Domestos Hijyenik Leke Çıkarıcı Toz

FikriMühim’den gelen Domestos paketindeki gökmavisi kutuda toz hijyenik leke çıkarıcı’yı hemen çamaşır makinesinin üzerine koydum.

Planıma gore “bahar temizliği de yakın, önce şu beyazları aradan çıkarır sonra tüllerde denerim” diyordum. Evdeki hesap çarşıya uymadı gene…
Önce konunun detayına gireyim: Hijyen ile temizlik arasında fark var. Bakteriler de bizim gibi besleniyor ve çoğalıyorlar. Bakteriler gözle görülmediğinden; ne kadar temiz gibi görünse de, iyi yıkanmamış çamaşır ve bulaşıkta yiyecek ve vücut salgılarının artıkları anında bakteri üretmeye başlıyor. Bakteri sayısı katlanarak artıyor ve iki günde milyon tane bakteri yuvalanıyor kullandığımız eşyalarda… Bakterileri farketmenin en kolay yolu da beslendikten sonra saldiklari artiklarinin cikardigi koku. Ayak kokusu, çorap kokusu, kirli çamaşır kokusu hep bakterilerden kaynaklanıyor. Leke çıkmış olsa da çamaşırda kalabilecek en küçük bir artığı affetmiyor bakteriler. Yani bakterisiz=hijyenik bir temizlik şart.
Hijyen herkes icin ama özellikle küçük bebeği olanlar için çok önemli. Mama onluklerini dusunsenize. İki gunde milyonlarca bakteri o besleyici mama artiklarinda nasil da yuvalaniyor…
Nerden nereye atladim…
Oglum gece gece evin icinde koştururken bir kaza geçirdi ve kendisini kanlar içinde acile kaldirdik. Dikiş atıldı, pansuman yapildi ve eve geri döndügümüzde perişan haldeydik. Hemen üstünü başını çıkardım, posete koyup kirli sepetine attım. Hay Huy içinde geçti zaman, ben de -aklımda domestos oldugundan- özellikle yıkamadım. Bir hafta sonra, ayiptir göstermesi, pijamanın görüntüsü şuydu:

Bu kan ve pansuman malzemesi karisimi elbette bakteriler icin en guzel besiyeri yani cogalma ortami olmustu… Domestosun siftahını yapma zamani da gelmişti..
kutu üzerinde yer alan tarife uyarak yarım ölçü domestos hijyenik leke çıkarici ile 40 derecede önyıkamasız yıkandıktan sonra aynı pijamanın hemen makineden çıktıktan sonraki ŞOK hali de budur:

Muhtesem.
Evvel ezel ev içinde temizlikte Domestos ürünlerinin kullanicisiyimdir ama camasirda her zaman Kosla kullanirdim. Markette ve reklamlarda görmüstüm ama markami degistirme geregi duymamıstım… Bu başarılı ürünü herkese tavsiye ediyorum ve bundan sonra ailemin çamaşırlarının, gercekten temiz olduklarini gönül rahatliği ile bilerek her zaman Domestos tozla yikanacagini ilan ediyorum.
FM’e ve Domestos’a tesekkurler.

11 Yorum

Filed under alışveriş işleri, ev işi, severim paylasirim

Tertip delisi oldugumdan, her zaman derli topluyumdur

Efendim elektrikli cihazlarin kablolari vardir. Mesela sac kurutma makinesi.. Takik oldugumdan, makineyle isi bitince kablosunu makinenin etrafina dolayan insanlara sinir olurum..

Bizim evde bilcümle kablolar (hatta arabada kulakligin kablosu) keleplenmis olarak dururlar. Orta boy sac tokalari ile cozdum bu sorunu. en ufak karmasa yok, dugumlenme, arama tarama, bir cekmece dolusu sarj aletinin arasindan kendininkini ve iki ucunu bulamayip cekip hepsini birden dokme kesinlikle yok.
bakınız:

bu tokalarin irili ufaklilari cesitli kablolarimi tutmakta. Sarj kablolarinin disinda, ozellikle mikserin kablosundaki cok isime yariyor.

