Demokrasi hakkında ileri geri yazmak-(feysten arak)

Bünye olarak demokrasiye de inanmıyorum. Seçimmiş bilmemne…

Bos isler. Pazarlamanin gücü. Meclis yasama yapılan yer. mebzul miktarda yasamiz var.

Altiyuz adam ne is yaparlar bilmiyorum. *-*-*- en kıcıkırık, en ücra, iki dersaneli bir ilkokulun müdürü bile bazı vasıflara sahip olmak zorunda,

gerekli okullari bitirmek, kendini ispatlamak, liyakatini belgelemek ve ilgili makamca atanmak durumunda.

hal boyleyken yine de rahata ermez, yilda bir mufettis gelir denetler. fakaaaaat : canı çeken herkes biraz gayretle milletvekili olabilir, bakan olabilir,

basbakan ve cumhurbaşkanı olabilir. minnacık ilkokulu yönettirmeyecegin şahıs bakarsın kosskoca ülkeyi yönetir. demokrasi bu mudur yani?

Yorum bırakın

Filed under ben yazdım

Boya işinin ustasıyla tanıştım : Mehmet Yüre

Evimizi boyatmaya karar verdiğimizde tek düşündüğümüz marka, Jotun oldu. Site son derece başarılı. Özel programı sayesinde evin fotoğraflarını yükleyip, renkleri kendi duvarlarımızda denemek çok güzel bir deneyimdi.

İnternette Jotun’u araştırırken Usta Fircalar sitesine rastladik. (keşke usta tesisatçılar-nakliyeciler-elektrikçiler siteleri de olsaa..) Sitedeki ustaların tümünün sertifikalı olması, elbette bizim için tercih sebebiydi. Mahalle arasında oje bile sürmekten aciz ama boyacıyım diye geçinen insanlardan çevremizde bir çok kişinin canı yandı. İnsanlar ya boyacıyı ya da boyayı, bazen her ikisini de değiştirdiler ve bir sürü zaman ve para kaybı oldu.

Bu bizim başımıza gelsin istemedik. O bakımdan, gönül rahatliği ile siteden Mehmet Ustaya karar verdik. Kendisi bizzat gelip renk secimi ve uygulama konusunda bilgi verdi, daha sonra evi gorduğunde bizim aklımıza bile gelmeyen detaylar konusunda uyarılarda bulundu ve fiyatta ve teslim tarihinde anlaştıktan sonra anahtarı aldı, ekibiyle işe başladı.

Sonuç ise kusursuz oldu. Bütün zemin baştan aşağı naylon kaplandı, elektrik prizleri ve kalorifer petekleri dahil sökülüp, boyanmamış yüzey birakılmadı.

Evimiz, istediğimizden de iyi bir biçimde, son derece profesyonelce boyandı, tertemiz bir şekilde teslim edildi. Amerikan filmlerinde olur boyle şeyler zannederdim, meğer ülkemizde çok daha iyisi olabiliyormuş.

Memet usta‘ya tekrar tesekkur etmek, ellerinize sağlık demek istedik.

İşinde detaylara verdiği öneme ve profesyonel yaklaşımına kefiliz.

öncesi – sonrası resimlerine dikkatinizi çekerim:

Boya oncesi

Boya sonrası

1 Yorum

Filed under ev işi, severim paylasirim

Fırsat mailleri: restoran tanıtım tercümeleri

X restoran manzaralı atmosferi, dekoru, özel yemekleri ve profesyonel servisi ile sizlere benzersiz bir ortam sunuyor.

(e ne olacakti? bir restoranda amator servis nedir? amator garson mu var? daha fenasi amator asci… /ayrica, benzersiz bir ortam nedir? sandalyeler tavana mi yapistirildi? bildigimiz bes bin benzeri gibi bir yersiniz siz de.. sisirmeyin kendiniziii)

Birbirinden bağımsız üç salonda (mekan gecekondu gibi, paramiz oldukca yanlara ekleme yaptik, sasirmayin)  lezzetin estetik ve zarafete dönüştüğü (tabaga etin yanina marul ve pilav topagi koyuyoruz yani…) ortamda 200 çeşitlik kahvaltı şöleniyle farklı tatlara imza atıyor. (su imza atmak lafini bir yerlerde de duymasak…)

Samimi bir mekanda (daha fazla adam alalim diye sandalyeleri kic kica koyduk, her kurusun hesabini yapiyoruz, boyunuz kilonuz ne olursa olsun sizi iki masa arasına sıkıstıracagız…) hem kahvaltı yapmanın, hem de sahilin (“sahil yolu”nun aslinda ama kim yola bakmaktan hoslanir ki..) keyfini çıkarmaya hazırlanın.

