paro : paropuanimi verecek mi vermeyecek mi?

parolu bir kartim var, bangir bangir reklamlari var ya bu aralar TV’de.. benden soylemesi matah bir sey degil. reklama kanmayin.

5 liralik paropuanimi yukletene kadar 3,5 ay ugrastim gecen sefer.
simdi 30 liralik paropuan icin bir yil bogusuruz artik.
mail yolu ile 3 kere fatura fotokopisi gonderdim. OKUNMUYORMUŞ.. muş muş muş. fakslayacakmisim.
Allah Allah? okunsa şaşacaktım zaten.
işte faturanin fotograflari:

 

buyrun bakalim. bence okunuyor.
Puani sanki havadan verecekmissiniz gibi, sanki ben boyle bir faturayi uydurmusum gibi muamele etmenizden biktim usandim.
kendi uye kurulusunuzla gorusun kim ne faksliyorsa fakslasin.

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, şikayetlerim

2010-2011 Eğitim Yılı Okul Tatilleri/İstanbul’a özel resmi tatil takvimi


Evet biliyorum daha 2010 okul tatili baslamadi ama simdiden bilgiyi aldim paylasayim dedim: 

bu seneki resmi tatiller listesini huzurlariniza getiriyorum:

  • Zafer Bayramı : 30/08/2010 Pazartesi
  • Ramazan Bayramı : 09/09/2010 Perşembe
  • 2010-2011 Öğretim Yılının başlaması : 13/09/2010 Pazartesi (1. sinif ogrencileri icin uyum haftasi) 
  • 2010-2011 Öğretim Yılının başlaması : 20/09/2010 Pazartesi (Tüm ilköğretim ogrencileri icin) 
  • İstanbul’un kurtuluşu : 06/10/2010 Çarşamba
  • Cumhuriyet Bayramı : 29/10/2010 Cuma
  • Atatürk’ü anma günü : 10/11/2010 Çarşamba
  • Öğretmenler günü : 24/11/2010 Çarşamba
  • Kurban bayramı : 16/11/2010 Salı
  • Yılbaşı tatili : 01/01/2011 Cumartesi
  • 1. Dönem sonu : 28/01/2011 Cuma
  • Yariyil tatili : 28/01-11/02/2011
  • 2. Yariyil baslangici : 14/02/2011 Pazartesi
  • Çanakkale şehitlerini anma günü : 18/03/2011 Cuma
  • 23 Nisan ulusal egemenlik ve cocuk bayrami : 23/04/2011 Cumartesi
  • 19 Mayis Atatürk’ü anma,gençlik ve spor bayrami : 19/09/2011 Perşembe
  • İstanbul’un fethinin 558. yildonumu : 29/05/2011 Pazar
  • Öğretim yili sonu : 17/06/2011 Cuma

 

1 Yorum

Filed under araştırdım, ben yazdım, OKUL, severim paylasirim

“annemin bir çifliği var iya iya oo. çifliginde iskeleti var iya iya ooo”

Farmville’den bahsedecegim… Taa ilk ciktiginda Facebook’a kaydoldum, iki ay kadar denedim. Ona buna hediye fotografi gondermekte bir mana gormedim, kapattim. Geçen ay Lush aski yuzunden tekrar actim hesabi. Girmisken su herkesin derdi neymis de farmvil oynuyorlar diye basladim, cilek toplamaktan sirtim agridi desem yeridir.

