Ekmek makinesiz ekmek yaptım.. :) sonra da yedik.. Nimet!!

Ekmek makinem yok ama Sinangil ekmeklik un indirime girmişti ben de aldım. Üzerindeki tarife baktım ki yanına bir de toz maya almam lazımmış !! instant maya denen şey. iyi ki evde bir paket vardı. Fi tarihinden kalma, ama hiç yoktan iyidir..

Yarım paket undan Trabzon ekmeği boyutunda bir ekmek çıkıyor.

Kalın çıtır kabuklu, içi  yumuşak, nefiss..

Fırından çıkar çıkmaz 2,5 nüfus tereyağı gömüp hepsini yedik.. Gözümüz döndü… Fotoğraf bile çekemedim.

 

şimdi bilgiler…

Elle yoğurmak için çok sert ve yapışkan bir hamur. KitchenAid olmasa  bunu yapmazdım..

Un paketini açmakla sofrada ekmek görmek arasında geçen süre 2-2,5 saat. Kardıktan sonra mayalansın diye bir saat kadar beklemesi ve bir saat de 200 derecede pişmesi var. O kadar vaktiniz yoksa girişmeyin.

Yağlanmış tart kalıbına koydum bütün hamuru. Bölme-şekillendirme işine girmedim. Fena da olmadı, kalan unla yapılacak ikinci ekmek baton kek kalıbında pişirilecek.. biraz da muffin kalıplarına dökerim bakalım ne çıkacak. Hep Yorkshire Pudding pişirmek istemişimdir. (aslında KFC’nin biscuits diye sattığı şeyden de pişirmek istiyorum, bu ikisinin ortası gibi olacak herhalde)

 

Evde ekmek de yaptım, şimdi de yoğurt yaparmışım :)) olmaz ya..

 

Şimdi  bir de hikaye…

İki arkadaş konuşuyorlarmış. Biri öbürüne :

– Abi ikimiz aynı yaştayız ama benim saçlarım ağardı, belim büküldü sen hala lisedeki halin gibisin, bunun sırrı nedir?  demiş.

Diğeri:

– Benim hanım bana özel bir karışım hazırlar, her sabah onu içirir, bu da beni dinç tutuyor.

-Aman bana da ver şu tarifi….

-Zor bir şey değil, bir bardak ılık süte, bir kaşık bal, bir çimdik tarçın… o kadar.

Adam eve gider gitmez vermiş tarifi karısına:

-Bundan bana her sabah yapacaksın.

Peki demiş kadın. Ertesi gün adam bir heves dikmiş bardağı başına, kusması bir olmuş.

-HANIM BU NE???

– E evde süt kalmamış, ayran ılıttım; o da beyaaz, bu da beyaz.. Bal da bitmiş, sirke kattım; o da sarııı bu da sarı.. Tarçın da yoktu, karabiber attım; o da baharaat, bu da baharat.Sana da bir şeyi beğendiremiyorum ki…

Adam kendisini erken yaşlandıran şeyin ne olduğunu o an anlamış…

 

*-*-*

 
Bu da resim.
image

6 Yorum

Filed under ev işi, iştahlı işler, severim paylasirim

İlk Arı Tuzağımız

Niyeyse banyoda iki yabani ari cikti. ikisini de öldürdüm adilerin, ama bunların geldiği yerde genellikle dahası da vardır. Arı tuzağı şart oldu.

image
Sütaş ayran’ in boş şişesini usturuplu bir oranda ikiye kestim. Üst kısım alttan daha kisa olacak.
Alt kısma bal döktüm azicik, gerci bira daha iyi olur diyorlar ama hem baldan eminim, hem de bizde bira bulunmaz..

image

Ust parcanin agiz kısmına ince bir plastik parcasi monte ettim. Bu arada, dikkatinizi yapışkan bantın ucunu kaybetmemek icin kullandigim klipse de celp ederim.
Parcanin üzerinde artı şeklinde bir faça atıp, ic köşelerini dışa büktüm azicik. Tuzağa düşenin geri çıkmasını hiç istemiyorum….

image

image

image

En son, iki parcayi birbirlerine zımbaladım.
En guzel arı tuzağı silindirik şişelerle yapilir. Bkz. kola şişeleri..

