Category Archives: güvenli hayat

İBB beyaz masa, teşekkür ederim.

 

Kızım bana “Belediye Kendıs’ı” diyor (bkz: Candace of Phineas and Ferb ) . 155 Osman’ın yeğeniyim ben, az bile şikayet ediyorum aslında :))

Eve yakın bir sokakta bir güvenlik açığı tespit ettim. Belediyeye mail:

05/07/2013

Xxxxx sokağın köşesi çok dik ve yüksek bir duvarla çevrili, karşı yönden geleni görmeye imkan yok. Yazın sokaklar çocuk dolmaya başladı ve her an bir felaket olabilir. Bu sokağın dış köşe kısmına bir dışbükey ayna yerleştirilerek güvenli hale getirilsin istiyorum. Ya da başka bir çözüm bulunsun çünkü bu köşe çok tehlikeli. Teşekkürler

15/07/2013 cevap:

Başvuru iletinizde yer alan 1.maddedeki talebiniz, gereği için İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Müdürlüğü yetkililerine iletilmiştir. Yapılan değerlendirme sonucu alınan cevap aşağıdaki gibidir : Bahsi geçen noktada dışbükey ayna tesis edilmesi için ilgili birimlerle yazışma yapılacaktır. Ulaşım Koordinasyon Müdürlüğü Başvurunuzda yer alan diğer hususlar hakkında gerekli işlem ve değerlendirilmeler yapıldığında, konu içeriği ile ilgili yetkili personel tarafından bilgilendirileceksiniz.

Sonuç: 20/07/2013

İBB beyaz masa, teşekkür ederim.

(örnek ayna fotosu)

Kendimi seviyorum, Belediyeye de güveniyorum :)

Ulaşım Koordinasyon Müdürlüğü’ne de emniyetimizi arttırdığı için teşekkürler.

8 Yorum

05 Ağustos 2013 · 16:24

Bir işe kalkıştım… Karbonatlanmaktayım

Şmdi, olay şöyle başladı.

Alüminyum = Alzheimer diyorlar.

En çok Alüminyum da koltuk altı deodorant ve antiperspirantlarında var diyorlar. “Kullanmayın haaaa” diyorlar..

Sonra nette bakınırken No Poo diye bir icat gördüm. Şampuanı terk edip kafalarını karbonatla yıkayan insanlar. Ve bunun çok da iyi olduğunu anlatmış hepsi.

Arada bir yerde, antibakteriyel etkisi dolayısıyla koltuk altına uygulandığında ter kokusunu önlediğini de yazmış. Hadi bakalım oradan bu konuya geçtim. Karbonat (sodyumbikarbonat) terlemeyi önlemiyor ama kol altlarınızı temiz tutuyor.

Denedim, çalışıyor. Duştan sonra ıslak parmağı karbonata bandırıp kol altına sürüyorsunuz, dana gibi terliyorsunuz bütün gün ve koku yok!

Bazı forumlarda ayak kokusuna da önermişler. Onu bilemiyorum. Doğruysa, şahane bir şey bu.

Henüz deneme aşamasındayım ve özellikle (ben yapmasam da) koltukaltlarını traş eden insanlar için tahriş edici etkisi olduğu söyleniyor. O yüzden, deneme aşaması bitene kadar (30 gün) önerecek değilim.

Bakalım ne olacak?

– henüz şampuan olarak kullanmayı denemedim, deneyip onu da yazacağım-

her boğuma bir yüzükTer kokusuna “Dur!” derken.. Şaka. her boğuma bir yüzük denemem. İlginç oluyor..

21 Yorum

Filed under araştırdım, bakımlı hatun, güvenli hayat, icatlar, severim paylasirim

Kafa koruyucu

Eşim küçükken büyük yatağın ayak ucuna tırmanır, kendisini yatağa atarmış. Yapma etme demişler ama, erkek uşak çelet oluyor, herif en sonunda çakılmış yatağın baş ucuna. Yarmış kafayı… Baş yarası da çok kanar, kayınvalidem hala söyler.. İzi de duruyor adamın kafada…

Ha onun bi numara küçüğü de bizim evde. Kendini yatağa öyle sert atıyor ki kaç kere kafayı vurmasına ramak kaldı… E yatak başı da sert ve köşeli, bir koruyucu lazım.

İhtiyaç bütün icatların anası tabii. Geçen yıldan kalma havuz makarnasına bir kesik açtım…

hop, işlem tamam. oğlumun kafası şimdilik güvende.. :)

image

image

26 Yorum

Filed under çocuk, güvenli hayat, icatlar, severim paylasirim

Evde dişmacunu yapalim mi?