Biter mi? bitmezzz.. Bakınız bir başka icat.. Ben icat etmedim ama faydasini goruyorum:

Uzun zamandir kivirmali dis macunu sıkacağımız var iki tane. Her eve lazım bir seydir…Bunlari da evdeki krem tupleri icin aldim. bepatendi, pişik kremiydi lazım oluyor. Gerci kizim huptrik hüpletirken bile kullaniyor. : )

Yorum bırakın

Filed under ev işi, güvenli hayat, icatlar, severim paylasirim

Acil durum her an surpriz yapabiliyor!

Acil durum planiniz olsun. Hem de en kotu felaket senaryolarını düşünerek, paranoyakça hazırlayın planı..
* Evde mutlaka nakit para bulundurun.
* Bir adet ışıldağı koridora monte edin. Pillerini/şarjını her ay kontrol edin.
* Mümkünse, gaz/karbonmonoksit/duman dedektorleri alın. Yangın söndürücü koyun bir kenara.
* Cep telefonunun sarjinin bitmemesine dikkat edin, azalinca mumkun olur olmaz sarj edin. gerekli gereksiz oyun oynayarak,internete girerek sarjinizi bitirmeyin. Depremde ilk elektrikler gidiyor, şarjınız yoksa kendinizi şimdiden öldünüz bilin.
Arabanizda arac sarji bulundurmak iyi bir fikir.
* El fenerleriniz olsun. Pillerini de yakınına koyun. bir saniyede takabilirsiniz ama bitmis pillerle ve olmus bir fenerle karsilasmazsiniz en azindan. Daha iyisi: manyetolu el feneri alın. Beş lira bile değil.
* Cocuklariniza acil durumda arayacaklari telefonu, en azindan sizi arayabilmelerini ogretin. Adreslerini telefonlarini bilsinler.
(Ne olur ne olmaz.. Doğar doğmaz gümüş bir künye takın, (altın olmaz, biri değerli bir şey diye çocuğun canını yakabilir) Ön tarafinda adi, arka tarafinda cep telefonu numaraniz olsun)
* Boyu yetişiyorsa -siz soylediginizde- ocagi kapatmayı, kombiyi kapatmayi, fisi prizden cekmeyi, anahtari kullanarak kapiyi iceriden ve disaridan acabilmeyi ogretin.
* Ev ve araba anahtarlariniz hep ayni yere koyun. Elli tane pantolon cebi yirmi tane cekmece arayacak zamaniniz olmayacak! Kapip cikabilmelisiniz…
* Kıyafetiniz musait olmayabilir, ev hali, ayakkabilikta hep uzunca bir ceket, mont bulunsun, sirtiniza atar cikarsiniz.
En yakin hastaneye nasil gidildigini bilin.
* Buzlukta her daim buzunuz olsun. Her tur dusmede hemen buz uygulayin,sismeyi de kanamayi da durdurur.. Paranız yetiyorsa mavi jellerden alıp buzlukta bulundurun.
* Arada bir tatbikat yapmanın faydasını görürsünüz.
* Zaman zaman bir fakire sadaka vermeyi ihmal etmeyin!
Allah’a emanet olalım..

2 Yorum

Filed under ben yazdım, ev işi, güvenli hayat, severim paylasirim

Ben bir Lushie oldum!

Dogumgunum serefine Vapiano’da pizza yedik..Az ilerisinde LUSH magazasi vardi, ne zamandir gorurum ama hiiiç aldirmazdim. yer gök el yapimi sabuncu doldu bu aralar, sabuna da sirf kokayi diye bi ton para vermek tamamen gerzeklik diye dusunuyordum. Mis gibi zeytinyagli sabunlar bilemedin dove var, daha ne? 

