Category Archives: çocuk

Esnaf ahlâkı mühimdir

Zamanında bir mahallede büyüdüm. Harika bir şeydi, hele ki seksenlerde… Her bahcenin kapısı cocuklara açıktı, bakkaldan gazete, fırından ekmek alırdık. Evde birsey bitince çocuklar bakkala gitmek icin yarışırdı.

Akşam üzerleri balkonlarda çay sefaları sürülür, beyi eve erken gelen hanim hemen kalkardı.

Yaz aksamlari balkonda yerdik yemegi. O balkon benim bugünkü evimin mutfagindan büyüktü. Gelen gecenle babalar sohbet ederdi..

Apartmanda samimi komşular arasinda tabak trafigi vardi. Pisen kekten bir tabak Emine ablalara cikarirdim, Yelda’nin annesi de bize simit aşı gondermis olurdu.. Tursular, pogacalar, kabak tatlısı ve receller, dolmalar, sarmalar, kisirlar, ay corekleri ve zeytinyağlılar güdümlü birer ucan daire gibi uzerlerinde bir pecete ile gezerdi asansorsuz ama temiz binada.. Pecete ile örtülürdü çünkü, göstermek ayıptı. Hangi komşuya gidiyorsa, digerleri şans eseri gorurlerse imrenmesinler diye. Binada eli tabakli biri gorulurse özenle görmezden gelinirdi ki; tabak size değilse, utanip bir tane de size getirmesinler diye. O kadar ki, tabakla kapiya gelen birinin tabagina bile bakmazdınız; belki size degildir, gorgusuzluk olmasin diye.

 

Muhitin esnafı muhitin çocuğunu tanır, büyüklerle selam alır verir. Büyük bir aile gibidir mahalle.

*-*-*-*

Sonraki yillarim bir sitede gecti. Güvenlik, peyzaj, otopark, market pakete dahil, alışılmış komsuluk opsiyoneldi. Semtin küçüklüğü sayesinde yine de o eski havayı yakaladık..

Evlendikten sonra sitede de oturdum, apartmanda da.. Semtimi seviyorum. Bir avm insani olarak, mumkun olduğunca semt esnafindan alisveris yaparim. Hem semt esnafini desteklemek, hem de aldigim şeyde bir sorun çıkarsa adamin yakasına yapisabilmek icin…

Mesela en soyu tükenmeye yüz tutmuş mesleklerden ayakkabı tamircisinin müşterisiyimdir. Bozulan çanta fermuarlarını değişirler, kopan Cat botların bağcıkları bulunur, bazen şemsiye bile tamir ettikleri olur. Ayakkabıları da güzelcene tamir eder boyarlar. İşinin erbabıysa, zengin olmaz ama aç da kalmaz.

Avm tamircileri cicili bicili yerlerdir, tamirciye ezile büzüle topuğu kopmuş ayakkabı vermek bana göre değil. Ama niyeyse avm tamircisi pek bir lüküs. Benim ideal tamircim, gönlü geniş, güler yüzlü, ufak tefek işlerden para almayan “canın sağolsun” diyen adamdır. Esnaf ahlakı böyle bir şeydir. Sen gönlünden kopanı bırakırsın ufak işlere. Bazen onu da almaz, ısrar kıyamet..

Bu kadar yazıya niyetlenmemiştim, basitçe yazıp kaçacaktım ama dayanamadım laf lafı açtı. Geçen gün annemin çantasının sapı kopmuş. Eski meski ama iş görüyor çanta. Niye atayım? Ben ki bir freecycle adamıyım.. Olmaz. Mahallenin tamiricisine bıraktım sabah. Akşam üzeri kızımı gönderdim, eline 5 lira verdim, “kaç lira diye sorarsın, ona göre ödersin” dedim. Basit bir dikiş işi, ne tutar ki?

Tamirci değişmiş. Dükkan aynı dükkan. Adam kimbilir neyin nesi?

Allah aşkına bak bakayım bu ne?

çanta sapı

çanta sapı

Ben kendim bu kadarını dikerim zaten. Koparmış sapı, bir daha dikmiş.

Kötü bir işçilik ve az bir emeğe de kızın elindeki 5 lirayı güzeeelce almış. Hop, müdavim müşterisini kaybetti gitti.

 

 

2 Yorum

Filed under alışveriş işleri, çocuk, kültür, severim paylasirim, soruyorum, şikayetlerim

Kizim sordu, cevap veremedim:

Kahve yokken, kahverenginin adı neydi?

