
Category Archives: severim paylasirim
Kadınlık emek ister. Bir güzelden, güzellik üzerine…
Ben küçükken bir rivayet dolaşırdı: “Ajda Pekkan dizine ayrı, dirseğine ayrı krem sürüyormuş” diye. Kabullerde çok favoriydi bu mevzuu. “bacım, avrat ev işi yapmaz, çocuk bezi yumaz, vakti çok, sürer tabii” derlerdi. Gerçi ben küçükken Ajda’nın estetik ameliyatlarına atfen: “kadın yüzünü o kadar gerdirmiş ki, en son çenesinde bir gamze oluşmuş. meğerse göbek deliğiymiş” gibi bir takım geyikler döndüğünden bu ilk cümleyi de herkes abartı zanneder, sonra da “kimbilir ne kremidir, anam o kadar kremi pabucuma sürsem Ajda’dan güzel olur” der çıkardı kadınlar. Züğürt tesellisi işte..
Meğer hakkı varmış bu lafın. Gençliğin tazeliği azalıp yitmeye başladığında, özel çaba harcamak şartmış.
Her hafta kese, arada peeling, her duşta vakit ayırıp özel ayak fırçası ve törpüsü, hatta ponza taşı olan aleti kullanma da göreyim o gövden, yüzün, ayakların, topukların ne hale geliyor…
ben bu aleti seviyorum. ponza var, fırça var, rende var, taş var. pek maharetli..
(Ayak icin ozel ev bakımı : bir kaşık tuz bir kaşık kahve ve bir kaşık yogurt. güzeeelce ovalayınız, durulayiniz. arada elleriniz de bakım görmüş olur. bir taşla…)
*********************
Yatmadan kremlemeyi ihmal ettin mi ne ayak bakımı kalıyor ne de bacak. Bütün bacak derisi pul pul bir hale geliyor.
Dizler dirsekler taşa dönüşüyor, hele görüntü.. ıyyh. hemen nemlendirici. sonra gene… ihmale gelmez.
(ped egg zımparaları diz ve dirsek sertlikleri için sahane..)
**********
Enn çirkin şey eskimiş ojedir. uçlardan yenmiş, çatlamış.. berbattır. Bakımlı el ayak, ojesiz çok daha iyidir. Tırnak fırçası alın ve musluğun yanına bir yere konuşlandırın. sık sık kullanın. Tırnak altları mikrop yuvasıdır, aynı zamanda görüntü olarak mide kaldırıcıdır tırnak altlarındaki birikintiler. En iyisi kısa kesin.. Siz sağ ben selamet..
Tırnak demişken, batma yapmadan tırnak kesebilmek 15 yılımı aldı. Ama şimdi bir bebeğin bile tırnaklarını kusursuz kesebilirim. O kadar da iddialiyim artık. Bir manikür setim var, eksiksiz diyebilirim. Bir tanecik çıtçıt makasla nasıl yetinebiliyorlar hayret.. Bir tırnak pensi bir de et pensi alınız, şeytan tırnağını unutunuz.
(batma durumunda bol bepantenle bir gece bekletin, ertesi sabah batikon sürüp, ince ahşap çubukla tırnağın ucuyladeriden ayırmayı deneyin. iyi bir aydınlatma, belki bir büyüteç kullansanız iyi olur)
yüzüne maske, yüzüne peeling, yüzüne temizleme jeli… temiz bir cilt gibisi yok. Sivilceler kader değil ve siyah noktalardan da kurtulabilirsiniz. Yağlı bir burun karşınızdaki herkesin net, ayan beyan görebildiği, siz umursamasanız bile sizi çirkinleştiren bir şeydir. Bununla yaşamayı öğrenmeyin, temizleyin/temizletin ve temiz tutun.
