Spaces’ten Word Press’e geçerken listelerim gecmemisti…

Ozellikle film listemi ozene bezene yapmistim, gerisin geri de hatirlamama imkan yoktu. keske back-up alsaydim..

her ne ise, hem microsofttan hem word press’ten teknik destek istedim. word pressten geldi.

iste spacesten nakil gelenlerin eski bloglarinda biraktiklarina ulasip kaydedebilmelerini saglayacak link:

hotmaile kullanici adi ve parolanizla giris yaptiktan sonra:

http://profile.live.com/

tiklayin hersey elinizin altinda olacak

Sheri’ye buradan bir kez daha tesekkur ederim..

Not: listemi de bir miktar html ogrendikten ya da bildiklerimi tazeledikten sonra tekrar yayinlayacagim..

Yorum bırakın

Filed under blog işleri

Mitral kapak değiştirtmek

Annem cocukken kalp romatizmasi geçirmiş. Bu hastalığın bonusu da mitral yetmezlik. kalp kapakciklarindan biri calismiyor.

Ameliyat olacak. Epeyce dolastik, aklimiza yatan iyi bir doktor bulduk, ameliyat icin hastane sectik, gün aldık. Memorial. İyi hastane. Hadi bakalim…

En önemli kisim neymis bilin.. Kan…

Uygun kan grubundan taze kan verecek donorler bulmamiz gerekiyor. Facebook ve Melih Bey sagolsunlar bir listem var su anda..

Donorler bir gun onceden gelip kan ornegi verecekler, serolojilerine bakilacak. uygun olanlar icinden üç kişi ameliyat sırasında hazır olacak ve kan verecek.

Hayirlisi insallah.

gelismeleri yazarim

05/10/2010 dün annem hastaneye yattı. bes adet de donor adayi numune kan verdi. ikisi reddedildi laboratuardan. kalan ucu “yarin ameliyat sirasinda hastanede olsunlar” bilgisi ile saliverildi.

bu sabah 8:30’da ameliyathaneye indirildi annem. donorlerden ikisi geldi, ucuncusu bir diger acil hastaya kan vermesi gerektigini soyledi ve ozur diledi. cok sukur ki iki donorun bagisi yeterli oldu.

ameliyat 12:30 civari bitti ve annemi yogun bakima aldilar. Dr ameliyatin basarili gectigini belirtti. daha ne isterim. 6 saat kadar uyutacaklarini soylediler. agri hissi kayboluyormus. ?!? iyi.

telefon geldi. 18:30’da uyandirmislar.  henuz solunum desteginde ama iyiymis. yarin aksamuzeri yogunbakimdan cikarilip odaya alinacak.

:)

gelmeden odasini susledik. lohusa odasi gibi oldu. ne de olsa yeniden dunyaya geliyor..

kapi susunu(celenk) de hep istedigim gibi iceri astim. ne o oyle, anneden baska herkes goruyor, ne anlami var??

5 Yorum

Filed under saglik

Hello world!

Welcome to WordPress.com. This is your first post. Edit or delete it and start blogging!

1 Yorum

Filed under Diğer

30’lu yaslardaki kadınlar hakkında

Bu yaziyi ne zamandir saklardim, buraya ekleyeyim bari…. bana maille geldi ve yazari yazili degildi, ben de acikcasi zahmet edip aramadim, ama eline saglik iyi yazmis…

30 yasındaki kadin
Yaşım ilerledikçe, en çok otuz yaşını aşmış kadınlara değer vermeye başladım. İşte bunun sebeplerinden birkaçı:

Otuz yaşını geçmiş bir kadın asla sizi gecenin bir yarısı uyandırıp
Ne düşünüyorsun?” diye sormaz.
Umurunda değildir çünkü ne düşündüğünüz.

Eğer otuzunu aşmış bir kadin TV deki maçı seyretmek istemiyorsa,
söylene söylene TV ‘nin karşısında yanınızda oturmaz. Yapmak
istediği bir seyi yapar. Ve bu genellikle daha enteresan birşeydir.

Otuz yaşını aşmış bir kadın kendini yeterince iyi
tanır ve kendinden emindir… Kim olduğunu, ne olduğunu, ne
istediğini ve kimden istediğini bilir. Otuzunu aşmış çok az kadın
onun hakkında ya da yaptıkları hakkında ne düşündüğünüzü önemser.

Otuz yaş üstü kadın çoğunlukla büyük aşklara, ömür boyu sürecek
bağlılıklara doymuştur. Hayatında en son ihtiyaci olduğu şey bir
başka mız mız, devamlı söylenen, ne yapacağına karışan, yapışkan
bir aşıktır.

Otuzunu aşmış kadın, ağırbaşlıdır. Bir operanın ortasında ya da
pahalı bir restoranda sizinle çığlık çığlığa kavga etmesi çok
nadirdir. Ha tabi hakettiyseniz, sizi vururken de hic tereddüt etmez, sonuçlarına
katlanmayı da planlayarak…

Otuzunu asmış kadın övgüler yağdırmakta çok bonkördür, çoğu
hakedilmemiş bile olsa… Çünkü takdir edilmemenin ne oldugunu iyi
bilir.