 

Uzmani konuşuyor, dikkatle dinleyin.

O kadar “beyazlatıcı/12 saate kadar koruyucu/hokus pokusçu” diş macunu çıktı ki artık gerçekten ürperdim. SLS idi, Paraben idi.. İçim çıktı. Yeterse yeter..

Dis macunlarindaki kimyasallardan tiksinmis bir anne olarak, evde kendi dis macunumu kendim yaparim dedim ve yaptim.

dismacunu

5 gr/1 tatli kaşığı karbonat,

1 çay kaşığı tuz

4-5 damla Nane yagi (anti bakteriyel ve koku verici)

1 tatli kaşığı Hindistancevizi yagi

Biraz limon suyu..

 

Toz maddeler porselen/cam  kâsede karıştırılır, sıvılar eklenir, yedirilir, macun kıvamına gelen karışım kapalı kapta dört kişilik aileye 3 gün kadar yetmektedir.
Mekanik temizlik sağlayan en basit, en zararsız temel diş macunu formülü budur. Tadı çok sert oluyorsa, toz tatlandırıcı ekleyebilirsiniz. Ben Starbaksta verilen poşet tatlandırıcılardan eklemeyi önerebilirim, Splenda iyidir.

Diş fırçalarınızı haftada bir 3 dakika kadar kaynatmayı ihmal etmeyiniz. 3 ayda bir de değiştiriniz. Nemli ortamda feci şekilde bakteri ürer…

Selamlar

IpekAG

5 Yorum

Filed under araştırdım, çocuk, güvenli hayat, icatlar, kültür, saglik, severim paylasirim

Araçlarda Çocuk Güvenliğini Sağlamak

190’la duvara carpmakla, 80’le giden iki arabanin birbirine kafadan carpmasi arasinda fark yoktur bu arada…

Elli kere söyledim, ellibir olsun. İşte bu yüzden çocuklar arkada oturur… Araba Koltuğunda, kemeri takılı olarak otururlar..

Araçtaki HERKES emniyet kemeri takacak.

Hız sınırı aşılmayacak.

Çocuklar ARKA KOLTUKTA, KEMERİ TAKILI olarak seyahat edecek.

Siz ne kadar usta söför olursanız olun, trafik “öbür şöföre” dikkat etmektir…

 

Yorum bırakın

Filed under çocuk, güvenli hayat, severim paylasirim

Karne hediyesi bilgisayar alındı.. kızın gülleri beş açıyor

Çocuğunuza bilgisayar almayı düşünüyor ama saçma sapan şeyler görmesinden, kullanmasından, güvenliğinden endişe ediyorsanız: 

Bu sene dörde geçen kızıma verdiğimiz sözü tuttuk, bir netbook aldık.

Yarı parasını kendisi biriktirdi. El öpmeler, bayram harçlıkları, şurdan burdan biriktirdiği derken, biriktirdi. Ben de muradıma erdim. Biraz daha biriktirip kulaklık alacak mesela.. Tutumlu olsun, kârlı çıksın..

Neden netbook tercih ettim? Birincisi, ucuz. Sadece kral oyuna ve feyse takılacak, becerebilirse mail yollayacak, icabında ödevlerini kendi başına araştırıp yazabilecek kadar bir şey ona yeter. DVD seyretmeyiversin efenim…

ÖNCE GÜVENLİK DİYEREK, BİLGİLENDİRİYORUM: 

İlk olarak, mutlak surette bilgisayarı sigortalatacaksın arkadaş. Garanti başka şey, kasko başka şey. Düşürür, üzerine su döker, kaybeder… Her Şey Olur. Dizini döveceğine kasko yaptır…

Tavsiyem: Ekask sitesi.

İkincisi, mutlaka bir ebeveyn kontrol programı ve internet filtresi ekleyeceksin ve şifresini vermeyeceksin.

İlerleyelim:

İlgili bilgisayara Aile Koruması filtresi programı yükleyip şifre koyduktan sonra, istediğiniz heryerden, her an bilgisayarın internet üzerindeki faaliyetlerini takip edebilirsiniz.Üstelik internete giriş/bilgisayarda kalış saatlerini de ayarlayabiliyorsunuz.

Haftada bir de rapor geliyor mail adresinize, “çocuğunuz şu şu şu sitelere girdi, şu şu şu aramaları yaptı” diye… MİS.

Detayları şuradan inceleyebilirsiniz.