Buyrun..

11 Yorum

Filed under çocuk, kültür, severim paylasirim

Benim Andım

80’lerde ilkokuldaydım.

İlkokul 5 yıldı, sonra çift sınava girer, Anadolu Lisesinde okumaya gayret ederdin.

Rüyalar Ülkesindeydik. Her rüya yeterince calisirsan gercek olabilirdi.

Ve benim 5 yıl boyunca her gün okuduğum andım, kırpılıp kuşa çevrilmeden önce, şu şekildeydi:

 

Türküm! Doğruyum! Çalışkanım! 

Yasam: Küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm: Yükselmek, ileri gitmektir. 

Ey bu günümüzü sağlayan Ulu Atatürk..

Açtığın yolda, kurduğun ülküde, gösterdiğin amaçta hiç durmadan yürüyeceğime and içerim.

Varlığım, Türk varlığına armağan olsun!

Ne Mutlu Türküm Diyene!

7 Yorum

Filed under çocuk, severim paylasirim

Anneannemden Masallar -iii- Başarının sırrı

Padişah Kızı ile

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, bir padişahın dünya güzeli bir kızı varmış. Kız güzellikte yeni doğan aya, “sen doğma ben doğayım” diyormuş. Hem de marifetliymiş bu kız, sağına döner kuran okur, soluna döner gergef işlermiş…

Taliplilerin beşi gider onu gelirmiş her gün. Padişah tek bir istekte bulunurmuş… “Kızımı alacak kişi kızımın dengi olmalı.. bir ineği iki eliyle tutup havaya kaldırabilmeli” dermiş..

Çünkü padişahın kızı has ahırdaki ineğini hop diye kaldırabiliyormuş… Padişahın kızını alıp da ileride padişah olmaya heveslenenler doğrudan geri dönüyorlarmış. Niyeti ciddi olanlar bile denemeyi göze alamıyorlarmış..

Kızı gerçekten seven bir de delikanlı varmış bu taliplerin arasında. Gözüne uyku girmiyormuş aşkından.. Ama bir inek öyle hop diye nasıl kaldırılır ki? Koç olsa neyse.. Düşün düşün perişan olmuş çocuk..

Bir gün, sultan hanımın dadısı bu çocuğun nasıl da süzülüp gittiğini fark etmiş. Gencin ailesini, anasını atasını tanırmış dadı. Kendi kızı gibi gördüğü sultan hanıma için için layık bulmuş delikanlıyı. Çağırmış bir kenara, işin sırrını deyivermiş…

– Bak oğulcağızım, sultan hanım kız bu ineği ilk doğduğu gün aldı kucağına.. sevdi okşadı her gün. Her gün kucağına ala ala, gün günden büyüyen dana inek olana kadar,  beraber kendi de güçlendi. Birden bire inek kaldırılır mı?

Delikanlı sevinçten çılgına dönmüş. Hemen yeni doğmuş bir danayla başlamış çalışmaya. Üç dört ayda, bir ineği kaldırabilecek kadar güçlenmiş.

Padişahın huzuruna çıkıp sultan hanım kıza talip olduğunu söylemiş. Getirmişler ineği, Hop diye kucaklayıp kaldırmış bizimki. :)

Padişah dönmüş kızına bakmış; kız da bu azimli, yakışıklı delikanlıyı beğenmiş, fikri nerden bulduğunu da anlamış ama çok da mühimsememiş.. Olur diye göz etmiş babasına.

40 gün 40 gece düğün yapılmış. Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine.. Gökten üç elma düşmüş, biri masalı anlatanın, biri dinleyenin, biri de dersini anlayanın başına…

2 Yorum

Filed under çocuk, ben yazdım, kültür, severim paylasirim

Anneler için: 4. sınıfa kesirler nasıl öğretilir?

Bir bütünü paylaşmayı anlatır KESİR. Kesersin kesir olur. Üsttekine PAY alttakine PAYDA denir. İki çeşittir.

Basit        Bileşik

—–        ——

Kesir       Kesir

Basit az sayılı kelime, pay paydadan küçük. Bileşik 7 harf, Kesir 5 harf. Pay paydadan büyük… (gözünde canlansın)

**********************************************

Basit kesirler toplanır ve çıkarılır. Payda birbirinin aynı olmalı. Üstler normal şekilde toplanır ve çıkarılır. 1/5+1/5 eşittir 2/5 gibi..