Otuzunu aşmış kadın sizi bayan arkadaşlarıyla rahatlıkla
tanıştıracak kadar kendine güvenir. Daha genç bir kadın, en iyi
arkadaşını bile
görmezden gelebilir, yanındaki adama güvenmediği için.

Otuz yaşın üstündeki kadın sizin onun arkadaşına ilgi duymanızı hiç
sallamaz, arkadaşının onun aldatmayacağını bilir.

Kadınlar yaşları ilerledikçe medyumlaşırlar. Otuz yaşını aşmış bir
kadına günah çıkarmanıza hiç gerek yoktur, onlar her bir haltınızı
zaten bilirler.

Otuz yaşını aşmış bir kadın kıpkırmızı bir ruj sürdüğünde bu ona
cok yakışır. Ama daha genç kadınlarda böyle değildir.

Otuz üstü kadınlar açıksözlü, doğrucu ve dürüsttürler.
Ne kadar geri zekalı olduğunuzu bir çırpıda açık açık söyleyiverir,
eğer bir geri zekalı gibi davrandıysanız. Onun için ne anlam
taşıdığınızı merak etmenize gerek yoktur.

Evet, birçok sebepten otuz yaşını aşmış kadınları beğeniyor ve
takdir ediyoruz.

Yorum bırakın

Filed under severim paylasirim

Bu da ilginç işte.. Vazife Kutsaldır

Bir firma var, cop konteynerlerine reklamlarini yapistiriyor.   Pimapenlerin uzerine takilan sinekliklerle ilgili.. konteynerden musteri bulabiliyorlar mi bilmiyorum ama heryerde var bu ilanlarindan..

konteynere yapistirma isine verilen arkadas  da cok vazifesinas belli ki.. her bir konteynere tek tek yapistirmis. sektirmeden.. hala anlamayanlar icin: yıkanıp ters cevrilmis olana da yapistirmis. DÜZ olarak!!

:)

Yorum bırakın

Filed under saçmasapanlıklar

Garanti bankasinin beceriksizliği

*-*-*-*-
Yeri gelmişken ön bilgi: İlk kredi kartim İş Bankasındandı. 1990 yılında almıştım…
Garanti bankasindan da taa “AçıkKart” zamanindan beridir de (yaklasik 15 yıllık) kredi karti hamiliyim..
Bankam bu sene benden kart aidati almaya kalkti. Bitmiştir. Sevgili Premium kartimi en kısa surede Asya Kart DIT’la degistiriyorum… Kına yaksınlar.
kart aidati ödemem! o kadar!
*-*-*-*-
konumuz baska bu arada:
Nisan ayindan beri Kartal Sahilyolunun en sık kullanilan atm’sinin yan cami kirik.
sekilde gorulen fotografi cektikten sonra bankanin 444’lu hattini aradim ve durumu bildirdim. bana ne aslinda, değil mi? kim düşerse düşsün, neresini yararsa yarsin…
07052010 tarihinden beri bir gelisme olmadi. kaza geliyorum diyor kimsenin umru degil. insan hayatini hice saymaktir bu.
ayrica, banka kendi kimligini rezil etmektedir.
hıh

2 Yorum

Filed under çevre, gezen güzel olur, saçmasapanlıklar, şikayetlerim

Okul hazırlıkları II (çanta alımı)

Kızım ikiye geçti, ben her zamanki telaşe müdürü, evvelki gün gittim çantasını aldım. piyasadaki kız çantaları 3 çeşit. Barbie-Winx-Kitty.

Barbie’den hoşlanmadığım için Barbi’lilere hiiç bakmadık. Geçen seneki çantası da winksli olduğundan istenmedi ve bu sene Kitty çanta aldık.
Burada resmi vardı, niyese silindi :((
malesef Çinma. :(
(made in china yazisini kizim -çinma- diye okuyor, “aa, anne çin malıymışş!?!” diyor.)
geçen seneden matarasi duruyor; elbette tupperware, hem de kitty’li; eh, beslenme çantası da sapasağlam..
masraf azaldi. :)
Geçen senelerde bir moda vardi, cekcekli okul cantalari… Çok sükür bitmis.
Gerci kabul ediyorum cok guzel gozukuyordu, özenilmeyecek gibi degildi ama, yolda yururken dert; okulda merdiven cikarken dert: bacaklara carpiyor; serviste dert : cok yer kapliyor; sıranın altına sigmaz yanindan devrilir, eve gelince dert: asansöre tek başına binmesine izin vermediğimizden üç katı langır lungur çıkarmasına imkan yok.. vb vb.
Çekçekli okul çantası OL-MAZ!
Seyahatte olur, havaalaninda tamam. Okulda olacak gibi değil.. İcat ama komple dert işte…alip da memnun kalan gormedim. imkani olan yeni canta aldi tekrardan.
Ayni sekilde, boyundan çapraz askili postaci cantalari da uygun degildir. Her bir kitap o çantayı ağır yüke çeviriyor, çocuk ters yöne doğru eğilmek zorunda kalıyor kalçasına binen yükü dengelemek için. Düşman başına…
*-*-*-*-*-*-
İlkokul cantasi sirt cantasi seklinde olmalidir. ozellikle birinci sinifa giden öğrencilerin okul cantalari ufak boy secilmelidir. takdir edersiniz ki, ayakkabi alirken ayagina gore aliyoruz, cantasi da sirtina uygun olmali. besinci sinifa gidene de bire gidene de ayni boy canta olmaz….
konu ile ilgili yazılar:

5 Yorum

Filed under alışveriş işleri, ilkogretim, severim paylasirim

hanımlığın yaşı yok. Doğuştan içinde olacak…

geçenlerde kızımı mek’e götürdüm. İlk defa bir mcdonalds doğumgünü partisine denk geldim…
Doğumgünü sahibi on yaşına girmiş. Arkadaşlarını da yaşıtı varsayıyorum ve bu yazının konusu olan kıza geliyorum..
Ya da gelmeden bir not düşeyim. Hiç bir zaman şöyle alımlı çalımlı bir kız olamadım. Saçım düzgün olmaz hiç. Ne jöle sürmeyi ne de köpükle havalı bir şekil vermeyi beceremedim yıllardır. Çok şükür göz makyajı akan, ruju illa ki dişine sıvaşan kadınlardan da değilim ama nasıl anlatsam. Zengin kadın modeli diyorum kendime.
Kuaföre gitmeliyim her gün. Türlü çesitli sac düzlestiriciler vb aldım ama olmaz benim sacim.. Elin kızı bir tarar, bir toka takar akşama kadar tertibi bozulmaz. Piyasanın en pahalı en taşlı tokalarını alırım gene de kuzenimin yünden bükerek yaptığı fiyonk onda kat kat havalı durur… Derdim de bu işte…
Şimdi partideki kıza geleceğim.. Hatun o yasta normal olanın biraz üzerinde kilolu. Tombikçe göbekli bir kız cocugu iste. Straples beyaz bir body giymis. Mini etek de var. Altta da sevgili şefimin tabiriyle malzemeden çalınarak yapılmış bantlı sandaletlerden giymiş. Hem az bantlı hem parmakarası hem de taşlı….
Saçlar at kuyruğu ama bütün telleri yerli yerinde… Küpeler omzuna değiyor.  Veee tepesinde ayı kadar, marka bir güneş gözlüğü. Ben orada olduğum süre boyunca o gözlük milim oynamadı, taç gibi taktığı yerde kaldı.

Ben gözlüğü tepeme taksam on dakikada on kere yere düşer, ya arkaya kayar gider ya öne yemeğimin içine düşer…. Japonla mı tuttururlar bunu kafalarına merak ediyorum. Dediğim gibi bazı kızlarda doğuştan bu havalılık, hanımlık… manken mübarek..
İmrendim. Ortaokul lise yıllarımda bizim okulda da bu kızlardan iki üç tane vardı.. Kimse onlar gibi olamazdi. Sonra kendi yolumuzu tarzımızı bulduysak da, onları hiç unutmadığımı anladım..
Bakalım benim kızım nasıl olacak???

Yorum bırakın

Filed under çocuk, gezen güzel olur

kriter sorunsalımız

Evcek ev bakıyoruz yıllardır. Hobimiz oldu artık. Pekiii neden bulamıyoruz?

İkimizin de kriterleri ayla güneş kadar farklı da ondan. Neredeyse üzerinde anlaştığımız tek konu Anadolu yakası’nda olması. hatta deprem riski var diye istanbul dışını düşündüğümüz anlar oldu…
bırak semti, mahalleyi, ideal dairenin kacinci katta olması gerektiğinde bile mutabık kalamadık.
biz birbirimizi nasıl bulduk acaba? Benim 66 maddelik kriter listem vardi, eh biliyorum ki onun da “olmazsa olmaz”ları varmış.
şak diye uydu listelerimiz birbirimize..
dur bakalim ne olacak…
derler ki, iyi bir evlilik iki şeye bağlıdır: doğru insanı bulmak, doğru insan olmak. 

Yorum bırakın

Filed under ev işi, severim paylasirim, taşınmak

hayat surprizlerle dolu.

daha sasirmam artık diyorum bazen kendi kendime, ama her gun yeniden “bir yasima daha” giriyorum…
Demin manavin kosesinde kirli bir telefon klubesinde kıtipiyoz bir adam konusma yapıyor.. Ust bası pek ahım sahım degil.

‘Herhalde memleketini ariyor, kız arkadasıyla mı gorusuyordur kı? yazıık telefon kartıyla konusuyor ‘ şeklinde düşündüm açıkçası..
Adamın görüşmesi bitti.
Bindi gümüş rengi bir passata gitti…
Hayatın gerçekleri değme kurguya beş basmakta..
;)

 

 

1 Yorum

Filed under severim paylasirim