Category Archives: şikayetlerim

Esnaf ahlâkı kalmadı mı ne?

Dün C. Abiyle konuşuyordum. Evin iç kapılarını yapan marangozla kavga etmişler. Adam işi teslim edeceğine söz verdiği tarihi 2,5 ay geçirmis!!

İnsan sözünden, hayvan yularından tutulur. Abim çok kızmış çok..
– Yaptıkları işi bir görsen İpek… Hep eksik, hep hatalı. Söylediğim zaman da cevapları hazır: “ee, kul yapısı” deyip çıkıyorlar. Ama Mersedes de kul yapısı ona ne diyeceksin?????
Yerden göğe haklı. Hem bunun kulla kullukla ne ilgisi var? Duasını istemiyorum ki, para veriyorum. Karşılığını da verecek.
*-*-*-*-
yemek masasinin sandalyelerinin yuzleri degisecek. semtimizdeki bir mobilyaciyla anlastim. iki sebebi var : hem semtin esnafi kazansin istiyorum; hem de yakin olsun ki, sorun cikarsa gidip kulagina yapisabileyim.
biliyorum cunku basima gelecegi..
sabah ugradim, kumasa karar verdim onu söyledim. adamcagiz bana “gun icersinde sandalyeleri aldiririz” dedi.
ben de once beni arayin da organize edeyim dedim. anlastik ciktim. aksama kadar arayan soran, gelen giden yok
17:30 aradim.
-yenge alti’da sizde olurlar. modokodan cikmislar
peki…
18:45 ?!?
– yenge isleri uzamis ama mutlaka gelecekler az sonra sizde olurlar
gelmediler tabii.
benim kizdigim nokta, telefonum var. arayın söyleyin. geç kalacagiz, yarin geleceğiz vb vb .
yok…
sabah aradim bir daha konustuk. 11:30da gelip aldilar.
bayrama kadar getiririz dediler.
bakacagim artik..
*-*-*
Iki gun once telefonla bir başka esnafa siparis verdim. “gun icersinde, en gec 4 saatte elinizde olur” dendi.
kim icat ettiyse gun icersini, gun icersinde kalsin insallah.
elbette gelmedi.
geri aradim. kem kum, yarin gelir dendi.
ertesi gun aksam (dun aksam yani, mobilyaci bir yandan dert olusturmaktayken) aradim.
-gelmedi
+biz hemen arastirip size donelim
-donun.
elbette donulmedi.
-ne oldu?
+ kurye bilmemnerde. oradan sonra size gelecek. (o dedigi yerden bize gelecegine Ankara’ya gitse daha cabuk gidilir..imkani mi var…)
– yarina kalsin bari
+ yarin gun icersinde… derken kizdim artik:
– 24 saat oldu ben siparisimi verdim, 4 saat icinde gelecekti. gelmedi bugun gelmedi yarin aksama kadar mi sizi bekleyecegim, sabah dokuzda kapimda olsun
+ olmaz. saat 15’e kadar gelir diyebiliyorum.
– ne diyorsunuz? 15 gec.
+ sabah teslimati icin ekstra para odememiz gerekir
– bana ne o sizin ic meseleniz. sozunuz 4 saatti. sozunuzu tutun.
+ isterseniz siparisinizi iptal edebilirim. (boyle de piskinler)
– olmaz oyle sey, siparisim gelecek. hem de erken gelecek.
+ o zaman soyle bir sey yapalim, 13’ten once gelmesini ayarlarim.
ayarladi herhalde oglen 12’de geldi.
of yani ya!
lutfen sunu okuyunuz:

Yorum bırakın

Filed under aile, insan olmak, saçmasapanlıklar, şikayetlerim

İnce düşünmeyi geçtim, standart düşünün bari…

eve geldim sular akmiyor.
Allah Allah…
Nerde bu su? evde su olmadan olur mu? eve gelince bir elimi yikamak isteyemez miyim?? grip mrip salgını var zaten…
biraz bekledim.. 185’i aradim. “bir ariza yok” dendi.
ee nerede bu su??
Kızımı üst komsuya yolladim. Onlarin da suyu akmiyormus.
Yöneticiye yolladim bu sefer. Yonetici dedi ki: giris kattaki dukkanda tadilat varmis.
ee bana ne?
suyu kesmisler.
peki bizim suyu neden kesmisler?
yönetici bilemiyor. ana vanadan kesmisler suyu.
deli olacagim. Neyse, indi kadincagiz asagi.
Bil bakalım ne olmuş? tadilat bitmis ama zahmet edip vanayi acmadan defolup gitmişler.
gerizekalilar.
Önce, kendi su girişini kapaması gerekirken niye bütün binanın suyunu keser bunlar? Belli değil…
Sonra: insan vana kapatmadan once binaya haber verir:  “su saatler arasi suyunuzu kesecegiz, ozur dileriz.” .. Biz de o sureye yetecek miktarda suyumuzu stoklariz..
(gerci elbette burasi istanbul biliyoruz, suyumuz da var stokta cok sukur. ama her isi yapmanin bir dogru yolu vardir. diger yollar da yanlistir..)
En son: is bitince de kim kapadıysa o açar vanayi.
cok sinirleniyorum cook.

Yorum bırakın

Filed under saçmasapanlıklar, şikayetlerim

“Bir daha Tefal ütü alirsam ellerim kirilsin” mi diyeyim, ne diyeyim?….

Anneannemin Rowenta markaydi galiba; bir ütüsü vardi, rahat 20 yillik filandi. Zamaninda toprakli priz olmadigindan fişi kaç kere yanmis, sonra en yakin elektrikci tarafindan ucu yarim yarim fisler vardi, onunla degistirilmisti. Kablosunun etrafi orgu bir seyle sariliydi. Anlayan anlamistir. baska da enn  ufak bir arizasi olmamisti. 

Universiteyi kazandigimda anneannem artik buharli utu kullanmaktaydi ve bana verdi eskisini. Ufakti filan ama benim icin mukemmeldi.Cok isime yaradi en az 5 yil da ben kullandim. Kaya gibiydi… Altina tülbent sermezsen, naylon karisik kumaslardan yanardi alti. Vimlerdik ayol.. Sirkeyle silerdik mis gibi olurdu…
Yurtta az kahrimizi cekmedi. Bir tas su alirsin yanina, utu odasina inersin. Bir elinle su serpersin kumasina, biraz basarsin utuyu “cossss” eder. Kilic utu yapardik gazete kagidi ile. pileli etegimi utuledim kac defa…
Utu son biraktigimda calisiyordu. Belki hala calisiyordur. Simdi bulsam oper basima koyarim onu….
Utude zaman kaybetmek en sacma sey zaten. Hic sevmem utuyu.. Safi adam/saat isgucu ve elektrik sarfiyati…
Evlenirken heves ettim, Tefal’in o zamanki en iyi utusunu aldim. her yil tamire gitti, ilk iki yil garantiden, ucuncu yil gene gumledi. gitti geldi servise kac defa,en sonunda almadim servisten dunya para istediler tamir icin. ben gidip almayinca atmislar zaten.
internetten gene Tefal program 8 model utu aldim. yeni cikmisti.
gene ayni numara… yilda bir-iki tamire.
parcasi degisti en son. garanti suresindeydi, ucretsiz degisti.
ayni parca gene bozuldu.
degismiyorlar. neymis utunun garantisi bitmis.
e parcayi degistireli bir yil olmadi ki?? takilan parcanin garantisi ayridir; artik sagir sultan bile duymustur, bilir bunu.
anlat anlat, dilinde tuy bitse adamlarin umru degil.
85 lira istediler. vermedim,gittim geri aldim utumu servisten
yemin ederim, benimle ayni anda 5 adet program 8 model utu sikayeti vardi o anda.
gozum gibi bakiyorum utuye bozulmasin diye.. kullanma klavuzunda ne diyorsa yapiyorum. dusurmedik, sirf o salak kirec onleyicisini temizlemek icin eve beyaz sirke aldim….. Ne fayda.. icine zaman ayari mi koymuslar nedir, garanti bittigi anda pert oluyor alet..
sirf utu mu ki? kettle’lerim, blender’im…dusundukce deli oluyorum.
Tefal servisi acacagim kafaya koydum. Her tefal urununden dunya para kirarim…
Tefalle isim bitmedi, yerim bitti, devam edecek……..