**********************************************

Basit kesirlerde paydalar eşite payı büyük olan büyüktür. 1/4 küçüktür 2/4’ten. BÖLÜ dört demek, dörde böl demek. Pastayı al dörde böl. Bir kenara 1 pay, bir kenara 2 pay. Hangisi büyük????

Buraya dikkat: Paylar eşitse, paydası büyük olan küçüktür. 1/10 küçüktür 1/30’dan. BÖLÜ diyoruz, pastayı ona bölersen dilimler bu kadar olur, otuza bölersen birer lokma zor çıkar. Ne kadar çok böler parçalarsan o kadar küçülür tabağa giren..

*************************************

Bileşik kesirler aynı zamanda tam sayılı kesirdir.

Pastayı düşün. İkiye bölersen her parçasının adı bir bölü iki olur. (1/2) + (1/2)

İki pasta var. İkisini de böl ikiye. dört tane yarım pastan var. Birini bana ver. şimdi üç tane yarım pastan var. Aslında bir pasta olduğu gibi sende. İkincinin de 1/2’si. Topla basit kesirleri 1/2+1/2+1/2 = 3/2 ve bu da bir tam, bir de yarım eder 1 1/2

Geriye doğru da düşünebiliriz. 3/2 nedir? üç bölü iki işte. üçü böl ikiye. 3’te iki 1 kere var.(bulduk tam sayıyı) üçten iki çıktı : kalan 1 (bu da yeni payımız) 1 tam 1/2

11/4 için 11 bölü dört.

11’de 4 iki kere.. yaz 2 (tam sayı)

2×4=8

11-8 = 3 (yeni pay)

yazalım: 2 tam 3/4

başka yoldan: 4/4 1 tam sayıdır. böl dörde al hepsini, tam eder yine.. 11’i 4+4+3 olarak düşün. iki tam bir tane de 3 işte.

inşallah oğlum 4’e geçtiğinde bunları okur da anlarım bir daha anlatmak için :(((

8 Yorum

Filed under çocuk, ilkogretim

Kafa koruyucu

Eşim küçükken büyük yatağın ayak ucuna tırmanır, kendisini yatağa atarmış. Yapma etme demişler ama, erkek uşak çelet oluyor, herif en sonunda çakılmış yatağın baş ucuna. Yarmış kafayı… Baş yarası da çok kanar, kayınvalidem hala söyler.. İzi de duruyor adamın kafada…

Ha onun bi numara küçüğü de bizim evde. Kendini yatağa öyle sert atıyor ki kaç kere kafayı vurmasına ramak kaldı… E yatak başı da sert ve köşeli, bir koruyucu lazım.

İhtiyaç bütün icatların anası tabii. Geçen yıldan kalma havuz makarnasına bir kesik açtım…

hop, işlem tamam. oğlumun kafası şimdilik güvende.. :)

image

image

26 Yorum

Filed under çocuk, güvenli hayat, icatlar, severim paylasirim

Carrefour Maltepe Phänomenta Etkinlikleri

Akıl Oyunları sergisi

Carrefour Maltepe Park’ta bir süredir Phänomenta diye bir firmanın(?) bilimsel deneyleri sergilenmekte. Çocuklar için harika, ben şahsen hayatımda ilk (ve muhtemelen son) kez sanal odak’a şahit olduğum için mutluyum. Fırsat varken Fenomenta’nın bu müthiş fizik deneylerini çocuklarınıza tanıtın.

İçlerinden birini oracıkta çözemeyip eve getirdim. (fotoğrafını çektim, bastırdım, evde kestim ve çözdüm)

Bir puzzle. Şekillerden biri ortaya diğerlerini de çevresine dizeceksiniz, birbirine değen kenarlar aynı renk olacak.

Bir sistemi var mi bilemiyorum ama becerene kadar bütün gece uğraştım. Buyrun, denemesi bedava…

image

image

Phänomenta bir nedir bilmiyorum. Sırtında Phänomenta yazan bir t-shirt giymis bir kişiye sordum, Alman firması dedi, o da bilmiyormuş… 

1 Yorum

Filed under alışveriş işleri, çocuk, gezen güzel olur, icatlar, severim paylasirim

Kung Fu Panda’daki usta Şifu var ya..

Hangi hayvan acaba diye merak ediyordum…

kung_fu_panda2
Kızıl Panda imiş.. Google’ın yalancısıyım..

