Category Archives: aile

Deli pösteki sayıyor -ii-… Aile albümü

Daha evvel de belirttiğim gibi,

“Bazen kendime şaşıyorum. Bir şeyin cılkı nasıl çıkarılır, hakikaten bu konuda uzmanım. İlla herşeyi dört başı mamur yapacağım diye delimsirek işlere kalkışıyorum.”

Bir projem de aile albümü. Hem benim hem eşimin annesinde şu eski, kabartma bakır albümlerden vardı. Siyah kartondan sayfaları ve her sayfanın arasında da beyaz pelur kağıdı olan, çok zarif çok eski çok güzel albümler. Hemen el koydum ve bağlantılı bir projeye başladım.. (onu sonra anlatcam, konu çok dağıldı)

2012-06-21 00.30.45


2012-11-09 11.09.10

Bir sayfa ve köşebentleri

2012-11-09 11.08.32

Köşebentler (bir tanesi ters, arkasındaki ince kağıdı sıyırıp yapıştırabiliyordunuz. işin sırrı, önce fotoğrafa köşebent takmak, sonra albüme yapıştırmaktı)

2012-11-09 11.08.09

Ayırma sayfası

2012-11-09 11.10.36

Tabii sadece iki üç albüm var fakat en az üçüyüz dörtyüz tane de münferit fotoğraf çekmecelere, dolaplara, zarflara, poşetlere doldurulmuş vaziyette beklemekte. Ben kendi adıma tertibin düzenin sevdalısı bir insan olarak bütün fotoğraflarım albümlerde tarih sırasına göre dizili olarak bulunduruyorum. Fekat ne annem ne de kayınvaldem (ne de tanıdığım başka hiç kimse) buna vakit ayırmamışlar şimdiye kadar.

Ben de albümleri ele aldım. Öncelikle bütün fotoları söktüm. Normalde fotoğrafların köşebentlere takılı olması lazım ama, bir çok fotoğraf malesef uhuyla yapıştırılmış.:(

Resimler nemlenmiş, kenarları yıpranmış, üzerleri parmak izi dolmuş… Poşetlerde bekleyen resimlerle birleştirdim. (fotoğraf denmesi gerektiğini biliyorum, resim yazmak daha kolay kusura bakmayın) Sonra hepsini kronolojik sıraya dizdim. Çocukların büyümeleri, kıyafetlerin benzerliği, ailelerin ortak yönleri derken belli bir şablona göre düzenledim, sonra tek tek, yeni aldığım albümlere istifledim onları.

Sonra dayanamadım.. (Hem de vermeye kıyamadım, neticede çocuklarımın kültür mirası) oturup hepsini taramaya ve dijital ortama aktarmaya karar verdim.

Gittim bir tarayıcı aldım. Canon 210. 4800×4800 dpi (ne demekse?) çözünürlüğü var, çok net ve hızlı tarıyor. Renkli resimler 2 MB kadar yer kaplamakta. Çok can sıkıcı, derhal harici bir disk alıp oraya atmalıyım belki de..

Her ne ise, şu ana kadar bir albümün yarısını ele alabildim. Yaklaşık 100-120 fotoğraf bilgisayarda yerini aldı. Aileden istediğim herkesle de online olarak paylaşabiliyorum. Bu da nefis bir şey.

Herkese tavsiye ederim. Vaktiniz varsa, ve hafif deli iseniz, sabırla çok güzel bir dijital albümünüz oluyor…

Önceki bölüm: Deli pösteki sayıyor -i-

Son bölüm: Deli pösteki sayıyor -iii-

5 Yorum

Filed under aile, çocuk, bilgisayar, ev işi, severim paylasirim, tertip

Deli pösteki sayıyor -i-… Aile ağacı

Bazen kendime şaşıyorum. Bir şeyin cılkı nasıl çıkarılır, hakikaten bu konuda uzmanım. İlla herşeyi dört başı mamur yapacağım diye delimsirek işlere kalkışıyorum.

Uzun zamandır yapmaya çalıştığım bir şey var. Aile ağacı…

Bu iş için myheritage sitesini kullanıyorum. Secere.org da iyidir.

