Category Archives: saçmasapanlıklar

OGS’den kaçak geçtim şimdi ne olacak diyenler…Toplaşın

KGS’m var ama aracim bensiz OGS’den gecmis
surucu aliskanlikla OGSye dalmis. (olur boyle vakalar, ipeka surucuyu yakalar)
hadi dalmis, donuste niye tekrar girmis onu hic sormayalim.
Neyse olay 10 nisan 2008’de olmus. Tutanak tarihi 24/09/2008 (167 gun sonra)
bana tebligat 26/03/2009’da ulasti. olaydan 350, tutanaktan 183 gun sonra.
OGS’den kaçak geçiş cezayı gerektiren bir durum. Aldigim bilgiye gore eger olayin akabinde, ilk bir iki saat içinde derhal karayollarinin 17. bolge mudurlugune basvurulursa ve yanlislikla gecildigi bildirilirse cezasız olarak sadece gecisi odeyip kurtulabiliyorsunuz.
Bunu atlarsanız, cezaniz gecis ucreti+ucretin 10 kati olarak plakaniza isliyor. Gecis ucreti o zamanlar 11,50 imis,donus de 4,25 toplam cezam 173,25 oluyor…..:((
Teblig tarihinden itibaren 15 gün icersinde oderseniz ceza olan kismi %25 indirimli olarak odeme sansina sahipsiniz.
Odemezseniz faiz mi isler, haciz mi gelir bilmiyorum ama muayene/satis/devir yapamiyorsunuz.
Buraya kadari normal insanlarin basina gelenler
ben tutup ogs cezasini trafik cezasidir diye garanti bankasi internet subesinden odedim.
tabii ki sayilmamis, PTT subelerinden Karayollari 17. Bolge 351113 numaralı posta ceki hesabina yatirmak lazimmis. PTT nerde var bilmiyorum ki? neyse.
benim trafik cezam tasitlar vergi dairesine yatmis. Ümraniye’deki motorlu tasitlar vergi dairesine basvurursam geri alabilirmisim. Ümraniye neresi bilmiyorum ki?? neyse neyse.
bir ihtimal arabanin temmuz ayi vergisinden dusuldugunu ogrendim ama garanti bankasina da kizdim yani, bir banka olarak uyarmasi lazimdi “buradan ogs ceza odemesi yapilmaz” diye..gitti paralar ::::(
her neyse, OGS’den kacak gecmeyin.
En iyisi KGS
gelismeleri gene yazarim.
* OGS:otomatik geçiş sistemi-kopru ve otoyollarda var. araca takilan bir cihaz elektronik olarak gecis sirasinda odemenizi yapiyor
KGS: kartlı geçiş sistemi. geçis yapabilmek icin giseye yanasip kartinizi cihaza tutmaniz gerekiyor. ozel kgs on odemeli kartlar ya da ozel kgs kredi kartlari ile gecis yapilabiliyor.
şu yazıyı da okumanızda fayda var :

 OGS’nin merkezine yolculuk

 

 

not: 2013 yılından itibaren KGS kalktı etiket çıktı. HGS Hızlı Geçiş Sistemi… oooof

1 Yorum

Filed under araba, saçmasapanlıklar

özür dilemek bir erdemdir (son paragrafin tekrari)

En önemlisini en sona sakladım, bugünlerde hiçkimse adam gibi özür dilemiyor
varsa yoksa “KUSURA BAKMAYIN”
niye bakmayayım kusura? bana karşı işlenmiş bir kusur bu. Pasa gönlüm isterse bakarım istemezse bakmam, sana ne?
Çabala da kusur işleme.
kusura bakma cümlesi bir tek azarlarken yakışır.
“kusura bakma ama tam bir hödük gibi davranıyorsun”
hakareti yumuşatır.
bir başka özürün etrafından dolasan, özür dilermiş gibi durup da özür dilemeyen laf da şu: “AFEDERSİN”
ETMEM.
Kesinlikle af etmem, affıma güvenme. İşini düzgün yap.
En kötüsü de, amerikanca’dan dönme, sırıtan bir laf:  “ÜZGÜNÜM”
Nerdeyse, seni üzdüğüm için ben özür dileyecek hale geleceğim değil mi bu lafla? …
Üzül istediğin kadar. Önceden düşünseydin….
Hatalı taraf karşıdakinden ÖZÜR DİLER. “Özür dilerim” der. Daha iyisi “özür diliyorum” der.
O zaman bir ihtimal büyüklük bende kalsın diye düşünürüm.
işte böyle…

4 Yorum

Filed under insan olmak, saçmasapanlıklar, şikayetlerim

Saglam mal ureten kalmadi mi? nedir bu servislerden cektigim??

