Category Archives: bakımlı hatun

Elimin hali, elem rengi

Lafı biraz döndürüp dolaştırabilir miyim? Evet..

Öyle çok mükemmel ellerim yok. Kısa,  kalın parmaklı sayılırım. Benden piyanist cikmaz herhalde, ama klavyede üzerime yoktur. Bilgisayara çok uygun ellerim var. Beceriklidirler hem.

Kendilerini isim takacak kadar değilse bile, severim. Zaman zaman dekore bile ederim. Geçen yazlarda, geçici simli dövmelere sardırmıştım. Kına, hastasıyımdır, hiç kaçırmam…

Altın, gümüş, çelik, pırlanta… Takarım. Yakışır da.

Ama bir türlü tırnak uzatmam, oje sürmem. Lisede bile sürmezdim, başka kızlar bayılır, daha cumadan okuldan döner dönmez sürer, pazartesi sabah çıkarırlardı. Bende hiç o merak gelişmedi.

Dolayısıyla, nişanımda, düğünümde filan sürmüşlüğüm, sürdürmüşlüğüm var, ama mesela 9 yaşındaki kızımın kolleksiyonu benim bütün hayatımda kendime satın aldığım oje miktarından on kat fazla.

Tırnaklarım hep kısadır, daha hijyenik buluyorum. daha samimi buluyorum. (tırnak yiyenlerden de nefret ederim, bu arada..)

Bir süre önce, gri ojeye merak sardım. Ama açık uçuk bir gri. Kurşunkalemle boyanmış gibi. Antrasit değil. Bu resimdeki tam istediğim renk değil, zaten flaşla çok açık mavi çıkmış. Ama anlatıyo derdimi..

gri oje

Her neyse, avmlerde ne kadar oje satan yer varsa, her birini aradım taradım, cok da favori bir renk olmadığından sadece 4 tane bulabildim.

kolleksiyon

İşte bunlar. Bir de söyle bir durum var. 2 numara Claire’s’ten alındı. 3 lira. 4  numara Sevil’den ve 10 lira. Aynı firma üretmiş, aynı ambalaj.. Sırf markaya para verdim. Sevil zaten çok tuttuğum bir yer değil, bir daha da zor giderim. Bu kazığı unutmak mümkün değil.

Sevil’inki biraz daha koyu, işte şu:

gri oje

(berbat çekim ve paint terk uygulama için özür dilerim. fotografcilikta hiç iyi degilim)

Aradığım oje 1 numarada yer alan, Golden Rose 134 numara. Gerçekten tam istediğim gibi çıktı. Çok memnun kaldım. Bu arama tarama sırasında elde ettiğim en büyük başarı, en sonda yer alan Golden Rose’de satılan aseton. Bugüne kadar gidip marketten en bilindik asetonu alıyordum, o da yılda bir olan bir şeydi. Gerçi flormar’da ısrar ettiler bi tane de oradan almıştım asetonsuz oje çıkarıcı, beğenmedim. Bitmedi gitti zaten. Atcam yarın.

Neyse, işte bu Golden Rose’dan aldığım, (marka bile zıttırıvıttır, ne işim olur benim goldenrozda? meğer bunu bulacakmışım) aseton şişesi özel tasarım. üst kapağı açıyor, saydam kısmı 45 derece sağa çeviriyorsunuz. Pamuğu şişenin ağzına koyup bir iki bastırıyorsun, yaylı kapak sayesinde dökülüp saçılmadan, ters çevirip sıkmadan asetonlu pamuğunuz oluyor. çok kullanışlı. çok başarılı.  Bitsin içine kolonya dolduracağım, şahane bir icat.

bugünlük de bu kadar saygıdeğer oje severler. bakalım bu hevesim ne kadar sürecek?!?

7 Yorum

Filed under alışveriş işleri, bakımlı hatun, icatlar, kozmetik, severim paylasirim

Lazer iki…Fraksiyonel lazer….

Neredeyse bir yıl oldu… Artık yayına vereyim şunu..

GÜN 0: Kar yağıyor. Ve ben cesaretimi topladım bugün, Fraksiyonel lazer de yaptıracağım…. Fraksiyonel lazer kırışıklıkları silen bir uygulama. İnceleri siliyor, derinleri azaltıyor. Mucize gibi.

Canım doktorumun eline koluna sağlık. Kendim de iyice düsünüp karar verdim yaptirmaya, lakin, şu an cayır cayır yanarken, bir daha yaptirir miyim bilemiyorum. Estetik yaptirmaktan daha ucuz ve daha az acili olacagi kesin. Ama şu geceyi atlatana kadar işte…

Niyetinde misiniz? Çok çok çok iyi bir doktorunuz olsun oncelikle.. Olaydan once bir ya da iki adet parasetamol iceren hap yutup gitmenizde fayda var.

İşlem de çok acıtıyor, sonrası da gerçekten biber gibi yakıyor, güneş yanığından beter….. aradan 8 saat gecti, duzenli olarak yarimsar M. aliyorum. Sadece elmacik kemiklerimde var yanma su anda. Ona da A. suruyorum, dayanmaya calisiyorum. Er gec yarin olacak….

bugun aslinda hava gercekten soguk.. kar yağıyor, daha ne diyeyim? Ama “iyi ki arabada klima varmış” dedim eve gelene kadar. yuzumu dondurdum resmen… Anestezi kremi ve parasetamol tablet yardimi ile rahat uyudum diyebilirim. ertesi sabah acı pek kalmamıştı. M kreme gectim. zaten kremler emilmiyor, yalnızca biraz rahatlatiyor.