Yorum bırakın

Filed under çocuk, severim paylasirim, soruyorum, TV

Genç kız olmak…

-*-*-*- Genç kızlara özel yazı-*-*-*-

Güzel ve akıllı kızım…

10 yaşından itibaren hayatının yeni bir dönemi başlar. Genç kızlık. Çok güzel ve çok hassas bir dönemdesin.

İçten içe bir çocuk olsan da, vücudun seni büyümeye, anne olmaya hazırlar. Annelik kolay bir şey değildir, o yüzden hazırlık da yavaş ve uzun sürer.

Yaşıtın erkek çocukların gelişmesi senden daha geç olacak, senin geliştiğinin farkına bile varmayacaklar. Ama gene de, bir genç kız olarak, biraz daha dikkatli oturup kalkman, kendine biraz daha özen göstermen lazım. Yavaş yavaş küçük bir hanım oluyorsun. Bir hanımın davranışlarını kopyalayıp, kendine uyarlamalısın.

Nezaket her zaman bir pelerin gibi üzerinde olmalı. Ve bir genç kızın sakin ve gururlu olması en güzelidir. Çok merak ettiğin binlerce şey var, biliyorum.. Hepsinin sırası gelecek. :)

Artık pembeli, ayıcıklı, süslü kıyafetlerde değil gözün. Daha hanımsı, daha zarif kıyafetler ve takılar arıyorsun kendine. Diğer arkadaşlarınla rakip gibisin, hiç tanımadığın kızların giysilerini, saçlarını süzüyor olacaksın yakında. Kendi tarzını bulmak üzeresin, iyi haber: çok güzel olacaksın…

Sana en uygun şey, her zaman en beğendiğin şey olmayabilir. 10-15 yaş arası bir genç kızın topuklu ayakkabılar, parfüm ya da makyaj hevesi doruktadır.. Ancak, daha erken güzelim..

Topuklu ayakkabı bir denge ve ayak tabanındaki kemiklere işkence aletidir. İki parmağının kalınlığından daha yüksek topuk, sana mutlaka rahatsızlık olarak geri döner.. Hep babet giy demiyorum, giyeceğin ayakkabının topuğu ölçülü olsun. Yirmili yaşlarında, stilettolar seni bekliyor zaten. Bu yaşta ayak parmaklarını sakatlamazsan iyi edersin.

Parfümlerin çoğu alkol içerir ve alkol de cildin için hiç de uygun bir sıvı değildir. İyi parfümler çok pahalıdır, ucuz parfümler ise kesinlikle rezildir. Kullanma.

Makyaj… Makyaja gelince, üç kural var

1  : Kozmetiğin her alanında mümkün olduğunca doğal içeriklerden yana ol.

2 : Kozmetik ürünleri kimseyle paylaşma. (Kimseye sürdürme, kimseninkini sürme…)

3 : Herkes ne yaparsa yapsın, boşver. Sen koyun olma.

 

En güzel cilt, temiz olandır. Cildini her gün saf gülsuyu damlattığın pamukla silmeyi ihmal etme. Cildin yağlanmasını, siyah noktaları engeller. Bütün o pahalı jeller meller hava civa.. Gülsuyundan şaşma!

 

Dudak koruyucu kullanabilirsin. Hafif renklendirilmiş olanları da var.. Ama şeffaf olanlarını tavsiye ederim. Renklendiriciler bile zararlı kimyasallardır. Dudaklarının kendi doğal pembesini şeffaf bir koruyucu ile vurgulasan yeter, sadelik her zaman asil durur.

Oje, şirin bir şey. Seviyorsan, her rengi güzel. Lakin unutma, iyi bir marka al. Tırnaklarını havasız bırakır oje, o yüzden az sür, kısa süre sür. Asetonsuz oje çıkarıcısı kullan.  Aseton tırnağın üst yüzeyini hırpalar.

Fondöten: iki kelime. “uzak dur”.

Kalem-Far-Rimel: 15 olmadan, heveslenme. Genç kızların makyajı, onları malesef bir cüce-kadın kılığına sokuyor. 15 olunca, annenle bir konuş bu konuyu…

——–

Genç kız olmaya başladığını nasıl anlarsın? 

Bu kısım, nedense herkesin konuşmaya utandığı kısımdır… Genellikle bacaklarındaki tüylerin koyulaşması ve terlediğin zaman kol altlarının garip kokmasından.. Hormonların saat gibi çalışıyor demek ki. Çok iyi. Bacakların için tüy sarartıcı ya da ağda öneririm. Jilet? ASLA!  Tüy dökücü kremler de bir yere kadar işe yarar ama en iyisi bence veet/sesu hazır ağda bantları.