Elveda arı eziyeti!

Not: arıları sirke kokusu kaçırır. Arısız balkon ve bahçe kahvaltısı isterseniz, bir fincan sirke koyun sofraya.
Ama sirke kokusu beni de kaçırır, hiç sevmem. En güzeli tuzak…

 

Not 2 : işi ilerlettim: Arı Tuzağı 2

7 Yorum

Filed under araştırdım, ev işi, icatlar, severim paylasirim

Sundepil EpiDepil, Hapdepil Hupdepil vb

Agda ile ilk tanismam, 12 yasima rastliyor sanirim. Sarisin olmanin avantaji. Fıçı seklindeki Camsakizi’ni sicak suda bekletme ve bagira cagira uygulama… O zaman bezli agda yok muydu ne? El agdasi vardi hazir satilan. Bircok kadin seker ve limonla kendi ağdasını kendisi pişirirdi. Bir de pis kokulu kremler vardi, yasli kadinlarin tercihi. Hamamotu, rusma filan derlerdi… Bu kil tuy isleri binlerce yildir kadinlara dert olmus durumda… Jilet vuran, iple alan, piknik tupe bacak uzatip kendi kendisini uten arkadaslarim oldu…

genc bir hanim, yakin zamanda bacaklarindaki tuylerden sikayetci oldu. Makineyi aci verici buldu, minik bir parca veet bant denedik, eh iste… Sonra su epilasyon eldivenini gordum nette. Ilginc buldum, sonra hafta ici Gratiste bulup aldim. Bir tur zimpara. Etkisi, sahane…

image

Iste ilk depilasyon maceram.

öneririm. çok başarılı buldum…

8 Yorum

Filed under alışveriş işleri, bakımlı hatun, kozmetik, severim paylasirim

Acil durum, panik dürüm!

-Eski bir yazı, taslakta beklerken bulundu, güncellendi-

Sabah sabah oğlum bütün salona LUSH Dirty spreyimi sıkmayı uygun görmüş.
Öfkeyle kalkan, zararla kıçüstü oturdu.
Kafamı duvara vurup şişirdim, kolumu kapı pervazına vurup morarttım. (fenaydı hakikaten)

 

40 dakika kadar agladıktan sonra, (ziyan olan daha dün aldığım spreyime, acıyan yerlerime, uf olan yerlerimi öpecek kimseler olmamasına, “düşüp ölseydim çocuklarım noolurdu”ya kadar geniş bir yelpazede hulklandım : (bakınız hulk : (eşkili ufak sözlük #72737) duygu seline kapılan kişinin, hıçkırarak ağlamasına ramak kala yaşadığı hal.)

Kat kat panik sardı.
(panik dürüm)
Beş yaşındaki aslan parçası oğlumun (@#%&! İt herif, yarım şişe parfümü heder etmiş, hala sinirliyim.) bir yerimi kırıp yerlerde kalmam halinde babasını arayabilmesi gerektiğini fark ettim.

Cep telefonu bir android tablet. Oynamasın diye tuş kilidi var. Kilidi açabilirse aramayı başarır, favori listem fotoğraflı çünkü. Da, kilit tam da bunun için var. Açamasın diye… O iş yaş.
Sonra aklıma düştü, Telekom ptt iken bende bir broşür vardı “Telefonunuzun Marifetleri” diye.. Orada küçük çocuklar ve yaşlılar için özel bir program tanıtılıyordu.. Aradım buldum.
*53*05321112233# seklinde ev telefonunuza kaydettiğiniz numara, telefon kaldırılıp on saniye beklendiğinde, otomatik olarak aranıyor.

Acil durumlar için şahane.
Çıkarım 1. Dayak yiyip de “kapıya çarptım” diyen kadınlara da çok acıdım. Damdan düşen halden bilir. Kadın koruma derneklerine filan daha fazla destek olmalı.
Çıkarım 2. Evde öylesine rahat gezmek iyi fikir değil. Allah muhafaza kirik çıkık bişey olsa, insanin sütyensiz filan bulunma fikri kadar fenası yok. Su airbra’lardan almalı. Depremde de, oğlanı gece birde acile taşıdığımda da bu derdi çekmiştim aslında. Ders almak lazım.