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, ev işi, saçmasapanlıklar, şikayetlerim

Hayirli gunler-aksamlar-kandiller-yaslar-ramazanlar-bayramlar???

Bu hayirli bilmemneler isi son bes yilda aldi yurudu.
hic sevmiyorum, kullananlari da itici buluyorum
sanki mason selamlasmasi gibi, ozel bir sifre de kendinden olanlari turnusol kagidi gibi ayirt etmeye yariyor
gozumde nazilerin toplama kamplarinda yahudilere-sakatlara-escinsellere koyduklari renkli etiketlerden farki yok.
bizden misin? onlardan misin?
ayrimcilardan uzak durmak lazim. (bu da bir ayrimcilik demeyin bana)
esnafa “hayirli isler” denebilir bir tek.
onun disinda, gunaydin demenin cilki cikmadigi surece bana hayirli gunler denmesi cok anormal geliyor.
hele bugun basladi, msn’de beni her goren
“hayirli ramazanlar”
cevabini da aldi tabi: “ramazanin hayirsizi olmaz kardesim. ramazan icinde “bin aydan hayirli” kadir gecesi var…”
hayirsiz kandil olmaz. boyle bir dilek olamaz yani.
kolestrolsuz kandiller??? olmaz
dogrusu “kandiliniz mubarek olsun” dur. mubarek de kutsal demektir.kutlamaktir.
her neyse…
mubarek aramasi icin tdk sozlugu der ki:
mübarek    Ar. mub¥rek  sf. (müba:rek)
1. Kutlu, kutsal.
2. Uğurlu: “Bunlar senin mübarek elini öpmeye geldiler.” –O. C. Kaygılı.

3. Çok saygı duyulan: Mübarek yüzlü bir ihtiyar.

4. Verimli, bereketli.

5. ünl. Beğenilen, sevilen şeyler için söylenen bir söz: Mübarek, ne güzel yer.

6. alay Kızılan, şaşılan (kimse veya şey): “Ne de hafıza vardı mübarekte, neler de anlatmazdı.” –H. Taner.

1 Yorum

Filed under saçmasapanlıklar, şikayetlerim

özür dilemek bir erdemdir (son paragrafin tekrari)

En önemlisini en sona sakladım, bugünlerde hiçkimse adam gibi özür dilemiyor
varsa yoksa “KUSURA BAKMAYIN”
niye bakmayayım kusura? bana karşı işlenmiş bir kusur bu. Pasa gönlüm isterse bakarım istemezse bakmam, sana ne?
Çabala da kusur işleme.
kusura bakma cümlesi bir tek azarlarken yakışır.
“kusura bakma ama tam bir hödük gibi davranıyorsun”
hakareti yumuşatır.
bir başka özürün etrafından dolasan, özür dilermiş gibi durup da özür dilemeyen laf da şu: “AFEDERSİN”
ETMEM.
Kesinlikle af etmem, affıma güvenme. İşini düzgün yap.
En kötüsü de, amerikanca’dan dönme, sırıtan bir laf:  “ÜZGÜNÜM”
Nerdeyse, seni üzdüğüm için ben özür dileyecek hale geleceğim değil mi bu lafla? …
Üzül istediğin kadar. Önceden düşünseydin….
Hatalı taraf karşıdakinden ÖZÜR DİLER. “Özür dilerim” der. Daha iyisi “özür diliyorum” der.
O zaman bir ihtimal büyüklük bende kalsın diye düşünürüm.
işte böyle…

4 Yorum

Filed under insan olmak, saçmasapanlıklar, şikayetlerim

Saglam mal ureten kalmadi mi? nedir bu servislerden cektigim??