(Avon soyulan maske, (bazen kil maskesi de iyi gelir karma cilde), Avon ısınan maske, Lush Dirty tabs diş macunu tableti (ışıltı lazım olduğunda), Loreal sivilce roll-onu, yüz temizleme fırçası, Lush Mask of Magnaminty, Lush Mint Julips dudak peelingi (bu çikolatalısı, ki pembesi daha da harikadır ciklet tadıyla) ve Lush Fresh farmacy sivilce sabunu)
(duş ürünleri serisi: avon temizleyici, volkanik ponza taşı, ayak törpüsü, zeytinyağlı scrub, Lush Buffy peeling, Lush Ocean Salt yüz peelingi, Lush R&B saç maskesi, Lush Angels on Bare Skin yüz temizleyici, Loreal yüz temizleme jeli ve silikon pedi, Lush Duş Jeli ve Lush Daddy-o şampuan.. bütün bunlari aynı anda kullanmıyorum. Duruma gore.. cildim yaglandiysa birini, yorgunsa birini.. vaktim varsa scrub, yoksa peeling..
resimde görülen duş rafı Koçtaş’tan ucuz diye alınmış ve leş gibi paslandığından pişman olunmuştur. )
O boyaları diplerden iki parmak çıkmış, kahkülleri eğri büğrü olmuş, uçları çatallanmış saçlarla gezen, kuaföre birinin nikahı filan yoksa ayağını atmayan paspal teyzeler, bizden uzak durun. Her ay kuaföre gidilir kardeşim. Boya varsa daha da sık. Hadi kendin boyadın diyelim. Gene de 40 günde bir filan uçlardan azıcık kestirmek, yıl boyu güzel bir saç modeli sağlar.
(Lush Sugar babe scrub. yani kese gibi bir şey. cildi temizliyor, tazeliyor. normalde top şeklinde bir ürün, ben ufaladım başka bir kaba koydum nemlenmesin diye)
Kafası takılanlara: “bütün bunlar dünyanın parası” değil. Paramız yokken de buluştururduk bir şeyler. Avon mesela, zaman zaman şahane indirimler yapar, takip edin. Suna Dumankaya misali evdeki malzemelerden bakım reçetelerini inceleyin, neden olmasın? Bir tüp arko krem alın her gece elinize ayağınıza sürün. Bilinen markaların makul fiyatlı ürünleri her zaman var. Arada bir kendinize bir krem, bir peeling almışsınız çok mu? Ve en önemlisi, aldıklarınızı kullanın. Açıldıktan sonra bozulmaya başlarlar. Sihirli de değiller bilesiniz, aynanın önünde durmakla size hiç bir yararları olmaz.
SON SÖZ: ben görüp görebileceğiniz en süssüz en sade kadınlardan biriyimdir. Amma ve lakin, büyüklerimizden böyle gördük: güzellik oyayla boyayla değil sürekli ve özenli bakımla olur.
Filed under alışveriş işleri, insan olmak, kozmetik, severim paylasirim
Kizimin ilk yazilisi

Masallah.
Insallah tum sinavlarindan hep boyle kolayca ve ustun basariyla gecersin biricik kizimiz.
Seninle gurur duyuyoruz.
Aferin sana.
Filed under çocuk, ilkogretim, severim paylasirim
Boya işinin ustasıyla tanıştım : Mehmet Yüre
Evimizi boyatmaya karar verdiğimizde tek düşündüğümüz marka, Jotun oldu. Site son derece başarılı. Özel programı sayesinde evin fotoğraflarını yükleyip, renkleri kendi duvarlarımızda denemek çok güzel bir deneyimdi.
İnternette Jotun’u araştırırken Usta Fircalar sitesine rastladik. (keşke usta tesisatçılar-nakliyeciler-elektrikçiler siteleri de olsaa..) Sitedeki ustaların tümünün sertifikalı olması, elbette bizim için tercih sebebiydi. Mahalle arasında oje bile sürmekten aciz ama boyacıyım diye geçinen insanlardan çevremizde bir çok kişinin canı yandı. İnsanlar ya boyacıyı ya da boyayı, bazen her ikisini de değiştirdiler ve bir sürü zaman ve para kaybı oldu.
Bu bizim başımıza gelsin istemedik. O bakımdan, gönül rahatliği ile siteden Mehmet Ustaya karar verdik. Kendisi bizzat gelip renk secimi ve uygulama konusunda bilgi verdi, daha sonra evi gorduğunde bizim aklımıza bile gelmeyen detaylar konusunda uyarılarda bulundu ve fiyatta ve teslim tarihinde anlaştıktan sonra anahtarı aldı, ekibiyle işe başladı.
Sonuç ise kusursuz oldu. Bütün zemin baştan aşağı naylon kaplandı, elektrik prizleri ve kalorifer petekleri dahil sökülüp, boyanmamış yüzey birakılmadı.