Gecen hafta oglum DVD kumandasini yere caldi. kumandamiz kumanda etmemeye basladi. servise goturdum.
“malesef bunlarin tamiri mumkun degil”
“ya ne yapacagiz?”
“yenisini verelim”
yenisine 55 liradan indirerek pazarlikla 35 lira verdim. kicikirik (literally) kumanda 35 kagit eder mi be? bu dvd kaca ki? 100 filan. demek ki kumanda playerden pahali.
benim bildigim, sehrin her semtinde elektronikci abiler amcalarin dukkani olurdu. havya mavya karmakarisik tezgah cok kotu kokular icinde calisan insanlar olarak hatirlarim. oyuncaktan teybe herseyi uc bes kurusa tamir eder, yedek parcasini bulur bulusturur sorunu hallederlerdi.
ne oldu onlara? kumandamin tamir edilmesini istiyorum.
*-*-*-*-*-*
biter mi? bitmez
modem de bozuldu. nesi var bilmiyorum. servisi ta bilmemnerde. kargola<-> geri gelsin dunyanin parasi tutacak. yeni modem almak daha ucuza geliyor.
hep anlatirlardi almanyadan donenler. eski tvleri bile copun yanina koyarlarmis avrupada felan. yenisi daha ucuzmus, tamir ettirmezlermis
cus derdik
buyuk konusmusuz.
*-*-*-*-*-*
mouse dun sizlere omur. tiklamayi kesti, gokyuzundeku buyuk bilgisayara gitti. aman-zaman. amani zamani yok. teknik servis 18 dolar arti kadeveye (ki simdi bana sorsaniz ne kadar bir mouse, bilmiyorum derim) yenisini takti. o da laptop mouse’iymis, bir de uzatma kablosu almaliymisim. niye? dogrudan masaustu faresi alacagim.
*-*-*-*-*-*

haftasonu kasar peynirini rendelemek icin el blenderine attim. hem de ufak kesip attim ki majesteleri sabikali zaten, daha evvel de kasar cekerken mortu cekmisti, yine zorlanma neticesinde (neyine zorlaniyorsa, bildigin market kasari,elime alip siksam ufalaniyor zaten) koskoca tefal blender tirrr dedi gitti.
kasari cekemeyen tefali neylemeli? servise goturdum 14 nisan 2008de satin alinmis ve zaten bir kere degistirilmis blenderimi. bakalim servis ne diyecek? degistirecek mi? garanti kapsaminda diye ucretsiz onaracaklar mi?
blenderin Turkcesi yok mudur?
TDK karistirici/parcalayici diyor. Karpar diye ozetleyeyim mi?
kasar bile cekemeyen Tefal Prepline El Blenderinden sikayetciyim, akli olan almasin diyorum.
*-*-*-*-
Blender alirken neye dikkat etmeli peki?
icinde motorun bagli oldugu parca plastik oldugundan, zorlandiginda o plastik disli kendisini yiyor. nasil tarif edebilecegimi bilmiyorum. plastik parcali blender almamaliyiz. evde mis gibi rende varken blender neyimize zaten? Allah muhafaza, havuc filan atsaydim blender yanardi bile…ne ise yarayacak peki bu blender? neyi kiyacak? adamakilli ise yarar blenderi nerden buldum biliyor musunuz? ceyizimden. bin yil once Hurriyet gazetesi kupon karsiligi arzum midi mutfak robotu vermisti. aslanlar gibi calisiyor. tefale bin basar o kadar acik soyleyeyim
El blenderinin o ayagi da plastik kapli olani teflon tencereler icin, metal olanı teflona surtunce kaplamayi bozuyor.
cok sinirliyim

1 Yorum

Filed under alışveriş işleri, ev işi, iştahlı işler, saçmasapanlıklar, soruyorum, şikayetlerim

Muhtar ve muhtarlık muhakkaktır

Dun mahallemizin muhtarina ugradim. Bir adet ikametgah gerekli, o ikametgahi da baska yer vermiyor malumunuz..