baslik kizima ait.. beni ne zaman farmvil basinda gorse bu sarkiyi soyluyor. iskelet konusu neden bilmiyorum…
gerci farmville sayesinde hayatimizda ilk defa çinçilla gördük, kızım domates nasil yetisir ogrendi vb vb .. cok da zararli degil. hele benim gibi bir “ogreten kadin” basinizdayken herseyden bir ders cikarmak mumkun..  her neyse
Farmville (çiftlikköy)’den Copperville(bakırköy)’e göçmeme de az kaldi zaten.
gogilda bi ton “farmvilde nasil para kazanilir, nasil hile yapilir, nasil bilmemne olur” seklinde yazi bulabilirsiniz. “Farmville’de ne yapmali?”  konularini oralardan ogrenin. ben size “Farmville’de ne yapmamali?” sorusunu cevaplayacagim.
30. levele gelmis bir sarisin olarak, size bugun sarisinlar icin “farmvilde ne yapilmamalidir” konusunu ele alacagim. yaptigim hatalari yazmak istiyorum:
* Kopek aldim. gece saat 23:50’de kopek almayin. her 24 saatte bir kopege yem vermeniz gerekecek 14 gun boyunca. geceyarisi gerzek bir it icin bilgisayar basinda uyuklamak iyi bir fikir degil.
* ayni tür agaclari dipdibe dip dibe dikmeyin. mumkunse renkleri ile ayirt edilen agaclari bir ondan bir bundan sira ile dikin. bir kiraz bir limon, bir elma bir şeftali, bir portakal bir ceviz gibi.. yoksa arkada kalan agaclar secilemiyor o kalabalikta ve mamulleri güme gidiyor.
* oyunun ilk basinda verilen FV’ler kiymetli seyler. her levelde azar azar kazanilabiliyor. bol keseden ota .oka harcamayin o FV paralari. .
* zaten oyunun ilk basinda o hevesle hic bir sey almayin.. komsular gonderiyor zaten. pazara gidip kazik yememek lazim…komsularin gonderdigini de hemen sazan gibi acip yerlestirmeyin, hediye kutusunda beklesin. belli sayida hediye biriktirdiginizde kurdele kazaniyorsunuz, odulu var….
* kurdele kazanmak kolay bir sey, odullu hem. uzerinde dusunmek lazim. ben az paraya bir suru cadir alarak mimar odulumu aldim mesela..
* tek hesapla bu is cok zor. bir baska mail adresi ve bir baska hesapla ayni anda iki farkli tarayicidan girmek denenebilir. burdan buldugunu oradan topluyorsun, iyi olyor.
* adaminiz/kadininiz pitiş pitiş yuruyor, her tikladiginiz yere gidiveriyor.. ilk gunlerde cok sevimli geliyor ama manasiz, ekim dikim yaparken coooook vakit kaybediyor.. ilk ortaya ciktigi noktanin etrafinda bir iki kareyi silin, etrafini saman balyalari ile cevirin. ya adamin etrafina 4 ana yone birer balya ya da actiginiz bos alanin cevresine cerceve seklinde dizerek. adam oradan cikmiyor siz de epeyce vakit tasarrufu yapiyor.
* tarlayi buyuturseniz traktor almamazlik etmeyin. cimrilik edip “ben tiklarim ne var yani” demenin geregi yok. gozunuze yazik…
* once kumes almak lazim. tavuklar surpriz yumurta yumurtluyorlar.. :) bol tavuk daha da bol yumurta. gerci kendi yumurtanizi kendiniz kullanamiyorsunuz, komsularin kumesini yemlerseniz bazen size yumurta cikiyor ama daha once dedigim ek bir hesap acarsaniz, sizin buldugunuz yumurtayi obur hesabinizdan kapabilirsiniz.
* ikinci olarak ahir aldim ben.. memnun kalmadim.. keske ikinciligi agila verseydim. onu da aldim gerci.. kalici bir boga icerdiginden hemen her seferinde dana bulma sansi yuksek. tay bulabilmek icin geciyorken komsuya ugramis ve paylasilmis bir aygir lazim ki o da her gun gecmeyebiliyor. (gene ek hesabin faydalari +++)
* yavru hayvanlari ayak altindan kaldiran agil-kreş de en sona kalabilir bence..
simdilik bu kadar
devam edecek…..

