Category Archives: severim paylasirim

Beslenme cantası hazırlasam, içine ne koysam konulu notlarim

* bugun kizima canta-beslenme (ne beslenecekse? ?) ve suluk (matara derdik biz yaa) alisverisi yapmaya gittim
büttün cantalar plastik
gecen sene halasinin hediye ettigi ve hic kullanmadigi winx cantasi var kumas, onu kullanacak bu sene.
beslenme cantalari da keza, leşşş gibi plastik kokuyor yaa, inanilmaz bir koku. biraz da kolay temizlenen, bakteri yuvasi olmayan bir sey istiyorum ben. ftalat olmasa baska sey vardir. paraya kiyip gene kumas kapli da ici ayrica izolasyonlu (dondurulmus urun cantalari gibi bir kat var icinde, gormussunuzdur mutlaka) olanini aldim.

* mataralar da les gibi plastik kokuyor,o konuda da da kolay temizlenen, bakteri yuvasi olmayan bir sey istiyorum. ftalat mtalat laflari da cikti iyice huylandim.

Tupperware kitty matara aldim ben. iri biraz ama tavsiye ederim. hem 10 yil garantili hem adamakilli temiz guvenilir bir sey. Cocugun sağlığı başka şeye benzemez… 

* mutlaka hem selpak hem de islak mendil koymali

* islak mendiller kanserojen oldugu soylenen maddeyi (paraben) icermemeli. Sabunlu bez mi koysam?
* kraker nevi seyleri bile saklama kabiyla koymali. Paket yarim kalinca canta kırıntı icinde kaliyor.

* danino ve kasik koyabilirim mesela.

* genellikle klasik beslenme menumuz su sekilde: %100 bir meyvesuyu ya da süt+iki dilim dogranmis elma ve yaninda kokteyl catali (sirf onu kullanmak icin elmasini yiyor benim kizim)+ kraker (krispi ya da gran pavesi artik hangisi varsa..)

* kek pogaca filan yapip koysam en guzeli olur esasen..

*yalniz, beslenme cantasi deyince Fuat amcayi hurmetle anmayi ihmal etmemem lazim. her sabah cocuklara yumurta haslar, ama beslenme cantasina degil de montunun cebine koyarmis. okul genelde kis mevsiminde acik malumunuz. bizim arkadaslar sicak yumurta ellerini isita isita okula giderlermis. fikir diye buna derim.



edit:

* aradan bir ay gecti. bu bir ayda, bu istahsiz ogrencimin cantasina beslenme namina her koyulanin, ogle yemeginden calinmis bir lokma oldugunu kesfettim. evde saglam kahvalti edip cikiyor zaten. sut-yumurta-bir dilim buyumek-biraz kasar peyniri her gun mutlaka.. bu durumda iki saat sonra ancak atistirmalik bir seyler olmasi yeterli. uzun teneffuste (beslenme saatinde) beslendiginde, ogle yemegini yarim yamalak yiyip birakiyor…

* kek yaptim, kakaolu kek yaptim,bir de muffin gibi Aylin’in tarifi peynirli kekimden yaptim. ucu de okula gitti gitti geldi. yemedigi seyi yanina vermekte mana yok. kendimi kime ispatlayacaksam? “hem calisan anneyim hem de kek borek yapip yavrularimi sevindiriyorum” mu??…

* elma dilimlerini kaldirdim. yemiyor eve geri geliyor. eve geldiginde ikindi kahvaltisi olarak meyve dilimleri ya da meyve puresi ve yogurt yiyor. vitamini oradan almakta yani. bosuna yuk etmesin..

durum bundan ibaret.

edit 09/03/2010

** bugunlerde beslenme cantasina: yikanmis ama soyulmadan dilimlenmis (vitamini kabugunda..lif iyidir) bir elma, kokteyl catali, 4-5 yarim ceviz ici ve su koyuyorum. beslenme saatinde agzi oyalansin yeter. yemek yemiyor yoksa..

