Category Archives: araştırdım

Pet sise kapak kollektorleri

image

Bu iş bayagi ciddilesti. Sokaklarda bu kapak toplama seysilerine rastgeliyorum. kim bu zahmete giriyor, birikenleri kim ne aralik topluyor da bir ise yaratiyor? Nedir bu kapak meraki???

6 Yorum

Filed under araştırdım, çevre

Bitenekadar sitesinden alışverişlerim…

Böyle antin kuntin, hiç bir yerde satıldığını görmediğim ilginç şeyleri satan bir sürü site var. Mesela Buldumbuldum… İndirdik….

Bilirsiniz. Hergün mailleri gelir, garip garip “kim alır ayol bunları” dediğiniz şeylerin 13,99 gibi fiyatlarla satıldığını görür, sonra da silersiniz.

Bir süredir bu bitenekadar maillerini severek izliyordum. O “kim alır Allah aşkına bu ne be?” duygum bir süre sonra “lan amma ilginç şey, aa tam da ihtiyacım vardı,ooo süpermiş” şekline dönüştü..

Aldıklarımdan beğendiklerim de var beğenmediklerim de.. Yorumlarım bunlar:

  • Serinletici/kendinden soğutmalı minder. Evet serinletiyor, garip ve hoş bişey. ilk heyecan geçince, herkes birer kere oturup kaba etini serinletince ilginçliğini yitirdi, malzeme evde biyerde yitti gitti..
  • Çekyat ve baza tipi hurç: aha bu şahane bişey. Karnıyarık kılıklı, ortadan fermuarlı, gerizekalı hurçlarımı attım. Bazanın altına üc tanesi “cuk” diye sığıyor. üç bir tarafı fermuarla açılıyor, insanı dert sahibi etmiyor. pek çok  memnunum…
  • Mıknatıslı kapı sineklik: pimapene montajı imkansız gibi bir şey… içinden iki tane iki metre buzdolabı kapağının mıknatısı olur ya şerit şeklinde, ondan çıkıyor, perde düzgün monte edilebilirse, şıp diye kapanıyor arkanızadan. o kadar beceriyi gösteremedim henüz. Pimapeni raptiyelemekten hoşlanmıyorum, delik delik olması bir yana, raptiye de tutmadığından kendiliğinden düşüveriyor.. 3M çift taraflı bant vardı evde onu harcayarak yarı kapalı bir sineklik ayarlayabildim. :( olmamış bu..
  • elbise katlama sihirbazı : Allahım ne güzel icat!!! on numara.. şahane… alın alın alınnnn. ya da isterseniz konuyu buradan okuyun.
  • Super clean mucize temizleyici jel: oyun hamuru gibi bir şey sanmıştım, camsil rengi, vıcıkça bir jel geldi. Ele yapışmıyor ama denizanası gibi salıyor kendini..
    AMMAA gerçekten başarılı!!! hijyen sağlar mı bilmem ama notebook’un o kadar temiz tutulmasına gayret gösterilmesine rağmen tuş aralarındaki toz ve kırıntıların etkisiyle birçok harf zor basıyordu, ısrar istiyordu, klavye üzerinde bu jeli şöööyle bir ovaladım. Miss.
  • Ahh bra konforlu ve yumuşak sütyen : bildiğimiz sütyenden ziyade, fanilamsı bir şey. tam nene işi. zaten yaşlıca bir teyzemize aldım. TV’de başka bir benzerinin tanıtımını görmüş, rica minnet istedi.. askısı sarkmıyor, kopça yok, terletmiyor ve tertipliyor görüntüyü. T-shirtle filan giyilecek şey değil. Ama sütyenden bezmiş, takmasa pişik olan, yılların etkisiyle toparlayıcı bir ürüne ihtiyaç duyan ve bu konuda dertlenen yaşlı efradına alın. Dua kazandım :))

 

İşte böyleyken, böyle…

3 Yorum

Filed under alışveriş işleri, araştırdım, icatlar, severim paylasirim

İlk Arı Tuzağımız

Niyeyse banyoda iki yabani ari cikti. ikisini de öldürdüm adilerin, ama bunların geldiği yerde genellikle dahası da vardır. Arı tuzağı şart oldu.