Çok akraba bilmem ama şu ana kadar 176 kişi oldu. Sıksam bi bu kadar daha çıkar :))

Derhal yengelerimi arayıp aradaki boşlukları doldurmam lazım. Temel akrabaları, birinci ikinci derece yakınlarımı kendim ekledim. Facebook’tan bakıp evlenenleri, çocuğu olanları saptadım, yeni nesili de ekledim..

Aile büyüklerine danışma zamanım geldi. >Bunu son yaptığımda aileden, uzak akrabadan ölenler olduğunu öğrenmiş ve şok yaşamıştım. Haberimiz dahi olmadı :(( Allah rahmet eylesin.

Bir benim değil eşimin tarafını da ekliyorum.. Epeyce detaylı bir hale geliyor, göz kamaştırıyor…

Soyağacı işini öneririm. Şecere iyi bir şeydir. Kan da sudan ağırdır.

vişne

Sonraki bölüm: Deli pösteki sayıyor -ii-

Son bölüm: Deli pösteki sayıyor -iii-

2 Yorum

Filed under aile, çocuk, insan olmak, kültür, severim paylasirim

itiraf.bom -ii-

Yaşıtım kızlar hep aynı şeyi söylüyorlar..

– “Ben annem gibi olmayacağım demiştim hep, ama bakıyorum aynı annem oldum çıktım.”

benim başıma farklı bir şey geldi. Allah gani gani rahmet eylesin, babama döndüm.

Zamanında bize iyi dayanmış, yemin ederim çekilir gibi değil… Bıkıp usanırdık hep aynı lafları işitmekten. Adam yerdeeeen göğe haklıymış arkadaş.  Ve aynı cümleleri şimdi bir kez de benden dinleyin:

“şampuanın kapağını kapatın”

“diş macununun kapağını kapatın”

“ört o lambayı, nakış mı işliycen orda? gündüz gözüne ışık yakılmaz”

“suyu çok akıtma”

“çıktığınız odanın ışığını, kapısını kapatın evladım”

“bitir önündekini, sonra”

“bir kere giyip atmayın kirliye, her gün ayrı pijama mı giyilir, günah yavrum deterjana”

“yemekte konuşulmaz”

“bir pirinç tanesi bile bırakmayın tabakta, çok günah”

Buyrun geliyor:

6 Yorum

Filed under aile, çocuk

Esnaf ahlâkı kalmadı mı ne?

Dün C. Abiyle konuşuyordum. Evin iç kapılarını yapan marangozla kavga etmişler. Adam işi teslim edeceğine söz verdiği tarihi 2,5 ay geçirmis!!

