Category Archives: şikayetlerim

Muhtar ve muhtarlık muhakkaktır

Dun mahallemizin muhtarina ugradim. Bir adet ikametgah gerekli, o ikametgahi da baska yer vermiyor malumunuz..

Aldım 1 adet A4 cikti. Muhur imza, verdim 3 Lira.

Niyeyse?

Hele ki 2008 son aylarinda bankalar bir icat cikardilar, hesap sahiplerinden ikametgah istediler, mahalle dolusu adam en az birer ikametgah alip 3’er lira bayildi. Ne para… Han filan dikmistir muhtarlar herhalde.

Cok sukur ki artik hemen hersey elektronik ortama tasindi (özetle:”FİŞLENDİK” ama o ayri konu) da  bu muhtarlik eziyetinden kurtulmamiz yakin. Secimlerde onlarca kisinin aday olmasi cok normal. oturdugun yerde para basacagin bu kadar kek baska bir is yok memlekette. Kriz filan teget otesi geciyor muhtara.

Bir de secim isi var ki en sacmasi. KPS sinavina girenlerden pekala muhtar atamasi yapilabilir.

http://www.mevzuat.adalet.gov.tr sitesinden elde ettigim bilgiler soyle:

 

Madde 10 – Mahalle muhtarlığına ve ihtiyar kurulu üyeliğine seçilmek için:   

1 – Türk olmak,

    2 – Seçim başlamadan önce en aşağı bir yıldanberi o mahallede oturmakta bulunmuş olmak,

    3 – (25) yaşını bitirmiş olmak,

    4 – Hırsızlık, kaçakçılık, dolandırıcılık, sahtecilik ve sahte kağıtları bilerek kullanmak, inancı kötüye kullanmak gibi yüz kızartıcı suçlardan biriyle veya ağır hapis cezasiyle hükümlü veya kamu hizmetlerinden yasaklı olmamak,

    5 – Türkçe okur yazar olmak, şarttır.

    Madde 11 – Milletvekilleri, İl Umumi Meclisi üyeleri, subaylar, erat, askeri memurlar, yargıçlar, genel, özel ve katma bütçelerle idare edilen daire ve kurumlardan aylık alan memurlar, mahalle muhtar ve ihtiyar kurulu üyeliğine seçilemezler.

muhtarin gorevlerini eklemeye kalksam iki sayfa tutar, isteyen arastirip bulsun.sadece birinci maddeyi aliyorum buraya:

1 – (Nüfus Kanunu) na göre:

    A) Kendilerini nüfus kütüğüne yazdırmamış olanlara ilmühaber vermek.

    B) Nüfus kağıdını kaybedenlere, kendi imzalariyle verecekleri bildirime dayanarak ilmühaber vermek.

    C) Doğum olaylarını nüfus idarelerine bildirmekle ödevli olan baba, veli veya vasilerin dolduracakları olay ilmühaberlerini onamak. (Bu ilmühaberlerde doğan çocuğun adı, soyadı, doğduğu yer, tarih ve günü, baba ve anasının adlariyle soyadları, mahalle, sokak ve ev numarası, şahitlerin adları, soyadları, yaptıkları iş ve oturdukları yer gösterilir.)

    Ç) Ölüm olayları için bulunduğu nüfus dairesine (ölüm gününden başlıyarak en çok on gün içinde) ilmühaber vermek. (Bu ilmühaberde ölenin ve baba ve anasının adlariyle soyadları, ölenin evli olup olmadığı, evli ise kimin koca veya karısı olduğu, yaşı, işi, doğduğu yeri, ölümünün sebebi, günü ve mümkün ise saati yazılır.)

    D) Yerleşmek maksadiyle veya altı aydan fazla devam edecek misafirlik sure tiyle yapılacak yer değiştirmelerinin kütüklere yazılması için ilgililere ilmühaber vermek.