image
Sütaş ayran’ in boş şişesini usturuplu bir oranda ikiye kestim. Üst kısım alttan daha kisa olacak.
Alt kısma bal döktüm azicik, gerci bira daha iyi olur diyorlar ama hem baldan eminim, hem de bizde bira bulunmaz..

image

Ust parcanin agiz kısmına ince bir plastik parcasi monte ettim. Bu arada, dikkatinizi yapışkan bantın ucunu kaybetmemek icin kullandigim klipse de celp ederim.
Parcanin üzerinde artı şeklinde bir faça atıp, ic köşelerini dışa büktüm azicik. Tuzağa düşenin geri çıkmasını hiç istemiyorum….

image

image

image

En son, iki parcayi birbirlerine zımbaladım.
En guzel arı tuzağı silindirik şişelerle yapilir. Bkz. kola şişeleri..

Elveda arı eziyeti!

Not: arıları sirke kokusu kaçırır. Arısız balkon ve bahçe kahvaltısı isterseniz, bir fincan sirke koyun sofraya.
Ama sirke kokusu beni de kaçırır, hiç sevmem. En güzeli tuzak…

 

Not 2 : işi ilerlettim: Arı Tuzağı 2

7 Yorum

Filed under araştırdım, ev işi, icatlar, severim paylasirim

Basima bir is geldi :( -ii-

Şu yazıda anlattığım saç dökülmesi sorunumla uğraşmalarım devam ediyor.. Mezoterapi bile yaptırdım. ETG’ye bile girdim. Ooohooo.. Sen sor ben söyleyeyim..

Kadınlara saç nakli neden yapamıyorlar bilmem ki….

*-*-*

En son meşhuuur vitaminli saç bakım yağına bulandım. Teee Güzin abladan beri bilinen, her eczaneden 10-12 liraya alabileceğiniz vitamin iğnelerini badem yağına karıştırıp saça sürmece işte…

İlaç ismi vermek istemiyorum ama herkesin bildiği, Pepanten, Pemiks ve Pevigen ampullerden birer tanesini, 50 ml badem yağına katıp, çalkalayıp bekletmeden saç diplerinize yediriyorsunuz.

 

Öğüt  1: Kolayca çıkarabileceğiniz bir t-shirt veya gömlekle başlayın işte.. 

Öğüt 2: Kapı çalabilir, öyle çıkmamak için bir tülbenti el altında bulundurun.

Öğüt 3: Acemiyseniz, ampulleri selpakla filan tutarak lavabonun üzerinde kırın. Noktaya dikkat! Elinizi kesmeyin, her tarafı batırmayın.. 

Öğüt 4: Bir kürdan bulundurun, ampul içeriğini badem yağına akıtmak zor olur. Kürdanı daldırıp ileri geri oynatın dökerken..

 

Benim saçlarım ense hizasında.. 50 ml badem yağı bana yetiyor. Zaten formül de 50 ml badem yağı için birer ampul. Neticede kafa derisine besleyici bir malzeme olduğundan saç uzunluğundan bağımsız olarak, aynı miktar herkesin kafasına yeter diyorum ben..

Saç boyası fırçası kullanan var, diş fırçasıyla süren var, ben kafamı lavaboya eğip, dörder parmağımı da karışıma bandırıp sonra masajla saç derime sürmeyi tercih ediyorum.

Sonra da zamanında masaj fırçası olarak aldığım silikon uçlu, bir tarafı seyrek bir tarafı sık dişli tarakla iyicene tarayıp saç diplerine kan topluyorum, saç uçlarına kadar da yayılmış oluyor badem yağı..

Bilahare saçları streçe sarıyorsun, 4 saat bekletiyorsun, güzeeelce yıkıyorsun..

Badem yağı soğuk suda bile elden kolayca akıp giden, çok vıcık vıcık olman bir yağ. Güzel kokuyor. B vitamini ise leş gibi kokuyor, ıyyh yani..

Beceremem diyorsanız, alın malzemeleri ve streçinizi, kuaförünüze gidin.. Hem orada yarım saat bir saat kadar da makineye girersiniz.. Fena olmaz..

5 hafta üst üste yap bakalım.. Hiç olmazsa, saçın çıkmasa bile, kalan saçlar gayet bakımlı ve yumuşak oluyor.. Sonra ayda bir filan yaparsın işte.. Mis..