Gecen hafta oglum DVD kumandasini yere caldi. kumandamiz kumanda etmemeye basladi. servise goturdum.
“malesef bunlarin tamiri mumkun degil”
“ya ne yapacagiz?”
“yenisini verelim”
yenisine 55 liradan indirerek pazarlikla 35 lira verdim. kicikirik (literally) kumanda 35 kagit eder mi be? bu dvd kaca ki? 100 filan. demek ki kumanda playerden pahali.
benim bildigim, sehrin her semtinde elektronikci abiler amcalarin dukkani olurdu. havya mavya karmakarisik tezgah cok kotu kokular icinde calisan insanlar olarak hatirlarim. oyuncaktan teybe herseyi uc bes kurusa tamir eder, yedek parcasini bulur bulusturur sorunu hallederlerdi.
ne oldu onlara? kumandamin tamir edilmesini istiyorum.
*-*-*-*-*-*
biter mi? bitmez
modem de bozuldu. nesi var bilmiyorum. servisi ta bilmemnerde. kargola<-> geri gelsin dunyanin parasi tutacak. yeni modem almak daha ucuza geliyor.
hep anlatirlardi almanyadan donenler. eski tvleri bile copun yanina koyarlarmis avrupada felan. yenisi daha ucuzmus, tamir ettirmezlermis
cus derdik
buyuk konusmusuz.
*-*-*-*-*-*
mouse dun sizlere omur. tiklamayi kesti, gokyuzundeku buyuk bilgisayara gitti. aman-zaman. amani zamani yok. teknik servis 18 dolar arti kadeveye (ki simdi bana sorsaniz ne kadar bir mouse, bilmiyorum derim) yenisini takti. o da laptop mouse’iymis, bir de uzatma kablosu almaliymisim. niye? dogrudan masaustu faresi alacagim.
*-*-*-*-*-*

haftasonu kasar peynirini rendelemek icin el blenderine attim. hem de ufak kesip attim ki majesteleri sabikali zaten, daha evvel de kasar cekerken mortu cekmisti, yine zorlanma neticesinde (neyine zorlaniyorsa, bildigin market kasari,elime alip siksam ufalaniyor zaten) koskoca tefal blender tirrr dedi gitti.
kasari cekemeyen tefali neylemeli? servise goturdum 14 nisan 2008de satin alinmis ve zaten bir kere degistirilmis blenderimi. bakalim servis ne diyecek? degistirecek mi? garanti kapsaminda diye ucretsiz onaracaklar mi?
blenderin Turkcesi yok mudur?
TDK karistirici/parcalayici diyor. Karpar diye ozetleyeyim mi?
kasar bile cekemeyen Tefal Prepline El Blenderinden sikayetciyim, akli olan almasin diyorum.
*-*-*-*-
Blender alirken neye dikkat etmeli peki?
icinde motorun bagli oldugu parca plastik oldugundan, zorlandiginda o plastik disli kendisini yiyor. nasil tarif edebilecegimi bilmiyorum. plastik parcali blender almamaliyiz. evde mis gibi rende varken blender neyimize zaten? Allah muhafaza, havuc filan atsaydim blender yanardi bile…ne ise yarayacak peki bu blender? neyi kiyacak? adamakilli ise yarar blenderi nerden buldum biliyor musunuz? ceyizimden. bin yil once Hurriyet gazetesi kupon karsiligi arzum midi mutfak robotu vermisti. aslanlar gibi calisiyor. tefale bin basar o kadar acik soyleyeyim
El blenderinin o ayagi da plastik kapli olani teflon tencereler icin, metal olanı teflona surtunce kaplamayi bozuyor.
cok sinirliyim

1 Yorum

Filed under alışveriş işleri, ev işi, iştahlı işler, saçmasapanlıklar, soruyorum, şikayetlerim

Muhtar ve muhtarlık muhakkaktır

Dun mahallemizin muhtarina ugradim. Bir adet ikametgah gerekli, o ikametgahi da baska yer vermiyor malumunuz..