    E) Sanat, sıfat, mezhep ve şekiller gibi hallerin nüfus kütüklerine yazılması için isteyenlere ilmühaber vermek.

Muhtarlarin ayrica maas da aldiklarina dair bir haber aldim ama bilemiyorum asli var mi?

Muhtar olmak cooook sahane bir is. Mazisi temiz, okuryazar bir Turk son bir yilda ayni yerde oturmakta ise, muhtar adayi olabilir, hasbelkader secilebilir bile…

Sacma otesi, ama ne yapayim ki gercek..

Sordum: Muhtarimiz, sabah 8:30 (bazen gecikebiliyormus 10-15 dakika) aksam 17:00 saatleri arasinda masasinin basindaymis. Lukus hayat. Muhtarimizla muhatapsaniz, isiniz dustuyse; mesai saatlerinde kendi isinizi rica minnet asip, yalvara yakara izin alip,kapisina gideceksiniz. Sabah 7’de ac, aksam 10’da kapat muhtar, ne isin var? senin isin secmenlerinin isini halletmek. basimiza amir olma muhtar.

Muhtarimizin bir de ogle yemegi paydosu var. Yani is yeriniz yakinsa ogle paydosunda bir kosu gidip ikametgah ilmuhaberinizi alamiyorsunuz. Muhtar yemege gidiyor. kapiyi kilitliyor. Muhtar zaten yerinde duran biri degilsin, yerinde duran genc arkadastan bir tane daha edin, nobetlese acik tutsunlar makami.

secmenin senden nasil da nefret ediyor muhtar..

on yildir ayni mahallede oturmaktayim, muhtarlikta muhtari uc kere gordum-gormedim. kimbilir ne gibi muhtarsal isleri kovaliyor. Genc bir arkadas bilgisayardan her isi hallediyor, harcimizi aliyor, makbuz filan vermiyor. kimin cebine ne girdigi son derece mechul.

Davulcular gibi, muhtarlarin da ortadan kalkacagi, sadece eski Saban filmlerinde izlenerek gulunecegi gunu iple cekiyorum

(Bu arada: Rahmetli İhsan Yüce ne muhtesem bir köy muhtaridir….)

 

Yorum bırakın

Filed under saçmasapanlıklar, soruyorum, şikayetlerim

Tabakhaneye AVM yetiştirmek…Palladium

Dun ogle saatlerinde gittik gorduk. bezdik donduk.
bir yandan kendimi AVM isleri baskani, ne bileyim, gezi gozlem ve inceleme kolu gibi hissediyorum, ama yolumun uzerindeydi ve insan o kadar billboardi gorunce matah bir sey zannediyor.
Dev bir D harfi..dort katli. gercekten ilginc magazalar da var…tam kapasite calistigi zaman guzel de olur. oralarda (kozyatagi) baskaca gidilebilecek bir yer olmadigindan zengin kesim akacak belli ki. dort bes tane kuyumcu var..kocaman sinema yapmislar. gercekten etkileyici.
ama aceleniz neydi de bitmeden actiniz?????
onumuz bayram millet gelsin alisverisini yapsin diye mi? bilemiyorum.
su haliyle kiyaslarsak PerPa’da bile daha iyi vakit gecirmek mumkun.
bir defa, acaip soguk. montlari arabada biraktik, hata etmisiz. tir tir titredik..
magazalar natamam.
ne tavan kaplamalarinda is var ne de taban dosemelerinde. hadi bunlar maskelenecek, makyajlanacak detay diyelim…tuvaletlerin bir kismi kapali. genel olarak insaat alanini geziyormus da magaza vitrinleri de sanalmis, ne bileyim, sadece duvar kagidiymis gibi duruyor.
hayatimda gordugum en kotu otopark kii, iste buna care yok…
DNR’da bile tam bir duzen hakim degildi. yerler kitap dolu, raflar guya once konuya sonra yazar adina gore dizilmis ama on kisi ayni anda dizmisler sanki. her rafta her harf var. cocuk kitaplari ustuste atilivermis…. aralarda gececek yer yok.
en kotusu de: food courta baliklarla musteriler ayni asansorde cikiyor. zaten asansor de genel olarak tum bina da siva kokuyor.
food court’taki yemekcilerin bir bolumunde henuz sadece kk ve nakit gecmekte. gelen musteriler yemek ceki veya karti teklif ettiklerinde geri cevriliyorlar. hazirliklarini yapamamislar belli ki…paldum bir yer palladium.
80 milyon dolarlik proje diyor google aramasi.
aslinda sembolu Pd olan, gumus renkli bir tur metal anlamina geliyor.
ve buyuk ihtimalle ben, bir daha gitmiyor…