  • Antivirus icin ise Avast şart.
  • Google için de, yapılan bir aramanın, tesadüfen uygunsuz sonuçlar göstermemesi için :

Güvenli Arama filtresini etkinleştirme

  1. Arama Tercihleri sayfasını  yeni pencere ziyaret edin.
  2. Güvenli Arama Filtresi bölümünde, kullanmak istediğiniz Güvenli Arama seviyesini seçin:
    • Katı filtre uygulama, müstehcen içeriğe sahip video ve resimlerin yanı sıra müstehcen içeriğe bağlantı verebilecek sonuçların da Google Arama sonuçları sayfasında yer almamasını sağlar.
    • Orta düzey filtre uygulama, müstehcen içeriğe sahip video ve resimleri Google Arama sonuçları sayfasından dışlar, ancak müstehcen içeriğe bağlantı verebilecek sonuçlara filtre uygulamaz. Bu seçenek, Güvenli Arama’nın varsayılan ayarıdır.
    • Filtreleme yok, tahmin edeceğiniz gibi Güvenli Arama filtresini tümüyle devre dışı bırakır.
  3. Tercihlerinizi ayarlamayı bitirdiğinizde sayfanın altındaki Tercihleri Kaydet düğmesini tıklayın.
  • dahası: şuraya bakabilirsiniz…

Ben işimi sağlama alayım da ondan sonrası, kendisine kalmış…

11 Yorum

Filed under araştırdım, çocuk, bilgisayar, güvenli hayat, ilkogretim, severim paylasirim

Helal Gıda Sertifikasyonu? Ne lüzum? No lüzum..

Elhamdülillah Müslümanım, en başa yazayım, gereksiz itişmelere girmeyelim…

Alim filan değilim, bildiğim az miktar şey var, onun da yarısı yanlıştır belki. (tevazu )

Kuran’da Haram (kesinlikle uzak durulacak) olarak geçen 5-6 şey var desek,: Fal, Domuz eti, Alkol, Kumar, Faiz, Şirk (put) olarak sayabilirim.

Buradan bakınca, detaya girmeyelim, “boğazımıza kadar günaha battık” diyorlar ya, muhtemelen doğru. Allah cümle günahlarımızı affetsin.

Konu: Şu aralar milletin ayılıp bayıldığı Helal Sertifikası. Yahudiler de bizim gibi, her şeyi yemiyorlar, koşer (temiz) olduğuna dair damga olmasini gerekli görüyorlar. Etler bir haham gözetiminde kesilmeli mesela…bizimkiler de onlara mi imrendi bilmem.

Milletimiz EŞİT DERECEDE HARAM OLAN faize, kumara, alkole hiç aldırmaz ama domuza karşı hassastır. Bunu bilen gıda şirketleri de,ben kendimi bildim bileli paketli herşeyin üzerine “mamüllerimizde domuz yağı ve katkıları bulunmaz” yazarlar.

Şimdi de “helal gıda” “helal kesim” “helal üretim” işleri çıktı. Sorularım ne zamandır birikti kaldı, aha yazıyorum şuraya:

  • Helal peynir nasıldır? sağarken “besmele” mi çekilmiştir? makineler sağıyor zaten.. Ben yerken besmele çeksem o yeterince helal olmaz mı bana?
  • sertifikayı her bir ürün için tek tek alması gerekmez mi firmanın? her birim ürün için yani. mantık onu gerektiriyor. belki şu bisküvi üretilirken sertifika  alındı, e ondan sonrakiler haramsa? ne bilelim biz?
  • En önemlisi de: fenilketonürili insanlar için suni tatlandırıcı konulmuş ürünlerde uyarı yazısı olur;  vejeteryan ve vegan insanlar için uygunsuz içerik varsa, ambalajda yazılır; fıstık allerjisi ne bileyim gluten intolerant olanlar için yine ambalaja not düşülür, “fıstık/gluten içeren ürünlerle aynı hatta üretilmiştir” diye. Kimin zoru varsa o uyarılır. Normali bu..
  • Bu durumda, teeek tek her şeye helal sertifikası verileceğine, direkt “haram belgesi” verilmelidir. Net olarak yazsın pakete, sen sağ ben selamet. Öylesi böylesi yok, karışmaz. İsteyen alır istemeyen almaz.

Bunu öneriyorum.

Helal sertifikasına aldırmıyorum, bunun küçük, gizli bir tür bölücülük olduğu konusunda komplo teorim var. Domuz değilse, helaldir. OK.

Sertifikayı icat edenin yeterliliğini sertifikalandıracak kurumların akreditasyonuna girmeyelim. Bundan cebe atacakları zilyon lirayı hiiiç hesaba katmıyorum.