Evimiz, istediğimizden de iyi bir biçimde, son derece profesyonelce boyandı, tertemiz bir şekilde teslim edildi. Amerikan filmlerinde olur boyle şeyler zannederdim, meğer ülkemizde çok daha iyisi olabiliyormuş.
Memet usta‘ya tekrar tesekkur etmek, ellerinize sağlık demek istedik.
İşinde detaylara verdiği öneme ve profesyonel yaklaşımına kefiliz.
öncesi – sonrası resimlerine dikkatinizi çekerim:
Filed under ev işi, severim paylasirim
Avşa’da düzgün bir otel
İki katlı, Esen hanımın yönetiminde gayet birinci sınıf işletilen, tavsiye edeceğim bir otel.
Fiyat :makul.
Manzara, mükemmel..
Ortam: kafa dinlemelik. Hamaklar, yetmişlerden kalma çoook şahane nostaljik bahçe aydınlatmaları..
Servis: Pörfekt. Çay desen çay, kahve desen kahve. Şak hızıyla eriştiriliyor. (Pis nargile de var. Zıkkım içiniz. )
Mutfak, müstesna.. Şahane. Sırf yemekleri için tekrar gideceğim. Denizi güzel dedi girenler, ben sevmem, girmedim. Odalar temiz, tuvaletler bakımlı. Çarşaf havlu her gün değişiyor, vıdıvıdı etmiyorlar. (çok kelek otel işletmecileri var ukalalık edip: “siz evinizde her gün çarşaf mı değişiyorsunuz?” diye sorma cüretinde bulunan. itinayla ağız payı verilen :)
Odada buzdolabı yok mesela. şaştık.
Ama iri, hasır birer çöp kutusu koymuşlar ki, işte o çok kullanışlı..
Her bir odayi özel renklerde dekore etmişler. Dekorasyon renklerini aydınlatmalara sıçratmasalar iyiymiş aslında. Odanız mosmor bir avize veya pespembe bir aydinlatma ile haşa huzurdan uzakdoğu bişeysi görünümlü olsun ister misiniz bilmem?
Arabayla gitmeyi sevenlere, Avşa’ya ulaşım bir felaket. 2,5 saat süren, tuvaletleri perişan, kantini zayıf bir feribot var. Hiç tavsiye etmem. (etmezsen etme, yüzerek mi gidelim?) Allah’tan üst kata çocuk parkı kurmuşlar da bir miktar kafa dinledi millet.
Otelimiz adadaki limanı merkez sayarsak, adanın ta öbür ucunda kalıyor. Günde iki defa merkeze servisleri var. İsterseniz adada taksi de var.
Filed under gezen güzel olur, iştahlı işler, severim paylasirim
Ense trasinizi gorelim….
Esim uzuuun zamandir evde kendisi tras oluyor. Sac modeli de musait, böylece sürekli bakımlı olabiliyor ki, imrendiğim bir sey.. Piyasadaki butun markalarin saç kesme cihazlarını aldik, denedi. Bu konudaki yorumlarini bilahare yazarım; bugünkü konumuz ense traşi.
Malumunuz, önemli bir mevzu. Insan ensesini görmediğinden, mükemmeli şöyle dursun, düzgün bir ense trasına sahip olmasi da zordur. En usta berberlerin bile tutturamadıgi düzgün, hizalı ve kusursuz ense trasi hattını Bree kılıklı dostunuz Ipekag, sizlerin de hizmetine sunuyor. (Martha’dan el alacagim yakinda, du bakalim…)
Şu elimde yani lavabo kenarında görmüş olduğunuz ense düzlerticisi IKEA’ dan alınma (ve manasız bir sey olarak telakki ettigimden kullanamadigimiz [dukkandayken niye manali geldi ki acaba, yedi ceddim kullanmamis, cok mu lazimdi, deseni de gayet saykodelik yani, nesine tav oldun kadin?!] ) amerikan servisin yarisidir.

Kullanimi ise cok basit. Bir ucunu sol elinizle sol kulak memesi hizasinda, obur ucunu da sag elinizle diger kulak memesi hizasina tutarak gerdiriyorsunuz. Ikinci sahis bu sahane sablonu izleyerek piril piril, dümdüz bir ense trasi çıkarıyor.
Işte uzun zamandir sakladigimiz, gorenleri hayran birakan sir da bu.
;) sihhatler olsun bey.