Bu da NAR agaci

image

3 Yorum

Filed under çocuk, güvenli hayat, severim paylasirim

40 Yaş Nedir, Nasildir?

Kimse bana söylemedi bu işlerin böyle olduğunu, bari ben size anlatayım.. 40’ına gelmek ne demek?

image

Bu, sol elimin yumruk hali. Kahverengi lekeler belirmeye baslamis

image

Bu da parmaklari yukari actigim resim. Ciltte kuruluk son derece belirgin.

Çamaşır makinesi var, bulaşık makinesi var, havalar serinledi mi eldivenimi giyerim; envai çeşit yerlisi ithali, organiği sentetiği krem üstüne krem sürüyorum da bu haldeyim.

Yaş ilerliyor, belli etmesek de gençlik, tazelik kaçıyor… Geçenlerde çok daha dinç, dinamik olduğum 20’li yaşlarımı düşündüm… 30’ların başında enerjimden hafifçe titrer gibiydim.. O kadar yani..

15-16’mda hissettiğim duygular, kokular, heyecanlar aynı kaldı. Ama beden o beden değil. Yaş kemâle ermekte. Saçlar ağarmakta, altı ayda bir botox şart olmakta…

Henüz kızıl havaları seyretme zamanım değil, ama ağır ağır çıkıyorum o merdivenleri. Benden önce gidenlerin sırasına girdim, listenin başına ilerliyorum. Allah sırayı şaşırmasın..

O yaşları istiyor muyum? Hayır. O yaşlar olmasaydı, bu yaşta burada olmayacaktım. Kalan yaşlarda daha kesin hedeflerim var. Kitabımı bitireceğim, kendimi iyileştireceğim, işimi kolay kılacağım, bilgimi paylaşıp yayacağım ve mümkünse biraz olgunlaşacağım.

Bunca yılın içinde tek pişmanlığım, sigara içmiş olmak. Bıraktım, hamdolsun. Keşke hiç içmeseydim.. Kalan herşey, eyvallah.

Kaybettiklerimi, özlüyorum. Babam, dedem, anneannem, Nahide teyzem, amcalarım, babaannem, büyükbabam, Faik dayım.  Nur içinde yatın.   Kalanlar, kendinize mukayyet oldun, bana lazımsınız.

My Way, sıkça düşündüğüm bir şarkı zaman zaman.. İyi şarkı.

Allahım çok şükür bu yaşa erdirdin; ailemize huzur,sıhhat, afiyet, uzun ömür, hayırlı kazanç, bolluk bereket ver, karı koca şöyle emekli olup, eleğimizi asıp, dede+nene olup, torunlarımızı  sevelim inşallah.

15 Yorum

Filed under bakımlı hatun, insan olmak, kozmetik, saglik, severim paylasirim, soruyorum

Basima bir is geldi :( -ii-

Şu yazıda anlattığım saç dökülmesi sorunumla uğraşmalarım devam ediyor.. Mezoterapi bile yaptırdım. ETG’ye bile girdim. Ooohooo.. Sen sor ben söyleyeyim..

Kadınlara saç nakli neden yapamıyorlar bilmem ki….

*-*-*

En son meşhuuur vitaminli saç bakım yağına bulandım. Teee Güzin abladan beri bilinen, her eczaneden 10-12 liraya alabileceğiniz vitamin iğnelerini badem yağına karıştırıp saça sürmece işte…

İlaç ismi vermek istemiyorum ama herkesin bildiği, Pepanten, Pemiks ve Pevigen ampullerden birer tanesini, 50 ml badem yağına katıp, çalkalayıp bekletmeden saç diplerinize yediriyorsunuz.

 

Öğüt  1: Kolayca çıkarabileceğiniz bir t-shirt veya gömlekle başlayın işte.. 

Öğüt 2: Kapı çalabilir, öyle çıkmamak için bir tülbenti el altında bulundurun.

Öğüt 3: Acemiyseniz, ampulleri selpakla filan tutarak lavabonun üzerinde kırın. Noktaya dikkat! Elinizi kesmeyin, her tarafı batırmayın.. 