Diilmiş!
Ah ne pismanim daha evvel tanismadigima…
hayatimin en mutlu gunlerini yasiyorum. Verdigim para helal-i hos olsun, uretenin satanin eline koluna saglik. Keske kendi Lush magazam olsa. Lushsevere Lushie deniyor ve ben bir Lushie’yim.
Hatta Lushk yasiyorum (bakiniz L-Aşk)
Whoosh dus jolesi aldim.
Sahane ferahhh! Hic bu kadar istekle dusa girmemistim. Ailece memnunuz…
Meshur taze yuz maskelerinden Brazened Honey aldim. Kokusuna bakip aldim ama sahane bir piyango vurmus megerse. Temiz ki ne temiz cildim bu gunlerde..
Soft Coeur (yumusak kalp) masaj kremi aldim:
Bal ve cikolata kokuyor. Ama nasil bir koku, boyle bir sey cennetten gelmis olmali.
En sahanesini sona sakladim : Banyo kopugu: Ma bar. ballı kakaolu, orta yerine de bir esmer seker gommusler. Boyle bir koku nasil olabilir? Taze kurabiye kokuyor. Mutluluk verici. En sevgili arkadaslarimdan birine hediye ettim, umarim gule gule kullanir.
Numunelerim ise:
Celestial numunesi verdiler bana pek yaradi diyemem, daha kuru ciltler icin sanirim. ama insani pembe-beyaz bebek gibi yapiyor.
Shave the planet: secici simarik, hassas ciltli, trastan nefret eden esim pek memnun kaldi. Hemen bir adet siparisi verdi bile.
bir sabun aldim, adini bilemiyorum, pek kokmuyor, kopurmuyor ama yuz fircasi ile kullandim harika sonuc verdi.
Heavenly bodies Butter Cream aldim…
dustan sonra surup, duruluyorsunuz. Mis ve nefis, nemlendirici etkili.
Yarin Lush’ın Türkiye’ye gelisinin 3. yildonumu… Mutlaka gene gitmem lazim. Up uzun bir listem var alisveris icin…Bundan sonra ben de Koc burcu degil Lush burcuyum!

5 Yorum

Filed under alışveriş işleri, LUSH

Türkan Saylan Kültür Merkezi Tiyatro Salonu :(

Dun gece Maltepe Belediyesinin yeni binasindaki tiyatro salonunda bir oyun izlemeye gittim. Oyun guzeldi ama konum baska: tiyatro salonu…

yer sura:
Muthis gosterisli bir yer lakin yeterli yonlendirme olmadigindan otopark icin acaip cebellestik.
Minibus yolundan gel, Cevizli’den sola, Gulsuyu sapagina don. Sahsuvaroglundan karsiya gec, E-5’i gecince saga donme, İstanbul yonune E-5’e inersin, ilerle, Esenkent yaziyor ilerde sagda. Don dumduz git. (otopark cabuk doluyor, sen gene binanin yanindan yanyola in, Kartal yonu tarafinda bos arazi var, oraya park edebilirsin)
Neyse, girdik binaya… super. mermeri, graniti, traverteni esirgememisler. Yallah yallah -2 ye indik. Kardelen salonu oradaymis. besyuz kisi lambir lumbur DÖNER merdivenden inmekte…
alan dairesel olabilir ama merdivenleri dairesel yapma fikri hangi laz muteahidin bilemiyorum. adam gibi sahanlikli merdiven yapmak yerine minareye tirmandirmayi tercih etmis abimiz…
Gelenler arasinda yaslisi var hastasi var, hamilesi var, sakati var, icabinda cocuk tiyatrosunu izlemeye gelen cocuklar var, merdiven basamaklari ucgensi olunca dar kenardan ayak surcmesi ve tutunacak yer bulamayip iki kat asagi dusmesi var isin ucunda..İki adet asansor de var amma 5’er kisilik mubarekler. on saat sira mi beklenir?? Hadi bir seyirci seker komasina girdi, kalp krizi gecirdi, hatta oldu…o basamaklardan yukari imkani yok cikaramazlar…
Geldik salona. Orasi daha da acaip:
Koltuklarin arasi ucuz ucaklarinki gibi daracik. Antrakta eve telefon etmek icin disari cikmak zorunda kaldim. 4 kisi yamuldular ben gecebileyim diye..
Koridorlarda guvenlik isigi yok…Binada genel olarak bir yonlendirme eksikligi var zaten.
En ondeki iki protokol sirasini butun yapmislar, koridordan asagi inmek mumkun degil yani. Acil bir durum olsa, yangin ciksa, insanlarin egilimi ileri dogru kosmaktir. Deprem olsa orayi tahliye etmek diye bir sey soz konusu olamaz…
Adam gibi bir fuaye yok.Aslinda hic fuaye yok. Koseye damacana aparati koymuslar, 10 tane de laylon bardak. Bir suru suslu puslu yasini basini almis adam ve kadin sira bekliyor birer yudum su icmek icin. Yap oraya bir banket, koy bir dolap… Suyu bir liradan sat yeminle tiyatrodan daha cok kazanirsin. Daha Cay Kahve ikramina hic girmeyeyim. Ver ozel tesebbuse isletsin gul gibi. (aa iyi fikir, ne duruyorum ben???)
Tuvaleti gormedim bilemiyorum nasildir…
Daha fazla yazip kendimi daha da bunaltmayayim. Abdurrahman Celebi bir tiyatro salonu iste. Bunun bir standardi vardir bir yerlerde. Alir aynen uygularsin olur biter.