(evet, biliyorum.. Ben olmasam naapardin bilmiyorsun…)
Filed under alışveriş işleri, icatlar, severim paylasirim
Hoppa, RIBBA, yaz tatili duvara
Yazin deniz kiyisindan toplanan kum, deniz yildizi, midye kabugu ve balikcimizin hediyesi denizatlarini, cocuklarla beraber yarim saatlik eglenceli bir faaliyetle Ikea’dan aldığım RIBBA çerçeveye doldururduk.
Ribba cercevenin ozelliği, iki parmak kadar enli olması. İçine koyduklarinizi sergileyebiliyorsunuz.
Play doh oyun hamuru, pastel boya ve pritt beyaz tutkal yardımıyla nefis bir eserimiz oldu.


Ic çerçeve deniz renklerine boyandi.

Filed under çocuk, severim paylasirim
Oto koltuğu kılıfı yenileme hakkında
Oto koltukları çocukların güvenliği için şart. İlk doğdukları günden itibaren, çocuklar araçta MUTLAKA oto koltuğunda seyahet etmeliler. Hem de inanılmaz rahat ediyorlar. Kolayca uyuyabiliyor, etraflarını seyretmekten keyif duyuyorlar.
Şimdi bu oto koltuğu dediğimiz şeylerin de kategorileri var.
Tip 1: 0-13 kilo arası bebekler için, doğumdan itibaren kullanılıyor, sepet tarzı bir görüntüsü var. Ana kucağı da deniyor.
Tip 2: 9-18 kilo arası, yaklaşık 3 yaşına kadar sığabiliyorlar. Biraz desteklenmiş bir hali var. 5 noktalı emniyet kemerine sahipler.
Tip 3: 9(15)-36 kilo arası. 3 yaşından sonra, aracın kendi emniyet kemeriyle bağlanabilen özel bir yukseltici sistem olarak kullanılıyor. Aşağı yukarı 10’lu yaşlara kadar kullanılabilir. Sonra sırtlık kısmı çıkartılarak sadece yükseltici ile kullanılabilir ya da çocuğun boyu artık elveriyorsa direkt kemer takılabilir.
Dahasını buradan öğrenebilirsiniz.
Bizde, Allah bağışlarsa, iki çocuk var. Araları 4 yaş.
Küçük olan, 3 yaşına gelip de Tip 2 oto koltuğuna sığamamaya başlayınca, ben de gidip Mothercare’dan büyüğe yeni bir Tip 3 aldım, mevcut Tip 3 oto koltuğunu da iki numaraya verdik. Oh ne ala.
Fekat, zamanla, yıkanarak ve araç içi koşullardan etkilenerek, toplamda 5 yılını dolduran sevgili oto koltuğunun alt yükseltici biriminin kılıfı dağıldı. Resmen dağıldı, sünger parçalandı, kılıf delik deşik oldu. Hakkını verdik yani kullanırken.
Yeni oto koltuğu 100 liradan fazla. Tek kılıf getirtmiyor Mothercare :(
E bu böyle kullanılmaz ama durduk yere de yenisi alınmaz.. Ne yapmalı?
Kılıfı poşete tıktım, oturacak yere havlu serdim ve bir süre düşündüm. En sonunda da buldum:!
Oto koltuk kılıfı dikenler var ya! Herhalde bunu da dikerler..
Dikebileni bulana kadar göbeğim çatladı ama değdi. Tam bir zanaatkarla tanıştım.

Orijinali kadar iyi, hatta daha süperini diken Mustafa Usta’yı tavsiye etmek isterim:
Kartal sahilden E-5’e çıkan cadde üzerinde, sağda oto sanayi var. Onu geçer geçmez ilk dükkan.
Yakacık caddesi, Akçaoğlu Sanayi sitesi, Çavuşoğlu Mah. C Blok No:31 Kartal
0216-306 09 96
Filed under araba, çocuk, güvenli hayat, severim paylasirim
Freecycle Nedir?
Recycle= Geri dönüşüm.