Aldım 1 adet A4 cikti. Muhur imza, verdim 3 Lira.

Niyeyse?

Hele ki 2008 son aylarinda bankalar bir icat cikardilar, hesap sahiplerinden ikametgah istediler, mahalle dolusu adam en az birer ikametgah alip 3’er lira bayildi. Ne para… Han filan dikmistir muhtarlar herhalde.

Cok sukur ki artik hemen hersey elektronik ortama tasindi (özetle:”FİŞLENDİK” ama o ayri konu) da  bu muhtarlik eziyetinden kurtulmamiz yakin. Secimlerde onlarca kisinin aday olmasi cok normal. oturdugun yerde para basacagin bu kadar kek baska bir is yok memlekette. Kriz filan teget otesi geciyor muhtara.

Bir de secim isi var ki en sacmasi. KPS sinavina girenlerden pekala muhtar atamasi yapilabilir.

http://www.mevzuat.adalet.gov.tr sitesinden elde ettigim bilgiler soyle:

 

Madde 10 – Mahalle muhtarlığına ve ihtiyar kurulu üyeliğine seçilmek için:   

1 – Türk olmak,

    2 – Seçim başlamadan önce en aşağı bir yıldanberi o mahallede oturmakta bulunmuş olmak,

    3 – (25) yaşını bitirmiş olmak,

    4 – Hırsızlık, kaçakçılık, dolandırıcılık, sahtecilik ve sahte kağıtları bilerek kullanmak, inancı kötüye kullanmak gibi yüz kızartıcı suçlardan biriyle veya ağır hapis cezasiyle hükümlü veya kamu hizmetlerinden yasaklı olmamak,

    5 – Türkçe okur yazar olmak, şarttır.

    Madde 11 – Milletvekilleri, İl Umumi Meclisi üyeleri, subaylar, erat, askeri memurlar, yargıçlar, genel, özel ve katma bütçelerle idare edilen daire ve kurumlardan aylık alan memurlar, mahalle muhtar ve ihtiyar kurulu üyeliğine seçilemezler.

muhtarin gorevlerini eklemeye kalksam iki sayfa tutar, isteyen arastirip bulsun.sadece birinci maddeyi aliyorum buraya:

1 – (Nüfus Kanunu) na göre:

    A) Kendilerini nüfus kütüğüne yazdırmamış olanlara ilmühaber vermek.

    B) Nüfus kağıdını kaybedenlere, kendi imzalariyle verecekleri bildirime dayanarak ilmühaber vermek.

    C) Doğum olaylarını nüfus idarelerine bildirmekle ödevli olan baba, veli veya vasilerin dolduracakları olay ilmühaberlerini onamak. (Bu ilmühaberlerde doğan çocuğun adı, soyadı, doğduğu yer, tarih ve günü, baba ve anasının adlariyle soyadları, mahalle, sokak ve ev numarası, şahitlerin adları, soyadları, yaptıkları iş ve oturdukları yer gösterilir.)

    Ç) Ölüm olayları için bulunduğu nüfus dairesine (ölüm gününden başlıyarak en çok on gün içinde) ilmühaber vermek. (Bu ilmühaberde ölenin ve baba ve anasının adlariyle soyadları, ölenin evli olup olmadığı, evli ise kimin koca veya karısı olduğu, yaşı, işi, doğduğu yeri, ölümünün sebebi, günü ve mümkün ise saati yazılır.)

    D) Yerleşmek maksadiyle veya altı aydan fazla devam edecek misafirlik sure tiyle yapılacak yer değiştirmelerinin kütüklere yazılması için ilgililere ilmühaber vermek.

