Tag Archives: döllenme

O soru nihayet geldi.. (bölüm 3/3) “Peki, Orkit ne işe yarıyor anne?”

8-9 yaşındaki kızlar merak ediyorlar, anneler de açıklıyor..

-Çocuğunuza burada yer alan basit bilgilerin tamamını ya da bir kısmını aktarabilirsiniz. tamamen çocuğun ne kadarına hazır olmasına bağlı-

Her kadının, iki yumurtalığı vardır. Karının içinde yer alır. Kasıklarının biraz üzerindedir.

Kızlar, genç kızlığa ulaştıklarında yani 12-13 yaşından itibaren yumurtalıklar, her ay bir tane yumurta çıkarır ve rahim adlı özel odaya yollarlar.  Minicik, gözle görülmeyecek kadar küçük bir yumurta rahimde bekler.

Eğer anne ve baba, bir bebek sahibi olmak istiyorlarsa, o minicik yumurtacık, babanın vereceği minicik sperm hücresiyle birleşir ve bir bebek annenin karnında, özel odada büyümeye başlar.

Eğer bebek sahibi olmak istemezlerse, o ayın yumurtası, özel bir salgıyla dışarı atılır.  Buna “âdet” denir. Bu dönem de “âdet dönemi”dir.  Aynı, burnundaki fazla sümüklerin özel sümük salgısıyla dışarı atılması gibi.

Ve bu kullanılmamış yumurtayı taşıyan âdet salgısı rahimden çıkar, nasıl sümüğümüz burnumuzdan atılıyorsa, âdet de aynen kendi özel yolundan dışarı atılır.

Bu özel yol, bebeklerin doğduğu kanaldır. Ve adı, vajinadır.

Vajinadan gelen salgı çişten çok sümüğe benzediği için tutamıyoruz. Kendi başına akıyor işte. Bu durumda, iç çamaşırımızı kirletmesin diye, Orkid/Kotex vb kullanırız.

İşte bu kadar.

—————————————–

Bu konuda iki önemli husus var..

Birincisi, “özel konular” anneyle konuşulur, arkadaşlarla değil… herşeyi sorabilirsin, biliyorsam söylerim, bilmiyorsam, araştırır en kısa zamanda anlatirim..

İkincisi, âdetin adı: renkli-regli vb değildir. regl de denebilir, ya da özel günler denebilir. Ama “âdet” en geleneksel adıdır.

17 Yorum

Filed under çocuk, insan olmak, saglik

O soru nihayet geldi.. (bölüm 2/3) Sperm ve Yumurta

Kızım 5 yaşındayken “ya yumurtanın içinde civciv varsa, yazık değil mi, yemeyelim” demişti. O sorunun cevabını anında vermiş ve beş yıldız almıştım:

“civciv yumurtası ayrı olur, hiç yumurtacılar civciv yumurtasını satarlar mi? civciv büyüyüp tavuk olunca bir sürü yumurtaları olur. civciv yumurtası satılmaz. yemelik yumurta satılır”

Daha sonra, yemelik yumurtanın, tavugun her gün yumurtladığı düz yumurta olduğu; oysa civciv yumurtası için bir horoz gerektiğini anlattım. Çünkü her bebeğin bir babası olurdu. Düz yumurta yenir, civciv için horoz lazım. O kadar.

Kendi doğumuyla ilgili olarak doktorumun karnımı keserek onu çıkardığını biliyor, hatta fotoğrafı bile var daha bir kaç saniyelikken..

8 yaşında olduğu son bir aydır annecilik-babacılık oyunları, bazı merak edilen konular artmıştı. TV’de izlediği bir yerli filmde meşhuur doğum sahnesine de şahit oldu geçen gün.

[zeki alasya-metin akpinar filmi, bir kadın bağiriyor, dogum yapmakta.

Doktor bulunamadı, bir başka kadin : “ben bu işten anlarım.. bana sıcak su ve çarşaf getirin” dedi. tam o anda bizim soru müdürü: “bebeği mi pişirecekler?” ]

İşlem tamam.

Bugün de banyosunu yapmış, pedikürünü yaptırırken “iyi ki tavuk değiliz, her gün yumurtlamamız lazımdı” dedi. “hmm” dedim.

Biraz daha açık sordu:

“Bizim de yumurtamız var mı?”

“Yumurtadan çıkmıyoruz elbette, ama yumurtamız var, biliyor musun…”

“anlatsana anneee”

“Bak şimdi, ellerini kasıklarına koy. Tam parmaklarının altında yumurtalıkların var. İşte orada, bir sürü yumurtan var. Sen genç kız olduğunda bu yumurtaların her ay bir tanesi, yerinden ayrılıp bir tüpten kayarak rahim dediğimiz iç organına inecek. O da tam şu leğen kemiğinin üzerinde. Eğer evlendiğinde bebek sahibi olmak istiyorsan, eşinle aynı yatakta yatman ve onunla çok yakın olman gerekiyor. O zaman, erkeklerin sperm denilen bebek yapma hücresi, bir kanaldan kayarak rahmine ulaşacak ve senin yumurtanla birleşip büyümeye başlayacaklar. Bir bebeğin olacak. ”

“Peki bebekler de aynı kanaldan mı kayıp çıkarlar?”