(çam teremeti koysam mı biraz da?)

Bütün maddeler şeffaf olmasına rağmen, çalkalandığında opak oluyor…

Vitamin katkılı saç bakım yağı

image

Sık dişli silikon tarak

image

Tersi, seyrek dişli tarak

image

Saç derisine yedirilmiş karışım (1. hafta)

Strçlenmiş paketli kafa (4. hafta)

9 Yorum

Filed under araştırdım, bakımlı hatun, kozmetik, saglik

Doa kozmetik siparişim geldi, “du bakali n’olcak?”(*)

image

Ben DOA’yı yeni duydum biliyor musunuz?? Ayıp bana..

Siz bir zahmet şuradan duyun: DOA KOZMETİK

Ben bir Lushie‘yim, malum… Ayrıca hayatımı basitleştirmeye çalışıyor, geri dönüşüme inanıyor, doğal içerikli, organik, vegan, hayvanlar üzerinde test edilmeyen kozmetik ürünlerini tercih ediyorum. Çok da seviyorum…

Ve Doa, ama doğa değil…. Nasıl buldum? Nerden nereye, hakkaten “Arif’in Mençıstıra attığı golü” ararken esprisi gibi, gecenin bir yarısı sörfte ulaştım..

İnanamadım, o kadar normal, o kadar güzel ki, bünyem bu saflığa alışık değil, bir tür dolandırıcılık zannettim….

Telefonla Özcan Beyle yarim saat kadar konustuk. İkna oldum. Fair Trade, Ok…Alacağım. Seç seç al, üç lira beş lira ?!?!

Helal-i hoş olsun verdiğim paralar, beni çok mutlu etti Lush. Ama sanırım, yolları ayırdık.. Bazı gerçekten vazgeçemeyeceğim ürünleri hariç, zor…

DOA’dan aldıklarım, zamanında ulaştı. Bu bir artı puan…

Bütün ürün gruplarından aldım, (hayır buldumcuk olmadım, bir kısmını merak ediyordum, (bkz argan yağının önemi), bir kısmına da ihtiyacım vardı, (şampuanım bitti bitecek…) denedikçe yazacağım..

  • 400 ml Şampuan ve 400 ml Saç Kremi: Denendi. Şampuan güzel kokuyor, çok güzel temizliyor ve 3-4 kullanımdan sonra saç derisi kendine geliyor. Anlatmakla olmaz. Alın görün. Krem de iyi… 10 puan. 
  • Ayak Bakım Seti  :tahta kutu içerisinde:
    20 ml ayak bakım yağı (shea butter+tea tree oil+menthol)
    zencefil sabunu
    Fesleğen kremi + kabak lifi+ ayak bakımı ve masaj broşürü
    (bakım yağı ve broşür çıkmadı benim kutudan, ama olsun artık, eminim yoğunluktandır)
  • Anneler günü cilt bakım seti:

1 Adet DOA krem
(Melisa veya Fesleğen)
1 Adet Body lotion
1 Adet 100 ml SHEA BUTTER
1 ADET 20 ml Pirinç Kepeği Yağı
4 ADET Sabun

Melissa Kremi denedim, şahane. Sürün sürüştürün… Yumuşacık.. Evdeki bütüüün diğer kremleri hooop freecycle.. Bundan başka krem tanımam. Yaşasın Shea yağı!!!!!

Fesleğen kremi, denettirdiğim şahsa kaptırdım. :(  hemen yenisi sipariş edilecek, onun kokusu da daha mı iyiydi ne??? 

SABUNLAR: Güzel kokuyor, gayet kuru, elleri yıpratmıyor ve temizlikte başarılı.

Argan yağı: Nemlendirici olarak bir damla kullanıyorum, elime bulaşanları da saç uçlarıma yediriyorum. Bende “bir güzellik” bulanlar arttı ama bu mu kaynağı bilmem.Pek anlamadım ben.

Duş jeli : güzel kokuyor, güzel temizliyor. Zaten şu ya da bu SLS içeren duş jelini kullanıyoruz, Neden DOA’nınki olmasın? 