** bugunden itibaren etudden onceki teneffuste yemesi icin bir dilim de hazir keklerden (kan sekeri dusuyormus, basi agriyormus) koydum. umarim sabahtan yiyip bitirmez ya da bir arkadasina vermez.

edit 28/04/2010

++ super bir icat buldum. 2 TL atinca oyuncak veren cihazlardan bir iki tanesine para kaptirmisligim var. onun yumurta seklinde ve kilitli kapakli saklama kaplarini saklamistim. icine cok guzel findik-ceviz-badem konuluyor. :)


edit: Nisan 2012…

Şu günlerde ücüncü sınıfı bitirmekte olan kızımın beslenme çantasına genellikle:

Yüzde yüz meyve suyu ya da sek mini günlük süt

+tupperware matarada taze su

+kraker ya da grissini (zaman zaman biscolata moods)

+ bir lira para (dondurma aliyor yemekten sonra)

+ yara bandı (düşe kalka büyüyor bunlar)

+ yarım tüp bepanthene krem (sınıf ilkyardım dolabina yolladigim buharlaşıyor sanırım, artık kızım yaralanmalarda kendi başının çaresine bakmakta)

+ hem okul çantasına hem de beslenme çantasına : eski, tarihi geçmiş kredi kartları… çantayı kaybederse bir şekilde bize geri gelir diye umuyorum… aslında pvc kaplı kimlikçikler hazırlamak lazım, isim telefon içeren….

Edit Aralık 2012… Dördüncü sınıfın akıllı kızına, çok akıllı büyükdedesinin tavsiyesi ile fındık-üzüm konuyor artık. Geçen gün aklıma geldi, rahmetli dedem Kuleli’yi dereceyle bitirmiş bir kişi olarak, sürekli cebinde fındık-üzüm ya da leblebi-üzüm olduğunu, atıştırmak için iyi olduğunu hem zihin açıcı hem de insanı sıcak tutan bir şey olduğunu anlatmıştı. Beslenme menüsüne eklendi..

Konuyla ilgili diğer yazılar….

Okul Hazırlıkları-ii-, çanta seçimi

Okul Hazırlıkları -iii-

4 Yorum

Filed under alışveriş işleri, çocuk, ilkogretim, severim paylasirim

Kem Aletle Kemalet Olmaz

-bunu yazın basinda yazmak lazımdı aslında-
makyaj malzemelerinin oldugu cekmeceyi elden gecirdim
Önce kendime ne zamandir imrendigim, büyük gosteren ayakli aynalardan aldim
makyaj icin isik cok onemli o yuzden keske isikli olsaydi dedim
sonra hem ayakli hem de isiklisinin mudo conceptte satildigini gorup bozuldum biraz
daha da sonra icimdeki derya baykal fiskirdi, gittim dokunmatik ledlerden aldim
aynaya yapistirdim
goz makyaji icin ustte duruyor
aynayi cevirince alta geliyor, ruj surerken filan iyi oluyor
* kremler yağlı mamuller olduğundan ve bakteri üretmeye çok amade olduklarından, bir seneyi geçmis bütün yüz kremlerini el kremi-ayak kremi olarak kenara attım.
bir senede bitmiyorsa zaten ise yaramaz bir şeydir, faydasını görmemişsinizdir ki sürmemişsinizdir, atınız; kıyamıyorsanız el kremi / ayak kremi olarak değerlendiriniz bitsin gitsin.
** ne kadar göz kalemim varsa eleme yaptım. Gerekli gereksiz kalem almışım, silik, uyduruk olanlarınıini direkt attım. İşe yarayanları bıraktım kutuda. Her birini de açtım tabii. Bir tane siyah renk “sürme” kalemi aldım, o çok güzel iste. Bir de ben kalem göz farı sürerim, toz farı sevmiyorum, onları da eledim. Kalemlerden kötü renkleri, kısa kalmışları atım, zaten kullanmıyorum, kalabalık yapmasınlar.
*** rimelin ömrü altı aydır, altı ayda bitmediyse kurur zaten. Eski rimellerin tamamı çöpe. Bir tane olsun iyisi olsun.
**** Oje dediğin bir yıllıktır. Gecen yıl aldığınız eski ojeleri atın. Yepyeni renkler var piyasada, çok meraklısıysanız aynı rengin sıfırını alın. Bayat oje kullanmayın. Kaç lira ki bir tanesi? Eskileri kullandığınıza değmez. Hem Feng Shui de öyle buyurmuyor mu???
– Rujlar? Evet, rujlar da yağlıdır, oksitlenirler, renk değiştirirler, bir yıl içinde deli gibi bakteri üretirler. On tane ruj alırız ama alıştığımız bir tanesine yapışıp kalırız, dibine kadar kullanırız illa ki…
Eski ruju tutmayın. alın bakın Avon var mis gibi, ya da başka eli yüzü düzgün markalar var. İki tane rujunuz olsun, tertemiz kullanın, altı ayda bir birini atın yenisini alın. Değişiklik iyidir, ferahlarsınız.
–Tokalar taçlar? Taşı düşmüşleri, kenarı sökülmüşleri, evet bildiniz, Yallah!  Bir  bijuteride yarım saat geçirin, iki tane düzgün toka alin kendinize. Nedir ki? Cimri olmayın. Kendinizi sevmezseniz kimseler sevmez
— Kullanıyorsanız makyaj fırçalarınızı ılık sampuanlı suda yarım saat bekletin, durulayıp, kurutup saklayın. Mis gibi olurlar. Saç fırçanızı söylemeye gerek görmüyorum zaten.
—- İste makyaj malzemeleri çekmecesi temizlendi, örtüsü serildi; bir güzel yerleştirildi. Şimdi bak nasıl güzel olacak her şey. Kem aletle kemâlet olmaz. Kullandığın  alet edevat kötüyse, bakımsızsa onunla iyi bir iş çıkaramazsın anlamına gelir..
Fıstık  gibiyiz zaten, bizim makyaja ihtiyacımız yok di mi kızlar??

