Category Archives: saçmasapanlıklar

Muhim olan islevi diyesim var

dunyanin en hizli araclarindan biri Porsche’dir. 

itirazi olan???
 
adamlara bir mail gonderdim ve iki soru sordum. hatta sormustum. uzun zaman oldu, aklimdan cikip gitmis. gecen hafta “okundu bilgisi” geldi.
Your message
 
  To:      Porsche Info (Dogus Otomotiv)
  Subject: İki soru
  Sent:    Sun, 18 Mar 2007 16:47:30 +0200
 
was read on Fri, 22 Jan 2010 09:37:43 +0200
 

her alanda hizli degil demek ki porsche. eger maillerinizi iki yildan daha kisa surede okuyorsaniz;kendinizi “sanal alemde porsche’den de hizliyimdir” diye ovebilisiniz. ben sahsen porsche’a tur bindiririm o kesin.cevap kac yilda gelir onu merak ediyorum simdik…

Yorum bırakın

Filed under ben yazdım, saçmasapanlıklar

disney’in son prensesi+ cizgi filmler

bugune kadar 6 prensese sahiptik. Pamukprenses,uyuyan guzel ve kulkedisi yalan olmasin grimm masali olarak basladilar hayatlarina.
Herbirinin saci basi kiyafeti farkliydi. Kizlar kendilerine benzeyen prensesle ozdeslestirirler kendilerini diye…

her ne olduysa guzel ve cirkin masalinin pek de guzel olmayan geckince prensesi de girdi isin icine.
Sonradan binbir gece masallarindan Alaaddin’in sevgilisi akarap Yasemin cikti.
En son musevi denizkizi kizil sacli Ariel’le tanistik.
Arada kizilderili pokahontas da bir sansini denedi ama tutunamadi…
Simdi siyah baskanin hatirina midir bilmem zenci bir prenses geliyor. Kurbaga prens masalinin prensesi….
Hayirdir diyorum.
*-*-*
artik herkese gore bir cizgi kahraman var. hatta cizgi kahramanlari artik kamuoyu yoklamalari ile icat ediyorlar. ben kucukken erkek cocuklara : ninja kaplumbagalar ve mesela he-man vardi. spiderman-batman sonradan ciktilar. 
baktilar ki: her biri kazik kadar adamlardi ve erkek cocuklarin beklentisi daha cocuk bir cocuk kahraman idi.
ben10’i buldular. hem de her sekle semaile giren asla yenilmeyen bir kahraman. saati calistigi surece kahraman, sair zamanlar bildigin oglan cocugu iste. 
vitrinler yesil siyah. erkek cocuklar hic bu kadar bayilmamislardi bir cizgi kahramana…

ben gene de tenten’i severim ya neyse…


*-*-*
kizlar icin ozellestirilmis winx club da ayri bir dava. eskiden 5 taneydiler bu yil yeni bir winx kizi katilmis. demek talep var… 

*-*-*

ne olursa olsun tom ve jerry’nin tadi hic birinde yok. 

Yorum bırakın

Filed under çocuk, filmler, saçmasapanlıklar, TV

Penti’den memnun degilim

Memnun degilim derken: cocuk coraplarini seviyorum. Kizima cok guzel,renkli desenli sahane coraplar aliyorum. kendime de hamileyken bile kilotlu corap bulabildigim icin tesekkuru de borc bilirim.

ama kendime ne zaman pantolon corabi alsam fos cikti.
lastik koymuyorlar coraba.
coraplar iki adim sonra bilegime iniyor….
corap jartiyeri alacak da degiliz herhalde. hayir oyle incecik baldirlarim da yok ki lastik var ama tutmuyor diyeyim…
lastik yok kardesim. lastiksiz corap nasil olabilir??
gercekten ince bacagi olanlar kesinkes uzak dursun. pazarda elli kurusa satilan pantolon corabi bundan iyidir.

2 Yorum

Filed under alışveriş işleri, çocuk, saçmasapanlıklar

İnceltme işâretime dokunmayın!

Kızım birinci sınıf öğrencisi. Bugun eve bir A4 fotokopi getirdi ödev olarak. okuyacaklarmis.