    E) Sanat, sıfat, mezhep ve şekiller gibi hallerin nüfus kütüklerine yazılması için isteyenlere ilmühaber vermek.

Muhtarlarin ayrica maas da aldiklarina dair bir haber aldim ama bilemiyorum asli var mi?

Muhtar olmak cooook sahane bir is. Mazisi temiz, okuryazar bir Turk son bir yilda ayni yerde oturmakta ise, muhtar adayi olabilir, hasbelkader secilebilir bile…

Sacma otesi, ama ne yapayim ki gercek..

Sordum: Muhtarimiz, sabah 8:30 (bazen gecikebiliyormus 10-15 dakika) aksam 17:00 saatleri arasinda masasinin basindaymis. Lukus hayat. Muhtarimizla muhatapsaniz, isiniz dustuyse; mesai saatlerinde kendi isinizi rica minnet asip, yalvara yakara izin alip,kapisina gideceksiniz. Sabah 7’de ac, aksam 10’da kapat muhtar, ne isin var? senin isin secmenlerinin isini halletmek. basimiza amir olma muhtar.

Muhtarimizin bir de ogle yemegi paydosu var. Yani is yeriniz yakinsa ogle paydosunda bir kosu gidip ikametgah ilmuhaberinizi alamiyorsunuz. Muhtar yemege gidiyor. kapiyi kilitliyor. Muhtar zaten yerinde duran biri degilsin, yerinde duran genc arkadastan bir tane daha edin, nobetlese acik tutsunlar makami.

secmenin senden nasil da nefret ediyor muhtar..

on yildir ayni mahallede oturmaktayim, muhtarlikta muhtari uc kere gordum-gormedim. kimbilir ne gibi muhtarsal isleri kovaliyor. Genc bir arkadas bilgisayardan her isi hallediyor, harcimizi aliyor, makbuz filan vermiyor. kimin cebine ne girdigi son derece mechul.

Davulcular gibi, muhtarlarin da ortadan kalkacagi, sadece eski Saban filmlerinde izlenerek gulunecegi gunu iple cekiyorum

(Bu arada: Rahmetli İhsan Yüce ne muhtesem bir köy muhtaridir….)

 

Yorum bırakın

Filed under saçmasapanlıklar, soruyorum, şikayetlerim

Tabakhaneye AVM yetiştirmek…Palladium

Dun ogle saatlerinde gittik gorduk. bezdik donduk.
bir yandan kendimi AVM isleri baskani, ne bileyim, gezi gozlem ve inceleme kolu gibi hissediyorum, ama yolumun uzerindeydi ve insan o kadar billboardi gorunce matah bir sey zannediyor.
Dev bir D harfi..dort katli. gercekten ilginc magazalar da var…tam kapasite calistigi zaman guzel de olur. oralarda (kozyatagi) baskaca gidilebilecek bir yer olmadigindan zengin kesim akacak belli ki. dort bes tane kuyumcu var..kocaman sinema yapmislar. gercekten etkileyici.
ama aceleniz neydi de bitmeden actiniz?????
onumuz bayram millet gelsin alisverisini yapsin diye mi? bilemiyorum.
su haliyle kiyaslarsak PerPa’da bile daha iyi vakit gecirmek mumkun.
bir defa, acaip soguk. montlari arabada biraktik, hata etmisiz. tir tir titredik..
magazalar natamam.
ne tavan kaplamalarinda is var ne de taban dosemelerinde. hadi bunlar maskelenecek, makyajlanacak detay diyelim…tuvaletlerin bir kismi kapali. genel olarak insaat alanini geziyormus da magaza vitrinleri de sanalmis, ne bileyim, sadece duvar kagidiymis gibi duruyor.
hayatimda gordugum en kotu otopark kii, iste buna care yok…
DNR’da bile tam bir duzen hakim degildi. yerler kitap dolu, raflar guya once konuya sonra yazar adina gore dizilmis ama on kisi ayni anda dizmisler sanki. her rafta her harf var. cocuk kitaplari ustuste atilivermis…. aralarda gececek yer yok.
en kotusu de: food courta baliklarla musteriler ayni asansorde cikiyor. zaten asansor de genel olarak tum bina da siva kokuyor.
food court’taki yemekcilerin bir bolumunde henuz sadece kk ve nakit gecmekte. gelen musteriler yemek ceki veya karti teklif ettiklerinde geri cevriliyorlar. hazirliklarini yapamamislar belli ki…paldum bir yer palladium.
80 milyon dolarlik proje diyor google aramasi.
aslinda sembolu Pd olan, gumus renkli bir tur metal anlamina geliyor.
ve buyuk ihtimalle ben, bir daha gitmiyor…