1 Yorum

Filed under bakımlı hatun, ben yazdım, kozmetik, severim paylasirim

Çocuk mantığı -II-

Kızım 6 yaşında, arabanın arka koltuğundan soruyor:
– Anne keşke dinozorlar olsaydı, ben severdim, bir tane alirdik…dinozorlar nerde?
+ dinozorlar öldü kızım, sonra taşların altında kalarak petrole dönüştüler, biz de simdi o petrolden benzin yapip arabalarimiza koyuyoruz. hani opetten benzin aliyoruz ya, iste o benzinler bir zamanlar dinozordu.
– dedem de petrol mu oldu?
+ (lönk…) hayir kizim insanlar petrol olmazlar
– ne olurlar?
+ iskelet olurlar
ne bicim akıl yürütüyorlar bunlar?!?.. O yüzden her nesilde “Şimdiki Çocuklar Harika” lafı geçerli…

1 Yorum

Filed under çocuk, severim paylasirim

Çocuk mantığı nasıl çalışıyor?

Otel duvarinda bir afiş var: “DATÇA Aktur” yaziyor.
kizim bunu okudu ve salise sektirmeyen soru cevapli mantik zincirimiz calismaya basladi…
– anne aktur ne demek
+ ak beyaz demek, aktur da beyaz tur demek
– siyah ne demek?
+ kara
– kirmizi ne demek?
+ al
– o zaman Allah da kirmizi bir sey mi?
Lütfen cocuklarin sorularina zamaninda ve dogru cevap verin. bir sonra gelecek soruyu hesaplayarak konusun

2 Yorum

Filed under çocuk, severim paylasirim

TELGRAF NASIL CEKILIR? NE YAZILIR?

Haberleşmenin en eski ve en hızlu metodudur  bence telgraf.  Çok da ciddiyeti vardir, saygi icerir.
Bir aile dostumuz iki oğlunu sunnet ettirecek; davetiye gelmis, lakin biz tatilde olacagiz. Bu durumda telgraf çekmemiz icap eder.
Davetiye gelmesi işi resmi hale getirir, telgrafla cevap vermek en uygunudur. Ağızdan davet etmek kibar ve görgülü bir davranış olmaz.
Eskiden fonotel vardi, 141’i arardin,gorevliye yazdirirdin telgrafi.
metni adresi onceden yazip hazirlasan da ter dokerdin…
141 hala var. cok da iyi bir servis.
ve simdi e-telgraf cikmis ki, gercekten super bir icat. hem de resimli :)
ciddiyim…
iste sunnet cocuklarinin ailesine cektigim tebrik telgrafinin metni:
OGULLARINIZ AF VE M’nin SUNNET TORENLERINDE ARANIZDA OLAMAYACAGIMIZ ICIN UZGUNUZ. DELIKANLILARIN BU ILK MURUVVETLERINI TEBRIK, BUTUN AILENIZE ALLAH’TAN HAYAT BOYU SAGLIK SIHHAT MUTLULUK TEMENNI EDERIZ.
guzel oldu….
not:
(saglik VE sihhat olmamış gerçi. Valla insan telaş ediyor telgraf yazarken. Otuz yıldır yazı yazıyorum, en az yirmi yıldır imlam, diksiyonum, sözlük bildim mükemmeldir. VE hata yaptım…amma gerilmişim. Çok acaip)

2 Yorum

Filed under çocuk, insan olmak, kültür, severim paylasirim

Akıllı tüketiciden alışveriş dersleri: 1 (kahraman tüketici markete karsi)