Hediye olarak şahane bir “her şey satılık değil” broşürü eşliğinde bir adet saç bakım maskesi geldi.. Kullananlar çok beğenmiş, en kısa sürede denenecek.. -şu dört haftalık bakım seanslarım bitsin, sonra bunu deneyeceğim, araya girmesin şimdi)
(Not: Bugün denedim. kısa saçlıyım, kutunun 1/3’ü yetti. Bir duş bonesi takıp beklettim. Sonuç? Saçlarım çok güzel kokuyor ve yumuşacık. Yarın şekillendirince tekrar göreceğiz durumu)
Bir tane çok cici, sanırım bambu tarak çıktı kolimden… :))
Bir kaç adet broşüre zımbalanmış Erguvan Tohumu geldi. En güzeli de bunlar. Beleş ürünler,hediyeler herkesi cezbeder ama gelecek için güzel bir ağaç tohumunun ikramı, beni benden aldı….Umarım ekebilir ve yaşatabilirim…
Şimdi, alt alta yazıp toplasak, dur bi daha sayayım, evet 14 tane ürün aldım, anneler günü kampanyası filan da var, kargo da ücretsiz, tanesi 3-4 liraya geldi, az çok kozmetik sektöründe sayılırım, çalan vermez ayol bu rakama!
(*) Aziz Nesin’den çok muhteşem bir öykü. Tam yeri ve zamanında cuk oturur bu deyim :)
——————————–
2. siparişim:
doa 2

33 Yorum

Filed under alışveriş işleri, araştırdım, çevre, bakımlı hatun, icatlar, kozmetik, saglik, severim paylasirim

Pro Nail maceram. Manikür Pedikürün en üst noktası

Neçe zaman sonra kendi bilgisayarımın başına çöktüm. Resimleri elden geçiriyorum, aslında gözden geçiriyorum… Çoook uzun zaman önce yazmayı planladığım bir sürü şey buldum. Aslında, bunu yazmışım gibime geliyor ama.. Neyse bir daha yazalım.

Gecen yıl, bir indirim fırsatı sitesinden Pro Nail manikür promosyonu satın aldım.

Pek maniküre pediküre gitmem. Hepatit B ve AIDS dahil ödüm kopar. O yüzden ne kuaförde, ne de öyle harcıalem sokak arası manikürcülere ASLA gitmem. Mazallah. Korkulu rüya görmektense uyanık yatmayı tercih ederim.

Pronail’de otoklav var. Bu da ameliyathane hijyeni demek. Tam aradığım şey…

Uzun zamandır uğraşa uğraşa, kendi kendime şahane manikür pedikür yapabiliyorum artık. Bayağı bir manikür setim var. Tırnaklarımı kısa severim, oje moje de kırk yılda bir… Çocukların tırnakları da benden soruluyor.. İyidir… Pronaili denemek istiyordum, kupon işi de olunca, sevdim.

İşte bir heves, aldık kuponu, randevu da aldık. Kızımla kalktık gittik. Bağdat caddesinde bir zemin katta mekan. Acaip temiz ve lüks gözüküyor. Bildiğimiz kuaför manikürcüsü değil, belli. İçime sindi açıkçası…

İşte sonuçlar:

Işıklı jakuzili pedikür küveti….

Kızıma da gökkuşağı oje uygulaması yapıldı. Hamfendi acaip memnun kaldı…

Ve Son Hali… Şahane…

Eşimin dikine kırılan ve bir türlü düzelmeyen tırnağına da (sağda) akrilik uygulaması yapıldı. Bir ay sonra tırnak pürüzsüz bir şekilde uzadı ve sorun ortadan kalktı. Çok iyi bir icat!! Tırnak yiyenler icin kesin çözüm…

Herkese tavsiye ederim.

http://www.pronail.com.tr/

Unutmadan:  Bir de mango-hindistan cevizi iceren el losyonu aldım. Nefis kokuyor, hemen emiliyor ve çok iyi nemlendiriyor. O da tavsiyemdir. Başka çeşitleri de var, zevkinize göre artık..