1 Yorum

Filed under alışveriş işleri, gezen güzel olur, oturan gazel olur.., saçmasapanlıklar, şikayetlerim

IKEA’nin restoranında kafam bozuldu

Bugun xxxx dönüşü ikea’ya girdik. Cok da severim ikeada hem gezinmeyi alışverişi, hem de yemeyi icmeyi…
Bugün Çarşamba, Ikea tarifiyle “Çılgın Çarşamba” sabah erken saatte gelene açık büfe kahvaltı mevcut. Hem de bir YTL. Sudan ucuz. Akşam Gazetesinin 08/02/2008 tarihli haberinde kapıda kuyruklar oluştuğu yazılmış…(http://www.aksam.com.tr/haber.asp?a=107926,6&tarih=08.02.2008)  Yani sabahtan bizim restorana girişimize kadar olan süreçte (ki fişimde 13:05 saati mevcut..) bir dolu kişi deli dolu yemek ve EKMEK yemiş olmalı. Şimdi zurnanın zırt dediği yere gelelim. Benim satın aldıgım ekmek (ki o da Doygun marka, temiz ve lezzetlidir, onu da severiz tercih ederiz) üzerinde son kullanma tarihi bugün olarak gözüküyor. Yan masanınkine baktım, onların ekmeğinin son kullanma tarihi 23/07.
Son kullanma tarihi gelmiş, hatta geçmekte olan bir gıdayı satmaya nasıl cesaret ediyorlar bilmiyorum. Kasadaki kişiye şikayet ettim “biliyoruz” dedi. Son gününde dek satıyorlarmış.
Ey IKEA Restoran Şefi. Kaç yıllık restoran işletmecisisin kimbilir…bir günde kaç adet ekmek gideceğini bilirsin, ona göre sipariş verirsin kimseye bayat ekmek yedirmezsin…İdeal koşulda saklanmazsa ekmekler önce gizliden sonra açıkça küflenir. Son kullanma tarihi gelmiş ekmeklerin bir kısmında küf olabilir ve sat sat bitiremediğiniz sayıda ekmek almanızda da bir mantık yoktur….
Ben böyle saçmalıklardan nefret ederim, acaba o güzel köfteler de son kullanma tarihi yakın ve hatta son günü gelmiş, bir ihtimal günü geçmiş kıymalardan mı yapılıyor merak ettim…
Yoksa Doygun IKEA’yla anlaşmış ve satamadığı elinde kalmış ekmekleri ucuz tarafından pazarlama dehasını mı göstermiştir? IKEA da hazır Çılgın Çarşamba günüdür, millet kapıda kuyruktur, çılgınca yemeye hazır ve nazırdır.. beleşten biraz daha pahalı kahvaltıya üşüşen millete “nasıl olsa yirler” mantığıyla iteleme derdinde midir?
onu da bilemiyorum.
Olay mide bulandırıcıdır, ben evimde son kullanma tarihi gelmiş ürünü çoluk çocuğuma yedirmem, bana ya da ailemden birine yedirmeye kalkana da haklı olarak sinirlenirim.

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, iştahlı işler, saçmasapanlıklar, saglik, şikayetlerim