Öğüt 4: Bir kürdan bulundurun, ampul içeriğini badem yağına akıtmak zor olur. Kürdanı daldırıp ileri geri oynatın dökerken..

 

Benim saçlarım ense hizasında.. 50 ml badem yağı bana yetiyor. Zaten formül de 50 ml badem yağı için birer ampul. Neticede kafa derisine besleyici bir malzeme olduğundan saç uzunluğundan bağımsız olarak, aynı miktar herkesin kafasına yeter diyorum ben..

Saç boyası fırçası kullanan var, diş fırçasıyla süren var, ben kafamı lavaboya eğip, dörder parmağımı da karışıma bandırıp sonra masajla saç derime sürmeyi tercih ediyorum.

Sonra da zamanında masaj fırçası olarak aldığım silikon uçlu, bir tarafı seyrek bir tarafı sık dişli tarakla iyicene tarayıp saç diplerine kan topluyorum, saç uçlarına kadar da yayılmış oluyor badem yağı..

Bilahare saçları streçe sarıyorsun, 4 saat bekletiyorsun, güzeeelce yıkıyorsun..

Badem yağı soğuk suda bile elden kolayca akıp giden, çok vıcık vıcık olman bir yağ. Güzel kokuyor. B vitamini ise leş gibi kokuyor, ıyyh yani..

Beceremem diyorsanız, alın malzemeleri ve streçinizi, kuaförünüze gidin.. Hem orada yarım saat bir saat kadar da makineye girersiniz.. Fena olmaz..

5 hafta üst üste yap bakalım.. Hiç olmazsa, saçın çıkmasa bile, kalan saçlar gayet bakımlı ve yumuşak oluyor.. Sonra ayda bir filan yaparsın işte.. Mis..

(çam teremeti koysam mı biraz da?)

Bütün maddeler şeffaf olmasına rağmen, çalkalandığında opak oluyor…

Vitamin katkılı saç bakım yağı

image

Sık dişli silikon tarak

image

Tersi, seyrek dişli tarak

image

Saç derisine yedirilmiş karışım (1. hafta)

Strçlenmiş paketli kafa (4. hafta)

9 Yorum

Filed under araştırdım, bakımlı hatun, kozmetik, saglik

Doa kozmetik siparişim geldi, “du bakali n’olcak?”(*)

image

Ben DOA’yı yeni duydum biliyor musunuz?? Ayıp bana..

Siz bir zahmet şuradan duyun: DOA KOZMETİK

Ben bir Lushie‘yim, malum… Ayrıca hayatımı basitleştirmeye çalışıyor, geri dönüşüme inanıyor, doğal içerikli, organik, vegan, hayvanlar üzerinde test edilmeyen kozmetik ürünlerini tercih ediyorum. Çok da seviyorum…

Ve Doa, ama doğa değil…. Nasıl buldum? Nerden nereye, hakkaten “Arif’in Mençıstıra attığı golü” ararken esprisi gibi, gecenin bir yarısı sörfte ulaştım..

İnanamadım, o kadar normal, o kadar güzel ki, bünyem bu saflığa alışık değil, bir tür dolandırıcılık zannettim….

Telefonla Özcan Beyle yarim saat kadar konustuk. İkna oldum. Fair Trade, Ok…Alacağım. Seç seç al, üç lira beş lira ?!?!

Helal-i hoş olsun verdiğim paralar, beni çok mutlu etti Lush. Ama sanırım, yolları ayırdık.. Bazı gerçekten vazgeçemeyeceğim ürünleri hariç, zor…

DOA’dan aldıklarım, zamanında ulaştı. Bu bir artı puan…

Bütün ürün gruplarından aldım, (hayır buldumcuk olmadım, bir kısmını merak ediyordum, (bkz argan yağının önemi), bir kısmına da ihtiyacım vardı, (şampuanım bitti bitecek…) denedikçe yazacağım..