Otoparkı ve vale hizmetiyle (vale hizmeti: vestiyerin bi türüdür.. kartinizi verirsiniz, vale koşarak gider hangi kuytuya park ettiyse arabanizi alir gelir.. sol on kapiyı acar, siz once cocugunuzu bindirip emniyet kemerini baglamak icin arka kapiyi acinca şaşkalozlaşır. bahşişi kapana kadar bagaji bile acar sonra doner gider.. şık giyimli otopark mafyası işte…) misafirleri için her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünen (ama sicak su akmaz, bebek alt degistirme masasi, hatta emzirmeye musait bir yer de olmayabilir. bunlar kalin ayrintidir)  mekanda, sıcak ve samimi bir ortamda nefis bir kahvaltı keyfi yaşamak istiyorsanız, bu fırsatı kaçırmayın!

süreeer gider….

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, iştahlı işler, saçmasapanlıklar, şikayetlerim

TRT Radyo’da bir anons: :D

Bir spiker dinleyicilerden istek gondermelerini istiyor..

mail adresi aynen şöyle :

bilmemkim, kuyruklu A,  terete efem nokta kom

 

yerim kız ben “et” diyemeyen sizi.

@ olmuş kuyruklu a.

kom demesini biliyonuz bakıyorum. tereteefem nasıl olcaak o zaman?

 

1 Yorum

Filed under saçmasapanlıklar

İstanbul Dersi

İlkogretimlere bu sene secmeli ders konmuş. İstanbul. Bu sene üçe geçen kızıma da bu ders var. Seçmeli nedir bilmiyorum, seçmeyenler mesela, Gaziantep dersi mi okuyacaklar?

Dersin bir kitabı yok, müfredata ne aralık girmiş, dersi verecek öğretmen İstanbul’u ne kadar tanıyor da anlatabilecek, amaç nedir hiç anlamadım…

Yalan olmasin, bu derse dair hazır bir kitap var. Osman Koca isimli birisi yazmış, yayınlayıp hazırlamış. Ne aralık halletti bilmem, bizzat arkadaş kitap satsın diye ders konmuş olamaz. Da Milli Eğitim dersi koyduysa kitabı da temin etmeli. Matematik kitabı, var. İstanbul kitabı? Ney??

Yayınevi sağ görüşlü olabilir, “yayınlarımız” linkindeki ilk 25 kitap o şekil. bence sorun değil. zarfa değil mazrufa bakarım.

Şimdi verdik siparişi, kitap gelecek, göreceğim. Acaba sınıfta kaç kişide olacak bilmem, bakalım kitap neleri kapsamış, uğruna cilt cilt ansiklopediler yazılmış İstanbul’un nesini nasıl anlatmış…

Osman bey bir kitap sitesindeki  özgeçmişine göre,

"1975 yılında İstanbulda doğdu. MEB bünyesinde öğretmenlik yaptı. 
Başta Dergâh, Türk Edebiyatı ve Yedi İklim olmak üzere değişik edebiyat dergilerinde öykü ve incelemeler yayınladı.
Hayata Dair isimli öyküsüyle 2003 yılı Orhan Kemal Öykü Ödülüne layık görüldü.
Yine aynı yıl Kral Suban adlı eseriyle Beyan Yayınları/Romancı/2003/ İlk Romanlar ödülünü kazandı. 
Yazarın Doğu ve Türk klasikleri üzerine çeviri ve transkrip ürünleri bulunmaktadır.
Düşnane adlı bir de öykü kitabı bulunan yazar, derleme alanında pekok eser vermiştir: Kelile ve Dimne, Gülistan, Dede Korkut Hikayeleri, Kerem ile Aslı,
Evliya Çelebi Seyahatnamesinden Seçmeler, Yunus Emre Divanından Seçmeler, Kutadgu Biligden Seçmeler, Mesneviden Seçmeler. 
Ayrıca yazarın Divan Şirinden Seçmeler ve Halk Şiirinden Seçmeler adlı iki seçki eseri bulunmaktadır."

 

Derlemeci bir arkadaş belli ki. Benden genç. Öğretmenlik yaptı dendiğine göre, artık yapmıyor. Emekli olacak yaşta değil..

Neden bıraktı acaba? Ne öğretmeniydi ki?

Bu kitabın yazarı olma vasfını nasil kazandi? Osman beye gelene kadar kimse kalmadı mı üniversitelerde filan?????

cok merak ettim ben

 

1 Yorum

Filed under çocuk, soruyorum

Avşa’da düzgün bir otel

Beyaz Saray.