1 Yorum

Filed under kültür, saçmasapanlıklar

Tupperware sevenlerdenim/reklam olsun diye degil ha!

İnsan katalogu ilk gordugunde “amaaan plastige bu kadar para verilir mi ayol, aha bir milyoncu bunlarla dolu” diyor.
sonra sonra bir kaptiriyorsunuz, imkani yok vazgecemiyorsunuz.
bir defa en saglikli saklama kabi..
ikincisi on yil garantili. NET! daha ne?
ucuncusu son derece kullanisli akillica tasarlanmis seyler hepsi..
dorduncusu : garip garip isimleri var bazilari cok komigime gidiyor, unutamiyorum..
ben ilk ne almistim? :Evde en eski urun bir eko tiptop surahi var mavis. kocaman bir sey ama uc yasindaki oglum bile kaldirip bardagina sudokebiliyor. kapagi lingir lingir oynayan, esek olusu gibi agir cam surahlerden ne bezmistim ama… yazin dolaba koyuyoruz. kapagi kapali, dolap kokusu sinmiyor. cok memnunum.
en sevdigim urun? : soysoy. domatesi havucu saniyede ve profesyonel bir sekilde soyabiliyor. vallahi sahane.
malum, yazmistim, kizima bir matara aldim kitty’li. icime sine sine temizliyorum, okula suyunu gonderiyorum. bir de sandvic cuzdanini aldim kittyli ama cok buyuk. hele seneye kullanirim.
Almaya doyamadigim urun?: şeker kaplar, şekerler serisi. icinde ne oldugu gorunen opak alt, simsiki kapanan kapak. mutfakta en lazim olan sey!
almayani dovsunler: zeytinyaglik, acikgoz, eski model tuzlukları…
beni Tupperle tanistiran olmasa da, alistiran; en sadik musterisi olmaktan mutluluk duydugum; yillardir sehirlerarasi alisveris yaptigim, cok nazimi ceken Sevgili Arkadasim,Belgin‘i de burada hurmetle anmam lazim, tam yeri. Sagol bacim.
ek not: uzun zamandır buzluga %75 oranında içme suyu doldurduğum 400 ml’lik Antartika’ları koyuyorum. Çıktığında “dolap kokusu sinmemiş” tertemiz buzumu yarım dolu Tiptop surahiye atıyorum, kısa zamanda tam içmeyi sevdiğim gibi “serin” suyuma kavuşuyorum. her eve lazım :)

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, ev işi, güvenli hayat, icatlar, iştahlı işler, saglik, severim paylasirim

mc’e aferin: cocuk menusune havuc!

mcdonaldsta yemek yiyoruz zaman zaman… Hele su madagascar penguenlerinin oyuncaklarını verdikleri yakın zamanda epey ziyaret ettik.
En son olarak çocuk menüsü seçeneklerine patates kızartması yerine soyulmuş parmak havuçlar koymuşlar. Ben büyük menüsüne de istiyorum açıkçası. Nefis birşey. Ayrıca sağlıklı. Aferin mc, dostum!


The New Busy is not the old busy. Search, chat and e-mail from your inbox. Get started.