Aldım 1 adet A4 cikti. Muhur imza, verdim 3 Lira.

Niyeyse?

Hele ki 2008 son aylarinda bankalar bir icat cikardilar, hesap sahiplerinden ikametgah istediler, mahalle dolusu adam en az birer ikametgah alip 3’er lira bayildi. Ne para… Han filan dikmistir muhtarlar herhalde.

Cok sukur ki artik hemen hersey elektronik ortama tasindi (özetle:”FİŞLENDİK” ama o ayri konu) da  bu muhtarlik eziyetinden kurtulmamiz yakin. Secimlerde onlarca kisinin aday olmasi cok normal. oturdugun yerde para basacagin bu kadar kek baska bir is yok memlekette. Kriz filan teget otesi geciyor muhtara.

Bir de secim isi var ki en sacmasi. KPS sinavina girenlerden pekala muhtar atamasi yapilabilir.

http://www.mevzuat.adalet.gov.tr sitesinden elde ettigim bilgiler soyle:

 

Madde 10 – Mahalle muhtarlığına ve ihtiyar kurulu üyeliğine seçilmek için:   

1 – Türk olmak,

    2 – Seçim başlamadan önce en aşağı bir yıldanberi o mahallede oturmakta bulunmuş olmak,

    3 – (25) yaşını bitirmiş olmak,

    4 – Hırsızlık, kaçakçılık, dolandırıcılık, sahtecilik ve sahte kağıtları bilerek kullanmak, inancı kötüye kullanmak gibi yüz kızartıcı suçlardan biriyle veya ağır hapis cezasiyle hükümlü veya kamu hizmetlerinden yasaklı olmamak,

    5 – Türkçe okur yazar olmak, şarttır.

    Madde 11 – Milletvekilleri, İl Umumi Meclisi üyeleri, subaylar, erat, askeri memurlar, yargıçlar, genel, özel ve katma bütçelerle idare edilen daire ve kurumlardan aylık alan memurlar, mahalle muhtar ve ihtiyar kurulu üyeliğine seçilemezler.

muhtarin gorevlerini eklemeye kalksam iki sayfa tutar, isteyen arastirip bulsun.sadece birinci maddeyi aliyorum buraya:

1 – (Nüfus Kanunu) na göre:

    A) Kendilerini nüfus kütüğüne yazdırmamış olanlara ilmühaber vermek.

    B) Nüfus kağıdını kaybedenlere, kendi imzalariyle verecekleri bildirime dayanarak ilmühaber vermek.

    C) Doğum olaylarını nüfus idarelerine bildirmekle ödevli olan baba, veli veya vasilerin dolduracakları olay ilmühaberlerini onamak. (Bu ilmühaberlerde doğan çocuğun adı, soyadı, doğduğu yer, tarih ve günü, baba ve anasının adlariyle soyadları, mahalle, sokak ve ev numarası, şahitlerin adları, soyadları, yaptıkları iş ve oturdukları yer gösterilir.)

    Ç) Ölüm olayları için bulunduğu nüfus dairesine (ölüm gününden başlıyarak en çok on gün içinde) ilmühaber vermek. (Bu ilmühaberde ölenin ve baba ve anasının adlariyle soyadları, ölenin evli olup olmadığı, evli ise kimin koca veya karısı olduğu, yaşı, işi, doğduğu yeri, ölümünün sebebi, günü ve mümkün ise saati yazılır.)

    D) Yerleşmek maksadiyle veya altı aydan fazla devam edecek misafirlik sure tiyle yapılacak yer değiştirmelerinin kütüklere yazılması için ilgililere ilmühaber vermek.

    E) Sanat, sıfat, mezhep ve şekiller gibi hallerin nüfus kütüklerine yazılması için isteyenlere ilmühaber vermek.

Muhtarlarin ayrica maas da aldiklarina dair bir haber aldim ama bilemiyorum asli var mi?

Muhtar olmak cooook sahane bir is. Mazisi temiz, okuryazar bir Turk son bir yilda ayni yerde oturmakta ise, muhtar adayi olabilir, hasbelkader secilebilir bile…

Sacma otesi, ama ne yapayim ki gercek..