İki katlı, Esen hanımın yönetiminde gayet birinci sınıf işletilen, tavsiye edeceğim bir otel.

Fiyat :makul.

Manzara, mükemmel..

Ortam: kafa dinlemelik. Hamaklar, yetmişlerden kalma çoook şahane nostaljik bahçe aydınlatmaları..

 

 

 

 

 

 

Servis: Pörfekt. Çay desen çay, kahve desen kahve. Şak hızıyla eriştiriliyor. (Pis nargile de var. Zıkkım içiniz. )

Mutfak, müstesna.. Şahane. Sırf yemekleri için tekrar gideceğim. Denizi güzel dedi girenler, ben sevmem, girmedim. Odalar temiz, tuvaletler bakımlı. Çarşaf havlu her gün değişiyor, vıdıvıdı etmiyorlar. (çok kelek otel işletmecileri var ukalalık edip: “siz evinizde her gün çarşaf mı değişiyorsunuz?” diye sorma cüretinde bulunan. itinayla ağız payı verilen :)

Odada buzdolabı yok mesela. şaştık.

Ama iri, hasır birer çöp kutusu koymuşlar ki, işte o çok kullanışlı..

Her bir odayi özel renklerde dekore etmişler. Dekorasyon renklerini aydınlatmalara sıçratmasalar iyiymiş aslında.  Odanız mosmor bir avize veya pespembe bir aydinlatma ile haşa huzurdan uzakdoğu bişeysi görünümlü olsun ister misiniz bilmem?

Arabayla gitmeyi sevenlere, Avşa’ya ulaşım bir felaket. 2,5 saat süren, tuvaletleri perişan, kantini zayıf bir feribot var. Hiç tavsiye etmem. (etmezsen etme, yüzerek mi gidelim?) Allah’tan üst kata çocuk parkı kurmuşlar da bir miktar kafa dinledi millet.

Otelimiz adadaki limanı merkez sayarsak, adanın ta öbür ucunda kalıyor. Günde iki defa merkeze servisleri var. İsterseniz adada taksi de var.

3 Yorum

Filed under gezen güzel olur, iştahlı işler, severim paylasirim

Ense trasinizi gorelim….

Esim uzuuun zamandir evde kendisi tras oluyor. Sac modeli de musait, böylece sürekli bakımlı olabiliyor ki, imrendiğim bir sey.. Piyasadaki butun markalarin saç kesme cihazlarını aldik, denedi. Bu konudaki yorumlarini bilahare yazarım; bugünkü konumuz ense traşi.
Malumunuz, önemli bir mevzu. Insan ensesini görmediğinden, mükemmeli şöyle dursun, düzgün bir ense trasına sahip olmasi da zordur. En usta berberlerin bile tutturamadıgi düzgün, hizalı ve kusursuz ense trasi hattını Bree kılıklı dostunuz Ipekag, sizlerin de hizmetine sunuyor. (Martha’dan el alacagim yakinda, du bakalim…)
Şu elimde yani lavabo kenarında görmüş olduğunuz ense düzlerticisi IKEA’ dan alınma (ve manasız bir sey olarak telakki ettigimden kullanamadigimiz [dukkandayken niye manali geldi ki acaba, yedi ceddim kullanmamis, cok mu lazimdi, deseni de gayet saykodelik yani, nesine tav oldun kadin?!] ) amerikan servisin yarisidir.
Ense duzletgeci
Kullanimi ise cok basit. Bir ucunu sol elinizle sol kulak memesi hizasinda, obur ucunu da sag elinizle diger kulak memesi hizasina tutarak gerdiriyorsunuz. Ikinci sahis bu sahane sablonu izleyerek piril piril, dümdüz bir ense trasi çıkarıyor.
Işte uzun zamandir sakladigimiz, gorenleri hayran birakan sir da bu.
;) sihhatler olsun bey.
(evet, biliyorum.. Ben olmasam naapardin bilmiyorsun…)

1 Yorum

Filed under alışveriş işleri, icatlar, severim paylasirim

Nikah davetiyesine ne yazılır? En doğrusu….

En klasik hali ile:

———————————————————————————————————————————–

Kızımız Aksu ile Oğlumuz Karacan’ın

nikah törenini şereflendirmenizi rica ederiz.
Tuz ve Biber Aileleri
Ayşe-Ahmet TUZ               Fatma-(M.)Fatih BİBER

35/08/2011

saat: 15:00

İstanbul Evlendirme Dairesi

———————————————————————————————————————————–

(M) merhum/merhume anlamına gelir. Her iki tarafın davetlilerini zor durumda bırakmamak için en doğrusu, durumun bu şekilde belirtilmesidir.
Hiç bir davetiyede & işareti kullanılmaz. Görgüsüzlüğün, özentinin daniskasıdır.