Yorum bırakın

Filed under Farmville, severim paylasirim

ARABAMIN MACERALARI

dun kartal sahilyolunda, 34 TL 0927 Plakalı beyaz opel yoldaki çukurdan kaçmak için sola kırdı direksiyonu  ve orta seritte sakin sakin gitmekte olan bana pat diye çarptı! Ne durma, ne özür, bastı gitti… Sinir oldum… Zaten 40.000 bakımına gireceğim kaskom da var ama gene de ayıp yani.. Buradan kendisini kınıyorum..
Polisi aradım en yakın karakola gidip ifade vermemi istediler.
En yakın karakol olay yerine en yakın karakola gitmemi istedi, ben de uğraşmadım ondan sonra. Bu kadar da olmaz. Haklıyı zora koşmak taşları bağlamaktır…
_________
Bugün de adsl hattımı iptal için küçükyalı telekoma gittim. Eskiden yan tarafı otoparktı. Kocaman inşaat yapmışlar; 13 aydır yapmaktalarmış hatta… Epey olmuş gelmeyeli. Bitişikteki sabit pazarı yıkıp onu otoparka çevirmişler. Sabit pazarın yerleri de mermer döşeli… Arabam hayatında ilk olarak mermer otoparka park etmiş oldu :)))))


The New Busy think 9 to 5 is a cute idea. Combine multiple calendars with Hotmail. Get busy.

2 Yorum

Filed under araba, şikayetlerim

Domestos Hijyenik Leke Çıkarıcı Toz

FikriMühim’den gelen Domestos paketindeki gökmavisi kutuda toz hijyenik leke çıkarıcı’yı hemen çamaşır makinesinin üzerine koydum.

Planıma gore “bahar temizliği de yakın, önce şu beyazları aradan çıkarır sonra tüllerde denerim” diyordum. Evdeki hesap çarşıya uymadı gene…
Önce konunun detayına gireyim: Hijyen ile temizlik arasında fark var. Bakteriler de bizim gibi besleniyor ve çoğalıyorlar. Bakteriler gözle görülmediğinden; ne kadar temiz gibi görünse de, iyi yıkanmamış çamaşır ve bulaşıkta yiyecek ve vücut salgılarının artıkları anında bakteri üretmeye başlıyor. Bakteri sayısı katlanarak artıyor ve iki günde milyon tane bakteri yuvalanıyor kullandığımız eşyalarda… Bakterileri farketmenin en kolay yolu da beslendikten sonra saldiklari artiklarinin cikardigi koku. Ayak kokusu, çorap kokusu, kirli çamaşır kokusu hep bakterilerden kaynaklanıyor. Leke çıkmış olsa da çamaşırda kalabilecek en küçük bir artığı affetmiyor bakteriler. Yani bakterisiz=hijyenik bir temizlik şart.
Hijyen herkes icin ama özellikle küçük bebeği olanlar için çok önemli. Mama onluklerini dusunsenize. İki gunde milyonlarca bakteri o besleyici mama artiklarinda nasil da yuvalaniyor…
Nerden nereye atladim…
Oglum gece gece evin icinde koştururken bir kaza geçirdi ve kendisini kanlar içinde acile kaldirdik. Dikiş atıldı, pansuman yapildi ve eve geri döndügümüzde perişan haldeydik. Hemen üstünü başını çıkardım, posete koyup kirli sepetine attım. Hay Huy içinde geçti zaman, ben de -aklımda domestos oldugundan- özellikle yıkamadım. Bir hafta sonra, ayiptir göstermesi, pijamanın görüntüsü şuydu:

Bu kan ve pansuman malzemesi karisimi elbette bakteriler icin en guzel besiyeri yani cogalma ortami olmustu… Domestosun siftahını yapma zamani da gelmişti..
kutu üzerinde yer alan tarife uyarak yarım ölçü domestos hijyenik leke çıkarici ile 40 derecede önyıkamasız yıkandıktan sonra aynı pijamanın hemen makineden çıktıktan sonraki ŞOK hali de budur:

Muhtesem.
Evvel ezel ev içinde temizlikte Domestos ürünlerinin kullanicisiyimdir ama camasirda her zaman Kosla kullanirdim. Markette ve reklamlarda görmüstüm ama markami degistirme geregi duymamıstım… Bu başarılı ürünü herkese tavsiye ediyorum ve bundan sonra ailemin çamaşırlarının, gercekten temiz olduklarini gönül rahatliği ile bilerek her zaman Domestos tozla yikanacagini ilan ediyorum.
FM’e ve Domestos’a tesekkurler.

11 Yorum

Filed under alışveriş işleri, ev işi, severim paylasirim

Tertip delisi oldugumdan, her zaman derli topluyumdur

Efendim elektrikli cihazlarin kablolari vardir. Mesela sac kurutma makinesi.. Takik oldugumdan, makineyle isi bitince kablosunu makinenin etrafina dolayan insanlara sinir olurum..