Alışveriş için : http://www.kozmetikpro.com/

İnanılmaz renklerdeki ojeler hakkında siteden aldığım bilgi:

Cnd oje ler şu an dünyada satılan en sağlıklı ojedir. Oje yapımında yoğun olarak kullanılan şu 3 bileşeni içermezler.DBP (Dibutil Flatat): Yapıştırıcılar ve matbaa mürekkeplerinde kullanılan kanserojen katkı maddesi,
TOLUEN: Solunduğunda sinir sistemini olumsuz etkileyen depresyona yol açtığı kanıtlanmış bir kimyasal,

FORMALDEHİT: Nefes darlığı riski yaratan bir kimyasal,Aldığınız oje de bu kimyasalların kullanılmıyor olmasına özellikle dikkat ediniz. CND oje leri kesinlikle bu veya bunlar gibi sağlığa zararlı hiçbir katkı maddesi içermemektedir. Hamile bayanların kullanımına uygundur.

Sağlıklı oje yi kaliteli sonuçla birleştiren CND oje ler;
– Tek katta kapatıcı özelliğe sahiptir. 2 dakika içerisinde kurur.
– 4-5 gün boyunca ilk andaki parlaklıklarını korurlar.Renkler ve efektler ile sınırsız çeşit oluşturabilirsiniz.Renk üzerine uygulayacağınız her efekt rengin etkisini daha çarpıcı hale getirir.

Maksimum performans için oje altı (BASE COAT) ve oje üstü (TOP COAT) ürünleri ile birlikte kullanım süresini daha da uzatmanız mümkündür.
Farklı ihtiyaçlara göre geliştirilmiş oje altı ve oje üstü ürünleri ile ojeniz daha uzun ömürlü, tırnaklarınız, kusursuz ve daha bakımlı olur.

1 Yorum

Filed under araştırdım, bakımlı hatun, gezen güzel olur, kozmetik, severim paylasirim

Lazer iki…Fraksiyonel lazer….

Neredeyse bir yıl oldu… Artık yayına vereyim şunu..

GÜN 0: Kar yağıyor. Ve ben cesaretimi topladım bugün, Fraksiyonel lazer de yaptıracağım…. Fraksiyonel lazer kırışıklıkları silen bir uygulama. İnceleri siliyor, derinleri azaltıyor. Mucize gibi.

Canım doktorumun eline koluna sağlık. Kendim de iyice düsünüp karar verdim yaptirmaya, lakin, şu an cayır cayır yanarken, bir daha yaptirir miyim bilemiyorum. Estetik yaptirmaktan daha ucuz ve daha az acili olacagi kesin. Ama şu geceyi atlatana kadar işte…

Niyetinde misiniz? Çok çok çok iyi bir doktorunuz olsun oncelikle.. Olaydan once bir ya da iki adet parasetamol iceren hap yutup gitmenizde fayda var.

İşlem de çok acıtıyor, sonrası da gerçekten biber gibi yakıyor, güneş yanığından beter….. aradan 8 saat gecti, duzenli olarak yarimsar M. aliyorum. Sadece elmacik kemiklerimde var yanma su anda. Ona da A. suruyorum, dayanmaya calisiyorum. Er gec yarin olacak….

bugun aslinda hava gercekten soguk.. kar yağıyor, daha ne diyeyim? Ama “iyi ki arabada klima varmış” dedim eve gelene kadar. yuzumu dondurdum resmen… Anestezi kremi ve parasetamol tablet yardimi ile rahat uyudum diyebilirim. ertesi sabah acı pek kalmamıştı. M kreme gectim. zaten kremler emilmiyor, yalnızca biraz rahatlatiyor.

GÜN  1: Butun suratim waffle makinesi basilmis gibi kahverengi kareler halindeydi. sislikleri anlatamam…

GÜN 2: bir sonraki gun sisler azaldi, renk tam günes yanigi oldu. insan icine cikilir bir renk degil. kremlenmeye devam. yasasin LUSH… Dream Cream surdum gun boyu..

GÜN 3: sonraki gun. sisler hatiri sayilir miktarda azaldi. hala gunes yanigi, gozluk ve atki ile sokaga ciktim. the hollow man!

GÜN 4:bugun ct: yuzumde hafif ancak daginik bir pembelik var. kremsiz kalinca soyuluyorum.. yarin soyle bir Angels on bare skin peelingi yapmali..

