfa açılıyor
ben Steam servisi>account issues>CD-Key>tekrarlanan CD anahtarı bolumlerini sectim.
en son da en alt sağda contact supporta tıklayıp detaylı bir sikayet yazdim, istenen bilgileri girdim.
sonra bu mesaji iletebilmek icin tekrar mail adresimi dogruladim :((
bakalım ne olacak.
*-*-*-*-*-*-*-
Steam Destek’ten mail ulasti nihayet…
28/12/2012 tarih 9:15 saat.. iyi gene…
mail şu şekilde:
Hello, A staff member has replied to your question: Hello , Thank you for contacting Steam Support. In order to investigate this issue, we must verify the purchase receipt and your ownership of the CD Key. Please handwrite your Support Ticket Number aaa-bbb-ccc on the quick reference card or sticker above the CD Key (the number should not be written on a separate piece of paper or inserted with an image editor) and reply with a digital photo or scan of the CD Key and the receipt for your recent purchase. Please ensure that you submit a full-color image in .jpg format, rather than a photocopy. If you have any difficulty locating the CD Key on the packaging, please see the following link: http://support.steampowered.com/kb_article.php?ref=7480-WUSF-3601 Example scans: http://support.steampowered.com/images/faq/2347-QDFN-4366/cdkey1.jpg http://support.steampowered.com/images/faq/2347-QDFN-4366/cdkey2.jpg We accept receipts issued within the last 90 days. Receipts from auction sites and used merchandise sellers will not be accepted. After verifying your proof of ownership we will gladly assist you with this issue.
Ozeti, gonderdikleri özel şifreyi kendi el yazınızla esas kodun olduğu sayfaya yazıp, kodun, şifrenin, bir de faturanın fotoğrafını yollamanizi istiyorlar. oyunun gerçekten de bize ait olduğuna kani olup, olayı çözeceklermiş.
Nedir bu çekim çilem Allah’ım…. Az kaldı, oynatacağım. (hem kafayı, hem de eşim beyefendiye oyunu.)
Filed under bilgisayar, saçmasapanlıklar
Acik ve yurekten tesekkur.. Vaillant
Bes sene üst uste Vaillant kombimiz icin yillik bakım anlaşması yaptık. Iki kere sorun cikti, ikisinde de verdikleri satte geldiler, çabucak tamir ettiler. Elemanları efendi cocuklar hep. Yılda bir de bakıma geldiler. Kombi bakımı önemlidir. Arıza kucuk de olsa buyuk de olsa, ucretsiz tamir hizmeti sunan bakım anlaşmasını cok yerinde bir uygulama olarak görüyorum. Verdiğiniz paraya kesinlikle değer.
Derken tasindik. Sozlesme iptali gerekti. haklı sebebimizi makul karsilayarak sözleşmenin feshini sağladılar. Memnun bir müşteri olarsk ayrıldık. Tekrar teşekkür etmek istedim.
%
Yeri gelmisken…
Eski evsahibiyle aramizda gecen gorusme:
– kombi bakim anlasmasini uzatmistik.
+ uzatmasaydiniz. madem cikacaktiniz niye uzattiniz ki?
– e ben sozlesme yapmadan once fal bakmiyorum bir sene daha oturacak miyim diye!?!
+ beni ilgilendirmez…
Onca yil ne bir kira aksattik, ne odenmemis fatura biraktik, ne aidat borcu taktik, eve gul gibi baktik. Bozulanlari, bizim sorunumuz olmamasina ragmen eskisinden iyi tamir ettirdik. Kendi bozduklarimizin yenisini aldik.
Ayip etti bize. Ona tesekkur etmiyorum. Hayatında ilk defa kiracı gördüğü icin, dunyada ne bicim insanlar oldugunu bilmiyor.. Umarim ogrenir… Haksızlığa hiç gelemem, iyi valla..
Filed under ev işi, severim paylasirim
Internetsüel?
1998’den beri internetteyim. Faal olarak. Bazen fazlasiyla faal.
Oyle, bir mail adresi almis da ayda yilda bir açıp bakan tiplerden degilim. Interneti seviyorum. Hemen her işimi internetle yapiyorum. Basligi da bundan esinlenip koydum. Metroseksuel erkekler var ya, ben de internet icin boyleyim.
Uzun yıllardır garanti bankası müşterisiyim. Uzun yillar once Acik kart almistim, bugun bonus platinim var. . Ilk gunden beri internet şubesini cok beğenirim. Kredi karti aidatından baska da bir şikayetim yok kendilerinden. Bugüne kadar hiç ödememişim, gecen yil icat ettiler. :( belki bu yil gene almazlar… Gene laf lafi açtı…
Aa dur, bi de flexi kart vardı. Kızımla kendimin resmini koydurmustum.. Hey gidi gunler.
Yine ilk gunden itibaren sanal karti kullanmaya başladım. Internet alışverişlerim icin en güvenilir odeme biçimi.
Cunku yillardir internetten “eldivenden merdivene” her birseyi alip sattim.. Biyoruz da konusuyoruz…
Son olarak Bonus Pay diye bir şey cikti. Bonus paylasmak gibi degil.. odeme anlaminda.. Cep telefonunu kaydettirip, bir sifre saptiyorsun. Alisveris bitiminde, odeme secenegi olarak Bonus Pay seçiyorsun. Cep telefonuna bir sms geliyor, şifreni yazip geri yolluyorsun. Tercihine göre, ister kredi kartından, ister hesabından para odemis oluyorsun. Alışverişin oturduğun yerden tamamlanıyor…
Bu imkanı sağlayan Hepsiburada’ ya da teşekkür ederim..
I <3 internet!
Filed under alışveriş işleri, bilgisayar, severim paylasirim