“evet genellikle.. ama ben ameliyatla doğum yapmayı seçtim.”

“ben doğurmayacağım”

“sen bilirsin”

“peki spermler nerde durur?”

“pipilerinin hemen altındaki torbanın içinde üretilirler, aynı gözümüzün gözyaşı, burnumuzun sümük üretmesi gibi. birikirler, kullanılmazsa atılırlar”

“spermi rahme verebilmek için pipilerini mi kullanırlar? iğrenc”

“aslında, hayır. iğrenc degil. Burnumuzla hem koku alıyoruz hem de nefes alıyoruz, pipinin de iki çeşit işlevi var. birbirinden ayrı”

“hmm.”

———————————————————————————————————————————————————————

Bu konuda iki önemli konu var..

Birincisi, “özel konular” anneyle konuşulur, arkadaşlarla değil… herşeyi sorabilirsin, biliyorsam söylerim, bilmiyorsam, araştırır en kısa zamanda anlatirim..

İkincisi, “özel bölgeler” sadece anneye-babaya ve gerekirse doktora gösterilir. Başka kimseye gösterilmez, başkasınınkine bakılmaz. Temiz tutulur ve üşütmemekte yarar vardır..

 

Devam edecek…

4 Yorum

Filed under çocuk, insan olmak, saglik

O soru nihayet geldi.. (bölüm 1/3) Giriş…

Tabii ki beklemedigim bir anda. Ama hazirlikliydim. Uzun zamandır bugün için cevap stoklamıştım..

Bu yazının ilerleyen bölümlerinde, konuya gireceğim. Konu oraya gelmeden paylaşmam gereken şeyler var..

Burada çok önemli bir konudan bahsetmem gerekiyor.. Bloguma sadece eriskinlerin girmediğini biliyorum, o yüzden hem çocuk hem erişkinler için ve özenle yazmaya çalıştım.

Çocuk büyütürken ebeveyn için en önemli ana fikir şudur: “Gereksiz yere bilgi verme+ soru sorulmadan cevaplama“.

Çocuğunuzun tam olarak ne demek istediğini anlamadıysanız, aşırı ve saçma bir bilgi yığdırmış oluyorsunuz. Belki de tümüyle başka bir şey kastetmiş olabilir. Durduk yere gereksiz bilgi vermeyin. Kafası karışmasın.

Soru sorulmadan cevaplamayın, ayrıca, soru sorulunca SADECE sorunun cevabını verin, “bir de şu var” diye devam etmeyin.

Sorunun cevabını bilmiyorsanız “bilmiyorum ama bunu internetten/kitaptan araştırıp/babana-doktora sorar öğrenir sana da söylerim” deyin. Öğrenin ve bilginizi paylaşın.. Unutur sanmayın.

HİÇBİR soruyu yok saymayın. “sus bakayım çocuklar böyle şeyleri bilmez” demeyin. Cevaplamak sizi çok mahçup edecekse, kısa bir süre erteleyin. “bir gün anlatırım/büyüyünce öğrenirsin” demeyin.

“Bu özel bir konu. Şu anda bunu konuşmak için uygun bir zaman değil, yarın akşam seninle başbaşa oturur konuşuruz” deyin.

En önemlisi, eğer 8 yaşına gelmiş ve cinsellik hakkında size soru sormuyorsa, merak etmediğinden değil, başka bir kaynaktan bilgi edindiğindendir. Derhal durumu inceleyin….

Çocuğunuz 3-4 yaşındayken ona özel bölgelerini gösterin. Donunun içindeki her yer, özel bölgedir. Sadece anneye, babaya ve gerekirse doktora gösterilir. Onun dışındaki hiç kimseye özel bölgeler gösterilmez, kimseninkine bakılmaz. Ellenmez, elletilmez.

Neden? Pis midir? Hayır. Sadece özeldir. Nasıl diş fırçanı ben kullanmıyorsam, benim terliğimi baban giymiyorsa, özel bölgemiz de özeldir.

Özel bir sorusu olduğunda hemen anneye gelmesi gerektiğini de öğretin. Cinsellik ayıp değildir. Utanılacak bir şey değildir. Normal bir vücut fonksiyonudur. Her konuda her yaşa uygun bir cevap vardır. Ne olursa olsun, sizden öğrenmesi en sağlıklı olanıdır.

Devam edecek…..

7 Yorum

Filed under çocuk, insan olmak, saglik