 

tam olarak bir hafta sonra insan içine çıkabildim, on onbeş gün genel bir kızarıklık hakimdi. Sonra soldum. Ve evet, bugün neredeyse bir yıldan sonra, kesin olarak söylemeliyim ki, işe yarıyor.. Çok memnun kaldım. Özellikle yüzün iki yanında, bazı insanların gamzelerinin yer aldığı bölgede gülmekten oluşan (ne yapayım, pek güleryüzlüyüm ben) derin çizgilerim silindi. Bulursam önceki-sırasında-sonraki resimlerimi de ekleyeyim…

Tekrar yaptıracak mıyım? Belki.. Malesef lazer işlemi sırasında özel gözlük takıldığından, şu meşhur kaz ayaklarına ulaşamıyor fransiyonel. Esas dert o zaten bende. Dur bakalım… :)

 

Bu arada, ilk botox deneyimimi yazmış mıydım ben size? :D

 

2 Yorum

Filed under araştırdım, bakımlı hatun, ben yazdım, insan olmak, saglik, severim paylasirim

Polonezde domuz eti var mi? Yok

uzun zaman önce o malum mail zinciri bana da ulaştı. şimdi buraya tekrar kopyalamayayım ama elhamdülillah müslüman olunca, insan degil satin almak, geçerken markette bulunduğu rafa tükürmek istiyor. o kadar iddiali ve mide bulandirici bir mail.

hayir zaten o gune kadar da almis oldugumuz bir  marka degildi, sonrasinda da almadik.

ne geregi vardı?  “şüphedeysen terket”ti …

adamın biri beni sollamış, gitmiş TBMM (evet yazı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne) dilekçe vermiş ve konuyu araştırtmış :)

ben bir vatandaş olarak çok çok belediye beyaz masaya, zaman zaman da 155’e şikayetlerimi bildiririm ama meclise dilekce verebilecegimi bilmiyordum. Güzelmiş. Vekillerimiz de bir dilekçe komisyonu kurmuşlar araştırıp incelemişler..

[saplama: dilekce tarihi 07/12/2009.  karar tarihi: 11/06/2010 yayın tarihi 03/03/2011. dilekçe işleme girmek için 6 ay beklemiş, karar da 9 ay nerelerde takıldıysa bir türlü yayına girmemiş.]

Komisyon kararının orijinaline şuradan ulaşabilirsiniz.

Özetlee: karardan aynen kopyala-yapıştır yaptım :

, İstanbul’da faaliyet gösteren bir domuz çiftliği bulunmadığı

iyi. guzel. aferin. benim kafamdaki sorular tam yanitlanmasa da konuyu ele alip cevaplamislar.

Türkiye’de kayitli iki tane çiftlik varmış, onlar da kendi otellerinde filan kullaniyorlarmis, detaylari acar okursunuz.

iyi mi iyi.

Polonez alir miyim? Almam.

Polonezde domuz eti var diyen de yalan söylemiş olur.

Esasen başka markam var benim, değiştirmeyi hiiiiç düşünmüyorum.

* ha müslümanım da her haramdan kaçındım da bir tek domuz mu kaldi? yok. ama ne bileyim bir türlü içime sinmiyor domuz eti yeme fikri. şarap da haram, e içtik zamanında bir kaç kadeh. hic de umrumda degil. çifte standart mıdır bilmem…

** Bağdat caddesi Kırıntı’nın menüsünde Bacon vb gordugumden beri [dev saplama –>

(baska gorenler? şu arkadas  :

  1. turkiyede domuz etini menusune koydugunu gordugum ilk ve tek turk restoranti… bolero`yu tavsiye ederim… moda kirintinin pitalari da agizlara layiktir.
    (cupid of hatred, 05.04.2003 03:13)

ve digerleri) ] oradan da uzak dururum. Geçenlerde de  Vapiano’da rastladık…O da bitti benim için..

ne bileyim benim yemegim bacon pisirilmis  ızgarada, tavada pişmesin istiyorum. huysuzum ben.

**** arastirma tembeli icin baska linkler:

şu, şu, şu hatta bizzat polonez’den  şu..

bu hoaxa adı karıştırılan ve haklı olarak agzinin tadi da kacan  Tübitak Görevlisi Ömer Kızılırmak’ın cevabi yazısının da ekte olduğu uzun metin ise şurada

ben ikna oldum,  ama işiniz yoksa siz de inceleyin.

zaten maille gelen karalama mesajlarina, spamlara hoaxlara kesinlikle inanmam. siz de inanmayin.