*-*-*-

Davetiyedeki metin sade olmalı ve gelin-damadın ağzından değil, aileleri tarafından yazılmış olmalıdır. Davetiye ciddiyet gerektiren bir husustur.

*-*-*-

Kesinlikle kabul edilemeyecek şeylerden biri de hoplak, köy kahvesi, niyetçi manisi tarzı şeyler eklenmesidir.

ör:

“Sevdik, birbirimizi beğendik

Bu süper günde bizimle olun istedik

davetiyenizi de gönderdik

gelmezseniz size sırtımızı dönderdik”

bu tür şeyler en kısa tabirle: ucuzdur, basittir. Kaçının.

Hele ki, cafcafın dozunu kaçırarak, imparatorluk kurmuşsunuz da adınıza hutbe okutuyormuş havalarına girmeyin. Milleti de kendinize güldürmeyin. Davetiye sizden başka hiç kimse için önemli değildir ve muhtemelen anneniz dışında herkes o karton parçasını kaldırıp atacaktır. Gözünüz dönmesin, matbaacı gazına gelmeyin.

Eğer davetliler için yeriniz sınırlıysa en alt sol köşeye

LCV : 0532-xxxyytt Belma Hanım

yazdırırsınız. Gelecek olanlar LCV’nin anlamını biliyorlarsa (lütfen cevap veriniz’in kısaltması) arar haber verir, sizin de masa düzeni yapmanız kolay olur.

Son üç gün içersinde davetiye yolladığınız ancak LCV’ye cevap vermemiş herkesi telefonla sizin aramanız ve teyid almanız, son dakika kargaşalıklarından kurtulmak namına şarttır.

*-*-*-

Zarf üzerine ne yazılır?

Genellikle “Sayın Masaoğlu Ailesi” yazar kurtulurlar ama doğrusu, davetlilerin bizzat adlarını yazmaktır.

Sn. şeklinde kısaltma kullanabileceğiniz gibi, Sayın diye doğrudan da yazabilirsiniz, size kalmış. Ama yer varsa, Sayın diye yazmak daha iyi tabii.

Sn. Kadriye-Kadri Masaoğlu

Sn. Kamile-Dr. Kamil Masaoğlu (evet doktorluk bir ünvandır ve  ünvan davetiyede yer alır)

-Sn. Halime Masaoğlu ve Eşi- şeklinde bir davetiye olmaz. İlla tek isim olacaksa erkeğin adı yazılır. :

Sn. Hamit Masaoğlu ve Eşi

Aynı soyadını taşısa da ailelere, ve aynı evdeki yetişkin bireylere ayrı ayrı davetiye yazılır.

Sn. Hüsniye-Hüsnü İskemle ve oğlu ve gelini ve kızı diye davetiye olmaz.

Sn. Hüsniye-Hüsnü İskemle

Sn. Havva-Adem İskemle

Sn. Fadime İskemle

*-*-*-

KRİTİK SORUN: Farklı ebeveyn

Bazen, bir tarafın ana babasından biri tekrar evlenmiş olabiliyor… Davetiyeye ne yazılacak ?

Örneği kız tarafından vermek gerekirse:

a) Kızın annesi/babası vefat etmiş, kalan taraf yeniden evlenmiş..

Resmi olarak, davetiyeye üvey ana/babanın adı yazılır. Şöyle düşünün, bu kişilere bir davetiye geldiği zaman rahmetlinin adı davetiyeye girmez,değil mi? Neticede kızı/oglanı bu çift evlendirmekte. öz ana/babanın kim olduğunu davetliler bilir zaten.

Ayşe ve Mehmet Tuz’un kızı Fatma için

1-  (Ayşe vefat etmiş durumu) Nergis- Mehmet TUZ

2- (Mehmet vefat etmiş durumu) Ayşe- Ahmet BUZCU

Çok büyük duygusal sorun yaşanmayacaksa, en doğru şekli budur…

b)  Kızın annesi/babası ayrılmış, taraf(lar) yeniden evlenmiş..

Resmi olarak, davetin/düğünün/evin masraflarını kim ödüyorsa, davetiyede onun adı olur.