1 Yorum

Filed under alışveriş işleri, gezen güzel olur, oturan gazel olur.., saçmasapanlıklar, şikayetlerim

IKEA’nin restoranında kafam bozuldu

Bugun xxxx dönüşü ikea’ya girdik. Cok da severim ikeada hem gezinmeyi alışverişi, hem de yemeyi icmeyi…
Bugün Çarşamba, Ikea tarifiyle “Çılgın Çarşamba” sabah erken saatte gelene açık büfe kahvaltı mevcut. Hem de bir YTL. Sudan ucuz. Akşam Gazetesinin 08/02/2008 tarihli haberinde kapıda kuyruklar oluştuğu yazılmış…(http://www.aksam.com.tr/haber.asp?a=107926,6&tarih=08.02.2008)  Yani sabahtan bizim restorana girişimize kadar olan süreçte (ki fişimde 13:05 saati mevcut..) bir dolu kişi deli dolu yemek ve EKMEK yemiş olmalı. Şimdi zurnanın zırt dediği yere gelelim. Benim satın aldıgım ekmek (ki o da Doygun marka, temiz ve lezzetlidir, onu da severiz tercih ederiz) üzerinde son kullanma tarihi bugün olarak gözüküyor. Yan masanınkine baktım, onların ekmeğinin son kullanma tarihi 23/07.
Son kullanma tarihi gelmiş, hatta geçmekte olan bir gıdayı satmaya nasıl cesaret ediyorlar bilmiyorum. Kasadaki kişiye şikayet ettim “biliyoruz” dedi. Son gününde dek satıyorlarmış.
Ey IKEA Restoran Şefi. Kaç yıllık restoran işletmecisisin kimbilir…bir günde kaç adet ekmek gideceğini bilirsin, ona göre sipariş verirsin kimseye bayat ekmek yedirmezsin…İdeal koşulda saklanmazsa ekmekler önce gizliden sonra açıkça küflenir. Son kullanma tarihi gelmiş ekmeklerin bir kısmında küf olabilir ve sat sat bitiremediğiniz sayıda ekmek almanızda da bir mantık yoktur….
Ben böyle saçmalıklardan nefret ederim, acaba o güzel köfteler de son kullanma tarihi yakın ve hatta son günü gelmiş, bir ihtimal günü geçmiş kıymalardan mı yapılıyor merak ettim…
Yoksa Doygun IKEA’yla anlaşmış ve satamadığı elinde kalmış ekmekleri ucuz tarafından pazarlama dehasını mı göstermiştir? IKEA da hazır Çılgın Çarşamba günüdür, millet kapıda kuyruktur, çılgınca yemeye hazır ve nazırdır.. beleşten biraz daha pahalı kahvaltıya üşüşen millete “nasıl olsa yirler” mantığıyla iteleme derdinde midir?
onu da bilemiyorum.
Olay mide bulandırıcıdır, ben evimde son kullanma tarihi gelmiş ürünü çoluk çocuğuma yedirmem, bana ya da ailemden birine yedirmeye kalkana da haklı olarak sinirlenirim.

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, iştahlı işler, saçmasapanlıklar, saglik, şikayetlerim