Serbest piyasa ekonomisi gurusu sayilmam ama kendi capimda hesabini bilen biri olmaya gayretliyimdir.
Markette alisverisin en gerekli parcasi bir hesap makinesidir. Evet, kadinin birini yanibasinizda raf etiketlerine bakip cep telefonuyla birseyler yaparken gordugunuzde siritmistiniz ya; o kadin benim. ve esas ben size siritmaktayim….
Marketler kafa karistirmaya birebirdir ve eger uzerinde ekonomik boy/%50bedava vb gibisinden bir yazi varsa kontrol etmege deger bir durum vardir. Kafadan hesap yapmakta benden basariliysaniz bravo. Ben cep telefonumun hesap makinesine guveniyorum.
Bazen raf etiketlerinde malin birim fiyati yazar, bu durum benim hep isime gelmistir. Ayni malin 1 Lt’lik ambalajini 2,5-5-10 lt ile kiyaslamam kolay oluyor. bazen de is basa dusuyor.
A marka urunden bahsetmek istiyorum size: marketimizde cesitli ambalaj sekilleri mevcut.
hemen hesaplayalim
a) 1 kiloluk orijinal paket: 7,99
b) 5 kiloluk paketi:21,99
c) 1+1 seklinde ambalajlanmis hali:9,99
d) 2+2 seklinde ambalajlanmis hali:17,99
e) 3 kilolugu:14,99
birim fiyatlandirma calismasi yapalim
a) 1 kilosu 7,99
b) 1 kilosu 4,40
c) 1 kilosu 5,00
d) 1 kilosu 4,50
e) 1 kilosu 5,00 Tl.
fazla fark yok diyelim. kiloluk alacagina digerlerinden hangisini alirsan al daha ekonomik.
ama psikolojik olarak daha ucuz gozuktugu icin 3 kiloluk almak istiyor insan. aslinda 2+2’lik secenek daha ucuza geliyor aslinda.
18 verecegime 15 vereyim mantigi galip geliyor.
*-*-*-
bir de bu var: baska bir urun.
1 lt’lik ambalaji 6,99
iki tane 1 lt’ligi şrinklemisler: “ikincisi yari fiyatina ozel kampanya” yazili bi de afili etiketi var: fiyati: 13,50.
aman da aman. 50 kurus indirimli sadece. ayni rafta bir litreligini gorup hesaplamayana tam para tuzagi.
etiketine baksan ikili paketin 10,50 civarinda olmasi lazim..
bunun abartilmis ve ekonomik/kampanyali ambalajin tane hesabindan da daha pahaliya satilan seklini cok gordum.
*-*-*-*-
hadi bunlar kurus hesabi cok da onemli degil diyeceksiniz, ama bence onemli. savurganlik kismi ayri, enayi yerine konma duygusu apayri.
ozellikle bebek bezi gibi taneli urunlerde onemli bir nokta var: cesitli boylarini cesitli fiyatlardan satisa sunabilir marketler. birim fiyat cikardiginizda ekonomik/kampanyali  olarak lanse edilen paketteki birim bez fiyati, baska bir ambalaj seklinde (diyelim 25’li ya da 52’li. ayni markadan bahsediyoruz. paketteki bez miktarlari degisik olabiliyor) çooook daha uyguna gelebiliyor
*-*-*-
son soz: marketlerin satmak istedikleri seyi orta yere tepeleme yigmalari malin ucuz oldugu fikrini uyandirsa da malesef gercekten ucuz olmasini gerektirmiyor. lutfen kendi rafina gidin diger boylarla mukayese edin.