En fenası, diyelim A deterjanı helal sertifikası aldı diyelim, ne biçim reklamı olacak bu biiir, rakip tüm deterjanlar sertifikasız olduğundan aristo mantığı gereği haram pozisyonuna düşecekler bu da ikiii.

Durduk yere malları da tüketicileri de yaftalamanın ne alemi var? Sepetinde B deterjanı varsa bi ton insan piiis pis bakacak suratına.

Gereksiz çıkışlar yapmayalım, böyle bir şeye hiç ihtiyacımız yok.

13 Yorum

Filed under alışveriş işleri, ben yazdım, güvenli hayat, iştahlı işler, saçmasapanlıklar, soruyorum

İnternette Çocuk Güvenliği (FBI yazısı ve başka kaynaklar)

Çocuğum, Çocuklar… Bu yazı size…

Evde ya da okulda, bilgisayar başındayken dikkat etmeniz ve sürekli aklınızda tutmanız gereken şeyler vardır:

* Birincisi, asla özel bilgilerinizi, yani adınız, adresiniz, okulunuz, telefon numaranız gibi bilgileri çette ya da forumlarda paylaşmayın. Daima rumuz, yani sahte bir isim kullanın. Patatestava, muzlusut vb gibi. Kim olduğunuzu açıklamayın.

* Sizi korkutan ya da endişelendiren şekilde yazan insanlara cevap vermeyin. Yabancılar genellikle tehlikelidir.

* Ailenize sormadan internette tanıştığınız biriyle buluşmayın ya da evinize davet etmeyin.

* Eğer internette sizi rahatsız eden bir şey okursanız ya da görüntüyle karşılaşırsanız, derhal ailenize bildirin.

* Unutmayın, internette hiçkimse söylediği kişi değildir. Size “12 yaşındayım ve adım Melis” diyen kişi, gerçekte orta yaşlı bir adam olabilir.

* ailenizin iznini almadan internetten hiç bir program yüklemeyin.

* fotoğraflarınızı paylaşmadan önce ailenize gösterin ve onaylarını alın.

* Her zaman, her şeyi iki kere düşünün, pişman olacağınız, annenizin kızacağı ya da arkadaşlarınızın duyarsa size güleceği bir şeye “evet” demeyin.

* internette işlenen suçlarla ilgili çalışan polisler vardır. Eğer sizi internette rahatsız eden olursa, mutlaka ailenize bildirin, internet polisine haber versinler. İnternet suçları cezasız kalmaz.

* Kanka ile tanışın. Çocuk Polisi’nin adı Kanka’dır, çocuklara yardım eder ve  sitesi ise http://www.kanka.com.tr/

* internette yanlışlıkla tuhaf bir yazı, küfürlü konuşma ya da kötü bir resim görmüş olabilirsiniz. Bunda sizin bir suçunuz yok. Bu tür rahatsız edici bir şeye rastlarsanız, ona bakmayın ve ailenize şikayet edin.

* bilmediğiniz linklere tıklamayın. Yanlışlıkla girdiğiniz bir siteden hoşlanmadıysanız, sayfayı kapatın.

*  unutmayın, aileniz bir yabancının sözüne değil sizin sözünüze inanır. “seni annene söyleyeceğim, babana şikayet edeceğim”  gibi sözlerle sizi korkutmalarına inanmayın ve ailenize hemen söyleyin. Aileniz size her zaman destek olur ve güvenir, doğruyu söylediğinizde herkes sizi her zaman koruyacak ve kollayacaktır..

5 Yorum

Filed under çocuk, güvenli hayat, severim paylasirim

Acil durum, panik dürüm!

-Eski bir yazı, taslakta beklerken bulundu, güncellendi-

Sabah sabah oğlum bütün salona LUSH Dirty spreyimi sıkmayı uygun görmüş.
Öfkeyle kalkan, zararla kıçüstü oturdu.
Kafamı duvara vurup şişirdim, kolumu kapı pervazına vurup morarttım. (fenaydı hakikaten)

 

40 dakika kadar agladıktan sonra, (ziyan olan daha dün aldığım spreyime, acıyan yerlerime, uf olan yerlerimi öpecek kimseler olmamasına, “düşüp ölseydim çocuklarım noolurdu”ya kadar geniş bir yelpazede hulklandım : (bakınız hulk : (eşkili ufak sözlük #72737) duygu seline kapılan kişinin, hıçkırarak ağlamasına ramak kala yaşadığı hal.)

Kat kat panik sardı.
(panik dürüm)
Beş yaşındaki aslan parçası oğlumun (@#%&! İt herif, yarım şişe parfümü heder etmiş, hala sinirliyim.) bir yerimi kırıp yerlerde kalmam halinde babasını arayabilmesi gerektiğini fark ettim.