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, çocuk, saglik, severim paylasirim

Az kaldi 40 oluyorum, bu da boyle bir not olarak bulunsun

Bu arada, Nestle’ye Bisküvili Çikolata çıkardıkları ve esime de bana aldigi icin tesekkur ederim.
Hemen yanindan, Krusty Krabs(*) ya da benzeri bir dogunat (kizimin dough-nut okuyusu.. niyeyse do-nat diyemiyor) firmasina eve yakin bir yere bayi actiklari icin tesekkur etmem lazim. Sayelerinde rahat bir bes sene erken olecegim ama mutlu olecegim :)))
Yesil benekli kupalardan bir tane almak istiyorum ama durduk yere adamlarin reklamini yap bir de uste para ver fikri beni caydiriyor… balon veriyorlarsa kupa da vermeliler boylesi adanmis bir dogunat sever aileye..
bir kupa eksik olsun artik..hem ev kupa doldu…
gorumcem hazretlerinin buyurdugu gibi:
evet, çok kupamız var ama hep biz birinci oluyoruz ne yapalim…..
:)
(*) Krispy Kreme.. Hemen yanimdaki cop kutumda bos 6’li pakete bakmak aklima geldi.. Amma isim bulmuslar ya?!?
Dukan diyeti sayesinde tanıştığım Namet Hindi Pastırma. Nefis ki ne nefis…
Uno yeni çıkardı: Çikoluno.. kurabiye canavari gibi iki elimde birer tane “ham” yapıyorum. cok guzell

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, iştahlı işler, severim paylasirim

Bilgisayari hizlandirmak icin… Revo Uninstaller

Bir ton program yukluyoruz,sonra da birikip kaliyor bilgisayari cok yavaslatiyor.. Bir iki kesfimi yazmak istiyorum… Oncelikle, sag altta saat simgesinin yaninda tika basa dolu olan program kisayollari vardir. Ilk acilista bilgisayar onlari teker teker yukleyip hazir ediyor. Bu da agirlasmaya sebep oluyor. Durduk yere yük.. Mesela benim bir turlu kurtulamadigim Nokia programi vardi..PC Suite Tray. Telefonu baglayip goruntu filan aktardigim zaman lazim onun disinda bosu bosuna duruyor orada ve durdursam bile her acilista tekrar cikiyor…

iste bu sorunun cozumu su:
Revo uninstaller.
sadece bu sorunu degil bir suru baska sorunu cozerek bilgisayarda epeyce bos alan aciyor insana. diger ozelliklerini sonra yazarim onemli olan su anda bu saatin yanindaki simgeler konusu…
Google’dan bulup ucretsiz olan bu programi indirin ve calistirin… (bilgisayardan az cok anliyorsaniz yapin bunu yoksa hic ellemeyin ayarlari bozar bir de format masrafina girersiniz, uyarmadi demeyin)
Araclar sekmesinde Optimizasyon kisminda AutoRun Yoneticisi var. Oradaki listede, bilgisayarin acilisinda otomatik acilmasini istemediginiz her seyin yanindaki check isaretini kaldirin. programlarin adlarini ve ne ise yaradiklarini kesinkes biliyorsaniz yapin bunu, yoksa dert acarsiniz “bilmiyordum” demeyin..
iste bu kadar
Azicik ferahlamis bir bilgisayariniz olacak…
 Bu programin esas guzel kismi sahane bir uninstaller (kaldirma) programi olmasi. Yuklenmis de silinmesi unutulmus, silinmis de gene de bilgisayarin saginda solunda izi tozu,tortusu, hayalet dosyalari kalmis bir suru programi sisteminizden NET olarak kaldiriyor.
Ama tekrar uyarayim…Bilmediginiz programi silmeye kalkmayin,cokmus bilgisayarla bas basa kalirsiniz…..

Yorum bırakın

Filed under araştırdım, bilgisayar

Hasta etmeyin beni

Girdap gibi… kisir bir dongu var bazi hastalarda.

** Cok hastayim…
++ E git bir doktora??
** gitmem.gecer. ama cok hastayim.
———————————————
** doktora gittim. cok super doktor. yarim saat muayene etti. bütün hastaliklarimi saydim. bir dolu ilac yazdi
++ ilaclarini kullaniyor musun?
** yok ben ilac kullanmam,hic sevmem ilaci.
———————————————
** tansiyonum yukseldi
++ aliyor musun ilaclarini?
** gecen almistim. iki uc gun onceydi.
++ teyze onlar duzenli icilir. her gun
** ama unutuyorum
++ unutmayacaksin. ic ilacini.
** olur olur. off cok cikti tansiyonum. booyle ensem agriyor
ilac? icmez.. sikayet? bin tane.
bana ne ya, bana ne?

Yorum bırakın

Filed under saçmasapanlıklar, saglik, soruyorum