1 Yorum

Filed under alışveriş işleri, severim paylasirim

Mado’dan pasta yenmez

Haftasonu Optimum’a gittim. (ki superdi, onu sonra anlatirim) yemek yedik, tatli olarak kizimla esim dondurma istediler. Hemen madoya gittik. Onlar dondurma alirken ben de buzdolabi-vitrinden kendime pasta sectim. Tiramisu yaziyor uzerinde. Tiramisu kim Mado kim aslinda, ama hadi bakalim dedim. Bildigin 30 cm kadar, baton pasta tipinde bir pastamsiydi kendisi, uzerinde de 30 YTL fiyat var.
Esimle kizimin dondurmasi 7,5 lira tutmus.
Oturdum pasta bekliyorum, gelmedi gitti. Eleman yer siliyor.
Sefi uyardik, sef elemana haber etti. Biraz gulustuler, eleman ne zamandir tezgahta alinmayi bekleyen pastami aldi gule gule masaya getirdi.
Yurt-Kur battaniyesi renginde ve dokusunda kek, biraz kremalandirmislar o kadar tiramisu dedikleri.. Tiramisu gormesek yutturacaklar..
Kek niyetine yedim ben de..
hesap istedik
17,5 lira
NEY???
7,5 dondurma
7,5 kek
gerisi ayakbasti parasi
kuver tabir edilen, masaya catal bicak koyduklari icin kesilen para
sorma-ver parasi
peceteye sarsaydiniz ben ayakustu kemirirdim pastami
evden mi getirseydim catalimi yoksa???
cekmeceyi gosterin ben gider alirim catali, masaya ups’le mi naklediyorsunuz nedir yani????
sacmaligin daniskasi. kuver=2,5 lira. Yok deve
*-*-
onu gectim, kekin uzerindeki fiyat 30 YTL
kilosu ise benim yedigim pastanin 250 gram olmasi lazim 7,5 lira etmesi icin
ki degildi, bir parmak kalinliginda kek alti ustu
margarin paketi 250 gramdir
benim tabagimda o kadar kek yoktu ki…tabakla birlikte tartsan o kadar gelmez inan olsun..
pastanin toplam fiyati olsa, gene olmaz,30 santimlik pasta 30 liraysa, 7,5 liraya 7,5 santim kalinliginda pasta vermeniz lazim.
inanamiyorum,
Mado iyi dondurma yapar, yigidi oldur hakkini ver..
Ailece Madoya verdigimiz dondurma parasini duysaniz akliniz durur; ekstrelerimiz sahit, yaz demeyiz kis demeyiz dondurma aliriz kendilerinden….
Ancak Madodan pasta yenmez onu bilir onu soylerim. Cok kazik kekleri var.

18 Yorum

Filed under iştahlı işler, saçmasapanlıklar, severim paylasirim, soruyorum

Zafer Bayramımız Kutlu Olsun

85 Yıldır muzafferiz, sonsuza dek de öyle kalacağız.

Yorum bırakın

Filed under severim paylasirim

IpekAG sirkte… Zebra sevdim

Buranın meydanına sirk geldi.
Ben de derhal loca bileti aldım ve dün gece ailece sirke gittik.
6 aylık oğlum gözleri faltaşı gibi ayrilmis olarak izledi.
4 yasindaki kizim icin cok renkli bir maceraydi, palyacolara bayildi.
Ozellikle zamane palyacolari cok iyi bence. Oyle kabarik peruklu,yuzu boya icinde palyacolar cocuklari guldurmekten ziyade korkutuyorlar.
Seref locasinda oturmak cok guzeldi.
Zebra terbiyecisi elinde bir ekmekle geldi, seyircilerden isteyenler zebralari elleriyle besleyip oksadilar. En basta ben!
Hic, bir fili somun ekmek yerken gormemistim.
Yavru aslani kucagimiza alip fotograf bile cektirdik.
Isten cocuklar gosteri baslamadan evvel midillilere binip alanda tur attilar.
Butun gosteri bir harikaydi, ay sonuna kadar buralarda kalacaklarmis. Yolu dusene tavsiye ederim…
Darix Togni sirki.

Yorum bırakın

Filed under gezen güzel olur, severim paylasirim

galadaydim….

Otostopcunun Galaksi Rehberini izledim

31/08 Pazar gecesi Kozyatagi CineBonus’ta, acikhava sinemasinda, sezlonglara uzanarak ne zamandir bekledigim filmi, yildizlarin altinda izledik.


“For Douglas” yazisi ona bir selam yollama hisleri ile doldurdu icimi.
Film olarak enteresan, kitabi, hatta seriyi okumayanlara ne ifade eder bilmem.
Rehber dusundugumden daha degisik. Sozlu anlatimi animasyonla destekliyor. “Don’t Panic” yazisi iyi olmus. Simgesi de super.

Bir de Slart tam dusundugum gibi bir adam cikti. Zaphod icin ne ben bir sey diyeyim ne siz sorun.. :)
Ancak Marvin benim kafamda bir androiddi. Hatta hep Star Wars’in R2D2 olmayan o uzun sari robotu gelir hep aklima Marvin’i okurken. Bu cok Tiny Toon bir Marvin olmus
Yillar sonra bir defa daha bir ilk gosterime katilmaktan ayri bir keyif aldim.
Romantikti ortam, ama kime bahsetsem “aaa orasi cok pahali” dedi.
DEGIL ISTE. pahali gormemissiniz siz.

nice zamandan sonra, favori kitabimin filmini izlemek cok ozel bir duyguydu.

9 Yorum

Filed under ben yazdım, filmler, severim paylasirim