İnsan sözünden, hayvan yularından tutulur. Abim çok kızmış çok..
– Yaptıkları işi bir görsen İpek… Hep eksik, hep hatalı. Söylediğim zaman da cevapları hazır: “ee, kul yapısı” deyip çıkıyorlar. Ama Mersedes de kul yapısı ona ne diyeceksin?????
Yerden göğe haklı. Hem bunun kulla kullukla ne ilgisi var? Duasını istemiyorum ki, para veriyorum. Karşılığını da verecek.
*-*-*-*-
yemek masasinin sandalyelerinin yuzleri degisecek. semtimizdeki bir mobilyaciyla anlastim. iki sebebi var : hem semtin esnafi kazansin istiyorum; hem de yakin olsun ki, sorun cikarsa gidip kulagina yapisabileyim.
biliyorum cunku basima gelecegi..
sabah ugradim, kumasa karar verdim onu söyledim. adamcagiz bana “gun icersinde sandalyeleri aldiririz” dedi.
ben de once beni arayin da organize edeyim dedim. anlastik ciktim. aksama kadar arayan soran, gelen giden yok
17:30 aradim.
-yenge alti’da sizde olurlar. modokodan cikmislar
peki…
18:45 ?!?
– yenge isleri uzamis ama mutlaka gelecekler az sonra sizde olurlar
gelmediler tabii.
benim kizdigim nokta, telefonum var. arayın söyleyin. geç kalacagiz, yarin geleceğiz vb vb .
yok…
sabah aradim bir daha konustuk. 11:30da gelip aldilar.
bayrama kadar getiririz dediler.
bakacagim artik..
*-*-*
Iki gun once telefonla bir başka esnafa siparis verdim. “gun icersinde, en gec 4 saatte elinizde olur” dendi.
kim icat ettiyse gun icersini, gun icersinde kalsin insallah.
elbette gelmedi.
geri aradim. kem kum, yarin gelir dendi.
ertesi gun aksam (dun aksam yani, mobilyaci bir yandan dert olusturmaktayken) aradim.
-gelmedi
+biz hemen arastirip size donelim
-donun.
elbette donulmedi.
-ne oldu?
+ kurye bilmemnerde. oradan sonra size gelecek. (o dedigi yerden bize gelecegine Ankara’ya gitse daha cabuk gidilir..imkani mi var…)
– yarina kalsin bari
+ yarin gun icersinde… derken kizdim artik:
– 24 saat oldu ben siparisimi verdim, 4 saat icinde gelecekti. gelmedi bugun gelmedi yarin aksama kadar mi sizi bekleyecegim, sabah dokuzda kapimda olsun
+ olmaz. saat 15’e kadar gelir diyebiliyorum.
– ne diyorsunuz? 15 gec.
+ sabah teslimati icin ekstra para odememiz gerekir
– bana ne o sizin ic meseleniz. sozunuz 4 saatti. sozunuzu tutun.
+ isterseniz siparisinizi iptal edebilirim. (boyle de piskinler)
– olmaz oyle sey, siparisim gelecek. hem de erken gelecek.
+ o zaman soyle bir sey yapalim, 13’ten once gelmesini ayarlarim.
ayarladi herhalde oglen 12’de geldi.
of yani ya!
lutfen sunu okuyunuz:

Yorum bırakın

Filed under aile, insan olmak, saçmasapanlıklar, şikayetlerim

BİR ANNENİN HAYKIRIŞI!

internetin zararlarindan ozellikle facebooktan cocuklari korumak konulu bir yazi nette geziyor
benim yorumum su:
linke tikladim gelen mesajlari da okudum
benim uye oldugum gruplardaki anneler, bilgisayar kullanan, interneti taniyan ve cocuklarinin iyiligi icin bu gruba girmis olan belli bir seviye annelerdir bunu biliyorum.
ama bu grup anne cok azinlikta su anda.
internet cok yaygin, cocuklarin cogu ana babalarini cebinden cikaracak kadar internet alimi ustelik
ana babalar kendi baslarina denetim saglayamadiklari icin bircok siteye erisim engelleniyor
cok da umurlarinda zaten giren gene giriyor
her neyse
suc islenmeden devlet bir sey yapamaz
ana babalar da bir sey yapamaz. bilmiyorlar ki…
internet kendi egitimini kendisi verebilir cocuklara
ana babalari uyarmakla ugrasamayiz, bilgisayari anlayamadilar daha,nerede kaldi internet
cocuklara bire bir anlatmak lazim, internetin iyi ve kotu yonlerini.
bu arada da henuz bu kotu yonlerini gormemis olan cocuklara yol gostermenin de alemi yok, cok da detaylandirmamak lazim.
benim fikirlerim bunlar

Yorum bırakın

Filed under aile, çocuk, internet

Emlakçılardan bıktım

Kiralık daire arıyoruz. En son bir emlakçı bir yer gösterdi.

“mal sahibi 750 istiyor, 700’e bağlarız” dedi. Gördük, beğendik, akşam maaile görmeye ve malsahibi ile tanışmaya gittik.

mal sahibi 800 istiyormuş meğerse. Hadi 750 olsunmuş.

e sen bana ne dedin bre emlakçı???

ayda 50 kağıt zarardayım, 12 ayda 600 eder.

komisyon bekleme benden….

 

Boşuna demiyorlar,

“Emlakçının yalan söylediğini nereden anlarsın?”

“dudakları oynuyordur”

Yorum bırakın

Filed under aile, ev işi, saçmasapanlıklar, taşınmak