Bizim evde bilcümle kablolar (hatta arabada kulakligin kablosu) keleplenmis olarak dururlar. Orta boy sac tokalari ile cozdum bu sorunu. en ufak karmasa yok, dugumlenme, arama tarama, bir cekmece dolusu sarj aletinin arasindan kendininkini ve iki ucunu bulamayip cekip hepsini birden dokme kesinlikle yok.
bakınız:

bu tokalarin irili ufaklilari cesitli kablolarimi tutmakta. Sarj kablolarinin disinda, ozellikle mikserin kablosundaki cok isime yariyor.

Biter mi? bitmezzz.. Bakınız bir başka icat.. Ben icat etmedim ama faydasini goruyorum:

Uzun zamandir kivirmali dis macunu sıkacağımız var iki tane. Her eve lazım bir seydir…Bunlari da evdeki krem tupleri icin aldim. bepatendi, pişik kremiydi lazım oluyor. Gerci kizim huptrik hüpletirken bile kullaniyor. : )

Yorum bırakın

Filed under ev işi, güvenli hayat, icatlar, severim paylasirim

Acil durum her an surpriz yapabiliyor!

Acil durum planiniz olsun. Hem de en kotu felaket senaryolarını düşünerek, paranoyakça hazırlayın planı..
* Evde mutlaka nakit para bulundurun.
* Bir adet ışıldağı koridora monte edin. Pillerini/şarjını her ay kontrol edin.
* Mümkünse, gaz/karbonmonoksit/duman dedektorleri alın. Yangın söndürücü koyun bir kenara.
* Cep telefonunun sarjinin bitmemesine dikkat edin, azalinca mumkun olur olmaz sarj edin. gerekli gereksiz oyun oynayarak,internete girerek sarjinizi bitirmeyin. Depremde ilk elektrikler gidiyor, şarjınız yoksa kendinizi şimdiden öldünüz bilin.
Arabanizda arac sarji bulundurmak iyi bir fikir.
* El fenerleriniz olsun. Pillerini de yakınına koyun. bir saniyede takabilirsiniz ama bitmis pillerle ve olmus bir fenerle karsilasmazsiniz en azindan. Daha iyisi: manyetolu el feneri alın. Beş lira bile değil.
* Cocuklariniza acil durumda arayacaklari telefonu, en azindan sizi arayabilmelerini ogretin. Adreslerini telefonlarini bilsinler.
(Ne olur ne olmaz.. Doğar doğmaz gümüş bir künye takın, (altın olmaz, biri değerli bir şey diye çocuğun canını yakabilir) Ön tarafinda adi, arka tarafinda cep telefonu numaraniz olsun)
* Boyu yetişiyorsa -siz soylediginizde- ocagi kapatmayı, kombiyi kapatmayi, fisi prizden cekmeyi, anahtari kullanarak kapiyi iceriden ve disaridan acabilmeyi ogretin.
* Ev ve araba anahtarlariniz hep ayni yere koyun. Elli tane pantolon cebi yirmi tane cekmece arayacak zamaniniz olmayacak! Kapip cikabilmelisiniz…
* Kıyafetiniz musait olmayabilir, ev hali, ayakkabilikta hep uzunca bir ceket, mont bulunsun, sirtiniza atar cikarsiniz.
En yakin hastaneye nasil gidildigini bilin.
* Buzlukta her daim buzunuz olsun. Her tur dusmede hemen buz uygulayin,sismeyi de kanamayi da durdurur.. Paranız yetiyorsa mavi jellerden alıp buzlukta bulundurun.
* Arada bir tatbikat yapmanın faydasını görürsünüz.
* Zaman zaman bir fakire sadaka vermeyi ihmal etmeyin!
Allah’a emanet olalım..

2 Yorum

Filed under ben yazdım, ev işi, güvenli hayat, severim paylasirim

Ben bir Lushie oldum!