Sordum: Muhtarimiz, sabah 8:30 (bazen gecikebiliyormus 10-15 dakika) aksam 17:00 saatleri arasinda masasinin basindaymis. Lukus hayat. Muhtarimizla muhatapsaniz, isiniz dustuyse; mesai saatlerinde kendi isinizi rica minnet asip, yalvara yakara izin alip,kapisina gideceksiniz. Sabah 7’de ac, aksam 10’da kapat muhtar, ne isin var? senin isin secmenlerinin isini halletmek. basimiza amir olma muhtar.

Muhtarimizin bir de ogle yemegi paydosu var. Yani is yeriniz yakinsa ogle paydosunda bir kosu gidip ikametgah ilmuhaberinizi alamiyorsunuz. Muhtar yemege gidiyor. kapiyi kilitliyor. Muhtar zaten yerinde duran biri degilsin, yerinde duran genc arkadastan bir tane daha edin, nobetlese acik tutsunlar makami.

secmenin senden nasil da nefret ediyor muhtar..

on yildir ayni mahallede oturmaktayim, muhtarlikta muhtari uc kere gordum-gormedim. kimbilir ne gibi muhtarsal isleri kovaliyor. Genc bir arkadas bilgisayardan her isi hallediyor, harcimizi aliyor, makbuz filan vermiyor. kimin cebine ne girdigi son derece mechul.

Davulcular gibi, muhtarlarin da ortadan kalkacagi, sadece eski Saban filmlerinde izlenerek gulunecegi gunu iple cekiyorum

(Bu arada: Rahmetli İhsan Yüce ne muhtesem bir köy muhtaridir….)

 

Yorum bırakın

Filed under saçmasapanlıklar, soruyorum, şikayetlerim

Mado’dan pasta yenmez

Haftasonu Optimum’a gittim. (ki superdi, onu sonra anlatirim) yemek yedik, tatli olarak kizimla esim dondurma istediler. Hemen madoya gittik. Onlar dondurma alirken ben de buzdolabi-vitrinden kendime pasta sectim. Tiramisu yaziyor uzerinde. Tiramisu kim Mado kim aslinda, ama hadi bakalim dedim. Bildigin 30 cm kadar, baton pasta tipinde bir pastamsiydi kendisi, uzerinde de 30 YTL fiyat var.
Esimle kizimin dondurmasi 7,5 lira tutmus.
Oturdum pasta bekliyorum, gelmedi gitti. Eleman yer siliyor.
Sefi uyardik, sef elemana haber etti. Biraz gulustuler, eleman ne zamandir tezgahta alinmayi bekleyen pastami aldi gule gule masaya getirdi.
Yurt-Kur battaniyesi renginde ve dokusunda kek, biraz kremalandirmislar o kadar tiramisu dedikleri.. Tiramisu gormesek yutturacaklar..
Kek niyetine yedim ben de..
hesap istedik
17,5 lira
NEY???
7,5 dondurma
7,5 kek
gerisi ayakbasti parasi
kuver tabir edilen, masaya catal bicak koyduklari icin kesilen para
sorma-ver parasi
peceteye sarsaydiniz ben ayakustu kemirirdim pastami
evden mi getirseydim catalimi yoksa???
cekmeceyi gosterin ben gider alirim catali, masaya ups’le mi naklediyorsunuz nedir yani????
sacmaligin daniskasi. kuver=2,5 lira. Yok deve
*-*-
onu gectim, kekin uzerindeki fiyat 30 YTL
kilosu ise benim yedigim pastanin 250 gram olmasi lazim 7,5 lira etmesi icin
ki degildi, bir parmak kalinliginda kek alti ustu
margarin paketi 250 gramdir
benim tabagimda o kadar kek yoktu ki…tabakla birlikte tartsan o kadar gelmez inan olsun..
pastanin toplam fiyati olsa, gene olmaz,30 santimlik pasta 30 liraysa, 7,5 liraya 7,5 santim kalinliginda pasta vermeniz lazim.
inanamiyorum,
Mado iyi dondurma yapar, yigidi oldur hakkini ver..
Ailece Madoya verdigimiz dondurma parasini duysaniz akliniz durur; ekstrelerimiz sahit, yaz demeyiz kis demeyiz dondurma aliriz kendilerinden….
Ancak Madodan pasta yenmez onu bilir onu soylerim. Cok kazik kekleri var.