“İyi kizim,sen oku ben dinleyeyim.”
Fotokopinin ön tarafında “Ş” harfinin bol kullanildigi bir hikaye var. Okuma başladı ve bir de baktim ki: Şakir’i fakir gibi telaffuz ediyor!
“Şaakir diye okuyacaksin..” Aldim fotokopiyi, her Şakir’i Şâkir yaptım verdim. Gayet güzel okudu.
Arka sayfa “Z” harfine ayrilmis, gene bir hikaye ve bu sefer de soz konusu iki kisi: Kazim ve Nazim!
Hadii, bir daha ele aldim, bir ton ^ ekledim, Kazimlari Kâzim, Nazim’lari Nâzim ettim. nasil okunacagini da soyledim. Sorun bitti.
Ben şiddetle şikâyetçiyim bu durumdan. Bu tür metinleri kim hazirliyorsa eli kirilsin!
İlkokul öğrencilerine nokta, virgül, soru işareti gösteriliyor. Madem noktalama işaretleri kullanabiliyorlar, ^ işaretini de kullanmalılar.
İmlaya uygun yazdıklari gibi, noktalama işaretlerine de uymalilar.
*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*
Ey dikkatli Kâri, şimdi sen de soracaksin: kendini bilmez anne, ele veriyorsun talkini, ya bu senin yazilarina ne demeli? İmla senin yanina yanasmamis…
bilgisayari ve interneti icat edip elimize verenler, bizi adam yerine koymadiklarindan Turkce karakter destegi de yok. Yazdiklarimin okunabilir olmasi,imlasindan daha onemli; bu yuzden nice zamandir Turkce karakter kullanmadan yaziyorum.
Ama bundan sonra, kararliyim, ^ isâretini mümkün oldugunca kullanacagim.
 www.tdk.org.tr’deki yazim kılavuzu yardimcimiz olmali.
Aklima Aziz Nesin’in “ah biz eşekler” öyküsü de çağrışım yaptı bu arada…, 
İnceltme işareti kalkmasin. Arkasindan teker teker diger noktalama işaretlerini, ve harflerimizi de kaybederiz de Aii Aii diye iki harfe kaliriz diye korkmak lazim…
Olur da bir gün, Milli Eğitim Bakanı olursam, ilk işim a’ların şapkalarını temin etmek ve dağıtmak olacak…
En güzel dil Türkçe bize, başka dil gece bize.. O kadar…

1 Yorum

Filed under çocuk, kültür, kitaplar, saçmasapanlıklar, soruyorum, şikayetlerim

Esnaf ahlâkı kalmadı mı ne?

Dün C. Abiyle konuşuyordum. Evin iç kapılarını yapan marangozla kavga etmişler. Adam işi teslim edeceğine söz verdiği tarihi 2,5 ay geçirmis!!

İnsan sözünden, hayvan yularından tutulur. Abim çok kızmış çok..
– Yaptıkları işi bir görsen İpek… Hep eksik, hep hatalı. Söylediğim zaman da cevapları hazır: “ee, kul yapısı” deyip çıkıyorlar. Ama Mersedes de kul yapısı ona ne diyeceksin?????
Yerden göğe haklı. Hem bunun kulla kullukla ne ilgisi var? Duasını istemiyorum ki, para veriyorum. Karşılığını da verecek.
*-*-*-*-
yemek masasinin sandalyelerinin yuzleri degisecek. semtimizdeki bir mobilyaciyla anlastim. iki sebebi var : hem semtin esnafi kazansin istiyorum; hem de yakin olsun ki, sorun cikarsa gidip kulagina yapisabileyim.
biliyorum cunku basima gelecegi..
sabah ugradim, kumasa karar verdim onu söyledim. adamcagiz bana “gun icersinde sandalyeleri aldiririz” dedi.
ben de once beni arayin da organize edeyim dedim. anlastik ciktim. aksama kadar arayan soran, gelen giden yok
17:30 aradim.
-yenge alti’da sizde olurlar. modokodan cikmislar
peki…
18:45 ?!?
– yenge isleri uzamis ama mutlaka gelecekler az sonra sizde olurlar
gelmediler tabii.
benim kizdigim nokta, telefonum var. arayın söyleyin. geç kalacagiz, yarin geleceğiz vb vb .
yok…
sabah aradim bir daha konustuk. 11:30da gelip aldilar.
bayrama kadar getiririz dediler.
bakacagim artik..
*-*-*
Iki gun once telefonla bir başka esnafa siparis verdim. “gun icersinde, en gec 4 saatte elinizde olur” dendi.
kim icat ettiyse gun icersini, gun icersinde kalsin insallah.
elbette gelmedi.
geri aradim. kem kum, yarin gelir dendi.
ertesi gun aksam (dun aksam yani, mobilyaci bir yandan dert olusturmaktayken) aradim.
-gelmedi
+biz hemen arastirip size donelim
-donun.
elbette donulmedi.
-ne oldu?
+ kurye bilmemnerde. oradan sonra size gelecek. (o dedigi yerden bize gelecegine Ankara’ya gitse daha cabuk gidilir..imkani mi var…)
– yarina kalsin bari
+ yarin gun icersinde… derken kizdim artik:
– 24 saat oldu ben siparisimi verdim, 4 saat icinde gelecekti. gelmedi bugun gelmedi yarin aksama kadar mi sizi bekleyecegim, sabah dokuzda kapimda olsun
+ olmaz. saat 15’e kadar gelir diyebiliyorum.
– ne diyorsunuz? 15 gec.
+ sabah teslimati icin ekstra para odememiz gerekir
– bana ne o sizin ic meseleniz. sozunuz 4 saatti. sozunuzu tutun.
+ isterseniz siparisinizi iptal edebilirim. (boyle de piskinler)
– olmaz oyle sey, siparisim gelecek. hem de erken gelecek.
+ o zaman soyle bir sey yapalim, 13’ten once gelmesini ayarlarim.
ayarladi herhalde oglen 12’de geldi.
of yani ya!
lutfen sunu okuyunuz:

Yorum bırakın

Filed under aile, insan olmak, saçmasapanlıklar, şikayetlerim

İnce düşünmeyi geçtim, standart düşünün bari…

eve geldim sular akmiyor.
Allah Allah…
Nerde bu su? evde su olmadan olur mu? eve gelince bir elimi yikamak isteyemez miyim?? grip mrip salgını var zaten…
biraz bekledim.. 185’i aradim. “bir ariza yok” dendi.
ee nerede bu su??
Kızımı üst komsuya yolladim. Onlarin da suyu akmiyormus.
Yöneticiye yolladim bu sefer. Yonetici dedi ki: giris kattaki dukkanda tadilat varmis.
ee bana ne?
suyu kesmisler.
peki bizim suyu neden kesmisler?
yönetici bilemiyor. ana vanadan kesmisler suyu.
deli olacagim. Neyse, indi kadincagiz asagi.
Bil bakalım ne olmuş? tadilat bitmis ama zahmet edip vanayi acmadan defolup gitmişler.
gerizekalilar.
Önce, kendi su girişini kapaması gerekirken niye bütün binanın suyunu keser bunlar? Belli değil…
Sonra: insan vana kapatmadan once binaya haber verir:  “su saatler arasi suyunuzu kesecegiz, ozur dileriz.” .. Biz de o sureye yetecek miktarda suyumuzu stoklariz..
(gerci elbette burasi istanbul biliyoruz, suyumuz da var stokta cok sukur. ama her isi yapmanin bir dogru yolu vardir. diger yollar da yanlistir..)
En son: is bitince de kim kapadıysa o açar vanayi.
cok sinirleniyorum cook.

Yorum bırakın

Filed under saçmasapanlıklar, şikayetlerim

“Bir daha Tefal ütü alirsam ellerim kirilsin” mi diyeyim, ne diyeyim?….

Anneannemin Rowenta markaydi galiba; bir ütüsü vardi, rahat 20 yillik filandi. Zamaninda toprakli priz olmadigindan fişi kaç kere yanmis, sonra en yakin elektrikci tarafindan ucu yarim yarim fisler vardi, onunla degistirilmisti. Kablosunun etrafi orgu bir seyle sariliydi. Anlayan anlamistir. baska da enn  ufak bir arizasi olmamisti. 