Bu önemli bir sorundur, tarafların akrabalarının da düğüne katılabileceği, hatta boşanmış eşin yeni eşi ile gelebileceği unutulmamalı, kesinlikle genç çiftin en mutlu gününü zehir etmeyecek, tatsızlık yaşatmayacak orta bir yol bulunmalıdır. (Biyolojik ana baba her zaman doğru dürüst anababa olamıyor malesef. )

Çok zorlu ilişkiler söz konusu ise, evlenecek çift anlaşarak, her iki tarafın da ana-babasının yazılmayarak “TUZ ve BİBER AİLELERİ” şeklinde ortadan bir davetiye hazırlatabilirler.

Sorular için mail adresim sağda, yorumlara da cevap veriyorum.

Herkese mutluluklar..

125 Yorum

Filed under kültür

Hoppa, RIBBA, yaz tatili duvara

Yazin deniz kiyisindan toplanan kum, deniz yildizi, midye kabugu ve balikcimizin hediyesi denizatlarini, cocuklarla beraber yarim saatlik eglenceli bir faaliyetle Ikea’dan aldığım RIBBA çerçeveye doldururduk.

Ribba cercevenin ozelliği, iki parmak kadar enli olması. İçine koyduklarinizi sergileyebiliyorsunuz.
Play doh oyun hamuru, pastel boya ve pritt beyaz tutkal yardımıyla nefis bir eserimiz oldu.
Malzemeler i
Malzemeler ii
Ic çerçeve deniz renklerine boyandi.
Yaz tatili

Yorum bırakın

Filed under çocuk, severim paylasirim

Oto koltuğu kılıfı yenileme hakkında

Oto koltukları çocukların güvenliği için şart. İlk doğdukları günden itibaren, çocuklar araçta MUTLAKA oto koltuğunda seyahet etmeliler. Hem de inanılmaz rahat ediyorlar. Kolayca uyuyabiliyor, etraflarını seyretmekten keyif duyuyorlar.

Şimdi bu oto koltuğu dediğimiz şeylerin de kategorileri var.

Tip 1: 0-13 kilo arası bebekler için, doğumdan itibaren kullanılıyor, sepet tarzı bir görüntüsü var. Ana kucağı da deniyor.

Tip 2: 9-18 kilo arası, yaklaşık 3 yaşına kadar sığabiliyorlar. Biraz desteklenmiş bir hali var. 5 noktalı emniyet kemerine sahipler.

Tip 3: 9(15)-36 kilo arası. 3 yaşından sonra, aracın kendi emniyet kemeriyle bağlanabilen özel bir yukseltici sistem olarak kullanılıyor. Aşağı yukarı 10’lu yaşlara kadar kullanılabilir. Sonra sırtlık kısmı çıkartılarak sadece yükseltici ile kullanılabilir ya da çocuğun boyu artık elveriyorsa direkt kemer takılabilir.

Dahasını buradan öğrenebilirsiniz.

Bizde, Allah bağışlarsa, iki çocuk var. Araları 4 yaş.

Küçük olan, 3 yaşına gelip de Tip 2 oto koltuğuna sığamamaya başlayınca, ben de gidip Mothercare’dan büyüğe yeni bir Tip 3 aldım,  mevcut Tip 3 oto koltuğunu da iki numaraya verdik. Oh ne ala.

Fekat, zamanla, yıkanarak ve araç içi koşullardan etkilenerek, toplamda 5 yılını dolduran sevgili oto koltuğunun alt yükseltici  biriminin kılıfı dağıldı. Resmen dağıldı, sünger parçalandı, kılıf delik deşik oldu. Hakkını verdik yani kullanırken.

Yeni oto koltuğu 100 liradan fazla. Tek kılıf getirtmiyor Mothercare :(

E bu böyle kullanılmaz ama durduk yere de yenisi alınmaz.. Ne yapmalı?

Kılıfı poşete tıktım, oturacak yere havlu serdim ve bir süre düşündüm. En sonunda da buldum:!

Oto koltuk kılıfı dikenler var ya!  Herhalde bunu da dikerler..

Dikebileni bulana kadar göbeğim çatladı ama değdi. Tam bir zanaatkarla tanıştım.
Otokoltugumuz yeni

Orijinali kadar iyi, hatta daha süperini diken Mustafa Usta’yı tavsiye etmek isterim:

Kartal sahilden E-5’e çıkan cadde üzerinde, sağda oto sanayi var. Onu geçer geçmez ilk dükkan.

Yakacık caddesi, Akçaoğlu Sanayi sitesi, Çavuşoğlu Mah. C Blok No:31 Kartal

0216-306 09 96

4 Yorum

Filed under araba, çocuk, güvenli hayat, severim paylasirim