Cep telefonu bir android tablet. Oynamasın diye tuş kilidi var. Kilidi açabilirse aramayı başarır, favori listem fotoğraflı çünkü. Da, kilit tam da bunun için var. Açamasın diye… O iş yaş.
Sonra aklıma düştü, Telekom ptt iken bende bir broşür vardı “Telefonunuzun Marifetleri” diye.. Orada küçük çocuklar ve yaşlılar için özel bir program tanıtılıyordu.. Aradım buldum.
*53*05321112233# seklinde ev telefonunuza kaydettiğiniz numara, telefon kaldırılıp on saniye beklendiğinde, otomatik olarak aranıyor.

Acil durumlar için şahane.
Çıkarım 1. Dayak yiyip de “kapıya çarptım” diyen kadınlara da çok acıdım. Damdan düşen halden bilir. Kadın koruma derneklerine filan daha fazla destek olmalı.
Çıkarım 2. Evde öylesine rahat gezmek iyi fikir değil. Allah muhafaza kirik çıkık bişey olsa, insanin sütyensiz filan bulunma fikri kadar fenası yok. Su airbra’lardan almalı. Depremde de, oğlanı gece birde acile taşıdığımda da bu derdi çekmiştim aslında. Ders almak lazım.

Bu da NAR agaci

image

3 Yorum

Filed under çocuk, güvenli hayat, severim paylasirim

Oto koltuğu kılıfı yenileme hakkında

Oto koltukları çocukların güvenliği için şart. İlk doğdukları günden itibaren, çocuklar araçta MUTLAKA oto koltuğunda seyahet etmeliler. Hem de inanılmaz rahat ediyorlar. Kolayca uyuyabiliyor, etraflarını seyretmekten keyif duyuyorlar.

Şimdi bu oto koltuğu dediğimiz şeylerin de kategorileri var.

Tip 1: 0-13 kilo arası bebekler için, doğumdan itibaren kullanılıyor, sepet tarzı bir görüntüsü var. Ana kucağı da deniyor.

Tip 2: 9-18 kilo arası, yaklaşık 3 yaşına kadar sığabiliyorlar. Biraz desteklenmiş bir hali var. 5 noktalı emniyet kemerine sahipler.

Tip 3: 9(15)-36 kilo arası. 3 yaşından sonra, aracın kendi emniyet kemeriyle bağlanabilen özel bir yukseltici sistem olarak kullanılıyor. Aşağı yukarı 10’lu yaşlara kadar kullanılabilir. Sonra sırtlık kısmı çıkartılarak sadece yükseltici ile kullanılabilir ya da çocuğun boyu artık elveriyorsa direkt kemer takılabilir.

Dahasını buradan öğrenebilirsiniz.

Bizde, Allah bağışlarsa, iki çocuk var. Araları 4 yaş.

Küçük olan, 3 yaşına gelip de Tip 2 oto koltuğuna sığamamaya başlayınca, ben de gidip Mothercare’dan büyüğe yeni bir Tip 3 aldım,  mevcut Tip 3 oto koltuğunu da iki numaraya verdik. Oh ne ala.

Fekat, zamanla, yıkanarak ve araç içi koşullardan etkilenerek, toplamda 5 yılını dolduran sevgili oto koltuğunun alt yükseltici  biriminin kılıfı dağıldı. Resmen dağıldı, sünger parçalandı, kılıf delik deşik oldu. Hakkını verdik yani kullanırken.

Yeni oto koltuğu 100 liradan fazla. Tek kılıf getirtmiyor Mothercare :(

E bu böyle kullanılmaz ama durduk yere de yenisi alınmaz.. Ne yapmalı?

Kılıfı poşete tıktım, oturacak yere havlu serdim ve bir süre düşündüm. En sonunda da buldum:!

Oto koltuk kılıfı dikenler var ya!  Herhalde bunu da dikerler..

Dikebileni bulana kadar göbeğim çatladı ama değdi. Tam bir zanaatkarla tanıştım.
Otokoltugumuz yeni

Orijinali kadar iyi, hatta daha süperini diken Mustafa Usta’yı tavsiye etmek isterim:

Kartal sahilden E-5’e çıkan cadde üzerinde, sağda oto sanayi var. Onu geçer geçmez ilk dükkan.

Yakacık caddesi, Akçaoğlu Sanayi sitesi, Çavuşoğlu Mah. C Blok No:31 Kartal

0216-306 09 96

4 Yorum

Filed under araba, çocuk, güvenli hayat, severim paylasirim