Free= ucretsiz
freecycle = esyalarinizin ikinci el olarak ucretsiz alinip verildiği ozel bir grup. Atmaya kıyamıyorsunuz ama evde yer kapliyor. Biliyorsunuz buna ihtiyaci olan birileri var ama nerede? Aniden bir klavyeye/bisiklete/turuncu bir t-shirte ihtiyaciniz oldu, nerden bulacaksiniz??
sahane bir grupla tanismaniz lazim…
|
Freecycle, elinde kullanmadigi esyalar olanlar ile, o esyalara sahip olmak isteyenleri, tamamen ucretsiz olarak e-mail yolu ile birlestirmeye ve geri donusumu arttirmaya calisan, uluslararasi bir projedir. Tum uyeler esyalarini burada sunabilir veya aradiklari esya icin istekte bulunabilirler. Ama temel kural burada sunulan veya aranan her esyanin ucretsiz olmasidir. Freecycle Grubumuz, Turkiye’de yasayan veya calisan herkese aciktir. Uyelik ucretsizdir. Diger sehirlerdeki gruplara http://www.freecycle.org/group/TR/Turkey adresinden erisebilirsiniz. Kardeş Freecyle grupları (Ankara, İzmir ve Bolu) için sol sütundaki Links kısmına bakınız. Geri dönüşüm için bu grupları da denemeyi unutmayınız. Grup yoneticisi ile freecycleistanbul-owner@yahoogroups.com adresinden irtibata gecebilirsiniz. Feyste de var..: http://www.facebook.com/groups/freecycleistanbul/ İstanbul’da ikamet eden ve evindeki fazlalıklari nereye, kime verecegini bilemeyenler icin: |
| freecycleistanbul-subscribe@yahoogroups.com ***************** gruba katilin. |
detaylar:
Degerli Freecycle™ Üyesi, Genisleyen Freecycle™ Network'ünün bir parcasi oldugunuz icin tesekkur ederiz. Ufak, büyük ayrimi yapmadan vereceginiz hediyeler, baskalarinin mutlu Dunya'lari olabilir. Bu mesaj, yeni uyelere katilimlarindan hemen sonra ve tum uyelere periodik olarak gönderilmektedir. Eger grubun yeni üyesi iseniz, lütfen mesaji dikkatlice okuyunuz! Bu mesaj tüm Freecycle™ üyeleri için gerekli temel bilgileri içermektedir ve ilk baslayanlar için pek cok soru isaretine aciklik getirecektir. Lütfen okumak için gerekli zamani harcayiniz. Bu Freecycle(TM) grubu ellerindeki esyalari bedelsiz olarak vermek isteyenler ile, onlara ihtiyac duyabilecek olanlari bulusturmak icin kurulmustur. Amacimiz hala kullanilabilir olanlara, degerlerini vermektir. Zaten uretilmis olani kullanmakla, gereksiz tuketimi azaltabilir, daha az uretime sebebiyet verir ve bunun dunya uzerindeki zararlarini azaltabiliriz. Freecycle(TM) grubunu kullanmanin baska bir avantaji da, ihtiyac duymadigimiz esyalardan kurtulmak ve toplumsal katilimi arttirmak olabilir. 31 Ocak 2005'de baslayan, Istanbul Freecycle(TM) grubu, hizla buyuyen ve 1 Mayis 2003 tarihinde, Tucson, Arizona'da baslamis uluslararasi Freecycle(TM) hareketinin bir parcasidir. Bu grubun buyumesi icin katkilarinizi bekliyoruz! Grubumuzdaki pek cok insanin bu fikri begendigini biliyoruz. O zaman neden cevrenizdeki arkadaslara Freecycle(TM) grubunun faydalarindan bahsetmeyiniz ve boylesine bir girisimin parcasi olmayiniz. Arkadaslariniza, ailenize, komsulariniza, is arkadaslariniza anlatin...Onlar da kendi cevrelerine...Ve onlar da kendi cevrelerine...Sanirim, fikri anlayabiliyorsunuz! FREECYCLE(TM) KULLANIM KURALLARI Bir mesaj göndermek için, freecycleistanbul@yahoogroups.com adresine bir mail gönderin veya Istanbul Freecycle(TM) grubu web sitesinde "messages" linkine tiklayin (Grubun web sitesi asagidadir). Üyelikten ayrilmak icin