3 Yorum

Filed under araştırdım, soruyorum

2010-2011 Eğitim Yılı Okul Tatilleri/İstanbul’a özel resmi tatil takvimi


Evet biliyorum daha 2010 okul tatili baslamadi ama simdiden bilgiyi aldim paylasayim dedim: 

bu seneki resmi tatiller listesini huzurlariniza getiriyorum:

  • Zafer Bayramı : 30/08/2010 Pazartesi
  • Ramazan Bayramı : 09/09/2010 Perşembe
  • 2010-2011 Öğretim Yılının başlaması : 13/09/2010 Pazartesi (1. sinif ogrencileri icin uyum haftasi) 
  • 2010-2011 Öğretim Yılının başlaması : 20/09/2010 Pazartesi (Tüm ilköğretim ogrencileri icin) 
  • İstanbul’un kurtuluşu : 06/10/2010 Çarşamba
  • Cumhuriyet Bayramı : 29/10/2010 Cuma
  • Atatürk’ü anma günü : 10/11/2010 Çarşamba
  • Öğretmenler günü : 24/11/2010 Çarşamba
  • Kurban bayramı : 16/11/2010 Salı
  • Yılbaşı tatili : 01/01/2011 Cumartesi
  • 1. Dönem sonu : 28/01/2011 Cuma
  • Yariyil tatili : 28/01-11/02/2011
  • 2. Yariyil baslangici : 14/02/2011 Pazartesi
  • Çanakkale şehitlerini anma günü : 18/03/2011 Cuma
  • 23 Nisan ulusal egemenlik ve cocuk bayrami : 23/04/2011 Cumartesi
  • 19 Mayis Atatürk’ü anma,gençlik ve spor bayrami : 19/09/2011 Perşembe
  • İstanbul’un fethinin 558. yildonumu : 29/05/2011 Pazar
  • Öğretim yili sonu : 17/06/2011 Cuma

 

1 Yorum

Filed under araştırdım, ben yazdım, OKUL, severim paylasirim

Bilgisayari hizlandirmak icin… Revo Uninstaller

Bir ton program yukluyoruz,sonra da birikip kaliyor bilgisayari cok yavaslatiyor.. Bir iki kesfimi yazmak istiyorum… Oncelikle, sag altta saat simgesinin yaninda tika basa dolu olan program kisayollari vardir. Ilk acilista bilgisayar onlari teker teker yukleyip hazir ediyor. Bu da agirlasmaya sebep oluyor. Durduk yere yük.. Mesela benim bir turlu kurtulamadigim Nokia programi vardi..PC Suite Tray. Telefonu baglayip goruntu filan aktardigim zaman lazim onun disinda bosu bosuna duruyor orada ve durdursam bile her acilista tekrar cikiyor…

iste bu sorunun cozumu su:
Revo uninstaller.
sadece bu sorunu degil bir suru baska sorunu cozerek bilgisayarda epeyce bos alan aciyor insana. diger ozelliklerini sonra yazarim onemli olan su anda bu saatin yanindaki simgeler konusu…
Google’dan bulup ucretsiz olan bu programi indirin ve calistirin… (bilgisayardan az cok anliyorsaniz yapin bunu yoksa hic ellemeyin ayarlari bozar bir de format masrafina girersiniz, uyarmadi demeyin)
Araclar sekmesinde Optimizasyon kisminda AutoRun Yoneticisi var. Oradaki listede, bilgisayarin acilisinda otomatik acilmasini istemediginiz her seyin yanindaki check isaretini kaldirin. programlarin adlarini ve ne ise yaradiklarini kesinkes biliyorsaniz yapin bunu, yoksa dert acarsiniz “bilmiyordum” demeyin..
iste bu kadar
Azicik ferahlamis bir bilgisayariniz olacak…
 Bu programin esas guzel kismi sahane bir uninstaller (kaldirma) programi olmasi. Yuklenmis de silinmesi unutulmus, silinmis de gene de bilgisayarin saginda solunda izi tozu,tortusu, hayalet dosyalari kalmis bir suru programi sisteminizden NET olarak kaldiriyor.
Ama tekrar uyarayim…Bilmediginiz programi silmeye kalkmayin,cokmus bilgisayarla bas basa kalirsiniz…..

Yorum bırakın

Filed under araştırdım, bilgisayar