  • 400 ml Şampuan ve 400 ml Saç Kremi: Denendi. Şampuan güzel kokuyor, çok güzel temizliyor ve 3-4 kullanımdan sonra saç derisi kendine geliyor. Anlatmakla olmaz. Alın görün. Krem de iyi… 10 puan. 
  • Ayak Bakım Seti  :tahta kutu içerisinde:
    20 ml ayak bakım yağı (shea butter+tea tree oil+menthol)
    zencefil sabunu
    Fesleğen kremi + kabak lifi+ ayak bakımı ve masaj broşürü
    (bakım yağı ve broşür çıkmadı benim kutudan, ama olsun artık, eminim yoğunluktandır)
  • Anneler günü cilt bakım seti:

1 Adet DOA krem
(Melisa veya Fesleğen)
1 Adet Body lotion
1 Adet 100 ml SHEA BUTTER
1 ADET 20 ml Pirinç Kepeği Yağı
4 ADET Sabun

Melissa Kremi denedim, şahane. Sürün sürüştürün… Yumuşacık.. Evdeki bütüüün diğer kremleri hooop freecycle.. Bundan başka krem tanımam. Yaşasın Shea yağı!!!!!

Fesleğen kremi, denettirdiğim şahsa kaptırdım. :(  hemen yenisi sipariş edilecek, onun kokusu da daha mı iyiydi ne??? 

SABUNLAR: Güzel kokuyor, gayet kuru, elleri yıpratmıyor ve temizlikte başarılı.

Argan yağı: Nemlendirici olarak bir damla kullanıyorum, elime bulaşanları da saç uçlarıma yediriyorum. Bende “bir güzellik” bulanlar arttı ama bu mu kaynağı bilmem.Pek anlamadım ben.

Duş jeli : güzel kokuyor, güzel temizliyor. Zaten şu ya da bu SLS içeren duş jelini kullanıyoruz, Neden DOA’nınki olmasın? 

Hediye olarak şahane bir “her şey satılık değil” broşürü eşliğinde bir adet saç bakım maskesi geldi.. Kullananlar çok beğenmiş, en kısa sürede denenecek.. -şu dört haftalık bakım seanslarım bitsin, sonra bunu deneyeceğim, araya girmesin şimdi)
(Not: Bugün denedim. kısa saçlıyım, kutunun 1/3’ü yetti. Bir duş bonesi takıp beklettim. Sonuç? Saçlarım çok güzel kokuyor ve yumuşacık. Yarın şekillendirince tekrar göreceğiz durumu)
Bir tane çok cici, sanırım bambu tarak çıktı kolimden… :))
Bir kaç adet broşüre zımbalanmış Erguvan Tohumu geldi. En güzeli de bunlar. Beleş ürünler,hediyeler herkesi cezbeder ama gelecek için güzel bir ağaç tohumunun ikramı, beni benden aldı….Umarım ekebilir ve yaşatabilirim…
Şimdi, alt alta yazıp toplasak, dur bi daha sayayım, evet 14 tane ürün aldım, anneler günü kampanyası filan da var, kargo da ücretsiz, tanesi 3-4 liraya geldi, az çok kozmetik sektöründe sayılırım, çalan vermez ayol bu rakama!
(*) Aziz Nesin’den çok muhteşem bir öykü. Tam yeri ve zamanında cuk oturur bu deyim :)
——————————–
2. siparişim:
doa 2

33 Yorum

Filed under alışveriş işleri, araştırdım, çevre, bakımlı hatun, icatlar, kozmetik, saglik, severim paylasirim

Inovasyon, muhtesem…

image

Cevizli sucuktan yillar yili usanmis biri olaraaaak, Antepsan’a aferim. Çeşit çeşit sucuk, muska bilmemne vardı Migrosta..

Pek de güzel olmuş. :)

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, iştahlı işler, severim paylasirim

Mercan rengi ojelerim. (Peri, hatirin icin…)

image

Bu yaz hastasiyiz bu rengin. AVON Coral Reef. Ruju da var.

2 Yorum

Filed under alışveriş işleri, bakımlı hatun, kozmetik, severim paylasirim

Dövmeliyiz. Döveriz..

image

Kuzim okuldaki kermesten bana anneler gunu hediyesi bir dövme almis. Ben de onu ortadan ikiye kestim, ikimize pay ettim. Yan yana durunca, birlesiyor. Ne romantik bisey aslinda… Boy farkı nedeniyle, onun pazusunda, benim ön kolumda. Oglan da aradan bi dovme kapti. :)

4 Yorum

Filed under çocuk, icatlar, severim paylasirim