freecycleistanbul-unsubscribe@yahoogroups.com adresine bir mail gönderin. Mesaj göndermek, okumak, mesaja cevap yazmak veya üyelik ayarlarinizi degistirmek icin grup sayfasini ziyaret ediniz: http://groups.yahoo.com/group/freecycleistanbul Arsivdeki mesajlari okumak icin, ana sayfaya gidin ve soldaki "messages" linkine tiklayin. Freecycling hakkinda daha detayli bilgi ve diger sehirlerdeki Freecycle(TM) gruplarini gormek icin http://freecycle.org/ adresini ziyaret ediniz. Sitenin adresini, yeniden dönüsüm (recycling) ile ilgili diger adreslerle beraber ana sayfadaki "links" bölümünde de bulabilirsiniz. Asagidaki kurallar orijinal Freecycle(TM) nezaket kurallarindan, grubumuza adapte edilmistir. Belli kurallar olmasi grubun daha etkin ve herkesin yararina calismasini saglayacaktir. Unutmayin, bu grubun basarisi, hepimize baglidir ve bu da demektir ki sabirli, nazik, kibar, dakik üyeler olmak için elimizden gelenin en iyisini yapmaliyiz. Hepinize iyi sanslar, iyi eglenceler ve bol geri dönüsümlü günler! FREECYCLE(TM) GÖRGÜ KURALLARI 1) TÜM YASLAR ICIN UCRETSIZ, YASAL VE UYGUN OLUN. Örnegin Alkol, tütün, silah, ilaç gibi esyalara yer vermeyin. Bu tarz urun sunanlar iki uyari sonunda gruptan cikartilacaktir. Bu geri dönüsüm grubunun ana kurallarindan birisi budur ve uygulamasi da oldukca kolaydir. Ayni sekilde reklama da grubumuzda yer verilmemektedir.... 2) GRUBA ILK MESAJINIZ BIR TEKLIF OLMALIDIR. Paylasim ruhuna uygun olarak, sizden ilk mesajinizin bir "TEKLIF" olmasini rica ediyoruz. Hiç bir teklif ufak degildir... 3) MESAJLARIN KONU SATIRI. Diger uyelerin kolayligi icin konu basliklarini asagidaki gibi tutun: TEKLIF: bebekarabasi, harddisk. [1'den fazla esya mi teklif ediyorsunuz? Gene de, lütfen bir mesajda yazin] ALINDI: bebekarabasi ARANIYOR: bebekarabasi, kosullar. [Lütfen para önermeyiniz, ve DVD Player gibi herkesin sahip olmak isteyecegi mübalagli esyalar istemeyiniz. ] ADMIN: yeni fikirler vs. 4) AYNI "ARANIYOR" MESAJINI AYDA BIR KEREDEN FAZLA GÖNDERMEYIN. 5) POLITIK, SPAM VE KISISEL MESAJLARA IZIN VERILMEMEKTEDIR. Bu tarz iki mesajdan sonra grup üyeliginiz sona erdirilecektir. 6) YAKLASIK KONUMUNUZ: Bulundugunuz yeri mesajin konu satiri ile birlikte gövdesinde de belirtmeye çalisin. Koltuk takimi, taksimde oturuyorum gbi... 7) TEK MAIL ILE ISINIZI GORMEYE CALISIN. Birden fazla teklif edeceginiz esyaniz varsa, hepsini tek bir mesaj icinde numaralandirarak vermeye çalisin. Bu herkesin alacagi mail sayisini azaltacaktir. 8) EVCIL HAYVANLARA YENI YUVA BULMAK ICIN FREECYCLE(TM) KULLANILABILIR MI? Evet, yasal oldugu surece bir sorun yok. 9) TICARETE IZIN VERILMEZ. Bu grupda ticaret yapilmasina izin verilmez. Bu amacla davranan uyelerin, iki uyaridan sonra uyelikleri iptal edilecektir. 10) CEVAPLAR SADECE TEKLIFI SUNANA GIDER. Grupdaki gereksiz mail sayisi bu sayede azalacaktir. 11) TESLIM ALMA. Istediginiz gibi ayarlayabilirsiniz. Genellikle önce, teklifinize taleplerinizin gelmesini beklersiniz. Daha sonra dilediginizi secer ve arzu ettiginiz sekilde urunu teslim edebilirsiniz. Kim once gelirse ona verecegim yerine bir kisiye soz verin. Telefon numaranizi herkese vereceginize, esyayi almak isteyenin telefonunu isteyin. 