Universiteyi kazandigimda anneannem artik buharli utu kullanmaktaydi ve bana verdi eskisini. Ufakti filan ama benim icin mukemmeldi.Cok isime yaradi en az 5 yil da ben kullandim. Kaya gibiydi… Altina tülbent sermezsen, naylon karisik kumaslardan yanardi alti. Vimlerdik ayol.. Sirkeyle silerdik mis gibi olurdu…
Yurtta az kahrimizi cekmedi. Bir tas su alirsin yanina, utu odasina inersin. Bir elinle su serpersin kumasina, biraz basarsin utuyu “cossss” eder. Kilic utu yapardik gazete kagidi ile. pileli etegimi utuledim kac defa…
Utu son biraktigimda calisiyordu. Belki hala calisiyordur. Simdi bulsam oper basima koyarim onu….
Utude zaman kaybetmek en sacma sey zaten. Hic sevmem utuyu.. Safi adam/saat isgucu ve elektrik sarfiyati…
Evlenirken heves ettim, Tefal’in o zamanki en iyi utusunu aldim. her yil tamire gitti, ilk iki yil garantiden, ucuncu yil gene gumledi. gitti geldi servise kac defa,en sonunda almadim servisten dunya para istediler tamir icin. ben gidip almayinca atmislar zaten.
internetten gene Tefal program 8 model utu aldim. yeni cikmisti.
gene ayni numara… yilda bir-iki tamire.
parcasi degisti en son. garanti suresindeydi, ucretsiz degisti.
ayni parca gene bozuldu.
degismiyorlar. neymis utunun garantisi bitmis.
e parcayi degistireli bir yil olmadi ki?? takilan parcanin garantisi ayridir; artik sagir sultan bile duymustur, bilir bunu.
anlat anlat, dilinde tuy bitse adamlarin umru degil.
85 lira istediler. vermedim,gittim geri aldim utumu servisten
yemin ederim, benimle ayni anda 5 adet program 8 model utu sikayeti vardi o anda.
gozum gibi bakiyorum utuye bozulmasin diye.. kullanma klavuzunda ne diyorsa yapiyorum. dusurmedik, sirf o salak kirec onleyicisini temizlemek icin eve beyaz sirke aldim….. Ne fayda.. icine zaman ayari mi koymuslar nedir, garanti bittigi anda pert oluyor alet..
sirf utu mu ki? kettle’lerim, blender’im…dusundukce deli oluyorum.
Tefal servisi acacagim kafaya koydum. Her tefal urununden dunya para kirarim…
Tefalle isim bitmedi, yerim bitti, devam edecek……..

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, ev işi, saçmasapanlıklar, şikayetlerim

Hayirli gunler-aksamlar-kandiller-yaslar-ramazanlar-bayramlar???

Bu hayirli bilmemneler isi son bes yilda aldi yurudu.
hic sevmiyorum, kullananlari da itici buluyorum
sanki mason selamlasmasi gibi, ozel bir sifre de kendinden olanlari turnusol kagidi gibi ayirt etmeye yariyor
gozumde nazilerin toplama kamplarinda yahudilere-sakatlara-escinsellere koyduklari renkli etiketlerden farki yok.
bizden misin? onlardan misin?
ayrimcilardan uzak durmak lazim. (bu da bir ayrimcilik demeyin bana)
esnafa “hayirli isler” denebilir bir tek.
onun disinda, gunaydin demenin cilki cikmadigi surece bana hayirli gunler denmesi cok anormal geliyor.
hele bugun basladi, msn’de beni her goren
“hayirli ramazanlar”
cevabini da aldi tabi: “ramazanin hayirsizi olmaz kardesim. ramazan icinde “bin aydan hayirli” kadir gecesi var…”
hayirsiz kandil olmaz. boyle bir dilek olamaz yani.
kolestrolsuz kandiller??? olmaz
dogrusu “kandiliniz mubarek olsun” dur. mubarek de kutsal demektir.kutlamaktir.
her neyse…
mubarek aramasi icin tdk sozlugu der ki:
mübarek    Ar. mub¥rek  sf. (müba:rek)
1. Kutlu, kutsal.
2. Uğurlu: “Bunlar senin mübarek elini öpmeye geldiler.” –O. C. Kaygılı.

3. Çok saygı duyulan: Mübarek yüzlü bir ihtiyar.

4. Verimli, bereketli.

5. ünl. Beğenilen, sevilen şeyler için söylenen bir söz: Mübarek, ne güzel yer.

6. alay Kızılan, şaşılan (kimse veya şey): “Ne de hafıza vardı mübarekte, neler de anlatmazdı.” –H. Taner.

1 Yorum

Filed under saçmasapanlıklar, şikayetlerim

Ben “bayan” degilim!

Son yıllarda türeyen pis bir terim bu “BAYAN” sıfatı. Herkes herkese “bayaan” diye hitap etmekte bir mahzur gormuyor. Bayan sıfatı gayrimuslumler icin kullanilir. Musluman kadinlara bayan diye hitap edilmez.
Bana seslenmek icin “bayan bakar misiniz?” diyenlere, ya da yanimda beni gostererek “bayanin aldigi peynirden..” diyenlere kotu kotu bakıyorum.
Bana Bayan demeyin. Kimseye de demeyin.
Eger adını bilmiyorsaniz “hanim” ya da “hanimefendi” diye hitap edin.
Hele baymak’tan bayan turetimi ile ilgili espiriye hic girmeyelim.
Ben baymıyorum, bayan değilim.

1 Yorum

Filed under insan olmak, saçmasapanlıklar