Dogumgunum serefine Vapiano’da pizza yedik..Az ilerisinde LUSH magazasi vardi, ne zamandir gorurum ama hiiiç aldirmazdim. yer gök el yapimi sabuncu doldu bu aralar, sabuna da sirf kokayi diye bi ton para vermek tamamen gerzeklik diye dusunuyordum. Mis gibi zeytinyagli sabunlar bilemedin dove var, daha ne? 

Diilmiş!
Ah ne pismanim daha evvel tanismadigima…
hayatimin en mutlu gunlerini yasiyorum. Verdigim para helal-i hos olsun, uretenin satanin eline koluna saglik. Keske kendi Lush magazam olsa. Lushsevere Lushie deniyor ve ben bir Lushie’yim.
Hatta Lushk yasiyorum (bakiniz L-Aşk)
Whoosh dus jolesi aldim.
Sahane ferahhh! Hic bu kadar istekle dusa girmemistim. Ailece memnunuz…
Meshur taze yuz maskelerinden Brazened Honey aldim. Kokusuna bakip aldim ama sahane bir piyango vurmus megerse. Temiz ki ne temiz cildim bu gunlerde..
Soft Coeur (yumusak kalp) masaj kremi aldim:
Bal ve cikolata kokuyor. Ama nasil bir koku, boyle bir sey cennetten gelmis olmali.
En sahanesini sona sakladim : Banyo kopugu: Ma bar. ballı kakaolu, orta yerine de bir esmer seker gommusler. Boyle bir koku nasil olabilir? Taze kurabiye kokuyor. Mutluluk verici. En sevgili arkadaslarimdan birine hediye ettim, umarim gule gule kullanir.
Numunelerim ise:
Celestial numunesi verdiler bana pek yaradi diyemem, daha kuru ciltler icin sanirim. ama insani pembe-beyaz bebek gibi yapiyor.
Shave the planet: secici simarik, hassas ciltli, trastan nefret eden esim pek memnun kaldi. Hemen bir adet siparisi verdi bile.
bir sabun aldim, adini bilemiyorum, pek kokmuyor, kopurmuyor ama yuz fircasi ile kullandim harika sonuc verdi.
Heavenly bodies Butter Cream aldim…
dustan sonra surup, duruluyorsunuz. Mis ve nefis, nemlendirici etkili.
Yarin Lush’ın Türkiye’ye gelisinin 3. yildonumu… Mutlaka gene gitmem lazim. Up uzun bir listem var alisveris icin…Bundan sonra ben de Koc burcu degil Lush burcuyum!

5 Yorum

Filed under alışveriş işleri, LUSH

Türkan Saylan Kültür Merkezi Tiyatro Salonu :(

Dun gece Maltepe Belediyesinin yeni binasindaki tiyatro salonunda bir oyun izlemeye gittim. Oyun guzeldi ama konum baska: tiyatro salonu…