12) SORUMLULUKLARIN SINIRI: BU LISTENIN KULLANIMINDAN ÖTÜRÜ FREECYCLE(TM) NETWORK ÜYELERERININ BASLARINA GELEBILECEK ZARARLARDAN SORUMLU DEGILIZ. Listeye yolladiginiz mesajlarda veya esya teslimatlarinda, kisisel güvenlik ve gizliliginiz ile ilgili önlemleri sahsen almalisiniz. Listeye katilmakla liste sahiplerinin veya moderatörün bu konularda sorumlu tutulamayacagini kabul etmis sayilirsiniz. GÜVENLIK. Dikkat! Her bir üye, teslimat sirasinda yabanci biri ile karsikarsiya gelebilecegi veya ürünü teslim edebilmek için evine yabanci birinin gelebilecegi ve bunun yaratabilecegi potansiyel tehlikelerden kisisel olarak haberdar ve sorumludur. Freecycle(TM) bu risk karsisinda herhangi bir sorumluluk almamaktadir. Örnegin yalniz yasayan bir bayan olarak esyanin, evin giris kapisindan siz evde yokken alinmasini isteyebilirsiniz. 13) KENDI KENDINIZE VEYA AILE BIREYLERINE GERI DONUSUM YAPMAYIN. Kendi kendinize veya cocuklariniza geri donusumde bulunmak listemizde izin verilmeyen ve kapsam disi bir konudur. 14) GERI DONUSUM KONUSUNDA BIR GORGU KURALI: "Nazik Olun." Burada iyi niyetle calisan küçük bir topluluguz ve teslimatlarda, baska bir üye ile karsilastiginizda nazik olmak, dakik olmak, onlari iyi karsilamak temel nezaket kurallaridir. Sonucta esyayi veren, sizin bir ihtiyacinizi gidermekte ve karsiliginda hic bir sey istememektedir. Ayrica, aksi esyayi teklif eden tarafindan belirtilmedikce, esyayi en gec üç gün içinde teslim almaniz iyi olacaktir.(üç-gün kurali olarak düsünün.) TÜM GELEN MAILLERI ORGANIZE ETMEK IÇIN YÖNTEMLER: a) AYRI BIR KLASÖR YARATIN VE FREECYCLE(TM) ILE ILGILI TUM MAILLERIN ORAYA GITMESINI SAGLAYIN. Ayri bir klasör yaratin ve tools/message rules/mail/ menüsü altinda yeni bir kural tanimlayarak konu ile ilgili mesajlarin bu klasöre gitmesini saglayin. b) MESAJ AYARLARINIZI "DAILY DIGEST" VEYA "NO E-MAILS" YAPIN (Böylece mesajlari sadece online oldugunuz zamanlar web üzerinden izleyebilirsiniz). Kisisel ayarlarinizi ana sayfada sag üst kosede "Edit My Membership" bölümünden degistirebileceginizi unutmayin. ÖNEMLI: AYARLARIN ETKIN HALE GELMESI ICIN BIR SURE GECMESI GEREKMEKTEDIR: Bir üye ayarlarini degistirdigi zaman, degisiklik, kuyrukta bekleyen mailler dagitildiktan sonra devreye girer. Bir baska deyisle, örnegin 6 saat içinde maillerin gelmesi engellenir, ancak kuyrukta bekleyen mailler boºaltilana kadar mail almaya devam edebilirsiniz (Bazilari bunun 3 gün sürdügünü bildirdiler). Bu yüzden moderatörlere, ayarlarinizi degistirdiginiz halde, mail almaya devam ettiginizi bildiren mailler göndermek yerine sakin olun ve bir süre bekleyin. Bir seferde birden fazla degisiklik yapmayin (her bir eklenen degisiklik bekleme suresini bir gun arttirabilir). Sorununuzun devam etmesi durumunda yardim sayfalarina bakabilirsiniz: http://help.yahoo.com/help/us/groups/ Bildiginiz gibi, kendi gönderdiginiz mesajlari dilediginiz zaman silebilirsiniz (örnegin, teklif ettiginiz esya alindi ise, veya aradiginiz esyayi buldu iseniz, ya da sadece yanlislikla gönderdi iseniz). Orijinal mesaji açiniz ve Reply/Forward/View Source/Unwrap Lines/Delete yazan mesaj çubugunun altindaki 'Delete' tusuna basiniz. (Mesaji silmeniz digest seçenegi seçili uyelere mesajin gitmesini engellemez.) Hepinize iyi eglenceler ve geri dönüsümler! Freecycle(TM) moderatorünüz, www.TurkceKarakter.com Bozuk görünen Türkçe harfleri düzelten site.