18 Yorum

Filed under iştahlı işler, saçmasapanlıklar, severim paylasirim, soruyorum

Tabakhaneye AVM yetiştirmek…Palladium

Dun ogle saatlerinde gittik gorduk. bezdik donduk.
bir yandan kendimi AVM isleri baskani, ne bileyim, gezi gozlem ve inceleme kolu gibi hissediyorum, ama yolumun uzerindeydi ve insan o kadar billboardi gorunce matah bir sey zannediyor.
Dev bir D harfi..dort katli. gercekten ilginc magazalar da var…tam kapasite calistigi zaman guzel de olur. oralarda (kozyatagi) baskaca gidilebilecek bir yer olmadigindan zengin kesim akacak belli ki. dort bes tane kuyumcu var..kocaman sinema yapmislar. gercekten etkileyici.
ama aceleniz neydi de bitmeden actiniz?????
onumuz bayram millet gelsin alisverisini yapsin diye mi? bilemiyorum.
su haliyle kiyaslarsak PerPa’da bile daha iyi vakit gecirmek mumkun.
bir defa, acaip soguk. montlari arabada biraktik, hata etmisiz. tir tir titredik..
magazalar natamam.
ne tavan kaplamalarinda is var ne de taban dosemelerinde. hadi bunlar maskelenecek, makyajlanacak detay diyelim…tuvaletlerin bir kismi kapali. genel olarak insaat alanini geziyormus da magaza vitrinleri de sanalmis, ne bileyim, sadece duvar kagidiymis gibi duruyor.
hayatimda gordugum en kotu otopark kii, iste buna care yok…
DNR’da bile tam bir duzen hakim degildi. yerler kitap dolu, raflar guya once konuya sonra yazar adina gore dizilmis ama on kisi ayni anda dizmisler sanki. her rafta her harf var. cocuk kitaplari ustuste atilivermis…. aralarda gececek yer yok.
en kotusu de: food courta baliklarla musteriler ayni asansorde cikiyor. zaten asansor de genel olarak tum bina da siva kokuyor.
food court’taki yemekcilerin bir bolumunde henuz sadece kk ve nakit gecmekte. gelen musteriler yemek ceki veya karti teklif ettiklerinde geri cevriliyorlar. hazirliklarini yapamamislar belli ki…paldum bir yer palladium.
80 milyon dolarlik proje diyor google aramasi.
aslinda sembolu Pd olan, gumus renkli bir tur metal anlamina geliyor.
ve buyuk ihtimalle ben, bir daha gitmiyor…

1 Yorum

Filed under alışveriş işleri, gezen güzel olur, oturan gazel olur.., saçmasapanlıklar, şikayetlerim