yer sura:
Muthis gosterisli bir yer lakin yeterli yonlendirme olmadigindan otopark icin acaip cebellestik.
Minibus yolundan gel, Cevizli’den sola, Gulsuyu sapagina don. Sahsuvaroglundan karsiya gec, E-5’i gecince saga donme, İstanbul yonune E-5’e inersin, ilerle, Esenkent yaziyor ilerde sagda. Don dumduz git. (otopark cabuk doluyor, sen gene binanin yanindan yanyola in, Kartal yonu tarafinda bos arazi var, oraya park edebilirsin)
Neyse, girdik binaya… super. mermeri, graniti, traverteni esirgememisler. Yallah yallah -2 ye indik. Kardelen salonu oradaymis. besyuz kisi lambir lumbur DÖNER merdivenden inmekte…
alan dairesel olabilir ama merdivenleri dairesel yapma fikri hangi laz muteahidin bilemiyorum. adam gibi sahanlikli merdiven yapmak yerine minareye tirmandirmayi tercih etmis abimiz…
Gelenler arasinda yaslisi var hastasi var, hamilesi var, sakati var, icabinda cocuk tiyatrosunu izlemeye gelen cocuklar var, merdiven basamaklari ucgensi olunca dar kenardan ayak surcmesi ve tutunacak yer bulamayip iki kat asagi dusmesi var isin ucunda..İki adet asansor de var amma 5’er kisilik mubarekler. on saat sira mi beklenir?? Hadi bir seyirci seker komasina girdi, kalp krizi gecirdi, hatta oldu…o basamaklardan yukari imkani yok cikaramazlar…
Geldik salona. Orasi daha da acaip:
Koltuklarin arasi ucuz ucaklarinki gibi daracik. Antrakta eve telefon etmek icin disari cikmak zorunda kaldim. 4 kisi yamuldular ben gecebileyim diye..
Koridorlarda guvenlik isigi yok…Binada genel olarak bir yonlendirme eksikligi var zaten.
En ondeki iki protokol sirasini butun yapmislar, koridordan asagi inmek mumkun degil yani. Acil bir durum olsa, yangin ciksa, insanlarin egilimi ileri dogru kosmaktir. Deprem olsa orayi tahliye etmek diye bir sey soz konusu olamaz…
Adam gibi bir fuaye yok.Aslinda hic fuaye yok. Koseye damacana aparati koymuslar, 10 tane de laylon bardak. Bir suru suslu puslu yasini basini almis adam ve kadin sira bekliyor birer yudum su icmek icin. Yap oraya bir banket, koy bir dolap… Suyu bir liradan sat yeminle tiyatrodan daha cok kazanirsin. Daha Cay Kahve ikramina hic girmeyeyim. Ver ozel tesebbuse isletsin gul gibi. (aa iyi fikir, ne duruyorum ben???)
Tuvaleti gormedim bilemiyorum nasildir…
Daha fazla yazip kendimi daha da bunaltmayayim. Abdurrahman Celebi bir tiyatro salonu iste. Bunun bir standardi vardir bir yerlerde. Alir aynen uygularsin olur biter.

1 Yorum

Filed under kültür, saçmasapanlıklar

Tupperware sevenlerdenim/reklam olsun diye degil ha!

İnsan katalogu ilk gordugunde “amaaan plastige bu kadar para verilir mi ayol, aha bir milyoncu bunlarla dolu” diyor.
sonra sonra bir kaptiriyorsunuz, imkani yok vazgecemiyorsunuz.
bir defa en saglikli saklama kabi..
ikincisi on yil garantili. NET! daha ne?
ucuncusu son derece kullanisli akillica tasarlanmis seyler hepsi..
dorduncusu : garip garip isimleri var bazilari cok komigime gidiyor, unutamiyorum..
ben ilk ne almistim? :Evde en eski urun bir eko tiptop surahi var mavis. kocaman bir sey ama uc yasindaki oglum bile kaldirip bardagina sudokebiliyor. kapagi lingir lingir oynayan, esek olusu gibi agir cam surahlerden ne bezmistim ama… yazin dolaba koyuyoruz. kapagi kapali, dolap kokusu sinmiyor. cok memnunum.
en sevdigim urun? : soysoy. domatesi havucu saniyede ve profesyonel bir sekilde soyabiliyor. vallahi sahane.
malum, yazmistim, kizima bir matara aldim kitty’li. icime sine sine temizliyorum, okula suyunu gonderiyorum. bir de sandvic cuzdanini aldim kittyli ama cok buyuk. hele seneye kullanirim.
Almaya doyamadigim urun?: şeker kaplar, şekerler serisi. icinde ne oldugu gorunen opak alt, simsiki kapanan kapak. mutfakta en lazim olan sey!
almayani dovsunler: zeytinyaglik, acikgoz, eski model tuzlukları…
beni Tupperle tanistiran olmasa da, alistiran; en sadik musterisi olmaktan mutluluk duydugum; yillardir sehirlerarasi alisveris yaptigim, cok nazimi ceken Sevgili Arkadasim,Belgin‘i de burada hurmetle anmam lazim, tam yeri. Sagol bacim.
ek not: uzun zamandır buzluga %75 oranında içme suyu doldurduğum 400 ml’lik Antartika’ları koyuyorum. Çıktığında “dolap kokusu sinmemiş” tertemiz buzumu yarım dolu Tiptop surahiye atıyorum, kısa zamanda tam içmeyi sevdiğim gibi “serin” suyuma kavuşuyorum. her eve lazım :)

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, ev işi, güvenli hayat, icatlar, iştahlı işler, saglik, severim paylasirim