GÜN  1: Butun suratim waffle makinesi basilmis gibi kahverengi kareler halindeydi. sislikleri anlatamam…

GÜN 2: bir sonraki gun sisler azaldi, renk tam günes yanigi oldu. insan icine cikilir bir renk degil. kremlenmeye devam. yasasin LUSH… Dream Cream surdum gun boyu..

GÜN 3: sonraki gun. sisler hatiri sayilir miktarda azaldi. hala gunes yanigi, gozluk ve atki ile sokaga ciktim. the hollow man!

GÜN 4:bugun ct: yuzumde hafif ancak daginik bir pembelik var. kremsiz kalinca soyuluyorum.. yarin soyle bir Angels on bare skin peelingi yapmali..

 

tam olarak bir hafta sonra insan içine çıkabildim, on onbeş gün genel bir kızarıklık hakimdi. Sonra soldum. Ve evet, bugün neredeyse bir yıldan sonra, kesin olarak söylemeliyim ki, işe yarıyor.. Çok memnun kaldım. Özellikle yüzün iki yanında, bazı insanların gamzelerinin yer aldığı bölgede gülmekten oluşan (ne yapayım, pek güleryüzlüyüm ben) derin çizgilerim silindi. Bulursam önceki-sırasında-sonraki resimlerimi de ekleyeyim…

Tekrar yaptıracak mıyım? Belki.. Malesef lazer işlemi sırasında özel gözlük takıldığından, şu meşhur kaz ayaklarına ulaşamıyor fransiyonel. Esas dert o zaten bende. Dur bakalım… :)

 

Bu arada, ilk botox deneyimimi yazmış mıydım ben size? :D

 

2 Yorum

Filed under araştırdım, bakımlı hatun, ben yazdım, insan olmak, saglik, severim paylasirim

Kem Aletle Kemalet Olmaz

-bunu yazın basinda yazmak lazımdı aslında-
makyaj malzemelerinin oldugu cekmeceyi elden gecirdim
Önce kendime ne zamandir imrendigim, büyük gosteren ayakli aynalardan aldim
makyaj icin isik cok onemli o yuzden keske isikli olsaydi dedim
sonra hem ayakli hem de isiklisinin mudo conceptte satildigini gorup bozuldum biraz
daha da sonra icimdeki derya baykal fiskirdi, gittim dokunmatik ledlerden aldim
aynaya yapistirdim
goz makyaji icin ustte duruyor
aynayi cevirince alta geliyor, ruj surerken filan iyi oluyor
* kremler yağlı mamuller olduğundan ve bakteri üretmeye çok amade olduklarından, bir seneyi geçmis bütün yüz kremlerini el kremi-ayak kremi olarak kenara attım.
bir senede bitmiyorsa zaten ise yaramaz bir şeydir, faydasını görmemişsinizdir ki sürmemişsinizdir, atınız; kıyamıyorsanız el kremi / ayak kremi olarak değerlendiriniz bitsin gitsin.
** ne kadar göz kalemim varsa eleme yaptım. Gerekli gereksiz kalem almışım, silik, uyduruk olanlarınıini direkt attım. İşe yarayanları bıraktım kutuda. Her birini de açtım tabii. Bir tane siyah renk “sürme” kalemi aldım, o çok güzel iste. Bir de ben kalem göz farı sürerim, toz farı sevmiyorum, onları da eledim. Kalemlerden kötü renkleri, kısa kalmışları atım, zaten kullanmıyorum, kalabalık yapmasınlar.
*** rimelin ömrü altı aydır, altı ayda bitmediyse kurur zaten. Eski rimellerin tamamı çöpe. Bir tane olsun iyisi olsun.
**** Oje dediğin bir yıllıktır. Gecen yıl aldığınız eski ojeleri atın. Yepyeni renkler var piyasada, çok meraklısıysanız aynı rengin sıfırını alın. Bayat oje kullanmayın. Kaç lira ki bir tanesi? Eskileri kullandığınıza değmez. Hem Feng Shui de öyle buyurmuyor mu???
– Rujlar? Evet, rujlar da yağlıdır, oksitlenirler, renk değiştirirler, bir yıl içinde deli gibi bakteri üretirler. On tane ruj alırız ama alıştığımız bir tanesine yapışıp kalırız, dibine kadar kullanırız illa ki…
Eski ruju tutmayın. alın bakın Avon var mis gibi, ya da başka eli yüzü düzgün markalar var. İki tane rujunuz olsun, tertemiz kullanın, altı ayda bir birini atın yenisini alın. Değişiklik iyidir, ferahlarsınız.
–Tokalar taçlar? Taşı düşmüşleri, kenarı sökülmüşleri, evet bildiniz, Yallah!  Bir  bijuteride yarım saat geçirin, iki tane düzgün toka alin kendinize. Nedir ki? Cimri olmayın. Kendinizi sevmezseniz kimseler sevmez
— Kullanıyorsanız makyaj fırçalarınızı ılık sampuanlı suda yarım saat bekletin, durulayıp, kurutup saklayın. Mis gibi olurlar. Saç fırçanızı söylemeye gerek görmüyorum zaten.
—- İste makyaj malzemeleri çekmecesi temizlendi, örtüsü serildi; bir güzel yerleştirildi. Şimdi bak nasıl güzel olacak her şey. Kem aletle kemâlet olmaz. Kullandığın  alet edevat kötüyse, bakımsızsa onunla iyi bir iş çıkaramazsın anlamına gelir..
Fıstık  gibiyiz zaten, bizim makyaja ihtiyacımız yok di mi kızlar??

1 Yorum

Filed under bakımlı hatun, ben yazdım, kozmetik, severim paylasirim