IKEA’nin restoranında kafam bozuldu

Bugun xxxx dönüşü ikea’ya girdik. Cok da severim ikeada hem gezinmeyi alışverişi, hem de yemeyi icmeyi…
Bugün Çarşamba, Ikea tarifiyle “Çılgın Çarşamba” sabah erken saatte gelene açık büfe kahvaltı mevcut. Hem de bir YTL. Sudan ucuz. Akşam Gazetesinin 08/02/2008 tarihli haberinde kapıda kuyruklar oluştuğu yazılmış…(http://www.aksam.com.tr/haber.asp?a=107926,6&tarih=08.02.2008)  Yani sabahtan bizim restorana girişimize kadar olan süreçte (ki fişimde 13:05 saati mevcut..) bir dolu kişi deli dolu yemek ve EKMEK yemiş olmalı. Şimdi zurnanın zırt dediği yere gelelim. Benim satın aldıgım ekmek (ki o da Doygun marka, temiz ve lezzetlidir, onu da severiz tercih ederiz) üzerinde son kullanma tarihi bugün olarak gözüküyor. Yan masanınkine baktım, onların ekmeğinin son kullanma tarihi 23/07.
Son kullanma tarihi gelmiş, hatta geçmekte olan bir gıdayı satmaya nasıl cesaret ediyorlar bilmiyorum. Kasadaki kişiye şikayet ettim “biliyoruz” dedi. Son gününde dek satıyorlarmış.
Ey IKEA Restoran Şefi. Kaç yıllık restoran işletmecisisin kimbilir…bir günde kaç adet ekmek gideceğini bilirsin, ona göre sipariş verirsin kimseye bayat ekmek yedirmezsin…İdeal koşulda saklanmazsa ekmekler önce gizliden sonra açıkça küflenir. Son kullanma tarihi gelmiş ekmeklerin bir kısmında küf olabilir ve sat sat bitiremediğiniz sayıda ekmek almanızda da bir mantık yoktur….
Ben böyle saçmalıklardan nefret ederim, acaba o güzel köfteler de son kullanma tarihi yakın ve hatta son günü gelmiş, bir ihtimal günü geçmiş kıymalardan mı yapılıyor merak ettim…
Yoksa Doygun IKEA’yla anlaşmış ve satamadığı elinde kalmış ekmekleri ucuz tarafından pazarlama dehasını mı göstermiştir? IKEA da hazır Çılgın Çarşamba günüdür, millet kapıda kuyruktur, çılgınca yemeye hazır ve nazırdır.. beleşten biraz daha pahalı kahvaltıya üşüşen millete “nasıl olsa yirler” mantığıyla iteleme derdinde midir?
onu da bilemiyorum.
Olay mide bulandırıcıdır, ben evimde son kullanma tarihi gelmiş ürünü çoluk çocuğuma yedirmem, bana ya da ailemden birine yedirmeye kalkana da haklı olarak sinirlenirim.

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, iştahlı işler, saçmasapanlıklar, saglik, şikayetlerim

Aklı Kel’den alırım, benzini Shell’den almam…

Shell’den çok ırkçı, çok cinsiyet ayrımcı promosyon. Benzin alana traş köpüğü ve jilet seti hediyesi.
Ey şel,
Türkiye’de araba sahibi kadınlar var.
Ehliyet sahibi kadınlar var.
Araba sahibi VE/VEYA ehliyet sahibi ve hatta hatta faal olarak araç kullanan bir dolu kadın var.
Bu kadar sıfıra sayılmak, ikinci sınıf muamelesi görmek çok kötü.
Nasıl bir mantık bu? Shell’den benzin alanların tümü mü erkek? kadınlar traş olmaz ki.
Kadınlar da bu seti kocasına/babasına/abisine versinler diyen az beyinli Desiderolar da çıkacaktır. Desinler o Desiderolar.
Peşinen bildireyim ki, bir defa da bir promosyon malzemesini erkekler eve götürüp kadınlara hediye etsinler, kötü mü olur. Al benzini, yanında promosyon makyaj temizleme mendilini de al, makyaj çantasını al, götür hanımına ver akşama. Ne âlâ.
Ayrıca, jiletle traş olmayan,hic tras olmayan, köpük kullanmayan erkekler de var. Promosyon seçenekli olmalıydı. İsteyene de sözgelimi el kremi hediye etmeliydi şel.
Kişisel olarak bu promosyondan ve setin marka tipi ali desidero’nun temsil ettigi erkeg zihniyetinden nefret ettim. Her bir shell istasyonunun önünden geçerken sinirleniyorum. Bir daha da Allah mecbur bırakmasın ama shell’den benzin menzin almam.
———–
Edit: Nisan 2014 Henüz almadım!

2 Yorum

Filed under alışveriş işleri, araba, saçmasapanlıklar, soruyorum

Emlakçılardan bıktım

Kiralık daire arıyoruz. En son bir emlakçı bir yer gösterdi.

“mal sahibi 750 istiyor, 700’e bağlarız” dedi. Gördük, beğendik, akşam maaile görmeye ve malsahibi ile tanışmaya gittik.

mal sahibi 800 istiyormuş meğerse. Hadi 750 olsunmuş.

e sen bana ne dedin bre emlakçı???

ayda 50 kağıt zarardayım, 12 ayda 600 eder.

komisyon bekleme benden….

 

Boşuna demiyorlar,

“Emlakçının yalan söylediğini nereden anlarsın?”

“dudakları oynuyordur”

Yorum bırakın

Filed under aile, ev işi, saçmasapanlıklar, taşınmak