Kol altlarına gelince, bir sene içersinde bu bölgede de tüylerinin rengi koyulaşacak, haberin olsun. Vücudunda el ayak tabanları ve dudaklar dışında tüyle kaplı olmayan pek bir yer yok zaten. Belirli bölgeler de hormonlar işe koyulunca, renk değiştiriyor, kalınlaşıyor işte. Çözüm var: Ağda! Evet bıktırıcı.. Ama ileride lazere gidebilirsin ya da depilatör makinelerden bir tane alabilirsin. Onu sonra düşünürüz..

Kol altlarına her banyodan sonra roll on/deodorant sürmeni öneririm.  Terlemeyi önleyen “antiperspirant” değil, ter kokusunu önleyen “deodorant” ürünleri seç.

Tüy demişken, bikini bölgesi dediğimiz alanda da tüylerinin koyulaşması normal. Zamanla iyice koyu renk aldığında rahatsız etmemesi için onlardan kurtulmak isteyebilirsin.. Bölgenin hassas olması nedeniyle, tüy dökücü krem ya da ağda bantları çözüm olabilir. Bu kıl-tüy işlerinde ailende en yakın bulduğun anne/abla/teyze/hala sana mutlaka yardım eder. Kimse alay etmez merak etme, hepimizin başından geçti bunlar.. Üstelik bunlar çok güzel bir dönemi gösteren işaretler, anneler çok sevinir minicik kızları bir genç kız olunca..

Vee en güzeli, en geç 13 yaşında göğüslerin gelişmeye başlayacak. Biraz acır, bu da normaldir. Birisi diğerinden farklı büyüklükte olabilir, normaldir.

2012-12-28 14.39.14 LCW‘de  gördüm, T-shirtlerden belli olmaması için özel bir katı olan fanilalar/atletler var, hemen bir tane al. Rahat edersin.

Sütyenin zamanı da geliyor artık. Penye ve iki katlı (ince bir sünger tabakalı) olan sütyenler idealdir. Sentetik olanlara heveslenme. Sağlıklı gelişmen için gerekli boyda almalısın. Ayakkabı gibi, “büyüyünce de giysin” diye sütyen azıcık büyük alınmaz. Tam uygun olanı en iyisidir. Büyüyünce, bir tane daha alırsın olur biter.. Unutma, alttan destekli yani telli sütyenler gelişme çağındaki göğüs dokusuna zarar verirler, tam olarak gelişene kadar, telsiz sütyen almalısın.. Veee, yatarken çıkarmayı unutma!

Son olarak, göğüs gelişiminden iki yıl sonra, âdet görmen beklenen bir durumdur. İşte ilk âdetle, tam bir genç kızsın. Tebrikler küçük hanım..

Not: Sormak istediğin bir şey varsa, mail adresim yukarıda. ;)

Annelere not: 10 yaşından önce ergenlik belirtileri, “erken ergenlik”tir. Lütfen doktora danışınız. Ve lütfen eve organik olmayan tavuk sokmayın; erken ergenlikle ilgili hangi doktorla konuşsam hepsinden aynı lafı duydum: “tavuğu kesin”

25 Yorum

Filed under alışveriş işleri, çocuk, insan olmak, kültür, saglik, severim paylasirim

Evde tertip, Çekmecede tertip…

Bir başka icatla karşınızdayım. İcadı yapan İKEA.. Kullanan İpekAG..

 

2012-09-07-12-51-261

Bu benim geçen sene kullandığım, İKEA çekmece içi duzenleyicisi.  Gerçekten işlevsel. Çekmeceyi de düzenli tutuyor, ürünleri de gruplandırdığından insana bayağı vakit kazandırıyor.. Bir tane de banyoda var, sabun, krem, ivir zivir bulunan çekmeceyi tertipliyor kendisi. Memnunuz.

2012-09-07-12-49-111

Bunu bu sene aldım. Bence öbüründen de iyi bir düzenleyici..
2012-09-07-12-59-441

 

Görüldüğü gibi iki katlı. Daha da ince ayarlı bir düzenleyici oldu benim için.. Çekmeceye sığmadı bu, onun dışında tavsiye ederim. Dikiş/hobi kutusu da olur, çocukların odasında lego/boya kalemi düzenleyicisi de..

 

 

 


7 Yorum

Filed under alışveriş işleri, çocuk, bakımlı hatun, ev işi, icatlar, kozmetik, severim paylasirim