Filed under çevre, kültür, severim paylasirim
Da Vinci’nin vinci… Harikalar sergisindeydim…
Gerzek soğuk espriler gibi bir başlık oldu ama cuk oturdu birader. M1 Meydan A Ve Me, Ümraniye’deki açık hava sergisine gittim.
“Zamanın ötesinden icatlar”. Harbi ama.
Gittiyseniz bilirsiniz, geniş kocaman tam bir meydan vardir orada. Ki orasi da benim için sadece “İKEA’nın arkasındaki yer” dir. Yılda bir kere bile gitmem. Sırf bunun için kalkıp gittim, hem de annem ve kızımla.
Heyecanlandım bile. Valla! Hakkında epeyce şey okumuşluğumuz var, en son da “Da Vinci Şifresi” hafızamızda yer etmiş. Kitabın sadesini okumuş, yetinmemiş posterli, adı geçen tüm eserlerin renkli resimlerinin olduğu kuşe kağıda büyük boy basılan özel nüshasından da edinmişim. (her ikisini de sattım sonra. ?) Filmine de bitmişim.. Güzeldi. Her neyse..
Sergiyi önce E-Beş’teki üst geçitlerin üzerlerindeki bannerlerde fark ettim. Kesin karşıda Koç müzesinde filandır, elimize mi geçer dedim ki, yanılmışım. Sergi seyyar!
M1 getirtmiş sergiyi, ücretsiz gezdiriyorlar.. Yani Antep, Adana ve Konya da görecek bunları!!
- 16 Eylül-26 Eylül M1 Meydan Ümraniye AVM
- 30 Eylül-10 Ekim M1 Meydan Merter AVM
- 14 Ekim-24 Ekim M1 Merkez Gaziantep AVM
- 28 Ekim-09 Kasım M1 Merkez Adana AVM
- 11 Kasım-21 Kasım M1 Merkez Konya AVM
- 25 Kasım-05 Aralık M1 Merkez Kartal AVM
Az beklesem ayağıma kadar gelecekti ama ilk gününden ustaya hürmet edelim dedik, kalktık gittik oralara ailecenek. Malum, kültür- sanat ve sirk dendi mi sanal alemde en hevesli isim olarak akla geldiğimden, vazife belledim ve bu ilk gününde sergiyi dünya gözüyle gördük.
Otoparktan yukarı tırmandık, orta yerde o tank’la karşılaştım. Nasıl etkilendiğimi anlatamam. Bir tavaf, sonra sol yukaridan başladık gezmeye..
Sergi biraz eski biraz da yorgun. Çizimlerin, resimlerin tıpkıbasımları solmuş ve yıpranmış. Ahşaptan üretilen cihazlar ise eni konu eskimiş. Dişliler birbirini tutmuyor, zincir sıcaktan mıdır gevşemiş, sarkmakta.. İşlevselliğini yitirmişler. Bir marangoz çağırıp azıcık derletip toplatmaları lazım. Bazı kolların yağlanması faydalı olur. Bir de açıklama sehpaları dikmişler her birinin önüne. Her bir icat ya da çizimin üç dilde açıklaması var. Türkçe- İngilizce ve İtalyanca..
Beni sinirlendireni de şu: Catapult dediğiniz şeyin Türkçesi var Metrocular. Mancınık. Derhal düzeltile…
Ha bunlar elleyebildiklerimiz. Bir çoğunun başına adam dikmişler, “yassah hemşerim” yapıyor. Bir kısmı zaten camekan içinde ya da kordonla çevrelenmiş. Yahut da tavandan asılmış, nasıl bir kanat sistemi tasarlamış adam abi, görmek lazım.
Şimdiki teknolojiye ulaşamadığından gözü açık gitmiştir kesin, ki toprağı bol olsun..
En çok o sekizgen aynalı odayı sevdim. Her eve lazım.. Bir çok şeyin önünde “aaa, ooooo” yaptıktan sonra, bitti.. Güzeldi. Hele o Vinç!! Bildiğin kule vinç işte. Bakarak yapamam, mübarek adam kafadan çizmiş koymuş…
Gidin, görün.. Pişman olmazsınız.
Gidemem göremem diyenlere şurayı önerir, feysten beğeneyim derseniz buradan buyrun der, selam ederim.
Filed under gezen güzel olur, icatlar, kültür, severim paylasirim










